Orijinalini görmek için tıklayınız : Ön Yargılı Olmayın


FaLLeN
17.08.2006, 18:02
UZAKLARDA bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

Einstein'ın söylediği rivayet edilen bir söz var.

"insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor"

Kaynak bilinmiyor


alıntıdır..

deryaa
17.08.2006, 18:07
Güzel bir hikaye, evet önyargı yerine özsaygıya geçiş yapmalıyız.
Maalesef bazen insanlara önyargı ile yaklaşabiliyorum ve yanılıyorsam çok utanıyorum kendimden....

piramit
17.08.2006, 18:15
ne kadar güzel yazılmış ders alınması gereken bir hikaye.ellerine sağlık teşekkür ederim.

Rose
17.08.2006, 18:18
hikaye çok güzeldi bizimle paylaştığın için teşekkürler cem. evet bende bazı zamanlarda insanlara önyargılı bakıyorum ve çogu zamanda yanılmış oluyorum.şimdiye kadar önyardıyla yaklaştığım insanlar daha sonradan en iyi arkadaşlarım olmuşlardır. önyargıyla insanlara yaklaşmak pek iyi birşey değil ben insanlara önyargıyla yaklaşmamak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum bazen başarıyorum bunu bazense başaramıyorum ama gayret ediyorum bu tavırdan vazgeçmek için umarım herkes gayreti gösterir ve bütün insanlar önyargısız bakabilir birbirine.

hüseyingarip
17.08.2006, 19:09
UZAKLARDA bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

Einstein'ın söylediği rivayet edilen bir söz var.

"insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor"

Kaynak bilinmiyor


alıntıdır..
hayatta vazgeçemediğimiz olaylardan biridir ön yargı. merak ediyorum acaba hiç ön yargısız yaşayan varmıdır? muhtemeldirki yokturdur. ben bu konudan çok çektim ve halende ç4ekmekteyim. ne yapalım hayatta herşey olağandır nasıl zamlarla yaşamaya alışıyorsak önyargı ilede yaşamayada alışacağız. ne kadarda haklı olduğumuz sonradan ortaya çıksada bizden özürde dilensede çktan iş işten geçmiş olacak.

Turku_Yurekli
17.08.2006, 22:23
Paylasımın icin tesekkürler cok güzel bir hikaye,insanoglu hayatını idame ettirdigi sürece ve kendini gelistirmedigi sürece sanırım ön yargı kolay kolay yok olmayacak!!!

eylüleren
17.08.2006, 23:52
paylaşımın için sağol günümüz şartlarında insanlar ister istemez bu şekilde yaklaşıyorlar birbirlerine ben mümkün mertebede önyargılı yaklaşmamaya çalışıyorum insanlara insanlarla konuşmadan sırf dış görünüşüyle yada söylediği bir kaç sözle değerlendirmek yanlıştır diye düşünüyorum.tanımdan yapılan yorumların sağlıklı bir sonuç getirmeyeceğine inanıyorum.

Yaprak...
18.08.2006, 00:01
farkettim de uzun zamandır ketum bölümüne girmiyormuşum :)

meğer yüreğimize yakışan ne kadar da güzel paylaşımlar olmuş....

güzel bir paylaşım fallen.... okuyunca bir sohbet geldi aklıma.....

birgün biriyle konuşuyorum.... daha doğrusu o konuşuyor ben dinliyorum....

bana ;

üzerimde o kadar yük var ki.... kaldıramıyorum.... dedi...
dedim nedir o yük ?...

çoook dedi... hangisi anlatsam nasıl sıralasam sana....

sıraladı tek tek... sohbet uzundu....zamanı unutmuştuk artık geçerli değildi bizim için sanki o an zamandan çıkmıştık....

ama ben burda sadece konuya bağlı olanı söylicem......

.....bendeki eksiklerden biri de...suçlu aramak.... dedi...

nasıl yani dedim...

hani hep birbirimize güzelliklerden bahsederiz... ve herzamanda birbirimizi onaylarız.... ama.... ne var ki .. kabullenmediğimiz bilmediğimiz anlayamadığımız bir olay yaşadığımız da... kendimizi nasıl koruyacağımızı karıştırırız....

bu karışıklık.... karşındakini suçlamak... YARGIlamak....

güzel güzel deriz ama o güzeli an....da yaşayamayız....

işte bu benim üzerime ağırlık yapanlardan biri....

bir paylaşım da benden olsun istedim :)

güzel olanı an..da yaşamak... güzelinde güzeli...

sevgiyle kalın... :)

Altaylardan
18.08.2006, 03:35
Gercekten cok güzel bir hikaye, ben mümkün mertebe önyargili olmamaya calisiyorum.Kisiler hakkindaki düsüncemi daima zamana birakmakmayi tercih ediyorum
Bu konuyla ilgili bir hikaye daha var, ama gercekliligini bilmiyorum, kisaca anlatayim:
sakip Sabanci veya Vehbi Koc, ikisinden biri olmasi lazim.Sirketlerinden birine idareci adaylariyla görüstükten sonra birini cok begenmis ve tam istedigi kalitede biri oldugunu görmüs ve aksam beraber yemek yemeyi teklif etmis.
Aksam yemekte ilk önce corbalar gelmis.Idareci adayi tuzlugu eline almis ve corbaya tuz koymus.Bunu gören vehbi Koc(veya SA) idareciye demis bu yemek bitmistir ve sizinla calisamayiz.
Sonradan bu olay hakkinda kendisine sorduklarinda demis ki:
adam corbanin daha tadina bakmadan tuz koydu.Corbanin tuzlu olup olmadigini bilmiyordu.Yani önyargili davrandi.Ben önyargili kisilerle calisamam demis.

Siya Saperen
18.08.2006, 03:51
Bir söz vardı kime ait oldugunu hatırlamıyorum şimdi;

''Herkes önyargılı oluşumdan sözediyor. Ama ben bu önyargıları kolay kazanmadım.'' gibi bir şey...

Ön yargısız olmak kadar önyargılı olmak da güzel bir erdem olabilir. Önemli olan bu iki zıt noktayı dengeleyebilmek...

-Ki insanız. Hiç bir zaman kötü olmadan iyi olmaz. Bizim durmamız gereken nokta her şeyi iyi veya olumlu görmeye çalışmak değil her şekilde iyiyi ve kötüyü ayırt etmeyi bilmek olmalı.

Nihayetinde insanız ve kötülükler ve önyargılar da bizim için...

seheryeli
18.08.2006, 09:26
Önyargı ile ilgili ben de okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum:

Dr.Paul Ruskin, öğrencilerine psikoloji dersini okuturken bir olay anlatıyor;
-Hasta ne konuşuyor,nede söylenenleri anlıyor
-Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor,
-Zaman,yer yada kişi kavramı yok
-Yalnız, nasıl oluyorsa kendi adı söylendiğinde tepki veriyor.
-Son 6 aydır onun yanındayım,ne görünüşü için çaba sarfediyor nede bakımı yapılırken yardım ediyor,
-Onu hep başkaları besliyor ve yıkayıp,giydiriyor.
-Dişleri yok yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor
-Gömleği salyalardan dolayı sürekli leke içinde
-Yürüyemiyor
-Uykusu düzensiz
-Gece yarısı çığlık çığlığa uyanıp herkesi kaldırıyor
-Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada sebep yokken sinirleniyor,biri gelip onu yatıştırana kadar feryat figan bağırıyor.
Bu olayı anlattıktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle bir hastanın bakımını üstlenmeyi isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler.
Ruskin,kendisinin bunu büyük bir zevkle ve istekle yaptığını ve mutlaka onlarında yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler hayrete düşerler.

Daha sonra Ruskin bahsettiği hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar.
Fotğraftaki kişi; doktorun altı aylık küçük kızıdır.....


Atalarımızın dediği gibi;'bin defa ölç, bir defa biç'.Bunu çok fazla başaramıyoruz sanırım.Bazı durumlarda önyargı da gerekiyor ama sadece düşünmek ve biraz da sabır. Sonuca çabuk ulaşma heyecanı bizi önyargının kucağına atıyor sanırım.
Ben genelde empati ile insanlara yaklaşmaya çalışırım,bu şekilde daha olumlu ilişkiler kurulacağı kanısındayım...

efekaya
18.08.2006, 11:56
söylediklerine kısmen katılıyorum ama önyargının doğruları bulmak adına güzel bişey olduğunu sanıyorum yeter ki önyargıyı anında harekete dönüştürmeyelim
örnekte olduğu gibi.

Kartopu86
23.08.2006, 20:44
Ewet hep bu önyargı yüzünden neleri kaybettik ya da bizden neleri esirgediler En basitinden bir iş konusunda bile ''hayır sen yapamassın''..Nefret ederim bu cümleden sen ona o güveni ve şansı ver sonucuna göre yorum yap ve bundan sonrası için konuş..Ahhh ahhh bunlar gibi bir sürü örnekler..Herkes başaramaz ön yargılı olmamayı sabırlı insanların başarısıdır ön yargılı olmamak......

lucy
23.08.2006, 21:08
önyargılarımı bırakalı çok oldu gibi geliyor bana. hatta illa da bir iyi yön bulma çabası başladı bende.

ama yine de büyük konuşmayayım, az da olsa kalmış olabilir :)

Bella
23.08.2006, 21:18
UZAKLARDA bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

Einstein'ın söylediği rivayet edilen bir söz var.

"insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor"

Kaynak bilinmiyor


alıntıdır..

bunu okuyunca aklıma kırmızıgül demet demet türküsü geldi.. oglunu ve gelini öldüren bi ananın saöyledigi agıt...acıklııdır baya

lucy
24.08.2006, 22:21
konuyla ilgili alıntı bir yazı da ben eklemek istiyorum.

"....Önemli bir toplantida cep telefonuyla bagira bagira konusan bir kisi garibinize gidiyorsa, paradigmanizi degistirmeden onu degerlendirdiginiz için, siz yaniliyorsunuzdur.


Örnegin trende giderken, bir baba, 3 evladiyla oturup, sürekli aglayan çocuklarina hiç “susun” demeden yolculuga devam ettiginde; siz ona “ne gamsiz adam” diyebilirsiniz. Ama sorsaniz, onlar
hastaneden geliyorlardir ve bir saat önce çocuklarin anneleri ölmüstür ve eve dönüyorlardir.


Prof.Covey’in konusmasini dinlemeye gelen annesi, arka sirada oturan 2 kisinin toplanti boyunca sürekli konustuklarini görerek, çok öfkelenmis ve “oglumu küçümsüyorlar” diyerekte çok üzülmüs. Yemek molasinda ogluna: “sunlarin kafasina çantami indiresim geliyor” demis. Oglu, “anne o adam Finlandiyali, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümani yanina oturttuk” demis.


Havaalaninda aktarma yapmak isteyen yasli bir hanim, uçaginin 2 saat gecikmeli oldugunu ögrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmis.
Yanindaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu birakarak, okumaya dalmis. Bir ara bakmis ki, yanindaki koltugu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açiyor ve de yemeye basliyor. Kurabiyelerin kendisine ait oldugunu hissettirmek isteyen kadin, adama dik dik bakmis. Hatta cani o an istemedigi halde, kutudan bir kurabiyeyi agzina atmis. Her halde kurabiyelerin
sahibinin kim oldugunu artik anlamistir diye düsünürken, adam bir tane daha agzina atmaz mi. Hemen kadin da bir tane daha atmis ve bir yarisma baslamis, adam bir tane, kadin bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmis, adam onu hizlica kaparak ortadan bölmüs ve gülerek kadina ikram
etmis. O sirada, kadinin uçaginin alana indigi anonsu duyulmus ve islemler için kadin bankoya gitmis. Pasaportunu çikartmak için çantasini açtiginda, ne görsün; KENDI KURABIYE PAKETI, HIÇ AÇILMAMIS OLARAK ÇANTASINDA DURMUYOR MU ! MEGER, ADAMIN KURABIYESINI YIYORMUS.


Baskalarinin düsünce ve davranislari hakkinda hüküm verirken, elimizdeki veriler çogu zaman yeterli olmuyor. Davranislarin nedenini bilmeden çok yanlis yargilara varabiliyoruz.


Covey bu örnekleri ; ayni enformasyona farkli bakis, bizim davranislarimizi belirler, diye özetliyor. Buradan yola çikarak çözemedigimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritasi) degistirmenin geregini vurguluyor.


Einstein'in bir sözünü animsatiyor :
Karsilastiginiz sorunlari, o sorunlari yarattiginiz düsünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çogumuzun zaman zaman yaptigi gibi, "sorunlarin içinde kaybolmak" yerine, paradigma degistirmeyi basarip, sorunlara farkli biçimde yaklasabilenler, o sorunu asma sansini da yakaliyorlar.
Zaten sorunlarimizi dostlarimizla paylasmamizin nedenlerinden biri de, farkli bir bakisin, bize farkli davranabilme kapisi aralama ihtimali degil midir.

Çözümsüz gibi gördügünüz sorunlar konusunda paradigma degistirmenin önemi vardir.
Aslinda hayatimizi, basarimizi, mutlulugumuz belirleyen bizim kendi davranislarimizdir.

Basimiza gelen her seyle onlara verdigimiz tepki ve yanit arasinda genis bir hareket alani vardir......."

Stephan Covey

balabanlı zaza
28.08.2006, 15:19
gerçekten ön yargılı olmak çok kötü.bende ön yargılıyım dün arabama bir yolcu minübüsü çarptı ve ben adama çok agrasif davranıp o insanı rencide ettim.. şimdi o adam bişekilde karşıma çıksada ondan özür dilesem...

AleviGenç
30.08.2006, 01:56
Selam

Haklısınız ön yarğılı olmamalıyız...

Ama insanlardan yediğimiz darbeler bazen insanları sert yapabiliyor...

Yazılan yazıda düşündürücü-iyi-üzücü bir yazı...

Hayatta herşeye doğru karar vermek lazım düşünmek lazım...