Orijinalini görmek için tıklayınız : Alevilik nedir, kimdir? (İsmail Kaplan)


Alevimen
28.10.2005, 15:37
Güncel bir makale, aleviliğin diğer inançlardan farkı kısa ve öz bir şekilde anlatılıyor. AABF sitesinden kopyaladım ve aynen aktarıyorum:


Aleviliği Sünnilik ve Şiilikten ayıran özellikler... Aleviliği, Sünni ve Şii mezheplerinden ayıran en önemli özellik, Şeriat İslam hukukunu benimsememesidir.

Türkiye`de, 23 Milyondan fazla Türk, Türkmen, Kürt ve Arap kökenli insan kendini Alevi olarak belirlemektedir. Almanya`da Alevilerin sayısının 700.000 in üstünde olduğu tahmin edilmektedir.
Çoğu inanç ögesinin Müslümanlığın doğuşuna kadar geriye gittiği Aleviliğin, zamanımızdaki bilinen inançsal yapısı ve kültürü, Anadolu`da 13. yy. ve 16. yy. lar arasında oluşmuştur.
Anadolu Alevileri, İslam öncesi inançlarını tamamen terketmedikleri için ve tarihsel politik koşulların gereği olarak İslamın Sünni ve Şii mezheplerinden farklı bir inanç ve ibadet biçimi oluşturmuşlardır.
Aleviliği, Sünni ve Şii mezheplerinden ayıran en önemli özellik, Şeriat İslam hukukunu benimsememesidir. Özellikle kadın erkek eşitliği, saz ve semahın ibadetteki vazgeçilmez yeri, dört kapı kırk makam ahlak sistemi, düşkünlük dışında dini ceza yaptırımın olmayışı ve inançta zorlamaya gitmemesi en belirgin farklılıklardır. Aleviliğin Sünni İslam`la olan benzerliklerinin yanında önemli olan farkları kısaca şöyle sıralamak mümkündür: · Alevilik haremlik selamlık ayırımını tanımamakta ve hem öğretide hem de pratikte kadın ve erkeği eşit tutmaktadır.

Alevilikte çok evlilik yoktur ve hatta yasaktır.
Alevi inancında diğer inançlara ve insanlara aynı gözle bakılmakta ve ayırım yapılmamaktadır. « 72 millete bir nazarla bak! » Aleviler için önemli bir düsturdur. · Alevilikte ölüm cezası kesinlikle yasaktır. Dini anlamda en yüksek ceza düşkünlük cezasıdır. Bu cezayı alan kişi toplum dışına itilir. Herkes düşkün olan kişi ile ilişkiyi keser. Alevilerde kan davası güdülmez ve kan davası Alevilik dışı kabul edilir. · Aleviler, dört kapı kırk makam ahlak sistemine özellikle de « eline, diline ve beline sahip ol ! » prensibine sadık kalırlar. Alevilerde ibadetin amacı, dört kapı kırk makamla Allah- Muhammed Ali yolundan Allah`a ulaşmaktır. · Alevi ocakları, belirli bir sistem içinde birbirine bağlı olarak « el ele el hakka » prensibi ile Aleviliğe hizmet verirler.
Aleviler, akşamları kendi kendilerine ve perşembe akşamları topluca cem ayininde ibadetlerini yaparlar. Cemde karşılıklı rızalık alınır, varsa kırgınlıklar giderilir, lokmalar paylaşılır, bağlama eşliğinde Alevi beyitleri ve nefesleri söylenir, gülbenkler çekilir ve bacı kardeşlerle birlikte semah dönülür. · Aleviler, Ramazan orucu değil, Muharrem ayında 12 günlük matem orucu tutarlar. · Aleviler, « Benim kabem insandır. » diyerek Hac yerine Allah- Muhammed -Ali yolunu tercih ederler. · Alevi öğretisi, insanı ve insanın özgürlüğünü en önde savunan ve insana tam bir inanç ve düşünce özgürlüğü tanıyan bir öğretidir.
Alevilerin, inançlarını ve kültürlerini en iyi laik ve demokratik bir devlet düzeninde sürdürebileceklerine güvenleri tamdır. Türkiye Cumhuriyeti yakın zamana kadar Alevilerin varlığını kabul etmemiştir. Devlet organları halkın dinini genel olarak İslam diye belirlemekte bununla da sadece Sünni İslam kasdedilmektedir. Son yıllarda bu yönde olumlu gelişmeler olmasına rağmen hala, Sünni İslam dışındaki diğer etnik ve inanç grupları din ve dil eğitiminde dikkate alınmamaktadır. · Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet olmasına rağmen, Diyanet İşleri Başkanlığı devletin ana kurumlarından biri olarak 88.000 den fazla camisiyle ve 90.000 den fazla personeli ile devlet bütçesinden en büyük payı almaktadır. Halkın üçte birine yakınını Alevilerin oluşturmasına rağmen, camilerde sadece Sünni İslam temsil edilmekte ve öğretilmektedir. Alevilerin varlığı resmen kabul edilmediği için, cemevleri ve dedeler Diyanet İşlerinin hizmetlerinden – Alevi olarak – yararlanamıyorlar.
Yıllardır 400.000 imam hatip ve 450.000 Kuran kursu kapasitesi ile Sünni İslam doğrultusunda öğrenci yetiştirilmektedir. · Aleviler cem evlerinde ibadet ettikleri halde 1980 den beri Alevi köylerine de sistemli bir şekilde cami yapımı ve Sünni imam kadrolarının yerleştirilmesi devam etmektedir. · 1992 Anayasasının kabulü ile din ve ahlak derslerine katılmak zorunlu hale getirilmiştir. Bu derslerde Alevilikle ilgili hiç bir bilgi olmamasına rağmen, milyonlarca Alevi inancına mensup öğrenci, bu derslere katılmakta ve sadece Sünnilik öğrenmek zorunda kalmaktadırlar.
Bu her şeyden önce bu öğrencilerin ve onların velilerinin inanç özgürlüklerinin hiçe sayılması demektir. · Okullarda Alevilikle ilgili bilgi öğrenilmediği için, Sünni öğrenciler ve veliler Alevilik konusunda bilgisiz kalmakta ve yanlış ve ön yargılı bilgilerle Alevilere yaklaşmaktalar ve böylece Alevi- Sünni ilişkilerinde güven ve arkadaşlık duyguları zarar görmektedir. Yukarıda sıralanan faktörler, programlı ve samimi bir programla değişmediği sürece, Alevilerin Türkiye toplumunda sünnileştirilmek istendikleri duyguları değişmeyecektir. Almanya`da devlet tarafından – diğer inanç gruplarına olduğu gibi- Alevilere de herhangi bir baskı yapılmamaktadır. Buna rağmen, bazı eyaletlerdeki Alman okullarında yıllardır anadil dersleri bağlamında Türkiye Milli Egitimi ile bağlantılı uygulanan din ve ahlak kültürü derslerinde Alevilikle ilgili bilgiler öğretilmemektedir.
Bundan 10 yıl öncesine kadar, cami yapma ve yaşatma dernekleri adı altındaki sünni tarikatlarının örgütlenmelerinde, Alevilere de yoğun manevi baskılar yapılmıştır. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu`nun çalışmaları ve her şehirde en az bir Alevi derneğinin kurulması ve dini ve kültürel çalışmaları yürütmesi sonucu, bu baskılar oldukça azalmıştır. Ayrıca son yıllarda Alman okullarında Alevilikle ilgili bilgilerin okutulması için çalışmalara hız verilmiştir. Aleviler Almanya`da inanç ve kültür birliği dikkate alınırsa kendi içinde uyum gösteren geniş bir göçmen grubunu oluşturmaktadırlar.
Aleviler, İslam coğrafyası içinde gelişmiş kendilerine özgü yorum ve ibadet kültleri ile sayıca önemli bir inanç grubunu oluştururlar. İnsanın dokunulmazlığı, kadın erkek eşitliği, insanlar arasında din, dil, ırk ve renk ayırımı yapılmaması, bütün inançlara ve dinlere saygı gibi anayasal değerler üzerinde Aleviler arasında tam bir görüş birliği vardır. Aleviler, geçtiğimiz yüzyıla kadar baskılar ve katliamlar nedeniyle kendi içlerinde ve daha çok bağlama ve nefeslerle yaşattıkları inanç ve kültürlerini, modern toplumun görsel ve yazın olanaklarını da kullanarak ortaya koymaya ve yeni koşullara uyarlamaya başladılar. Almanya`da, Alevilik dinler arası din derslerine ve diğer derslere konu olmaya başladı bile.
Bu çalışmanın başını Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ve onun üyesi olan 90 a yakın Alevi Dernekleri çekiyorlar. Tüzükleri gereğince Alevi Dernekleri, Alevi kültürünün ve inancının tanıtılması ve geliştirilmesi için çalışmalar yapıyorlar. Alevi Dernekleri, Alevi inancının ve kültürünün çocuklarına ve komşularına anlatma ve aktarmalarında Alevi ailelerine yardımcı olmaktadırlar. Alevi derneklerinde; saz, semah kursları, kültürel etkinlikler, seminer ve konferanslar, düzenlenmekte, cemler organize edilmekte, yaşlılara, gençlere ve kadınlara yönelik sosyal ve kültürel çalışmalar yapılmaktadır. Maddi olanaksızlıklara rağmen her dernek, olağanüstü bir gayretle fahri olarak bu çalışmaları yürütmektedir.
Almanya`da yaşayan Türkiyeli ve Türkiye kökenlilerin % 30 unu oluşturan Aleviler, artık kendi inanç ve kültürlerini bu topluma açmaya ve bu toplumla paylaşmaya başladılar. Aleviler, çok kültürlü bir toplumun üyeleri olarak, bunu kendileri için bir görev olarak görüyorlar. Alevilerin en çok değer verdikleri özellikleri olan hoşgörü ancak böyle bir ortamda gelişebilir, önyargılar kırılabilir ve yeni önyargıların oluşması önlenebilir. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ; kültürel etkinliklerle, kültürlerarası diyalogla Alevi ve Alevi olmayanlar arasında ilişkileri desteklemekte ve böylelikle de kültürler arası anlayış ve insanlararası iletişime katkıda bulunmaktadır.

gulizar
28.10.2005, 16:47
sagol alevimen !!

hem kissa hem öz anlatilmis,burdan tekrar okur insallah canlar.

AABF 'ye de cok Tesekürler,hizmetlerinden dolayi.

rockçı turna
28.10.2005, 17:09
bana kalırsa cevremizden sık sık duydugumuz 'alevilik nedir? neye benzer?' gibi sorulara verilebilecek en ii cevaplardan birisidir bu yazı...

yazanların ellerine saglık!!!

polata
28.10.2005, 17:37
Kısa bir açıklama ancakl en azından Alevilik nedir diye sorgulayan veya merak edenlerin -ister Sünni olsun, ister Alevi- okuması ilk bilgiyi buradan alması gerekir.

Yakapınarlı
07.11.2005, 18:45
alevimen teşekkürler güzel açıklamalar en başta bilinmesi gerekenler bunlar.

dionysos
21.11.2005, 14:56
Daha geniş bir kaynak isteyenler Cemal Şener - Alevilik Olayı kitabını okuyabilirler... Kitap Hz. Ali zamanından günümüze kadar geniş bir anlatımla tarihsel olarak Alevili anlatıyor... Benim fikrim okunması gereken güzel bir araştırma, arşivlerinize almanızı tavsiteye ederim...

http://www.karacaahmet.com/arastirma.asp?id=1 bu linkten ulaşıp okuyabilirsiniz...

Candacan
26.11.2005, 07:40
Çok teşekkürler alevimen. Sana da bu yakışırdı.

Şimdi kendi kendime söylenip duruyorum, ben bu yazıyı nasıl olurda daha önce okumamışım, diye.

Dogan24
05.01.2006, 18:14
eline saglik alevimen hızır yardıncın olsun...
her kesimin okuması gereken bir makale daha çok gündeme getirilmeli diye düşünüyorum
saygılarımla

pirayem
05.04.2006, 11:59
gerçekten çok güzel ellerine sağlık,umarım tüm olumsuzluklar bir gün tamamen lehimize çevrilir...

pirayem
05.04.2006, 12:00
gerçekten çok güzel ellerine sağlık,umarım tüm olumsuzluklar bir gün tamamen lehimize çevrilir...

srdr_ist
05.04.2006, 12:32
Kendi içimizde birlik yok birşeylerin feryadı yükseliyor.
Anlatmak istediğim hala alevilik adının anlamı tam bir anlatım değil ken köylere cami kuruluyor ne yapabiliriz.
Birileri dernek adı altında kafalarına göre profösörlük taslayıp her şeyi zırvalıyorsa alevilik aslında şama veya diğeri islam diyorsa bunlarda ayrı derneklerin adamı ise hangi çatı hangi barınak bizi yek vücüt yapacak ki kimse kusura bakmasın bunların bu lafları böyle giderse gelin bunlara uyun diyenlere elimim tersini çevirir çekilirim.
Millet vede inanc ruhuyla bir birlikteliğe hem içte hemde dışta ihtiyaç var. Ama bu durmda mümkün gözükmüyor sen katılmıyon diye kimsede aynı şeye katılamayacak mı diyeceksiniz iyi katılın adı heralde alevi vede eski dinler kültürü olur ancak bu isim adında birlik toplanır 3veya 5 kişi gerçektende iyi yetişmiş dedelerin profosörlerin üniversite eğitimi almış bir gurp başkanlığı altında bir liderler konsülü gibi bir kuruluş aleviliğe yön verecek yani halkına yön verecek bir amaca herkesi yönlendirecek ciddi kararları uygulayacak herkesin her cem evinin gerekirse halkıyla sorgulayacak hizmet edecek bir organ yapıya kesinlikle ihtiyaç vardır.
Yel değirmenlerine herkesin tek saldırmasının bir manası yok
Sevgilerimle