Orijinalini görmek için tıklayınız : Peygamberlik Hakikati


SERHAN
29.08.2006, 13:31
Şu kâinatın Sahibi ve Mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek idare ediyor ve her şeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve her şeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faydaları irade ederek faaliyet yapıyor. Madem yapan bilir, elbette bilen konuşur. Madem konuşacak; elbette şuur ve fikir sahipleriyle ve konuşmasını bilenlerle konuşacak.
Madem fikir sahipleriyle konuşacak; elbette şuurlu olanların içinde en cemiyetli ve şuuru küllî olan insan neviyle konuşacaktır.
Madem insan neviyle konuşacak; elbette insanlar içinde kabil-i hitap ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.
Madem en mükemmel ve istidadı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve insanlara rehber olacak olanlarla konuşacaktır. Elbette, dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek kabiliyette ve en âli ahlâkta ve insanların beşte biri ona ittiba etmiş ve yerin yarısı onun manevi hükmü altına girmiş ve istikbal onun getirdiği nurun ışığıyla bin dört yüz sene ışıklanmış ve insanların nuranî kısmı ve ehl-i imanı devamlı olarak günde beş defa onunla biatını yenileyip ona rahmet ve saadet duası edip ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş; ve resul yapacak ve yapmış; ve diğer insanlara rehber yapacak ve yapmıştır.

velakad
29.08.2006, 13:41
Akıllıca bir kelime oyunu!

Senin beş vakitin burada geçmez...Sana cevabı erenlerin nefesi ile veriyorum;

Sorma be birader mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır
Çağırma meclis-i riyaya bizi
Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır
Bizim söyleyecek sözümüz vardır

Biz müftü bilmeyiz fetva bilmeyiz
Kıl ü kal bilmeyiz ifta bilmeyiz
Hakikat bahsinde hata bilmeyiz
Şah-ı Merdan gibi ulumuz vardır
Bizim söyleyecek sözümüz vardır

Bizlerden bekleme züht ü ibadet
Tutmuşuz evvelden rah-ı selamet
Tevella olmaktır bize alamet
Sanma ki sağımız solumuz vardır
Bizim söyleyecek sözümüz vardır

Ey zahit surete tapma hakkı bul
Şah-ı velayete olmuşuz hep kul
Hakikat şehrinden geçer bize yol
Başka şey bilmeyiz Ali'miz vardır
Bizim söyleyecek sözümüz vardır

Nesimi esrarı fas etme sakın
Ne bilsin ham ervah likasın hakkın
Hakkı bilmeyene Hak olmaz yakın
Bizim Hak katında elimiz vardır
Bizim söyleyecek sözümüz vardır....

aşk-ı muhabbetle...

Zahir
29.08.2006, 14:16
Nahl 13: "Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik."

Evet Evet hatırladım. Siz İbrahimin dininden olduğunu zanneden Kureyşlilersiniz. Bakınız Allah Kureyş Kabilesinden olan Muhammede İbrahimin dinine uy diyor. İbrahim, Muhammede Rehber olduğuna göre siz neden bu rehberliği göz ardı ediyorunuz...

Tabiki bu ayetin muhatapları müslümanlar, Muhammedde 23 yıl aynısını söylemişti Kureyşe...

Halilül Rahmana, Muhammede, Allahın tüm Resul ve Nebilerine selam olsun....

delican
30.08.2006, 00:36
Şu kâinatın Sahibi ve Mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek idare ediyor ve her şeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve her şeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faydaları irade ederek faaliyet yapıyor. Madem yapan bilir, elbette bilen konuşur. Madem konuşacak; elbette şuur ve fikir sahipleriyle ve konuşmasını bilenlerle konuşacak.
Madem fikir sahipleriyle konuşacak; elbette şuurlu olanların içinde en cemiyetli ve şuuru küllî olan insan neviyle konuşacaktır.
Madem insan neviyle konuşacak; elbette insanlar içinde kabil-i hitap ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.
Madem en mükemmel ve istidadı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve insanlara rehber olacak olanlarla konuşacaktır. Elbette, dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek kabiliyette ve en âli ahlâkta ve insanların beşte biri ona ittiba etmiş ve yerin yarısı onun manevi hükmü altına girmiş ve istikbal onun getirdiği nurun ışığıyla bin dört yüz sene ışıklanmış ve insanların nuranî kısmı ve ehl-i imanı devamlı olarak günde beş defa onunla biatını yenileyip ona rahmet ve saadet duası edip ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş; ve resul yapacak ve yapmış; ve diğer insanlara rehber yapacak ve yapmıştır.
sevgili can yazdıklarından hiçbişe çıkmıyor, ya da ben bişe anlayamıyrum...bu bir bulmaca mı
??:stuart:

SERHAN
30.08.2006, 11:40
[B]

Bizlerden bekleme züht ü ibadet

B]

vema halaktul cinne vel-inse illa liya'budun.

Biz insanları ve cinleri ancak ve ancak ibadet için yarattık.

saygılarımla..

SERHAN
30.08.2006, 11:54
sevgili can yazdıklarından hiçbişe çıkmıyor, ya da ben bişe anlayamıyrum...bu bir bulmaca mı
??:stuart:

sevgili arkadaşım, burada anlatılmak istenen mantık şu: Kainatta ve her şeyde çok hassas ölçüler ve intizamlar ve akılları hayrette bırakan hikmet ve gayeler vardır. Hepimizin bildiği gibi intizam ve ölçü olan bir şeyde mutlaka kast ve irade vardır. Yani, intizamlı ve ölçülü olan bir şey, mutlaka bilerek, görerek ve isteyerek yapılır. Öyle ise, bu kainatın sahibi bu kainatı ve içindeki herşeyi bilerek ve isteyerek ve görerek yaratıyor ve idare ediyor. Bu kainatı kast ve irade ile yaratan ve idare eden ve kainatı ve insanı nihayetsiz hikmetlerle ve gayelerle ve manalarla yaratan Allah, elbette biz insanlara bu kainatın yaratılış hikmetlerini ve manalarını ve biz insanların bu dünyadaki vazifelerini ve nereden gelip, nereye gittiğimizi bize bildirecektir ve kendini bize tanıtıp, bildirecektir. İşte bu mantıktan hareketle peygamberlere ve kitaplara ve bilhassa Hz Muhammed aleyhissalatü vesselama akli ve mantıki bir delil çıkıyor. Çünkü, bize bu kainatın sahibini en mükemmel bir şekilde Kur'an ile tanıtan ve kainatın ve insanın yaratılışındaki hikmet ve gayeleri en mükemmel bir tarzda bildiren ve kainatın ve insanın nereden gelip, nereye gittiğini en mantıklı bir tarzda izah eden zat, Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamdır. saygılarımla..