Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz. Ali ve Hz. Muhammed'in Müsahipliği


freezer
30.08.2006, 14:22
Sevgili arkadaslar bazı kaynaklara gore Hz. Ali ve Hz. Muhammed kırklar ceminde müsahip olduklarını yazıyor. Fakat benim merak ettiğim eger arada müsahiplik varsa Hz Ali Hz Muhammed'in kızını nasıl kendine eş olarak aldı.
bildiğim kadarıyla kardes cocukları bile birbirleriyle evlenebilirken musahip cocukları birbirlerini alamaz. Bu olayın bir acıklaması varsa birisi bana izah ederse sevinirm.:confused1

mawzer
30.08.2006, 14:35
Sevgili arkadaslar bazı kaynaklara gore Hz. Ali ve Hz. Muhammed kırklar ceminde müsahip olduklarını yazıyor. Fakat benim merak ettiğim eger arada müsahiplik varsa Hz Ali Hz Muhammed'in kızını nasıl kendine eş olarak aldı.
bildiğim kadarıyla kardes cocukları bile birbirleriyle evlenebilirken musahip cocukları birbirlerini alamaz. Bu olayın bir acıklaması varsa birisi bana izah ederse sevinirm.:confused1

forumda yeniyim.. bu konu benmde aklıma takılıyordu....ama topik açmadan önce arattım ve karşıma şu açıklama çıktı :

Bir müsahip kardeşten öte ise evlilik sözkonusu olamaz başka sözlerle: müsahibin'le evlenmen hoş görülmeyen ender konulardan biridir.
Bir yasak anlamına gelmiyor, erdemi ve ahlaki bir konudur.
Fakat 6-7-8 göbek sonra temel sosyal dayanışma erozyona uğradıktan sonra evlilik sözkonusu olabilir gene yöresel bölgelerde farklı olma ihtimalı var.
Fakat Kirve dediğin sünnet edilen çoçuğun Kirvesi ise olay başka boyuta ulaşır, çünkü bu geleneksel bir adettir. Ama Musahipten Kivrelik kurulduysa gene ilk paragarfda yazdığım geçerlidir.

Musahiplik / Kivra kısaca:
Musahiplik aleviliğe özgü, toplumsal bir kurum.
Kivre/Kivra artık nasıl adlandırmak istiyorsanız dünyanın birçok yerinde mevcut çıkış noktası belirsiz fakat enteresan olanıda aynı aleviliğe özgü olan Musahiplik gibi tanımlanmasıdır.
.....

http://www.aleviforum.com/showpost.php?p=35406&postcount=12


saygılar....

freezer
30.08.2006, 14:44
yazdıkların için sağol ama hala sorumun yanıtını tam olarak alamadım.

mawzer
30.08.2006, 15:03
yazdıkların için sağol ama hala sorumun yanıtını tam olarak alamadım.
Musahiplik, toplumsal bir akrabalık anlamındadır. Yani musahiplikte kan bağı ve akrabalık şartları aranmaz. Musahiplik yol kardeşliği ile denk düşmektedir. Açıklamak gerekirse; mesela Cem törenleri, İkrar Verme Cemi ve Görgü Cemi vb. olarak gerçekleştirilir. Birlik Cemi geniş kapsamlıdır ve yaş farkı gÖZetmeksizin herkes katılabilir. Görgü Cemi ise daha özellıklıdır, disiplinli ve düzenlidir, musahip olmayanların dışında bir katılım söz konusu değildir. Alevîlik-Bektaşilikte böylesine önem verilen ve değerli bir yeri olan musahiplik iki Alevinin bu işe karar vermeleriyle başlar, ailelerin de rızası alınmak koşuluyla toplumsal seviyeleri, eğitim düzeyleri ve ekonomik yapıları birbirine uygun kişiler musahip olabilirler. Musahiplikte sıkı bir yardımlaşma ve dayanışma disiplini söz konusudur. Sosyal yaşamın her alanında, musahipler birbirlerine yardımcı olurlar. Eğer musahiplerden biri ölür veya çalışamayacak bir duruma gelirse, diğer musahip onun ailesine bakmakla yükümlüdür.

Musahipliğin önemli özelliklerinden birisi de musahip çocuklarının birbirleriyle evlenememeleridir. Hepimizin bildiği gibi aralarında kan bağı bulunanlar amca çocukları, teyze çocukları vb. birbirleriyle evlenebildikleri halde, aralarında kan bağı bulunmayan musahip çocuklarına birbirleriyle evlilik yasaktır. Bu da musahipliğin biyolojik kardeşlikten daha önemli tutulduğunu gösterir. Birbirlerine sürekli yardımcıdırlar. Gerektiğinde birbirlerinin mallarından yararlanabilirler.

Musahiplikte her iki taraftan birinin hata veya sevaplarından diğer musahip de sorumludur. Toplumsal anlamda olaya baktığımızda birliğin, hoşgörünün ve toplumsal barışın sağlanmasında böylesine bir kurumun ne derece önemli ve faydalı olduğu açıkça görülür.

Sevgi ve hoşgörünün ön plana çıktığı, yardımlaşmanın üst düzeyde olduğu sürece Alevî-Bektaşi veya Sünnî olsun bir toplumun birlik içerisinde yaşayacağı ve kolay kolay bozulmayacağı herkesçe bilinmelidir. İster Alevîlik-Bektaşilikte olduğu gibi musahiplik kavramı çerçevesinde isterse başka bir şekilde insanlar arasındaki ilişkilerin güvencesi olan bu tür kardeşlik kurumlarının ne kadar önemli olduğu açıktır; özellikle de insanların birbirlerine güvenlerini daha çok yitirdikleri bir ortamda.

Musahiplik kavramının ortaya çıkışı Peygamberimizin Medine'ye göçüne dayandırılmaktadır. Mekke'den Medine'ye göç edenlere "Muhacirin", (göçmenler) Medinelilere ise "Ensar" (Yardım Edenler) adı veriliyordu. Göç edenlerin barınma, yeme içme sorunları ortaya çıkanca peygamberimiz her Mekkeliyi bir Medineli ile kardeş ilan etti. Böylece sosyal yardımlaşma güçlendirildi ve Mekkeli Müslümanlar kendileri için barınacak bir yer buldular.

Ancak günümüzde musahiplik sadece Anadolu Alevî-Bektaşiliğinde bulunmakta ve yaşamaktadır. Şu anda Arap kültüründe bu olayın varlığını sürdürdüğüne dair bir bilgimiz bulunmamaktadır. Neden Araplarda varlığını yitirmiş ve Anadolu'da bütün canlılığı ile sürmektedir?

Bunun temel sebebi Türkmen ve Yörüklerde bulunan "Andalık" kurumudur. İki kişi birbiri ile kan kardeşi oluyor ve birbirlerine "Anda" adını veriyorlardı. Birbirlerini ölünceye kadar "Yoldaş" olarak anıyorlar ve akraba gibi kız alıp kız vermiyorlardı. Bu kurumun Medine'deki olayla birleşerek varlığını Alevî-Bektaşi kültürü içinde sürdürdüğü de öne sürülmektedir.

Hiç kardeşi olmayan ailenin tek çocuğunun ya da kardeşleri hakka yürüyenlerin kendilerini yalnız hissetmemeleri ve öz kardeş kadar birbirine bağlı musahiplik yol kardeşi edinmeleri, Alevi ve Bektaşiliğin sosyo kültürel zenginliğidir.

freezer
30.08.2006, 16:41
mawzer senin soylediğine gore yasak değil fakat ahlak açısından da uygun değil. peki böyle bir şeyi neden yapsınlar ozaman. yoksa alevilik sonradan yorumlandıgında değişmişmidir. onu merak ediyorum emeğne sağlık
ugrasmıssın sağol.

MeRaLiNa
30.08.2006, 17:17
bizim bilginleri bi bekliyelim, ne cevap vercekler:001_tongu

benimde aklimi karistirdiniz:001_unsur

karadagli
30.08.2006, 17:56
Sn freezer. Hz.Ali,Hz.Muhammedle müsahip olurken,Hz,Ali evliydi, yani evlendikten sonra Hz.Muhammedle Müsahip oldular.

Saygilar