Orijinalini görmek için tıklayınız : Gül yaprağı


beşkozlu
04.09.2006, 15:32
Gül Yaprağı


Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı, kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak veya çan, zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerideki budist rahip, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu. Sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

Yabancı, tapınağın bahçesine döndü. Aldığı bir gül yaprağını kabin içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı içerideki budist rahip saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

gulsum
17.09.2006, 02:32
paylaşımın için sağol. çok hoş bir yazı . insanı düşündüren bir yazı.

Canan58
17.09.2006, 02:41
Çok anlamlı ve güzel bir yazı teşekkürler...

amelu
17.09.2006, 03:10
SARHOŞ OLUN!

Her zaman sarhoş olmalı.Her şey bunda: Tek sorun bu.
Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın
Korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? Şarapla, şiirle yada erdemle,nasıl isterseniz.
Ama sarhoş olun.
Ve bazı bazı,bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde,
odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da
büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza ,
kuşa, saate sorun,her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan
her şeye sorun, “saat kaç” deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen
verecektir karşılığını: “Sarhoş olma saatidir..
Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun
durmamacasına! Şarapla,şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz.” *







(*)Charles Pierre Baudelaire, Paris Sıkıntısı, Çev:Tahsin Yücel, s.85.

zeynep C.
22.09.2006, 00:07
Güzel bir yazı sağol.

Kemal
22.09.2006, 00:26
linkten devam :gosterge

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=4487