Orijinalini görmek için tıklayınız : mutluluk
Umudum_Sende 12.09.2006, 17:52 Mutluluk
Mutluluk üzerine...
"Uzun bir süre, 'güzel hayat başlamak üzere' diye düşündüm. Gerçek güzel hayat! Ama hep bir engel vardı önde. Öncelikle yapılması gereken birşey; bitmemiş bir iş; tamamlanması gereken bir hizmet; ödenecek bir borç... Hemen sonra güzel hayat başlayacak.
Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engellerden ibaretti.
Bu perspektif, mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görememe yardımcı oldu.
Öyleyse, yaşanan her anın keyfini çıkarmalı ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde, daha da çok keyif hissedilmeli.
Zamanın, kimseyi beklemediğini unutmamak lazım. Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için, okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, altı kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, cuma akşamını, cumartesi sabahını, yeni ev-araba almayı, yeni ev-arabanın borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin.
Mutluluk bir hedef değil, yoldur."
alıntıdır.... ben çok begendim....
Kartopu86 12.09.2006, 19:02 Ewet güsel bende çok beğendim mutlulularımızı hep erteleriz buda olsun ondan sonra deriz ya da herzaman başka şeylerde aramışızdır. Mutluluğu bir hedef olarak görürken bizi bu hedefe götüren yoldur aslında senin yazmış olduğun gibi........Tşk ederim paylaşımın için güseldi...
Çok güzel ifade edilmiş, hayatımızda yaptığımız yanlışlıklar - yanlış beklentiler bizi daha da mutsuz yapmakta....
içinde bulunduğumuz durumda nasıl davranmalıyız bunu idrak edip, elimizdeki şartlar ile hedefimize ulaşmalıyız...
Paylaşımın için teşekkürler...
Umudum_Sende 13.09.2006, 10:07 güzel yorumlarınız için ben teşekkür ederim.... saygılar
zeynep C. 14.09.2006, 10:07 Çok güzel bir yazı.
Evet çoğu zaman çok küçük şeyler takılıp kalıyoruz.
Bu da olduğumuz yerde saymaktan başka bir işimize yaramıyor.
Biz yerimizde sayarken zaman durmuyo hala bizden bişeyler alıp götürüyo.
Her geçen dakika bir öncekine benzemez.
Zerdüştoloji 08.10.2006, 16:07 Mutluluk verdiği geçici haz , hayatımızda ilke/düstur olmamalı.
Aslolan hedef , asıl olanda gizli..
Hep daha iyiye , daha yetkine ulaşabilmek adına , acıya ve ızdıraba evet diyebilmeli insan
Sevgiler
hammerthrower 08.10.2006, 19:39 Mutluluk
Mutluluk üzerine...
"Uzun bir süre, 'güzel hayat başlamak üzere' diye düşündüm. Gerçek güzel hayat! Ama hep bir engel vardı önde. Öncelikle yapılması gereken birşey; bitmemiş bir iş; tamamlanması gereken bir hizmet; ödenecek bir borç... Hemen sonra güzel hayat başlayacak.
Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engellerden ibaretti.
Bu perspektif, mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görememe yardımcı oldu.
Öyleyse, yaşanan her anın keyfini çıkarmalı ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde, daha da çok keyif hissedilmeli.
Zamanın, kimseyi beklemediğini unutmamak lazım. Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için, okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, altı kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, cuma akşamını, cumartesi sabahını, yeni ev-araba almayı, yeni ev-arabanın borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin.
Mutluluk bir hedef değil, yoldur."
alıntıdır.... ben çok begendim....
Daha bu hafta flsefe dersındeyken hocamız okumuştu bunu sınıfa. Murathan Munganın bı yazısıı. Bizde sınıfça çok beğenmiştik... paylaştığın için sağolasın..
ekinoks63 08.10.2006, 21:36 Mutluluk
Mutluluk üzerine...
"Uzun bir süre, 'güzel hayat başlamak üzere' diye düşündüm. Gerçek güzel hayat! Ama hep bir engel vardı önde. Öncelikle yapılması gereken birşey; bitmemiş bir iş; tamamlanması gereken bir hizmet; ödenecek bir borç... Hemen sonra güzel hayat başlayacak.
Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engellerden ibaretti.
Bu perspektif, mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görememe yardımcı oldu.
Öyleyse, yaşanan her anın keyfini çıkarmalı ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde, daha da çok keyif hissedilmeli.
Zamanın, kimseyi beklemediğini unutmamak lazım. Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için, okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, altı kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, cuma akşamını, cumartesi sabahını, yeni ev-araba almayı, yeni ev-arabanın borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin.
Mutluluk bir hedef değil, yoldur."
alıntıdır.... ben çok begendim....
değerli kardeşim keşke herşey yazıldığı gibi olsa ama olmuyor. tam özel birini buldum derken birden ellerinin arasından kaçıvermiş. tam herşey sona erdi derken kendini mutluluğa hazırlıyorken yine biryerlerden birşeyler çıkıveriyor. hayat böyle birşey sorunlarla boğuşmaktan sahsen benim elime mutluluk geçmiyor. geçenlerede bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.
'MUTLULUK NEDİR Kİ:biggrin: '
Faturalarını ödeyebiliyorsan, > Bir işin var demektir. >
Pantolonun biraz sıkıyorsa, > Aç kalmıyorsun demektir. >
Gölgen seni izliyorsa, > Güneş ışığını görüyorsun demektir. >
Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan, >Yürüyebiliyorsun demektir. >
Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan, > Konusma ozgurlugun var demektir.
Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan, > Duyuyorsun demektir. >
Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa, > Bir evde yasiyorsun demektir. >
Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa, > Isınıyorsun demektir. >
Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa, > Yığınla giyeceğin vardemektir. >
Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa, > Yaşıyorsun demektir. >
Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa, > O gün üreticiolmuşsun demektir. >
ve tüm bunların farkına varabiliyorsan mutlusun demektir......
Mutluluk ..... Sorunsuz bir yaşam değil, Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir.
Umudum_Sende 26.01.2007, 10:04 'MUTLULUK NEDİR Kİ:biggrin: '
Faturalarını ödeyebiliyorsan, > Bir işin var demektir. >
Pantolonun biraz sıkıyorsa, > Aç kalmıyorsun demektir. >
Gölgen seni izliyorsa, > Güneş ışığını görüyorsun demektir. >
Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan, >Yürüyebiliyorsun demektir. >
Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan, > Konusma ozgurlugun var demektir.
Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan, > Duyuyorsun demektir. >
Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa, > Bir evde yasiyorsun demektir. >
Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa, > Isınıyorsun demektir. >
Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa, > Yığınla giyeceğin vardemektir. >
Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa, > Yaşıyorsun demektir. >
Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa, > O gün üreticiolmuşsun demektir. >
ve tüm bunların farkına varabiliyorsan mutlusun demektir......
Mutluluk ..... Sorunsuz bir yaşam değil, Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir.
çok güzel bi yazı saolasın ama o zaman yazdıklarına göre şu sonuç çıkıyo yaşmak mutluluktur ama mutlu olmasını bilene...
Allah herkesin yardımcı olsun herkese mutluluk versin... saygılar
denizsefiri 26.01.2007, 11:50 Mutluluk konusunda Murathan Mungan'ın yazısı bence biraz kısır kalıyor. Bencilce bir yaklaşım mı desem.. Yani mutluluğun gerçek keşfi ve tanımı için bence pencerenin iki kanadını da açıp, biraz sarkmak faydalı olur. Başka hayatları da görmemizi sağlar. Beklentileri bizden çok farklı olan insanları.. Gerçekleri.. Ben önce hayattan bir-iki örnek anlatmak istiyorum:
2-3 sene evvel Nihal adında, henüz hayatının baharında bir kızı izlemiştim TVde.
Kanseri tekrarlamış, tüm vücudunu sarmış ve müthiş acılar içindeydi. Doktorlar "yapılacak bir şey kalmadı" deyip evine göndermişler. Ailenin diğer iki çocuğu da başka hastalıktan kıvranıyordu. Baba tedavi masrafları yüzünden bitmiş durumda, anne perişan, üniversiteyi kazanan diğer kızları sadece ablasına adamış kendini ve okumak umurunda bile değil. Nihalle yapılan kısa bir röportajda şunları söylemişti:"İstediğim tek şey acılarımın dinmesi ve bu, yaşamak da olmayabilir." Bunları söylerken inliyordu acılarından.. O yavrucak bir hafta sonra ölmüştü.
Doğuştan hasta bedenler var bir de.. Zihinleri bizim gibi çalışıp dururken, yatağa ve başkalarına bağımlı, ağrılar-acılar içinde kıvranan, dışarıda olmaktan belki görünüşleri nedeniyle rahatsız olan, dünyadan beklediği olamayan, ne bileyim 20 li yaşlarında ama bebek görünümünde olan insanlar..
Milyon çeşit hayat anlatılabilir buna benzer.. Demek istediğim şu; bir mutluluk reçetesinden söz edilecekse bu sadece çoğunluk için geçerli olmamalı. İçinde bulunduğumuz çoğu hal için ya da... Öyle sıkıntılar getirir ki hayat bize sözkonusu reçetedekiler hiç bir işe yaramaz.
Ben önce mutluluğun tarifini yapmak ve sonra da her koşulda işe yarayacak gerçek bir mutluluk reçetesi yazmak istiyorum sizlere, garantili bir reçete hem de..
Nedir mutluluk? Mutluluk kesintisiz sulh ve sükun halidir. Kişinin iç dünyasında, dış dünyasında ve Allah ile olan ilişkilerinde tam bir sulh ve sükun halini yakalamasıdır. Evet, işte alıntı yazıdaki gibi bu bir yoldur. Anı yaşamak sözkonusudur.. Ama nasıl bir yol?
"Şu işe bir girsem benden mutlusu olamaz, şu arabayı alsam dünyalar benim olacak, o da beni sevse, ahh bir evlensem şu kişiyle başka bir şey istemem.."
Bunların hiçbiri mutlu olmamızı sağlayamaz. Hep daha fazlasını ister nefsimiz. ve hayat elimizden kayar gider.. Peki her anın keyfini çıkarmak nasıl olacak? Mesela yukarıdaki 2 örnekteki insanın anı yaşarken mutlu olması, acılar çekerken nasıl mümkün olacak?
Kişi Rabbini dileyecek.. Ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyecek. Öyle sağlam bir dostluk kuracak ki herşeye kadir Rabbiyle, mutluluk onun için de hayal olmaktan çıkacak. Acılar dinecek.. İç dünyasında mutluluğu yakalayacak.. Nefsi ona, kendinden sağlıklı, sözde mutlu ya da ne bileyim daha güzel insanları göstermek istese de haince ve onu isyana sürüklemek, pabuç bırakmayacak bu telkinlere. Çünkü Rabbi yardım edecek. O'nu andıkça, zikrettikçe nurlar dolacak kalbine, apaydınlık olacak iç alemi. Kimseyi kıskanmayacak, kimseye öfke duymayacak, isyan etmeyecek haline.. Dış dünyasında mutluluğu yakalayacak; insanlara mutluluk ulaştıracak. Başkaları için yaşayacak. Etrafında kendisi için pervane olan insanlara tatlı dil, güleryüzü eksik etmeyecek. Kendi sahip olamadığı şeyleri unutacak, başkaları için yaşayacak. Allah'ı anmak, Allah, Allah, Allah...öyle bir şifre ki olduracak tüm olmazları..
Ve Allah ile olan ilişkideki mutluluk.. Seni sevdiğinden emin olmak, çünkü sürekli hediyelerine gark olmak.. ve sevmek onu, aşık olmak, hayran olmak sonrasında.. Şükretmek, şükretmek, O'nu sevdikçe; sevmek, daha çok sevebilmek herşeyi.. Sığınmak O'na her anda, sarılmak O'na ve hiç bırakmamak..
O bizi mutlu olmamız için yarattı. Ve her devirde resulleriyle, nebileriyle davetiyelerini gönderdi. Bizi mutluluğa davet ediyor, sonsuz bir mutluluğa.. Hiçbir olayın; ne ölüm, ne zulüm, ne hastalığın engelleyemeyeceği evliyalara has bir güzel hayata, sulh ve sükuna çağırıyor.
Ve kendini A.İmran 14 te şöyle anlatıyor: "Allah, katındaki en güzel sığınaktır"
Nebe 39 da ise şöyle diyor: "Kim Allah'a giden yolu yol edinirse Allah'ın zatı O'na sığınak olur"
Biraz cuma vaazı gibi oldu galiba.. Ama gerçek mutluluk bu. Benim şu an sizler için, tanıdığım ve tanımadığım tüm insanlar ve kendim için dilediğim, Allah'tan istediğim mutluluk..
Peygamber Efendimiz(sav)ve sahabesi asr-ı saadeti işte böyle yaşamışlardı. Herkesin başkaları için yaşadığı, başka insanlar için seferber oldukları, kısasa kısas değil, kötülüğe iyilikle mukabele ettikleri bir topluluk olmayı başarmıştı onlar.
A.imran31 de şöyle der Rabbimiz:" Ey Muhammed de ki; Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki, Allah'da sizi sevsin"
O'na tabi olmuşlardı. O'nu canlarından çok sevmişlerdi. Bir insanı sevmekle başlamıştı herşey ve tüm insanları sevmekle devam etmişti..
deli gönül 26.01.2007, 13:36 Mutluluk hayatımın amacı,gittiğim yoldur her zaman.Bazen bu yollar çıkmazlarda olsada doğruyu bulur ve yoluma devam ederim.En büyük mutluluğum gönlümün benim dilimden alaması ve beni üzmemesidir.
insanlar kardeş 26.01.2007, 15:59 Sevgili canlar,
mutluluğun hormonu Melatonin diye bir illet.
Bendini çevirip kana kana içen varsa ne mutlu ona.
Benim bendim yıkılıyor her gün her gece.
Bendimi yıkıyor her seferide kapitalist faşist topları.
İşçiler topluyorum hudutlarda,
Diziyorum taşlarını bendimin
yazıyorum duvarına sevgi barış kardeşlik adına
Yasak diyorlar
Yine siliniyor bendimin duvarı
Melatoninim kana karışıyor.
İçimdeki kana değil
Sokaklarda çığlık çığlığa kavrulan bebelerin
Anaların feryatlarına
Bir yürüyüş şeridine takılıp kayboluyor meydanlarda mutluluk.
Ama her seferinde bıkmadan usanmadan
Tutup almak istiyorum.
Yalnızca yetmiyor gücüm
Zaten yalnız mutluluğun tadı olmaz.
Birlikte taşınan mutluluğun anlam kazandığını bilerek
Tadına varmak için İnsaları çağırıyorum
Bendimizi onarmaya yeniden.
Yarına dair yıkılamayan ...
Saygılarımla...
bir film seyrettik...
filmde kişi hayatı sorgularken şöyle bir fikir ortaa koyuyor :
Evren... Evrende Bir dünya... Dünya da Bir ülke.. Ülke de Bir Şehir.. Şehirde Bir ilçe..İlçe de Mahalle... Mahallede bir apartman.. bir apartmanda bir dairede Bir İnsan...
söyle bizi kim Fark edecek... taraf olarak neyi ne kadar değiştirebiliriz ki.. ben tarafsızım sadece verilen İşi yaparım....
kişi bu felsefe ile suikastçi oluyor.. hayatını böyle anlamlandırıyor
bunu düşündük... ve hayatı anlamak için anlamlandırmak için Farkedilmekden öte Fark etmek olmalı...
kişi Fark ettikçe...
bir daireden başlayan Farkındalığı bir ülkeyi bir dünyayı Bir Evreni alabiliyor beyine sınır koyulabilir mi..
Birde Aşk Varsa Evren bile O'na dar gelir sığmaz yüreği hiçbir maddeye...
ibo(arguvan) 26.01.2007, 16:39 bence mutlu olmak için önce bi konu hakkında üzülmemiz lazım örrneğin mutlu oldugumuz bişeye bakalım nutlaka kötü bir olayın düzelmesi falandır :-9
(bana mutlulugu çizebilirmisiniz)
(bana mutlulugu çizebilirmisiniz)
http://img440.imageshack.us/img440/9164/kalphj2.jpg (http://imageshack.us)
işte orda yüreğinizde...
ibo(arguvan) 26.01.2007, 19:05 http://img440.imageshack.us/img440/9164/kalphj2.jpg (http://imageshack.us)
işte orda yüreğinizde...
çok teşekkürler foodal ama galiba mutluluk resmeddiğin kalbin içine neyi ve ye kimi koyduğunla gerçekleşir galiba ama acaba hüzün de bi mutlulukmudur tekrar teşekkür ederim
çok teşekkürler foodal ama galiba mutluluk resmeddiğin kalbin içine neyi ve ye kimi koyduğunla gerçekleşir galiba ama acaba hüzün de bi mutlulukmudur tekrar teşekkür ederim
Kalbin resmine dikkat ettiysen kıpkırmızı ve içinde en ufak siyah bir leke yok:)
Sevdiklerin var orada...
ibo(arguvan) 27.01.2007, 00:35 ama insan hep sevdikleriyle mutlu olamaz ki düşünsene herseyin yolunda olduğu bi hayatın var:):(
ama insan hep sevdikleriyle mutlu olamaz ki düşünsene herseyin yolunda olduğu bi hayatın var:):(
Polyana olursan olur:)
ibo(arguvan) 27.01.2007, 02:35 Polyana olursan olur:)
ama gösterdiğin kalp polyananın kalbi olsaydı birazdaha yaralı olurdu heralde çünkü dışında mutlu olmaya çalışan insanların içleri hep kan ağlıyo ve yaralı oluyor teşekkür ederim tekrar sana aslında ben birazda tezimin çürümesini kabullenemiyorum:)
ama gösterdiğin kalp polyananın kalbi olsaydı birazdaha yaralı olurdu heralde çünkü dışında mutlu olmaya çalışan insanların içleri hep kan ağlıyo ve yaralı oluyor teşekkür ederim tekrar sana aslında ben birazda tezimin çürümesini kabullenemiyorum:)
Evet ya ben iyimser davranıyorum , sen kötümser:) ortası en iyisi can...
Ne kendini üzercesine içine atıp acıları kalbini yaralayacaksın, ne de herkesi kırıp başkalarının kalbini yaralayacaksın:innocent:
ibo(arguvan) 27.01.2007, 21:36 Evet ya ben iyimser davranıyorum , sen kötümser:) ortası en iyisi can...
Ne kendini üzercesine içine atıp acıları kalbini yaralayacaksın, ne de herkesi kırıp başkalarının kalbini yaralayacaksın:innocent:
evet güzel can en güzel nokta heralde böyle konur heralde tebrikler iyi muhabbetler teşekkürler
yagmur12 31.01.2007, 11:51 Ellerinize sağlık ilk yazıyı daha önce okumuştum ve çok beğenmiştim; Foodal'ın yazısını da yeni okudum ve o da çok hoşuma gitti. :)
|
|