Orijinalini görmek için tıklayınız : Lazlar...
Merhaba canlar.. Onları çok fazla tanımasakta biraz olsun bilgilenmek güzel olacaktır.. Umarım beğenirsiniz.
Laz Vatandaşlarımız hakkındaki yazı için ve çalışmaya katkıları için wikipedia Ansiklopediye çok teşekkür ederim..
Resimler için Atlas Dergisinden yararlandım söylemekte fayda var.:wink:
Lazlar
Günümüzde, kendini Laz olarak adlandıran üç topluluk bulunmaktadır:
1. Ana dili Lazca (Bk. Lazuri nena) olan ve batıda Rize ili Pazar ilçesinde Melyat Deresi’nden, doğuda Sarpi köyüne kadar Pazar (Athena), Ardeşen (Artaşeni), Çamlıhemşin (Vijadibi), Fındıklı (Viçe), Arhavi (Arkhabi), Hopa (Xopa) ve Borçka ilçelerinde otoktan olarak, Sapanca, Akçakoca, Düzce, Yalova, Karamürsel, İzmit ve Gölcük kentlerinde 93 harbi (1877 Osmanlı-Rus savaşı) muhacirleri olarak yaşayan bir halk topluluğu.
http://img141.imageshack.us/img141/4428/dsc04394mv5.jpg
Büyük kısmı 1877 yılında Osmanlı topraklarına göç etmiş olan Gürcistan Lazlarının bugünkü sayısı, Gürcü hükümetinin Megrel ve Lazları da Gürcü etnik kimliği içerisinde değerlendirmesi yüzünden net olarak bilinmemektedir.
2. Ana dili Türkçe olan Doğu Trabzon ve Rize’nin batı sahilinde yaşayan halk topluluğu.
Yöresel Türkçe üzerine yapılan araştırmalarda Lazi Dilinin (Lazuri nena) dolayısıyla Kafkas gırtlağının Türkçe konuş**** Batı Rize ve Trabzon’u, hatta daha da batısını etkilediğini göstermiştir (Brendemoen 1990 b: 56-58)
http://img141.imageshack.us/img141/578/dsc04405rz6.jpg
M. Meeker, eski Osmanlı belgelerinide araştırarak, 19. yüzyılın başlarında Of ilçesi dolaylarında, toplulukların ve insanların kaynaşmasında dilin herhangi bir önemi olmadığını ileri sürmüştür ki, yerliler ve sonradan gelenlerin bugün tek parçalı bir etnisite görünümü vermesinin sebebi de bu durum olmalıdır.
Trabzon’lular, komşuları Gümüşhane ve Bayburtlular tarafından “Laz” olarak adlandırılırken, onlar muhataplarını “Halt” (< Haldiya’lı), Lazca konuşan halkı ise Laz olarak değil “mohti ve komohti” (Bk) terimleriyle tanımlamaktadırlar.
Brendemoen’in textlerinde 90 yaşındaki Sürmene’li kadın ise Sürmenelileri Laz olarak tanımlarken Çaykara’nın Haldiya ile olan sınır köyünü bu tanımın dışında tutmaktadır “Xaldizen şeydedur şera tarafında//onlar xalt biz laz” BR 74 (Sürmene Arpalı)
http://img291.imageshack.us/img291/7918/dsc04396jj8.jpg
Trabzon’un doğusunda yeralan İkizdere’de, iç bölgelerde yaşıyanlar sahilden gelen, muhtemelen kendilerinden farklı bir etnisiteye sahip olmayan köylüleri Laz olarak adlandırmaktadır:
“Bu[[ konuşmalar, yaylacı olmayıp, yaylayıcıya inek veren kimseler arasında geçmektedir. Bu konumdaki kişilere, yaylacının tabiri ile Laz adı verilmektedir. Savurganlık yapan yaylacıya komşusundan şöyle eleştiri gelir.
- O Paçi... o sütleri harca, harca...Yayla inimine bakayım “Lazlara” ne hesap verecesun.
http://img291.imageshack.us/img291/9126/dsc04395kp1.jpg
- Çok konuşma... sen cendu “lazlarunun” sorilarına veap hazırla” RK 295 (İkizdere)”, “25 Ağustosda, yaylada evi bulunmayanlar (Laz’lar), ineklerini almak üzere topluca yaylaya gelirler” RK 29]]7.
İlginç olan Trabzon’dakinden farklı olarak, etnik olmaktan çok coğrafi bir ayrımı ifade eden benzer bir tanımın Giresun’da da kullanılmasıdır. Giresun’lu dağ köylüleri Giresun sahiline Cenik adını vermektedirler ki bu tanımın Çanik kelimesinden kaynaklanmış olması kuvvetle muhtemeldir. Trabzon ağzında (özellikle Sürmene civarı) /c/ harfi-nin /ċ/ (IPA dz) formunda telaffuz edilme eğilimi vardır. Kısacası Giresunlu’nun can dediği Trabzon’da dzan, Rize’de tsan/ḉan-dır.
Bölgeye yabancı olan birisine bu karmaşık tanımlamaları açıklamak için günü-müzde kullanılan bir tabir de “gerçek Lazdır”. Laz olanlar ve olmayanlar arasında gerçek ve sahte kavramları, cumhuriyet sonrası ulus ideolojisinin zoraki kimlik ta-nımları da işin içine girince, içinden çıkılmaz tartışmalara, Batı Rize’li Türklerin, Lazlara “Megreli dönmesi” olarak köklerini hatırlat-masına, karşılığında kendisinin de “Horumi” olarak nitelenmesine kadar uzayabilmek-tedir.
http://img244.imageshack.us/img244/2764/dsc04401ol1.jpg
Burhanettin Oğuz, Pont Grekleri olarak tanımladığı Karadeniz Rumları ile Karadeniz’li Türklerin giyim, folklor ve menşei bakımından aralarında büyük benzerlik olduğunu, bu halkların Türk, Grek veya iki-sinden evvelki halklarla alakasının teşhis edilemediğini kaydetmiştir
Etimoloji
Etnik bir terim olarak Laz kelimesi, ilk olarak Pliny’nin Naturalis Historia adlı ese-rinde geçmekte olup, Prokopius’un da belirttiği gibi birden fazla Kolhis kabilesi tarafından zamanla benimsenmiş bir isim olmalıdır.
http://img141.imageshack.us/img141/6098/dsc04400xc1.jpg
Evliya Çelebi (17. yüzyıl) hatta onu kaynak alan modern Türk tarihçilerinin bile Lazları bir Doğu Kafkas kavmi olan Lezgiler’le karıştırması, bazı tarihçilerin Lazların Türk olduklarını ispatlamaya çalışması (Goloğlu 1973 s.109) ya da Rumların halk etimolojisinde, bir dönem Türklerin dilini kestiği yöre halkının, Helazi yerine Lazi demesi gibi siyaset kokan önermeler gerçeklikten uzaktır.
V. Minorsky, Çan kelimesinin Yunanca Sannoi/Tzannoi kelimeleriyle aynı şeyi ifade etiğini (ISLM Laz), Prokopius ise Tzani veya Kolhian olarak bilinen halkın artık Lazi olarak adlandırıldığından bahsetmiştir (Prokopius, Peri ton Polemon I, XXIII, 12-15).
http://img178.imageshack.us/img178/3482/dsc04398pc5.jpg
W.E.D Allen ve N. Marr ise başka bir Kolhis kabilesi olan Svan’ların, Gürcüce Çaneti olan Laz Bölgesi’ne Lazan adını ver-diklerini, bu adın La (bölgesel ön takı) + Zan (Laz’ların eski adı) etimolojisine sahip olduğunu belirtmektedir (Allen, 1929: 153), (Marr, 1910b: 66)
Pek çok ilkel dilde kabile adının “adam” kelimesi, ya da “yiğitlik, cesaret” çağrıştıran bir kelimeyle özdeş olduğu göze alındığında Megrelce Wan-i (Xan-i) “güç, kuvvet” MNG 667 [kraft, stärke], La + (Megrelce) zana (zana) “üst; çok yüksek, zirve [oberer]” MNG 117 birlikteliğinden “dağlılar ya da soylular” gibi bir anlamda çıkartılabilirse de bu önermelerin gerçekliği tartışılabilir. Zugdidi civarında alçak ve düz ovalarda yaşayan Megreller de aynı dili konuşan ve tüm Kolhis’e hükmeden akrabalarını dağlılar olarak kendilerinden ayırmış olabilirler.
http://img178.imageshack.us/img178/3294/dsc04403td0.jpg
Zehiroğlu, Lazi adının ilk ortaya çıktığı Phasis nehrinin kuzeyinde, özellikle iç kesimlerde ‘Laşketi, Latali, Lenojedi, Lenketi, Lçkhumi’ gibi yer adlarına dikkat çekmiştir AMC 61.
Tüm Kolhis halklarına hükmeden bu kabilenin adı zamanla “güçlülerin/soyluların toprağı; dağda yaşayanlar” anlamına gelen Lazani kelimesinden gelmiş olabilir.
Minorsky, herhangi somut bir kanıt sun-madan “Rumca konuşan Karadenizli’ler” olarak tanımladığı Karadeniz’li Rumların Laz orijinli olduğunu, MS 7. yüzyıldan sonra Bizans yönetimi altında Rumlaşıp, günümüzde ise Türkleştiği kanaatindedir.
http://img171.imageshack.us/img171/243/dsc04399bs3.jpg
Megrelce de ċan-i/tzan-i (wan-i) “güney veya batıdan gelen deniz rüzgarı” MNG 546 aynı zamanda Tzan adı verilen halkın Megrellere göre yaşadığı coğrafi konumu çağrıştırmaktadır. Bu durumda Megreller’in Çanlar’ı kendileri dışında tanımladığını bir ihtimal yaşadıkları coğrafyaya göre Lazi’ler ve Tzaniler olarak tanımladıklarına işaret edebilir.
Strabon’un, bir halk adı olan Kolhi (κολχοί) ve o halkın yaşadığı coğrafyanın adı olan Kolheti (κολχίς) kelimelerini eş anlamda kullanması tesadüf olmayabilir.
Bugün anadili Lazca olan veya daha batıda Rumlaşan Laz’ların ortak ve orijinal adı çeşitli şivelerde Can/Ċan/Tzan/Ḉan olması da (Tonluluk ve tonsuzluk yönünden kararsızlık gösteren Trabzon ağzında /ċ/ ve /ḉ/ yani dz ile ts seslerinin karışması sık rastlanılan bir olaydır [Brendemoen, 1989: 13]), Giresun sahiline ve Samsun bölgesine neden Canik denildiğini, Bizans tarihçilerinin Trabzon yerlilerine neden Tzan olarak andığını da bu bağlamda Türklerin ve Rumların geçmişte bu dili konuştuklarına dair bir bilgiye sahip olmamalarına rağmen Laz adını sahiplenmelerini bir ölçüde aydınlatabilmektedir.
Macar Türkolog Ignácz Kúnos 1891 yılında, Doğu Karadeniz’e hiç gitmeden, İstanbul’da Laz denizcilerden geleneksel türküler derler ve Lazları İstanbulluların anlamadığı garip bir Türkçe konuşan bir halk olarak tanımlayıp, Trapezan’ın Lazlar’ın ana merkezi olduğunu belirtir:
“Bu Lazlar, Samsun ve Trabzon limanları arasındaki Karadeniz’de yaşarlar ve dilleri, İstanbul’daki halkın büyük zorlukla anlayabildikleri diğer Türkçe dialektlerden çok farklıdır. Çok hızlı konuşurlar, sayısız yabancı kelime kullanırlar ve ses uyumunu öyle karıştırırlar ki, konuşmaları bozulmuş Türkçe izlenimini uyandırır. Türkleşmiş, belirli yerlerde hala kendi dilini kullanan yabancı bir soy oldukları düşünülür. İstanbul kayıkçılarının çoğu Laz olduğundan, İstanbul’da bile dillerini tanımak için büyük bir fırsatım oldu” ETK 58.
Kúnos’un, Lazca konuşan halktan çok Trabzon ve civarındaki Türkleri işaret etmesi bölgeyi tanımaması kadar o dönemde Trabzon ve çevresinde yaşıyan Türk ve Rumların, Anadolu Türkleri ve Rumları’ndan ayırıcı kültürel farklılıklarını tanımlamak için Laz kelimesini fazlasıyla sahiplenmelerinden kaynaklanmaktadır. Gerek anadili Rumca olan Trabzon’lu Rumların, Rumca’nın Trabzon dialektini, gerekse anadilleri Türkçe olan Karadenizliler’in, Trabzon ve Rize Türkçe dialektini, zaman zaman Lazca olarak nitelendirmeleri bilgisizlikten ve ait oldukları dil gruplarından haberdar olmamalarından değil, kendilerini geleneksel olarak Laz olarak tanımladıklarından, doğal olarak konuştukları dilin de kendi kabile isimleriyle tanımlanacağı düz mantığıdır.
http://img99.imageshack.us/img99/2599/dsc04404jq1.jpg
MS 3 - 4. yüzyıllar arasında kurulan ve MS 561 yılında yıkılan Lazi Krallığı döneminde, genel olarak Can/Çan/Zan olarak anılan birbiriyle akraba olan veya olmayan pek çok Kolh kabilesi, Giresun civarından, Kafkasya’nın iç bölgelerine değin yaşa-dıkları bölgede Laz/Lazi adını benimsemiş, bu isim Roma, Trabzon ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde de geleneksel olarak kullanılmaya devam etmiştir.
Bugün Rize’nin doğusunda yaşayıp adı Lazca (Lazuri nena) olan, Megrelce’yle akra-ba bir Kafkas dilini konuşan halktan farklı olarak, ana dili Türkçe veya Rumca olup, Laz adını benimseyen batıdakiler, asimilasyona uğramış aynı kabile mensupları değildirler. Kafkasya’nın Arap ordularının işgaline uğradığı dönemde bazı Kolh kabileri güneye bugün yaşadıkları bölgeye göç etmek zorunda kalmışlardır ve bugün Lazca konuşmaktadırlar. Batıdakiler ise ilk çağlardan beri yerlisi oldukları topraklarda yaşayan ve Anabasis’te (MÖ 401) Mossionik, Makron, Kolh ardından bir dönem Heniokhi olarak adlandırılıp, Lazi Krallığı döneminde diğer Kolh klanlarıyla birlikte aynı adı benimseyen halklardır. Çeşitli dönemlerde Yunanlı, Haldiyalı ve Türk klanlarıyla karışmalarına rağmen kısmen varlıklarını korumuş olmalıdırlar.
Tabii ki, önemli bir ayrıntı gözden kaçırımamalıdır. Tarih boyunca Laz’larla içiçe yaşamış olan Abhaz kabileleri hep kendi adlarıyla anılmış ve antik çağ yazarları tarafından bile Kolhlarla karıştırılmamıştır. Bizanslı yazar Agathias, Misimyalılar ve Apsiller gibi Abhaz kabilelerinden ve bu kabilelerin topraklarının arasında Çibili/Çivilon (τζιβιλι, τζιβιλον) kalesinden bahsederken, her iki halkın da Kolhların yani Lazların egemenliği altında yaşadığını belirtmekte ama Lazca’yla akraba bir dili konuşan bu halkı Kolh/Laz kimliği dışında tutmaktadır. Yazarın bu yaklaşımı, Kolh/Laz/Çan isimlerini taşıyan halkı oluşturan doğu ve batı klanlarının, bir zamanlar konuştukları dil veya dillerin (muhtemelen aynı dilin dialektlerinin) en azından Abhazcayla Lazca ile olduğundan daha yakın olması gerektiği düşündürmektedir.
duygugemisi 14.09.2006, 13:12 Soreş hewal;emeğine,yüreğine sağlık...Çok güzel bir çalışma olmuş tebrik ederim..Ben de Lazları yeterince tanımadığımız kanaatindeyim...Saygılarımla
süpersiniz emeğinize teşekkürler
KomünistAlevi 14.09.2006, 15:20 Selam Canolar...
Bu ülkedeki Sosyalist -Komünist düşüncedeki kişilere ,sanatçılara ve Yazarlara bakarsanız eğer bir çoğunun ''Laz'' olduklarını görüceksiniz..
Örnek olarak mesela :
Kazım Koyuncu,
Fuat Saka...
daha Lazların içinden çıkarmış oldukları yazarları ve düşünce adamlarını yazmadım sadece 2 tane örnek verdim..
Bu yüzden bu ülkenin gerçek Lazlarına herzaman için sevgi ve saygıda kusurumu eksik etmemişimdir...
Lazlar ülkemizdeki Mozaik taşlarını en çok renklendiren insanlardır...
Paylaşım için teşekkürler Soreş yoldaş...
Sevgi ve saygılarımla...
Cano Volkan Konak lazmıydı? O
KomünistAlevi 14.09.2006, 16:09 Cano Volkan Konak lazmıydı? O
Onu bilmiyorum tam olarak...
pastoralsenfoni 14.09.2006, 16:36 efkan şeşen de laz diye biliyorum artvinli.o da sosyalist.
komünistalevi arkadasım düşüncelerine katılmıyorum o kadar doğukaradeniz ilinden ancak birkac isim sayabilmişsin..seçimlerdeki sol partilerin bu bolgelerdeki oy oranlarına bakmanı tavsiye ederim...bu bolgelerde sağ kesin çok daha etkindir..
Güzel bir araştırma. LAzlarda bu ülkenin farklı renkleridir. doğu karadeniz bölgesinin güzellği. Ama son yıllarda lazlar hızla asimile oluyorlar. Dedesi neensi lazca konuşan gençler ülkü ocaklarına gidiyor kendilerini tükr sanıyorlar bir nevi devşirmelik. Nasılki Yeniçeri askerleri türk değillerdi bu lazlar yada kürtlerin bir kısmıda devşirme olarak en koyu milliyetçilik yapıyorlar.
Türkiyede durum böyle kraldan çok kralcı olmak prestij sayılıyor ancak halen özünü koruyan insanlarımızda var.
Laz Vatandaşlarımızın Kültürleri ve Yemekleri çok güzel ve çeşitli.. Laz Vatandaşlarımız 1600 Senesinden sonra Osmanlı Baskıları yüzünden Hristiyanlıktan, Sünni İslama geçiş yapmışlardır..
crewchif 14.09.2006, 19:36 nerden geldiklerini bilemem ama tanıdığım lazlarla pek iyi arkadaşlıklşar kuramadım
EŞİTLİK PARTİSİ 15.09.2006, 21:53 Değerli Canlar...
Merak ettim,Lazların ve Süryanilerin sitelerine baktım ve baktırdım...ALEVİLİKLE ilgili bu denli bir şey göremedik.
Şu anda varmı bilmiyorum bir ara,Cem Radyo Lazlarla ilgili program yapıyordu,araştırmamız sonunda çok ilginç bilgilere ulaştık olumsuz anlamda...
Değerli Canlar...
Başta kendini sevmeyen insanların bilimsel araştırmalar göstermiştir ki,illa başkalarını sevmek için kendini zorlar...ama hep bu ilişkiler hüsranla sonuçlanır...
Tüm toplumsal ilişkilerde KARŞILIKLILIK ilkesi vardır,yani bir adım gelene,bir adım gitmek...ama böyle değil.
Efendim tüm insanları Düşmanmı ilan edeceğiz,elbette etmeyeceğiz,ama ALEVİLİĞİ,taş yerinde ağırdır ilkesiyle anlatıp,insanları gerçek kurtuluş yolu ALEVİLİĞE çağıracağız...
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
SivanA SimyacI 15.09.2006, 23:02 Benim eniştem RUM LAZI oldukça da aydın insanlar ailesindeki herkesle samimi dostluklarım var.
D-e-v-r-i-m 16.09.2006, 00:39 lazlar ilginç insanlar özellikle artvin hopa taraflarında kendi öz dillerini konuşanlar var pek anlaşamam onlarla ama insan insandır
Bizimde Laz gelinimiz var ve çok demokratlar..
keklikoluk köyü 16.09.2006, 12:24 Bu ülke, her rengiyle güzel. Üzerine düşen gölge ise, ırkçılık ve bağnazlık.
EŞİTLİK PARTİSİ 17.09.2006, 11:09 Değerli Canlar...
Yarattığı tüm değerlerle insanlık tarafından değerlendirilir...
Kişi bazında yada kişisel bazda olaya yaklaşım geneli bağlamaz...
Çoğu zaman Alevilik dışı kültürlerin yansıtılmasındaki üsluba karşı çıkmamızdaki neden,o kültürü yok saydığımızdan yada,ırkçı ve bağnaz bir anlayışta olduğumuzdan değil...yaşama daha gerçekçi ve bizi mafeden salt Alevi duygusallığıyla değil,Alevi GERÇEKÇİLİĞİYLE yaklaşmamızdan ötürü...biliyorum bazı Canlar buna kızıyor...varsın kızsınlar,biz bilebildiğimiz,yaşadığımız olaylardan çıkardığımız DERSLERDEN haraketle,kin ve nefret tohumları saçmadan düşüncemizi açıklamaya devam edeceğiz,bu bu gün böyle,yarın İKTİDARIMIZDA DA böyle olcak ki,geleceğe yine kin ve nefret pencerisini kapatarak ama gerçeğide bilerek bu anlayışımız devam edecek.
Çoğu insanımız ne var canım,yaşanmış ve yaşanan düzenin olumsuzluklarından etkilenen bazı kültürlere mensup insanlardan olumsuz davranışlarda bulunan insanlar çıkabilir,bunu genelleştirmenin anlamı ne...diyebilir.
Değerli Canlar
İnsanlık tarihi ALEVİLERİN çektiği acılarla doludur,daha bunun çoğu Alevi akademisyenlerince gerçek anlamda KİTAPLAŞTIRILMADI,bize bu gün Alevilik dışı kaynaklarca,çoğuda çarpıtılan anlatımlar çok eksik...
Canım hep bu olumsuzlukları anarakmı yaşayacağız diyeniniz olabilir,hayır Canlar bu KATLİAMLARIN bir nedeni var elbette,durup dururken bu işler olmadı,hangi haksızlığa,neden niçin karşı çıkıldı ki bu aşşağılık uygulamalara MARUZ kaldık...
-Maruz kaldık çunki,hakkı ve adaleti savunduk,hiç bir hal ve şartta,canımız pahasına dahi olsa bundan geri durmadık...işte Alevilik Mücadele kültürünün temeli...
Peki biz marjinal haraketlerle,MAFYACI anlayışlarla,iki yüzlü davranışlarla bu güne gelseydik bu denli DÜNYA literatüründe,dostun düşmanın gözünde değerimiz olabilirmiydi...
İşte kültürümüzün,diğer kültürlerden farkı bu...bu kültür her şeyi ama her şeyi içerir...onun için bu gün tüm dünyaca takip edilen bu mesajları iyi seçmek her Alevinin görevi...
Peki diğer kültürlere bakalım ve bu işlere bulaşmamış o kültüre mensup insanları tenzih ederek belirtelim ki,
Bu gün,
-Menemen ve İzmir Suikastını kimler düzenlemiştir...
-Topal Osman hangi kültüre mensuptu..
-Dersim Katliamında Okul yaptırma ve yapma bahanesiyle İSTİHBARAT toplayan insanlar hangi kültüre mensuptu...
-MHP nin,AKP nin bel kemiğini oluşturanlar kimler...
-Gazi Olaylarında,Mahkemece artık tesçil edilmiş HALKA kurşun sıkan güvenlik görevlilerinin çoğunu kimler teşkil ediyor..
-Ankara'da DEVRİMCİLERE İşkencenin daniskasını yapanların başındakiler ve uygulayıcılarını kimler oluşturuyor...
-Devlet düzenini bozmak için MAFYACILAR daha çok hangi bölgeden çıkıyor...
Peki bunlar hep tesadüfmü,rast gelemi oldu ve yapıldı...neden bu Kültüre mensuplar hep bu olusuzlukların içerisinde...
Hele DEVLET rantını paylaşanları saymadım...
Bakın Canlar
Emperyalistler,sömürdükleri ülkelerde kendilerine yakın kültüre mensup olanlar içerisinden İŞ BİRLİKÇİ seçerler...bu her ülkeye göre değişir ama,bizim konumuz TÜRKİYE...
Ha bir kaç İLERİCİ ve DEMOKRAT insanda ön plana geçer ama,son tahlilde bunlarda esas zamanda yerlerine dönerler,aslında esas görevleri İSTİHBARAT toplamaktır bize göre...
İktidar mücadelesi öyle ÇOCUK işi değil,sloganlarla,genel tanımlarla yapılmaz çunki,ŞEYTAN ayrıntıda gizlidir...
Bana bir tane ALEVİ gösterin ki,bu işlere bulaşmış olsun,rahmetli Hüseyin KOCADAĞ'ı bulaştırmaya kalktılar,o da uymayınca gereğini yaptılar...
Yoksa,Laz olmuş,Süryani olmuş,Ermeni olmuş,Rum olmuş bizi ilgilendirmez ve bu olaylarada da IRKÇI ve Bağnaz şekilde yaklaşmayız...
İşte TÜRKİYE'de kim ne derse desin temel de anlaşılması gereken konu budur...ki biz bir yasal siyasi örgüt olarak bu bölgedeki insanların,daha doğrusu bu işlere bulaşmamış olanlarıda dinliyoruz ve biliyoruz,en çokta onlar bu şekilde anılmaktan rahatsız.
Biz kültürleri değerlendirirken,bu kültürün İNSANLIĞA hizmet edecek -ağırlıklı olarak- İNSANLAR yetiştirip yetiştirmediğine de bakarız ve HAYAL kurmayız...
Onlara da bir an evvel özeleştiri de bulunup gerçeği kabul etmelerini öneririz,tabi yapabilirlerse.
GELİYORUZ,GELECEĞİZ YAKINDIR.
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
Kesinlikle cok gusel olmus. Eline kolun saglik. Lazlar cok gusel insanlardir yaw. Ole kin neyim tutamazlar cabuk sinirlenip cabuk sakinlesirler. Opelse sevilesi cok seker seylerdir bunlar..
canazerbaycan 17.09.2006, 19:41 Arkadaşlar bir etnik grup olan Lazlarla Karadeniz Türklerini birbirine karıştırmayalım. Lazlar Rizenin Ardeşen, Pazar ve Fındıklı ilçeleriyle Artvinin Hopa ve Arhavi ilçelerinde yaşayan etnik bir gruptur. Giresun, Ordu, Trabzon, Batı Rize ve İç Artvinde Laz yoktur.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
-Topal Osman hangi kültüre mensuptu..
Topal Osman Ağa laz değildir. Giresunlu Çepni Türkmenidir. Giresunda Laz yoktur. Halkın %90'ı Çepni gerisi Karaman göçmenidir. Giresunda Lazlarda olmayan saz kültürü vardır. Lehçeleri Orta Anadolu Türklerinin lehçesi gibidir. Halkın arasında başka yerde görülmeyecek kadar çekik gözlü görürsünüz(Trabzon Beşikdüzü ve Şalpazarı da aynı kültüre mensuptur. Tanıdığım bu ilçelerden insanların hepsi oldukça çekik gözlü idi). Zannederim Giresunda %10-15 lik bir Alevi Çepni nüfusu da vardır.
canazerbaycan 17.09.2006, 19:52 Benim eniştem RUM LAZI oldukça da aydın insanlar ailesindeki herkesle samimi dostluklarım var.
Rum Lazı diye birşey olmaz. Rumlar ve Lazlar iki ayrı etnisitedir. Kastın sanırım yoğunlukla Trabzon Of ve Tonyada yaşayan Rum dönmeleri yani asimile olmuş Müslüman Rumlar.
Arkadaşlar bir etnik grup olan Lazlarla Karadeniz Türklerini birbirine karıştırmayalım. Lazlar Rizenin Ardeşen, Pazar ve Fındıklı ilçeleriyle Artvinin Hopa ve Arhavi ilçelerinde yaşayan etnik bir gruptur. Giresun, Ordu, Trabzon, Batı Rize ve İç Artvinde Laz yoktur.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Topal Osman Ağa laz değildir. Giresunlu Çepni Türkmenidir. Giresunda Laz yoktur. Halkın %90'ı Çepni gerisi Karaman göçmenidir. Giresunda Lazlarda olmayan saz kültürü vardır. Lehçeleri Orta Anadolu Türklerinin lehçesi gibidir. Halkın arasında başka yerde görülmeyecek kadar çekik gözlü görürsünüz(Trabzon Beşikdüzü ve Şalpazarı da aynı kültüre mensuptur. Tanıdığım bu ilçelerden insanların hepsi oldukça çekik gözlü idi). Zannederim Giresunda %10-15 lik bir Alevi Çepni nüfusu da vardır.
Çepni Türkmenleri bir zamanlar komple Alevilerdi.Sonradan Asimile oldular.. Topal denen katil Alevilere karşı büyük bir kin besliyormuş ve işe bakin ki kendileride zamanında Alevi inançlıydılar yüzyıllar önce..
Bu arada Giresunlu Karaman göçmeni tanıdıklarım var..
güldestim 17.09.2006, 20:00 Soreş can ellerine sağlık çok güzel bir çalışma olmuş.
EŞİTLİK PARTİSİ 17.09.2006, 21:37 Değerli Canlar...
Elbette biliyorsunuz biz bu başlık altında bir ırkı tartışmıyoruz,bu adla bu gün anılan bir yaşam kültürünü tartışıyor,bilgileniyor ve bildiğimiz kadarıyla da bilgilendirmeye çalışıyoruz sanırım.
Yoksa kim nerden gelmiş,bu gün neymiş,kaşta kaçı neyi kabul etmiş bizi fazla ilgilendirmese gerekir diye düşünüyoruz.
Kendi adıma bir örnekle açıklayacak olursam,
Babam tarafı Türkçe bilmez,Anne tarafım Kürtçe bilmez...hatta 1972 yılında baba tarafımın esas köyününde olan bir olay nedeniyle mahali Jandarma karakoluna gittiğimizde,bahse konu davası olan yakınım Türkçe bilmiyor,Karakol komutanı tercüman olmamı istedi...Kürtçe bilmediğimi belirtince adam çok şaırmıştı...
Söylemeye çalıştığım ortak kültür ise ALEVİLİK...
Esas konumuza gelecek oursak bu bölgede bu gün itibariyle etkin olan kültür nedir,bunun sonuçları nedir,niye etkin olmuş...mesele bu.
Diğer yandan Yavuz nerde yetişmiş,bu kültürün bu kanlı katil üzerindeki etkisi nedir,Padişahlığı almadan önce o bölgeye yakın ALEVİ köylerinde uyguladığı zulüm...
Dahası niye bu KÜLTÜR o dönem etkin kılınmış,bu gün etkin olarak tavrı nedir...siyasi partiler içersindeki durumu nedir,DEVLET İhalelerinden niye yüksek paylar bu kültüre mensup olanlara veriliyor,bu kültürü kullananlar bu halkı nasıl uyutuyor...yoksa bu işlerle ilgisi alakası olmayan o bölge insaları elbette toptan sorumlu değil.
Yoksa herkes vatandaş olarak bizim gözümüzde aynı.
Saygılarımla
Bektaş ÇELEBİ
Özgür-Taylan 18.09.2006, 04:20 çok güzel bi çalisma olmus, emegine saglik!!
lazca türküler çok güzel ya, ben çok severim..
ikizceli 22.09.2006, 16:12 eline sağlık. iyi çalışma...
SivanA SimyacI 22.09.2006, 20:36 Rum Lazı diye birşey olmaz. Rumlar ve Lazlar iki ayrı etnisitedir. Kastın sanırım yoğunlukla Trabzon Of ve Tonyada yaşayan Rum dönmeleri yani asimile olmuş Müslüman Rumlar.
evet ben özür dilerim.
Devrimci Marksist 29.09.2006, 15:11 Türkiye'de sosyalist bir partinin(ÖDP) belediye başkanlığını kazandığı tek ilçe olan Hopa'nın çoğunluğu lazdır.
NOT:Şoreş'in verdiği ilk resimdeki kadın fotoğrafı lazlara değil bir hemşinliye (müslüman hemşin ermenisi) ait. Ayrıca lazların yaşamında deniz dağlardan ve yaylalardan önce gelir. Ancak hemşinlilerle lazların sadece ve sadece iç içe yaşamaktan kaynaklı çok ortak yanı vardır. Birazdan bu başlığa makaleler yollayacağım.
Yasak değildir herhalde:
[url]http://www.lazebura.net/[url]
sitesi lazlarla ilgili en geniş sitedir. Eminim memnun kalacaksınız.
Sitede şu sıralar düzenleme var. Yakında açılır kapsamlı ve kaliteli bir site.
Türkiye'de sosyalist bir partinin(ÖDP) belediye başkanlığını kazandığı tek ilçe olan Hopa'nın çoğunluğu lazdır.
NOT:Şoreş'in verdiği ilk resimdeki kadın fotoğrafı lazlara değil bir hemşinliye (müslüman hemşin ermenisi) ait. Ayrıca lazların yaşamında deniz dağlardan ve yaylalardan önce gelir. Ancak hemşinlilerle lazların sadece ve sadece iç içe yaşamaktan kaynaklı çok ortak yanı vardır. Birazdan bu başlığa makaleler yollayacağım.
Yasak değildir herhalde:
http://www. lazebura.net/
sitesi lazlarla ilgili en geniş sitedir. Eminim memnun kalacaksınız.
Hemşinliler çağdaş demokrat insanlar, Aslında 1980 öncesi Karadeniz tümüyle çağdaş insanlardı daha sonra kur'an kursları dini eğitim derken islama kaydılar.
Bizim komşumuz var hemşinliler dilleri Ermenice ve birazda laz gürcü karışımı o yüzden sırf ermenice demiyorlar hemşince diyorlar. Zaman içinde Osmanlının dayatmalarıyla Müslüman olmuşlar. Tıpkı rum ve lazlar gibi. Renkli kültürleri var oldukça ilgimi çekiyorlar.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
ayrıca lazebura sitesi açılmıyor. karalahana.com vardı orasıda fena değil
cirkin_05 29.09.2006, 15:20 emeğine sağlık bende bişi sölemek istiyorum soyları korsdanlara dayanıyo diye duymuştum:D
Devrimci Marksist 29.09.2006, 15:43 Lazların kimliği ve coğrafyasıyla ilgili en önemli sorun tüm doğu karadeniz halıknatarihsel bir şekilde laz denmesidir. Bu nedenle tüm Trabzon Rize Artvin Giresun laz olarak bilinir. Bu yanlış da olsa tarihsel sebepleri var. Kısıtlı tarihsel materyalden yola çıkarsak Antik Yunanlı koloniciler gelmeden önce burada yaşıyan toplumların laz, lazlarla akraba ya da lazların ataları olma ihtimali çok yüksek. ayrıca Yunanistan veya Anadolu'dan kitlesel bir helenik göç dalgasının yaşanmış olması ihtimali de düşük. Doğu karadeniz insanlarıyla ilgili bir kan araştırmasının yapıldığını ve çok kültürlülüğüne rağmen genetik olarak laz, rum gürcü ve hemşin dillerini konuşan insanların genetik olarak birbirine yakın olduğunu ortaya koyduğunu duydum. Bu durum özellikle Türk göçünün olmadığı Trabzon'un doğusunda daha belirgindir.
Bizimde Laz gelin var vallahi şuan için çok iyi insanlar bakalım zaman neler gösterecek.. Yanlız çok horon tepiyorlar, Nişanda bize halay çektirmediler pek :D
cirkin_05 29.09.2006, 17:25 batıda Rize ili Pazar ilçesinde Melyat Deresi’nden, doğuda Sarpi köyüne kadar Pazar (Athena), Ardeşen (Artaşeni), Çamlıhemşin (Vijadibi), Fındıklı (Viçe), Arhavi (Arkhabi), Hopa (Xopa) ve Borçka ilçelerinde otoktan olarak, Sapanca, Akçakoca, Düzce, Yalova, Karamürsel, İzmit ve Gölcük kentlerinde 93 harbi (1877 Osmanlı-Rus savaşı) muhacirleri olarak yaşayan bir halk topluluğu.
bu doğru laz bir arkadaşım vardı ve lazların sadece rize pazar ve sarpi köyüne kadar olan bölümde yaşadıklarını söylüyordu
|
|