Orijinalini görmek için tıklayınız : bir başarı hikayesi:)


hediye
15.09.2006, 20:30
Bu yazının üniversiteye hazırlanan
ya da
halen üniversite öğrenimi gören arkadaşlara
yol göstereceğine inanıyorum.

OLUYO VALLA!

1996 yılında yapılan ÖSS ve ÖYS'de iyi sonuçlar almıştım. ÖSS'de Türkiye 192. si olurken, ÖYS'de Türkiye 72. si olmuştum. Sonuçta; iki tercihimden birincisi olan ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümüne yerleştirilmeye hak kazanmıştım. İkinci tercihim, ODTÜ İnşaat Mühendisliği idi. Bu sonuç, kesinlikle bir yılın ürünü değildi. Olamazdı da zaten.

Lise birinci sınıfta oldukça mütevazı bir öğrenciydim. Özel bir okulda burslu okuyordum. Tek hedefim, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne girmekti. Bu arada, bu hedefe nasıl ulaşabileceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Lise ikinci sınıfta, okulumuza Cantekin adlı bir öğrenci geldi. Adam çok iyi çalışıyordu ve bir sürü test kitabı vardı. Akşamları okul çıkışı oldu mu, babasını beklerdi. Bir süre sonra, ben de onunla birlikte beklemeye başladım. Hem sohbet ediyor hem de birlikte testlerdeki soruları çözüyorduk. Benim yarım saatte çözdüğüm testi, adam on dakikada çözüyordu. Ben ona sora sora öğrenmeye başladım olayın aslını. İşin içine girdikçe diş hekimliği fikri de yavaş yavaş kafamdan uçuyordu. Çünkü o bölümü yakalamam zor olmayacaktı. Ama Cantekin'in temposunu gördükçe, hedefinin aslında ne kadar yüksekte olduğunu algılamaya başladım. Ve hedefi yükselttim. Önce elimden gelenin fazlasını yapmalıydım.

Aldığım bu gazla, lise ikinci sınıfta tüm lise konularını bitirdim. Ayrıca bizim sınava hazırlandığımız zamanda OÖBP o kadar önemli değildi. Bu yüzden okul derslerine pek fazla önem göstermedim. Sürekli ÖSS/ÖYS konularına çalıştım. Lise ikinin bittiği yaz aylarında soru çözmeye başladım. Konuları tamamlamış ve sürekli testler ve sorularla uğraşıyordum.

Lise ikinin bitiminde birçok dershanenin deneme sınavlarına katıldım ve hepsinden burslu okuma hakkını aldım. Sonuçta kafama uygun bir dershane seçtim ve oraya devam ettim.

Dershanede bulunduğum sürede ve hatta üniversite hayatım boyunca öğretmenlerimle bağımı koparmadım. Özellikle rehber öğretmenime almış olduğum her kararı test etmek için danıştım. Öğretmenlerimin üzerimdeki emeğini asla unutmam.

Lise sonda tabiri caizse tekrar gaza geldim ve günde 3-4 saat uyumaya başladım. Çünkü ilk tercihe girmenin yanı sıra derece yapmaya çalışacaktım. Geceleri Dikmen Vadisi'ne bakan evimizin penceresinden diğer evlerin pencerelerine bakardım. O evlerdeki ışıklar sönmeden uyumazdım. O evlerde de dereceye girmek isteyen birileri olabilirdi. Sohbet eden ya da eğlenen birileri de olabilirdi. Ama bu riski göze alamazdım. Zaten Ortaöğretim Başarı Puanımda kötüydü. Yani çok çalışmam gerekiyordu.

ÖSS'de 192. olunca sinirim bozuldu. Sonrasında kendimi ÖYS'ye kilitledim. Baktım millette saldı, çalışmıyor.

Sınav günü salona girince şöyle bir baktım öğrencilere. Tamam dedim bu iş olur. Kitapçığı açtım ve dumur oldum. Beş dakika kalem oynatamadım. İlk on fen sorusunu iki kere çözdüm. Üç yanlış yakaladım. Onları düzelttim. Son beş dakika altı tane matematik boşum vardı. Panik oldum. O panikle soruların hepsini yaptım. Sınav bitmiş ve ben ilk yüze girmiştim.

Sınavdan sonra karşıma birçok fırsat çıktı. MEB yurtdışı eğitim için burs sağladı. ODTÜ'nün de her ay vermiş olduğu bir burs vardı. ODTÜ'de hazırlık sınıfına devam ederken Amerika'daki okullarla irtibat kurmaya çalıştım. "What is your name?" sorusundan başka hiçbir soruya yanıt veremeyecek kadar kötü bir ingilizcem vardı. Aldığım başvuru formlarını mütercim tercümanlık yapan bürolara veriyordum. Çevirileri aldığımda okulların başvuru tarihleri geçmişti.

TOEFL sınavına hazırlanmaya başladım. Mucize eseri hazırlıkta iki ay okuduktan sonra, bu sınavdan 550 aldım. Bu sonuç genel kabul gören bir sonuçtu. University of Southern California'ya başvuru yaptım. Ancak PTT ile yolladığım başvuru postada kayboldu. Daha sonra üniversiteyi aradığımda ne benden ne de başvurumdan haberleri vardı. Telefonda kırk beş dakika konuştum ve hiçbir şey anlatamadım. Kötü bir geceydi. Sonra express servislerden haberim oldu ve DHL ile tekrar başvuru yaptım. Tabii ki reddedildim.

Hazırlıkta çok çalıştım ve özel bir kursa da gittim. Kurstaki kurların sonuna gelmeden kuru geçiyordum ve bir süre sonra o kursta benim için açılacak kur kalmadı. ODTÜ'deki hazırlık programı da bana bir şey vermemeye başlayınca okulu nisan ayında bırakıp Fethiye'ye barmenlik yapmaya gittim.

... gayet güzel bir yazdı.

1997 Eylül'ünde birinci sınıfa başladım ve başlar başlamaz ekonomi dersleri aldım. Ekonomi her zaman ilgimi çekmişti ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği'ne de ekonomist olmak için girmiştim. Okul başlamadan önce yakın arkadaşlarım benden dönem birinciliği beklentilerini söylemeye başladılar. Tamam dedim. Ama dönem birincisi nasıl olunur, bilmiyordum. Sonuçta hocalarıma da danıştım ve söylenenleri uyguladıktan sonra her iki dönemde de birinci oldum.

... güzel bir duygu.

Aynı yıl hocalarımın önerileri ve kendi isteğimle Endüstri Mühendisliği'nde çift anadal yapmaya karar verdim. Yani iki bölümü aynı anda okuyup iki diploma alacaktım. Çift anadal başvurum kabul edildi. Çift anadal devam ederken ben biraz sıkılmaya başlamıştım. Mezunlara baktığımda öyle aman aman iş teklifi falan yağdığı yoktu. Durum sıkıcıydı. Ve uzun yol gemi kaptanı olmaya karar verdim. Maddi getirisi oldukça iyiydi. O yıl tekrar sınava girdim. İTÜ Gemi Güverte bölümünü birincilikle kazandım. Ancak ailemin onayı olmayınca o bölüme gidemedim.

... neyse.

O sıralar ne çevremdeki insanlar ne de ben nereye ya da neye koşturduğumu bilmiyorduk. Beni tek anlayan yarı garip şizofren arkadaşım Erkan'dı. Hazır yeri gelmişken bir de şizofren fıkrası anlatayım. Aslında gerçek bir hikaye: Anne ve oğlu şizofrendir ve doktora giderler. Oğlu doktora der ki; "insanlar çok garip, hiç anlayamıyorum. Sadece annem biraz bana benziyor." demiş.

... biz de Erkan'la işte ööle, ortalıkta dolaşıyorduk.

Sonra çift anadala devam. Yine de sıkılıyordum. Çünkü endüstrinin derslerinin hepsi elektroniktekilerle çakışıyordu. Derslere yarım yamalak girerek ilk dönemi atlattım. İki dersim AA gelmedi ve dönem birincisi olamadım. Artık her şey netti. Çift anadalı bitirip işletme ya da ekonomide yüksek lisans yapacaktım. İkinci dönem zorlu geçti. O dönem hem elektronik hem de endüstride dönem birincisi oldum. AA gelmeyen dersleri de alttan alıp ODTÜ'den okul birinciliğiyle mezun oldum. (Elektronik, 2001 Haziran) 2002 Haziran'da da Endüstri'den mezun olacağım.

... üniversite hikayem böyle.

Bu yıl yurtdışı üniversitelere başvuru yaptım. Çoğundan olumlu yanıt aldım. (New York University, University of Southern California, Cornell University, INSEAD (Paris, FRANSA) v.s.) Başvuru yaptığım diğer üniversitelerden de yanıt bekliyorum, bu sıralar. Olumlu ya da olumsuz. Bahsettiğim üniversitelerin İşletme Fakültelerinin Finans bölümlerinde burslu okuyacağım.

Bu üniversitelere başvurumun kabul edilebilmesi için bazı sınavlara girdim. Bunlar; TOEFL, GMAT ve GRE idi. TOEFL'den 653, GMAT'tan 720 puan aldım. GRE'ye niye girdim, bilmiyorum ama onun sayısal bölümünden 800, analitik bölümünden 780, sözel bölümündense 430 aldım.

... alıştırmışlar ya sınava, yani ilgili-ilgisiz işe yarayabilir.

Sonuçta bu üniversitelere kabulüm için verilen referans mektuplarımın da iyi olduğunu düşünüyorum.

... buraya kadarı sıradan. Şimdi gelelim size

Ne yapmak istediğinize kendiniz karar verin. Kafanıza takılan her şeyi sorun. Cesur olun. BİR YERE NASIL GİRECEĞİNİZİ DEĞİL O YERDEN NASIL ÇIKACAĞINIZI DÜŞÜNÜN. Sanırım pek azınızın istediği bölüm hakkında fikri vardır. Benim yoktu. Bunu düşünün!

Yaşamınızdaki renkleri eksiltmeyin ama çalışmayı da ihmal etmeyin.

Hepinize sınavda başarılar diliyorum. Çünkü sınavın doğası gereği pek çok kişi başarısız olacak.

Kendi başarınızı başkalarının başarısızlığı üzerine kurmayın. Çalışın, oluyo valla!

Sevgilerle

S. O. Özelge

Lamekan
15.09.2006, 21:16
Sayın Hediye biraz önce bir konunuzu kazana gönderdim yanlış bölüme açtıgınız için.. Lütfen biraz dikkat edin...

şiir ve edebiyat bölümünde yeri varmıdır sizce...

Bu konunuzda Kazanda yerini alıyor.. Lütfen konuları uygun bölüme açınız....