Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah evrensel ruhtur, Enel Hak ve Hallac-ı Mansur


Nesimi
18.09.2006, 20:45
Alevi inancının felsefesini derinden etkileyen ve şekillendirenlerin başında Hallac-ı Mansur gelmektedir. Hallac-ı Mansur, düşüncesiyle, eylemiyle sadece islami coğrafyalarda değil, bütün dünyada çeşitli inançlara mensup insanları tarafından da saygınlık görmüş, etki bırakmıştır. Tabii ki en büyük sahiplenme Aleviler tarafından gösterilmiştir.

İran'ın Bayza bölgesinde aynı adlı köyde doğmuştur. Çocukken bile son derece zeki olmasıyla dikkatleri üzerine çekti, Küçük yaşta Kur'an hafızı oldu.Kur'an ayetlerinin yorumuyla ilgili tefsir konusunda uzmanlaştı, Arap grameri konusunda derin araştırmalar yaptı.

Yaşadığı bölge itibariyle bu coğrafya güneşin kızgın ışıklarıyla kavurduğu can verdiği, aynı zamanda öldürdüğü bir ışık diyarıdır. Burada Işık ve gölge dönüşümü son derece belirgindir, doğum- ölüm, iyi- kötü burada güçlü duygularla hissedilir. El Hüseyin ibni Mansur(tam adı budur) bu karşıtlıkları genç yaşta farketti ve bir süre sonra Zerdüştilerle buluşmaya başladı. Hallac-ı Mansur bu inancda islamın telkin ettiği gibi kabul edilmeyecek bir şey olmadığını gördü. Kur'an da iyi ve kötüyü ayırt etmeyi öğretmiyormuydu? Hüseyin arada sırada dağlardaki ateş tapınaklarına giderek orada ak sakallı zerdüştilerle avestadan ilahiler okuyordu. Zerdüştiler genç Hüseyin'e Kur'an, İncil ve Tevrat dışında da kutsal kitapların olduğunu anlatıyorlardı. Böylece Hallac-ı Mansur Avestayı öğrenmeye başladı. Ayrıca sadece müslümanların değil Zerdüştilerinde tanrı korkusuyla dolu olduğunu gördü.

Daha sonra bağdata yerleşerek daha çok bilgilenmek amacıyla islami hocalara gitti ve en önemli bilgin hocalardan dersler aldı. Bu hocalara dünyanın dört bir yanından insanlar geliyordu. Hallac-ı Mansurda bu hocalardan islamla ilgili her konuda eğitim aldı. Ancak Sahl Hoca adlı bilginden ders alırken bir şey dikkatini çekti. Sahl Allahın özünün parçası olan ışıkdan bahsediyordu. Kurandada "ışık üzerine ışık" ve "yerin ve göğün ışığı" geçmiyormuydu?

Şiilerin Peygamberin ışık taşıyıcısı olduğu ve kutsal insanların özlerinde büyük bir ışık olduğu ancak açıklanması zor görünmeyen bir enerji gereçeğini kavrayan Hallac, artık daha farklı düşünüyordu ve bu ışık öğretilerini daha önce Zerdüştilerden duymuştu. (Daha sonra ortak pek çok noktayı diğer dinlerdede gördü, Hindistana ziyaretinde Budistlerin yaşamlarında aslında dünyanın evrensel bir enerjiyle yönetildiği gerçeği doğa ve tanrının iç içe ve bir olduğunu gördü bu müslümanlıktada aynıydı. Brahman olan sen kendinsin bu söz aslında enel hakla bir değilmiydi? Özden bahsetmiyormuydu? Türkistanda Maniheistlerin ışığa saygısı hepsini inceledi.).

Hayatında hacca 4 kez giden Mansur her seferinde insanların göstermelik şekil amaçlı yaptıklarını görünce düşünceleri değişti. Özellikle hac rehberlerinin gelen hacıları soyup soğana çevirmeleri, hayatlarından memnunlardı. Namaz, Oruç, Çile her türlü ibadeti yaptı yerine getirdi ancak çevresine bakınca Gerçeğin bu olmadığını Namaz, Oruç vs şekilcilik yapanların her türlü pisliği de yaptığını gözlemledi. Hırsızlık, tecavüz, vs her şey kötüydü. Müslümanlık bu muydu? Şekille yapılan ibadetmi Allaha yakınlaştırırdı yoksa tüm bu pisliklerden arınıp Allah'la bir olmak Özüne dönmek Enel hak olmak mı?

Bağdatta aldığı derslerde hep Allahla insan arasında sonsuz büyüklükteki mesafeden bahsediliyordu ancak hallac Allahla insan arasında bir aşk bir enerji olduğunu düşünüyordu. En sonunda Cüneyd Hoca adlı bağdatın en ünlü sufisinden ders alırken her şu kelimeleri söyledi: "Ben ilahi sevgiliyi kavradım! BEN YARATICI GERÇEĞiM!" "ENEL HAK! ENEL HAK!"

Bu sözleriyle o dönemde zahiri olarak yaşayanlar tarafından anlaşılamayan Hallac 922 yılında önce ağır işkencelerden geçirilerek kırbaçlanmış, etleri kesilmiş ve sergilenmiş aç susuz bırakılmış daha sonra çarmıha gerilip en son idam edilmiş ve öldükden sonra kafası kesilerek vücudu yakılmış. Öldürdüklerini sandılar Ancak Hallac-ı Mansurun mücadelesini halen devam ettirenler var.

Nesimi
19.09.2006, 00:14
ENEL-BATIL MI DEMELİYDİ?

Bir mecliste konuşmacının biri Halacı Mansuru çok över. Dinleyicilerden biri ; - Yahu Hiç ‘En-el Hak’ ben Allah’ın denir mi ? Toplantıda bulunan Bektaşî. - Dur hele efendi. En-el-batıl mi demeliydi. (Enel-batıl; doğru olmayan, haksiz, inançsız, gerçek dişi, bos)


Bu konu ciddi bir konu ancak Bektaşinin verdiği bu cevap gerçekten önemli ve düşündürücü.

Serkan_Devrim
19.09.2006, 15:33
Allah evrensel ruhtursimyacıyımı okudun sen? :D güzel yazı katılıyorum. :)

hasret_eylul
19.09.2006, 17:02
simyacıyımı okudun sen? :D güzel yazı katılıyorum. :)
yok yokk can cenk can kesin bağdatta ölümü okumuştur:biggrin: gerçektende paylaşım için çok teşekkürler en kısa zamanda devamı gelecektir..
bu arada profildeki resim çok güzel hımm benmi niye yalan söylim ben zerdeştten almıştım senide bilemem:biggrin: :biggrin: :biggrin:

müttaki
19.09.2006, 17:21
Madde... Akıl.... İrade(istek)...Ruh...

ne sadece Maddedir... ne sadece Akıldır... ne sadece İradedir.. ne de sadece Ruhtur... bu dört özellik İnsanında dört özelliğidir...

madde... topraktır..
akıl... Sudur
İrade... Havadır
Ruh... Ateştir

İslamda ise bu 4 büyük meleği simgeler...

Cebrail Akıldır..
Azrail Ruhtur..
Mikail.. maddi alemdir
İsrafil... iradedir

Maddi beden Aşk ruhundan ilham alarak külli bilinçten akıldan beslenir ve gönülde Allahın isteği İradesi Cem olur... bu kişilere İnsan-ı kamil denir..

Yunus emre bunu şöyle tanımlar... ayak idik baş olduk...

ayak takımındaydı Aşk ile Sinesine gönlüne yükseldi Külli bilinç ise gönüle nüzul etti Gönülde hepsi Cem oldu...

Enel-Hak.. bir vecd halidir kişi Enel Hak dediğinin farkında değildir... kendinden geçer kişi o an Sema ederler... türlü türlü Haller gelir kişinin başına...

yani bunlar Laf işi değildir.. Hal işidir çok gönüllü Aşklı kişilere nasip olur bu haller umarım bizde Hal ederiz..

teşekkürler yazı için..

hasret_eylul
20.09.2006, 09:10
Hani denir ya acıyı bilmek için yaşamak gerekir.peki ben acıyı tüm benliğim ve yüreğimle hissedebiliyorsam?


Adamın çaresiz bir şekilde oynattığı kolunun ucundaki korkunç yaranın çürümeye başladığı açıkça belli oluyordu...
Fakat bu kanlı et yığını tüm işkencelere rağmen insanlığından hiç bir şey yitirmemeişti. Çarmıhın önünde duran cellat, işkence gören adamın vücuduna iki çivi daha çakmakla meşguldü.. Çekici indirdiği anda, adamın vücudundan fışkıran kan sütunu kavis çizerek maydanı kaplayan tozların arasına karışıyordu.. Fakat kurban kahkalar atarak öyle bir gülüyorduki, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyordu.. ve bu yürekler acısı görüntüye rağmen haykırıyordu işte.. "BEN ANCAK ÖLÜRSEM YAŞAYACAĞIM" peki bu adam kimdi? neden bu kadar acıya maruz bırakılmıştı? Bu adam dini bütün dogmaları bi tarafa iterek haykırıyordu işte.. "BEN YARATICI GERÇEĞİM ENEL HAK ENEL HAK" evet bu insan Hallac-ı Mansurdan başkası değildi.. ölürken bile vakur bir edası vardı El hallac'ın çünkü biliyordu ölümü onu yaşatacaktı biliyorduki eline her aldığı çivi darbesi onu yeni nesillere taşıyacaktı aradan 1000 yıl geçsede
O yüzden değilmiydiki son nefesinde bile Enel Hak Enel Hak ve Ben ancak ölürsem yaşayacağım sözleri..
Can sen şimdi daha rahat uyu çünkü seni düşündükçe senin deyiminle; AŞK HERŞEYDİR öğretisini yaşatacak insanlar hep oldu ve olmayada devam edecektir..

Hükümdarın sözüne karşı gelmek,
Kan revan içinde kalmak demektir..
Hükümdar öğle vakti derse gece oldu!!
Sende şöyle de işte ay, işte gezegenler......

hasret_eylul
22.09.2006, 13:03
arkadaşlar ben El hallac ile ilgili küçük bir hikayeyi de paylaşmak istedim sizlerle

o dönemlerde fakirler için hazırlanan aş evleri bulunuyormuş ve birgün Hallac oraya yemek yemek için gider.. yanında da kara bir köpek götürür.. neyse aşçının yanına gelir ve aşçı derki söyle hey Hallac çok mu yemek istersin yoksa azmı yemek istersin? Hallac aşçıya döner ve derki bana sadece biraz çorba ver ama köpeğimede çorbanın etini ver der. aşçı güler ve derki neden sen köpeğe eti layık görüyorsunda kendin sadece çorba istiyorsun benden.. bunun üzerine El hallac bu köpek benim kötü yanımı temsil etmektedir o yüzden eti ona vermeni istiyorum der. aşçı anlayamadım ne demek istediğini der. hallac derki bu görmüş olduğun köpek benim nefsimi temsil etmektedir.. aşçı yine boş gözlerle bakar yine söylemek istediğini anlamadım ama al bu çorban buda köpeğin için et der ve köpeğinde önüne bir parça et atar..
aslında hallac daha sonraları bu köpeğide terk eder çünkü bilirki herşey kendi elindedir ve sadece bu yolda tek başına savaşması gerektiğine inanır çünkü bilirki kendisi yaratıcı gerçeğin ta kendisidir...

seheryeli
24.09.2006, 00:09
Bir gün (güya)tanrı şeytanla kapısıyor:

şeytan diyorki :ÖYLE BİR TAŞ YAP Kİ,KALDIRAMIYACAĞIN KADAR AĞIR OLSUN..
tanrıyı alıyor bir telaş,taşı kaldıramazsa en güçlü o değil
kaldıramayacağı kadar büyük bir taş yapamazsa yaratıcı değil

bu kısacık hikaye bile tanrı kavramının EVRENSELLEŞTİRİLMESİNİN mantıksız olduğunu anlatıyor bence.

herkesin inancına saygılıyım ama ortak payda BİLİM diyorum...

Nesimi
24.09.2006, 02:11
Bir gün (güya)tanrı şeytanla kapısıyor:

şeytan diyorki :ÖYLE BİR TAŞ YAP Kİ,KALDIRAMIYACAĞIN KADAR AĞIR OLSUN..
tanrıyı alıyor bir telaş,taşı kaldıramazsa en güçlü o değil
kaldıramayacağı kadar büyük bir taş yapamazsa yaratıcı değil

bu kısacık hikaye bile tanrı kavramının EVRENSELLEŞTİRİLMESİNİN mantıksız olduğunu anlatıyor bence.

herkesin inancına saygılıyım ama ortak payda BİLİM diyorum...

Tanrı ulaşılmaz elle tutulmaz, gözle görülmez biriyse ben ona inanmıyorum. Ama benim anlattığım şekilde evreni kapsayacak enerji olduğu zaman onu her soluk alıp verdiğimde her güneş doğduğunda hissediyorum.

Esasında materyalizmi öven bir görüş benimki ve bilime karşı değil ama dogmatik dinlerin hikayelerine karşı...

hasret_eylul
24.09.2006, 12:30
Bir gün (güya)tanrı şeytanla kapısıyor:

şeytan diyorki :ÖYLE BİR TAŞ YAP Kİ,KALDIRAMIYACAĞIN KADAR AĞIR OLSUN..
tanrıyı alıyor bir telaş,taşı kaldıramazsa en güçlü o değil
kaldıramayacağı kadar büyük bir taş yapamazsa yaratıcı değil

bu kısacık hikaye bile tanrı kavramının EVRENSELLEŞTİRİLMESİNİN mantıksız olduğunu anlatıyor bence.

herkesin inancına saygılıyım ama ortak payda BİLİM diyorum...

bence aslında seher arkadaşım anlattığın hikaye tanrıyı yüceltmek yerine çok çok aşağılara çekmektedir.. neden mi? gel beraber bir daha inceleyilm hikayeyi:
tanrı neden şeytanla kapışıyor ilk anlamsızlık burda başlıyor hikayede..
ikinci olarak: bu şeytan neden hep tanrının gücünü ölçmeye kalkışıyor buna tanrı neden izin veriyor onamı düşüyor tanrının gücünü sınamak..
üçüncü olarak: tanrıdaki bu telaş nedir o kutsal kitaplarda anlatılan tanrı kavramı çok çok uzağında kalıyor o zaman bu hikayenin.. çünkü herşeyin yaratıcısı değilmi?

hımm bak benim görüşümde dinler hep efsanelerle hikayelerle varlığını korumaktadır.. yani dogmatiktir.. bu hikayedeki gibi.. evet herşeye bilimsel yaklaşılmalıdır.. çünkü bilirimki dinler insanlığı hep geriletmiştir..ve afyonu olmuştur insanlığın..ve tanrımızı kendimizde bulduğumuz zaman çok büyük bir yol katedilmiş olacaktır.. ve bunun en güzel örneğini hallac-ı mansurlar, pir sultanlar, Şeyh bedrettinler başarmıştır.. bize düşende bilimin ışığında bu büyük düşünürlerin; düşüncelerini en güzel şekilde yine bilimin ışığında gelecek nesillere taşımak olmalıdır...

sevgi ve ışık yolunuz olsun...

Serkan_Devrim
24.09.2006, 12:32
Tanrı ulaşılmaz elle tutulmaz, gözle görülmez biriyse ben ona inanmıyorum. Ama benim anlattığım şekilde evreni kapsayacak enerji olduğu zaman onu her soluk alıp verdiğimde her güneş doğduğunda hissediyorum.

Esasında materyalizmi öven bir görüş benimki ve bilime karşı değil ama dogmatik dinlerin hikayelerine karşı...doğrusu bu zaten. alevi felsefesinde evrenin doğanın tanrı olduğu inancı yer alır. bedrettinde aynısını söylemiştir. bilim adamları daha sonradan protonu parçalamayı başarınca açığa pozitron(anti-proton yada pozitif elektron) denen bir parçacık çıktı. bu parçacık elektronun aynısı olmakla beraber elektronun zıt özelliklerini taşıyordu. daha da ilginci pozitif yük taşıyordu. bu anti potonu protonla birleştirince açığa sadece gama ışını çıktığını gördüler. yani kütle tamamen yok olup enerji açığa çıkıyordu. daha sonra nötron ve elektronun da antisi bulundu.

eğer proton nötron ve elektron atomu ve atomlarda maddeyi oluşturuyorsa;
anti proton anti elektron ve anti nötron birleşip anti atomu ve anti atomlarda anti maddeyi oluştururlar. madde ve anti madde birleşerek enerjiyi oluşturur.

gerçi labaratuarlarda oluşturulanlar hariç hiç anti parçacık bulunamadı ama olması gerekti.

einstayn a göre madde de enerjinin bir türüydü.

bu durumda evren=enerji=Tanrı akla pek mantıklı geliyor. :)

not:hatalarım olabilir. izmirksk hatalarımı düzeltir. :)
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Bir gün (güya)tanrı şeytanla kapısıyor:

şeytan diyorki :ÖYLE BİR TAŞ YAP Kİ,KALDIRAMIYACAĞIN KADAR AĞIR OLSUN..
tanrıyı alıyor bir telaş,taşı kaldıramazsa en güçlü o değil
kaldıramayacağı kadar büyük bir taş yapamazsa yaratıcı değil

bu kısacık hikaye bile tanrı kavramının EVRENSELLEŞTİRİLMESİNİN mantıksız olduğunu anlatıyor bence.

herkesin inancına saygılıyım ama ortak payda BİLİM diyorum...bu bir filozofun paradoks felsefesi. ama adı aklıma gelmedi. :)

hasret_eylul
24.09.2006, 12:34
sevgili serkan şunu eklemek istiyorum ben: bu enerjinin yoktan var olduğu gerçeğide vardır söylemek istedim..

Nesimi
24.09.2006, 12:36
doğrusu bu zaten. alevi felsefesinde evrenin doğanın tanrı olduğu inancı yer alır. bedrettinde aynısını söylemiştir. bilim adamları daha sonradan protonu parçalamayı başarınca açığa pozitron(anti-proton yada pozitif elektron) denen bir parçacık çıktı. bu parçacık elektronun aynısı olmakla beraber elektronun zıt özelliklerini taşıyordu. daha da ilginci pozitif yük taşıyordu. bu anti potonu protonla birleştirince açığa sadece gama ışını çıktığını gördüler. yani kütle tamamen yok olup enerji açığa çıkıyordu. daha sonra nötron ve elektronun da antisi bulundu.

eğer proton nötron ve elektron atomu ve atomlarda maddeyi oluşturuyorsa;
anti proton anti elektron ve anti nötron birleşip anti atomu ve anti atomlarda anti maddeyi oluştururlar. madde ve anti madde birleşerek enerjiyi oluşturur.

gerçi labaratuarlarda oluşturulanlar hariç hiç anti parçacık bulunamadı ama olması gerekti.

einstayn a göre madde de enerjinin bir türüydü.

bu durumda evren=enerji=Tanrı akla pek mantıklı geliyor. :)

not:hatalarım olabilir. izmirksk hatalarımı düzeltir. :)

Evet can işte güzel bir örnek olmuş. Din'i böyle düşününce daha dünya ve doğa daha mantıklı geliyor tıpkı Şeyh Bedrettinin fikirleri gibi.

Üstelik bilimle de çelişmiyor. Bilimle çelişmeyen bir inanc zaten en aydınlık inancdır.

Alevilikde bu fikir var ancak bazı kesimler islama yamanma gayretinde. Ancak onların sayısı azınlıkta Aleviler genel olarak çağdaş aydın demokrat insanlar. Tanrıyı, insanı, evreni bu şekilde açıklayan bir topluluğun gerici olması zaten düşünülemezdi sevgiler, saygılar can ;)

Serkan_Devrim
24.09.2006, 12:43
sevgili serkan şunu eklemek istiyorum ben: bu enerjinin yoktan var olduğu gerçeğide vardır söylemek istedim..evet yaratılamayan tek şey evrende enerjidir. enerji sadece biçim ve yer değiştirir. ama asla yaratılamaz ve yokedilemez. tanrı için sayılan bir çok sıfat enerjide mevcut.:)
örnek;
enerjinin başlangıcı yoktur. sonuda yoktur.
enerji her yerde hazır ve nazırdır.
enerji sonsuz kudret sahibidir.(devinim yaptığı zaman enerji sonsuza kadar iş yapar.)
ve ve ve

seheryeli
24.09.2006, 20:37
Ahmet Altan'ın 'İsyan Günlerinde Aşk' adlı romanından,ilgimi çeken bir bölümü(sayfa 82-83)paylaşmak istiyorum.

Felsefe,dinin huzursuz kardeşidir.

Bir yaz gecesinde küçük kızım, otların üzerine uzanıp yıldızlarla dolu
gökyüzüne baktığında, eğer bu, bir yaz romantizminin, dans ya da şarkı gibi
o geceye tat katan bir süsü değilse, gerçekten gökyüzüne ve yıldızlara
bakıyor ve onları görüyorsan, o gökyüzünün kapıları iki yere açılır o zaman,
dine ve felsefeye... Din o muhteşem kainatın yaradılışını Allah'a bağlar ve
huzura kavuşur, onun için din insanlara huzur ve güven verir, insanoğlunun
en çok merak ettiği sorunun cevabını kendince bulmuştur çünkü; felsefe ise,
dinin huzursuz kardeşidir, o, bulunan hiçbir cevaptan tatmin olmaz, her
cevaptan sonra yeni bir soru daha sorar.

******

Doğrusu inançlı bir insan olmasam da din fikrine de çok karşı değilim; ne
olduğunu anlamadığımız bir hayat yaşıyorsak, ne olduğunu bilmediğimiz bir
varlıktan da huzur bekleyebiliriz. Biz Allah'ın olduğunu bilmiyoruz ama
olmadığını da bilmiyoruz, varlığına karşı şüpheciysek yokluğuna karşı da
şüpheci olmalıyız, eğer dini küçümsüyorsan, o zaman Allah'ın varlığına
duyulan inanç kadar yokluğuna olan inancı da küçümse. Bir şeye inanman
gerekmediği gibi, bir şeye inanmaktan korkman da gerekmiyor çünkü.

Ahmet Altan / İsyan Günlerinde Aşk

izmirksk
24.09.2006, 22:52
doğrusu bu zaten. alevi felsefesinde evrenin doğanın tanrı olduğu inancı yer alır. bedrettinde aynısını söylemiştir. bilim adamları daha sonradan protonu parçalamayı başarınca açığa pozitron(anti-proton yada pozitif elektron) denen bir parçacık çıktı. bu parçacık elektronun aynısı olmakla beraber elektronun zıt özelliklerini taşıyordu. daha da ilginci pozitif yük taşıyordu. bu anti potonu protonla birleştirince açığa sadece gama ışını çıktığını gördüler. yani kütle tamamen yok olup enerji açığa çıkıyordu. daha sonra nötron ve elektronun da antisi bulundu.
son cümlen için bir şey diyeceğim..zaten elektronun antisi pozitron ondanda bahsetmişsin ya
birde pozitronun proton parçalanması olduğuna eminisin?benim bildiğim şu.Carl Anderson, 1932’de pozitronu keşfediyor..proton parçalanması şeklinde değilde, bilimsel çalışmalar yaparken dünyanın dışından gelen yüksek enerjili kozmik ışınların, atmosferdeki moleküllere çarpmasıyla, antiparçacıkların oluştuğunu farketti.ve pozitronu bu şekilde keşfetti.sanırım sis odasında protondan farklı + bırakan bir element keşfetti ve adı pozitron oldu..ve 4 yıl sonrada bu keşifle nobel aldı.
anti elektronun(yani pozitronun) evrenin ilk elementi olduğunu biliyorum..elektronla beraber..(malum evrenin ilk oluşum anında henüz 1 saniye bile geçmemişken 100 milyarın üstünden bir sıcaklık varmış).ve o sıcaklığa elektron ve pozitronun dayanabileceği söyleniyor..evrenin ilk 2 maddesi diyebiliriz sanırım..

izmirksk
25.09.2006, 01:04
bu arada enerji=tanrı fikri ilginç..üzerinde tartışmak gerek..

Serkan_Devrim
25.09.2006, 09:28
son cümlen için bir şey diyeceğim..zaten elektronun antisi pozitron ondanda bahsetmişsin yayalnış söylemişim protonun antisi bulundu diyecektim. :) yani üç taneciğinde antisi labaratuarlarda bulundu.

birde pozitronun proton parçalanması olduğuna eminisin?benim bildiğim şu.Carl Anderson, 1932’de pozitronu keşfediyor..proton parçalanması şeklinde değilde, bilimsel çalışmalar yaparken dünyanın dışından gelen yüksek enerjili kozmik ışınların, atmosferdeki moleküllere çarpmasıyla, antiparçacıkların oluştuğunu farketti.ve pozitronu bu şekilde keşfetti.sanırım sis odasında protondan farklı + bırakan bir element keşfetti ve adı pozitron oldu..ve 4 yıl sonrada bu keşifle nobel aldı.bu konuda ismini hatırlayamadığım bilim adamının çalışması vardı sanırım. eğer yanılmıyorsam kabaca;
proton=notron + pozitron

zaten radyoaktif ışımadada protonun parçalanmasıyla pozitron ortaya çıkar.


anti elektronun(yani pozitronun) evrenin ilk elementi olduğunu biliyorum..elektronla beraber..(malum evrenin ilk oluşum anında henüz 1 saniye bile geçmemişken 100 milyarın üstünden bir sıcaklık varmış).ve o sıcaklığa elektron ve pozitronun dayanabileceği söyleniyor..evrenin ilk 2 maddesi diyebiliriz sanırım..evet pozitron, notrino, elektron birde çok az miktarda proton notron evrenin ilk elementleridir. :)
bu arada enerji=tanrı fikri ilginç..üzerinde tartışmak gerek..
tartışalım Özgür. :) kafamda bazı pürüzleri var ama tanrı=enerji fikri 15 yaşımdan beri yani enerjiyi tanıdığımdan beri bana çok cazip gelir.:) ama dediğim gibi pürüzler var. :)

izmirksk
25.09.2006, 13:31
bu konuda ismini hatırlayamadığım bilim adamının çalışması vardı sanırım. eğer yanılmıyorsam kabaca;
proton=notron + pozitron

benim bildiğim şu..nötron ile pozitron çarpıştılırılır ve proton oluşur

seheryeli
25.09.2006, 16:11
Fizikte basit bir öneri vardır:
"Enerji yoktan var olmaz,vardan da yok olmaz"

Fiziksel, ruhsal her yönden algılayabildiğimiz enerji olan dünyamızın,evrenimizin;mantıken ve fiziken kabul edemediğimiz,sadece iman diye itam ettiğiniz,görünmez,ellerle hissedebildiğimiz bir şeyin varlığından daha önce var olması daha bir mantıklı geliyor.

Görünmez,ama iman ile hissedilebilen tanrı,birçok şey ile idrak edebildiğimiz maddeyi yarattı..Madde olan zihinlerimizin bizzat onu yaratması daha da basit değil mi??

izafiyet teorisi gereği madde enerji ise evren enerjiden ibaret olur-ki- bu durumda evren tanrı olur. bu durum da 13. mutasavvuflarının(hacı bektaşi veli, yunus emre, fuzuli, nesimi, feridun attabari, muhuddin arabi, mevlana, pir sultan abdal vb) haklı olduklarını gösterir.

Serkan_Devrim
25.09.2006, 20:59
benim bildiğim şu..nötron ile pozitron çarpıştılırılır ve proton oluşur
bu tepkimenin terside mümkün değil mi? tepkimeler genelde çift yönlüdür.:)

izmirksk
26.09.2006, 17:11
şimdi sen nötron+pozitron=proton dediğin için yazmıştım..yani toplamından nasıl elde edilebilir ki? ama ikisinin çarpımından elde edildiğini biliyorum..
ve yanılmıyorsam iki fotonunun çarpımı ile de pozitron elde ediyorlarmış..

Serkan_Devrim
28.09.2006, 13:26
şimdi sen nötron+pozitron=proton dediğin için yazmıştım..yani toplamından nasıl elde edilebilir ki? ama ikisinin çarpımından elde edildiğini biliyorum..
ve yanılmıyorsam iki fotonunun çarpımı ile de pozitron elde ediyorlarmış..tersini yazmıştım. proton=nötron +pozitron. yani protınun parçalanmasından elde edilir. pozitronun bulunuşu senin dediğin gibi olabilir yalnış hatırlamış olabilirim. :) ama zaten tepkimler çift yönlüdür.
burdan çıkan sonuç ise anti parçacığın bulunduğudur.
anti madde de bulunmalı bu sebeple ama bu konu hala muamma. galaksimizde anti madde bulunmadığı kesin. bazı galaksiler madde bazı galaksilerde anti madde olabilir mi? büyük patlama sonrası bir madde evreni bir anti madde evreni oluşmuş olabilir mi? bilinmiyen konular ama beni heyecanlandırdığı kesin.

izmirksk
28.09.2006, 14:03
tersini yazmıştım. proton=nötron +pozitron. yani protınun parçalanmasından elde edilir. pozitronun bulunuşu senin dediğin gibi olabilir yalnış hatırlamış olabilirim. :) ama zaten tepkimler çift yönlüdür.
burdan çıkan sonuç ise anti parçacığın bulunduğudur.
anti madde de bulunmalı bu sebeple ama bu konu hala muamma. galaksimizde anti madde bulunmadığı kesin. bazı galaksiler madde bazı galaksilerde anti madde olabilir mi? büyük patlama sonrası bir madde evreni bir anti madde evreni oluşmuş olabilir mi? bilinmiyen konular ama beni heyecanlandırdığı kesin.
serkancığım ,anti maddeden ne anlıyorsun?
çünkü antiparçacık demek antimadde demektir..yani eletronun antimaddesi yani antiparçacığı pozitrondur....

emreank
28.09.2006, 14:15
Aslında Hallacı Mansur "Enel Hak" demesindeki gerçek şudur. Ruhlarımız Allah cc'ın nurundan yaratılmıştır. Nur bir ışıktır. Benim ruhumda Allah cc'ın ruhundan olduğuna göre ben Haktanım (Enel hak) demektedir. Ben Hakkın kendisiyim dememektedir. Çünki yaratıcı tekdir.

Serkan_Devrim
28.09.2006, 14:24
serkancığım ,anti maddeden ne anlıyorsun?
çünkü antiparçacık demek antimadde demektir..yani eletronun antimaddesi yani antiparçacığı pozitrondur....
anti madde:madde deki atom altı parçacıkların zıt özellikleri taşıyan atom altı parçacıklardan oluşmuşudur desem saçmalamış olurmuyum?:)
anti madde maddeyle birleşince kütle yok olur ve gama ışınları ortaya çıkar. bu önemli bir ayrıntı benim için. belkide başlangıçta sadece enerji vardı ve madde ve anti-madde yi oluşturdu. bu durumda;
evren=enerji=Allah olur bana göre. :)

izmirksk
28.09.2006, 14:28
tamam işte anti madde anti parçacık oluyor bu durumda..yani anti madde farklı bir şey olmuyor..

emreank
28.09.2006, 14:32
anti madde maddeyle birleşince kütle yok olur ve gama ışınları ortaya çıkar. bu önemli bir ayrıntı benim için. belkide başlangıçta sadece enerji vardı ve madde ve anti-madde yi oluşturdu. bu durumda;
evren=enerji=Allah olur bana göre. :)

evren=enerji=Allah Doğru olan bu eşitlemenin tam tersi olacak. yani ALLAH vardı ezelden beri O nuru (ışığı=enerjiyi) yarattı ve o nurdan evren yaratıldı. sonrasında da insan.

Serkan_Devrim
28.09.2006, 14:40
evren=enerji=Allah Doğru olan bu eşitlemenin tam tersi olacak. yani ALLAH vardı ezelden beri O nuru (ışığı=enerjiyi) yarattı ve o nurdan evren yaratıldı. sonrasında da insan.ışık=enerji eksik kalır. ışık bir enerji çeşididir ama tek enerji çeşidi değildir. ve Allah evreni kendinden yarattı ise yine Allah enerji olur. enerji yaratılamaz ve yokedilemez. sadece biçim ve yer değiştirir.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
tamam işte anti madde anti parçacık oluyor bu durumda..yani anti madde farklı bir şey olmuyor..anlamadım. farklı bir şey olmasına gerek yok. okuduğum kadarıyla madde(parçacık) anti-madde ile(anti parçacık) birleşince kütle yok oluyor ve gama ışını ortaya çıkıyor. yani kütle tamamen enerjiye dönüşüyor. einstayn ın da dediği gibi madde enerjinin bir türü olur o zaman. demekki evren enerjiden ibarettir. alevilikte ki evren=Allah eşitliğide düşünülünce;
evren=enerji
evren=Allah
o halde
Allah=enerji :yamukgul:

izmirksk
28.09.2006, 16:22
burdan çıkan sonuç ise anti parçacığın bulunduğudur..
dedikten sonra
anti madde de bulunmalı bu sebeple ama bu konu hala muamma. .demişsin..
bende bu ,anti parçacık ile anti maddeye farklı baktığın yada ikisini farklı manada kullandığın izlenimi bıraktı

müttaki
29.09.2006, 14:56
bir Hikaye var konuyla ilgili

Adamın biri oğlu ve kızıyla beraber eve yürüyorlarmış. oğlu tutturmuş baba ben yoruldum beni omzuna al, oğlum geldik a sabret çocuk usanmış bi kere ağlamaya devam baba ben yoruldum beni omzuna al.... derken Baba bir dal parçası koparmış ve ucunu sıyırmış..

al oğlum bu at.. bu ata bin seni eve kadar taşısın çocuk bir sevinmiş atlamış atına dıgıdık dıgıdık dıgıdık ne yorgunluğu kalmış ne bitkinliği...

enerji İsteğin yani İradenin birşeye yoğunlaşmasıyla artar ve isteğin son bulmasıyla da enerji azalmaya başlar hayattan bıkma sebebimiz İsteksiz ve Umutsuz kalmamızdır yoksa enerji İrademizde zaten saklıdır.. dini terimde enerji yoğunlaşmasına Aşk denebilir yada Ruhlanma...

Allahın sonsuz enerjisi kendi Zatında saklıydı... bilinmeyi Murat etti ve İnsanı yarattı ve İnsan için Kainatı...

Allahın İradesinde ki enerji yoğunluğu ortaya aşikara çıktı sonra o enerji bilince ve bilinçtende maddi yaşama dönüştü...

diye konuya katılabilirim :)

izmirksk
29.09.2006, 17:11
aslında serkan la bir iki pürüz hariç aynı düşünüyoruz kanımca..
enerji kavramının tanri ile olan ilişkisi içinse epey bir düşünmek gerek..

insanlar kardeş
29.09.2006, 17:16
daha nice tanrılar yaratacagız.ey insanlık kendimizle barışık olan tanrıyı bilen varmı?şimdiye kadar kaç tanrı yok edildi.kaç put devrildi.daha dün ırakta saddam değilmiydi yaratan.bugün onu devirip yargılayan sorgulayan hangi tanrı ?amerikada dünyayı yeniden yaratan kim? yazılanlar hiradan mı geliyor?ne dört kitap.şimdi cilt cilt her bir fetva bin kelle.bir vehiy kaç ton petrol?
buşun tanrıcıkları türkiyede iftar sofraları seriyor.kıyamet gününü bekleyen var mı? dünyayı yörüngesinde tutacak tanrı nerde ? ama çıkaraçaklar elle tutulur gözle görülüyor. yaşatılan kıyameti daha fazla görmek istiyorsak. evet o her şeye kadirdir.herşeyin üstüdür.

izmirksk
29.09.2006, 18:11
Allahın sonsuz enerjisi kendi Zatında saklıydı... bilinmeyi Murat etti ve İnsanı yarattı ve İnsan için Kainatı...

Allahın İradesinde ki enerji yoğunluğu ortaya aşikara çıktı sonra o enerji bilince ve bilinçtende maddi yaşama dönüştü...

diye konuya katılabilirim :)
ilginç olan nokta enerjini hep var olup olmadığı?
tabiki enerjinin korunumuna göre yaratılamaz ve yok edilemez..ama evrenin başlangcında fizik yasaları başka ise enerjiye olan bakışda değişir ama o döneme ait bir şey bilmiyoruz

müttaki
29.09.2006, 18:23
ilginç olan nokta enerjini hep var olup olmadığı?
tabiki enerjinin korunumuna göre yaratılamaz ve yok edilemez..ama evrenin başlangcında fizik yasaları başka ise enerjiye olan bakışda değişir ama o döneme ait bir şey bilmiyoruz

aslında yoktan yaratılan hiçbirşey söz konusu değil... herkes biliyor ki yoktan bişey var edilmez ve Var olan yok olmaz... sadece dönüşür madde başka bir maddeye enerji maddeye veya madde enerjiye...

tüm madde aleminin enerjiden geldiğini ve bu gelişin tamamen bilinçli bir İradeyle yönetildiğini akledebiliyoruz... herşey yerli yerinde sebepsiz ve işe yaramayan başıboş birşey kendi kendine oluşmuyor bir sebep üzere oluşuyor eksikliği tamamlamak üzere oluşuyor... yani doğa bilinçli bir doğa...

enerji nerden geldi diyorsanız benim bilgim bu konuda sınırlı oldukça ama bilim bunuda bulur herhalde enerji nerden geldi... işte ben burada sadece İrade diyebiliyorum yani İstek :) çünkü İnsanlar istediğinde O'nun enerjisinide yaratıyorlar ilginç olanda bu....

KızılBant
19.10.2006, 16:48
İşte benim düşüncelerim. Bu çalışma oldukça faydalı olmuş. Alevilerin Hak inancını özetlemiş oldukça güzel anlatılmış.

Tanrı ulaşılmaz elle tutulmaz, gözle görülmez biriyse ben ona inanmıyorum. Ama benim anlattığım şekilde evreni kapsayacak enerji olduğu zaman onu her soluk alıp verdiğimde her güneş doğduğunda hissediyorum.

Esasında materyalizmi öven bir görüş benimki ve bilime karşı değil ama dogmatik dinlerin hikayelerine karşı...


Sunnilikde Allah yakan yıkan mezarda türlü işkenceleri deneyen bir Tanrı. İnsanların bu gibi bir tanrıya inanıp daha sonra da türlü korkular psikolojik bozukluklar içinde olması ve dünyanın din savaşları yüzünden kan gölüne dönmesinin tek nedeni.

Ancak Hallac-ı Mansurun ve diğer tüm aydın insanların farkına vardığı bu Enell-Hak görüşü yani Allah dediğimiz varlığın tüm evrenle insanlarla bir olduğu fikri ne bilime aykırı nede dogmatik. Alevilikde yaşattığımız tanrı budur.

Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız.

Dünyada bu derece güzel bir din anlayışı hüküm sürse dünyada adaletsizlik eşitsizlikler yok olur dünya dinler savaşının hüküm sürdüğü baskı yeri olmakdan çıkar.

Güzel fikirleriniz için teşekkürler. Aslında Hallac-ı Mansur ve Şeyh Bedrettin gibi insanlar ve diğer insanlık için birşeyler yapmaya çalışanlar bu felsefeyi öğütlemek istemişlerdi. teşekkürler.

Şoreş
05.11.2006, 15:20
Hallacı Mansur önemli bir Alevi büyüğüdür.
Bende yakan yıkan, uzaklarda aranılan Tanrı Anlayışını reddediyorum..
Tanrı var ama bizde var.
Bizim özümüde.
İçtiğimiz suda odur..

Muhammedde Hakkın Tecellisidir, Alide..

Bizde Haktan geldik.Ondan yaratıldık...

O yüzden Tanrıdan başımsız değiliz.. Onun parçasıyız..

Bu yüzden Tanrıyı uzaklarda arayan Sünni Şia Anlayışı reddediyorum..

Hak benim, Hak sensin, Hak Muhammad, Hak Ali, Hak Düzgin Baba, Hak 12 İmamlar, Hak herşeydedir.... Özümüzdedir...

Şoreş
19.11.2006, 15:17
İşte benim düşüncelerim. Bu çalışma oldukça faydalı olmuş. Alevilerin Hak inancını özetlemiş oldukça güzel anlatılmış.



Sunnilikde Allah yakan yıkan mezarda türlü işkenceleri deneyen bir Tanrı. İnsanların bu gibi bir tanrıya inanıp daha sonra da türlü korkular psikolojik bozukluklar içinde olması ve dünyanın din savaşları yüzünden kan gölüne dönmesinin tek nedeni.

Ancak Hallac-ı Mansurun ve diğer tüm aydın insanların farkına vardığı bu Enell-Hak görüşü yani Allah dediğimiz varlığın tüm evrenle insanlarla bir olduğu fikri ne bilime aykırı nede dogmatik. Alevilikde yaşattığımız tanrı budur.

Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız.

Dünyada bu derece güzel bir din anlayışı hüküm sürse dünyada adaletsizlik eşitsizlikler yok olur dünya dinler savaşının hüküm sürdüğü baskı yeri olmakdan çıkar.

Güzel fikirleriniz için teşekkürler. Aslında Hallac-ı Mansur ve Şeyh Bedrettin gibi insanlar ve diğer insanlık için birşeyler yapmaya çalışanlar bu felsefeyi öğütlemek istemişlerdi. teşekkürler.


Sünnilere göre Namaz kılmayanları Mezarda korku dolu günler bekliyor.:yamukgul: Namaz kılmayanları yılanlar sarıcakmış, Türban takmayanların saçlarını yılanlar saracak ve saçları yanacakmış, Türban takmayanlar Cehenneme gitmemek için, Türbanlı Kızların eteklerine yapışacakmış:yamukgul: Ve Yağmur neden yağarmış biliyor musun ?:yamukgul: Şeytan Allahız kızdırınca, Allah şimşeklerini çakarmış ve Yağmur yağarmış:yamukgul:

Tüm bu saçmalıklara, Alevilikte yer yoktur.Alevilikte İnsanları Cehennem azabı ile tehtit eden ve Kadınların saçlarını yakan bir Allah anlayışı yoktur.Sünni ve Şiaların Allah Anlayışı, dini çıkarlarına göre Lego gibi parçalayıp, farklı bir şekilde birleştiren Molla, Yobaz ve çıkarcılar zamanla yarattığı olmayan bir Allah Anlayışıdır..:yamukgul:

Hak, Hakikattır..Evren ile Hak bir bütündür.. Herşeyin gerçeği Haktır.. Hak asla Evrensen ayrılamaz.. Evren ve üzerindekiler, Hakkın yansımasıdır.

yusufçukgecegez
25.11.2006, 23:10
ben dün bir insan öldürdüm.kimse görmedi bilmiyor.şu an hiçbir inanca bağlı değilim.kanunlar bana ceza veremeyecek saklıyım.bir allah varki ben kötüleri cehennemimde yakacağım diyor.bir allah varki,sen ölüp bidaha doğacaksın ,takı ruhun kamil insan seviyesine ulaşana kadar.ben bu işi sevdim.önemli olan benin bu yaçşamımda ceza almamam.birdahaki yaşamımdan haberim bile olmayacak.ama o yakan yıkan allah yokmu.ödüm patlıyor.bu dünyada yapmazsa bile cehenneminde beni yakacak.ve ben bunun bilincinde olacağım.o ateşe nasıl dayanacağım.ey allahım.söz veriyorum.birdaha dünyaya gelirsem kötülük yapıp iyi insan olacağım.yeterki beni cehennemde yakma.....

---diğer taraftan bir ses.ey allahım.bana canı sen verdin ,bu adam onu aldı.eğer onun tevbesini kabul edersen,banim hakkım ne olacak sen nasıl bir yaradıcısın...


ve ilahi bir ses.....ey hakkı yenen.sana mükafatım cennet.orda çektiğin acıdan dolayı mükafatlar bulacaksın,bununda bilincinde olacaksın.ey hak yiyen.sen ilahi adalet için cehennemde yanacaksın.ben hakkı yenen kuluma soracağım,affadicimisin.affedici olursan sana müfatım artacaktır.kul hakkı yemediğin günahların tarafımdan affolacaktır.affetmezsen bunda sana sorumluluk yoktur.suçlu cehennemde cezasını çeker.suçun büyüklüğünce.ben demedimmi ayetimde.zulmedenleri cehennemimde yakacağım.iyilik ednleri ,mazlumları cennetle mükafatlandıracağım.

Nesimi
25.11.2006, 23:56
ben dün bir insan öldürdüm.kimse görmedi bilmiyor.şu an hiçbir inanca bağlı değilim.kanunlar bana ceza veremeyecek saklıyım.bir allah varki ben kötüleri cehennemimde yakacağım diyor.bir allah varki,sen ölüp bidaha doğacaksın ,takı ruhun kamil insan seviyesine ulaşana kadar.ben bu işi sevdim.önemli olan benin bu yaçşamımda ceza almamam.birdahaki yaşamımdan haberim bile olmayacak.ama o yakan yıkan allah yokmu.ödüm patlıyor.bu dünyada yapmazsa bile cehenneminde beni yakacak.ve ben bunun bilincinde olacağım.o ateşe nasıl dayanacağım.ey allahım.söz veriyorum.birdaha dünyaya gelirsem kötülük yapıp iyi insan olacağım.yeterki beni cehennemde yakma.....

---diğer taraftan bir ses.ey allahım.bana canı sen verdin ,bu adam onu aldı.eğer onun tevbesini kabul edersen,banim hakkım ne olacak sen nasıl bir yaradıcısın...


ve ilahi bir ses.....ey hakkı yenen.sana mükafatım cennet.orda çektiğin acıdan dolayı mükafatlar bulacaksın,bununda bilincinde olacaksın.ey hak yiyen.sen ilahi adalet için cehennemde yanacaksın.ben hakkı yenen kuluma soracağım,affadicimisin.affedici olursan sana müfatım artacaktır.kul hakkı yemediğin günahların tarafımdan affolacaktır.affetmezsen bunda sana sorumluluk yoktur.suçlu cehennemde cezasını çeker.suçun büyüklüğünce.ben demedimmi ayetimde.zulmedenleri cehennemimde yakacağım.iyilik ednleri ,mazlumları cennetle mükafatlandıracağım.


Yusufçuk gecegezen,

Hep bu tarz örneklerle köşeye sıkıştırmak islamcıların baş yöntemidir. Ama bende size bir örnek vereyim. Bizim bir sütçümüz vardı, Adam 50 li yaşlarda ve sütü satar parasını alırdı su katardı belki çok az farkına bile varmazdık, Adam hacca gitti malum yaşı gelmiş her müslüman yaşı gelince bir ayak çukura girince cehennem korkusundan gider hacda bi güzel yılların günahından arınır ohh ne güzel :)

Gitti bu adam beyaz kıyafetleriyle 7 kez kabeyi tavaf etti, Şeytanı taşladı ( Bazen şeytan taşlarken kendi kendilerini de taşlıyorlar ya) sonra ordan arap burjuvazisini geliştirmek için hediyelik eşyalar ve zemzem suyu adlı sudan da alıp istanbula geri döndü ve mesleğine devam etti.

Bu adam tekrar bize süt getirdiğinde sütte bir değişim vardı artık süt daha çok su içeriyordu nede olsa o kadar masraf etti o parayı çıkarması gerekiyor, Günahıda yok bu işin nede olsa hacc da yılların günahından arınmıştı....

Şimdi sana asıl olayı anlatayım. Demekki cehennemde yanma korkusu olmasa her pisliği günahı işleyeceksiniz mantık buysa ben bunda yokum...

Ateist insanlar çıkar için Allah denen varlığı bile aklınca kurnazlık yapıp kullanacağını düşünenlerden çok daha namuslu onurlu insanlardır. Cennetten yer kapmak için göstermelik işler yapmazlar.

İyiki cehennem korkusu var siz inanın aman ha günah işlemeyin. Yada bu hallac-ı mansurun düşüncelerini güzelce okuyun. Erdemli insanlar olarak yaşamayı öğrenin. İyilik iyilik amaçlı yapılmalı eğer ben şu iyiliği yapayımda cennetten payıma şu kadar huri şu kadar şarap düşer diye düşünüyorsanız başta o Allahınızı kandırıyorsunuz demektir ki. emin olun buna gerek yok.

Şoreş
26.11.2006, 00:11
Yusufçuk gecegezen,

Hep bu tarz örneklerle köşeye sıkıştırmak islamcıların baş yöntemidir. Ama bende size bir örnek vereyim. Bizim bir sütçümüz vardı, Adam 50 li yaşlarda ve sütü satar parasını alırdı su katardı belki çok az farkına bile varmazdık, Adam hacca gitti malum yaşı gelmiş her müslüman yaşı gelince bir ayak çukura girince cehennem korkusundan gider hacda bi güzel yılların günahından arınır ohh ne güzel :)

Gitti bu adam beyaz kıyafetleriyle 7 kez kabeyi tavaf etti, Şeytanı taşladı ( Bazen şeytan taşlarken kendi kendilerini de taşlıyorlar ya) sonra ordan arap burjuvazisini geliştirmek için hediyelik eşyalar ve zemzem suyu adlı sudan da alıp istanbula geri döndü ve mesleğine devam etti.

Bu adam tekrar bize süt getirdiğinde sütte bir değişim vardı artık süt daha çok su içeriyordu nede olsa o kadar masraf etti o parayı çıkarması gerekiyor, Günahıda yok bu işin nede olsa hacc da yılların günahından arınmıştı....

Şimdi sana asıl olayı anlatayım. Demekki cehennemde yanma korkusu olmasa her pisliği günahı işleyeceksiniz mantık buysa ben bunda yokum...

Ateist insanlar çıkar için Allah denen varlığı bile aklınca kurnazlık yapıp kullanacağını düşünenlerden çok daha namuslu onurlu insanlardır. Cennetten yer kapmak için göstermelik işler yapmazlar.

İyiki cehennem korkusu var siz inanın aman ha günah işlemeyin. Yada bu hallac-ı mansurun düşüncelerini güzelce okuyun. Erdemli insanlar olarak yaşamayı öğrenin. İyilik iyilik amaçlı yapılmalı eğer ben şu iyiliği yapayımda cennetten payıma şu kadar huri şu kadar şarap düşer diye düşünüyorsanız başta o Allahınızı kandırıyorsunuz demektir ki. emin olun buna gerek yok.


Abi çok güzel açıklamışsın..:yamukgul:
Şeytan Taşlama işi aklıma geldikte gülmekten kopuyorum.. Yahu çok defa şahit oldum TV lerde.. Şeytan Taşlamada ölenler, yaralananlar... Şeytana Recm yapıyorlar:yamukgul: Bence gerçek anlamda Şeytanı taşlama, içimizdeki ikiliği yok etmeye çalışmaktır.. Gerçektede Şeytan diye bir varlığa zerre kadar İnancım yok.. Buna İnanmak için, kısacası Cennet Cehennemlere inanmak kesinlikle mantığımı almamaktadır.. Birgün öleceğiz, toprak olup gideceğiz ve hiçbirşey kalmayacak.. Ama kendini, kafasını Cennetler ile bozmuş olanlar, yaşamlarına çoktan veda etmişlerdir.... İnsanlar Cenneti kendileri bu Dünyada yaratırlar... Bir Yaratıcı güç var.. İnsanların, tüm canlılar çıkış noktası o... Ve o gücün İnsan-ı Kamilleri var.. Muhammed Ali... Sünnilere göre Allah tüm İnsanları yaratmış, kaderini yazmış ve Dünyaya göndermiştir.. Artık İnsan ne yaparsa yapsın engelleyemez çünkü kaderine yazılmıştır birkere.. İşte Sünniler böyle inanır, yaptıkları yada yapacakları hataların, kaderlerine Allah tarafından yazıldığına İnanırlar...:yamukgul: Ama Alevilikte Allah bir güçtür.. Tüm Evrendeki herşeyin çıkış noktası ve:yamukgul: Evren ile bir bütündür.. Herzaman dediğim gibi aslında Evrende sadece Tanrı var.. Tanrı kendini yaşıyor.. Bizler Hakkın Tecellisi olarak, Evrende sürekli onun ile beraberiz.. O Güç biziz.. Enel Hak.. İşte Tanrı, Hak herzaman bir gerçeği yaşar... O gerçeğin yansıması olan İnsanlarda bir gerçeği yaşar... Sonumuz aynı...Muhammedi, Aliyi, İsayı görmek için ölüp Cennete gitmeye gerek yok... Kimisi vardır ki bu dünyada Muhammedi Aliyi görmüştür.... Ben onları görmeye çalışıyorum...:wink:

yusufçukgecegez
26.11.2006, 00:48
ben inancımın allah anlayışını örnek verdim,sizde inancımı yaşadığını zanneden kul örnek vermişsiniz.pek adil değil.

herkez alevi olamıyor sanırım.niçin.çünkü alevilik felsefesine ulaşmak zor.kamil insan olmak zor.herkezin bu erdeme ulaşmasına imkan yok.alevilerin bile.ama islam evrensel bir dindir.her insan yapısını kabul eder.kamilinide,zaliminide.zalim korkutmaktan ve korkmaktan anlar.alim ise sevmekten ve sevgiden.arada jkalanlar ise ,ister korkudan ister sevgiden.senin yolun ,bizde evliyaullah yoludur.yapabilirseniz ne mutlu size bir diyeceğim yok.bizim yolumuzda geniş kapsamlıdır herkezi kabul eder.korku zalim içindir.zalimliği aşan alim olur bu alevi yolu gibidir.takva sahibine korku yoktur.hz ali allahtan korkmazdı.bizim anlayışımızdaki hz ali.o veliyullahtır.ama bush müslüman olsa o korkuyla muhataptır.taki alimleşene kadar.bu arada bush alevi olamaz.ama sünni olabilir.fark burada.ve köpekleri evcilleştirmek kolay değil.saygılar

Nesimi
26.11.2006, 01:19
ben inancımın allah anlayışını örnek verdim,sizde inancımı yaşadığını zanneden kul örnek vermişsiniz.pek adil değil.

herkez alevi olamıyor sanırım.niçin.çünkü alevilik felsefesine ulaşmak zor.kamil insan olmak zor.herkezin bu erdeme ulaşmasına imkan yok.alevilerin bile.ama islam evrensel bir dindir.her insan yapısını kabul eder.kamilinide,zaliminide.zalim korkutmaktan ve korkmaktan anlar.alim ise sevmekten ve sevgiden.arada jkalanlar ise ,ister korkudan ister sevgiden.senin yolun ,bizde evliyaullah yoludur.yapabilirseniz ne mutlu size bir diyeceğim yok.bizim yolumuzda geniş kapsamlıdır herkezi kabul eder.korku zalim içindir.zalimliği aşan alim olur bu alevi yolu gibidir.takva sahibine korku yoktur.hz ali allahtan korkmazdı.bizim anlayışımızdaki hz ali.o veliyullahtır.ama bush müslüman olsa o korkuyla muhataptır.taki alimleşene kadar.bu arada bush alevi olamaz.ama sünni olabilir.fark burada.ve köpekleri evcilleştirmek kolay değil.saygılar

Aleviliği seçmek istersen Bektaşi yoluna girerek gelebilirsin. Alevilikde evrensel ve hümanist bir inancdır. İnsanların yanlışları cem meydanında çözülmeye çalışılır, tartışılır halk mahkemesidir bir nevi 1950 lere kadar da işlevli olarak uygulanıyordu. Camiye hırsız, tecavüzcü, esrarkeş vs girebilir ama ceme bu saydığın tarzda karaktersizler giremez.

Ayrıca söylediğim şey sırf Aleviler için geçerli değildi, Müslümanlığın ulaşmadığı yerlerde var Amazon ormanları, Deniz aşırı kıtalar, Amerika, Avustralya ve pek çok adacık okyanusdaki.(Teknoloji ve haberleşme çağı ile artık islamı bilmeyen pek yok) Yüzyıllarca bu diğer bölgelerdeki insanlar islamdan bi haber yaşadılar peki ya o arada islamdan habersiz hatta diğer tüm dinlerden habersiz yaşayanlar?

İşte ince nokta burada. Adalet varsa o insanlarada adalet lazım. olayı bu açıdan düşünmek lazım. Budist, Zerdüşt, vs vs hak din saymadığınız dindeki insanlarda da onurlu namuslu erdemli davranışlar var o insanlar evrensel ruhu yakalamışlarsa en koyu müslümandan daha doğru yoldadırlar.

Ayrıca şu son cümlenden bir şey anlamadım?

Ne demek köpekleri evcilleştirmek kolay değildir? Unutmaki köpek sadık hayvandır pek çok kendini insan sananlardan da daha insandır. Kafa kesmiyor en azından. Açık yazarsan daha anlaşılır olur.

yusufçukgecegez
26.11.2006, 14:48
herkez alevi olamıyordan kastım şu.seninde dediğin gibi,camiye herkez girebilir.hırsızı ,katili,tecavüzcüsü.çünkü islam evrenseldir.herkez allahın kuludur ve allaha giden yol her zaman açıktır.kimse için çok geç değildir.islam kimseyi dışlamaz.tevbe kapısı herkeze açıktır.mevlananın dediği gibi,bin kere tevbe edip,tevbeni bin kere bozsanda yine gel.alevilik,zalime kapılarını kapatır.dışlar.yanılıyorsam söyleyin.herkez hata yapar.ama herkez yeni bir şansı hakeder.kimseye camiye giremezsin,allahın adını anamazsın,namaz kılamazsın diyemezsin.böyle diyen yobazlar var ne yazık.

ama ne yazıkki alevilik,islamın kapısının herkeze açık olmasını şöyle anlıyor.sünnile günah işliyor,sonra tevbe ediyor,tekrar günah işliyor tekrar tevbe ediyor,bütün günahlarını affettiriyor...böyle bişey yok.bu kafayla hareket eden bir sünni varsa o salaktır.üstelikte allahı kandırdığını zanneden bir salak.insan hata yapar .tevbe eder.bidaha aynı hatayı yaparsa yine tevbe eder.ama affolacak diye bir kural yok.böyle bişey yok bizim inancımızda.tevbe yaradıcıdan af dilemedir.affın garantisi değil.allah insanı kendi seçimini yapabilecek şekilde yarattı.bize aklı verdiki,kulum hata yaptığında ,yaptığının yanlış olduğunu bilebilsin ve tevbe etsin.

birisiki bunu bir oyun zannedip,günah işleyip,tevbeyle kurutlduğunu zannederse,bunu alışkanlık haline geirirse işte burda allah korkusu devreye sokulur.çünkü bazen yaptırım gereklidir.alevilerde düşkün edilen kişi yaptırıma uğramıştır kendini düzeltmek için.korkulacak olan allahtır.kendine çeki düzen vermeyene tehdittir bu.insanların canını yakana tehdittir.bu tehdidi dikkate almayana mükafat ise cehennemdir.alevilik diyorki bizde allah sevgisi var,yakan yıkan allah bizim allahımız değil.fakat herkezi allah sevgisi ile donatabilirmisiniz.öyleleride vardırki korktukları için kötülük yapmazlar.insanlardan,çevreden,kanunlardan,allahta n .alevilik sevgi üstüne kurulu bir allah inancı benimsiyorsa,bunu harici olanları aleviliğe kabul edemiyorsa.alevilik seçkin karakterli insan topluluğu oluyor.ya geriye kalanlar ne olacak.herkez üstün bir karaktere sahip olamaz.bu durumda herkez alevide olamaz.

köpek mevzuuda bununla ilgilidir.köpek evcildir ama,bazıları durduk yerde insan ısırır.sahiplerinden kokmadıkça.saygılar.

Serkan_Devrim
04.12.2006, 03:32
ben dün bir insan öldürdüm.kimse görmedi bilmiyor.şu an hiçbir inanca bağlı değilim.kanunlar bana ceza veremeyecek saklıyım.bir allah varki ben kötüleri cehennemimde yakacağım diyor.bir allah varki,sen ölüp bidaha doğacaksın ,takı ruhun kamil insan seviyesine ulaşana kadar.ben bu işi sevdim.önemli olan benin bu yaçşamımda ceza almamam.birdahaki yaşamımdan haberim bile olmayacak.ama o yakan yıkan allah yokmu.ödüm patlıyor.bu dünyada yapmazsa bile cehenneminde beni yakacak.ve ben bunun bilincinde olacağım.o ateşe nasıl dayanacağım.ey allahım.söz veriyorum.birdaha dünyaya gelirsem kötülük yapıp iyi insan olacağım.yeterki beni cehennemde yakma.....


alevilikte ceza olmadığını da nerden çıkardın? bak şöyle anlatayım. aleviliğe göre bu dünya zaten ızdırap. bel kide bu dünyada çektiğin ızdıraplar önce ki yaşamından kalan cezalardır. en azından bu inanç adaleti öngörüyor.

senin Allah'ına gelince;
1)2 yaşında ölen biri cennete mi gider cehenneme mi?
a)cennnete gider(o halde ne güzel. 2 yaşında öleyim ben. :yamukgul:)
b)cehenneme gider(ne suçu var ki?)
c)yeniden doğar(işte bizim inanca geldin :yamukgul: )

2)Müslüman doğan ile Hıristiyan doğan arasında haksızlık yok mu?
sen müslüman doğdun ohhhhh ne güze. Kutuplarda doğan ne yapacak? hiç Müslümanlıktan haberi olmadan yaşayan ne yapacak? cehenneme mi gidecek? ne adaletmiş be!!!

3)senin Allah'ın müslüman olan kişinin geçmiş günahlarını bağışlıyor. yedi yıl müslümanlara işkence eden ve köleleri döven ve kendi kız çocuğunu toprağa gömen 2. halife Ömer cennete ohhhhh ne güzel. islamiyetin baş düşmanı Ebu Süfyan cennete ohhhhh ne güzel. ne adaletmiş be!!!

4)senin Allah'ın müslüman olmayanı cehenneme atıyor. ömrü boyunca iyilik yapan tertemiz bir hıristiyan yada ateist cehenneme; hayatı pisliklerle geçen ama 25 kez hacca giden sayın Erbakan cennete ohhhhh ne güzel. ne adaletmiş be!!!

5)senin Allah'ın cihat edilmesini ve karşılığında ele geçen kadın ve çocukları köle yapıyor. hıristiyan bir kadın bir müslümanın cariyesi oluyor. çocuk ise doğar doğmaz köle olmuş oluyor. ohhhhh ne güzel. ne adaletmiş be!!!

6)senin Allah'ın bir müslümanı öldüreni karşılık olarak ölmesini(kısas) öngörüyor ama bir Müslüman bir Hıristiyanı öldürürse kısas uygulanmıyor sadece diyet ödeniyor. ohhhhh ne güzel. ne adaletmiş be!!!

ve ve ve

yani kısacası lütfen adaletten dem vurma Yusuf kardeş. :)

Mesut Gündüz
04.12.2006, 10:46
Ben tanrıyı yerde gökte havada suda aramam,hacda kabede, cennette cehennemde aramam.İçsel enerjimde maddede atomda aramam; çünkü kim olduğunu biliyor o bende kim olduğumu biliyorum.Taki pişip yokolana kadar.Yanlışlardan doğruları bulana kadar.Varlığımda yokluğumu bulana kadar bu devam edecek.Güneşe, aya selam olsun dönsünler yaksınlar aydınlatsınlar insanlığı.
Saygılar,

halitseyfi
09.12.2006, 01:38
herkez alevi olamıyordan kastım şu.seninde dediğin gibi,camiye herkez girebilir.hırsızı ,katili,tecavüzcüsü.çünkü islam evrenseldir.herkez allahın kuludur ve allaha giden yol her zaman açıktır.kimse için çok geç değildir.islam kimseyi dışlamaz.tevbe kapısı herkeze açıktır.mevlananın dediği gibi,bin kere tevbe edip,tevbeni bin kere bozsanda yine gel.alevilik,zalime kapılarını kapatır.dışlar.yanılıyorsam söyleyin.herkez hata yapar.ama herkez yeni bir şansı hakeder.kimseye camiye giremezsin,allahın adını anamazsın,namaz kılamazsın diyemezsin.böyle diyen yobazlar var ne yazık.

.

Sevgili can

Alevilik kimseyi dışlamaz aksine kazanmak için engüzel baskı yolu olarak ona düşünme fırsatı verir.

Bir günahkar sünnilikte sadece töbe ettiği zaman herşeye yeni başlar der.

Alevilikte ise sadece töğbe ettim demekle olmaz, bunu toplum içindeki davranışlarıylad göstermesi lazımdır. Öellikle insana karşı işlenen suç ve haksızlıkların cezasını bu dünyada ödemesi lazımdır.

Bir örnek anlatayım;
Dede cem için köye gelmiştir. (İnsanların ceme girebilmesi için toplumun ondan razı olması gerekir.)
Dede toplum içinde sorar. Toplumdaki kişi veya kişiler bir kişi üzerinde şikayetçi olurlarsa o ceme giremez. gire bilmesi için şikayetçi kişilerin razlığını almak zorundadır. Bunun içinde bir bedel ödenmesi gerekir. Eğer suç kişilerin namusuyla ilgili olursa o şahıs "DÜŞKÜN" ilan edilerek toplumdan dışlana bilir.
(Bizim köydeki bir ceme gire bilmek için akrabalrımdan biri "Musahibi" ile birlikte yalın ayak olarak kendinden şikayetçi olan kişiyi razı edemek için evine gidip gelmişti) suça karşı bir çeza vardır.

sevgili can

herşeyin bir bedeli vardır. Kul hakkı öteki dünyada ödenmez,bu dünyada ödenmelidir. Allah bile "karşıma kul hakkı ile gelmeyin" demiştir. Allahtan korkan kişiler kul hakkını bu dünyada ödemelidir. Bu bedeli ödeyen ve tvbe edenide alevilik dışlamaz aksine onu doğru olmaya teşvik eder.

Ali_Yolcusu
31.12.2006, 05:08
tüm yazılanları okudum, güzel bilgiler verilmiş teşekkürler herkese.
birde ben yazayım :)

insanı kamil olma yolunda
geldim ben bu dünyaya
enel hak derim
hakkı özümde ararım
allahın nurunu tamamlamaya
geldim ben bu dünyaya

cennette arsa almam ben
cehennemde yanmam ben
ben patagonyalıyım
beş vakit namaz bilmem ben

saygılar :)

Servan
11.01.2007, 19:02
hallac-ı mansur'un enel hak inanç sekli gercektende insanın akli olarak evreni ve kendisini tanımasına yardımcıdır.ki bunu öyle örneklerle acıklıyor ki inanılmayaak gibi degil.zaten alevi-bektasi felsefesinin temelini olusturuyr bu inanc sekli.

lion12
27.03.2007, 15:56
Sevgili Cenk can;

Okan22 kardeşimizin Hallc Mansur un ölüm yıldönümü ile ilgili açtığı konuda yazdığın yorumu gördüm ve orada verdiğin link e tıkladım ve bu konu açıldı ve de görüşlerimi paylaşmak istedim bende naçisane de olsa;

Şimdi abi Enel Hak gayet mantıklı bir felsefe ve tamen o zamanın aydın görüşünü yansıtıyor.Dediğin gibi yaşadığı zamana ayak uyduran toplumlar geriden gelmeye mahkumdurlar.Ayrıca konunun başında yazdığın bektaşi fıkarsıda,seninde belirtmiş olduğun gibi hem güldürücü,hemde bir o kadarda düşündürücü.Enel batıl mı deseydi evet.Bektaşi ninde dediği gibi Enel Batıl diyecek hali yok ya.

okan22
27.03.2007, 17:03
ayrıca hallacı mansurla ilgili bi rivayet duymuşytum onu yargılayanlara sizin tanrınız benim ayaklarımın altında demiş ve idamdan sonra bulunduğu yerin altı kazıldığında altın çıkmış ne kadar doğru bilmiyorum ama paylaşmak istedim