Orijinalini görmek için tıklayınız : "ALLAH'IN OGLU" iSA PEYGAMBER...
öNYARGISIZ 07.11.2005, 22:18 Merhaba,
YARATICIMIZIN bir Kadinla ili$ki kurarak, çocuk sahibi olmasi ya da evlenip Baba olmasi DÜ$ÜNÜLEMEZ BiLE!
Insanlarin çogalmak için yaptiklari, Allah açisindan kesinlikle geçerli olamaz. Zaten Tevrat, Zebur ve Incil'den olu$an Mukaddes Kitabin Ögrettigi ve vurguladigi da tam olarak budur!
Peki neden Mukaddes Kitabin birçok yerinde "Allah oglu" ifadesi kullanilir?
Mesela, Adem'in "Allah Oglu" oldugu söylenir. Bu nasil olabilir?
Tevrat $öyle açikliyor:
*** " Ve RAB Allah yerin topragindan adami [Adem'i] yapti ve onun burnuna hayat )nefesini üfledi; ve adam ya$ayan can oldu." (Tekvin 2:7)
Adem'in ya$ami, bir ana-baba söz konusu olmaksizin dogrudan Allah'tan gelmi$tir, bu nedenle o "Allah Oglu" olarak adlandirilmi$ti.
Benzer $ekilde, Isa peygamber de "Allah Oglu" olarak adlandirildi çünkü onun ya$ami da dogrudan Allah'tan gelmi$ti.
Kuran bu konuyla ilgili:
*** " Allah katinda Isa'nin durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yaratti, sonra ona "Ol" dedi, oluverdi." (Ali Imran [3]:59)
Ayni zamanda çogu dilde, "Ogul" sözcügü mecazi olarak kullaniliyor:
Mesela Arapçada, "Köyün oglu" ifadesi Köyün yerlisine deginirken,
"Dilin oglu" ifadesi de bir dili konu$an ki$iye i$aret eder!
Tabii ki böyle ifadeler, 'Köyün' ya da 'Dilin' evlenip çocuk sahibi oldugu anlamina gelmez!
Benzer $ekilde Bakara Suresi [2]:177'de:
*** " İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir."
Bu ayette geçen "yolda kalmışa" $eklinde geçen kisim,
Arapça "yolun oglu" ifadesinin çevirisidir.
Burada yine, hiç kimse "yolun evlenip çocuk sahibi" oldugu iddiasinda bulunamaz!
Ayni $ekilde, Kuran'da "Allah'in yüzü" ve "Allah'in eli" gibi ifadeler vardir:
Bakara Sûresi 115:
*** " Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. "
Fetih Sûresi:
*** " Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir. "
Bu ifadeler HARFi anlamda olarak ele alinmaz!
Sonuç olarak, Incil'de "Allah Oglu" ifadesinin kullanilmasina, Islam bilginlerinin tümü kar$i çikmazlar mesela hem Gazali, hem de Ibn Kuteybe, bu ifadeyi bir MECAZ olarak kabul ederler!
Ho$çakalin...
özgüreren 07.11.2005, 22:31 burada demek istediğini tam anlamadım ..açık konuş sence HZ.İSA ALLAH'ın oğlumu?ve yazılarına başlarken Kuran'dan hiç bahsetmiyor ama eklenti yapmaktanda geri kalmıyorsun...seni sadede davet ediyorum..biraz samimi davran..cevap nasılsa gelir
TheGodfather 08.11.2005, 11:58 Fazla söylenecek şey...Yok..Yaratılış bakımından Hz. Adem peygamber Hz. İsa peygamberden daha üstündür..Çünkü Hz..Ademin ne babası neden anası vardır..Hz..İsa'nın annesi meryem dir...Hz..İsa Allahın bir mucizesidir sadece..Yani yüce yaratıcıya bir kişiyi babasız dünyaya getirmek zor bir şey değildir...Bu bakımdan Allah'ın oğlu demekle yaratıcımıza haksızlık etmiş oluruz..Mecazi anlamda olsada...Yalnız Kutsal kitap dediğiniz incil Hz..İsa yı resmen Allah'ın öz be öz oğlu olarak görüyor..Gerçi daha matta,ve yuhanna incili bile birbiriyle çelişirken siz neyi savunmaya çalışıyorsunuz anlayabilmiş değilim...
saygılarımla
öNYARGISIZ 09.11.2005, 20:58 Merhaba "özgüreren",
----- "burada demek istediğini tam anlamadım ..açık konuş sence HZ.İSA ALLAH'ın oğlumu?"
Isa peygamber Allah tarafindan YARATILMI$ biridir!
Yazimin ilk cümlesi herhalde gözünüzden kaçmi$:
"YARATICIMIZIN bir Kadinla ili$ki kurarak, çocuk sahibi olmasi ya da evlenip Baba olmasi DÜ$ÜNÜLEMEZ BiLE!"
----- " yazılarına başlarken Kuran'dan hiç bahsetmiyor ama eklenti yapmaktanda geri kalmıyorsun...seni sadede davet ediyorum..biraz samimi davran."
Ben Müslüman degilim bu nedenle Mukaddes Kitaba (Tevrat, Zebur ve Incil)dayanan yazilar yaziyorum ancak yazdigim Forumlarda çogunluk Müslümanlardan olu$uyor bu nedenle bu kitlenin Kutsal saydigi Kuran'dan alintilar yapiyorum, bunu yaparak yazdigim konuda Kendi Kitaplarinin görü$ünü de görmü$ oluyorlar!
Yani "Samimi" oldugumu dü$ünüyorum!
Ho$çakalin...
öNYARGISIZ 09.11.2005, 21:01 Merhaba "TheGodfather",
----- " Yalnız Kutsal kitap dediğiniz incil Hz..İsa yı resmen Allah'ın öz be öz oğlu olarak görüyor "
"Kutsal Kitap dedigim Incil Isa'yi resmen Allah tarafindan yaratilmi$ biri olarak görüyor"
Ho$çakalin...
özgüreren 09.11.2005, 21:09 beni inandıramazasın samimiyet bakımından kusura bakma..eğerki kuran'a inanıyorsan alıntı yap..zaten inansan müslüman olurdun..
bunu yaparak yazdigim konuda Kendi Kitaplarinin görü$ünü de görmü$ oluyorlar demişsin yani?ne demek tam bir açıklama yok zayıf kalıyosun..biraz daha çalış veya biraz daha açık konuşmanı isterim mümkünse..çekinmene gerek yok biz burada tartışıyoruz birbirimizi öldürecek değiliz:))
eklenti
Kutsal Kitap dedigim Incil Isa'yi resmen Allah tarafindan yaratilmi$ biri olarak görüyor"herkes ALLAH tarafından yaratıldı havadan gelmiyoruz dimi?
öNYARGISIZ 09.11.2005, 22:05 Tekrar Merhaba,
----- " beni inandıramazasın samimiyet bakımından kusura bakma"
Kusura bakmam çünkü "samimi" oldugumu inandirmak gibi bir ugra$a girecek degilim!
----- " eğerki kuran'a inanıyorsan alıntı yap..zaten inansan müslüman olurdun."
ben 26 ya$ima kadar Müslümandim artik degilim! Alintiyi Müslümanlar için yapiyorum bunun bir nedeni de verdigim kaynaklari birçoklari ciddiye almiyorlar ve ele$tiriyorlar ama Kuran'da da Yazdiklarimi destekleyen ayetleri gördüklerinde daha dikkatli davranip, daha dü$ünülmÜ$ yanitlar gönderiyorlar!
Bunu yaparak yazdigim konuda Kendi Kitaplarinin görü$ünü de görmü$ oluyorlar
Birtakim Müslüman arkada$lar Kuran'i hiç okumami$lar bu nedenle sadece DUYDUKLARINA dayanarak "Temelsiz" Yanitlar yaziyorlar, Kuran'dan Konuyu destekleyici ayetler yazinca $a$iriyorlar ayni zamanda Kutsal saydiklari Kitabin neler söyledigini de ögrenmi$ oluyorlar!
"çekinmene gerek yok " demi$siniz ama inanin hiç çekinmiyorum!
----- " herkes ALLAH tarafından yaratıldı havadan gelmiyoruz dimi? "
Allah insanlari $u "KANUNLA" yaratmi$tir:
"Saglikli bir erkek, saglikli bir kadinla uygun zamanda birle$irlerse çocuk olur"
yani Allah beni veya herhangi birini özellikle yaratmaz, "bu kanunla" dünyaya geliriz!
Kisacasi, Allah "Mehmet'i, Ay$e'yi vs. yaratayim" deyip onlari yaratmaya koyulmaz verdigi "KANUNA" uygun olarak Mehmet'in ve Ay$e'nin Anne ve Babalari uygun zamanda cinsel ili$kiye girmi$lerdir, o kadar!
Ayrica Allah insanlari dogrudan yaratiyor olsaydi "Sava$ dönemlerinde dü$manlari tarafindan tecavüze ugrayan kadinlarin çocuklarini 'yapar miydi? Sakat Dogan bebekler olur muydu?
Ancak Durum "ADEM ve Isa Peygamber" için farkliydi, Allah onlarin dünyaya gelmesinde Dogrudan müdahale etti!
Not: Bu yazdiklarim Mukaddes Kitaba dayaniyor!
Ho$çakalin...
önyarsızız arkadaşımız 26 yaşına kadar müslümandım demişsiniz.sonra ne oldu bizimle paylaşırmısınız
Yakapınarlı 09.11.2005, 22:25 mukaddes kitabı tek başınamı inceledin yoksa tetkik yaptığın birisi varmıydı bunu merak ettim doğrusu
özgüreren 09.11.2005, 22:30 kuran ne destekliyor?anlamadım kuran geçmişte olan dinleri veriyor ve geçmişde olan olayları vermektedir..kuran'ın amacı zaten geride kalanları bildirmek ve insanları müslüman yapmaktır..ve öteki dinlerin meşruyiteni kaybettiklerini açıkça söylüyor...unutmaki yahudiler hala Hz.isa'ya inanmıyorlar ama son dinden olanlar gelmiş geçmiş tüm peygamberlere inanıyorlar ve onlara iman ediyorlar..bu şekil nasıl devam ediyor bak..yahudiler Hz.İsa'ya ...hıristiyanlar Hz.Muhammede inanmazlar..
TheGodfather 10.11.2005, 11:02 Merhaba "TheGodfather",
----- " Yalnız Kutsal kitap dediğiniz incil Hz..İsa yı resmen Allah'ın öz be öz oğlu olarak görüyor "
"Kutsal Kitap dedigim Incil Isa'yi resmen Allah tarafindan yaratilmi$ biri olarak görüyor"
Ho$çakalin...
Merhaba..Sizinle kaynak göstererek yazışıcam...Lütfen sabır....Maalesef İsa düşündüğünüz gibi Kutsal kitapta!!! (incilde) Allah'ın oğlu...Sağ köşede oturan Allah'ın oğlu...
Ben Müslüman degilim bu nedenle Mukaddes Kitaba (Tevrat, Zebur ve Incil)dayanan yazilar yaziyorum ancak yazdigim Forumlarda çogunluk Müslümanlardan olu$uyor bu nedenle bu kitlenin Kutsal saydigi Kuran'dan alintilar yapiyorum, bunu yaparak yazdigim konuda Kendi Kitaplarinin görü$ünü de görmü$ oluyorlar!
ben 26 ya$ima kadar Müslümandim artik degilim! ..
Birtakim Müslüman arkada$lar Kuran'i hiç okumami$lar bu nedenle sadece DUYDUKLARINA dayanarak "Temelsiz" Yanitlar yaziyorlar, Kuran'dan Konuyu destekleyici ayetler yazinca $a$iriyorlar ayni zamanda Kutsal saydiklari Kitabin neler söyledigini de ögrenmi$ oluyorlar!
Not: Bu yazdiklarim Mukaddes Kitaba dayaniyor!
Ho$çakalin...
Benim anlayamadığım bir kaç konu oldu
1-26 yaşından önce hangi din ve mezheptendin?
2-Şu anda hangi dindensin?
3-26 yaşından önce yani İslam dan çıkmadan önce Kuran'ı okumuşmuydun
4-Mukaddes kitap diye Tevrat, Zebur ve İncil'i söylüyorsun ancak Allah tarafından en son olarak indirilen Kuran'ı neden bunların içine katmıyorsun?
5-Tevrat, Zebur ve İncil'i neden tek kitap mış gibi "Kutsal kitap" diye tanımlıyorsun?
6-Şayet Kuran da diğer üç kitap da yazılanları destekleyici şeyler yer alıyorsa ve Kuran da Allah tarafından insanlığa indirilmiş kutsal bir kitap ise neden İslam dan başka dine geçiş? (bu soruyu kişisel bir sorgulama olarak algılama nedenini merak ettim için sordum)
izmirksk 10.11.2005, 14:02 arkadaş, kendi fikirlerinin kutsallığına ve hakikatine kur'andan örnekler vererek
anlatmaya çalışıyor.
fakat kur anda yazılanlar yanlış ise ve kişi buna inanıyorsa oradan alıntılar yapmak hoş değil.
ama kur'anda yazılanlar doğrudur bakın beni destekliyor deniyorsa ikna kabiliyetini kur'an a borçlu bir düşünce kur'ansız ikna edicilikten uzak olacaktır.
genclik_atesi 10.11.2005, 14:48 arkadaslar incilde hz. isa'nin Allahín oglu oldugu yaziyor ve buna hristiyanlarda inaniyor. ama ben Allahín oglu olduguna inanmiyorum, cunku Allah meryem anamiza meyve vermistir, ayni tum peygamberlerde olgu gibi o meyveden aslinda peygamberlerimiz olusmustur.Allah elle tutulur veya gorulur degil ve bu halde oglu olmasina imkan yok. herkesin inanci kendinedir bu yuzden ben kimseyi yargilayacak degilim. eger hz. isa Allahín oglu ise o zaman herkes Allah'in cocuklari olabilirdi.
Hakikati kendi özünde göremeyen hakikate eremeyen insanlar binbirtürlü kulp takiyorlar iste baska kavrayamiyorki mucize diyorlar kendilerde inanmiyorlar,ama ermis insan her irkta oldugu icin arada bir uyarici gücler oluyor insana kendisininde Hak oldugunu anlatmaya calisiyor bu sefede deli damgasi yiyor yada kafir,halbuki erenleri inkar eden
hakki inkar eden kafirdir benim gözümde cünki insana inanmayan(insanin kutsalligina)inanmayan hakkada inanamaz,Hz.Isa v.öteki Peygamber ve Ulular,Allahin birer ispati idi,Bizler icin daha dogrusu kendim nasil inaniyorsam öyle yazayim,Erenler görünen hakdir benim gözümde konusabilen,dinleyen,bilen,anlayisi olan,yani bir Perfekt Insan olarak,Allahi sevmemiz icin Allahi tanimamiz gerekiyor degilmi,onlarda tanitmaya geldiler bizi bize ögretmeye gelen birer sahittiler,Allah bizimle konusmasi icin bizim gibi olmasi gerekmezmi?
bize yol göstermek istediginde kendi sahsi ile yapti bugüne kadar,bir ispatiki bütün erenler ayni sözleri söylediler,bunlar hepsi birdi,ayrilik yoktu zaten,hepsi ayni mesaji vermek istediler,eger Incil'lede bakarsak,baska kutsal kitaba Kuranada bakarsak,bize ögrettigi,bize vermek istedigi Mesaj:Güzel insan olun.bütün insanlar kardes,her cani kendi canin gibi sev,deniyor,dahada ötesi,bir caniz,ama insanlara birsey anlatamayiz o yüzden,ilk önce birey olarak kabül etmemiz yeterli.belki yazdiklarimin konuyla alakasi olmadigini düsüne bilirsiniz,ama ben Hz.Isanin Allahin oglu olduguna inanmiyorum,yanlis ve eksik bilinmis.Hakki Insan kendi özünde tanidigi vakit,anlayacak ne oldugunu diyorum.
biraz karisik yazdim toparlayamadim,artik kusuruma bakmayin.
özgüreren 10.11.2005, 23:48 çok güzel yazmışsın dost..buraya konuyu açan arkadaşda Hz.İsa Allahın oğlu değil diyor ama başlığı neden o şekil açmış anlamış değilim....vede şuan başka dinden ve seni beni o artık dinsiz gibi görüyor..amaç burada bu seni beni güya kandırcak biz onu kandıramasak tabi:))
vallahi burda hic kimseyi kandirmaya niyetimiz yok etkilenirmi,düsündürürmü bilmiyorum söylemek istediklerim,tabi seni anliyorum burda ne demek istedigini.
zaten kimseninde inancina karismiyoruz,degilmi Özgür can?
her koyun kendi bacagindan asilir,her can da kendi bulur Özünü/Hakki.
o sebeten ki söylemek istedigim,hani Insan olmak icin baska dine girmeye gerek yok, oldugun dinde adam olamazsan baska dinde nasil olacan diye bir soru geliyor aklima,cünki hepsinin özü ayni,ayrintilara bakmadan:amac Güzel insan olmak.
öNYARGISIZ 11.11.2005, 20:46 Merhaba "polata",
" 26 yaşından önce hangi din ve mezheptendin? "
Islam - Sünni (Hanefi mezhebinden)
" Şu anda hangi dindensin? "
Yahudi, Hiristiyan, Müslüman, Budist Degilim!
" 26 yaşından önce yani İslam dan çıkmadan önce Kuran'ı okumuşmuydun "
Evet!
" Mukaddes kitap diye Tevrat, Zebur ve İncil'i söylüyorsun ancak Allah tarafından en son olarak indirilen Kuran'ı neden bunların içine katmıyorsun? "
Birbirlerinden çOK FARKLI, çogu zaman TABAN TABANA ZIT ögretiler içerdikleri için!
" Tevrat, Zebur ve İncil'i neden tek kitap mış gibi "Kutsal kitap" diye tanımlıyorsun? "
Bunlari AYRIYMI$ gibi ortaya koyan çIKARCI insanlardir!
'Mukaddes Kitap' 66 Kitapçiktan olu$ur
Tevrat ve Zebur 'Mukaddes Kitabin' ILK BÖLÜMÜ (39 Kitapçik)
incil'de Mukaddes Kitabin SÖN BÖLÜMÜDÜR! (27 kitapçik)
Herhangi Bir Romanin ilk bölümünü veya son bölümünü yok ederseniz o roman anlamini yitirmi$ bir eser olur, Mukaddes Kitap için de durum aynidir, Tevrat, Zebur ve Incil kisimlarindan Birini yok sayarsaniz mukaddes Kitap anlamini yitirmi$ YARIM Bir Kitap haline gelir!
" $ayet Kuran da diğer üç kitap da yazılanları destekleyici şeyler yer alıyorsa ve Kuran da Allah tarafından insanlığa indirilmiş kutsal bir kitap ise neden İslam dan başka dine geçiş? "
Sanilanin aksine, Kuran'da diger 3 Kitap'ta yazilanlari destekleyici çOK AZ NOKTA VAR!
Ho$çakalin...
öNYARGISIZ 11.11.2005, 20:52 merhaba "izmirksk",
----- " arkadaş, kendi fikirlerinin kutsallığına ve hakikatine kur'andan örnekler vererek anlatmaya çalışıyor.fakat kur anda yazılanlar yanlış ise ve kişi buna inanıyorsa oradan alıntılar yapmak hoş değil. ama kur'anda yazılanlar doğrudur bakın beni destekliyor deniyorsa ikna kabiliyetini kur'an a borçlu bir düşünce kur'ansız ikna edicilikten uzak olacaktır. "
Kuran'dan alintilari, Müslümanlar için yapiyorum!
Neden bunu yapiyorum?
Verdigim kaynaklari birçoklari ciddiye almiyor ve ele$tiriyor ama Kuran'in içeriginde Yazdiklarimi destekleyen ayetleri gördüklerinde daha dikkatli davranip, daha dü$ünülmü$ yanitlar gönderiyorlar!
Bunu yaparak yazdigim konuda Kendi Kitaplarinin görü$ünü de görmü$ oluyorlar!
Birtakim Müslüman arkada$lar Kuran'i hiç okumami$lar bu nedenle sadece DUYDUKLARINA dayanarak "Temelsiz" Yanitlar yaziyorlar, Kuran'dan Konuyu destekleyici ayetler yazinca $a$iriyorlar ayni zamanda Kutsal saydiklari Kitabin neler söyledigini de ögrenmi$ oluyorlar!
Ho$çakalin...
izmirksk 11.11.2005, 22:32 kastettiğim şey biraz daha başka idi ama yinede cevap için sağol.farklı düşüncelere sahip olsakta bir çeşitlilik ve zenginlik olarak görüyorum düşüncelerinizi
TheGodfather 12.11.2005, 23:41 Günümüzde dünyanın her tarafından mensubu bulunan ve dünya nüfusunun l/5'inin dini olan Hrıstiyanlık, Filistin bölgesinde doğmuş evrensel bir dindir. Bir milyar civarında mensubu vardır. Menşei itibariyle vahye dayanan ve kutsal kitabı olan, özde tek tanrılı olmakla beraber, sonradan teslis inancına dönüştürülmüş bir dindir. Bu dinde ayrıca peygamber, melek, âhiret kader gibi dini kavramlar bulunsa da, bu kavramları anlayış ve açıklayış şekli İslâm'dakinden farklıdır. Hristiyanlıkta Hz. İsa merkezi bir öneme sahiptir. Bugünkü Hristiyanlık, Yahudilikteki inanç ve ibadet gelenekleriyle, Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültürlerini birleştiren bir kurtarıcı tanrı dinidir. Nâsıralı İsa'yı merkeze alan bir Yahudi Mesihi hareketidir. İsa, İsrâil'i, gelecek tanrı'nın krallığı'na hazırlamak istemiştir. Ancak bugünkü Hristiyanlık, İsa'nın havârîlerinin arasına sonradan giren Pavlus'un yorumları ile değişik bir hüviyet kazanmıştır (Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giriş, Ankara 1955, s. 117 VD. A. Abdullah Masdûsi, Yaşayan Dünya Dinleri (trc. Mesud Sadak), İstanbul 1981, s. 170-201; Ekrim Sarıkcıoğlu, Başlangıçtan Günümüze Dinler Tarihi, İstanbul 1983, s. 200 vd.; Günay Tümer-Abdurrahman Küçük, Dinler Tarihi, Ankara 1988, s. 136 vd.)
Hristiyan, Mesih'e bağlı demektir. Bu kelime, Yunanca "Hristos"tan gelir. İbranîcesi "Maşiah"dir, yağlanmış anlamını ifade eder. İncillerde "Hristiyan", "Hristiyanlık" gibi terimler yer almaz. Bu terimler, ilk defa Hz. İsa'dan 20-30 sene sonra Antakya'da kullanılmıştır (Resullerin işleri, XI, 26). İnciller daha çok, Hz. İsa'ya ağırlık vermektedirler ve onun bir tür hayat hikayesi durumundadırlar.
Hristiyanlık aslında tek tanrı anlayışını esas alan bir dindir. İncillerde ve diğer yazılarda bu hükmü doğrulayacak ifadeler vardır. Allah'ın birliğinden söz edilmektedir (Yuhanna, V, 44). Fakat yine aynı metinlerde bir kısım ifadeler, mecâzî deyimler, daha sonraları bir üçleme (teslis) anlayışına yol açmıştır. Bunda, İncil yazarları ile Hz. İsa arasındaki zaman aralığının rolü vardır. Öte yandan, Hristiyan Kutsal Kitabı'nda teslis, hiç bir yerde açıkça zikredilmemiştir. Ancak "ben ve baba biriz", "baba'nızın ruhu", "Allah'ın ruhu" gibi ifadeler, zamanla Allah'ın yanında İsa ve kutsal rûhun da tanrı sayılmasına kadar varan yorumlara yol açmıştır. Bu yorumları ilk başlatan, havârîlere sonradan katılan Pavlus olmuştur. "Hz. İsâ zamanındaki en büyük ilâhiyatçısı" olarak tanımlanan Pavlus, bugünkü Hristiyanlığın kurucusu olarak bilinmektedir. Modern bilginlere göre günümüz hristiyanlığı, Hz. İsa'nın getirdiği nizamdan çok, Pavlus'un yorumlarından ibarettir. Hatta denilebilir ki, sonraki yüzyıllar, dini inançlarını İncillerden çok, onun yorumlarına dayandırdılar. Pavlus'un telkinleri, Allah'ı değil, İsa Mesih'i ağırlık merkezi olarak almıştır. Ona göre İsa, sâdece bir insan değil, Tanrı'nın kudretiyle diriltilen bir kimse idi.
Hz. İsa'nın çarmıha gerilmiş olması ve tekrar dirilmesi, insanların Hz. Âdem'in Cennet'te, yasak meyveden yemiş olması sebebiyle doğuştan günahkâr oldukları inançları da Pavlus tarafından Hristiyanlığa sokulmuştur.
Görüldüğü gibi bugünkü Hristiyanlık, Pavlus'un yorumlarına dayanır. Gerek dinin aslî şekli, gerekse kutsal kitabları olan İncil, tahrifata uğramıştır. Artık Hristiyanlık muharref bir dindir. Bunun içindir ki, günümüz hristiyanlarının benimsediği Hristiyanlık ile, Kur'ân-ı Kerîm'in bize bildirdiği Hristiyanlık, birbirinden tamamen farklıdır.
Kur'ân-ı Kerîm'de Hristiyan için "Nasrânî", Hristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullanılmıştır (Âli İmran, 3/67; el-Bakara, 2/62, 111, 113, 135, 140; el-Mâide, 5/14, 18, 51, 69, 82; et-Tevbe, 9/30; el-Hacc, 22/17). Ayrıca, "Ehl-i Kitap" ifadesinin yer aldığı âyetlerde, Hristiyanlar da muhatap alınmıştır. Meselâ "De ki; ey Ehl-i kitap! Aramızda eşit olan bir kelimeye gelin. Yalnız Allah'a kulluk (ibadet) edelim ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım" (Âli İmrân, 3/64) âyetinde olduğu gibi.
Kur'ân-ı Kerim'e göre, Yahudiler gibi Hristiyanlar da verdikleri sözde durmadıkları için, kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin salınmıştır. Hz. Muhammed onlara da gönderilmiş bir elçidir. O, Ehl-i Kitab'ın gizledikleri ve sakladıkları şeylerin çoğunu onlara açıklamıştır. Ancak Yahudi ve Hristiyanlar, kendilerinin "Allah'ın oğulları ve sevgilileri" olduklarını söyleyerek, Hz. Muhammed'e karşı çıkmışlardır. Yahudiler Uzeyr'i, Hristiyanlar da İsa'yı Allah'ın oğlu saymışlardır. İnsanları tanrılaştırdıkları için de küfre girmişlerdir. (el-Mâide, 5/12-18; et-Tevbe, 9/20) Allah'a çocuk isnad etmekle Tevhid'in özüne ve rûhuna aykırı hareket etmişlerdir. Halbuki "Allah, bu tektir. Her şeyden müstağnî ve her şey O 'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir." (İhlâs, 112/1-4) .
Kur'ân-ı Kerim, Hz. İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu, O'nun da tevhid'i tebliğ ettiğini açıklar. (el-Mâide, 5/46-47, 62-69, 72-77). Bu durumda Meryem oğlu İsa'yı ilah edinen Hristiyanlar, "Allah, üçün üçüncüsüdür" (el-Mâide, 5/72-75) diyerek doğru yoldan sapmışlar, tevhid çizgisinden uzaklaşmışlardır. Tevhid esasından uzaklaşan Hristiyanların yüce Allah, dinlerinin aslına, tevhid ve İslâm yoluna çağırmaktadır. (el-Mâide 5/46).
Yukarıda da belirtildiği gibi hristiyanlık, aslı itibariyle hak dinlerderdendir. Peygamberi Hz. İsa, kitabı da İncil'dir. Bugünkü Hristiyanlığın odak noktasını oluşturan ve Pavlus teolojisinin temelini teşkil eden Hz. İsa, yalnız Allah'ın kulu ve Rasûlü'dür. Bunu bizzat kendisi şöyle ikrar etmiştir: ''Hz. İsa: Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni Peygamber yaptı; nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekât vermemi ve annene iyi davranmamı emrelti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde ve dirileceğim günde bana selam olsun" dedi (Meryem, 19/30-33). Ayrıca Hz. İsa'yı ve annesini tanrılaştırıp "teslis" akidesini oluşturan Hristiyanlarla Hz. İsa, kıyamet gününde yüzleştirilecekler ve böylece Hristiyanların uydurdukları yalanlar bir kere daha ortaya çıkmış olacaktır. Bu husus, Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle belirtilir: "Allah Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı olarak benimseyin," dedin?" demişti de; ''Hâşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen benim içimde olanı bilirsin, ben Senin içinde olanı bilemem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin" demişti, ''Ben onları sadece, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetçe onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları sen gözlüyorsun. Sen her şeye şâhidsin" (elMâide, 5/117).
Şu halde bugünkü Hristiyanlık, Hz. İsa'nın tebliğ ettiği Hristiyanlık değildir; ''Mesih, Allah'ın oğludur" gibi sözleri kendi ağızlarıyla uydurmuşlar (et- Tevbe, 9/30) ve "Meryem oğlu Mesih'i'de, kendilerine Allah'tan başka Rab edinmişlerdir" (et-Tevbe, 9/31). Aynı şekilde, mevcut Hristiyanların, Hz. İsa'nın getirdiği İncil'le hiç bir ilgileri yoktur (el-Mâide, 5/68). Çünkü Yahudi bilginleri gibi, Hristiyan râhipleri de birtakım menfaat temini için, Allah'tan kendilerine indirilmiş olan Kitab'ın hükümlerini değiştirmişlerdir (et-Tevbe, 9/34).
Özetle söylemek gerekirse; İslâmiyet ile bugünkü Hristiyanlık arasındaki belli başlı ayrılıklar şunlardır:
1. Hristiyanlık'ta teslis akidesi olduğu halde İslâm'da tevhid akidesi vardır. 2. İslâm bütün semâvî dinleri ve peygamberleri içine alır; Hristiyanlık ise, yalnız Kitab-ı mukaddes'i hak bilir ve Kur'an-ı Kerim'i vahye dayalı bir kitap olarak kabul etmez. 3. Hristiyanlık, insanın doğuştan günahkâr olduğunu ve bu sebeple temizlenmesi için vaftiz edilmesi gerektiğini savunur; İslâm ise, bütün insanların günahsız doğduğunu ve hiç kimsenin bir başkasının günahını yüklenmeyeceğini belirtir. 4. Hristiyanlıkta papaz ve rahiplerin günah çıkarmak ve affetmek yetkisi vardır; İslâmiyet'te ise, günahlar yalnız Allah tarafından bağışlanır. 5. Hristiyanlık'ta Hz. İsa'nın sözleri Allah kelâmı olarak telakki edilir; İslâmiyet'te ise, ilâhi emirler vahiy yoluyla, Cebrâil vasıtasıyla bildirilir. 6. Hristiyanlar'a göre İsa (a.s) çarmıha gerilmiştir. İslam'a göre ise, Allah onu kendi katına yükseltmiştir. 7. Her ne kadar bugünkü Hristiyanlar, kendi dinlerinin son din olduğunu iddia ediyorlarsa da, bu iddiânın İslâm nazarında hiç bir geçerliliği yoktur. Çünkü "Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet'tir..." (Âli İmrân, 3/19) Ye artık "Kim İslâm'dan başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir ve o, âhirette de kaybedenlerden olacaktır" (Âli İmran, 3/85).
TheGodfather 12.11.2005, 23:52 Dünya ne denli ilerlerse ilerlesin, insan bilgisinin tüm dalları son aşamaya geliştirilsin, bütün eğitimin temeli olan Kutsal Kitap'ın yerini hiçbir şey tutamaz."Goethe (Alman şair)
Kutsal Kitabın bildirdikleri doğru mudur? Tarihsel, coğrafi ya da başka konularda yanlışlıklara rastlasaydık, Kitap'ın tanrısal kökeni ve esinlemesinden kuşku duyacaktık. Tanrı gerçeğin Tanrısı'dır: O'nun yazdırdıkları gerçek olmalı.
Burada ele alınması gereken iki konu vardır: (a) Arkeolojinin tanıklığı (b) Yerine gelmiş olan ve günümüzde yerine gelmekte olan Kutsal Kitap peygamberlik sözleri.
Kutsal Kitap'ın doğruluğu ile arkeoloji.
İsrail devletinin kurulduğu 1948 yılından bu yana sürekli olarak, ülkede arkeolojik çalışmalar yapılmaktadır. Ortadoğunun tüm ülkelerinde "tel" adıyla tanınan höyükler bulunur.Bunlar üst üste kurulmuş birkaç kentin kalıntılarından oluşan tepelerdir. İsrail'de kazılmamış "tel"lerin sayısı fazla olduğundan arkeoloji araştırmaları daha uzun bir süre devam edeceğe benzemektedir.
Arkeoloji; paleografi (eskiyazıbilim), epigrafi (yazıtbilim), filoloji (dilbilim), semantik (anlambilim), numistik, papiroloji ve sijillografi gibi bilim dallarının yanı sıra potasyum-argon, karbon 14, termo-luminesans v.b. tekniklere dayanan bir bilimdir. Yardımcı bilimleriyle birlikte arkeoloji sayesinde eski uygarlıklar hakkında bilgimiz vardır. Kutsal Kitap'taki tarihsel olaylarda adı geçen uygarlıklarla ilgili olarak arkeoloji aracılığıyla daha ayrıntılı bilgi elde edebilmekteyiz. Bu da olayları daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır.
Efsane, mi gerçek mi?
Kutsal Kitap'ın Tekvin kısmında anlatılan tarihe ait bazı arkeolojik çalışmaları inceleyelim. Bir kısım yorumcular, Kutsal Kitap'ta anlatılan çoğu olayları efsane olarak kabul eder. Onlara göre İbrahim, İshak, Yakup ve Yusuf'u anlatan öyküler, birer dinsel efsaneden başka bir şey değillerdi.
Arkeolojik araştırmalar sayesinde bu görüşün asılsız olduğu kanıtlanmıştır. 1902 yılında Susa'da de Morgan tarafından bulunan Hammurabi'nin dikili taşı, 1925 ile 1933 yılları arasında Irak'taki Yorgan Tepe'de Edward Chiera'nın yönetimindeki müze ve üniversite ekiplerince ortaya çıkarılan ve sayısı yirmi bine ulaşan Nuzi levhaları, ve Louvre Müzesinin eski yönetmeni Andre Parrot'un 1933 ile 1956 yılları arasında Fırat Irmağı yakınlarındaki çalışmalarla bulunan Mari kral kitaplığının levhaları sayesinde o çağın toplumsal, hukuksal ve siyasal uygarlığıyla ilgili geniş bilgiye sahibiz. İbrahim'in mirasçısını değiştirmesi,4 Esav'ın ilk oğulluk hakkını Yakup'a satması5, Yakup'un eşlerini elde etmek için yıllarca çalışması6, Laban'ın ilahlarının Rahel tarafından çalınması7 ve başka birçok ayrıntının çağın uygarlığına uygun olduğu belgelenmiştir. Orta doğunun kumları altından çıkarılan bilgilerle doğrulanmaktalar. Mari'de Kutsal Kitap'ta bulunan adlara benzer Nahur (Nahor), Sarug (Seruc) adlarının yanı sıra İbrahim adına benzeyen adlar yazılar arasında görülmüştür.Arkeolojik bulgular Kutsal Kitap'taki kişilerden söz etmemekle birlikte , bu adların ataların yaşadığı çağ ve ülkelerde yaygın olduğunu kanıtlar.
M.Ö. 9. yüzyılda yaşamış olan İsrail kralı Yehu'yu ele alalım. Kutsal Kitap'taki II. Krallar kısmı onunla ilgili çok şey anlatır. Kutsal Kitap bu kralın Asur kralı 3. Şalmaneser'e haraç vermek zorunda kaldığını bildirmez. Ama 1850 yılında Nineve kalıntılarından çıkarılan ve Londra'daki Britanya Müzesi'nde korunan siyah dikili taş, İsrail kralı Yehu'nun efendisi 3. Şalmaneser'in önünde eğildiğini gösterir. Bundan başka, böyle bir belgenin ortaya çıkarılışından sonra hiç kimse Kral Yehu'nun, Asur İmparatorluğu'nun, 3. Şalmaneser'in ya da başkenti Nineve'nin var oluşunu yadsıyamaz. Oysa Voltaire Nineve'nin hayali bir kent olduğunu öne sürmüştü! Eğer Voltaire'in, Rich, Botta, Layard, Rassan, Smith ve başkalarının, yaşadığı dönemden yaklaşık yüz yıl sonra yapacakları kazılardan haberi olsaydı, ortaya çıkaracakları yapıları, sarayları, binlerce levhayı, yüzlerce metrelik kabartmayı görseydi daha ölçülü konuşurdu!
Bu kabartmalardan biri, Lakiş kent halkının Sanherib tarafından sürgüne götürülmesini gösterir. Yahuda bölgesindeki Lakiş kentinin kuşatılmasına Kutsal Kitap'ta II. Krallar 18:13-14 ayetlerinde ve Lakiş halkının sürgüne götürülmesine Yeremya 34:7 ve Mika 1:13'de değinilir. Bilmediğimiz şey, bu sürgünün ayrıntıları ve onu uygulayanların zalimliğidir. Arkeoloji bu yönü aydınlatmakla değerini kanıtlamıştır.
Kutsal Kitap boyunca anlatılan olayların tarihsel doğruluğunu pekiştiren arkeolojik buluşlarla ilgili bol örnekler verilebilir. Bu, arkeolog ve eski yazı uzmanlarının Kutsal Kitap'taki her olayla ilgili bir buluş yapmış oldukları anlamına gelmez. Ama kesin olarak diyebiliriz ki, Kutsal Kitap'ın ana tarihsel olayları dolaylı olsa bile arkeoloji tarafından birçok kez doğrulanmıştır. Profesör Albright aynı görüşü şu sözlerle savunur: "Arkeolojinin Kutsal Kitap'ın tarihsel doğruluğunu tam olarak saptadığına kuşku yoktur."
Kutsal Kitap peygamberliklerinin gerçekleşmesi
Eski Antlaşma'nın büyük bir kısmı, İsrail halkını Baallar ve Aşeralar gibi yalancı tanrılara hizmet etmek için bıraktıkları gerçek Tanrı'ya döndürmek amacıyla söylenmiş peygamberlerin bildirilerinden oluşur.
Ama Kutsal Kitap'ta başka tür peygamberlikler de vardır: Bunlar gelecekte neler olacağını haber veren önbildirilerdir. Böylece, Kenan ülkesini almaları, Mısır'da bulunmaları, Babil'e sürgün gitmeleri, sürgünden dönmeleri8 gibi İsrail tarihinin büyük aşamaları önceden bildirilmiştir. Bunların yanı sıra, Nineve9, Babil10, Sur11 ve Petra, Yeni Antlaşma'da Kafernaum ve M.S. 70 yılında yıkılan Kudüs gibi belirli kentlerin saldırıya uğrayıp yıkılmalarıyla ilgili önbildiriler vardır.
Peygamberlerin sadece çağlarının siyasal gelişmeleriyle ilgili önsezi yeteneğini taşıyan kişiler olduğunu varsaymak olanaksızdır. (Kutsal Kitap'taki önbildirilerin Tanrı'nın geleceği bildirmesi olduğunu kabul etmeyen kimi Tanrıbilimcilerin öne sürdüğü açıklama gerçi budur.) Çünkü bu önbildirilerin bu denli ayrıntılı olarak doğru çıkmaları, insanlar tarafından gerçekleştirilmeleri olanakdışı bir iştir.
İsa'nın önceden bildirilişi
İsa Mesih'in birinci gelişini önceden bildiren Kutsal Kitap'ın önbildirileri çok ayrıntılı olarak gerçekleştiler (Bkz. sayfa 267-268'deki liste). Eski Antlaşma, vaadedilen Mesih'in hangi İsrail soyundan doğacağını yaklaşık M.Ö. 1500 yılında, ve Yahudiye'nin hangi kentinde dünyaya geleceğini M.Ö. 700 yılında açık bir şekilde önceden bildirmiştir. Bunun yanı sıra bir bakireden doğacağı (M.Ö. 700 yılında) Mısır'a sığınıp oradan döneceği (M.Ö. 750 yılında) bir de nasıl öleceği (M.Ö. 1000 yılında)12 ayrıca anlatılmıştır. Çakıldığı çarmıhın dibinde giysilerinin paylaşılacağı ve giysileri için kura çekileceği Mezmur 22:18'de doğumundan 1000 yıl önce bildirilmiştir. Eğer bir kimse bu önbildirilerden İsa'nın vaadedilen Mesih ve dünyanın Kurtarıcısı olduğunu anlayamazsa, bunun asıl nedeni onun Mesih'i reddedip O'na gelmek istememesidir.
Yoksa uyduruldu mu?
Bazıları İsa Mesih'in İncil'deki yaşamının Eski Antlaşma'daki önbildirilere göre uydurularak yazıldığını iddia etmişlerdir. Halbuki bu önbildiriler o kadar ayrıntılı verilmiştir ki buna uygun bir yaşam yazılmış olsa bile tarihsel olarak bunu ispatlamak ve o zamandaki yüzlerce insanın tanıklığını yok saymak mümkün olamazdı. İsa'dan 700 yıl önce yaşamış olan Yeşaya Peygamberin Mesih'le ilgili gerçekleşen "kabrini kötülerin yanında yaptılar (belirlediler) ama ölümünde zengin adamla beraberdi" (Yeşaya 53:9) önbildirisini örnek olarak inceleyebiliriz. Sırf bu ayete bakarak bunun önceden nasıl gerçekleşeceği tahmin edilemezdi. Fakat olay gerçekleşince bunun nasıl olacağı ortaya çıktı. :3D_NG (7)
Sonuç olarak diyorum ki kutsal kitap diye bir şey yoktur..Hepsi uydurmadır...İnsanın kutsal kitabı kendisidir.. İsa bir peygamberdi ve onun müjdesi övülmüş bir peygamber ve son din alevilik bundan başkasını kabul edebilmemizde mümkün değildir...
saygılar
TheGodfather 12.11.2005, 23:59 İsa Mesih'in Tanrılığını reddetmek için Müslümanlar bazen İsa·nın ayartıldığını ve Tanrı·nın ayartılamayacağı, bundan dolayı İsa·nın Tanrı olamayacağı iddiasını ileri sürerler.
İsa'nın sınanmasına ilişkin ayetleri Matta 4:1-11 arasında okuyabilirsiniz. Yakup 1:13 şöyle der, "Ayartılan kişi, “Tanrı beni ayartıyor” demesin. Çünkü Tanrı kötülükle ayartılmadığı gibi kendisi de kimseyi ayartmaz". Aynı zamanda İbraniler 4:15’te şöyle yazar, " Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir."
Mesih’in tanrılığına ilişkin itirazları reddetmeye oranla bu itirazı yanıtlamak biraz daha zordur çünkü Kutsal Yazılarda çok açık olmayan, İsa’nın tanrılığı ve insanlığı arasındaki ilişki alanına girer. İsa’nın iki doğası olduğunu aşağıdaki tabloda görüyoruz fakat birbirleriyle nasıl ilişki içinde oldukları açık değildir.
Kutsal Yazılar’dan İsa’nın insan doğasının kendi tanrısal doğasından hiçbir zaman ayrı olmadığını ve birlik içinde olduğunu görüyoruz. Kutsal Yazılar’da yine Tanrı’nın günah işleyemeyeceğini görüyoruz ve Tanrılığın bütün doluluğunun Mesih’te olduğunu görüyoruz (Yuhanna 1:1,14; Koloseliler 2:9). Bundan dolayı, İsa’nın Tanrı olduğu gerçeğini kabul ettiğimize göre, İsa’nın günah işlemesinin olanaksız olduğu sonucuna kolaylıkla varabiliriz. Öte yandan, İsa gerçek bir insandı. Bundan dolayı, İsa’nın gerçekten ayartılmış olabileceğini söylemek adildir. Fakat soru inatla devam etmektedir: eğer İsa’nın günah işlemesi olanaksız ise, o zaman gerçekten nasıl olurda ayartılabilir? Bunu yanıtlayabilcek yeterli yanıtım olduğunu zannetmiyorum. Fakat ben yine de yanıtlamaya çalışacağım:
İsa yaptıklarının tümünü Baba’ya bakarak yaptı. İsa şöyle söyledi, " İsa Yahudi yetkililere şöyle karşılık verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, Baba'nın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar." (Yuhanna 5:19). Ayrıca İsa şunu da söyledi, “Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır." (Yuhanna 5:30).
İsa, Matta 12:22-32’de cinleri insanlardan kovuyordu. Ferisiler İsa’nın yaptıklarının Şeytan’ın gücüyle yapmış olduğunu söyleyerek suçladılar. İsa onların bu suçlamalarının, Kutsal Ruh’a küfretmek olduğunu ve bağışlanmayacağını söyledi. İsa bunu neden söyledi? Çünkü İsa’nın hiçbir mucizesini tanrısal doğasıyla değil, içinde olan Kutsal Ruh aracılığıyla bir insan olarak yaptığına inanıyorum. Bundan dolayı İsa kovduğu cinleri Kutsal Ruh’un gücüyle kovuyordu. İsa’nın mucizelerinin, onun vaftizinde Kutsal Ruh’un üzerine gelmesinden sonra başladığını görüyoruz.
İsa Tanrı’nın yasasını yerine getirmek ve günahlarımız uğruna kurban olmak için insan olarak geldi. Bunu bir insan olarak yaptı. Şeytan’ın ayartmalarına karşı dayanırken, Kutsal Yazılardan insan olarak alıntı yaptı. İsrail’de yeryüzündeki hizmetine başlamak üzereyken tanrısal doğasına dayanmadı. İnsan olarak ayartıldı ve Tanrı’nın Sözüne dayaranak ayartılmaya karşı koydu. Kendi tanrısal doğası ile değil, Kutsal Ruh ile cinleri kovdu. Bundan dolayı, İsa tanrısal doğasında değil insan doğasındayken ayartıldı. Tanrısal doğasından “destek” alarak yapmadı. Tersine, ayartılma anı geldiğinde tamamen Baba’ya, Kutsal Ruh’a ve Tanrı Sözüne dayanarak ayartılmalardan başarıyla geçti.
Burdan Hristiyanlığın Hz.İsa'yı tanrı olarak gördüklerini sonucuna kolaylıkla varabiliriz.
saygılar sunarım..
öNYARGISIZ 13.11.2005, 20:53 Merhaba,
----- " Burdan Hristiyanlığın Hz.İsa'yı tanrı olarak gördüklerini sonucuna kolaylıkla varabiliriz. "
Evet "Hiristiyanlar" Isa'yi Tanri olarak görüyorlar ancak onlarin ne dü$ündügünün bir önemi yok, Önemli olan Allah'in ne Dü$ündügüdür!
Allah dü$üncelerini Tevrat,Zebur ve Incil'e yani Mukaddes Kitaba kaydettirmi$tir ve bu dü$ünceleri arasinda "TESLiS" yani "ÜçLÜGE" yer YOKTUR!
"Hiristiyanlarin" bir dönem Galileo'ya neler yaptiklarini herhalde hatirlarsiniz, halbuki Ellerindeki kutsal Kitap'ta "Dünyanin YUVARLAK oldugu" MÖ 8. yüzyilda kaydettirilmi$ti:
*** " Dünya dairesi üzerinde oturan O'dur (Allah'tir) " (Tevrat - i$aya 40:22)
Bu ayette "daire" olarak tercüme edilen orijinal Ibranice sözcük "hug" dur, bu sözcük "Küre" anlamina gelir.
"Hiristiyanlar" Galileo'nun hakli oldugunu ancak 1992 yilinda kabul edebildi yani BU "Hiristiyanlara" güvenmek konusunda ihtiyatli olmakta fayda var!
Ho$çakalin...
Merhaba "polata",
" 26 yaşından önce hangi din ve mezheptendin? "
Islam - Sünni (Hanefi mezhebinden)
" Şu anda hangi dindensin? "
Yahudi, Hiristiyan, Müslüman, Budist Degilim!
" 26 yaşından önce yani İslam dan çıkmadan önce Kuran'ı okumuşmuydun "
Evet!
" Mukaddes kitap diye Tevrat, Zebur ve İncil'i söylüyorsun ancak Allah tarafından en son olarak indirilen Kuran'ı neden bunların içine katmıyorsun? "
Birbirlerinden çOK FARKLI, çogu zaman TABAN TABANA ZIT ögretiler içerdikleri için!
" Tevrat, Zebur ve İncil'i neden tek kitap mış gibi "Kutsal kitap" diye tanımlıyorsun? "
Bunlari AYRIYMI$ gibi ortaya koyan çIKARCI insanlardir!
'Mukaddes Kitap' 66 Kitapçiktan olu$ur
Tevrat ve Zebur 'Mukaddes Kitabin' ILK BÖLÜMÜ (39 Kitapçik)
incil'de Mukaddes Kitabin SÖN BÖLÜMÜDÜR! (27 kitapçik)
Herhangi Bir Romanin ilk bölümünü veya son bölümünü yok ederseniz o roman anlamini yitirmi$ bir eser olur, Mukaddes Kitap için de durum aynidir, Tevrat, Zebur ve Incil kisimlarindan Birini yok sayarsaniz mukaddes Kitap anlamini yitirmi$ YARIM Bir Kitap haline gelir!
" $ayet Kuran da diğer üç kitap da yazılanları destekleyici şeyler yer alıyorsa ve Kuran da Allah tarafından insanlığa indirilmiş kutsal bir kitap ise neden İslam dan başka dine geçiş? "
Sanilanin aksine, Kuran'da diger 3 Kitap'ta yazilanlari destekleyici çOK AZ NOKTA VAR!
Ho$çakalin...
Merhaba,
Öncelikle soruları cevapladığın için teşekkkür ederim. Önce yazdıklarından anladıklarımı yazmak istiyorum.
İslam dininin Sünni inanışının Hanefi mezhebinde birisiydin, Kuran'ı okumuş biliyordun, sonrasında ise adını belirtmediğin yada diğer bir değiş ile bilinen büyük dinlerin dışında insanlar tarafından yeni oluşturulan bir dinsel akıma girdin. Bu yeni oluşum yeryüzüne Allah tarafından indirilen Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran kitaplarından Kuran dışındakilerini kendine kitap kabul ediyor. Tevrat, Zebur ve İncil'in aslında aynı kitap olduğunu birbirinin devamı olduğunu kabul ediyor.
Yanlış hatırlamıyorsam forum içerisinde Yehova Şahitleri isimli bir başlık açılmıştı. Orda yer alan o oluşumla belki aynı olmasa da benzer gibi geldi.
Ancak yine de bazı soru işaretleri kafamda yok değil. Mukaddes kitap olarak Tevrat, Zebur ve İncil'i saymanızı ve bu üç kitabın aslında tek bir kitabın parçaları olduğunu söylemene anlam veremedim. İster Musevi ister Hristiyan hangisine sorarsan sor sanırım bu tezinizi net olarak kabul etmeyecektir. Her kitap farklı zamanlarda farklı peygamber ve toplumlara gönderilmiştir. Evet bütün kitapların geldiği yer aynıdır, aynı yaratıcı tarafından katında ki kitapdan gönderilmiştir. Ancak Allah tarahından insanlığa gönderilen dört yazılı kitaptan üçünü birbirinin tamamlayıcısı görmek Allah tarafından gönderilen son kitabı saymamak yanlış olmaz mı? Diğerlerine Mukaddes ismini verirken Kuran sanki Allah katından gönderilmiş olan bir mukatdes kitap değil mişçesine söylem yanlış değil mi?
İslam dininden çıkarken de Sanilanin aksine, Kuran'da diger 3 Kitap'ta yazilanlari destekleyici çOK AZ NOKTA VAR!gibi bir neden den ötürü başka bir oluşuma geçmek ne kadar doğru. Üstelik sanırım bu oluşum Mukaddes kitap olarak Tevrat, Zebur ve İncil kitaplarının sadece birini esas alan Musevilik ve Hristiyanlık tarafından benimsenmemekte olsa gerek.
önyargısız bunu çok merak ile soruyorum bağlı olduğunuz bir kilise var mı?
Ben hristiyanlığın kıyısından dönerek islamı islamda tadan birisi olarak bunu çok merak ediyorum
islamiyetin ne gibi bir tersliğini gördüğünüzü de çok merak ediyorum ki hristiyan olmuşsunuz
arkadaşım kutsal kitapların incil bölümündeki matta,markos,luka,yuhanna bölümlerinde barnabasın yazdığı barnaba incilini de alıyor musun
önyargısız bunu çok merak ile soruyorum bağlı olduğunuz bir kilise var mı?
Ben hristiyanlığın kıyısından dönerek islamı islamda tadan birisi olarak bunu çok merak ediyorum
islamiyetin ne gibi bir tersliğini gördüğünüzü de çok merak ediyorum ki hristiyan olmuşsunuz
arkadaşım kutsal kitapların incil bölümündeki matta,markos,luka,yuhanna bölümlerinde barnabasın yazdığı barnaba incilini de alıyor musun
bak şimdi bende seni merak ettim büşra
tesettürlü , aleviliği seven ama aleviligi tanımıyan ki bizim(alevilerin) h.z. Aliyi allah olarak gördüğümüzü düşünecek kadar bile tanımıyan !!! başartüsünüün üstünde kılıç taşıyan!!!!! bizamanlar hiristiyanlıgın kıyısına kadar gelmiş son anda geri dönmüş ve şimdide islamı islamda tatmış bi kişilik olan seni gerçekten çok ama çok merak ettim !!!!!!!
Hırıstiyanlıgın kıyısından dönüp islamı iaslamda tadan birisi olamak nasıl bişey bende onu merak ettim valla...
Bu durumda bizde yezidlerin yoluna yüz çevirmiş gerçek hak yolunu bulmuş olarak nitelendirebilirmiyiz kendimizi....
evet misyonerlik yapan bi arkadaşım sayesinde islamı islamda buldum ve hiristiyanlığı araştırırken müslümanlığı tattım. Ve sırf arkadaşıma inat hristiyan olmayıp islamiyette sünniliği araştırdım ve şu anda iyi bir müslüman olmaya çalışıyorum
evet misyonerlik yapan bi arkadaşım sayesinde islamı islamda buldum ve hiristiyanlığı araştırırken müslümanlığı tattım. Ve sırf arkadaşıma inat hristiyan olmayıp islamiyette sünniliği araştırdım ve şu anda iyi bir müslüman olmaya çalışıyorum
Büsra Hanım bu yazdığınız paragrafta araştırmak fiili cok ilgimi cekti !!!
Hristiyanlığı arastırma(!!) sebebiniz de baska birine inat, yapılmıs bir eylem olmasın ve anlamadığım nokta hristiyanlığı arastırken müslümanlığı tatmak nasıl bir olaydır nasıl yaşanır, engin tecrübelerinizi benle paylaşırsanız o tada bende vakıf olmak isterim. Bir seye inanmak icin arayış içinde olmanız ve basladığınız noktaya geri dönmeniz de epey ilginc bir durum.
İnatla bir seye inanmak samimi bir durum degildir ve bu iki kelime yan yana gelemez ancak bizim asırlardır yaptıgımız inatla inancını korumak söz konusu olabilir.
Size arastırmalarınızda basarılar dilerim!
Merhaba,
----- "Burdan Hristiyanlığın Hz.İsa'yı tanrı olarak gördüklerini sonucuna kolaylıkla varabiliriz. "
Evet "Hiristiyanlar" Isa'yi Tanri olarak görüyorlar ancak onlarin ne dü$ündügünün bir önemi yok, Önemli olan Allah'in ne Dü$ündügüdür!
Allah dü$üncelerini Tevrat,Zebur ve Incil'e yani Mukaddes Kitaba kaydettirmi$tir ve bu dü$ünceleri arasinda "TESLiS" yani "ÜçLÜGE" yer YOKTUR!
"Hiristiyanlarin" bir dönem Galileo'ya neler yaptiklarini herhalde hatirlarsiniz, halbuki Ellerindeki kutsal Kitap'ta "Dünyanin YUVARLAK oldugu" MÖ 8. yüzyilda kaydettirilmi$ti:
*** " Dünya dairesi üzerinde oturan O'dur (Allah'tir) " (Tevrat - i$aya 40:22)
Bu ayette "daire" olarak tercüme edilen orijinal Ibranice sözcük "hug" dur, bu sözcük "Küre" anlamina gelir.
"Hiristiyanlar" Galileo'nun hakli oldugunu ancak 1992 yilinda kabul edebildi yani BU "Hiristiyanlara" güvenmek konusunda ihtiyatli olmakta fayda var!
Ho$çakalin...
Arkadasım ben her ne kadar Aleviligimi Kur'an a göre yasamayan bir insan olsamda burda Kur'an ın kutsallığına inanan insanlar var ve sen kendi kutsalını ortaya koyarken bütün kitapları mukaddes(kutsal) sayıp Kur'an ı kutsal kitaplar dısında göstermen samimiyetsizliktir ve gizli propagandadır. İnanclarına saygılıyım, fakat yazdıgın yazılar artniyetlidir. Madem Kur'an kutsal degildir ona inanmıyorsun ondan bize örnek vermendeki maksat nedir? Artı tanrıya üstüne vura vura Allah diyorsun Allah Kur'an dısında baska hangi kitapta vardır?
Hangi dindensin sorusuna? Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Budist değilim demissin bu ne anlama geliyor??? Anlam bozuklugunu kasten mi yapıyorsun ?? Yahudi,Hristiyan,Müslüman,Budist degilim baska ne dersen de anlamı mı cıkartmalıyız, yoksa baska bir sey varda ben mi göremiyorum?
Lütfen en azından cevabını acık, sade bir sekilde yazarsan sevinirim!
bak sen şastım yahu nelerde var imiş haberimiz yok valla boş laf bunlar şiiit uyan kardeş kendine gel
seyyahname 24.12.2005, 16:55 ÖNYARGISIZ isimli arkadaşımız kendince bir şeyler döktürmüş ama burada bir çok arkadaşın kafası karışmış kafası karışan arkadaşlar ben yardımcı olayım...
tevrat zebur ve incilin bir araya alınmış ve adına mukaddes kitap yada kutsal kitap denilmiştir.
bu kutsal kitap adını alan edvartorial çalışma misyonerlik içeriğine sahip klasik her din tebliğ edilmeli hükmüyle dağıtılmaktadır.
kutsal kitaptan alıntı...
Kutsal kitap nedir.
Kutsal kitap eski ve yeni antlaşma olmak üzere iki kısımdan oluşur eski antlaşma yahudilerin kutsal kitabıdır ibranice ve aramice olarak yazılmıştır 3 bölüme ayrılır 1 yasa kitapları ( musanın 5 kitabı olarak bilinir ) 2 peygamberlikler ve tarihsel kitaplar 3 memurlar ve şiirsel ve düz metinler eski ve yeni antlaşma hristiyanların kabul ettiği kutsal yazılardır...
27 kitaptan oluşan yeni antlaşma ( incil ) grekçe yazılmıştır. ilk dört kitap isanın yaşamını öğretilerini ölüm ve dirilişiyle ilgili bilgileri içermektedir. elçilerin işleri kitabı isa öldükten sonra elçilerin bu öğretiyi yaymak için yaptığı işleri anlatır. incilde yer alan mektuplar isa mesih in elçileri ve yakın izleyicileri tarafından ilk inanlı topluluklarına ( kiliselere ) yol göstermek onun öğretisine uygun bir yaşam sürmelerini sağlmak ve karşılaştıkları sorunların üstesinden nasıl gelebileceklerinigöstermek amacıyla tanrının esniyle yazıldı. incil in son kitabı olan vahiy inanlıları sıkıntılar karşısında cesaretlendirir gelecekteki olayları simgeler ile açıklar....
yukarıdaki yazıt birebir kutsal kitaptan alınmıştır....
konuya geçmeden önce bir kaç konuda bilgi vermek istiyorum bazı yanlış bilgiler üzerinden tartışma yapılıyor. öncelikle incil kutsal kitap yada hristiyanların kutsal kitabı değildir böyle bir kutsal kitapta yoktur incil içerik olarak kutsal kitabı tanıtırken yazdıkları metindede olduğu gibi sadece isanın hayatının hikayesinin anlatıldığı ilk başta tüm havarilerinin ayrı ayrı yazdığı sonra bunun 4 nü birleştirerek isanın nasıl yaşadığını anlatmak amacıyla yazılmış bir nevi hayat hikayesi yada tam adıyla biyografi kitabıdır her hangi bir kutsallığı yoktur ilk başta her önüne gelen bunu yazmış sonra mezheplerin oluşmasıyla din örgütlenmesi sayesinde belli mevkilere gelmiş kişiler fazla dağılıyoruz bunu birleştirelim deyip matta markus luka ve yuhannanın yazdıklarını birleştirerek incil haline getirmişlerdir.
zaman içerisinde yaşadığımız dünyada her daim olduğu gibi sınıf ayrımları ve din ayrımlarını fırsat gören bazı akıllılar kendilerine yandaş bularak ne yapalım ne yapalım demiş ortaya kutsal kitap adında o dönemde 3. sınıf ve geri kalmış millet ve din olarak görülen müslümanları saymayarak ortaya ilk başta dinler arası diyalog ve dinler arası birliktelik adını vererek ortaya bu kutsal kitap denen olayı çıkartmış ve örgütlenmişlerdir bu kitap yazılırken oldukça konusunda iyi sosyolog psikolog ve adına toplum mühendisi denilen kişilerle ortak hazırlanarak belli bir dini boşluk içerisinde olan insanları gönüllü elçi olarak kullanrak bunu dünyaya yaymaya başlamışlardır.
bu konu başlığı açan arkadaşında asıl konusu budur şimdi konu başlığını açacak kendince tebliğini yapacak bunu ilginç görüp buna özelden mesaj atacak yada iletişime geçecek kişileri ona yapıldığı gibi etkileyerek kendince teblği yasasına uyarak ona bu senin görevin diyenlere olna inancıyla bunu yapmış olacak
burada tepki alacağını yada ona laf denileceğini iyi biliyor havarilerde aynı şeyi yaşamıştı mantığıylada kendini motive edecek hatta çıkacak ben tebliğ felan yapmıyorum ben hristiyan yahudi felan değilim e sen nesin diyecekler bu bilerek cevap vermiyecek merak ediyorsan gel özelden konuşalım olaylarına girecek ama bizim genç kardeşlerimiz zaten belli bir sosyal muhabbet ve çevre aradığı içinde bu onlara ilginç gelecek ve buradan bir kişiyi bile kendi ortamlarına çekmeyi başarırlarsa bu bu arkadaşlar için yeterli zaten sonuç olarak hiç bir sermaye harcamadan gönüllü bir nefer daha kazanmış olacaklar....
şunu hiç bir zaman unutmayın din bilimcisi adındaki insanların ekmek teknesi her zaman din ve dini yayınlardır tüm dinler için bu geçerlidir her dönemde dünya var oldukça gizli ve açık peygamberler ve havariler her zaman olacaktır sun moon yung tarikatı yada mevlana bilmem vakıfları gibi bunlar insanların boşluğundan faydalanarak manevi tatmin aracı olarak dini göstererek kendi sermayelerini her zaman felsefi dayanaklarla ayakta tutacaklardır sonuç olarak üretime ihtiyacı olmayan ve her daim alıcısı olan materyal dindir...
öNYARGISIZ 24.12.2005, 21:53 Merhaba "seyyahname",
----- " incil kutsal kitap yada hristiyanların kutsal kitabı değildir böyle bir kutsal kitapta yoktur "
Amerika'yi yeniden ke$fe çikiyoruz!
Gerçekten ilginç bir iddia(!)
Sizin Kuran'a inandiginizi saniyordum ama gördügüm kadariyla inanmiyorsunuz gerçi "Alevi Felsefesinden" bahs etmi$tiniz, "Alevi Felsefesi" Kuran'a itibar etmez mi?
Neden Kuran'a deginiyorum:
Mâide Sûresi 47
"İncil ehli Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir."
Bu ayet Incil'e son nokta konmasindan 500 yil SONRA, "Iznik Konsili"nden de 285 YIL SONRA yazildi, incil ne zaman "Tahrif" oldu?
Allah insanlari yanli$ yapmaya yönlendirir mi?(Ha$a)
Mâide Sûresi 68
"De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme."
Mümin'in 'Kitap Ehline' diyecekleri arasinda hangi nokta var ?
Mümin "Tevrat'i ve Incil'i uygulayin" diyecekmi$!
"Tevrat ve Incil Tahrif oldu, artik uygulamayin" veya "$u anki degil, Tahrif olmami$ olan eski Tevrat'i ve incil'i uygulayin" DEGiL!
Ancak siz Incil için, "böyle bir Kutsal Kitap yoktur" diyorsunuz, bu sizin fikriniz, istediginizi dü$ünmekte özgürsünüz tabii!
Ho$çakalin...
seyyahname 24.12.2005, 22:36 incil tevrat zebur bunların 3 üde kutsal kitap değildir...
tek kitabı olan din islamdırki bu da ayet indirilmiş ve sonra birleştirilerek kitap haline getirilmiştir....
senin daha dinler tairihinden dinlerin gelişminden haberin yok aklınca mütevazi bir tavır içerisinde diğer yanağını döndüğünü sanıyorsan
incilin kutsal kitap durumuna getirmek için ruhanilerin tanrı esiniyle bunlar toparlanmıştır mantığını ortaya atıyorsun...
ben sana türkiyeden bir örnek vereyim midyatta 3 tane ortodoks lar için önemli yer vardır
mor gabriel manastırı meryem ana kilisesi ve mor yakup manstırı ( nusaybindedir ve bir ucu suriyeye kadar uzanan geniş bir yüz ölçümüne dağılmış turabdin adı verilen bölgenin ilk üniversitesidir ) meryem ana kilisesi 12 kral hikayesine göre dünyadaki ilk kilisedir ve burada 3 din hakkında geniş kaynaklar vardır buradaki kaynakların birinde aynı şu yazar...
ya rab senin öğretilerini insanlara yaymak için senin yapmadıklarını yapmak zorundayız bizi affet der..
bunuda şunun için der o bölgede ilk olarak kurulan mor gabriel amanstırı ki mor yakup manstarından sonra kurulmuş ve mor gabriel mor yakubun öğrencilerinden biridir. bu manastırı inşaa edebilmek ve o bölgede hristiyanlık dinini yaygınlaştırabilmek gece gündüz durmadan ibadet ettiği hatta uyumamak için duvarın içerisinde kendi kovuk yaptırarak hiç uyumadan sürekli ayakta ibadet ettiği ve ondan her dilenin gerçekleştiği hastaların iyileşdiği çocuğu olmayanların çocuğu olduğu dedikodusu yayılarak oraya manastıra yoksul ailelerin çocuklarını öğrenci olarak alarak hristiyanlığın yaygınlaştırılması sağlanmıştır.
bu konulara derinlemesine girmiyim çünkü hem yaşın itibariyle hem bahsetiiğin konularda batarsın müslümanlık hakkında konuşmuyorum çünkü senin konun bu değil senin savunduğun konu farklı okunuda tartışanlar olursa ve biligim varsa ve yanlış olduğunu düşünürsem o konudada yazarım merak etme alevi felsefesi çok derindir özü insandır pir sultandan kara oğlanlara kadar gider bu iş ki sen aleviliği kaldıramazsın
tek yaptığın müslüman inanışa göre yaşamayan alevi gençlerinden yandaş çekmeye çalışıyorsun ama onuda burada zor yaparsın onları burada savunacak kafalarının karıştırlmasını engelleyecek dostları her daim olacaktır...
bak şimdi bende seni merak ettim büşra
tesettürlü , aleviliği seven ama aleviligi tanımıyan ki bizim(alevilerin) h.z. Aliyi allah olarak gördüğümüzü düşünecek kadar bile tanımıyan !!! başartüsünüün üstünde kılıç taşıyan!!!!! bizamanlar hiristiyanlıgın kıyısına kadar gelmiş son anda geri dönmüş ve şimdide islamı islamda tatmış bi kişilik olan seni gerçekten çok ama çok merak ettim !!!!!!!
hahaahah arkadass hepsinden biraz biraz alayim demiss bir nevi hepsinin tadina bakiyorr.....su yasima geldimde boylesinede rastlamadim yaww:))))) garip hobileri olan bir arkadsimizz:))))
haa ayrica bugun hz isanin dogdugu gun ve simdi burda kers bayrami varr....
incil tevrat zebur bunların 3 üde kutsal kitap değildir...
tek kitabı olan din islamdırki bu da ayet indirilmiş ve sonra birleştirilerek kitap haline getirilmiştir....
senin daha dinler tairihinden dinlerin gelişminden haberin yok aklınca mütevazi bir tavır içerisinde diğer yanağını döndüğünü sanıyorsan
incilin kutsal kitap durumuna getirmek için ruhanilerin tanrı esiniyle bunlar toparlanmıştır mantığını ortaya atıyorsun...
ben sana türkiyeden bir örnek vereyim midyatta 3 tane ortodoks lar için önemli yer vardır
mor gabriel manastırı meryem ana kilisesi ve mor yakup manstırı ( nusaybindedir ve bir ucu suriyeye kadar uzanan geniş bir yüz ölçümüne dağılmış turabdin adı verilen bölgenin ilk üniversitesidir ) meryem ana kilisesi 12 kral hikayesine göre dünyadaki ilk kilisedir ve burada 3 din hakkında geniş kaynaklar vardır buradaki kaynakların birinde aynı şu yazar...
ya rab senin öğretilerini insanlara yaymak için senin yapmadıklarını yapmak zorundayız bizi affet der..
bunuda şunun için der o bölgede ilk olarak kurulan mor gabriel amanstırı ki mor yakup manstarından sonra kurulmuş ve mor gabriel mor yakubun öğrencilerinden biridir. bu manastırı inşaa edebilmek ve o bölgede hristiyanlık dinini yaygınlaştırabilmek gece gündüz durmadan ibadet ettiği hatta uyumamak için duvarın içerisinde kendi kovuk yaptırarak hiç uyumadan sürekli ayakta ibadet ettiği ve ondan her dilenin gerçekleştiği hastaların iyileşdiği çocuğu olmayanların çocuğu olduğu dedikodusu yayılarak oraya manastıra yoksul ailelerin çocuklarını öğrenci olarak alarak hristiyanlığın yaygınlaştırılması sağlanmıştır.
bu konulara derinlemesine girmiyim çünkü hem yaşın itibariyle hem bahsetiiğin konularda batarsın müslümanlık hakkında konuşmuyorum çünkü senin konun bu değil senin savunduğun konu farklı okunuda tartışanlar olursa ve biligim varsa ve yanlış olduğunu düşünürsem o konudada yazarım merak etme alevi felsefesi çok derindir özü insandır pir sultandan kara oğlanlara kadar gider bu iş ki sen aleviliği kaldıramazsın
tek yaptığın müslüman inanışa göre yaşamayan alevi gençlerinden yandaş çekmeye çalışıyorsun ama onuda burada zor yaparsın onları burada savunacak kafalarının karıştırlmasını engelleyecek dostları her daim olacaktır...
Arkadaşım bu demek istediğin şey bir kere kutsal kabul ettiğin Kur'an a aykırıdır, İncil(de de vahiy kısmı vardır),Tevrat,Zebur değiştirilmiş olabilir fakat bu onların kutsallığına laf söyleme hakkını kimseye vermez.Birşeye inanmak başkasının inancının kutsal olmadığını iddaa etme hakkını kimseye vermez. Ben müslüman inanışa göre Aleviliğimi yaşamıyorum Alevi inancına göre müslümanlığımı yaşıyorum, çünkü benim inancıma göre Alevilik müslümanlıkla sınırlı değildir. Senin inancına da son derece saygılıyım herkes kendini istediği gibi tarif edebilir.
Merhaba "seyyahname",
----- " incil kutsal kitap yada hristiyanların kutsal kitabı değildir böyle bir kutsal kitapta yoktur "
Amerika'yi yeniden ke$fe çikiyoruz!
Gerçekten ilginç bir iddia(!)
Sizin Kuran'a inandiginizi saniyordum ama gördügüm kadariyla inanmiyorsunuz gerçi "Alevi Felsefesinden" bahs etmi$tiniz, "Alevi Felsefesi" Kuran'a itibar etmez mi?
Neden Kuran'a deginiyorum:
Mâide Sûresi 47
"İncil ehli Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir."
Bu ayet Incil'e son nokta konmasindan 500 yil SONRA, "Iznik Konsili"nden de 285 YIL SONRA yazildi, incil ne zaman "Tahrif" oldu?
Allah insanlari yanli$ yapmaya yönlendirir mi?(Ha$a)
Mâide Sûresi 68
"De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme."
Mümin'in 'Kitap Ehline' diyecekleri arasinda hangi nokta var ?
Mümin "Tevrat'i ve Incil'i uygulayin" diyecekmi$!
"Tevrat ve Incil Tahrif oldu, artik uygulamayin" veya "$u anki degil, Tahrif olmami$ olan eski Tevrat'i ve incil'i uygulayin" DEGiL!
Ancak siz Incil için, "böyle bir Kutsal Kitap yoktur" diyorsunuz, bu sizin fikriniz, istediginizi dü$ünmekte özgürsünüz tabii!
Ho$çakalin...
ÖNYARGISIZ Arkadaşım önceki yazdığım yazıya herhangi bir cevap vermediğin için iddalarımın geçerli olduğunu ve senin verecek cevabın olmadığı sonucunu mu çıkartmalıyım?
seyyahname 29.12.2005, 01:32 ÖNYARGISIZ Arkadaşım önceki yazdığım yazıya herhangi bir cevap vermediğin için iddalarımın geçerli olduğunu ve senin verecek cevabın olmadığı sonucunu mu çıkartmalıyım?
diğer açtığı başlıkta gerekli cevabı verdiğim için burada cevap vermeye gerek duymadım ama sanada cevap vereyim dinler tarihini okumadan doğuşundan gelişimine oradanda yaygınlaşmasına kadar öncelikle bunları bir incelemeni tavsiye ediyorum diyanet işlerinin sitesinden bende bir sürü sure ve ayetten örnekler çıkarırım bu çok kolay girersin oraya muhalif olacağın konuda bir başlık arat hemen karşına hangi sure hangi ayet çıkacaktır...
burada tarih dersi vermek istemiyorum zaten bunlar oldukça uzun konular burada tartışlılarak bunları öğrenemezsiniz biraz okumanız ve araştırmanız lazım...
bir tek islam dininde bunuda yanlış kurgulamayın müslümanım demekte yanlıştır aslı islamım demektir ya neyse tek kitabı olan tamamıyla peygamberine ait tanrı esniyle ayetleri olan kural ve hükümler içeren din islamdır....
kısaca musevilik ve hristiyanlığa bakalım museviliğe ait uzun yıllarca tanrı emileri adı verilen vadedilen toprakların anlatıldığı 12 tane emri içeren önce taş tablet olan sonrasında kurutulmuş derilere yazılan yazıtları vardır sonrasında yahudi din adamları diyelim bunlar tanrı esiniyle tevratı yazdıklarını iddaa etmişlerdir bu dönemde zaten hz meryemin peygamber olarak doğacağının müjdelendiği yıllara denk gelirki tüm halk o dönemde bu din adamlarına size tanrı esini geliyorsa musanın müjdeliği peygamberi neden şimdi gönderiyor diye din adamlarıyla halk tartışmışmalara başlamış sonrasında hz meryem dünyaya gelince size bunların sahtekar olduğunu söylemiştik ama bize inanmamıştınız diyerek şu anda ismi aklıma gelmiyor bir din adamı tanrı esiniyle tevratı yazdığını ve kurallar koyduğunu iddaa etmiştir..
gelelim hristiyanlığa hz isa hiç bir zaman tanrıdan vahiy almamıştır çünkü incil dahil diğer tüm metinlerdede geçer buda mesela bir yanılgıdır hz isa tanrının oğlu değil tanrının bizzat kendisi olduğu iddaa edilir ve insanların günahları için kendisini feda ederek insan oğluna son şansı verdiği vs vs hz isa ölüp 3 gün sonra dirildikten sonra havarilerine göründüğü ve havarilerine benle yaşadıklarınızı yazın diyerek havarilerine miras bıraktığı söylenmektedir.
tüm tarihçiler tüm bu konuları yıllarca araştırmış düşünmüş yazmış insanlar diyorki islam dini dışında kitabı olan doğrudan peygamberine vahiy gelen başka bir din yoktur. din tarihlerini o dine inanların anlattığı tarihi bile incelediğinizde bu yok okumadan araştırmadan incelemeden sırf laf olsun diye bak kuranda bu yazıyor demekki doğrudur diyorsun ateist değilim ama ben sana derim nereden biliyorsun bunca yıllık toplumsal siyasal gelişmelerin olduğu dünyada 4 halife devri ve devamıyla birlikte mezheplere bölünmüş islam dininin yazıtlarınında değiştirilmediğini nereden biliyorsun. diye sorarım ama cevaplamak için bu konuda ehil bunu sık sık tekrarlıyorum okumak araştırmak incelemek düşünmek yorumlamak lazım....
bu konular derin konular ama bu konularda ciddi tartışacaksak arama motorlarından iki satır kelime aratmayın oturun okuyun araştırın gidin tarih vakfı kütüphanesine oradaki kaynakları inceleyin burada ali cengiz oyunları yapmayın....
diğer açtığı başlıkta gerekli cevabı verdiğim için burada cevap vermeye gerek duymadım ama sanada cevap vereyim dinler tarihini okumadan doğuşundan gelişimine oradanda yaygınlaşmasına kadar öncelikle bunları bir incelemeni tavsiye ediyorum diyanet işlerinin sitesinden bende bir sürü sure ve ayetten örnekler çıkarırım bu çok kolay girersin oraya muhalif olacağın konuda bir başlık arat hemen karşına hangi sure hangi ayet çıkacaktır...
burada tarih dersi vermek istemiyorum zaten bunlar oldukça uzun konular burada tartışlılarak bunları öğrenemezsiniz biraz okumanız ve araştırmanız lazım...
bir tek islam dininde bunuda yanlış kurgulamayın müslümanım demekte yanlıştır aslı islamım demektir ya neyse tek kitabı olan tamamıyla peygamberine ait tanrı esniyle ayetleri olan kural ve hükümler içeren din islamdır....
kısaca musevilik ve hristiyanlığa bakalım museviliğe ait uzun yıllarca tanrı emileri adı verilen vadedilen toprakların anlatıldığı 12 tane emri içeren önce taş tablet olan sonrasında kurutulmuş derilere yazılan yazıtları vardır sonrasında yahudi din adamları diyelim bunlar tanrı esiniyle tevratı yazdıklarını iddaa etmişlerdir bu dönemde zaten hz meryemin peygamber olarak doğacağının müjdelendiği yıllara denk gelirki tüm halk o dönemde bu din adamlarına size tanrı esini geliyorsa musanın müjdeliği peygamberi neden şimdi gönderiyor diye din adamlarıyla halk tartışmışmalara başlamış sonrasında hz meryem dünyaya gelince size bunların sahtekar olduğunu söylemiştik ama bize inanmamıştınız diyerek şu anda ismi aklıma gelmiyor bir din adamı tanrı esiniyle tevratı yazdığını ve kurallar koyduğunu iddaa etmiştir..
gelelim hristiyanlığa hz isa hiç bir zaman tanrıdan vahiy almamıştır çünkü incil dahil diğer tüm metinlerdede geçer buda mesela bir yanılgıdır hz isa tanrının oğlu değil tanrının bizzat kendisi olduğu iddaa edilir ve insanların günahları için kendisini feda ederek insan oğluna son şansı verdiği vs vs hz isa ölüp 3 gün sonra dirildikten sonra havarilerine göründüğü ve havarilerine benle yaşadıklarınızı yazın diyerek havarilerine miras bıraktığı söylenmektedir.
tüm tarihçiler tüm bu konuları yıllarca araştırmış düşünmüş yazmış insanlar diyorki islam dini dışında kitabı olan doğrudan peygamberine vahiy gelen başka bir din yoktur. din tarihlerini o dine inanların anlattığı tarihi bile incelediğinizde bu yok okumadan araştırmadan incelemeden sırf laf olsun diye bak kuranda bu yazıyor demekki doğrudur diyorsun ateist değilim ama ben sana derim nereden biliyorsun bunca yıllık toplumsal siyasal gelişmelerin olduğu dünyada 4 halife devri ve devamıyla birlikte mezheplere bölünmüş islam dininin yazıtlarınında değiştirilmediğini nereden biliyorsun. diye sorarım ama cevaplamak için bu konuda ehil bunu sık sık tekrarlıyorum okumak araştırmak incelemek düşünmek yorumlamak lazım....
bu konular derin konular ama bu konularda ciddi tartışacaksak arama motorlarından iki satır kelime aratmayın oturun okuyun araştırın gidin tarih vakfı kütüphanesine oradaki kaynakları inceleyin burada ali cengiz oyunları yapmayın....
Arkadaşım ben sana bir kere soru sormadım(sadece yazına yorum yazdım cevap beklentisi içinde de değildim açıkcası) benden aldığın alıntı önyargısıza sorduğum sorularla ilgili, senle hiç bir ilgisi yok.Din konusunda çok farklı kaynaklardan oluşan bir birikimim var fakat bu eksiklerim olmadığı anlamına gelmez, o yüzden bana bir şey öğretme maksadında olman ilgimi çekti, teşekkür ederim fakat kendini bilgili görürken kendi bilgilerinle sınırlı olduğundan başkalarına dolaylıda olsa cahil deme hakkını sana kimse vermez.
Sen Kur'an ın kutsallığından bahsettiğin için sana Kur'an daki İncil ve diğer kutsal kitaplardan bahsettim.Sırf Kur'an da yazıyor diye değil. Kur'an daki ayetler de değişmiş olabilir buna bir itirazım söz konusu olamaz. Ama onun kutsal olduğuna inanlar açısından bu değişmez.
İncil'deki vahiy kısmı ile kastedileni çarpıtmıssın bahsettiğin İsa'nın havarilerine benle yaşadıklarınızı yazın dediği varsayılır, fakat bunun haricinde senin de bildiğin gibi İsa Hristiyanlık inancında Tanrı konumundadır ve Tanrının kendisine vahiy inmesi saçma olacağından vahiyi kulu(ifade aynen böyledir) Yuhanna ya melek aracılığıyla iletmiştir. Gerçek veya gerçek dışı bu tartışılır.Fakat Hristiyan inancı buna göre şekillenmiş ve buna göre oluşmuş olduğundan bir tutarsızlık söz konusu değildir, en azından İslam nasıl inanç çerçevesinde tutarlıysa aynısı Hristiyanlık içinde geçerlidir. O yüzden birileri bunu diğerleri öbürünü biri hepsini kutsal kabul ediyosa hepsine saygı duymak lazımdır. Çünkü kutsallık manevi bir olgu olduğundan ötürü hangisinin daha kutsal hangisinin kutsal olmadığını kanıtlamakta aksini ispat etmekte mümkün değildir. İnançlara bir insanın yaklaşımı böyle olmalıdır.
manifesto 25.02.2006, 22:58 Önyargısız kardeşim öncelikle kimse kimsenin samimiyetini imtihan edemez size bu konuda katılıyorum.
Ve ayrıyeten Hz.İsa'ın Yaratıcının oğlu olduğu bir iman işidir yani realist bir yaklaşım sonucu elde edilmiş bir hakikat değildir.Nitekim Hırıstiyanlar dışında buna kimse inanmaz zira bu hadise onların amentüsü olmuştur.
Bir müslüman da bunu kabul etmez zira kendi inançları buna karşıdır ve bunun doğru olmadığını düşünür.Aksi halde Şirk koşmuş olur bu ise onu dininden çıkarır
Kitab-ı Mukaddes Tabiri Hırıstiyanlar için kutsal olan kitap demektir ve O kitap Tevratı ve zeburu da içermesine rağmen Ki buna Eski Ahit diyorlar Yahudiler Kitab-ı Mukaddes'e inanmazlar oysa kendi kitaplarıda içinde dir.Yani bu Hırıstiyanlara ait bir kitap ve Kur'an da adı geçen İncil Tevrat ve Zeburun bir kısmını veya Tamamını içermiş olsa dahi Müslümanlarca Kutsal kabul edilmez.Zira tahribata uğramış bu müslümanların kendi dinlerinden gelen inancıdır.Müslümanların çoğu bu hakikati araştırıp bilimsel veya ilmi yolla görmemiştir itikatları gereği buna inanır
Oysa 325'teki meşhur iznik konsülünü bir araştırsanız ve o konsülde neler konuşulduğunu öğrenebilseniz ve yine Arius gibi Doğu Rahiplerinin Hz İsa hakkındaki fikirlerini o dönemden öğrenebilseniz eminin bu sorular biraz daha netleşir.Zira ondan sonraki 1.kostantinapolis konsili ve orada alınan kararlarıda okumanızda fayda var.
Peki neden Mukaddes Kitabin birçok yerinde "Allah oglu" ifadesi kullanilir?
Mesela, Adem'in "Allah Oglu" oldugu söylenir. Bu nasil olabilir?
Tevrat $öyle açikliyor:
*** " Ve RAB Allah yerin topragindan adami [Adem'i] yapti ve onun burnunahayat )nefesini üfledi; ve adam ya$ayan can oldu." (Tekvin 2:7)
Adem'in ya$ami, bir ana-baba söz konusu olmaksizin dogrudan Allah'tan gelmi$tir, bu nedenle o "Allah Oglu" olarak adlandirilmi$ti.
Benzer $ekilde, Isa peygamber de "Allah Oglu" olarak adlandirildi çünkü onun ya$ami da dogrudan Allah'tan gelmi$ti.
"Allah bir çocuk edindi." dediler. Hâşâ, O, bundan uzaktır. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. Bu hususta bir deliliniz de yoktur. O halde Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" (ayet: 67)
Hakkında hiç bir delilleri olmadığı halde batıl inançlar içinde bulunanlar Allah'a karşı iftira etmiş olurlar. Allah'ın bir çocuğa ihtiyacı olması düşünülemez. Çocuğu olan bir varlığın da Allah olması imkansızdır. Bu şirk anlayışının bir tezahürüdür. Birden çok ilah düşüncesinin ürünüdür. Oysa birden çok ilah olsaydı, yerde gökte bir düzen ve nizam kalmazdı. Her şey tarümar olurdu.
öNYARGISIZ 26.02.2006, 20:41 Merhaba "Manifesto",
----- " Hz.İsa'ın Yaratıcının oğlu olduğu bir iman işidir yani realist bir yaklaşım sonucu elde edilmiş bir hakikat değildir.Nitekim Hırıstiyanlar dışında buna kimse inanmaz zira bu hadise onların amentüsü olmuştur. "
Hiristiyanlar Kitab-i Mukaddes'e inandiklarini iddia ederler ancak bu, iddiadan öte gitmez! Onlar bu Kitap'ta olmayan ögretiler uydurdular, yasaklanan bir çok $eyi de yapmaktalar!
"Teslis" yani "Üçlük" Tanrisal bir ögreti degildir!
Allah Birdir ve Isa peygamber O'nun tarafindan yaratilmi$tir!
Ho$çakalin...
manifesto 08.03.2006, 01:05 Önyargısız hocam bakınız Bugün protestanlar da dahil birçokları hani hristiyan mezheblerinde olanları kastediyorum Atrık Hz.İsanın Yaratıcını oğlu olamayacağına ve dahi Tanrı olamayacağına inanmışlardır.
Bu bir kırılmadır yani tevhid eksenine doğru yapılmış bir uçuştur.
Ama ben 26 yaşıma kadar müslümandım şimdi değilim diyen birisinin İslam ile alakalı şüpeye düşmesi ve cevaplarınıda Şimdi neye inanıyorsa onda bulması neticesinde olmalıdır.
Yani dinde ihtida olacaksa mantıki çerçevesi budur. Ve ben merak ediyorum İslam da sizi şüpeye düşüren ondan çıkarak şimdi inandığınız ne ise ona girmenize vesile olan sebep nedir?
İslam imani ve ahlaki hiçbir boşluğa ve tereddüde sahip değildir, onda herşey berrak ve anlaşılır olduğu halde genede onun hakikatinden uzaklaşmanızı anlayamıyorum.
İnsanlık tarihi boyunca din değiştirmeler hep olmuştur, ama bu geçiş islamın nazil olması ile birlikte genelde İslam dinini seçmenoktasında cereyan etmiştir.
Ve islamın nüzulünden sonra diğr hiçbir dinin cazibesinden bahsetmek mümkün değildir. Hal böyle iken bu davranışı anlamış değilim.
Ben başka sebeplerin olduğuna inanıyorum, saf bir zihni muhasebe ile bu neticelere varmak mümkün değildir.
Zira islamda bulduğu belki birkeç çelişki yada boşlğa rağmen hristiyanlıktaki bunca tutarsızlık ve tarihsel yanılgılar ve kilise mantığı ve günah afları ve günahkar bir doğuş ve bebeleri dahi ölünce günahkar sayan bir sisteme girmek çelişkileri kabul etmek gibi geliyor bana
öNYARGISIZ 22.03.2006, 21:48 Merhaba "manifesto",
----- " Atrık Hz.İsanın Yaratıcını oğlu olamayacağına ve dahi Tanrı olamayacağına inanmışlardır.
Bu bir kırılmadır yani tevhid eksenine doğru yapılmış bir uçuştur. "
Böyle bir ögreti hiç bir zaman Kutsal saydiklari Kitap'ta yoktu! Bu, onlarin cehaleti!
----- " İslam imani ve ahlaki hiçbir boşluğa ve tereddüde sahip değildir, onda herşey berrak ve anlaşılır olduğu halde (...) "
Bunu bir ele$tiri olarak görmeyin ama $unu merak ediyorum, madem "hiçbir bo$luk ve tereddüt yok, her $ey berrak ve anla$ilir" o halde neden Islam dünyasinda Bölünmeler var! Neden "TEK BiR iSLAM GÖRÜ$Ü" YOK?
Neden Iran'daki Islam, Suudi Arabistan'daki Islam'dan, Misir'daki Islam Türkiye'deki Islam'dan farkli vs.? (bu liste uzar gider!)
Neden Islam Dininin tarti$ildigi TV programlarinda bir ortak sonuca varilmaz, hala "Ba$örtüsü", "Kurban", "Namaz" vs.gibi Temel $eyler tarti$ilir?
Neden Saygin üniversitelerin "Profesör Doktor" ünvani almi$ ki$ileri mesela Zekkeriya Beyaz ve Ya$ar Nuri Öztürk ve digerleri, Diyanet I$leri, Fethullah Gülen, Hatemi, bir dönem Diyanet ba$kanligi yapmi$ Süleyman Ate$ vs. "Temel" konular da dahil, bir çok konuda farkli $eyler söylerler?
----- " Ve islamın nüzulünden sonra diğer hiçbir dinin cazibesinden bahsetmek mümkün değildir. "
Bu yorumunuz "Duygusallik" koyuyor!
11 Eylül saldirisindan sonra dünya kamuoyunda Islam dininin cazibesinden bahsetmek mümkün degildir!
ABD de Doktor olan kuzenlerim var, yazin biri "11 Eylül saldirisindan sonra her Müslüman "potansiyel Terorist" olarak görülüyor" demi$ti!
----- " hristiyanlıktaki bunca tutarsızlık ve tarihsel yanılgılar ve kilise mantığı ve günah afları ve günahkar bir doğuş ve bebeleri dahi ölünce günahkar sayan bir sisteme girmek çelişkileri kabul etmek gibi geliyor bana "
Ben yukarida siraladiginiz ögretileri kabul eden bir Hiristiyan degilim!
Tevrat, Zebur ve Incil'de yani Mukaddes Kitap'taki ögretilerle Hiristiyanlarin yaptiklari arasinda uçurumlar vardir!
Mukaddes Kitap'ta "Üçlük", "Bebeklerin vaftizi", "Ruhban Sinif", "Kilise mantigina" yer yoktur!
Ho$çakalin...
manifesto 22.03.2006, 22:44 Neden Iran'daki Islam, Suudi Arabistan'daki Islam'dan, Misir'daki Islam Türkiye'deki Islam'dan farkli vs.? (bu liste uzar gider!)
Bu ismini bahsettiğiniz ve daha fazlasını zikretmediğiniz hiçbir ülkede islam farklı değildir.Bu ülkede ki insanların hepsi bir yaratıcıya ve onun peyganberine ve kitabına iman etmiştirler.Hepsi aynı kıbleye dönüp namaz kılar aynı ayda oruç tutar hepsi ahirete inanır cenneti ve cehennemi kabul eder dünyanın bir imtihan yeri olduğunu bilir ve salih ameller ile kurtuluşa erebileceklerinin idraki içindedirler ve yine her yıl aynı yerede hac eder aynı kabeyi tavaf ederler.
Şimdi sizin farklılık olarak adlandırdığınız şeylerin ne olduğunu bilemiyorum ama islam ülkelerinde siyasi anlayışdan dolayı farklı uygulamalar görülüyor hepsi bu.
Mesela Tunus militan bir laiklik anlayışına sahiptir sokakta dahi insanların baş örtüsü ile dolaşmalarına müdahale edilir bu islamın farkından değil oradaki devlet erkanının siyasi düşüncesinden ileri gelir.Mesela Arabistan da Vahhabi geleneği iktidardadır ki yine siyasi bir cereyandır.İran ise hariciler hareketinden dolayı şiileşmiş ve farklı bir siyasi düşünceye sahip olmakla beraber yine camilerde ibadet eder her yıl hac eder ve ramazanda bütün inananlar gibi ibadet ederler....
Yani tek bir inanç sistemi vardır ama devlet ve hükümetlerin islama uymayan siyasi ve düşünceler ile halkları idare etme istekleri bu neticeleri doğurmuştur hepsi bu.
İslam dinini TV lerde tartışan birçok insanın gayesi farklıdır.TV programlarında islamı kritik etmek doğrı değil onu kaynağından öğrenmek gerekir.
Ne tekim o programlarda çok populer olan bir kimse şimdi siyasi parti kurmuş ve gayesini ortaya koymuştur.
Yani magazin kültürünün hakim olduğu medyada din anlaşılmaz zaten.
Temel konulşar dediğiniz konular nedir bilmiyorum ama türkiyede diyanet işleri temel konulardaki görüşünü ortaya koymuştur bu diğer islam ülkelerinden farklı değildir.Üniversite de profösör olmak islam adına ehliyet sahibi yapmaz insanı zekeriya beyaz gibi kimselerin medyada çok kullanılarak dine ait kavram ve müeyyidelerin yıpratılmasına sebep oluyorlar onun için inananlar bu tür kimselere itibar etmez.Kendi kaldığı otelde Uydudan müstehcen yayınları izlemeyi tercih eden bir kimsenin islam adına söyleyeceği tek bir kelime yoktur.
Gülenin düşünceleri ise ortada islamın gelenekten gelen ehli sünnet anlayışını türkiyede temsil eden ender şahsiyetlerdendir.
11 eylül saldırıları bugünkü neticeleri ile kimler tarafından finanse edilmiş ve batıda yükselen islami değerleri yıpratmak ve menfaat sağlamak isteyen kimselerin fitnesinden başka birşey değildir.Bugün İslama yapılan bunca çirkin saldırıları yapanlar emperyalist ve yayılmacı politikaları ile 20 asırda müslüman ülkeleri sömüren kuvvetlerdir ve nasıl ki bu sömürüleri neticesinde onlarca bağımsız islam memleketi ortaya çıkmıştır bu tazyik ve yıpratmalardan sonrada İslam kendi dünyasını birdaha yıkılmamak üzere inşa edecektir.Bunlar uzun ve siyasi meseleler olduğundan hızlı geçiyorum.Siz eğer bugünkü islam topraklarına 1910 yılında bakıyor olsa idiniz o zaman daha karamsar bir bakışınız olacaktı ama bugünü Yaratan ALLLAH c.c. elbette geleceğide yaratmaya muktedirdir.
Ve bu olağan üstü durumlar Batıyı oryantalist bir bakış açısı ile islam memleketlerini değerlendirmekden uzaklaştırmak da ve bu topraklarda neler olduğunu kaynağından öğrenmeye sevk etmekdedir.
öNYARGISIZ 24.03.2006, 19:41 Merhaba "manifesto",
Yanitlariniz için te$ekkürler ancak $u bir gerçek ki, Hiristiyan mezhepler ve tarikatlarda oldugu gibi Islami mezhepler ve tarikatlar arasinda da çeki$me hatta nefret sözkonusudur!
Ho$çakalin...
manifesto 25.03.2006, 00:15 Sn.Önyargısız merak ettim bu çekişme ve nefret nerede?
Somut olarak verilebilecek tek bir örnek var oda Irakda ki sünni şii ayrılığı.
Ama eğer dinliyor iseniz ne Mukteda El-Sadr nede Sünni liderler birbirlerini rakip yada düşman görmüyorlar.
Enson 12 imamın ikisinin bulunduğu askeriye camii ne yapılan saldırıları şiiler sünnileri suçlamamıştır.Oalyın bir provake olduğuunu ve nifak sokmaya çalışan kafirlerin oyunu olduğunu söylemişlerdir.
Nedense butür çatışmalar hep işgal ortamında gündeme geliyor çünkü işgalde provake etmek ve çatışmayı körüklemek kolaydır.
Ama size üzücü bir söz sözleyeyim bir şii sünni çatışmasını hevesle bekleyenlerin bu hevesi kursağında kalacak.
Çünkü Allah'a az da olsa inanan bir kimse müslüman kardeşine bunu reva görmez.
Kaldıki tarikatler ifadeniz çok ilginç belki hizmette rekabet edebilirler bazan birbirlerini çekememezlik olabilir ama tarikatların hiçbirisi bir diğerine husumet yada nefret duymaz bunuda nerden çıkardınız?
Siz mevlevi ile nakşinin birbirini rencide dahi ettiğini duydunuz mu?
öNYARGISIZ 25.03.2006, 18:52 Merhaba "manifesto",
----- " Sn.Önyargısız merak ettim bu çekişme ve nefret nerede? "
Somut olarak verilebilecek tek bir örnek var oda Irakda ki sünni şii ayrılığı."
Aslinda bu örnek bile yeterli! En büyük mezheplerden ikisine mensup insanlar birbirlerini vah$ice öldürüyorlar, Provokasyon ya da degil, bir insan provokasyona yenik dü$üp sevdigi, saydigi karde$ini öldürebilir mi?
Alevilerle - Sünniler arasinda çeki$me yok mu?
Siz belki "Yok" diyebilirsiniz ancak ben, hem yurt di$inda ya$arken hemm de Türkiye'de, Alevilere "Mum söndücüler" diyerek a$agilayan, nefret eden bir çok Önyargili Sünni tanidim, ayni $ekilde Sünnileri "örümcek kafali, yobaz" olarak tanimlayip hor gören hatta nefret eden de birçok Alevi tanidim!
Bu 2 grubun arasinda Sevgi ve Saygi oldugunu herhalde söylemeyeceksiniz!
Ho$çakalin...
manifesto 25.03.2006, 19:10 Aslinda bu örnek bile yeterli! En büyük mezheplerden ikisine mensup insanlar birbirlerini vah$ice öldürüyorlar, Provokasyon ya da degil, bir insan provokasyona yenik dü$üp sevdigi, saydigi karde$ini öldürebilir mi?
Yani siz oradaki yapılan vahşeti heralde müslümanlara indirgediniz.
ABD işgalinden önce neden böyle birşey duymuyorduk?
Siz böyle birşey duymuşmuydunuz?
Yani savaş ortamında bombaları kimin patlattığı insanları kimin öldürdüğü bile belli değil.
O askeriye türbesini ABD askerlerinin bombalamadığını nerden biliyorsunuz?
1400 yıldır sünni ve şiiler çatışmamıştır, siyasi bir fark ve rekabet vardır ancak nefret yada dini inkar yoktur.
Burada yazılanlar ile alevileri veya sünnileri anlayamazsınız zira burada kur'an inkar edenlerden başka başka birsürü laf söyleyen insanlara kadar değişik insanlar var.
Sünni insanlarda alevilere karşı bir husumet yada düşmanlık yok ama nedense alevi vatandaşlarımız sünnilere karşı iyi doldurulmuş zaman zaman yapılan dış eksenli provakasyonlarda bu yarayı iyice derinleştiriyor.
Ama bunları bu şekilde yorumlamak katolik protestan rekabetine savaşlarına benzetmek çok cahilce olur.
Zira ne katolik nede protestan birbirlerinin klisesine gitmez iken ve birbirlerini inançsızlıkla suçlarken alevi vatandaşlarımız cem evlerinin olmadığı yerlerde cenazelerini camii lerden kaldırmışlardır.
Ama şimdi camii ye karşıda bir husumet körükleniyor.
Bu dışarıdaki misyonerlerin bir bölme oyunu bunların kim olduklarınıda biliyoruz o yüzden tedbirler alınıyor.
öNYARGISIZ 25.03.2006, 21:41 Merhaba "manifesto",
----- " Yani siz oradaki yapılan vahşeti heralde müslümanlara indirgediniz.
ABD işgalinden önce neden böyle birşey duymuyorduk? "
"Iyi gün dostu, kötü gün dostu" kavrami vardir ve bunun ne anlama geldigini anlatmaya gerek duymuyorum!
Irak'ta bir sava$ var, suçlusu ABD ya da ba$kasi, provokasyon var ya da yok, hiç fark etmez, neden farketmez?
Sava$ dönemleri "kötü günler" dönemidir ve bu kötü, zor günlerde "gerçek dostlar" belli olur ancak görülüyor ki AYNI Kitaba, AYNI peygambere inanan "Sünnilerle - $iiler" arasinda dostluk yokmu$, birakin dostlugu, birbirlerini katledecek kadar nefret varmi$!
----- " O askeriye türbesini ABD askerlerinin bombalamadığını nerden biliyorsunuz? "
Olabilir, ABD askerleri bombalami$ olabilir!
Ne fark eder ha Sünni, ha ABD askeri, Bombalanan sonuçta bir "Türbe", insan yapimi bir yapi!
"Türbe" mi önemli, "insan hayati" mi?
Hiç bir neden "Sünni - $ii" kanli çeki$mesini hakli çikaramaz!
Yazdiklarinizdan Sünni olabileceginizi dü$ünüyorum, bu nedenle $öyle bir örnek verecegim:
Aleviler gelip bir Camiyi hatta birkaç Camii bombalasalar, gidip "can ta$iyan" üstelik AYNI peygamber ve Kitaba inanan bu insanlari öldürecek misiniz, sagi solu bombalayacak misiniz? Siz böyle Kanli eylemlere bizzat katilmasaniz bile, bunlara kalki$anlari hakli görür müsünüz?
----- " Burada yazılanlar ile alevileri veya sünnileri anlayamazsınız "
Ben 26 yil Sünniydim yani takdir edersiniz ki Sünnileri anlamak için Burada yazilanlara ihtiyacim yok!
----- " Bu dışarıdaki misyonerlerin bir bölme oyunu bunların kim olduklarınıda biliyoruz o yüzden tedbirler alınıyor. "
Yazdiklariniza bakilirsa Misyonerler, provokasyon vs. gibi DI$ etkenler Sünnilerle $iileri kar$i kar$iya getirmeye yetiyor, bu durum Alevi ve Sünniler için de geçerli!
Bundan hangi sonuç çikiyor?
Ufak bir kivilcim yetiyor! AYNI Kitap, AYNI peygamber de olsa aralarinda SEVGi BAGI yok!
Ben de bir inanca mensubun ve inancimi payla$an insanlar, benim için Öz annem, Babam ve karde$lerim kadar degerlidirler, onlar için seve seve canimi vermeye hazirim!
Ve onlara kar$i duydugum bu içten Sevgiyi, hiç bir provokasyon, hiç bir faaliyet sogutamaz, beni dolduru$a getiremez, isterse BÜTÜN DÜNYA bunun için ugra$sin!
Bu, sadece Gerçek Sevgi duyanlar için geçerlidir! $u ayete dikkat edin:
*** " 'Tanri'yi seviyorum' deyip karde$inden nefret eden yalancidir; çünkü gördügü karde$ini sevmeyen, görmedigi Tanri'yi seviyor olamaz. Tanri'yi seven, karde$ini de sevsin "
*** " Karde$inden nefret eden katildir (...) "
Müslümanlar birbirleriyle "KARDE$" midir? Islam alemine bakin ve yanitini verin!
Ho$çakalin...
manifesto 25.03.2006, 22:39 Ufak bir kivilcim yetiyor! AYNI Kitap, AYNI peygamber de olsa aralarinda SEVGi BAGI yok!
Ufak bir kıvılcım mı? Sn.Önyargısız olanları realist olarak değerlendirmek istemiyorsunuz sanırım işinize geldiği biçimde yorumluyorsunuz.
Eğer fitne ortaya atıldımı kusura bakmayın ne din bağı kalır nede kan bağı.
Öz kardeşler dahi birbirini boğazlar, siz hiç öz kardeşini öldüren insan duymadınız mı? İnsan aynı dinden aynı dilden aynı ana babadan olan bir kimseyi öldürür mü? Öldürür evet düşmanlığın dini milleti olmaz.
Oradaki çatışmayı Sünni-Şii çatışması olarak görmek için bu insanların sadece ve sadece mezheb farklarından dolayı birbirlerini öldürmesi gerekir.
Oysa sünniler İran eksenli siyasi bir yapıdadır, sünniler ise farklı yani siyaset ve güç kavgasıdır Irak da pay kapma ve költuk kavgasıdır.
Hani nerde sünni şii sadece Irakda mı var?
İranda ki sünni şiiler neden birbirine düşmedi, yada türkiyedekiler yada pakistandakiler yada hindistandakiler?
Yani görmek isteyen için manzara açık.
O Amerikan eksenli inancınız bugün ortadoğuyu kan gölüne çevirmiştir, ve korkarım bu düşüncelerinizle bu kanı sizde üzerinize bulaştırmak üzeresiniz.
Müslümanlar birbirleriyle "KARDE$" midir? Islam alemine bakin ve yanitini verin
Batılı bir oryantalist bakış hepsi bu, dün emperyalist güçlerin inim inim inletiği bir yüzyılda islam alemini parça parça görenler bugün aynı ruh ile tekrar laf atmaya kalkıyorlar.
Bu kardeşliği görmeniz için önce HAkka açık bir göz olması lazım.
Karikatür kırizinde asyadan avrupaya nekadar islam toprağı varsa hepsi tek yürek atmıştır milyonlar tek bir dava için kenetlenmiştir.
öNYARGISIZ 25.03.2006, 22:47 ----- " O askeriye türbesini ABD askerlerinin bombalamadığını nerden biliyorsunuz? "
Olabilir, ABD askerleri bombalami$ olabilir!
Ne fark eder ha Sünni, ha ABD askeri, Bombalanan sonuçta bir "Türbe", insan yapimi bir yapi!
"Türbe" mi önemli, "insan hayati" mi?
Hiç bir neden "Sünni - $ii" kanli çeki$mesini hakli çikaramaz!
Yazdiklarinizdan Sünni olabileceginizi dü$ünüyorum, bu nedenle $öyle bir örnek verecegim:
Aleviler gelip bir Camiyi hatta birkaç Camii bombalasalar, gidip "can ta$iyan" üstelik AYNI peygamber ve Kitaba inanan bu insanlari öldürecek misiniz, sagi solu bombalayacak misiniz? Siz böyle Kanli eylemlere bizzat katilmasaniz bile, bunlara kalki$anlari hakli görür müsünüz?
manifesto 25.03.2006, 22:54 Bakınız Sn.Önyargısız meseleyi taşıdığınız platform başka bende diyorum ki
benim öz kardeşim bana düşmanlık yapsa onu öldürebilirim.
Bu şeytanın hilesi bana bunu yaptırabilir siz türbe olayına takıldınız türbe bir sembol düşmanlığa sevk eden bir sembol, insanlar mezheblerinden dolayı savaşmıyor orada şuan düşmanlık körükleniyor ve bazı cahiller buna zemin hazırlıyor.
Orada olanları ikiye ayırmalısınız, bir direniş var islam onuruna yakışır şekilde masumların canına kastedmeden birde terör var bu ise ne mezheb ile alakalı nede din ile kontrolsüz kalmış bir kin ne tarafa yöneleceği belli olmayan bir düşmanlık.Düşmanlığın mezhebi yada dini olmaz yeterki insanlar karşı saflara geçmesin
öNYARGISIZ 25.03.2006, 23:29 ----- " Eğer fitne ortaya atıldımı kusura bakmayın ne din bağı kalır nede kan bağı.
Öz kardeşler dahi birbirini boğazlar, siz hiç öz kardeşini öldüren insan duymadınız mı? İnsan aynı dinden aynı dilden aynı ana babadan olan bir kimseyi öldürür mü? Öldürür evet düşmanlığın dini milleti olmaz. "
Benim kusura bakip bakmamamin hiç bir önemi yok ancak Yaraticimiz "kusura" baktigini Kitaplari vasitasiyla 'söylüyor!
Öldürmeyi Kesinlikle YASAKLAMI$TIR birakin öldürmeyi:
*** " 'Tanri'yi seviyorum' deyip karde$inden nefret eden yalancidir; çünkü gördügü karde$ini sevmeyen, görmedigi Tanri'yi seviyor olamaz. Tanri'yi seven, karde$ini de sevsin "
*** " Karde$inden nefret eden katildir (...) "
Karde$inden nefret etmeyi dahi büyûk Günah sayiyor!
Allah'in emirlerine ya uyarsiniz ya da uymazsiniz, "O"nun emirlerini $artlara uyduramazsiniz!
"O"nun kar$isina , "Eğer fitne ortaya atıldımı kusura bakmayın ne din bağı kalır nede kan bağı. Öz kardeşler dahi birbirini boğazlar " gibi bir mazeretle çikamazsiniz!
$ayet çikarsaniz, O'nun gazabina hazirsiniz demektir!
Allah'in Kulu dü$manlik duyamaz, bu $eytani nitelikleri kendisinden atmak için Yaraticisindan yardim dileyerek "yeni ki$iligi giymek için" hayati boyunca mücadele eder, $u ayetlere dikkat edin:
*** " Eger gerçekten İsa'yı dinlediniz ve hakikati tam onun Ögrettigi gibi ögrendinizse, önceki yaşam tarzınıza uyan ve kendi arzulariyla giderek kirlenip bozulan eski kişiligi üzerinizden atmalisiniz; zihinsel egiliminizi yenilemelisiniz, Gerçek doğruluk ve vefaya dayanan, Tanrı'nın isteğine göre yaratılmış yeni ki$iligi giymelisiniz.
Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın.
İblis'e meydan vermeyin.
Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve sövgü sizden uzak olsun.
Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih'te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. "
Bu Sözler UYGULANMAZSA Tanri'ya makbul olunamaz!
Ho$çakalin...
manifesto 25.03.2006, 23:35 $ayet çikarsaniz, O'nun gazabina hazirsiniz demektir!
Niye ki maden cehennem yok madem orada zalimler için hazırlanmış bir hesap günü yok o halde niye endişe edeyim ki ben?
Zaten sizin Cehennem yoktur yaklaşımınızın devamını bilmiyorum onun için bu dünydaki zulümler katliamlar demek yapanın yanına kar kalıyor? Öyle mi?
öNYARGISIZ 26.03.2006, 22:07 Merhaba "manifesto",
----- " Niye ki maden cehennem yok madem orada zalimler için hazırlanmış bir hesap günü yok o halde niye endişe edeyim ki ben? "
Yaraticimiz hüküm gününün korkunç olacagi uyarisinda bulunuyor ayrica:
Insanlar ne kaçirdiklarinin farkinda olacaklar: Allah'in Yönettigi ve muhte$em bir ortama dönü$ecek dünyamizda sonsuza dek ya$ama firsati!
Sonsuza dek yok olmak mi, Sonsuza dek var olmak mi? Seçim ki$ilerin!
Ho$çakalin...
manifesto 27.03.2006, 00:36 Yaraticimiz hüküm gününün korkunç olacagi uyarisinda bulunuyor ayrica.Insanlar ne kaçirdiklarinin farkinda olacaklar: Allah'in Yönettigi ve muhte$em bir ortama dönü$ecek dünyamizda sonsuza dek ya$ama firsati!
Kafir ve İnançsız bir kimsenin ağzından......
Ne fark eder ki, hüküm günü ceza günü değil ki ben zaten dünyadan alacağımı almışım yemiş içmiş gezmişim, ilahlık taslamış emrimde yüzbinlerce insanı kendime hizmet ettirmişim, hatta yaradana küfretmiş onu tanımamışım kendimi onun yerine koymuşum zevk sefa eylence zulüm ve barbarlıkla bir hayat yaşamışım kimse karışamamış bana ,ben milyonlarca masumu öldürmüş bütün dinlere sövmüşüm.
Madem Yaratıcının bunlar için korkunç bir azabıda yoktur o halde huzur içinde uyuyabilirim ben alacağımı almışım sonsuz yaşam sizin olsun?
O masumlar mazlumlar haksızca öldürülenler madem onların hesabı sorulmayacak o halde ben rahatım ...
öNYARGISIZ 27.03.2006, 19:41 Merhaba "manifesto",
----- " (...) Madem Yaratıcının bunlar için korkunç bir azabıda yoktur o halde huzur içinde uyuyabilirim ben alacağımı almışım sonsuz yaşam sizin olsun?
O masumlar mazlumlar haksızca öldürülenler madem onların hesabı sorulmayacak o halde ben rahatım "
Siz Hitlere veya ondan daha da kötülük yapmi$ bir insana nasil bir ceza verirdiniz?
manifesto 27.03.2006, 19:50 Bakınız sayın Önyargısız bir kimse cinayet işlesin çıkarı için.
Bu cinayet acaba kaç saniye sürer silahı kaldırıp onu karşıdakine doğrultup tetiği çekmek kaç dakika sürer? Yarım dakika ve suç işlenmiş olur.
Peki dünyanın hemen hemen her ülkesinde bu suça verilen ceza nedir en az müebbet yani insanın geriye kalan ömrünün tamamı bu suç yüzünden esaret altına alınır neden? Çünkü suç çok büyükdür.Ve hatta birçok ülke idam eder yani onun hayatına karşılık öldürenin hayatı 20 yaşında işlemiş olsa bu suçu 80 yaşına kadar yaşadığını düşünsek 60 yıllık hayatı onun elinden alınır işlediği suç yüzünden.O da bir kişiyi öldürmek suçundan.Ve suçun işlendiği zaman dilimi 30 saniyedir yani 30 saniyelik bir suç yüzünden 60 yılda kaç otuz saniye vardır siz hesap edin belki onun yüzbin katı.Peki hitler kaç masum cana kıymıştır vedaha nice zalimler herbir canı bu hesapla düşünürsek be yanınada Tanrıyı inkar etme suçunuda eklersek ki bu bütün mahlukatın hakkına tecavüzdür bir eşek dahi onu yaratanın eseridir o bu inkarı ile eşeğin dahi hakkına girmiş olur ve inkar eden kişi bütün hayatın boyunca her saniye bu büyük günahı işlediğini düşünürsek cürmü o cinayet işleyen kişiden milyon kat daha fazla oluğundan ve onun cinayeti işleme ve suçu devam ettirme süresi ondan kat ve kat daha fazla olduğundan ebedi bir cezayı hakeder çünkü inkarı ve zulmu işte o denli şiddetli ve büyükdür.
Allah zalimler ve inkar edenler için ebedi kalacakları cehennemi vaadetmiştir.
öNYARGISIZ 27.03.2006, 20:35 ----- " Allah zalimler ve inkar edenler için ebedi kalacakları cehennemi vaadetmiştir. "
Her $eyi yapma yetkisi olsaydi siz ne yapardiniz diye sormu$tum!
manifesto 28.03.2006, 21:52 Allah c.c. bir ayetinde ;
152- "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."Şuara, diye nasihat ediyor ve o insanların akıbetinin ne olacağınıda sözlüyor ;
41- Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız(araf)
ve yine ,
41- Nitekim, Hak tarafından korkuç bir ses yakalayıverdi onları! Kendilerini hemen çepeçevre kuşattık. Zalimler topluluğunun canı cehenneme!(mu'minun)
ve yine ;
37- Onlar, orada şöyle feryad ederler: "Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar, yapageldiklerimizden başka salih bir amel yapalım." (Onlara): "Size düşünecek olanın düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da gelmişti. O halde azabı tadın. Çünkü zalimleri kurtaracak yoktur." (denir).(fatır)
Bu ayetlerden sonra inananların farklı düşünmesi söz konusu değil.
öNYARGISIZ 29.03.2006, 22:42 Mukaddes Kitap'ta (Tevrat, Zebur ve Incil) CEHENNEM ÖGRETiSi YOKTUR!
KURAN'DA VARDIR
Kuran ve Mukaddes Kitap birbirinden bu konuda taban tabana ZITTIR dolayisiyla bizim bu konuda Ayni fikirde birle$memiz imkansizdir!
Siz hangi kitapdan bahsediyorsunuz??
Mat.5: 22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.
Mat.10: 28 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı'dan korkun.
Luk.12: 5 Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun.
öNYARGISIZ 01.04.2006, 19:44 Merhaba "Adam",
Mukaddes Kitap'tan "Cehennem" sözcügünün geçtigi Ayetler alintilami$siniz, iyi de ben "Cehennem kelimesi geçmez" demedim ki!
Bakin ne demi$im:
" Mukaddes Kitap'ta (Tevrat, Zebur ve Incil) CEHENNEM ÖGRETiSi YOKTUR! (...) "
Forum'da "CEHENNEM" le ilgili ayrintili bir yazi yazmi$tim, isterseniz bir göz atin böylece "Cehennem" kelimesinin aslinda nereden çiktigini görebilirsiniz!
Ho$çakalin...
türküdostu 28.05.2006, 21:54 arkadaslar hristiyanlık çarpıtılmış burada.hristiyanlıkta zaten üç tanrı inancı vardır baba tanrı ogul tanrı v kutsal ruh merhem ana bakire olarak hamile kaldıgı icin isa tanrının oglu sayılır ve oda tanrı olarak kabul edilir ancak baba tanrı da vardır ve insanlar onu göremez lütfen biraz arastırıp öyle yazalım su bilgileri
__________________
öNYARGISIZ 29.05.2006, 20:10 ----- " arkadaslar hristiyanlık çarpıtılmış burada.hristiyanlıkta zaten üç tanrı inancı vardır baba tanrı ogul tanrı v kutsal ruh "
Hiristiyanligin Kutsal saydigi Kitap hangisidir?
Ülkemizde Tevrat, Zebur ve incil olarak bilinen Mukaddes Kitap'tir (Kitab-i Mukaddes)
Bir Kitabi Kutsal saymak, Onun içerigindeki ögretileri ve Tanrisal talimatlari benimsemek ve onlara göre ya$amaktir!
Eger Hiristiyanlar Mukaddes Kitab'i GERçEKTEN Kutsal sayiyorlarsa ÜçLÜGE iTiBAR EDEMEZLER, TANRISAL ÖGRETi OLARAK KABUL EDEMEZLER!
Neden?
çünkü inandiklari Mukaddes Kitap'ta "ÜçLÜK" veya "TESLiS" ÖGRETiSi YOKTUR!
Bu ögreti, malesef, Ayetlerin yanli$ yorumlanmasindan ortaya çikmi$tir!
Yani size katiliyorum:
"Hiristiyanlik çarpitilmi$"
Ho$çakalin...
Karduk Medya 03.06.2006, 19:51 Hz. İsa Tanrı'nın oğlu mudur? Tanrı mıdır? Tartışmaları Hz. İsa'nın bilinmesinden bu yana sürekli devam etmektedir. Bu tartışma elbette ki Hıristiyanlık içerisinde de mevcuttur. Kimi Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Tanrı ve tanrı'nın oğlu kabul ederken kimileri de bunu reddetmiştir.
425 yılında toplanan Ni |