Orijinalini görmek için tıklayınız : Aliyyen Veliyullah ve Müslüman olurken...


KoCGiRiLi_
23.09.2006, 21:55
ALİYYEN VELİYULLAH VE MÜSLÜMAN OLURKEN DİĞER İKİ ŞEHADETİN YANINDA İLAN EDİLMESİ...


Bu manayı hz. Resulullah saa ın vefatından sonra diğer dinlerden gelip Hz. Ali a.s ın nuru ve lütfu ile müslüman olanların diğer iki şehadetin yanında ilan ettiklerini göreceğiz...

Din , şeriat ve iman ehlinin örfünde islamın kemalinin şartının Aliyyen Veliyullah olduğunu da bu rivayetlerden anlamaktayız.........

Bu konudaki örnekler ve şahitler.....


1. Resulullahın şehadet gününde Davud peygamberin evlatlarından olan bir yahudi Medine-i Münevvere ‘ ye gelir ve Resulullah ‘ ın kendısınden sonraki halife ve vasisi ni sorar.....

Peygamberin mescidinden halkın gözü önünde Hz. Ali a.s “ Uzat elini “ dedikten sonra dedi ki : “ Ben şehadet ederim ki Allah birdir , Muhammed onun resuludur ve Musanın müjdelediği insan odur... Şehadet ederim ki sen bu ümmetin alimisin ve Resulullahın vasisisin... Dedi ki : Hz. Ali ona dinin hükümlerini öğretti..... “

( Gaybet-i Numani sf. 101 30 . hadis...)


2. Bir yahudinin Ebu Bekir ‘ e gelerek ona bir takım sorular sorup onun cevap verememesi üzerine sorularını Hz. Ali a.s ‘ a sormuş.... Yahudi müslümanlığını ilan ederek Hz. Ali ‘ ye şöyle arzetti : Elini Uzat! Ben Şehadet ederim ki Allah ‘ tan başka ilah yoktur , ve Muhammed saa onun resuludur ve şehadet ederim ki sen onun gerçek halifesi ve varisisin... Allah sana islamın en hayırlı hediyesini versin.... O sırada halkın sesi yukseldı ve Ebu Bekir dedi ki : Ey zorlukları gideren ey Ali sen kederleri sevince çevirensin... Daha sonra Ebu Bekir mimbere çıkarak dedi ki : Beni azledin , beni azledin , beni azledin , Ali içinizde olduğu sürece ben sizin en hayırlınız değilim... Dedi ki : O sırada Ömer ileri gelerek dedi ki : Bu sözü söyleme ey Ebu Bekir! Biz sana kendimiz için razı olduk. Daha sonra onu mimberden indirdi...

( Bihar ul Envar c. 10 sf. 27 , 28 14 . hadisten...)


3. İbni Abbas ‘ ın rivayetine göre yahudilerin önderlerinden olan iki kardeş Resulullah saa i sorar ve onun dunyadan göçtüğü haberini alırlar ...Daha sonra diyor ki : Yahudiler Hz. Ali a.s ‘ ın önünde müslümanlıklarını ilan ederek dediler ki : Şehadet ederiz ki Allah ‘ tan başka ilah yoktur. Muhammed onun resuludur. Ve şehadet ederiz ki sen Muhammed ‘ in gerçek vasisisin. Bu ikisi hep Hz. Ali ile birlikte oldular taaki biri Cemel savaşında Basrada diğeri ise Sıffin ‘ de şehit oldular...

( Bihar ul Envar c. 10 sf. 5 1. hadisi “ Hisal “ den...)

4. Rum diyarından gelen bir kafilenin içindeki rahibin Ebu Bekir döneminde ona bir takım sorular sorması ve onun her zaman ki gibi sorulara cevap verememesi daha sonra da Hz. Ali ‘ nin gelişini nakleden rivayette şöyle der...

“ Rahip ayağa kalkarak boynundaki haçı parçalayarak Hz. Ali ‘ nın başından ve iki gözünün arasından öptü ve islamını halkın içinde ilan etti ve Ebu Bekir ile taraftarlarının da olduğu o mekanda şöyle dedi : Şehadet ederim ki Allah birdir. Ve Muhammed onun resuludur, Ve şehadet ederim ki sen halifesin ve bu ümmetin emînisin ve din ve hikmet madeni ve hüccet nehrinin kaynağısın...

Senin adını Tevratta Elya olarak okudum , incilde İlya ve Kuranda da Ali ‘ dir. Eski kitaplarda “ Haydar “ dır... Seni peygamberden sonra vasi olarak gördüm ve emirlik için veli olarak gördüm... Sen bu halifelik makamına diğerlerinden daha layıksın... Söyle bana seninle bu kavim arasında ne olduda böyle oldu ?.....

( ihticac-ı Tebersi c. 1 sf. 207....)

yusufçukgecegez
23.09.2006, 23:16
sn koçgirili.bn sünniyim.sorduklarımdan dolayı allah beni islah etsin.mantıken bu hadislere yaklaştığımda,hz alinin peygamber olması gerekiyor.çünkü peygamber
burda hz alinin gölgesinde olan,ama rütbe olarak yukarda bulunan kimse durumunda.kutsal kitaplarda adı geçen kişi gelecek olan son resuldur.saygılar

KoCGiRiLi_
24.09.2006, 00:26
sn koçgirili.bn sünniyim.sorduklarımdan dolayı allah beni islah etsin.mantıken bu hadislere yaklaştığımda,hz alinin peygamber olması gerekiyor.çünkü peygamber
burda hz alinin gölgesinde olan,ama rütbe olarak yukarda bulunan kimse durumunda.kutsal kitaplarda adı geçen kişi gelecek olan son resuldur.saygılar


sevgili kardesim veya abicim ....

hz. Muhammed saa imam ali hakkında söyle buyrmustur mutlaka duymussunusdur...

senin bana menzilin Harun a.s ' ın Musa a.s ' a olan menzili gibidir...

Fakat benden sonra peygamber yoktur...


Resulullah saa buyurdu ki : Sidret ul Münteha ' ya vardığımda orada şöyle yazıyordu...

Ben Allah ' ım benden baska ilah yoktur. Ben tekim .... Muhammed halkın içinden seçtiğimdir. Onu veziri Ali ile onaylayıp ona yardım ettim....



KISA ACIKLAMA

imamlarımızdan rivayet edilen hadisi şeriflerde ve muteber tefsir kitapların Hz. Ali a.s ' ın adının Kuranda acıkca zikrolduğu belirtilmiştir...

Örnekler....

Hicr suresi 41 . ayet....

" Kale haza siratun aleyye mustakim "

dediki bu bir yoldur bana doğru gelir sağlamdır...

Bu ayetteki kıratler muhtelıftır. Bir kısım alimler " Sıratun Aliyyun " olarak okumustur. Bunlar... Yakup , Ebu Reca , İbni Sirin , Dahhak ve Mücahiddir...

Bunu Mecme ul Beyan kitabındada Allame Tebersi açıkca ifade eder... Bazıları ise bunu Siratun Aleyye olarak okumustur... Ehlibeyt a.s ' dan nakledılen rivayetlere göre imamlarımızın kıraatı " Sıratu Aliyyin " dir...

Hişam bin Hakem , İmam caferi sadık a.s ' dan rivayet eder ki o şöyle buyurdu...

" Haza sıratu Aliyyin Mustakim " ...

Bu Alinin yoludur ve sağlamdır...

( Usul ü Kâfi c.1 sf. 424 63. hadis...)

Eyyayı kendi tefsirinde , yine S.Haşim Behrani El Burhan c.2 sf.344
S.Şerefüddin el Esterâbâdi " Tevil ul Ayat iz Zahire " c. 1 sf. 247 ve 248 de...
Meclisi Bihar ul Envar c.35 sf. 59 , 363 ve 372 de ve yine c24 sf. 15 de ayni sekilde Ş. Huveyzi " Nur us Seqaleyn " c3 sf 15 de...

2. Meryem suresi 50. ayet...

" Ve vehebna lehum min rahmetina veceelna lehum lisane sidkin Aliyyâ "

Onlara kendi rahmetimizden bahşettik ve onlara doğru dil olarak Ali ' yi karar kıldık...

Bu cümle Hz. İbrahim a.s ' ın şu duasına icabet olarak Kuranda geçmektedir...

" Allah ' ım! Bana son insanlardan birini doğru dil olarak karar kıl "

( Mübarek " Şuara " suresi 84. ayet...)

Masumların hadislerinin bir bölümü bu manayı açıkca belirtmistir...

İşte örnek kaynaklar....

Tefsir el Burhan c3 sf 13ve 14 Bu iki sayfada diğer kaynaklar mezkurdur... İsteyen muracaat edebilir...

Nudbe duasında söyle gecer...

" Bazı peygamberleri kendine dost olarak sectin. Senden son insanlardan birini dil olarak istedi de sen de icabet ettin ve doğru dil olarak ona Ali ' yi karar kıldın "

( Mefatih ul Cinan sf. 533...)

Bu manayı içeren hadisler için.. Bihar ul Envar c12 sf. 68 ve sf 93 ve c35 sf 59 c36 sf 57 ve 59


Zuhruf suresi 4. ayet...

" Ve innehu fi ummil kitabi ledeyna le Aliyyun Hakim. "

" Şüphesiz o , kitabın özünde bizim yanımızda Ali ' dir ve hikmet sahibidir "


böyle uzar gider kısacası bu....

yusufçukgecegez
26.09.2006, 03:01
bak sana bir dua yazayım.allahümme barik,ala muhammedin,ve ala ali muhammedin,kema salleyte ala ibrahime,ve ala,ali ibrahime.

bu dua her namazda okunur.burdada ali ismi geçiyor.o zaman biz sünniler,her namazda alinin adını anıyoruz.sünni meallerde ali kelimesi'' yüce ''manasında çevrilmiş.hz aliyle ilgili bir ayet bulamadım.ne garip.saygılar.

emreank
26.09.2006, 09:56
Zuhruf suresi 4. ayet...

" Ve innehu fi ummil kitabi ledeyna le Aliyyun Hakim. "

" Şüphesiz o , kitabın özünde bizim yanımızda Ali ' dir ve hikmet sahibidir "


...

Zuhruf suresi ayet 4'ün meali şu şekildedir. "Gerçekten o bizim nezdimizde bulunan ana kitapta (Leh-vi Mahfuzda) mevcut yüce ve hikmet dolu bir kitaptır."

Aliyyun kelimesi Hz. Ali'yi değil herşeyi herzamanı anlatır. Yani devamında gelen Hakim kelimesini yüceltir. Hikmet sahibir. Yani her zaman heran hikmet sahibir. demektir.

Lütfen ayet meallerini gerçek manaları ne ise o şekilde verelim.

levilee
26.09.2006, 10:01
arkadaş zaten kıraatlerden bahsetmis sunni kıraatle okunmus bir mealde aliyi nasıl bulacaksın,barik ise bir duadır ali muhammed dediği muhammed alilesi,ali ibrahim dediği ibrahim ailesidir kurandan değildir....

emreank
26.09.2006, 10:19
arkadaş zaten kıraatlerden bahsetmis sunni kıraatle okunmus bir mealde aliyi nasıl bulacaksın,barik ise bir duadır ali muhammed dediği muhammed alilesi,ali ibrahim dediği ibrahim ailesidir kurandan değildir....


Kuranı şu veya bu kıraatle okumakla onun manası değişmez. Sadece insanların kendi düşüncelerinde değişik şekilde yer alır. O da o şahsı ilgilendirir.

Kuranın o ayetindeki "ala" kelimesinin manası kendisinden sonra gelen kelimeyi kuvvetlendirmektir.

İsterseniz ayrım yapmayı bir kenara bırakın.

levilee
26.09.2006, 10:38
ayrımla alakası yok ilmi bir gerçek bu farklı kıraatlerin oldugunu tüm rivayet kitapları yazıor,zaten farklı kıraatleri engellemek icin esre ve ötreler konmadımı kurana...

emreank
26.09.2006, 11:13
ayrımla alakası yok ilmi bir gerçek bu farklı kıraatlerin oldugunu tüm rivayet kitapları yazıor,zaten farklı kıraatleri engellemek icin esre ve ötreler konmadımı kurana...

Farklı kıraatların olduğu bir gerçek tamam . Benim anlatmak istediğim ise manadır mana . Manaları değiştirmemek lazım. söylemek istediğim bu.

Serkan_Devrim
26.09.2006, 12:01
bak sana bir dua yazayım.allahümme barik,ala muhammedin,ve ala ali muhammedin,kema salleyte ala ibrahime,ve ala,ali ibrahime.

bu dua her namazda okunur.burdada ali ismi geçiyor.o zaman biz sünniler,her namazda alinin adını anıyoruz.sünni meallerde ali kelimesi'' yüce ''manasında çevrilmiş.hz aliyle ilgili bir ayet bulamadım.ne garip.saygılar.o duaların anlamını bilseydin gerçekten Ali'nin adını andığını anlardın. ama sizler anlamını bilmeden okursunuz. alklahumme salli ve allahumme barik dualarının anlamı:
allahumme salli ala seyidna Muhammedin ve ala ali muhammed kema sallayte ala ibrahime ve ala ali ibrahim.

ve ala ali muhammed ehlibeyt demektir. Allah'ım ulu ibrahime ve ailesine salat ettiğin gibi Muhammed'e ve ehlibeytine de et.

bu iki duanın okunmadığı namaz kabul olmaz sizin inancınızda.

ve imam şafi diyor ki;
ey peygamberin ev halkı sevgi size
Allah'tan farz kılınmıştır kuranda bize
namazı kabul olmaz size salavat etmeyenin
bu muazzam onurlandırma kafidir size

imam şafi bu şiiri için az kalsın öldürülüyordu ki hemen abbasi halifesini taltif eden bir dize okudu ve kurtuldu.

emreank
26.09.2006, 12:38
o duaların anlamını bilseydin gerçekten Ali'nin adını andığını anlardın. ama sizler anlamını bilmeden okursunuz. alklahumme salli ve allahumme barik dualarının anlamı:
allahumme salli ala seyidna Muhammedin ve ala ali muhammed kema sallayte ala ibrahime ve ala ali ibrahim.

ve ala ali muhammed ehlibeyt demektir. Allah'ım ulu ibrahime ve ailesine salat ettiğin gibi Muhammed'e ve ehlibeytine de et.

bu iki duanın okunmadığı namaz kabul olmaz sizin inancınızda.

ve imam şafi diyor ki;
ey peygamberin ev halkı sevgi size
Allah'tan farz kılınmıştır kuranda bize
namazı kabul olmaz size salavat etmeyenin
bu muazzam onurlandırma kafidir size

imam şafi bu şiiri için az kalsın öldürülüyordu ki hemen abbasi halifesini taltif eden bir dize okudu ve kurtuldu.


İşte dualar ve anlamları.

Allahumme Salli
--------------------------------------------------------------------------------

Allahümme salli alâa Muhammediv ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd.



Allah'ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle

--------------------------------------------------------------------------------
Allahumme Barik
--------------------------------------------------------------------------------

Allahümme barik alâa Muhammedi ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah'ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl.

Anlamlarında bilinmedikler varsa lütfen yazın.

levilee
26.09.2006, 12:53
peki emre kardeşim hz.muhammedin âlisi kimdir birde onu türkçeleseydin be kardeşim :)

yusufçukgecegez
26.09.2006, 13:18
arkadaş zaten kıraatlerden bahsetmis sunni kıraatle okunmus bir mealde aliyi nasıl bulacaksın,barik ise bir duadır ali muhammed dediği muhammed alilesi,ali ibrahim dediği ibrahim ailesidir kurandan değildir....sn levile.birincisi kuran apaçık bir kitap değilmidir.allah kuranda hz aliden bahsederse bunu apaçık şekilde yapmazmı.tıpkı hz muhammedden bahsettiği gibi.verilen ayetlerin,bırakın sünni kıraatını,arapça sözlükten manalarına bakın.orda geçen bir aliyyün,aleyna kelimesi var.fakat bu kelimeleri ali olarak çevirdiğimizde,ayet gerçekten çok zorlanıyor,açık bir manadan,zorlama bir manaya düşüyor. buda kuran düzenine aykırı.buna karşın.hac,salatın şekli,ramazan orucu,net bir şekilde yavmasına karşın,alevilikteki iddiada bunların kuranda olmadığı.burda sorulması gereken bir soru var,birileri kuranı fena halde yanlış yorumluyor,ama kim.saygılar.

levilee
26.09.2006, 13:53
güzel kardeşim kurana bakışımız gerçekden çok farklı arapça bilmiyorum mevcut kuranda apaaçık ali geçmiyor sanıyorum farklı bir kıraatta ali olarak okunabiliyorsada bilgim yok dediğim gibi arapça bilmiyorum,mevcut kuranın gerçek kuran olduguna dair sunnilerde oldugu kadar emin değiliz bu da bir gerçek,açıkçası ben kuranın bu şekilde saklanmasını resulun isteyip istemediğindende çok emin değilim çünkü kendiside bunları toplayıp bir kitap haline getirmemiş bu kadar önemli bir konuyu hele günümüzde bu kadar tartışmalar çıkan bir konuyu önesememiş olması biraz garip,sağlığında bir kitap haline getirip çoğaltıp resmileştirebilirdi ama yapmamış kitap haline gelmesi uzun bir süreçte gerceklesmiş ilk osman kitap haline getirmiş en sonda haccac yani bunlar üzerinde düşününce açıkçası bu olan biten düşündürücü,buna ragmen kuranda namaz çıkmaz yani mealindende okusak ki okudum bilmeyen biri şu kılınan namazı öğrenemez,bilmeyen birine aç kuranı oku öğren diyebilirmisin,dediğim gibi kuran konusunda onun ne kadar korunmus oldugu konusunda bizler farklı düşünüyoruz ama tabi bu başka başlıklar altında tartısılıyordur..

emreank
26.09.2006, 14:10
güzel kardeşim kurana bakışımız gerçekden çok farklı arapça bilmiyorum mevcut kuranda apaaçık ali geçmiyor sanıyorum farklı bir kıraatta ali olarak okunabiliyorsada bilgim yok dediğim gibi arapça bilmiyorum,mevcut kuranın gerçek kuran olduguna dair sunnilerde oldugu kadar emin değiliz bu da bir gerçek,açıkçası ben kuranın bu şekilde saklanmasını resulun isteyip istemediğindende çok emin değilim çünkü kendiside bunları toplayıp bir kitap haline getirmemiş bu kadar önemli bir konuyu hele günümüzde bu kadar tartışmalar çıkan bir konuyu önesememiş olması biraz garip,sağlığında bir kitap haline getirip çoğaltıp resmileştirebilirdi ama yapmamış kitap haline gelmesi uzun bir süreçte gerceklesmiş ilk osman kitap haline getirmiş en sonda haccac yani bunlar üzerinde düşününce açıkçası bu olan biten düşündürücü,buna ragmen kuranda namaz çıkmaz yani mealindende okusak ki okudum bilmeyen biri şu kılınan namazı öğrenemez,bilmeyen birine aç kuranı oku öğren diyebilirmisin,dediğim gibi kuran konusunda onun ne kadar korunmus oldugu konusunda bizler farklı düşünüyoruz ama tabi bu başka başlıklar altında tartısılıyordur..

Sayın levilee,
Hem arapça bilmiyorsun hemde alisi nedir diye soruyorsun. Alisi Demek O'nun ailesi demektir. Alisi kelimesi ayın lam ve ye harflerinden oluşur. Yazılım itibari ile aynı yazılım alisi ali ala ali gibi anlamlar içinde kullanılır.

evet Peygamber zamanında kitap haline gelmemiştir. Neden getirilmediğini ise ancak Allah ve rasulü bilebilir. "O'nu (kuranı) biz indir biz koruyacağız." ayetinden açıkca anlaşılıyorki kuran ilk indiği gibidir. kelime ve mana olarak . Kim ne derse desin bunda bir değişiklik olması söz konusu değildir olamazda. Çünki kuranı koruyan ALLAH cc'tır.

levilee
26.09.2006, 14:25
emre kardeşim arapça bilmiyorum daha öncede bildiğimi iddida etmedim
ama ali muhammedin muhammedin ailesi manasında oldugunu zaten biliyordum birde senden duymak istedim o kadar..
dediğim gibi kuranın değişmediğine aynen kaldığına inanabilirsiniz inancınıza sonuna kadar saygı duyuyorum.
ama bizdede tahrif edildiği ve imam mehdi geldiğinde tahrifleri düzelteceği inancı var belkide allah resulunun muradı buydu son noktayı mehdi koysun istediler kimbilir...

yusufçukgecegez
26.09.2006, 15:55
[QUOTE=levilee]güzel kardeşim kurana bakışımız gerçekden çok farklı arapça bilmiyorum mevcut kuranda apaaçık ali geçmiyor sanıyorum farklı bir kıraatta ali olarak okunabiliyorsada bilgim yok dediğim gibi arapça bilmiyorum,mevcut kuranın gerçek kuran olduguna dair sunnilerde oldugu kadar emin değiliz bu da bir gerçek,açıkçası ben kuranın bu şekilde saklanmasını resulun isteyip istemediğindende çok emin değilim çünkü kendiside bunları toplayıp bir kitap haline getirmemiş bu kadar önemli bir konuyu hele günümüzde bu kadar tartışmalar çıkan bir konuyu önesememiş olması biraz garip,sağlığında bir kitap haline getirip çoğaltıp resmileştirebilirdi ama yapmamış kitap haline gelmesi uzun bir süreçte gerceklesmiş ilk osman kitap haline getirmiş en sonda haccac yani bunlar üzerinde düşününce açıkçası bu olan biten düşündürücü,buna ragmen kuranda namaz çıkmaz yani mealindende okusak ki okudum bilmeyen biri şu kılınan namazı öğrenemez,bilmeyen birine aç kuranı oku öğren diyebilirmisin,dediğim gibi kuran konusunda onun ne kadar korunmus oldugu konusunda bizler farklı düşünüyoruz ama tabi bu başka başlıklar altında tartısılıyordur..[/QUOTE)

sn levile,şüphe insanı kemirir.sizin iddianızın dahasıda var.islamiyet gerçekleri diye bir sitede.bu siteninde iddiası,kuranı hz muhammed yazdı.iman bir sınırdan ibarettir,bu sınırı geçtimi imandanda geçersin,islamdanda.iman ise öncelikle allahın varlığına birliğine imandır.buna iman getirdiysen hiç kuşku götürmeyecek şekilde,sonra kitaplarına ve peygamberlerine iman edersin.kitaplarına iman,kitaplarında yazana imandır..biz müslümansak kuranda yazana iman ederiz.onun doğruluğundan şüphe etmek,allaha imanı tehlikeye atar.peki neden.

allahım varlğığna kesin delil kurandır.kuranın doğruluğuna delil ise allahın sözü.nedir allahın sözü.

Müddessir
(30) Üzerinde ondokuz vardır onun.

bu ayette geçen 19 nedir tam olarak bilinmez,ama bir gerçek,kuranın 19 la büyük bir bağı var,19 a göre kuranın tek bir harfi bile değişmiş olamaz bu birinci delil.

hicr 9.
Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.

bu ayette allah kuranın koroyususu olduğunu belirtmekte.allaha iman etmek onun sözünede iman etmektir.onun koruduğu bir kuranı kim değiştirebilir.bu ikinci delil.

ve en önemli delil sizin açınızdan.bugün bizzat hz ali tarafından yazdırılmış kuran mevcuttur.hz ali,çocukluğundan beri hz muhammedin yanında olduğuna göre,kuranın bir harfinin değişmesine bile müsade edermiydi.kuranı ezbere bilemeyecek kadar ,acizmiydi,kuran değişti diyerek,hz aliyi,islama hakim olmayan,kuranın değişmesine ses çıkarmayan,veya kuranın tüm ayetlerini ezbere bilmeyen bir kişi olarak düşünülmesine sebep olduğunun farkındamısın.hz ali kuranın ve islamın koruyucusu olduğuna göre,bu iddia ona hakaret değilmi.

ikinci mesele.namaz zaten bilinen bir olgudur.kureyş kabilesi ibrahimin dinine mensupken putperestliğe dönmüştür.fakat namazı bilenlerde vardı.kaldıki hiç bilen olmasın.kuranda salat diye bahsedilen ,kıyam,ruku,cecde ve duadan oluşan,gündüz üçdefa yapılması gereken,geceleride yapılması gereken, ibadet nedir.resulullahın uyguladığı ibadet nedir..bunun cevabını siz verin.saygılar.

Serkan_Devrim
26.09.2006, 16:01
İşte dualar ve anlamları.

Allahumme Salli
--------------------------------------------------------------------------------

Allahümme salli alâa Muhammediv ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd.



Allah'ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle

--------------------------------------------------------------------------------
Allahumme Barik
--------------------------------------------------------------------------------

Allahümme barik alâa Muhammedi ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah'ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl.

Anlamlarında bilinmedikler varsa lütfen yazın.siz Yusuf bey misiniz? aynı kişi misiniz? ben Yusuf beye demiştim. ve dediğim gibi demek ki sizde ehlibeyti anıyorsunuz namazınızda. vede anmadan kılınan namaz namaz olmaz.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Sayın levilee,
Hem arapça bilmiyorsun hemde alisi nedir diye soruyorsun. Alisi Demek O'nun ailesi demektir. Alisi kelimesi ayın lam ve ye harflerinden oluşur. Yazılım itibari ile aynı yazılım alisi ali ala ali gibi anlamlar içinde kullanılır.

evet Peygamber zamanında kitap haline gelmemiştir. Neden getirilmediğini ise ancak Allah ve rasulü bilebilir. "O'nu (kuranı) biz indir biz koruyacağız." ayetinden açıkca anlaşılıyorki kuran ilk indiği gibidir. kelime ve mana olarak . Kim ne derse desin bunda bir değişiklik olması söz konusu değildir olamazda. Çünki kuranı koruyan ALLAH cc'tır.bir kaç soru;:)
1)ya kuranı değiştiren kişi kimse şüphelenmesin diye 'zikri biz indirdik onuda biz okruyacağız' ayetini de uydurmuş ise?
2)Allah neden diğer kitapları korumamış?
3)bugünkü kuranın değişmiş ama değişmeyen bir kuranında varlığı durumu söz konusu olamaz mı? böylece hem bugünkü kuran değişmiş hemde ikr korunmuş olur. :)
4)kuranın nasıl biraraya geldiği hakkında ne biliyorsunuz?

levilee
26.09.2006, 16:30
güzel kardeşim hz. ali zaten konusan kurandır imamlarda konuşan kurandır,resul saglıgında böyle bir işe girişmemiş rivayetlere görede hz. ali kendindeki kuranı insanlara göstermiş ve sonra mehdiye kadar neslimde kalacak ve kimse göremeyecek demiş,bu rivayetler yanlışda olabilir ama sonucta kuranı resulun derlemediği bir gerçek dediğim gibi belkide buna gerek duymadı ve derlenmesindede pek çok kuşkular mevcut,ve şu anki islam dünyasıda sanırım resulun murad ettiği bir dünya değil,alevilik gerçek islamdır diyoruz çünkü köylerimizde obalarımızda yüzyıllarca o sizin altınçağ dediğiniz medine hayatı yaşandı güzel kardeşim kuranımız yoktu belki ama sizin o beğenmediğiniz deyişlerle efsanelerle kardeşlik üzerine bir toplum oldu bu aleviler bu yüzden işte ateistimiz bile kopamaz bizden bu yüzden işte biz hakka teslim olan gerçek islamız budur muradımız...

Serkan_Devrim
26.09.2006, 16:33
güzel kardeşim hz. ali zaten konusan kurandır imamlarda konuşan kurandır,resul saglıgında böyle bir işe girişmemiş rivayetlere görede hz. ali kendindeki kuranı insanlara göstermiş ve sonra mehdiye kadar neslimde kalacak ve kimse göremeyecek demiş,bu rivayetler yanlışda olabilir ama sonucta kuranı resulun derlemediği bir gerçek dediğim gibi belkide buna gerek duymadı ve derlenmesindede pek çok kuşkular mevcut,ve şu anki islam dünyasıda sanırım resulun murad ettiği bir dünya değil,alevilik gerçek islamdır diyoruz çünkü köylerimizde obalarımızda yüzyıllarca o sizin altınçağ dediğiniz medine hayatı yaşandı güzel kardeşim kuranımız yoktu belki ama sizin o beğenmediğiniz deyişlerle efsanelerle kardeşlik üzerine bir toplum oldu bu aleviler bu yüzden işte ateistimiz bile kopamaz bizden bu yüzden işte biz hakka teslim olan gerçek islamız budur muradımız...bahsettiğin rivayetler Ali mushafıdır.:) ve alevi inancında Ali mushafına inanılır. bu sebeple bugünkü kuran için Osman kuranı denir. yani genelde aleviler kuranın değişmiş olduğunu kabul eder. tarihi gerçeklerde bunu gösteriyor.

levilee
26.09.2006, 16:34
güzel kardeşim hz. ali zaten konusan kurandır imamlarda konuşan kurandır,resul saglıgında böyle bir işe girişmemiş rivayetlere görede hz. ali kendindeki kuranı insanlara göstermiş ve sonra mehdiye kadar neslimde kalacak ve kimse göremeyecek demiş,bu rivayetler yanlışda olabilir ama sonucta kuranı resulun derlemediği bir gerçek dediğim gibi belkide buna gerek duymadı ve derlenmesindede pek çok kuşkular mevcut,ve şu anki islam dünyasıda sanırım resulun murad ettiği bir dünya değil,alevilik gerçek islamdır diyoruz çünkü köylerimizde obalarımızda yüzyıllarca o sizin altınçağ dediğiniz medine hayatı yaşandı güzel kardeşim kuranımız yoktu belki ama sizin o beğenmediğiniz deyişlerle efsanelerle kardeşlik üzerine bir toplum oldu bu aleviler bu yüzden işte ateistimiz bile kopamaz bizden bu yüzden işte biz hakka teslim olan gerçek islamız budur muradımız...

emreank
26.09.2006, 16:43
siz Yusuf bey misiniz? aynı kişi misiniz? ben Yusuf beye demiştim. ve dediğim gibi demek ki sizde ehlibeyti anıyorsunuz namazınızda. vede anmadan kılınan namaz namaz olmaz.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
bir kaç soru;:)
1)ya kuranı değiştiren kişi kimse şüphelenmesin diye 'zikri biz indirdik onuda biz okruyacağız' ayetini de uydurmuş ise?
2)Allah neden diğer kitapları korumamış?
3)bugünkü kuranın değişmiş ama değişmeyen bir kuranında varlığı durumu söz konusu olamaz mı? böylece hem bugünkü kuran değişmiş hemde ikr korunmuş olur. :)
4)kuranın nasıl biraraya geldiği hakkında ne biliyorsunuz?

Yusuf bey kim ben onu tanımıyorum.
Namazda Rasülün ailesini anmak sünnettir. Yani Rasulun bizzat yaptığı ve ona inanlarında yaptığı bir şeydir. O rasul yapmışsa bende yaparım. Çünki ben müslümanım.

Allah iftira edenleri asla hidayete erdirmez. O ayeti de kimse uydurmadı. Diğer kitapların korunmamasınıda ancak Allah bilebilir.
Belkide kitapların korunmaması kıyametin olmasına bir sebebtir. Kuran ise kıyamete kadar baki kalacak ancak insanlar Allah cc'a iman etmeyeceklerdir. Son kişide imandan dönünce sura üflenecektir. Formu güzelce tararsanız eğer kuranın nasıl meydana getirildiği konusunda geniş bilgi elde edebilirsiniz.

Asla kurandan ve ayetlerinden şüphe etmeyiniz.

Serkan_Devrim
26.09.2006, 16:50
güzel kardeşim hz. ali zaten konusan kurandır imamlarda konuşan kurandır,resul saglıgında böyle bir işe girişmemiş rivayetlere görede hz. ali kendindeki kuranı insanlara göstermiş ve sonra mehdiye kadar neslimde kalacak ve kimse göremeyecek demiş,bu rivayetler yanlışda olabilir ama sonucta kuranı resulun derlemediği bir gerçek dediğim gibi belkide buna gerek duymadı ve derlenmesindede pek çok kuşkular mevcut,ve şu anki islam dünyasıda sanırım resulun murad ettiği bir dünya değil,alevilik gerçek islamdır diyoruz çünkü köylerimizde obalarımızda yüzyıllarca o sizin altınçağ dediğiniz medine hayatı yaşandı güzel kardeşim kuranımız yoktu belki ama sizin o beğenmediğiniz deyişlerle efsanelerle kardeşlik üzerine bir toplum oldu bu aleviler bu yüzden işte ateistimiz bile kopamaz bizden bu yüzden işte biz hakka teslim olan gerçek islamız budur muradımız...avet abi. o rivayeti bilirim. Ali kuranı iki levhada toplayıp ebubekire götürüyor ve diyor ki;
-işte bu Allah'ın resulüne indirdiği kurandır. ben onu iki levhada topladım.
ebubekir kuranı açar açmaz bazı ensar ve muhacirleri kötüleyen ayetler görüyor. Ömer kuranı alıp Ali'ye veriyor ve diyor ki;
-ey Ali al bunu götür. bizim buna ihtiyacımız yok.
Ali'de diyor ki;
-peki. ama onu bir daha kıyamete kadar göremeyeceksiniz.
o zaman Said bin As çağrılıyor. ondan kuranı yeniden derlemesi ama kendilerini kötüleyen ayetleri koymamasını istiyor. o zaman Said diyor ki;
-ben kuranı toplarsam ve Ali elindeki kuranı açıklarsa çabamız boşa gitmez mi?
Ömer de diyor ki
-evet onu öldürmekten başka çare yok.
bu iş için Halid bin Velid görevlendiriliyor ama o bunu yapamıyor.
daha sonra Ömer hilafeti döneminde Ali'nin kendindeki kuranı açıklamasından çekiniyor ve Ali'ye diyor ki;
-ey ebul Hasan, Ebu Bekire getirdiğin kuranı getirirsen onun üzerinde birleşiriz. Ömer aslında o kuranı ele geçirip yok etmek istiyordu. Ali ona dedi ki;
-mümkün değil. onu kıyamete kadar göremeyeceğinizi söylemiştim. ben onu o gün kıyamette 'biz onu bilmiyorduk, bize onu getirmemiştin haberimiz yoktu' demeyesiniz diye getirmiştim.
Ömer bunun üzerine sorar;
-peki onun ortaya çıkması için bir zaman var mı?
Ali de derki;
-evet. soyumdan kaim imam kıyam edince onu halka açar. sünnet onunla cereyan eder.

işte rivayet budur. bu kurana Ali kuranı denir. onun Mehdi ile ortaya çıkacağına inanılır. ayrıca alevilikte Ali zaten konuşan kurandır. zira kuranı Allah'ın indirdiği gibi anlayan ezberleyen bir tek Ali'dir.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Yusuf bey kim ben onu tanımıyorum.
Namazda Rasülün ailesini anmak sünnettir. Yani Rasulun bizzat yaptığı ve ona inanlarında yaptığı bir şeydir. O rasul yapmışsa bende yaparım. Çünki ben müslümanım.madem Yusuf bey değilsiniz neden Yusuf beye sorduğum soruya yanıt verdiniz?

Allah iftira edenleri asla hidayete erdirmez. O ayeti de kimse uydurmadı. Diğer kitapların korunmamasınıda ancak Allah bilebilir.
Belkide kitapların korunmaması kıyametin olmasına bir sebebtir. Kuran ise kıyamete kadar baki kalacak ancak insanlar Allah cc'a iman etmeyeceklerdir. Son kişide imandan dönünce sura üflenecektir. Formu güzelce tararsanız eğer kuranın nasıl meydana getirildiği konusunda geniş bilgi elde edebilirsiniz.

Asla kurandan ve ayetlerinden şüphe etmeyiniz.ben bu konuda yeterince bilgiliyim. forumuda okudum. kitaplarıda okudum. kuranıda çok kez okudum. arapçasıylada türkçesiylede. ama siz sorduklarıma cevap vermemişsinz. sadece Allah hidayet etmez Allah büyüktür hikmetinden sual olmaz vs gibi yuvarlak sözler yazmışsınız. çünkü iddialarınız mantık çerçevesinde değil. kuranın sapasağlam geldiğine dair en ufak bir deliliniz yok. :) tarihi olaylarda bunu yalanlar nitelikte zaten. kuranın orjinalleri neden yakıldı? bari bu soruma cevap verin.

emreank
26.09.2006, 17:00
ben bu konuda yeterince bilgiliyim. forumuda okudum. kitaplarıda okudum. kuranıda çok kez okudum. arapçasıylada türkçesiylede. ama siz sorduklarıma cevap vermemişsinz. sadece Allah hidayet etmez Allah büyüktür hikmetinden sual olmaz vs gibi yuvarlak sözler yazmışsınız. çünkü iddialarınız mantık çerçevesinde değil. kuranın sapasağlam geldiğine dair en ufak bir deliliniz yok. :) tarihi olaylarda bunu yalanlar nitelikte zaten. kuranın orjinalleri neden yakıldı? bari bu soruma cevap verin.

Allah size hidayet nasip etsin. Delil arasan çok. Yeterki Allah cc'ın rızasını gözeterek aramasını bil.

levilee
26.09.2006, 17:06
allah sanada hidayet nasip etsin emre kardeşim.

Serkan_Devrim
26.09.2006, 17:09
Allah size hidayet nasip etsin. Delil arasan çok. Yeterki Allah cc'ın rızasını gözeterek aramasını bil.yine cevap yok. yuvarlak sözler.
-Allah hidayet versin
-hikmetinden sual olmaz
-biz sadece tapınalım (aklımızı kullanmaya ne gerek var. Allah boşa vermiş bize)
-aman aman soru sormayın iman edin sadece
yıllar önce kuranı değiştiren vede tonlarca yalan hadis uyduran emevi yalanlarına inanın ve bizi de inandırmaya çalışın.

siz inanın ama biz innmıyoruz. benimde bir temennim var.
Allah size ilim nasip etsin.
saygılar

yusufçukgecegez
27.09.2006, 04:07
kuran neden değiştirilmiş olamaz.

indirilen her ayeti.hafızlar ezberlemekte idi..yülerce hafız.bir kısmı savaşta ölmaya başladı.bütün hafızlar ve yazılı kaynaklar toparlanıp kuran birleştirildi.kuranı en iyi bilenlerden biride hz ali idi.hz ali allahın arslanıydı.korkusuzdu.allah için defalarca canını vermeye hazır oldu.hz ali kuranın değiştirildiğini anlayamayacak kadar kurandan bi haber olma ihtimali varmı,kuran değişrildiğinde(ki öyle iddia ediyorsunuz)hz ali naden karşı çıkmadı.çekiniyor veya korkuyormuydu,böyle bir ihtimal olabilirmi.kuranı en iyi bilen,hz ali olduğuna göre,kuran değiştirilmiş olsaydı,ilk önce o müdahale etmezmiydi.canı uğruna kuranı korumaz mıydı.kuran değişti diye ehlibeytin hadisi varmı.hz alinin hadisi varmı.ayetleri yalanlamanın en büyük günahlardan olduğundan haberiniz varmı.varsa eğer yolunuzda devam edin,allah kimseyi inanması i
çin zorlamaz,bizim haddimizemi.zaten kuranıda muhammet yazmış.allah diyede bişey yok.bu böyle gider.saygılar.

yusufçukgecegez
27.09.2006, 04:23
avet abi. o rivayeti bilirim. Ali kuranı iki levhada toplayıp ebubekire götürüyor ve diyor ki;
-işte bu Allah'ın resulüne indirdiği kurandır. ben onu iki levhada topladım.
ebubekir kuranı açar açmaz bazı ensar ve muhacirleri kötüleyen ayetler görüyor. Ömer kuranı alıp Ali'ye veriyor ve diyor ki;
-ey Ali al bunu götür. bizim buna ihtiyacımız yok.
Ali'de diyor ki;
-peki. ama onu bir daha kıyamete kadar göremeyeceksiniz.
o zaman Said bin As çağrılıyor. ondan kuranı yeniden derlemesi ama kendilerini kötüleyen ayetleri koymamasını istiyor. o zaman Said diyor ki;
-ben kuranı toplarsam ve Ali elindeki kuranı açıklarsa çabamız boşa gitmez mi?
Ömer de diyor ki
-evet onu öldürmekten başka çare yok.
bu iş için Halid bin Velid görevlendiriliyor ama o bunu yapamıyor.
daha sonra Ömer hilafeti döneminde Ali'nin kendindeki kuranı açıklamasından çekiniyor ve Ali'ye diyor ki;
-ey ebul Hasan, Ebu Bekire getirdiğin kuranı getirirsen onun üzerinde birleşiriz. Ömer aslında o kuranı ele geçirip yok etmek istiyordu. Ali ona dedi ki;
-mümkün değil. onu kıyamete kadar göremeyeceğinizi söylemiştim. ben onu o gün kıyamette 'biz onu bilmiyorduk, bize onu getirmemiştin haberimiz yoktu' demeyesiniz diye getirmiştim.
Ömer bunun üzerine sorar;
-peki onun ortaya çıkması için bir zaman var mı?
Ali de derki;
-evet. soyumdan kaim imam kıyam edince onu halka açar. sünnet onunla cereyan eder.

işte rivayet budur. bu kurana Ali kuranı denir. onun Mehdi ile ortaya çıkacağına inanılır. ayrıca alevilikte Ali zaten konuşan kurandır. zira kuranı Allah'ın indirdiği gibi anlayan ezberleyen bir tek Ali'dir.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
madem Yusuf bey değilsiniz neden Yusuf beye sorduğum soruya yanıt verdiniz?

ben bu konuda yeterince bilgiliyim. forumuda okudum. kitaplarıda okudum. kuranıda çok kez okudum. arapçasıylada türkçesiylede. ama siz sorduklarıma cevap vermemişsinz. sadece Allah hidayet etmez Allah büyüktür hikmetinden sual olmaz vs gibi yuvarlak sözler yazmışsınız. çünkü iddialarınız mantık çerçevesinde değil. kuranın sapasağlam geldiğine dair en ufak bir deliliniz yok. :) tarihi olaylarda bunu yalanlar nitelikte zaten. kuranın orjinalleri neden yakıldı? bari bu soruma cevap verin.

üzerinde ayetler yazılı olan,deri,ağaç ve bez parçaları yakıldı.peki hafızlık diye bişey var.onlarca insan kuranı ezbere biliyorlardı.onlardamı yakıldı.veya öldürüldümü.veya hep beraber kuranı değiştirelim,ömere osmana ayıp olmasınmı dediler.kuranın ayetlerini yalanlayarak,gerçekten çok büyük hatadasınız.kendi yarattığınız hayallere inanıyorsunuz.allaha inanan bir kişi,kuran değiştirldi demez.hz aliyi bilen bir kişi kuran değiştirildi demez.kuranın değiştirildiğini düşünmeniz tekbir şeyi gösterir.kuranın ne olduğunu bilmiyorsunuz.onun sahibinin kim olduğunu bilmiyorsunuz.ona inana bir kişi onun kitabınında değiştirilemeyeceğini bilir.bilen bilir bilemeyen kendi bilir.saygılar

levilee
27.09.2006, 09:41
bu mantıga göre incilin ve tevratında değiştirilmemiş olması lazım
öyle ya bunun içinde canlarını ortaya koyacak inananlar elbette var olmalıydı
üstelik imam ali ve imam hüseyin zaten şehit edildiler ha keza 12 imam içinde eceliyle vefat etmiş bir kişi bile yok 12.leri imam mehdide gaybe çekilmiş,taraftarlarıda her zaman zulm ve baskı altında yaşamış katliamlara uğramışlar,hırka-i şerif ,peygamberimizin sandaleti ayak izi vesair kutsal emanetler yüzyıllardır özenle saklanmasına rağmen kuranın orjinal yazımları neden yokedilmiş bunlar dahamı önemsizdi sence,bugün birisi kuranın eski yazmalarından birini yaksa hoşgörü ile karşılaşırmısın bunda bir mantık bulurmusun güzel kardeşim..

emreank
27.09.2006, 10:21
allaha inanan bir kişi,kuran değiştirldi demez.hz aliyi bilen bir kişi kuran değiştirildi demez.kuranın değiştirildiğini düşünmeniz tekbir şeyi gösterir.kuranın ne olduğunu bilmiyorsunuz.onun sahibinin kim olduğunu bilmiyorsunuz.ona inana bir kişi onun kitabınında değiştirilemeyeceğini bilir.bilen bilir bilemeyen kendi bilir.saygılar

Evet haklısınız. Bielen bilir bilmeyen de kendi bilir.

Bu tartışma tıpkı Allah cc'ın varlığını ispat için delil gösterilen sütteki yağ olayına benzemeye başladı. Sütte yağın olduğunu herkes bilmekte ancak yağı gösterememektedir. Her bilinen gözükebilseydi görmeden inanmanın teslim olmanın cennetin ne anlamı kalırdıki. O ki Allah cc'ın aslanı O ki ilmin kapası O ki rasulün damadı O Hz.Ali mi kuranın değiştirildiği yada orjinal indirilen halinden başka başka hallere sokulacağınamı müsade edecek.
Sütte yağ vardır. Hz Ali'de de Allah cc'a sonsuz bir iman itaat taat vardır. böyle özellikleri olan birimi kuran değiştirilmesine içine hurefeler katılmasına ses çıkarmayacak öylece durup bakacak haaa.
Daha ölmeden hayatta iken Cennetle Müjdelenen Hz Ali Rasulünden öğrendiğini (haşa) değiştirecek hafız olacak ve kuran kitaplaştırılırken yalnışlıklara müsaade edecek haaaa. Bırakın bir ayeti bir harfinin bile değiştirilmesine karşı kendini feda edecek biridir Hz. Ali.
Eğer böyle olmasa idi O zaten Hz Ali olamazdı.

caferi
27.09.2006, 11:17
sn levile.birincisi kuran apaçık bir kitap değilmidir.allah kuranda hz aliden bahsederse bunu apaçık şekilde yapmazmı.tıpkı hz muhammedden bahsettiği gibi.verilen ayetlerin,bırakın sünni kıraatını,arapça sözlükten manalarına bakın.orda geçen bir aliyyün,aleyna kelimesi var.fakat bu kelimeleri ali olarak çevirdiğimizde,ayet gerçekten çok zorlanıyor,açık bir manadan,zorlama bir manaya düşüyor. buda kuran düzenine aykırı.buna karşın.hac,salatın şekli,ramazan orucu,net bir şekilde yavmasına karşın,alevilikteki iddiada bunların kuranda olmadığı.burda sorulması gereken bir soru var,birileri kuranı fena halde yanlış yorumluyor,ama kim.saygılar.

SAYGI DEĞER ABİM KURAN I KERİMDE EHLİBEYT APAÇIK OLARAK GEÇMEZ.AMA ONALAR DOLAYLI OLARAK BELİRTİLİR.İNŞALLAH DAHA SONRA ÖRNEK VERİRECEM.
SAYGILAR

yusufçukgecegez
27.09.2006, 15:56
bu mantıga göre incilin ve tevratında değiştirilmemiş olması lazım
öyle ya bunun içinde canlarını ortaya koyacak inananlar elbette var olmalıydı
üstelik imam ali ve imam hüseyin zaten şehit edildiler ha keza 12 imam içinde eceliyle vefat etmiş bir kişi bile yok 12.leri imam mehdide gaybe çekilmiş,taraftarlarıda her zaman zulm ve baskı altında yaşamış katliamlara uğramışlar,hırka-i şerif ,peygamberimizin sandaleti ayak izi vesair kutsal emanetler yüzyıllardır özenle saklanmasına rağmen kuranın orjinal yazımları neden yokedilmiş bunlar dahamı önemsizdi sence,bugün birisi kuranın eski yazmalarından birini yaksa hoşgörü ile karşılaşırmısın bunda bir mantık bulurmusun güzel kardeşim..

sn levile.kutsal kiyaplar hakkında bilginiz biraz az sanırım.tevrat ve incil.vahyedildikten,yüzlerce yıl sonra kaleme alındı.mesela incilin,bir rivayete göre yüzden fazla farklı şkli vardı.bu kitap iznik konsulü ile dörde indirildi,matta markos luka yuhannabunlar yazarlarının adıdır.herkez farklı farklı incillere inandı,incil dördeindirildiğinde kimse asıl incil nasıldı bunu kesin bilmiyordu zaten.kuran vahiy edilmeye başlar başlamaz tüm müslümanlar tafından,atey ayet ezberlenmeye başladı.kuran mükemmel bir şiir gibidir.hafızalarda çabuk yer eder.bugün on yaşındaki çocuklar bile kuranı baştan sona ezberleyip hafız olabiliyor.kuranın yüzlerce hafızı oldu.en baştada hz ali.hz muhammedin vefatıyla,yapılan savaşlar sonucu hafızlar ölmeye başladı.bu durm karşısında kuranın bütün ayetleri toplatıldı,bunlar deri parçaları-kağıt,ağaç ve kumaş parçaları idi.hafızların önderliğinde,kuran birleştirildi.her ayet tüm hafızlarca tasdik edildi.bu hafızlar resülüllahın silah arkadaşları ve ashabıydı.diyelimki,halife osman kuranı değiştirmek istedi.en başta hz ali buna karşı çıkmazmıydı.akabinde kuranı ezbere bilenler karşı çıkmazmıydı.onlar kaç defa allahın dini için canlarını feda etmeye niyetlenmedilermi.halifedenmi korkacaklardı,allah dururkenhepsi osman taraftarı olsa bile,hz ali bu yapılana taraftar olurnuydu.allahın arslanı lakabını almış,islamın koruyucusu olmuş bir insan,kuranın değişmesine canı pahasına engel olmazmıydı.bugün hz ali
ve osmanın yazdırdığı kuranlar mevcuttur.kuran değiştirilmiş olsa,halifeliği döneminde bütün kuranları toplatıp,doğrularını sunmazmıydı.kaldıki allahın hikmeti,böyle bir iftiradan kultulması için kuranın,ilk elyazmaları günümüzde mevcut.kuran kitaplaştırıldıktan sonra,bu agaç ,deri,kumaş parçaları imha edildi .onlar parça parçaydı,belki eksikti,belki tamdı,kuran dahaçok hafızların ortak söylemiyle kitaplaştırıldı.,kuranın doğruluğunu kabul etmiyorsan ,daha fazlasını duymak istiyorsan,islamiyet gerçekleri sitesine bak.ordada kuranı muhammet yazdı iddiasını bulacaksın.bunun seninde bir sonraki iddian olması muhtemel.bari en sağlam kaynağından öğren.kuarnın ayetlerini inkar etmekle ilgili onlarca ayet var.sen ise o inkar edicilerden biri olduğunun farkında bile değilsin.ben inkar ediciysem,bu durumdan allaha sığınırım ve zihnimi açmasını dilerimben haklıysamda,bana ayetlerini savunabilme gücü vermesini dilerim.ki onun koruyucusu zaten allahtır.bunu ise kullarıvasıtasıyla yapar.benim bu yazıyı yazışımdaki neden ise sadece allah rızası.saygılar
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
SAYGI DEĞER ABİM KURAN I KERİMDE EHLİBEYT APAÇIK OLARAK GEÇMEZ.AMA ONALAR DOLAYLI OLARAK BELİRTİLİR.İNŞALLAH DAHA SONRA ÖRNEK VERİRECEM.
SAYGILARsn caferi,sizler kuranın değiştiğine inanıyormusunuz,sadece yorun farkımı var aramızda.saygılar

Serkan_Devrim
27.09.2006, 16:00
kuran neden değiştirilmiş olamaz.

indirilen her ayeti.hafızlar ezberlemekte idi..yülerce hafız.bir kısmı savaşta ölmaya başladı.bütün hafızlar ve yazılı kaynaklar toparlanıp kuran birleştirildi.kuranı en iyi bilenlerden biride hz ali idi.hz ali allahın arslanıydı.korkusuzdu.allah için defalarca canını vermeye hazır oldu.hz ali kuranın değiştirildiğini anlayamayacak kadar kurandan bi haber olma ihtimali varmı,kuran değişrildiğinde(ki öyle iddia ediyorsunuz)hz ali naden karşı çıkmadı.çekiniyor veya korkuyormuydu,böyle bir ihtimal olabilirmi.kuranı en iyi bilen,hz ali olduğuna göre,kuran değiştirilmiş olsaydı,ilk önce o müdahale etmezmiydi.canı uğruna kuranı korumaz mıydı.kuran değişti diye ehlibeytin hadisi varmı.hz alinin hadisi varmı.ayetleri yalanlamanın en büyük günahlardan olduğundan haberiniz varmı.varsa eğer yolunuzda devam edin,allah kimseyi inanması i
çin zorlamaz,bizim haddimizemi.zaten kuranıda muhammet yazmış.allah diyede bişey yok.bu böyle gider.saygılar.kuranı ezberleyen yüzlerce hafız yoktu. sünni kaynaklara göre kuranın tamamını ezbere bilen sadece dört kişiydi. kuran toplatılırken de aklında kuran ayeti olan herkes iki şahit getirerek kurana ayet ekledi Ebubekir zamanında. bunu sünni kaynaklar belirtir. kısacası kuranın değişmediğine dair iddia edilen dayanaklar geçersizdir. kesin değişmişmidir bilemem ama değişmiş olması yüksek ihtimaldir.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
üzerinde ayetler yazılı olan,deri,ağaç ve bez parçaları yakıldı.peki hafızlık diye bişey var.onlarca insan kuranı ezbere biliyorlardı.onlardamı yakıldı.veya öldürüldümü.veya hep beraber kuranı değiştirelim,ömere osmana ayıp olmasınmı dediler.kuranın ayetlerini yalanlayarak,gerçekten çok büyük hatadasınız.kendi yarattığınız hayallere inanıyorsunuz.allaha inanan bir kişi,kuran değiştirldi demez.hz aliyi bilen bir kişi kuran değiştirildi demez.kuranın değiştirildiğini düşünmeniz tekbir şeyi gösterir.kuranın ne olduğunu bilmiyorsunuz.onun sahibinin kim olduğunu bilmiyorsunuz.ona inana bir kişi onun kitabınında değiştirilemeyeceğini bilir.bilen bilir bilemeyen kendi bilir.saygılaryukarıda yazdım. kuranı ezbere tamamen bilen dört kişi vardı. :) boş sözler. neden Allah'a inanan kuranın değiştiğini söylemesin? illaki uydurma Osman kuranı ile emevi hadislerine inanmak zorundamıyız?i siz şu soruyu yanıtlayın. Kuranın orjinalleri neden yakıldı?
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Evet haklısınız. Bielen bilir bilmeyen de kendi bilir.

Bu tartışma tıpkı Allah cc'ın varlığını ispat için delil gösterilen sütteki yağ olayına benzemeye başladı. Sütte yağın olduğunu herkes bilmekte ancak yağı gösterememektedir. Her bilinen gözükebilseydi görmeden inanmanın teslim olmanın cennetin ne anlamı kalırdıki. O ki Allah cc'ın aslanı O ki ilmin kapası O ki rasulün damadı O Hz.Ali mi kuranın değiştirildiği yada orjinal indirilen halinden başka başka hallere sokulacağınamı müsade edecek. komik iddia. kimse Allah'ın varlığına delilistemedi. olayı çarpıtmaktan başka verebilecek yanıtınız yokmu? kuranın değişmiş olması yüksek ihtimldir.

Sütte yağ vardır. Hz Ali'de de Allah cc'a sonsuz bir iman itaat taat vardır. böyle özellikleri olan birimi kuran değiştirilmesine içine hurefeler katılmasına ses çıkarmayacak öylece durup bakacak haaa.
Daha ölmeden hayatta iken Cennetle Müjdelenen Hz Ali Rasulünden öğrendiğini (haşa) değiştirecek hafız olacak ve kuran kitaplaştırılırken yalnışlıklara müsaade edecek haaaa. Bırakın bir ayeti bir harfinin bile değiştirilmesine karşı kendini feda edecek biridir Hz. Ali.
Eğer böyle olmasa idi O zaten Hz Ali olamazdı.hz Ali ve soyu kuranı saklamış ve korumuştur. Ali musafı alevi inançlarında ahir zaman sahibi mehdi tarafından açıklanacaktır. velakin Ali konuşan kurandır. yani siz hem kuranı değiştirdiniz hemde konuşan kuranı(Ali'yi) reddettiniz.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
sn levile.birincisi kuran apaçık bir kitap değilmidir.allah kuranda hz aliden bahsederse bunu apaçık şekilde yapmazmı.tıpkı hz muhammedden bahsettiği gibi.verilen ayetlerin,bırakın sünni kıraatını,arapça sözlükten manalarına bakın.orda geçen bir aliyyün,aleyna kelimesi var.fakat bu kelimeleri ali olarak çevirdiğimizde,ayet gerçekten çok zorlanıyor,açık bir manadan,zorlama bir manaya düşüyor. buda kuran düzenine aykırı.buna karşın.hac,salatın şekli,ramazan orucu,net bir şekilde yavmasına karşın,alevilikteki iddiada bunların kuranda olmadığı.burda sorulması gereken bir soru var,birileri kuranı fena halde yanlış yorumluyor,ama kim.saygılar.arapça biliyormusunuz? :) yazık. bilmeden konuşmak halkımın kötü bir huyu ne yazık ki. kuranda ehlibeytin geçtiği ayetleride açıklarız bir ara.:) borcumuz olsun. pygamberin ev halkını anlatan ayetlerden bahsederiz.

levilee
27.09.2006, 16:30
güzel kardeşim hafızlar ezberlemiş yüzlerce diorsun serkan kardeşimde yalnızca 4 kişi diyor ayrıca ben sunni kaynaklardan buharide ayşeden ahzap suresinin bakara suresinin 2 katı kadar oldugunu rivayet eden hadis okudum,ayrıca yine buharide recm ile ilgili bir ayetin keçi tarafından yendiği için kurana alınmadıgına dair rivayet var,şii kaynaklardan kuleynidede kuranın eksik bırakıldıgı üzerine bir sürü rivayet var,misal kuleynide kuranda velayet suresi olduguna dair ve bunun çıkarıldıgına dair rivayetler varmış,ayrıca abdullah ibni mesudun kendi derlemesi kuranının oldugu ve bunda yusuf suresinin olmadıgına dair rivayetler var sonuçta bu toplama işinde kuşkular var çünkü ilk başta değişik derlemelerin oldugu ve osman zamanında tek bir kuranın resmen derlenip diğer nüshaların yakıldıgı,hatta bahsettiğin derilere,kagıtlara,taşlara,kemiklere yazılmış parçaların yakıldıgı anlatılıyor,neden yakmıslar bunları hatırasına saygı olarak olsun saklanamazmıydı,alinin karşı çıkmadıgını siz sunni rivayet kitaplarına dayanarak söylüyorsunuz madem öyle ali ile neden 2 kere savaştılar ve sonunda şehit ettiler,sadece ali değil başta hasan ve hüseyin olmak üzere bütün evlatları neden öldürüldü bu mübareklere kıyanların resule sadık olduklarına inanmak icin ne gibi deliliniz var,iki emanet bıraktı resul birini katlettiler ama diğerine sahip çıktılar diyorsunuz,emanete sahip çıkan adam gibi çıkardı,emanetlere sahip çıktıklarına koruduklarına inanmıyoruz siz zaten muaviye ve yezide mübarek adamlar diye baktıgınız icin bakış açılarımızın farklı olması normal,bizde işte bu adamların emanetlere sahip çıktıklarına inanmıyoruz,hz. alinin gerçek kuranı nesliyle koruma altına almasıda normal,evlatlarını katledenlerin ali o kuranı onlara verse sahip çıkacaklarına kim inanır..

ilkay123
28.09.2006, 13:08
Arkadaslar bazi yorumlar dan dolayi Alevilige zarar veridigine kanat getirdim.Lütfen yorumlarimizi yaparken dikkatli olalim.Bu porta Alevi olmayanlarda ziyaret ediyor.PORTUMUZDA Aleviligi anlatacak yorumlar yayinlansa daha uygun olur.Islamiyetin gercek sahipleri alevilerdir.PEYGAMBERIMIZ hz.MUHAMMET s.a DIR.Hz.ALI peygamber degildir(ALLAH TARAFINDAN KITAP INDIRILEN KISILERE PEYGAMBER DENIR:)BIZ ALEVILERIN GERCEKLERI BILMESI GEREK ARTIK.Islamiyete fesat katan alevileri islamiyet disinda göstermeye calisan kisilere canak tutmiyalim.Peygamberimiz Hz.Muhammet s.a ,kitabimiz KURANI KERIM,hz.ALI ISE BIZIM ISIGIMIZ NURUMUZDUR SAYGILARIMLA...
__________________

levilee
28.09.2006, 13:34
ilkay hanım alevi olmayanların foruma gelmesi bizim düşüncelerimizi ifade ederken,sansür yapmamızı gerektirmez,akılda bir vahiydir,tanrı tarafından insanlara verilmişki karşı karşıya kaldıgımız meseleleri süzgecinden gecirip doğruya varabilelim,elbette hz.muhammed peygamberimiz,ve hz.alide velayetin sahibi velimizdir,kuran-ı kerimde kitabımızdır,ama bu kitapda bir şekilde bazı spekülasyonlarla tahrif edilmişse bunlarda tartışılır,incil ve tevratta tanrısal kitaplardır ama sunnilerde bu kitaplar üzerindeki tahrifleri tartısıyorlar ve bundan dolayı kendilerini inançsızlık yapmıs hissetmiyorlar,incil ve tevratın tahrifinin konusulması insanı dinden cıkarmıyorda,kuranın hakkında konusulması neden cıkarsın yeterki temel şarttan sapma olmasın,o da la ilahe illa allah tır,diyelimki tahrif edilmedi bütün bunlar yanlıslık yinede bu tartısma bir zarar getirmez şüphesi olanların şüpheside ortadan kalkar,ama burda denilecek olan sorgulama tartışma sadece inansa buna ben gelmem bu herhangi bir metin icinde denilebilir,tevrat ve incilde hala orjinali gibidir tartısmayın,sorgulamayın sadece inanın dese biri ne diyeceksiniz ha adam haklı tamam öyle yapalımmı diyeceksiniz...

caferi
28.09.2006, 18:42
sn caferi,sizler kuranın değiştiğine inanıyormusunuz,sadece yorun farkımı var aramızda.saygılar[/QUOTE]
değerli kardeşim ben kuranın değiştiğine kesinlikle inanmıyorum bu kuranın değiştiği iddasıyla ilgili bir yazı buldum ilginizi çekeceğinden eminim
saygılar.



Hz. Ali (a.s)'ın Mushaf'ı ve Tahrif Efsanesi
Tarih ve rivayetlerin şehadeti ile Ali (a.s)'ın mushafı, yöntem ve tertip-düzen açısından Kur'an'ın bugünkü şeklinden farklıydı. Hatta geçen konularda zikredildiği gibi, günümüzdeki Kur'an'a nispeten tefsir ve açıklamalar yönünden fazlalıkları vardı. Bununla ilgili birçok rivayetler de nakledilmiştir.

Bu tarihî gerçek, bazı kötü düşünceli veya kısa görüşlü kimselerde Kur’an’ın tahrif edildiğine dair bir fikir uyandırmış ve Kur'an'ın eksildiği veya tahrif edildiği üzerinde saplantıya düşmelerine neden olmuştur. Şia muhaddislerinden birisi, tahrif konusunda bir şüphe icat ederek yukarıda zikredilen hususun Kur'an'ın tahrif edildiği yolunda bir delil sayabileceğini ileri sürüp bu konuyu enine boyuna irdelemiştir.[59]

Bu şüpheye büyük bilim adamları tarafından geniş ve açıklamalı cevaplar verilmiştir. Bu konuyla ilgili şahit getirilebilecek rivayetler üzerinde derin incelemelerde bulunulmuştur.

Şeyh Müfid elde bulunan Kur'an ile Ali (a.s)'ın mushafını şöyle karşılaştırıyor: "Ali (a.s)'ın mushafında olan ayetlerin manalarının tefsir ve tevili Kur'an'ın nüzul sırasına göre düzenlenmiş olup, bugünkü Kur'an'dan atılmıştır. Bu tefsir ve açıklamaların Kur'an'ın bir cüz’ü olmadığı, ancak vahiy kanalıyla geldiği ve semavî olduğu bir gerçektir."[60]

Bu tahlilin bir benzeri de Feyz-i Kaşanî'nin sözünde Bezentî'nin rivayetinde geçmişti. Allâme Fanî, bu konuyla ilgili tafsilatlı bir konuşma yapmıştı. O, bu konuşmasında şöyle diyordu: "Hadislerden anlaşıldığı kadarıyla Hz. Ali (a.s)'ın yazdığı Kur'an'da ilâhî vahiy olarak nazil olan ayetlerin yanında onların tefsir ve tevilleri de zikredilmiş, ayrıca dinî ahkâmın detaylarına da inilmişti. Şimdi bu hadisleri, nasıl Kur'an'ın tahrif olunduğuna veya eksiltildiğine atfedebilirsiniz?!"[61]

Ayetullah Hoî de şöyle yazıyor: "Hz. Ali (a.s)'ın, bugünkü Kur'an'dan farklı bir düzene sahip başka bir mushafının olduğu şüphesizdir. İlim sahiplerince bu konunun kabul edilmiş olması, bu konuda bizleri delil getirmekten gani kılmaktadır. Zira bazı fazlalıkların o mushafta varlığı doğrudur. Yalnız, bunlar kesinlikle Kur'an'ın aslından bir tahrif veya eksiltmeye delâlet etmemektedir. Sözün doğrusu şudur ki, bu zikredilen fazlalıklar, tevil ve tefsir unvanıyla Hak Tealâ’nın kelâmın yorumları veya bazı ayetlerin açıklanması maksadıyla vahyolunmuş sözlerdi... Buna göre, Allah (c.c) tarafından vahiy unvanıyla gelen her şey, Kur'an'dan bir cüz olacak diye bir kural yoktur. Rivayetlerden elde edilen de şudur: Ali (a.s)'ın fazladan yazdıkları, ayetlerin tevil veya tefsirinden ibaretti. Hiçbir rivayet, bu fazlalıkların da ayet olduğuna delâlet etmemektedir. Bazı rivayetlerde münafıkların, Hz. Ali (a.s)'ın mushafında isimleriyle zikredildiği nakledilmiş ise, bundan maksat, bu grubun isimlerinin ayetlerde değil, tefsir bölümünde zikredilmiş olduğudur."[62] Ayetullah Hoî, bu sözün devamında bu konuyla ilgili şahitler de zikretmektedir.

Şeyh Saduk ise şöyle yazıyor: "Kur'an'dan başka birtakım konular da vahyedilmiştir ki, eğer Kur'an'ın yanına konulsaydı, on yedi bin ayeti geçerdi." O bu sözden sonra bir numune ve örnek de getirmek suretiyle bu açıklamaların vahiy olduğunu, ama Kur'an'dan bir ayet olmadığını ispat ediyor.[63]

yusufçukgecegez
29.09.2006, 00:10
sn kuran değiştirildi iddiasında bulunanlar.ben kendi inancımın sahibiyim,kuranın sahibi ise allah.ben kendi inancını korumakla mükellefim.kuranın koruyucusu ise allah.ben ne kadar kuranın bozulmamışlığını anlatsamda.siz birkere bozulduğuna inanmışsınız.ben kuranın saf ve bozulmamış bir kitap olduğunu,anlatmaya çalıştım.bundan sonrasını allah bilir.benim sizi inandırmak gibi bir mecburiyetim yok.eğer samimi olarak,aklınızdaki şüpheleri gidermek için sorguluyorsanız,zaten bir zaman sonra kuranın saflığına sizde inanacaksınız.maksadınız,sadece kuranı yalanlamaksa,ne kadar anlatsamda bir anlamı yok.inanmayan inanmaz.tıpkı dine inanmayanında inanmadığı gibi.fakat allaha inandığını söyleyipte,allahın kitabını koruyamayacağını,insanların kuranı saptırmasına müdahale edemeyeceğini düşünmeyi,iman eksikliği olarak algılıyorum ve kuranın sırrına varamadıklarını düşünüyorum.biliyorumki samimiyseniz doğruyu bulacaksınız.bundan sonra söylenecek sözler ise içinden çıkılmaz bir tartışmanın sadece başlangıcı.allah insanın inancını sınamak için her zaman boşluklar yapılmasına fırsat verir.iftira atmak isteyenlere,küçük,fırsat verici ayrıntılar bırakır.pekçok eksik inanca sahip insan bu iftiraları takip eder..bu iftiraları zhninde yüceltir.cümlemizi allah affetsin.
kurana atılan diğer iftiralar.bana kuarnın sahteliğini iddia edenler,bu verdiğim alıntıda sorularının cevabını bulabilirler.aradıkları cevabı.ben anlattım.bu alıntıdakilere inamakta serbestsiniz.istediğiniz cevaplar burda.duymak istediklerinizde.saygılar

www.islamiyetgerçekleri.com sitesinden,fikrime karşıt görşteki bir alıntıdır.kuran değişti diyen arkadaşlara hediyem olsun.


Kuran'ın Orijinalleri Yakıldığı İçin Şimdi Yok
Kuran'ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı. (Mehmet Akif'in yapmış olduğu Türkçe Kuran tercümesi de yakılmıştır).

Kuran'ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.



Kuran'ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "azmalar".Bunlar da dünyanın hiç bir tarafında yok.

Yapılan inceleme ve aktarmalarla görülen o ki: Muhammed'in "vahiy katiplerine yazdırdığı" bildirilen "Kuran"ın ne "aynı" ne de "tümü" eldeki Kuran'da. Halife Mervan kendi gerekçesini şöyle açıklar; "Onda yazılı olanlar, Osman tarafından yazdırılan Mushaflara geçmiştir. Artık ona gerek kalmamıştır. Yakılıp yok edilmeseydi, zamanla kuşkulara yol açılabilir, ondan alınarak yazılan Mushaflar çevresindeki kuşkuları önlenemeyebilirdi. Bundan korktum, o nedenle yaktırdım."(Kaynak: İb Ebi Davud, Leiden 1937, yay.,s.243-Suphi e's-Salih Mebahis Fi ulûm-il Kuran).

Kuran nasıl derlendi?

Kuran ayetleri bugünkü biçimi ile yazılıp bir araya getirilmiş değildi. Hadislerde peygambere vahiy olan ayetler çeşitli nesneler üzerine yazılıydı; hepsi de dağınık durumdaydı. Ayetler "Lihaf" (küçük taşlar), "Rıka" (deri ağaç yaprağı, bir çeşit kâğıt), "Ektaf" (deve ve koyun kemikleri), "Usub" (agaç parçası" gibi nesnelere yazılmıştı.


Yitip gitmesin diye tümünü bir araya getirme çabasına ilk kez Halife Ebubekir döneminde gerek duyuldu ve bu çabalar gerçekleştirildi.


Buhari'nin yer verdiği bir hadise göre; "dinden dönüş" (ridde) olayları ve bu olaylar nedeniyle savaş hali vardı. Kuran'ı ezber etmiş kişilerin bir bölüğü ölmüştü. Ölenlerin sayısı artabilirdi, bunların tümü ölüp gitmeden Kuran'ın orada burada yazılı ayetleri derlenmeli, tümü bir kitap haline getirilmeliydi. Hattaboğlu Ömer durumu ve konunun önemini Halife Ebubekir'e anlattı. Ayetlerin derlenmesini önerdi. Halife başlangıçta pek doğru bulmamıştı bu görüşü.


"Peygamberin yapmadığı şeyi yapmak nasıl doğru olabilirdi?" diye düşünüyordu. Ömer direndi ve önerisini kabul ettirdi. işin gerçekleşmesi için de Zeyd Ibn Sabit'e görev verildi. Zeyd "Ebubekir bana 'Sen akıllı bir gençsin. Peygambere vahiy yazdığın için senin başaracağına güveniyorum. Araştır ve topla Kuran ayetlerini' dedi, Tanrıya ant içerek söylerim ki, dağlardan bir dağı yükleyip taşımayı önerseydi, buyurup verdiği görev kadar bana ağır gelmeyecekti. Yani Kuran'ı derlemek kadar." diyorama sonunda görevi kabul ettiğini söylüyor ve işi nasıl yaptığını şöyle dile getiriyor:
"Kuran (ayetlerini) derlemeye koyuldum. Hurma dallarından, küçük taşlardan ve kişilerin ezberlerinden izleyip derledim. işin sonunda, Tevbe (Beraat) suresinin sonunu, Ebu Huzeymetu'l-Ensari'de buldum. Ki, başkasında bulamamıştım bu parçayı". Zeyd, bu parçanın Tevbe Suresinin sonundaki ayetleri (128 ve 129.ayetleri) oluşturduğunu açıklıyordu

Böylece Zeyd, Kuran ayetlerini derleme işini yaparken iki kaynağa başvurmaktaydı: Ayetlerin yazılı olduğu nesneler (ağaçlar, taşlar..) ve ezber bilenlerin bellekleri.

Ebubekir döneminde yazılan Kuran için başvurulan ezbercilerin başka deyişle hafızların sayısı Müslümanlar arasında tartışmalıdır. O döneme ilişkin kaynaklardan Buhari'nin "e's-Sahihi"nde yer alan üç hadisten anlaşıldığı kadarıyla Kuran'ın tümünü ezberleyenlerin en iyimser rakamla 7 kişi olduğu kabul edilebilir. Aynı zamanda, Peygamber dönemindeki "hafız"ların, yani Kuran'ı tümüyle ezberlemiş olanların sayısı pek azdı. Buhari'nin "e's-Sahih"inde geçen hadis şöyle:

Birinci hadis: Amr Ibnu'l-Ass anlatıyor: Peygamberin "Kuran'ı dört kişiden alın, Abdullah Ibn Mes'ud'dan, Salim'den, Muaz'dan ve Übeyy Ibn Ka'b'den" dedigini işittim. (Buhari, Fadailu'l-Kuran 8.)

İkinci hadis: Enes anlatıyor: "Peygamber öldüğünde, dört kişiden başka Kuran'ı tümüyle ezberlemiş olan yoktu. Ebu'd-Derda, Muaz Ibn Cebel, Zeyd Ibn Sabit ve Ebu Zeyd." (Buhari.)



Üçüncü hadis: Katade'den aktarılıyor: "Malik oğlu Enes'e; 'Peygamber döneminde, Kuran'ı tümüyle ezberleyenler kimlerdir?' diye sordum. şu karşılığı verdi: 'Dört kişi. Tümü de Medine'li. Übeyy Ibn Ka'b, Muaz Ibn Cebel, Zeyd Ibn Sabit ve Ebu Zeyd (Buhari, aynı yer, Müslim 2465. Hadis.)


Bu hadislerde adları yazılı olanları topladığımız zaman Peygamber döneminde Kuran'ı tümüyle ezberlemiş olanların sayısı yedi idi demek gerekiyor: Ibn Mesud (Birinci hadiste), Salim (birinci hadiste), Muaz Ibn Cebel (birinci, ikinci ve üçüncü hadiste.)

İslam din bilirleri bu hadislerdeki açıklamaların "dinsizlerin işine yaradığını" ileri sürerler. Suyuti, El İtkan, Mısır 1978, c.1, s.94, satır 13.)

İl itkan'da daha başkalarının da Kuran'ı ezberlemiş oldukları adları ile açıklanıyor. Ama aktarmayı yapan, bu adları sayılanlardan kimilerinin, Kuran'ın tümünü ezberleme işini Peygamberin ölümünden sonra bitirdiklerini açıklamaktadır. (El ıtkan, 95-9ö.)

Zeyd Ibn Sabit, herhangi bir parçayı Kuran'a geçirmek için "iki tanık" koşulu koymuştu. Ancak bir tanıkla Kuran'ı alma gereği duyduğu ve geçirdiği parçalar da vardı. Örneğin, Ube Huzeyme'de bulduğu ve Tevbe Suresi'nin son iki ayetini oluşturan parça böyleydi.

Kuran'ı derleme ve yazma işi bir yıl sürer. Bu işe girişildiğinde Ömer ile Zeyd, mescidin kapısına oturmuşlar, "herkesin Peygamberden ayet olarak elde ettiği ne varsa getirmesini" istemişlerdi. Başarılan iş, kaynaklarda şöyle tanımlanır: Kuran ayetlerinin, surelerinin bulunduğu iki kapaklı bir kitap. Derlenip yazılan sayfalar, ölene dek Ebubekir'in yanında kaldı, sonra Ömer'in (halife) yanında bulundu. O da ölünce, kızı Hafsa'ya verildi.

Kuran ikinci kez derleniyor:

Buhari'de yer alan bir hadis şöyle: Ermeniyye ve Azerbaycan'ı ele geçirmek için savaşılıyordu. Huzeyfe, Ibnu'l-Yeman, Halife Osman'a geldi. Müslümanların okudukları Kuran'lardaki birbirini tutmazlıktan yakındı, "Emire'l-Mü'minin! Bu ümmet, kendisinden önceki Yahudiler ve Hıristiyanların içine düştükleri birbirini tutmazlılıklar gibi bir duruma düştü!" Bunun üzerine Osman, Hafsa'ya adam gönderdi, başka Kuran nüshaları yazıp almak için kendisinde bulunan sayfaları (yani Ebubekir döneminde yazılan kitabı) göndermesini istedi. "İş bitince sana geri gönderirim" dedi. Hafsa da gönderdi o sayfaları Osman'a. Osman, hemen Zeyd Ibn Sabit'e, Abdullah Ibn Züyebr'e, Sa'd Ibnu'l-As'a ve Hişam oglu Haris oğlu Abdurrahman'a buyruğunu verdi. Onlar da Hafsa'dan getirilenden alıp Kuran nüshalarını oluşturdular. Osman, kuruldaki üç kişiye şunları söyledi: "(Medine'li) olan Zeyd ile, Kuran'dan herhangi bir kesimde ters düştüğünüz zaman, tartışma konusu olan parçayı Kureyş dili ile yazın. Çünkü Kuran sadece Kureyş dili ile inmiştir."

Onlar da bu buyruğu yerine getirdiler. Sonunda (esas) sayfalardan Kuran nüshaları oluşturup işi bitince, Osman, söz konusu sayfaları (Hafsa'dan getirilenler) geri gönderdi. Alınan nüshaların da her bir kesime gönderilmesini buyurdu. Ve bunların dışında kalan her bir Kuran sayfasını ya da Mushafı buyurup yaktırdı.(Bkz. Buhari, e's- Sahih, Kitabu Fedaili'l-Kuran/3.)

Buhari'nin kendisine anlatılan çabalardan ve "Kureyşli olanlarla olmayanlar arasında" belirecek anlaşmazlığın çözüm biçiminden anlaşıldığına göre, Kuran nüshalarını ortaya çıkarırken, Hafsa'daki Mushaf'tan aynen kopya etmek söz konusu değildi.

İleri sürüle gelen "aynen kopya edildiği" ileri sürülürken, neden kopya edildiğine de "ağız (şive) farklarından dolayı" diye gerekçe gösterilir. Ancak, Dr. Suphi e's-Salih, Mebahis Fi Ulumi'l-Kuran (Beyrut 1979) adlı eserinin 80, 84, 85 sayfalarında bu gerekçenin inandırıcı olmadığını belirtiyor. Dr. Suphi'ye göre, o zaman aynı metni, aynı sözcükleri değişik okunacak nitelikte yazıp yansıtabilmek için gerekli işaret ve noktalama yoktu. O zamanki yazı harflerinin dışında işaretsiz harfler de noktasızdı. Kısacası, halife Ebubekir döneminde oluşturulan "mushaf", istenseydi bile, çeşitli kabile ağızlarını (şiveleri) içerir nitelikte yazılır olamazdı.



Durum böyle olunca, şu sorular karşılıksız kalıyor: Ebubekir döneminde hazırlanan ve Hafsa'dan alıp getirilen "Mushaf" ile Osman döneminde meydana getirilen "nüshalar, mushaflar" arasındaki fark neydi? Yeni çalışma ile gerçekleştirilen nedir?

yusufçukgecegez
29.09.2006, 00:15
Yukarıda anlamı sunulan hadiste bu açıklanmamakta. Ancak, hadisin devamı niteliğindeki bir açıklamada, yapılan işin sadece "bir temel nüshadan alınıp, başka mushaflara aktarma" olmadığını anlatır niteliktedir
Dörtlü kurulda yer alan Zeyd Ibn Sabit, şöyle diyor: "Mushaf oluşturma işini yaparken, Ahzab Suresinin sonundan bir ayet yitirdim ('fakattu'). Ki, Peygamberin onu Kuran'dan bir parça olarak okuduğunu işitip tanık olmuştum. Aradık bu ayeti. Ve Sabit oğlu Huzeyme el Ensari'de bulduk (Ahzab suresine 23.ayet) ekledik o mushafta." (Itkan, Mısır, 1978, C1, s.79.)

Birinci derlemenin yakılmasındaki amaç:

Ölümüne değin sandığında saklayan ve alınıp yakılmasını önleyen Hafsa idi. Bu koruyucu ölünce, Kuran'ın Tanrısı "Kuşkusuz Zikr'ı (Kuran'ı) biz indirdik; kuşkusuz koruyucuları da yine biziz" (Hicr, ayet:9) dese de koruyucusu kalmamıştı. Mervan Ibn Hakem, "sandıktan" aldırtıp getirmiş ve yaktırmıştı. Mervan'ın bu ilk derlemeyi yaktırmasındaki gerekçesini, kendisi şöyle açıklıyor: "Bunu yaptım, çünkü, Onda yazılı olanlar, resmi (imam) Mushaf'a yazılıp geçirilmiş ve korunmuştur. Korktum ki aradan uzun zaman geçtiğinde kuşkucu kimseler bu (resmi) Mushaf hakkında kuşkuya düşerler." (Bkz. Dr. Subhi e's-Salih, Mebahis fi Ulumi'l-Kuran, s.83. Dayandığı kaynak: Ibn Ebi Davud, Kitabu'l-Mesahif, s.24.) Oysa, asıl kuşkulara yol açan, esas alınmış olduğu belirtilen ilk derlemenin yakılması olmuştur. Çünkü, ilk derleme ile, sonraki (Osman döneminde oluşturulan ve imam adı verilen) "Mushaf" arasında fark olmasa idi, ilkini yakma yoluna gidilir miydi? İlk derlemede bulunmayan eklemeler ya da Kuran'dan çıkarmalar yapılmamış olsaydı, neden korkulmuştu?



Burada çok önemli bir tanıklığa başvuralım: Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)




Bu tanıklık, bugün elimizdeki Kuran'la, Muhammed'in "vahiy katipleri"ne yazdırdığı bildirilen Kuran'ın aynı olmadığını çok açık biçimde anlatmıyor mu? Kaldı ki, Ibn Ömer, Osman dönemindeki derlemeden sonra bu sözü söylemiştir. Yani, Osman döneminde oluşturulan "Mushaf"ın da orijinali yok. O el yazması, Dünyanın hiç bir yerinde bulunmuyor...
Temel kaynaklarda sözü edilen, ama bugün bulunmayan "değişik mushaflar" da üzerinde durulmaya değer nitelikte. Suyuti'nin el İtkan'ında, Buhari'nin eserlerinde bazı önemli mushaflardan ve bu mushafların içindeki surelerin listelerinden söz edilir. Örneğin, Muhammed'in en yakınlarından biri bilinen ve Peygamberin, Kuran için ezberine başvurulacak dört kişiden biri olarak belirttiği Ibn Mesud'un mushafı, yine Muhammed'in danışılması gereken dört kişiden biri olarak söz ettiği Übeyy Ibn Ka'b'ın mushafı, Abdullah Ibn Abbas'ın mushafı, Muhammed'in karılarından Aişe'nin mushafı, Ali'nin mushafı bunların başlıcaları.

Ayrıca bugün Alevi'lerin, Ali'nin mushafı olarak söz ettikleri bir mushaf ve Hindistan'da saklanan ayrı bir mushaf daha var.


Suyuti'nin ve Buhari'nin kitaplarında belirtilen mushaflardan hiçbiri günümüze gelememiş. Ancak bunların içerik listeleri yazılmıştır.Ayrıca bazı din kitaplarında, bunlarda bulunduğu söylenen ayet ve surelerden parçalar günümüze kadar gelmiştir. Eldeki resmi nüshadan içerik yönünden farklı oldukları bu listelere bakınca hemen anlaşılıyor. Örneğin, Ibn Mesud'un "Mushaf"ında Fatiha Suresi gibi çok temel bir sure yok. Felak ve Nas sureleri de..Ali'nin surelerinin sırası bugünküne uymuyor. Suyuti, kitabında, Bakara suresinin, Ahzab suresi ile aynı uzunlukta olduğunu aktarıyor. (Bkz. Suyuti, el ıtkan, 2/32.) Oysa bugün, eldeki resmi Kuran'da, Bakara 285 ayet iken, Ahzab yalnızca 73 ayettir.
Üçüncü halife Osman döneminde bir heyet tarafından yeniden derlenip yazılan Kuran'ların kaç adet olduğu ve şu anda nerede bulundukları tartışmalıdır.

Kimilerine göre dört, kimisine göre beş ya da yedi adet yazılmıştır. Dörttür diyenlere göre, Osman bir nüshasını kendisine alıkoymuş, diğerlerini Kufe'ye, Basra'ya ve Şam'a göndermiştir. Mekke'ye, Yemen'e ve Bahreyn'e gönderilenlerden de söz ediliyor.

Kimi kitaplardaki bilgilere göre, bu nüshalardan kopya edilip çoğaltılmasına izin verilmiş, kimi kişiler kendileri için "mushaflar" meydana getirmişlerdir. Ancak, o zaman bu mushaflarda bulunduğu söylenen ve örnekler aktarılan bazı Kuran parçalarının resmi Kuran'da bulunmamasına ne demeli?

Bazı İslam kaynaklarında, Osman döneminde çoğaltılan nüshaların bir kısmının bugün elde olduğu iddia edilir. Örneğin, bir kopyanın Taşkent'te olduğundan söz eden çok sayıda kitap vardır. Yine bazı İslami Türk kaynaklarında Topkapı Müzesi'ndeki Kuran'ın da Osman zamanından kaldığı söylenir. (Turan Dursun'un bu makalesinin üzerinden geçen sürede , 2000 yılına gelindiğinde, Yemen'deki Ulu Cami'de yapılan restorasyon çalışmaları sırasında dünyanın en eski Kuran'ının bulunduğu The Guardian gazetesinin haberinde açıklanmıştır. Bu Kuran üzerinde yapılan incelemeler, günümüzdeki Kur'an'ı tutmadığını göstermektedir. )

Konunun araştırmacılarından Prof. Dr. Suphi e's-Salih kitabında, "Peki, Osman döneminde hazırlanmış resmi nüsha şimdi nerededir?" sorusunu ortaya atar ve doyurucu cevap bulamadığını açıklar. Kahire Kütüphanesi'nde olduğu söylenen nüshanın, Osman döneminden kalmış olamayacağını belirtir. Çünkü bu kitapta bir takım işaret ve noktalar vardır, böyle işaret ve noktaların İslamiyet'in ilk yıllarında bulunmadığı bilinmektedir.

Ayrıca, Kuran'ın okunuşundaki farklar da, tek bir Kuran olmadığının göstergesidir. Nitekim, İsmail Cerraoğlu'nun, Ankara 1971 baskılı "Tefsir Usulu" adlı kitabının 90-110.sayfaları arasında, Islam kaynaklarından aktarılan bilgiler de şöyle:

"Kur'an'ın bir harfinin bile değişmediği" yalanı Tevbe suresinin 114.ayetindeki "iyyahu" sözcüğünü, Hammad İbn Zeberkan, "ebahu" diye okurdu. Sad suresinin 2. ayetindeki "izzettin sözcüğünü de "ğırratin" okumaktaydı. Buradaki değişiklikler harf değişiklikleri.Birincisinde "ya""ba" ya, öbüründe de "ayın" harfi, "ğayın" harfine dönüşmüş. Haydi bu tür harf değişikliklerini önemsemeyelim.

Eldeki Kur'an'da görülen kimi sözcüklerin yerine, Abdullah İbn Abbas, "mürâdiflerini", yani "eş anlamlı olanları kullanırdı. Enes İbn Malik de Müezzemmil suresinin 6. Ayetindeki "akvamu" sözcüğünün yerine, "asvabu" sözcüğünü kullanmıştır. İbn Ömer, Cum'a suresinin 10. Ayetindeki "fes'av" sözcüğünün yerine, "femzû" sözcüğünü; İbn Abbas Karia suresinin 5. Ayetindeki "kel'ıhni"yerine "k'essavfı"yı uygun görüp kullanırdı. Yine İbn Abbas "sayhaten vahideten"lerdeki "sayhaten" yerine, "zeyfeten"i yeğlerdi.Enes İbn Malik, İnşirah suresinin 2. Ayetindeki "vada'nâ" yerine,"halelnâ" diye okurdu. (Bkz.Sf.95). Aynı kitapta, gösterilen kesimde başka örnekler de görülebilir.

Buralarda görülen de yalnızca harf değişikliği değil kelime değişikliğidir. Demek ki peygamberden bu yana bir harf bile değişmemiştir savı gerçek değildir.

İsmail Cerrahoğlu'nun da kitabında yer verdiği (Bkz. aynı kitap, s.93-94) bir olay çok ilginçti bu konuda. Aktarıldığına göre, bir gün Hizam oğlu Hakim Oğlu Hişam, Furkan suresini okumaktadır. Ömer dinler, bakar ki, Hişam bu sureyi Muhammed'in kendisine öğretip okuttuğundan başka türlü okuyor. Ömer öfkelenmiştir:

"-Bu sureyi sana böyle kim belletip okuttu?"

"-Peygamber!"

"-Yalan söylüyorsun. Çünkü, Peygamber bu sureyi bana senin okuduğundan başka türlü okuttu."

Ömer bu tartışmayı yaparken, Hişam'ın yakasına sarılmıştır. Sonra, adamı alıp Peygamber'e götürür.

"-Bu adam, senin bana okuttuğundan başka türlü okuyor Furkan suresini."

"-Yakasını bırak da adamın okuduklarını ben de dinleyeyim."

Ömer yakasını bırakınca, Muhammed adama döner:

"-Hişam, haydi oku, bir de ben dinleyeyim, Furkan suresini nasıl okuyorsun?"

Hişam, Furkan suresini, kendisine öğretildiği gibi okur. Sonra, Muhammed, "-Bu sure bana böyle indi." der.

Muhammed, aynı sureyi bir de Ömer'e okutturur. Ömer'inki için de aynı şeyi söyler. Yani, ikisininkini de doğru bulmuştur. Sonra da şöyle der:

"- Kuran yedi harf (yedi türlü) indirildi. Bunlardan hangisi kolayınıza gelirse, Kur'an'ı ona göre okuyun. (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l-Husûmât 4; Tecrîd, hadis no: 1766; Müslim, e's-Sahih, Kitabu Salâti'l-Müsâfirîn/270, hadis no:818)

Bu hadis, Hişam'ın okuduğu Furkan suresi ile, Ömer'in okuduğu Furkan suresinin çok çok başka olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu hadise göre, Muhammed, kavgayı tatlıya bağlıyor, "Kur'an'ın yedi çeşit indirildiğini" ve herkesin başka türlü okuyabileceğini söylüyor. Yani Kur'an'ı türlü biçimlerde öğrenip okumayı serbest bırakıyor. "Başkalık"sa, hadisten de kolaylıkla anlaşılacağı gibi, "okunuş"ta değil, "okunanlar"dadır. Yoksa, Ömer'in o denli öfkesinden söz edilebilir mi?

Kaynaklar, ayrı ayrı mushaflar üzerinde durur. Aktarılan örneklere göre, kimi mushaftakiler bugün elimizdeki "resmi kuran" dakileri tutmamaktadır. Ayrıca İbn Ömer'in şu sözü son derece ilginçtir:

-İçinizden kimse, Kur'an'ın tümünü elinde tutuğunu söylemesin. Bunu diyen bilir mi Kur'an'ın tümü ne kadardı, nasıldı? Kesin olan o ki, Kur'an'ın çoğu yok olup gitmiştir. (Bkz. Süyuti, el İtkan, 2/32)

Bütün bunlar karşısında, yine "kuran, Peygamberden bu yana olduğu gibi ve bir harfi bile değişmeden gelmiştir, denebilir mi?

Kur'an'ın birinci orijinali de, ikinci orijinali de yine müslümanlar eli ile yakılmıştır. Kuşkusuz gerçekleri örtmek için. Osman döneminde oluşturulup çoğaltıldıktan sonra belirli merkezlere gönderilen nüshaların orijinallerine de , dünyanın hiçbir yerinde raslanmamaktadır.

Müslümanların kutsal kitabının resmi nüshasının her yerde aynı olduğu doğrudur. Ancak, bugün İslam dünyasında bilinen ve elde bulunan Kuran, Peygamberin "vahiy katiplerine yazdırdığı" söylenen Kuran'ın aynı değil. Kaynaklar, bunu ortaya koyuyor. Mehmet Akif'in yapmış olduğu Türkçe Kuran tercümesi de yakılmıştır

levilee
29.09.2006, 10:45
yusuf kardeşim kendinde yazmıssın mervan insanlar ilerde şüpheye düşmesin diye hafsadaki nushayı yakmıs,birebir aynı olsa insanlar neden şüpheye düşsün,tam tersine şüpheden kurtarmazmı,sen iki metin aynı oluncamı şüpheye düşersin yoksa farklı oluncamı...
rivayetlerinde yazdıgı gibi bu derleme işi mervana kalmışsa vah vah,yani şu an elimizde bulunan metin resulun derlediği ya da ehlibeytinden birinin derlediği metin değil gelde şüphe etme...

Serkan_Devrim
29.09.2006, 13:18
sn kuran değiştirildi iddiasında bulunanlar.ben kendi inancımın sahibiyim,kuranın sahibi ise allah.ben kendi inancını korumakla mükellefim.kuranın koruyucusu ise allah.ben ne kadar kuranın bozulmamışlığını anlatsamda.siz birkere bozulduğuna inanmışsınız.ben kuranın saf ve bozulmamış bir kitap olduğunu,anlatmaya çalıştım.bundan sonrasını allah bilir.benim sizi inandırmak gibi bir mecburiyetim yok.eğer samimi olarak,aklınızdaki şüpheleri gidermek için sorguluyorsanız,zaten bir zaman sonra kuranın saflığına sizde inanacaksınız.Yusuf kardeş içli yazmışsın yav. ama sorulara cevap vermekten kaçıp sadece yazarsan olur mu? Allah korumakla mükellef ya. neden ilk kitapları korumamış?
biz tarihi gerçekleri okuyoruz. tarih seni yalanlıyor bizi değil. bende sana söyleyeyim. samimi isen ve araştırmaya da devam edersen kuranın değişmiş olabileceğine inanacaksın.

maksadınız,sadece kuranı yalanlamaksa,ne kadar anlatsamda bir anlamı yok.inanmayan inanmaz.tıpkı dine inanmayanında inanmadığı gibi.maksadını aşan sözler mi bunlar? amacımız niye illa kuranı yalanmak olsun ki? inanmayan inanmaz. evet. biz bölüm bölüm değişmiş olduğunu düşünsekte sizden fazla değer veririz o kitaba. inandığını söyleyip, değişmediğini söyleyipte onun hükümlerini işine gelmeyince reddedenlerden olmadıık. nisa 93 e rağmen Muaviyeyi savunmadık hiç.

fakat allaha inandığını söyleyipte,allahın kitabını koruyamayacağını,insanların kuranı saptırmasına müdahale edemeyeceğini düşünmeyi,iman eksikliği olarak algılıyorum ve kuranın sırrına varamadıklarını düşünüyorum.Allah kitaplarını koruyabiliyorsa neden Tevratı, Zeburu,İncili korumamış? onlara daha az mı değer vermiş? en baştan Tevratı korusaymışta bir daha kitap indirmek zorunda kalmamış olsaydı daha iyi olmazmıydı?

biliyorumki samimiyseniz doğruyu bulacaksınız.bundan sonra söylenecek sözler ise içinden çıkılmaz bir tartışmanın sadece başlangıcı.allah insanın inancını sınamak için her zaman boşluklar yapılmasına fırsat verir.iftira atmak isteyenlere,küçük,fırsat verici ayrıntılar bırakır.pekçok eksik inanca sahip insan bu iftiraları takip eder..bu iftiraları zhninde yüceltir.cümlemizi allah affetsin.aynı sözler. tipik sünni.:) aman şüphe etmeyin, sorgulamayın, uyuyun, bizde sizi rahat rahat kandırabilelim.
-ilk üç halife kendi menfaatı için peygamberin vasiyetine engel oldu ve haketmedikleri makamı işgal etti
-sus zındık. imansız. sen karışma iman et yeter. biz düşünürüz senin yerine
-ama peygamberin kızını yakmaya kalktı Ömer
-bak hala konuşuyor. kafir.
-yahu Osman emevileri başa getirdi. o emeviler islamı kararttı
-bak bak hiç imanı varmı
-Ali ile savaştılar
-sen karışma. aklın ermez. iman et yeter. onlar içtihattır.
-ilk üç halife 150 yıl hadis rivayetini yasakladı
-karışma bi bildikleri var heralde.
-peygamber torunlarını yaktılar
-yakarlar tabi. iman etmek yerine sorguladılar. ne karışıyorlar yüce! ulu! emevi hanedanına!
ve ve ve
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)

ve Ömerin oğlu ünlü sünni alimi bile kuranın tamamının yazılamadığını itirafediyor ama sünnilerimiz maşallah işlerine gelince bu alimleri kabul eder, gelmeyince etmez.
a)ya bu alimler yalancı. o halde bu yalancı alimlerinizin hadisleriyle bize dayatma yapmaktan vazgeçin
b)yada alimleriniz doğruyu söylüyor ve kuran değişmiştir.

emreank
29.09.2006, 14:03
Yusuf kardeş içli yazmışsın yav. ama sorulara cevap vermekten kaçıp sadece yazarsan olur mu? Allah korumakla mükellef ya. neden ilk kitapları korumamış?
.

Sayın serkan Devrim

Allah cc'ın neden ilk kitapları korumadığını neden Allah cc'a sormuyorsun?

yusufçukgecegez
29.09.2006, 19:01
yusuf kardeşim kendinde yazmıssın mervan insanlar ilerde şüpheye düşmesin diye hafsadaki nushayı yakmıs,birebir aynı olsa insanlar neden şüpheye düşsün,tam tersine şüpheden kurtarmazmı,sen iki metin aynı oluncamı şüpheye düşersin yoksa farklı oluncamı...
rivayetlerinde yazdıgı gibi bu derleme işi mervana kalmışsa vah vah,yani şu an elimizde bulunan metin resulun derlediği ya da ehlibeytinden birinin derlediği metin değil gelde şüphe etme...o metni islamiyet gerçekleri sitesinden aldım.bu site islamiyetim allah katımdan bir din olmadığı,kuranı hz muhammedin yazdığı,tanrı diye bişeyinde olmadığı ,islamında baştan sona yalan uydurma ve hurafe olduğu iddiasında.niyemi ordan alıntı yaptım.çünkü fikirlerinle o sitenin anlayışına hizmet ediyorsun.bu siteyi iyice oku daha sağlam dayanaklar bulursun.kuraa iftira atmak istiyosam.yok niyetin öyle değilse,aç kuranı inatla ve önyargısız bir kaç defa oku.işte o zaman onun gerçekten allah kelamı olduğunu,düşüncelerinde ne kadar hatalı olduğunu ,na kadar gaflet içinde olduğunu anlayacaksın.saygılar.

yusufçukgecegez
29.09.2006, 19:58
Yusuf kardeş içli yazmışsın yav. ama sorulara cevap vermekten kaçıp sadece yazarsan olur mu? Allah korumakla mükellef ya. neden ilk kitapları korumamış?
biz tarihi gerçekleri okuyoruz. tarih seni yalanlıyor bizi değil. bende sana söyleyeyim. samimi isen ve araştırmaya da devam edersen kuranın değişmiş olabileceğine inanacaksın.

maksadını aşan sözler mi bunlar? amacımız niye illa kuranı yalanmak olsun ki? inanmayan inanmaz. evet. biz bölüm bölüm değişmiş olduğunu düşünsekte sizden fazla değer veririz o kitaba. inandığını söyleyip, değişmediğini söyleyipte onun hükümlerini işine gelmeyince reddedenlerden olmadıık. nisa 93 e rağmen Muaviyeyi savunmadık hiç.

Allah kitaplarını koruyabiliyorsa neden Tevratı, Zeburu,İncili korumamış? onlara daha az mı değer vermiş? en baştan Tevratı korusaymışta bir daha kitap indirmek zorunda kalmamış olsaydı daha iyi olmazmıydı?

aynı sözler. tipik sünni.:) aman şüphe etmeyin, sorgulamayın, uyuyun, bizde sizi rahat rahat kandırabilelim.
-ilk üç halife kendi menfaatı için peygamberin vasiyetine engel oldu ve haketmedikleri makamı işgal etti
-sus zındık. imansız. sen karışma iman et yeter. biz düşünürüz senin yerine
-ama peygamberin kızını yakmaya kalktı Ömer
-bak hala konuşuyor. kafir.
-yahu Osman emevileri başa getirdi. o emeviler islamı kararttı
-bak bak hiç imanı varmı
-Ali ile savaştılar
-sen karışma. aklın ermez. iman et yeter. onlar içtihattır.
-ilk üç halife 150 yıl hadis rivayetini yasakladı
-karışma bi bildikleri var heralde.
-peygamber torunlarını yaktılar
-yakarlar tabi. iman etmek yerine sorguladılar. ne karışıyorlar yüce! ulu! emevi hanedanına!
ve ve ve
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
ve Ömerin oğlu ünlü sünni alimi bile kuranın tamamının yazılamadığını itirafediyor ama sünnilerimiz maşallah işlerine gelince bu alimleri kabul eder, gelmeyince etmez.
a)ya bu alimler yalancı. o halde bu yalancı alimlerinizin hadisleriyle bize dayatma yapmaktan vazgeçin
b)yada alimleriniz doğruyu söylüyor ve kuran değişmiştir.kuranın değişmemiş olduğunu şimdi savunuyosam,bu değişmiş olma ihtimalini sorgularken gerçeği bulmamdan.senin bana kuranın değiştiğini iddia etmek için sorduğun çocukça soruların daha kafa karıştırıcılarını ben hatırlatayım sanada,biraz iddianda daha güçlen.senin samimi olarak sadece sorgulamak için bu soruları sorduğuna inanmıyorum.soruş tarzından ve cahilce sorularından,tek maksadının ,kafandaki,halifeler kuranı değiştirdiler,iddiasına deliller aramak.onun için en ufak açık gördüğün şeyleri bile,evet ben haklıyım demek için aslını araştırmadan atılıyorsun.sana tavsiyem.www.islamiyetgerçekleri.com sitesini bir oku.orda kendine daha sağlam deliller bulacaksın.tıpkı verdiğim alıntıda yazdığı gibi.ama sakın bana ordaki iddiaları getirme.hepsinin nasıl magazincilik yapılıp,makaslanarak amaca yönelik kullanıldığını ,çarptırıldığını bizzat gördüm.hepsini araştırdım.insan bir kere iftira etmek isteyince neleri nasıl,kendi amacında çarpıtarak kullanıyor hepsinin farkına vardım.

kuran da defalarca düşünmezlermi kelimesi geçiyor.ve sen soruyorsun,allah madem kitaplarını koruyabiliyordu,incili tevratı niye koruyamadı.cevap vermeyince maharet yapıp yine sormuşsun.evet bu cevap verilebilecek bir soru değil.çünkü ancak bir çocuk sorar.allaha iman ettiğini,evranin ve kainatın yaratıcısının allah olduğunu kabul ettiğini söyleyen biri,bana ''madem koruyabiliyordu'' diye soruyor.öyleye kainatı yaratmış onlar kolay iş,ama kitabı koruması allah için çok zor.işte bu kadar sığ düşünüyor ve,akılcı davrandığınızı iddia ediyorsunuz.ol demesiyle kainatı yaradanın,korun demesiyle kuranı hiçbir gücün müdehalasinin mümkün olmadığını,akılcı düşünen mantığınız düşünemiyor.tevrat ve incilin bozulma sürecine ,allah katında müdahale edilmediğini,bunun bir hikmeti olduğunu ,son kitapta bunların neden olduğunu anlattığını ,akılcı düşünceniz idrak edemiyor nedense.sen şimdi madem insanlar günah işleyecekti,insanları niye yarattı diyede sorarsın.sonrada kurana biz sizden daha çok sahip çıkıyoruz diye iddia edersin.bir kere bile okuma zahmetine girmediğin kuranı.ha unutmuşum.kuran değiştirildi,sözlerine güvenemiyorsun.daha doğrusu işine gelen ayete inanıp işine gelmeyene hemen değiştirildi bu etiketini yapıştırıyorsun.allah onun koruyucusu biziz diyor ayetinde ama,bunuda halifeler eklemiştir kurana.namz surelerini,ramazan orucunu,haccı zekatı,içkinin haramlığını halifeler eklemiş kurana.yolun açık olsun sayın arkadaşım.samimiyetine inanmıyorum.senin derdin doğruyu aramak değil,hayalindeki kuran anlayışını güçlendirmek.saygılar

Serkan_Devrim
29.09.2006, 20:48
Sayın serkan Devrim

Allah cc'ın neden ilk kitapları korumadığını neden Allah cc'a sormuyorsun?
cevap vermiyor. :p :yamukgul:

Serkan_Devrim
29.09.2006, 21:07
kuranın değişmemiş olduğunu şimdi savunuyosam,bu değişmiş olma ihtimalini sorgularken gerçeği bulmamdan.senin bana kuranın değiştiğini iddia etmek için sorduğun çocukça soruların daha kafa karıştırıcılarını ben hatırlatayım sanada,biraz iddianda daha güçlen.cevap veremeyince sorular çocukça mı oluyor? demek sorguladınız da değişmediğine inandınız ha! onca tarih aktardınız kendiniz. hatta daha öncede yazılmıştı o yazılar. ama o yazılar bir anlam ifade etmemiş size. kendi alimlerinize inanmayıp sonrada beni çocuklukla suçluyorsunuz. yalancı alimlerinizden hesap sorun benden değil.

senin samimi olarak sadece sorgulamak için bu soruları sorduğuna inanmıyorum.soruş tarzından ve cahilce sorularından,tek maksadının ,kafandaki,halifeler kuranı değiştirdiler,iddiasına deliller aramak.onun için en ufak açık gördüğün şeyleri bile,evet ben haklıyım demek için aslını araştırmadan atılıyorsun.ben sana hakaret ettim mi? aslını sen gösterde inanalım.ç delil yok. kanıt yok. belge yok. sadece tipik bir sünni gibi hakaret var. o sunduğunuz deliller o siteye ait değil. o site kullanmış ama o deliller yalancı alimlerinize ait.

sana tavsiyem.www.islamiyetgerçekleri.com sitesini bir oku.orda kendine daha sağlam deliller bulacaksın.tıpkı verdiğim alıntıda yazdığı gibi.ama sakın bana ordaki iddiaları getirme.hepsinin nasıl magazincilik yapılıp,makaslanarak amaca yönelik kullanıldığını ,çarptırıldığını bizzat gördüm.hepsini araştırdım.insan bir kere iftira etmek isteyince neleri nasıl,kendi amacında çarpıtarak kullanıyor hepsinin farkına vardım.zavallısınız. o sitedeki yazılanları ben 13 yaşındayken sünni kaynaklarda okumuştum. o yazılar o sitenin delilleri değil. yalancı alimlerinizin vede ona inanan zavallı halk sürüsünün inançlarıdır.

kuran da defalarca düşünmezlermi kelimesi geçiyor.ve sen soruyorsun,allah madem kitaplarını koruyabiliyordu,incili tevratı niye koruyamadı.cevap vermeyince maharet yapıp yine sormuşsun.evet bu cevap verilebilecek bir soru değil.çünkü ancak bir çocuk sorar.allaha iman ettiğini,evranin ve kainatın yaratıcısının allah olduğunu kabul ettiğini söyleyen biri,bana ''madem koruyabiliyordu'' diye soruyor.çocuk sorarmış. komik. saçma iddialarınız komik değilde benim sorularım mı komik. işte size soru. daha öncede sormuştum. sizin tek dayanağınız 'zikri biz indirdik onu biz koruyacağız' ayetidir. peki ya kuranı değiştiren kişi kimse şüphelenmesin diye de o ayeti uydurmuşsa?

öyleye kainatı yaratmış onlar kolay iş,ama kitabı koruması allah için çok zor.işte bu kadar sığ düşünüyor ve,akılcı davrandığınızı iddia ediyorsunuz.saçmalamışsınız ama siz sünnilerin genetiğinde var galiba. :D
1)ben kuranı korumak Allah için zor demedim. ama kuranı koruyacaktıda neden diğerlerini korumadı dedim.
2)alevi inancında kuran zaten korunmuştur. o korunan kuran Ali musafıdır ve mehdi ile ortaya çıkacaktır.

ol demesiyle kainatı yaradanın,korun demesiyle kuranı hiçbir gücün müdehalasinin mümkün olmadığını,akılcı düşünen mantığınız düşünemiyor.okuduğunu anlayabilen bir sünni bulkabilecekmiyim bir gün işallah.

tevrat ve incilin bozulma sürecine ,allah katında müdahale edilmediğini,bunun bir hikmeti olduğunu ,son kitapta bunların neden olduğunu anlattığını ,akılcı düşünceniz idrak edemiyor nedense.siz anlatın bay akıllı. kuranda tevrat ve incilin korunmamasının hikmetini. ben arapçasıyla türkçesiyle okudum ama göremedimde.

sen şimdi madem insanlar günah işleyecekti,insanları niye yarattı diyede sorarsın.insanların neden yaratıldığını bilmeyen sorar bu soruyu. sünniler yani.

sonrada kurana biz sizden daha çok sahip çıkıyoruz diye iddia edersin.bir kere bile okuma zahmetine girmediğin kuranı.iftira da siz sünnilerin en tipik özelliğidir. ben arapçasıyla türkçesiyle okudum ve hala da okurum.
ha unutmuşum.kuran değiştirildi,sözlerine güvenemiyorsun.daha doğrusu işine gelen ayete inanıp işine gelmeyene hemen değiştirildi bu etiketini yapıştırıyorsun.allah onun koruyucusu biziz diyor ayetinde ama,bunuda halifeler eklemiştir kurana.namz surelerini,ramazan orucunu,haccı zekatı,içkinin haramlığını halifeler eklemiş kurana.yolun açık olsun sayın arkadaşım.samimiyetine inanmıyorum.senin derdin doğruyu aramak değil,hayalindeki kuran anlayışını güçlendirmek.saygılarsamimiyetime inanıp inanmaman beni zerre kadar ilgilendirmiyor. ötede bayıl. ilk üç halifenin yediği naneleri okuma. uyu sen daha. nede olsa buda sizin en tipik özelliğinizdir.

yusufçukgecegez
30.09.2006, 02:46
cevap veremeyince sorular çocukça mı oluyor? demek sorguladınız da değişmediğine inandınız ha! onca tarih aktardınız kendiniz. hatta daha öncede yazılmıştı o yazılar. ama o yazılar bir anlam ifade etmemiş size. kendi alimlerinize inanmayıp sonrada beni çocuklukla suçluyorsunuz. yalancı alimlerinizden hesap sorun benden değil.
------------------------
yalancilar,yalanlarında boğulurlar.vede boğulsunlar.size cevap veremeyeceğim hiçbir soru yok.en büyük yanılgın sünnileri gerikafalı görmen.kuranın bozulmamış bir kitap olduğunun pekçok delili var.ama bunları anlatsanda inanmayacaksın ve boşuna zamanımı çalacaksın.
-------------------
ben sana hakaret ettim mi? aslını sen gösterde inanalım.ç delil yok. kanıt yok. belge yok. sadece tipik bir sünni gibi hakaret var.
-----------------
bana hakaret etsen umrumda değil.hem allaha inanıyorum deyip ,hemde onun garantisine rağmen kuran değişti,palavrasının takipçisi olmak,çok büyük bir hakaret.bir ateist böyle söylese umrumda bile olmaz.o sitedeki delillerihadislerin kırpılmasıyla ortaya atılmış.o sözlerin söylenmesindeki amaç saptırılmış,amaca hizmet olarak kullanılmış.o sözleri inkar eden yok.ama alıntılarla çarpıtılmış,klasik magazinci basın tekniği.
---------------------
o sunduğunuz deliller o siteye ait değil. o site kullanmış ama o deliller yalancı alimlerinize ait.

zavallısınız. o sitedeki yazılanları ben 13 yaşındayken sünni kaynaklarda okumuştum. o yazılar o sitenin delilleri değil. yalancı alimlerinizin vede ona inanan zavallı halk sürüsünün inançlarıdır.
-----------------
ben senin şahsına söyledim ne söyledimse,sen ise bütün sünnilere hakaret ediyorsun.
--------------------
çocuk sorarmış. komik. saçma iddialarınız komik değilde benim sorularım mı komik. işte size soru. daha öncede sormuştum. sizin tek dayanağınız 'zikri biz indirdik onu biz koruyacağız' ayetidir. peki ya kuranı değiştiren kişi kimse şüphelenmesin diye de o ayeti uydurmuşsa?
----------------
işte bütün mesele bu.kurandan ne ayet göstersem o değiştirilmişse savını süreceksin.tarihsel bilgiler sunsam,alimlerinizin yalanları diyeceksin.19 mucizesinden bahsetsem,umursamıyacaksın,kuranın mucizesi çaok iyi bit nazım olmasıdır.allahın tek bir ayetine benzer yazı uydurunda görelim iddiası vardır,eklenen her ayette bu şiirsellik bozulur desem bunada geçeli saymayacaksın.nasıl bir ressamın tablosu,imzası olmadan,tekniğinden anlaşılırsa,kurana eklenecek bir ayette şirselliği öyle bozar.tabi şiirden anlayana vede kurandan.
------------------------
saçmalamışsınız ama siz sünnilerin genetiğinde var galiba. :D
1)ben kuranı korumak Allah için zor demedim. ama kuranı koruyacaktıda neden diğerlerini korumadı dedim.
-------------------
işte iman sahibi olupta azçok aklı çalışan biri bu soruyu sormaz cevabı kendi kolayca bulur çünkü.allah yapmak isteyince yapar.yapışında ve yapmayışında hikmetler vardır.bu çok geniş bir mevzuu.sayfalarca anlatılabilir.

---------------------
2)alevi inancında kuran zaten korunmuştur. o korunan kuran Ali musafıdır ve mehdi ile ortaya çıkacaktır.
------------------------
mehdi dünyaya kıyamete yakın gelip müslüman olmayanları islama davet edecektir.kurandan sonra bir kuran yok.hala anlamıyorsunuz.allah tüm olanları önceden bilir.kuranıpeygamberine oyuncak olsun diyemi indirdi.kıyamete kadar varlığını sürdürsün,peygamberlerin görevini kuran üslensin diyemi.allah bozulan kitaplara yenilerini göndermiş.ama kıyamete kadar başka bir din ve kitap ve peygamber yok.yani şimdi allah indirdiği kitaba,incil veya tevrat kadar bile hüküm sürdüremedi,20, 30 yıl içinde değiştirilmesine müsade etti.kıyamete kadar siz yanlış bir kurana inanın dedi.bu hangi akla sığıyor.kitaplarının insanlar tarafından bozulmasına müsade ettiyse bir yandanda resuller gönderiyordu,artık bizde doğru yolu bulmak için mehdiyi bekliyeceğiz yani.yada sana inanacağız,senin yolundan gideceğiz.senin delilin ney,hiçbişey.şaıyorum gerçekten.
--------------------
okuduğunu anlayabilen bir sünni bulkabilecekmiyim bir gün işallah.

siz anlatın bay akıllı. kuranda tevrat ve incilin korunmamasının hikmetini. ben arapçasıyla türkçesiyle okudum ama göremedimde.

insanların neden yaratıldığını bilmeyen sorar bu soruyu. sünniler yani.
---------------
insanın neden yaratıldığını biz çok iyi biliyoruz.madem sende biliyorsun bide sen anlat.
------------------
iftira da siz sünnilerin en tipik özelliğidir.
---------------
bak bunda haklısın.iftira iftirayı doğurur.ilk önce sünniler iftira attılar,şimdi sende bir nevi intikam alıyorsun.
---------------
ben arapçasıyla türkçesiyle okudum ve hala da okurum.
samimiyetime inanıp inanmaman beni zerre kadar ilgilendirmiyor. ötede bayıl. ilk üç halifenin yediği naneleri okuma. uyu sen daha. nede olsa buda sizin en tipik özelliğinizdir.sende çok uyanıksın maşallah.halifelerin yanlışlık yapmasına ilk karşı çıkacak hz ali olduğuna aldırmayıp,iftiraların devamını getiriyorsun.eğer halifeler islamdan sapmış olsalardı hz ali hepsinin kellesini alırdı,bugün bizde hz aliyi bununla anardık.çok basit düşünüyorsun çok.bugün hz yazması kuranın var olmasına rağmen bu iddiaları atıyorsunya,kesinlikle art niyetlisin.bozulmuş bir kuranın hz alinin gözünden kaçacağını,buna izin verecegini,bunu engellemeyeceğini düşünmekle çok art niyetlisin.niyr hiç hadis yok,hz alinin kuran değiştirildi dediği.hz ali bukadarmı sözünü geçiremeyen biriydi.onun sağlığından beri onun sözlerini taşıyacak yandaşları varken.kuran değiştirlmesi gibi,islamın bel kemiği bir konu hakkında neden ,bırakın bir kaçtane,binlerce hadis yok.vardıda hepsi engellendimi,çok komik.kuran değiştirildi demek en başta hz aliye hakaret.başkada bişey demiyorum.

Serkan_Devrim
30.09.2006, 15:27
sende çok uyanıksın maşallah.halifelerin yanlışlık yapmasına ilk karşı çıkacak hz ali olduğuna aldırmayıp,iftiraların devamını getiriyorsun.eğer halifeler islamdan sapmış olsalardı hz ali hepsinin kellesini alırdı,bugün bizde hz aliyi bununla anardık.çok basit düşünüyorsun çok.bugün hz yazması kuranın var olmasına rağmen bu iddiaları atıyorsunya,kesinlikle art niyetlisin.bozulmuş bir kuranın hz alinin gözünden kaçacağını,buna izin verecegini,bunu engellemeyeceğini düşünmekle çok art niyetlisin.niyr hiç hadis yok,hz alinin kuran değiştirildi dediği.hz ali bukadarmı sözünü geçiremeyen biriydi.onun sağlığından beri onun sözlerini taşıyacak yandaşları varken.kuran değiştirlmesi gibi,islamın bel kemiği bir konu hakkında neden ,bırakın bir kaçtane,binlerce hadis yok.vardıda hepsi engellendimi,çok komik.kuran değiştirildi demek en başta hz aliye hakaret.başkada bişey demiyorum.
hadis yok mu? yahu kendin eklediğin yazıyı okumuyormusun yoksa anlamak zormu?
Halife Mervan kendi gerekçesini şöyle açıklar; "Onda yazılı olanlar, Osman tarafından yazdırılan Mushaflara geçmiştir. Artık ona gerek kalmamıştır. Yakılıp yok edilmeseydi, zamanla kuşkulara yol açılabilir, ondan alınarak yazılan Mushaflar çevresindeki kuşkuları önlenemeyebilirdi. Bundan korktum, o nedenle yaktırdım."(Kaynak: İb Ebi Davud, Leiden 1937, yay.,s.243-Suphi e's-Salih Mebahis Fi ulûm-il Kuran).
niye yaktırmış melun Mervan? eğer aynı ise yakmaya gerek yok ki. tam tersine. eğer değişikjlik yaptıysa yakması gerekir.
"Kuran (ayetlerini) derlemeye koyuldum. Hurma dallarından, küçük taşlardan ve kişilerin ezberlerinden izleyip derledim. işin sonunda, Tevbe (Beraat) suresinin sonunu, Ebu Huzeymetu'l-Ensari'de buldum. Ki, başkasında bulamamıştım bu parçayı". Zeyd, bu parçanın Tevbe Suresinin sonundaki ayetleri (128 ve 129.ayetleri) oluşturduğunu açıklıyordu

ya bu ayetleri ezberleyen ve söyleyenler yalancı ise?
İkinci hadis: Enes anlatıyor: "Peygamber öldüğünde, dört kişiden başka Kuran'ı tümüyle ezberlemiş olan yoktu. Ebu'd-Derda, Muaz Ibn Cebel, Zeyd Ibn Sabit ve Ebu Zeyd." (Buhari.)

Üçüncü hadis: Katade'den aktarılıyor: "Malik oğlu Enes'e; 'Peygamber döneminde, Kuran'ı tümüyle ezberleyenler kimlerdir?' diye sordum. şu karşılığı verdi: 'Dört kişi. Tümü de Medine'li. Übeyy Ibn Ka'b, Muaz Ibn Cebel, Zeyd Ibn Sabit ve Ebu Zeyd (Buhari, aynı yer, Müslim 2465. Hadis.)

hani yüzlerce kişi ezberlemişti Yusuf bey?
ve en önemli hadis,
Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)

yusufçukgecegez
30.09.2006, 19:57
hadis yok mu? yahu kendin eklediğin yazıyı okumuyormusun yoksa anlamak zormu?
niye yaktırmış melun Mervan? eğer aynı ise yakmaya gerek yok ki. tam tersine. eğer değişikjlik