Orijinalini görmek için tıklayınız : Dersim Tarihinden Kronolojik Kesitler.. .
www.pulur.net Web Sitesinden alıntıdır bilginize..
Dersim Tarihinden Kronolojik Kesitler.. .
395
Büyük Roma Devletinin ikiye bölünmesi sırasında, Dersim Doğu Roma Devleti’nin sınırları içerisinde kalır.
559-552
Med devleti Farslar tarafından yıkılır.
669 Miladi
Dersim bölgesi Rumlardan, Arapların idaresi altına geçer.
1093
Selçuklular Bizansları yenip, Van, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Sason ve Bingöl’ü ele geçirirken, Dersimlilerin karşı koyuşu sonucu Dersim’e boyun eğdirmezler
1228 ile çelişkili gözüküyor ?
1224 M
Moğollar, Harzem ve Selçuklular’a karşı yaptıkları saldırılar döneminde Dersimliler dağ geçitlerini tutup yol vermezler.
Moğollar Anadoluyu aldıktan sonra Erzincan üzerinden Dersim’e saldırırlar. Kızıl Kilise civarında 2 ay süren çarpışmalar sonunda, Moğollar geri çekilmek zorunda kalırlar.
1250 ile çelişkili
1228
1228 yılından sonra, Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’ın bölgedeki Mengücekliler’in hakimikyetine son verince, Dersim Anadolu Selçukluları’nın hakimiyet alanı içine girer. Bu yıllarda Horasan’dan Dersim’e bir kısım Alevi aşiretleri gelir. Bunlar Dersim ve Erzincan civarına yayılırlar.
Sa 12
1243
Bu yıl Selçuklular’ın Moğollara karşı Kösedağ mağlubiyeti sonrasında Bölge Moğolların nüfuz sahasına girer.
1250
Moğol hakimiyetinden sonra bölge 1250 tarihinden itibaren İlhanlı Devleti’nin nüfuz alanı içine girer.
Sa-14
1300 M
Horasan’dan şu aşiretler Dersime gelirler: Şeyh Hasanan, Kureyşan, Hormekan, İzolan, Şadyan, Karsanan, Millan, Bamasuran
N. Dersimi „Bu aşiretler Dersim’e geldiklerinde tamamen Zaza diliyle konuşurlardı“ der
1328 M
Akkoyunluların Erzincan Valisi Dersim’in bağımszlığına el uzatmış, bu nedenle meydana gelen çarpışmalarda Dersimliler tarafından öldürülür.
1335 M
Kureyş ve Bamasuran aşireti Alaaddin Selçuk tarafından halifelik ünvanını alırlar
Bunlara aynı ünvan daha sonraları Sultan Orhan ve Murat Paşa tarafindan da verilir
1514
Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i yanip Safavi Devletine son verdiği sırada, Dersimliler, Dersimi korur, dönemin önemli üssü sayılan Kemah Kalesini Dersimliler savunurlar.
1515
Yavuz Selim, İdrisi Bitlisi ile yaptığı bir anlaşma sonucunda yapılan Kemah seferinde Kemah Kalesi düşer. Bir çok kişi idam edilir. Sivil halkın bir bölümü Dersime göç eder.
1635
4. Sultan Murat çevredeki Kürt beyliklerini ortadan kaldırmak için seferler düzenler. Dersim üzerine de yapılan sefer başarısızlıkla sonuçlanır.
1847
Dersim Sancağı teşkil edilir ve sancak Erzurum vilayetine bağlanır.
Pi-24
1861
1861-1866 yılları arasında Erzincan Ordu Mareşalı Mehmet Derviş Paşa bir kaç kez Dersim’e seferler düzenler. Fakat her seferinde Dersim’e girmeyi başarmaz. Bu savaşlarda Dersimliler yüklü savaş malzemeleri elde ederler.
Pi-25
1863
Pülümürlü Şah Hüseyin tutuklanarak önce İstanbul’a, oradan da Vidin’e sürülür.
1877
Koçan aşiteri vurgun vurma amacıyla Kemaliye üzerine yürür. Buna karşı Harput’tan bir nizamiye taburunun getirilmesi üzerine Ferhatan aşireti Koçanlara destek çıkar. Çıkan şiddetli çarpışmalar sonunda Dersimliler yenilgiye uğrarlar. Ferhatan aşiret reisi Alişan Ağa ile birlikte bir çok Zaza önderi tutuklanarak Sinop’a sürgün edilirler.
p. 11, sf.28
1877-78
Rus-Osmanlı savaşlarında, Osmanlıların Dersimlilerden istenen istekleri karşılık bulamaz. Bu nedenle Dersimlileri cezalandırmak üzere 1878 yılında Kürt İsmail Paşa kumandasındaki kuvvetler Hozat tarafından özellikle Bahtiyaranlar üzerine seferler başlattı. Başarısızlıkla sonuçlanan bu seferler sonucu, Kürt İsmail Paşa görevden alınır ve yerine Muhtar Ahmet Paşa getirilir. Fakat o da başarısız kalır.
1879
Dersim ayrı bir vilayet statüsünü kazanır ve Erzurum’dan ayrılır.
Pi-24
1886
Dersim yeniden mutasarraflığa indirilir.
Pi-24
1888
Merkez Hozat olmak üzere Ovacık, Çemişgezek, Çarsancak Bingöl), Mazgirt, Pertek, Kuzican (Pülümür), Kızılkilise (Nazımiye) ve Pah kasabaları ile Dersim yeniden vilayet durumuna getirilir.
Sa-17 bu tarihte elazığa bağlanır der
1891
Dersim’in zor kullanılarak boyun eğmesinin mümkün olmadığını anlayan İstanbul Hükümeti sözde yumuşama politikasını güder. Mareşal Zaki Paşa Dersim’e görüşmelere gönderilir. Zeki Paşa bir çok aşiret reisinin çocuklarını İstanbul’a özel okullara göndermeye muvaffak olur. Bu yumuşama 1907 yılına kadar esas olarak sürer.
1892
Dersim sancak statüsüne indirilir ve Mamuretü’l-Aziz (şimdiki Elazığ) vilayetine bağlanır. Bu dönem Dersim sancağı, Hozat merkez kaza olmak üzere, Ovacık (Pulur), Çemişgezek, Çarsancak, Mazgirt, Kızılkilise (Nazımiye) ve Pah kazalarından oluşmaktaydı.
Sa-17 bu tarihi 1888 olarak yazar
Pi-24
1902
Kalan aşireti reislerinden, Danzik ve Aşkirek köylerinde oturan Bako Ağa, Erzurum yoluyla Türkiye’ye gelen bir Rus konsolosunu esir alır. Bu olay Türk ve Rus hükümetleri arasında gerilime neden olan olur. Bako Ağanın bazı isteklerinin Türk hükümeti tarafından kabul edilmesi üzerine, konsolos serbest bırakılır.
1903
Dersim Mutasarrıfı Arif Bey, Dersim’in ‘ıslah’ esaslarına ilişkin bir rapor hazırlatır. Aynı yılın sonlarında Dersim Mutasarrıfı Celal Bey de 1903-1906 yıllarını kapsayan bir ‘ıslahat’ raporu hazırlar.
1907
Kureyşan aşiret reisi Ali Çavuş 4000 kişilik bir kuvvetle Elazığ yönüne, Koç, Reşik ve Semkan aşiretleri ise Kemah üzerine yürürler.
Bu dönemde Yarbay Halis Bey yedi tabur askerle Semkan aşireti üzerine gönderilir. Değirmendere yöresinde kuşatılan Türk askerlerinin silahlarına el konulur. Yarbay Halis Bey bu çatışmada öldürülür.
.
1908
Koçan aşiret reisi İdare İbrahim Ağa, Karabal aşireti reisi Kanko oğlu Mehmet ağanın evine gidip barışır. Sağlanan barış sürecinden sonra Şavak bölgesinde bulunan yedek jandarma kuvvetlerinin silahlarına, Hozat ile soğuksu arasındaki erzak ve cephanelere el konulur. Kakber merkezinde kurulu bulunan karakoldaki askerler, yenilince silahlarını bırakıp Laçinan aşiretine sığınıp himayelerine girerler. Pülümürü ise Keçan aşiret reisi Bako Ağa etkisi altına alır..
1908
Bu karşı koyuş hareketine karşı Diyarbakır’dan gelen taburlar Elazığ’daki Neşet Paşa tümeni ile birleşir. 22 taburdan oluşan ordu birlikleri, Ferhat, Karabal ve Koçan aşiretleri üzerine sefere çıkar. Bargini, Surpyan ve Cevizlik bölgeleriyle Pertek-Hozat yolu boyunca şiddetli çarpışmalar olur. Bu çatışmalarda Ferhadan aşiret reislerinden Askeri komutan Keko Ağa vurulur. 15 Haziranda Neşet Paşa kumandasındaki kuvvetlerle Hozat yönünden Dersim’e sefer başlatılır. Bu ordu birlikleri 31 gün sonra, Dersim’de ilk defa Tujik dağına varırlar. Ağdatta karargah kurulur.
1908
Ferhadan aşiret reisi Diyap Ağa kıyafet değiştirerek Dersim’den Trabzon’a giderek, Dersim’e yapılan askeri hareketleri protesto etmek amacıyla İstanbul’a telgraf çeker. Diyap Ağa’nın İstanbul’a çağrılması üzerine İstanbul’a gider. İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları ile görüşmeler yaptığı sırada tutuklanıp Diyarbakır’a gönderilir.
1908
Diyarbakır’da tutuklu bulunan Dersimlilerden Nuri hapishanede ölür. İdare İbrahim Diyarbakır kalesi duvarlarından atlayarak kaçar ve Dersim’e gelir. Tutuklu bulunan Diyap ve Cemşit Ağalar da aynı yıl Meşrutiyetin ilanından sonra serbest bırakılırlar.
1909
15 Mart 1909’da Mareşal İbrahim Paşa 4. Ordu Kumandanlığına tayin edilir. 30 Haziran 1909’da Pülümür’e ve Erzincan üzerinden Ovacik’a askeri hareket emirleri verilir. 22 Temmuz’da Ovacık, Hopik bölgesinde karargah kurulur. Aşiretlerle yapılan görüşmelerde silahların teslim edilmesi istenir. Ovacık aşiretlerinden Aslan ve Beytanlar, İbrahim Paşanın kurulmuş ileri karakollarına saldırılar düzenlerler. Halk köylerini boşaltarak dağlara, ormanlara ve vadilere çekilir. Mercan Boğazından gelen erzak ve cephanelere Dersimliler el koyar. Diyarbakır ve Harput’tan gelecek erzak, cephane ve yardım kollarının önü ise Maksudan, Şemikan, Resikan ve diğer aşiretler tarafından kesilip bir savunma hattı oluşturulur. İbrahim Paşa kuvvetleri 15 Ağustos 1909’da Dersim’den Erzincan’a çekilmek zorunda kalır.
1912
Hozat’ta Vali olarak bulunan Kemahlı Sağır oğlu Sabit, İttihat ve Terakki projelerini gerçekleştirmek üzere Hozat’ta jandarma ve milis alayları oluşturarak Seyit Rıza harekâtını başlatır. Doğu Dersim aşiretlerinin bir kısmı da Seyit Rıza ile birleşerek savaşa katılırlar. Kanlı çatışmaların yaşandığı bu harekât, Seyit Rıza kuvvetlerinin zaferi ile sonuçlanır.
1915
Yaz aylarında Ruslar büyük kuvvetlerle Erzurum cephesinden saldırıya geçer. Bunun üzerine Enver Paşa Dersim aşiret reislerini Vali Sağır oğlu Sabit Bey aracılığı ile Elazığ’a davet eder. Dersimliler bu daveti kabul ezmezler. Bu kez Dersimlileri ikna etmek için Haci Bektaş evlatlarından Çelebi Cemalettin Efendi Erzincan’a gönderilir. Cemalettin Efendi Dersim aşiret reislerini Erzincan’a davet eder. Fakat onlar görüşmelerin Dersim içinde yapılmasını istediklerini belirtip Erzincan’a gitmezler. Ziyareti sonuçsuz kalan Çelebi Efendi geri dönerken Baytar Nuri’ye şunu söyler: „atam Haci Bektaş size daima yardımcı olsun, sizden çok memnunum. Dersimlilere selam söyleyiniz, savaşa katılmadıklarından … memnun kaldım. Bu sözümü gizli tutunuz.“
1916
14 Şubat 1916’da Ruslar Erzurum’u alırlar. 30 Mart 1916’da Doğu Dersim aşitleri Demenan, Haydaran, Kureyşan, Karsan, Alan, Şeyhan, Suran, Yusufan ve Pilvenk aşiretleri 10 bin kişilik silahlı kuvvetlerle Mazgirt, Nazimiye ve kısmen Hozat ve Pertek merkezlerini işgal ederler. Türk memurları görevlerinden alınırlar.
.
1916
23 Nisan 1916’da 1. Kolordu Kumandanı Şevket Bey, Çerkez Alaylarıyla birleşerek Pertek ve Çarsancak bölgelerine askeri harekât düzenler. Pilvenk aşiretleri ile şiddetli çatışmalara girilir. Köylerin büyük bir bölümü yağma edilir ve yakılır.
Aşiretler, askeri harekâtın derhal durdurulması yönünde protestolar telgrafları çekerler. Mercimek dağlarında mevzi almış Çerkez Alayları üzerine yapılan hücumlarda kumandanı ile birlikte alaya büyük zaiyat verilir. Geride kalan suvariler Elazığ’a çekilmek zorunda kalırlar.
Dersim’de başlayan bu genel ayaklanma üzerine Yarbay Şevket Tümenlerinin, Dersim’den çekilmeleri emri verilir. Emir telgrafla bütün aşiretlere iletilir. Yakılan köyler için tazminat verileceği bildirilir.
1916
25 Haziran 1916’da Ruslar Erzincan üzerine hücum ederler. Türk Ordusu, Dersimlilerden umduğu yardımı bulamaz. Sadece Balaban aşireti reisi Gül Ağa Ruslara karşı savaşa sokulur. Savaşta yaralanan Gül Ağa aşireti ile topraklarını bırakarak önce Erzincan’a gider. Türk ordusundan gerekli yardımı bulamayan Gül Ağa 5 Temmuz 1916’da pişman halde Dersim’e iltica eder. 11 Temmuz 1916’da Erzincan düşer ve Rusların eline geçer.
1916
Türk Ordu kumandanlarının hilelerine karşı, Ovacık ve Gülap aşiretleri Kemah Boğazına doğru çekilmekte olan 28. ve 36. Tümenlerin önünü keserler. Tümen fertleri teslim alınır. Askeri teçhizatları ellerinden alındıktan sonra askerler serbest bırakılır.
.
1916
13 Ağustos 1916 gününde Ovacık aşiretleri Pulur’da hümete ait olan yerleri işgal edip, Türk Hükümet memurlarını kovarlar. Jandarmaların
silahlarına el konulur. Silahsızlandırıldıktan sonra serbest bırakılırlar.
Dersimliler, Rus komutan Lahof ve Ermeni Komutan Murat Paşa ile görüşmelerde bulunurlar. Özellikle Ovacık bölgesinde geçici bir siyasi varlık statüsü taraflarca kabu edilir.
Sa-112
1916
Hamidiye Alayları Türk güçleriyle birlikte Rus ordularına karşı savaşa girerler. Yer yer intihar eylemlerine girişirler. Uğradıkları feci yenilgi sonrasında bu alaylara gönüllü fertler veren aşiretler, yurtlarını terk ederek Anadolunun içlerine göç etmek zorunda kalırlar.
1918
1917 Ekim Rus Devrimi dolayısıyla Rus orduları Erzincan’dan çekilmeye başlar. Rus Kumandan Lahof 1918 Ocak ayında Erzincan’ı terk etmek zorunda kalır. Ermeni kumandan ise Dersimliler ve Alişer ile bir müddet görüşmelere devam eder. Görüşmeler olumlu bir sonuca varamaz. Hatta yer yer gergin ilişkiler yaşanır. Bu durum Dersimlileri Türklere yakınlaştırmaya neden olur.
1918
13 Şubat 1918’de Seyit Rıza kuvvetleri Munzur’u aşıp Erzincan merkezini işgal ederler. Hareket Erzuruma kadar genişler. Seyit Rıza kuvvetleri Erzurum’a girerler.
1919
Türk Hükümeti Dersim’e Kürt aşiret alayı kumandanı Cibranlı Halit kuvvetlerini yollar. Alay Ovacık’a girer ve burada yeniden kaymakamlık oluşturulur.
1920
Temmuz 1920 yılında Mısto kumandasındaki Koçgirili kuvvetler Zara’nın Çulfa Ali Türk karakoluna baskın düzenleyip askerleri esir alırlar. Bu hareket Koçgiri isyanı olarak tarihe geçer. 20 Ekim 1920’de Dersimden hareket eden bir kuvvet, Giresun’dan Eğin’e gelmekte olan Türk cephane kuvvetlerini Kuruçay ilçesinin Kamlo bölgesinde kuşatıp, cephanelere tamamen el koyarlar.
1920
Meço Ağa, Diyap Ağa, Mustafa Bey, kol ağalıktan emekli ve uzun zamandır Sivas’ın Aziziye kazasına yerleşmiş Karabal aşiretinden Kango oğlu Ahmet Ramiz, binbaşı Hasan Hayri, Dersim milletvekilliğine tayin edilirler.
1921
6 Mart 1921’de Sivas Ümraniye merkezi kuşatılır. Buradaki Türk Alayı teslim olmaya mecbur kalır. Alay komutanı Halis, oluşturulan Harp Divanı tarafından ölüme mahkum edilir ve Ümraniye merkezinde kurşuna dizilir. Türk Alayının tüm top, makineli tüfek ve askeri donanımına el konur.
8 Mart 1921’de Ovacık Pezgewr aşireti reisi Bıra İbrahim, Maksudan reisi Polis Munzur, Çırpazin nahiyesi müdürü Mustafa, Arslan Aşiret reisi Mahmut Ağalarla Alişer’in kumanda ettiği 2500 mevcutlu bir kuvvet Koçgirililere yardım için hareket eder. Munzur dağlarını ve kışın karını hediklerle aşarak Kemah’a varırlar. Kemah merkezini işgal edip, Hükümet Konağını yakarlar. Kaymakam ve jandarma komutanını esir alırlar. Daha sonra Kuruçay ilçesini de işgal edip buranın derbeylerinden şehsivar oğlu Mahmut ve arkadaşlarını tutuklayarak kaymakamla birlikte Ümraniye merkezine götürürler. Bu kuvvetler Refahiye ilçesini, Divriği bölgesi nahiye merkezlerini, Koçhisar ilçesinin Celallı nahiyesini de ele geçirirler.
1921
14 Mart 1921’de Hükümet bölgesel seferberlik ilan eder. 15 Mart 1921’den itibaren Sivas, Elazığ ve Erzincan vilayetlerinde sıkıyönetim ilan edilir.
20 Mart 1921’de Giresunlu Topal Osman’ın çete alayı Refahiye üzerinden Koçgiri’ye cephe açar.
1921
21/22 Mayıs 1921 gecesi 400 kişilik bir kuvvetle Dersimliler Kemah’ın güneyine, 30 Mayısta da 500 kadar bir güçle Ilıç’a saldırırlar.
Sa-39
1921
30 Mayis’ta Dersim’den Koçgiri’ye yardım maksadıyla giden 500 kişilik kuvvet, 2 Haziran 1921 günü yenilir. Bunun üzerine Alişan Bey ve arkadaşları 17 Haziran’da teslim olurlar. Koçgiri isyanı böylelikle bitmiş olur.
Sa-40
1921
15 Haziran 1921 günü, Seyit Rıza Ovacık aşiretlerinden oluşan 1000 kişilik bir kuvvetle, Erzincan’da Erzincan Valisi Ali Rıza, Milletvekili Hacı Fevzi ve bir kısım ileri gelenle, M. Kemal ve Hükümetin isteği üzerine bir görüşme yapar. Görüşmede Baytar Nuri ve Koçgirili Alişan da hazır bulunur. Dersimlilerin hazırladıkları 24 madelik istek paketi kabul görmeyince, görüşmeler kesilir. Bu görüşmeler neticesinde Koçgirili Alişan ve Haydar’ın aileleri ile birlikte yerlerine dönmelerine olanak sağlanır. Yunan ordularının yenilgisinden sonra Haydar ve Alişan İstanbul’a çağrılırlar ve orada zorunlu ikâmete tabi tutulurlar.
1922
Dersim, 1922 yılında Harput vilayetinden ayrılarak il durumuna getirilir.
Sa-42
1924
30 Aralık 1924’te Şeyh Sait bulunduğu Hınıs’tan çıkar.
1925
Şeyh Sait Diyarbakır’a 32 km mesafede bulunan Piran köyüne, kardeşi Abdürrahim’inde bulunduğu 13 Şubat 1925 günü köye gelen Jandarma Birliği gelir.Müfrezenin teğmeni, Şeyh Sait ile birlikte köye gelen silahlı insanlardan özellikle dördünün teslim edilmesini ister. Bu istek red edilince istenmeden çatışma çıkar. Jandarma Müfrezesinden 1 ölü ve 2 yaralı olur. Böylece tarihe „Şeyh Sait İsyanı” olarak geçen „isyan“ fiilen başlamış olur.
14 Şubat 1925’te Darahini vilayeti işgal edilir.
17 Şubat 1925’te Çan şeyhlerinden Mustafa ve İbrahim’in kuvvetleri Çapakçur’u işgal ederler. Aynı kuvvetler Varto’yu da zapt ederek alanlarını genişletmeye çalışırlar. Fakat bu hareket Varto aşiretlerinden Hormek ve Lolan aşiret reislerinin ihaneti sonucu başarılı olmaz.
20 Şubat’ta Palu kazası, Palulu Şeyh Şerif’’in emrindeki kuvvetlerin eline geçer.
21 Şubat’ta 14. Süvari Alayı Hani’de, 11 Süvari Alayı ise Cüzi’de esir alınır.
24 Şubat 1925 günü (ND’ye göre 5 Mart) Gökdereli Şeyh Şerif ve Yado kuvvetleri Elazığ vilayetini ele geçirirler.
29 Şubat 1925’te Ş. Sait’in kardeşi Şeyh Abdürrahim komutasındaki kuvvetler Arğıni, Maden ve Siverek kazalarını işgal ederler.
7-8 Mart 1925 gecesi Şeyh Sait güçleri Diyarbakır’ın kuşatılmasına girişirler. Fakat kuşatma yenilgi ile sonuçlanır.
Hasananlı Halit Bey komutasındaki kuvvetler. Şubat-Mart 1925 tarihleri arasında Solhan, Varto, Malazgirt ve Muş bölgelerini işgal ederler. 19 Mart 1925’te Muş’a hücum ederler.
31 Mart günü Hani, tekrar Türk ordu kuvvetlerinin eline geçer.
1 Nisan 1925’te Silvan ve Lice Türk ordu birliklerince geri alınır..
5 Nisan günü Palu ve Piran geri alınır.
8 Nisan 1925’te Şeyh Serif, Çapakçur’da yakalanır. Zaza Yado kuvvetleri ise kuşatma çemberini yarıp Çapakçur dağlarına çekilir. Yado ve geri kalan kuvvetleri 1927 yılı başlarında Suriye’ye iltica etmek zorunda kalırlar.
M. Toker s.47
N. Dersimi 8 Şubat 1925 tarihinde bu olayın olduğunu yazar. (KTD-s. 118)
1925
14-15 Nisan 1925 gecesi, Şeyh Sait ve arkadaşları Varto’nun Abdürrahman Paşa köprüsünde teslim olurlar.
M. Toker s.124
N. Dersimi yakalanma tarihini 24 Nisan olarak yazar (KTD-s. 123)
1925
27 Nisan 1925’te Palu ve Çapakçurlu 400 genç Elazığ’da asılırlar.
1925
Şeyh Sait ve 47 arkadaşı 29 Haziran 1925 günü Diyarbakır’da idam edilirler.
M. T, s166.
ND 4 Eylül 1925 tarihinde idam edildiklerini yazar. KTD, s.124)
1926
Dersim’de Cığız Mehmet Ali kumandasında oluşturulan 100 kişilik bir kuvvet, Zara’ya gönderilir. Koçgiri harekâtı sırasında ihanet eden Ginyan aşiret reisi Murat Paşa Zara’da kendi konağında bu kuvvetlerce vurulur. Ve bu tarihle birlikte Koçgiri isyanı da tamamen sona erer.
1926
2 Şubat 1926 tarihinde Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey Dersim hakkında bir rapor hazırlar. Aynı yıl dönemin Diyarbakır Valisi Ali Cemal’de Dersim’de yaptığı incelemeler sonucunda bir rapor hazırlar.
1926
Bir çok aşireti temsilen Dersim’de oluşturulan bir heyet Ankara’ya giderek Hükümet ile bir görüşme yapar. Görüşmede, sürgün olan Dersimlilerin ve Şeyh Sait isyanı döneminde batıya sürgün edilen göçmenlerin geri dönmeleri talebi öne çıkar. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra af ilan edilir. Sürgünler yurtlarına geri dönerler.
Bunlar arasında, Nisan 1925’te Elazığ’ın işgali döneminde Şeyh Sait kuvvetlerine, Doğu Dersim aşiretlerinden Hıran, Lolan, İzolan, Suran aşiretleri ile arkadan vuran Şadan aşiret reisi Ohili Necip Ağa da vardır.
1926
19 Eylül 1926 tarihinde Koçuşağı Aşireti üzerine bir tedip harekatına karar verilir. 28 Kasım 1926 tarihinde verilen bir emirde harekatın bittiği belirtilir.
Sa-49-50
1926
Diyarbakır Valisi Ali Cemal Dersim’e gelir. Vali, Hozatın Karaca köyünde Seyit Rıza ile bir görüşme yapar.. Bu görüşmeden bir gün sonra da Hozat’ta Diyarbakır’dan Genel Müfettiş İzzet ve Elazığ valisi Rıza’nın da olduğu bir görüşme daha yapılır.Vali, görüşmeler sırasında özellikle Koçuşağının yok edilmesini gündeme getirir.
1927
Diyarbakır Valisi Ali Cemal Ovacık’ta Ziyaret köyünde, Arslan, Beytan, Pezgevran ve Maksudan aşiretlerindan oluşan bir heyetle bir görüşme yapar. Vali, bu toplantıda Koçan aşiretlerini sözde „ıslah“ etmek için yakında başlatılacak harekâta destek için geldiğini ısrarla belirtir.
1927
Koçan, Resik ve Semkan aşiretleri üzerine harekât birlikleri gönderilir. Koçanlar Amutka karakolunu basar silah ve cephanelere el koyarlar. Bu yıl yapılan harekât başarısızlıkla sonuçlanır.
1928
1928 yılının başlarında merkezi Diyarbakır olmak üzere 1. Genel Müfettişlik kurulur. Genel Müfettişliğe İbrahim Tali getirilir.
1927 sonları ? SA-51
1929
6 Mayıs 1929 günü Seyit Riza’nın büyük oğlu Şeyh Hasan, Karabalan reisi Kango oğlu Mehmet Ali, Ferhadan reisi Cemşit, Aşağı Abbasan reisi Zeyno oğlu Ahmet ve Baytar Nuri’den oluşan bir Dersimli heyetin Diyarbakır’da Ibrahim Tali ile bir görüşme yapacağını bildiren bir telgraf çekilir. Heyet İ. Tali ile Diyarbakır’da bir görüşme yapar.
1930
Merkezi Diyarbakır’da olan 1. Umum Müfettişliği tarafından Dersim hakkında bir rapor hazırlanır.
Sa-55
1930
8 Ekim 1930’da Başbakan İnönü, Bakanlar Kurulunca Pülümür’e karşı bir tedip harekatına karar verildiğini açıklar. Harekat daha sonra Nazımiye ve Ovacık’a kadar genişletilir. 20 Ekim 1930’da Pülümür bölgesi Keçalan aşireti köylerine bir uçak filosu eşliğinde hareket başlatılır. 27 Ekim günü Dersimlilerin başlattığı karşı saldırıda bir uçak düşürülür. 11. Tabur komutanı Sırrı ve askerleri silahlarıyla birlikte teslim alındılar. Pülümür harekatı 14 Kasım’da son bulur.
1931
1931 yılında biri, Büyük Erkân-ı Harbiyece, diğeri 1930 Pülümür harekatının ikinci safhasını yöneten 3. Fırka Kumandanı Halis Paşa tarafından Dersim hakkında iki rapor hazırlanır. Keza 21 Aralık 1931 tarihinde Birinci Umum Müfettişi İbrahim Tali de Dersim hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlar.
Sa-5
1931
İlan edilen aftan yararlanan Koçgirili Haydar ve Alişan’ın Koçgiri’ye dönmelerine izin verilir. Fakat kısa bir zaman sonra Haydar ve Alişan’a suikast düzenlenir. Bunların bulunduğu oda bombalanır. Alişan param paramparça vaziyette ölürken, Haydar ağır yaralı olarak kurtulur.
1933
Atatürk’ün yakın arkadaşı ve bir dönem İran’da büyükelçilik yapmış olan Hüsrev Gerede 21.12.1933 tarihinde Doğu’nun ‚ıslahı’ ile ilgili bir rapor hazırlayıp raporu, Başvekâlet, Büyük Erkân-ı Harb ve Hariciye Vekâleti’ne gönderir.
1934
7 Haziran 1934 tarihinde Büyük Millet Meclisinde 2510 numaralı „İskan Kanunu“ müzakere edilir. Sözkonusu kanun 14 Haziran tarinde kabul edilir ve 21 Haziran 1934 tarihli Resmi Gazete’de 2733 sayı numarası ile yayınlanarak yürürlüğe girer. Bu kanunda direkt Dersim’i hedef alan hükümler yer alır.
Sa-57.
Kanun içerikleri SA--58
1935
25 Aralık 1935 tarihinde Meclis, 2884 nolu „Tunceli Vilayeti’nin idaresi Hakkında Kanun„ u kabul eder. Kanun 2 Ocak 1936’da 3195 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girer.
Sa-61
1936
2 Ocakta çıkarılan Tunceli „kanunu“ gereği Tunceli v ilayeti kurulur..
Sa-61
1936
Dersim Bölgesi Valiliği adı ile bir teşkilat kurulur. Teşkilatın başına General Abdullah Alpdoğan getirilir. Bu teşkilatla valiye geniş yetkiler verilir. Abdullah Alpdoğan’a aynı zamanda görev alanı Elazığ, Dersim ve Çapakçur (Bingöl) vilayetlerini kapsayan Üçüncü Genel Müfettişlik görevi de verilir. Kısa bir süre sonra bu illerde sıkıyönetim ilan edilir.
Sa-44 buna 4. Umumi Müfettişlik olarak bahseder.
1937
Silah toplamak bahanesi ile Dersim’e askeri birlikler gönderilir. Bunlara karşı Hozat’ın Bahtiyar, Yukarı Abbas, Karabal ve Ferhat aşiretleri, Nazimiye’nin Haydaran, Mazgirt ilçesinin Demenan ve Yusufan aşiretleri baş kaldırırlar. 21-22 Mart 1937 gecesi Pah köprüsü Demenan ve Haydaran aşiretleri tarafından yakılır. Pah nahiyesi karakolu basılır.
Sa-80, Pah ve Kahmut arası Kahmut köprüsü yazar.
1937
Türk Hükümeti yerel seferberlik ilan eder. 1908-1909-1910 doğumlular silah altına alınırlar.
1937
26 Nisan 1937 tarihinde Sin nahiyesindeki Askisor karakolu basılır.
Sa-127
1937
3 Mayıs 1937 tarihinde Hava Kuvvetlerine bağlı bir uçak filosu Keçiseken köyünü bombalar. “Tunceli tedip harekâtı” böylelikle fiilen başlamış olur.
Sa-128
1937
4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak’ında bulunduğu bir toplantıda Tunceli hakkında oldukça gizli kararlar alırlar.
Sa-129
1937
14 Mayıs 1937 tarihli nüshasında Dersim’de huzurlukların olduğuna değinen Son Telgraf Gazetesi, hükümet tarafından bir kaç gün süreyle kapatılır.
Sa-132
1937
6 Haziran 1937 günü Kızıldağ ve çevresi Sabiha Gökçe’nin kullandığı uçakla bombalanır.
Sa-131
1937
18 Haziran tarihli Tan ve Son Telgraf gazeteleri, Hükümetin belirlediği „Dersim Islahat Programı“nın ana hatlarını yayınlarlar
SA-133
1937
75 yaşındaki Alişer ve eşi Zarife, Rehber’in ihaneti sonucu 9 Temmuz 1937 tarihinde vurulurlar. Bu ikisinin başları kesilerek ordu birliklerine teslim edilir.
Sa-95
1937
26 Ağustos günü Bahtiyaran savaşçılarından Şahan Ağa Pırço’nun oğlu Hıdır tarafından vurulur. Kesik başı Hozat’a götürülür.
Sa-141
1937
5 Eylül 1937’de Seyit Rıza Erzincan’da tutuklanır.
10 Eylül SA-141 ?
1937
Baytar Nuri 11 Eylül 1937 yılında yurt dışına çıkar.
1937
19 Ekim günü Genelkurmay Başkanlığı yayınladığı bir emirde, sonucun alındığı ve kışın da başlamış olması nedeniyle birliklerin 22 Ekim’den itibaren garnizonlarına dönmeleri istenir.
1937
4 Kasım’da devam eden duruşmada, Dersimli tutuklular hakkında iddianame okunur. Seyit Rıza ve arkadaşları için idam istenir.
1937
10 Kasım 1937’de Seyit Rıza ile birlikte 11 Dersimli tutukluya idam kararı, 33 kişiye ağır hapis ve 4 kişiye de beraat kararı verilir.
15 Kasım SA-147 ?
1937
18 Kasım 1937 sabahı Seyit Rıza ve 11 Dersimli Elazığ’da Buğday Meydanında idam edilirler.
Sa-147, 7 kişi yazar.
1937
Seyit Rıza’nın idamından sonra, hain Rehber ve oğlu, Genel Kurmayın emri ile Teştak bölgesinde kurşuna dizilirler.
1937
1937 yılı sonlarında Şeyh Sait’in Suriye’de bulunan kardeşi Şeyh Abdullah ve arkadaşları göçmenler, Dersim savaşçılarına katılmak üzere Türkiye’ye girerler. Diyarbakır bölgesinde pusuya düşürülen Şeyh Abdullah ve arkadaşları öldürülür.
1938
2 Ocak 1938 günü asker kaçaklarını toplamakla görevli jandarma müfrezesi pusuya düşürülür. Keçel ve Baluşağı mensuplarınca düzenlenen bu eylemde 7 jandarma eri Mansuluşağı köyünde vurulup, öldürülür. Bu olayı takip eden günlerde Mercan karakolu basılıp, iki jandarma eri öldürülür.
Sa-149
1938
Genelkurmay Başkanlığı 21 Mart 1938 günü yayıladığı bir emirde, Haziran ayında başlaması uygun görülen tekil ve silah toplama harekâtının hükümetçe karar altına alındığını bildirir.
Kararlar: SA-152
1938
1938 İlkbaharı ile birlikte Türk ordusu Dersim üzerine büyük çaplı bir seferberlik başlatır. Ağır top, uçak ve tanklar eşliğinde Dersim’e savaş açılır. Binlerce insan mitralyöz ateşine tutularak öldürülürken, binlercesi de evlere doldurularak yakılırlar.
1938
4. Genel Müfettişlik 8 Haziran tarihinde harekâtın, Mercan deresinin birinci, Merho deresinin ikinci, Kalan deresinin de üçüncü temizleme safhası olarak üç aşamada gerçekleşeceğini ve Ağustos 1938 sonuna kadar bitirilmeye çalışılacağını bildirir.
1938
19 Haziran tarihinde Koçuşaklılar, Hozat-Amutka telefon hattını kesip, akşam karakola baskın düzenleyip, karakolu ele geçirirler. 22 Haziran’da Amutka karakolu hükümet kuvvetlerince tekrar geri alınır.
1938
14 Temmuz’da 3. Ordu Müfettişliğinden alınan bir şifrede, ordu manevralarının üç safhalı yapılacağı ve brinci safhasının Tunceli’de tedip ve tarama olacağı bildirilir. Harekâtın 15 Ağustos’ta başlamasına karar verilir.
1938
4. Genel Müfettişlik 21 Temmuz’da hazırladığı raporda, bu manevralar sonrasında 5 ile 7 bin kişinin batıya naklinin, eylemlere fikren ve silahlı olarak katılmışların tutuklanmalarının ve haps edilmelerinin, bir kısım isyan bölgesinin de yasak bölge olarak ilan edilmesinin uygun olacağı bildirir.
Sa-156
1938
Bakanlar Kurulu, 6 Ağustos’ta Tunceli’de yapılacak uygulamalar hakkında (manevralar sırasında ve sonrası için) bir dizi kararlar alırlar.
SA-158
1938
Başbakanlık 23 Ağustos tarihinde yayınladığı bir emirle, „3. Ordu manevralarının birinci safhasını teşkil eden Tunceli ili dahilindeki tarama harekâtının bitirilmiş olduğunu…. 31 Ağustos’ta da Koçuşağı bölgesine ikinci tarama harekâtının başlayacağını“ bildirir.
Sa-158
1938
16 Eylül 1938 tarihinde Tunceli bölgesinde yapılan arama, tarama ve silahtan arındırma eylemleri sona erer.
SA-159
1938
1938 Eylül-Ekim-Kasım, Dersimliler için yenilgi ayları olarak tarihe geçer.
1938
Dersim’de yüzlerce köy boşaltılır. Binlerce insan batı vilayetlerine sürgün edilir.
1948
Dersim sürgünleri, bu yıl ilan edilen bir aftan yararlanarak yurtlarına, Dersim’e geri dönerler.
bir gün arkadaşın biriyle tartışırken bana sizi boşuna damgalamamışlar demişti o zaman çok zoruma gitmişti.ama şimdi bakıyorumda kendimizi haklı hissettiğimiz her konuda diğer insanlarda olmuyan bir deli yürekle her şeye karşı koyuyoruz.böyle yürekli insanlarıda her insan taşıyamaz. ne mutlu bana dersimliyim ve böyle güçlü atalarım var. o ruhtan azıcıkta olsa bana bırakmışlar
bir gün arkadaşın biriyle tartışırken bana sizi boşuna damgalamamışlar demişti o zaman çok zoruma gitmişti.ama şimdi bakıyorumda kendimizi haklı hissettiğimiz her konuda diğer insanlarda olmuyan bir deli yürekle her şeye karşı koyuyoruz.böyle yürekli insanlarıda her insan taşıyamaz. ne mutlu bana dersimliyim ve böyle güçlü atalarım var. o ruhtan azıcıkta olsa bana bırakmışlar
Dersim Kökenliler gerçekten yeni nesillere o gücü bırakmışlar..
İsyan, Barış, Özgürlük, Kızılbaş...
soreş canım oğlum oğluşum bak en başta bu ruh sende var.sitede senin kadar geçmişine sıkı sıkı bağlı mangal yürekli başka bir genç göremedim
soreş canım oğlum oğluşum bak en başta bu ruh sende var.sitede senin kadar geçmişine sıkı sıkı bağlı mangal yürekli başka bir genç göremedim
Teşekkür ederim anneciiik:devil2:
Gerçekten kökenini bilen bırakmaz istemez.. Çünkü Dersim bölgesi çok farklı ve macera dolu bir geçmişi var.. Bilen, sırrını çözen kopamaz...:blushing:
|
|