Orijinalini görmek için tıklayınız : Kerbela olayı ve kuran-ı kerim


ehlibeyt
27.09.2006, 08:30
Canlar merhaba kafamda soru işaretleri bırakan bir konuyu paylaşmak istiyorum sizinle. Bir rivayete göre Kerabela olayında Tüm Ehlibeyt zalimce katledildikten sonra biliyorsunuz ki sadece kundaktaki Zeynel Abidin sağ kalmış ve Ehlibeytin soyunu sürdürmüştür.Asıl mesele rivayette göre; Kuran-ı Kerim, zalimlerin (ömer,osman vs..) eline kalmasın diye hak tarafından göğe kaldırılmış ve daha sonra ömer ve osmanın tayfası halka ne açıklama yapcaz korkularından oturup uyduruk yazmışlar toplamışlar.Rivayet bu? Ne düşünüyorsunuz yada biliyorsunuz bu konuda???


(not: osmanın halifelik döneminde katibi, kendi sülalesinden olan muaviye idi ve o dönemde ayetler bir bir toplanıp kuran-ı kerim bir kitap haline dönüştürülüyordu acaba bu katip sevmediği ve düşman gördüğü (ehlibeytten bahsediyorum) bir toplum için ayetlerin içinde geçse bile iyi şeyler yazarmıydı elinde tuttuğu kalem?? buda ayrı bir soru tabiki)

Balta
28.09.2006, 07:21
Bu soruya sanırım kerbala olayına bakmakla mümkün;

10 Muharrem Çarşamba günü (10 Ekim 680) şafakla birlikte saldırı başladı. Bu karşılıklı iki gücün vuruşması değil, bir imha savaşıydı, bir soyun kırımıydı. Bir yanda Şam halifesi Yezid’in 5 bine yakın askerli ordusu, öbür yanda 72 savaşçı. Tarihin o ana kadar eşi görülmemiş dengesizlikte ve kural tanımayan bir çarpışmasıydı. Ortaçağ savaşlarında mertlik ve yiğitlik başkuraldı. Ama Kerbela’da tam anlamıyla kahpelik, döneklik, satılmışlık ve acımasızlık yaşanmış, din, ahlak ve insanlık kurallarının tamamıyla dışına çıkılmış, kişisel hırslar, bencillik ve çıkarlar önde tutulmuştur.



Hüseyin’in akrabaları ve sadık adamlarının hepsi de yiğitçe dövüşerek düştüler. Bazıları omuzlarına kırbaları, tulumları takıp Fırat’tan su almak için Ömer b.Sad’ın saflarını yararak, bazıları tek başına 15-20 kişiyle birden çarpışarak şehit oldular. Küfeli Şii askerlerin gözünü öylesine mal ganimet ve para hırsı bürümüştü ki, bir an önce bu bir avuç Kerbela mazlumunu ezip, Desteba’daki Daylamlılar üzerine cihad için yola çıkma acelesi içindeydiler. İslam dinini yayma adına kutsal cihadı düşünenler, İslam Peygamberinin torununu katletmenin inanç ve ahlaki sorumluluğunu akıllarından bile geçirmediler. Askerlerden komutanlarına ve valisine kadar hepsinin vicdanları körelmiş, insanlıklarını unutmuş, çıkar ve makamların tutsağı olmuşlardı. İçlerinde insanlığını anımsayan bir tek kişi, Tamim kabilesinden Hür b. Yezid oldu. Yezid ordusunun öncü müfrezesinin genç komutanı Hür tek başına Hüseyin’in tarafına geçti ve yiğitçe vuruşarak şehit oldu.9



Hüseyin’in üvey kardeşlerinden Abbas su kırbası omuzunda, yalın kılıç safları yararak ırmağa ulaşan tek savaşçı olmuştu. Çadırdaki kadın ve çocukların “suuu, su!”diye inlemeleri, son kalan savaşçı erkek olarak onu öylesini etkileyip güçlendirmişti ki, yardığı saflardaki yüzlerce kişi engel olamamış, suya ulaşmıştı. Kırbayı doldurup attı omuzuna ve yine daldı safların arasına. Vuruşmaktan gücü kesilmek üzereydi. Korkularından yanına yaklaşamayan Yezid askerlerinden birkaçı gücünün kesildiğinin farkına vararak, arkadan önden saldırıp, iki kolunu birden omuzlarından budadılar. Kırbayı dişleriyle tutarak çadıra yetiştirmeye çabalıyordu. Üzerine oklar yağmaya başladı. Kırbayı delip suyu toprağa akıttılar ve Abbas’ın vücudunu delik deşik ettiler.



Buna rağmen sağ kalan tek yetişkin erkek olan Hüseyin, çadırda inleyen birbuçuk yaşındaki oğlunu alıp kollarıyla havaya kaldırarak ona olsun acımalarını, bir damla su vermelerini istedi. Bazı kayıtlara göre, Hüseyin çocuğunu havaya kaldırırken, Sad İbn Vakkas’ın oğlu Ömer onu gördü. Yanında duran keskin nişancılarından Harmele’ye “Harmele, Hüseyin’e bir cevap ver!” demesiyle, zalim okçu Hüseyin’in herkesin görmesi için elinde yükselttiği masumun boğazına nişan alıp bir ok gönderdi. Çocuğunu, babasının elinde şehit etti. (M. Tevfik Oytan, Bektaşiliğin İçyüzü Cilt 1, İstanbul-1960, s.246) Askerler giderek çemberi daraltmaya ve kadınların ve çocukların bulunduğu çadıra doğru yaklaşmaya başlamışlardı. Hüseyin kılıç ve kalkanını alıp son gücüyle saldırdı. Birçoğunu tepeledikten sonra aldığı 33 kılıç yarası ve 34 darbeyle onu yere yıktılar. Kimsenin kafasını kesmeğe cesaret edemediğini gören Şimr, hemen kılıcını çekip Hüseyinin kafasını gövdesinden ayırdı. Askerler gerek Hüseyin’in başsız bedenini ve gerekse çadırdaki karısı, kızı, oğlu ve yakınlarının karısı çocuklarını soyup yağmaladılar, çırılçıplak bıraktılar. Hüseyin’in kesik başını alan Şimr, hasta olduğundan savaşa katılamayan oğlu Ali (Zeynelabidin) ve kadınlarla çocukları çıplak develere bindirip kafile halinde Şam’da haber bekleyen Yezid’e götürdü. Aynı Şimr’in 656’daki Sıffin savaşında Ali’nin şiası (yandaşı) olarak Muaviye’ye karşı çarpıştığı bilinmektedir. (J.Welhausen, agy, s.114, dipnt.40)

Naci
28.09.2006, 10:17
Canlar merhaba kafamda soru işaretleri bırakan bir konuyu paylaşmak istiyorum sizinle. Bir rivayete göre Kerabela olayında Tüm Ehlibeyt zalimce katledildikten sonra biliyorsunuz ki sadece kundaktaki Zeynel Abidin sağ kalmış ve Ehlibeytin soyunu sürdürmüştür.Asıl mesele rivayette göre; Kuran-ı Kerim, zalimlerin (ömer,osman vs..) eline kalmasın diye hak tarafından göğe kaldırılmış ve daha sonra ömer ve osmanın tayfası halka ne açıklama yapcaz korkularından oturup uyduruk yazmışlar toplamışlar.Rivayet bu? Ne düşünüyorsunuz yada biliyorsunuz bu konuda???


(not: osmanın halifelik döneminde katibi, kendi sülalesinden olan muaviye idi ve o dönemde ayetler bir bir toplanıp kuran-ı kerim bir kitap haline dönüştürülüyordu acaba bu katip sevmediği ve düşman gördüğü (ehlibeytten bahsediyorum) bir toplum için ayetlerin içinde geçse bile iyi şeyler yazarmıydı elinde tuttuğu kalem?? buda ayrı bir soru tabiki)

Kafandaki soru işaretleri herkeste var. Cevabını bulmak imkansız , kime inanacaksın? Bence kafanı yorma , cevabını da az çok yazdığın yazı ile mantıklı bir süzgeçten geçir. Ortaya çıkan sonuç senin doğrun olsun.

seyhunbey
28.09.2006, 10:50
balta abi azda çokta olsa kerbala olayini biliyorum ve her defasinda tuylerim diken diken oluyordu şimdi bir kez daha okudum ve inan suandaki ruh halimi anlatamam:( aci ama gercekler bunlar lanet olsun yezide

Ensar
28.09.2006, 15:07
Asıl mesele rivayette göre; Kuran-ı Kerim, zalimlerin (ömer,osman vs..) eline kalmasın diye hak tarafından göğe kaldırılmış ve daha sonra ömer ve osmanın tayfası halka ne açıklama yapcaz korkularından oturup uyduruk yazmışlar toplamışlar.Rivayet bu? Ne düşünüyorsunuz yada biliyorsunuz bu konuda???

Kardeş, ne ebubekir ne ömer ne de osman'ın yedi ceddi bu kuranın bir kelimesini bile yazamazlar. Onların cehalet düzeyini bilen bilir. bu konuda bir topic açarım bir ara. görürsünüz bunlar, ne anlar ilimden, bilimden...

ehlibeyt
28.09.2006, 15:46
Kardeş, ne ebubekir ne ömer ne de osman'ın yedi ceddi bu kuranın bir kelimesini bile yazamazlar. Onların cehalet düzeyini bilen bilir. bu konuda bir topic açarım bir ara. görürsünüz bunlar, ne anlar ilimden, bilimden...


aslında bende biliyorum bu cahil insanların hiç bir halttan anlamadıklarını ama malesef bütün okuduğum ve izleğim kaynaklarda o dönemde bunlar katipdi.ve günümüzden örnek verelim kimse can düşmanı olarak gördüğü ve kin kustuğu birileri için iyi şeyler yazmazdı değilmi böyle bir pozisyonda olsaydı.

D-e-v-r-i-m
01.10.2006, 23:33
Bence herşey mümkün kitapda kafadan yazılmış olabilir. Gözleri öyle dönmüşki adamların mevki uğruna çoluk çocuk dinlememişler Kuranı Kerimde değişiklk yapmamaları için bir sebeb yok bilemeyiz tabi bu konu hep bir muamma olarak kalır kafalarda ??????????