Orijinalini görmek için tıklayınız : Soykırım Yasası Kabul Edildi
fransız meclisi sözde ermeni soykırım yasasıyla ilgili yasa tasarısını kabul etti. 19 hayır oyuna karşın 106 evet oyla biten oylama sonucunda yasa kabul edildi ve senatayo gönderilcek. yasanın burda bekletilmesi konuşuluyo iki ülkenin ilişkisinin bozulmaması için.
fransa başardı, ermeniler bile şaşırmıştır vallahi, hayırlı olsun artık bizi iyice karşılarına aldılar, bunlar dünyaya ekilen savaş tohumlarıdır, kimse barış adına böyle birşey yapıldığından sözedemez insanlık adına üzgünüm, cezayirdeki binlerce insanın katilleri neyle uğraşıyor, bize medeniyet öğretmeye çalışan batı, modern fransa ve özgürlük buyrun burdan yakın, Avrupa birliğini istiyordum daha bu sabaha kadar, Artık avrupa birliğini istemiyorum şok oldum:sook :S
misilleme önümüzdeki günlerde yapılacak sanırım karşı bir tasarıda türk meclisi tarafından hazırlanıyo fransanın soykırım yaptığına dair yasa yakın zamanda TBMM den geçerse şaşırmayın.
kabul edilmesi siyasidir para ve hapis cezası son derece yanlı barışçılıktan uzak avrupaya sözde çagdaş ve ifade özürlügü sözde diyarına yakışmadı..
bunun türkiye için etkisi:Borsa düşer,döviz artar,
bilgin_ucar 12.10.2006, 15:56 tam aksine arkadaşım şuan borsa 1 ayın en yüksek seviyesinde!!!
dolar şuan geriye doğru hareket ediyor!!!
işte gerçekler!!!
Fransa'nın önde gelen 19 tarihçisi, Ermeni soykırımı iddialarının inkârını suç sayan yasa teklifine bir bildiriyle sert tepki göstererek tasarıyı 'utanç verici' diye tanımladı
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/08/dunya/adun.html
Fransız tarihçiden ülkesine sert tepki
10 Ekim, 2006 19:47:00 (TSİ)
Jean-Michel Thibaux, yasa teklifini 'ucuz politika' olarak yorumladı
• Tepki ortak: "İlişkiler ağır darbe aldı"
• Fransa basını: 'Yasa teklifi bir hata'
• Ermeni yasa tasarısı Meclis'ten geçti
• "Fransa Türkiye'yi kaybeder"
• "Türkiye-AB ilişkisi yaşlı Chirac'ı aşar"
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=244287
kendileri dahi böyle bir soykırım olmadığını biliyor kendi tarihçileri arıyor hala soykırımı savunanlara yazıklar olsun!!!
‘Ermeni soykırımı’nı inkarı suç sayan yasa teklifine tepki gösteren Fransız tarihçi Jean-Michel Thibaux, Türk vatandaşlığına geçmek için girişimde bulundu.
Cezayir 1830'dan 1962'ye kadar yani toplam 132 yıl süreyle Fransa'nın işgalinde kaldı. Bu süre içinde Cezayir halkı da kesintili olarak bağımsızlık savaşları verdi. En şiddetli savaş ise 1954-1962 arasında gerçekleştirilen büyük bağımsızlık savaşıdır. Bu süre içinde Fransız işgalciler 1,5 (bir buçuk) milyon Cezayirliyi hunharca şehit etmişlerdir. Fakat Fransa'nın Afrika'da gerçekleştirdiği tek katliam Cezayir katliamı değildir. Fransa hemen hemen girdiği tüm Afrika ülkelerinde benzer katliamlar gerçekleştirmiştir. Öldürülenlerin sayısı belki farklıdır ama hepsinde de aynı vahşet ruhunun etkin olduğunu görüyoruz. Üstelik bu katliamlar Ortaçağ'ın karanlık zihniyetiyle değil 20. yüzyılın yani modern çağın modernist felsefesiyle, insan hakları, uluslararası hukuk gibi kavramların bütün dünya kamuoyunun literatürüne girdiği bir dönemde gerçekleştirilmiştir.
sadece cezayirmi hayır...
Benin,Burkina-Faso,cubuti,çad,gabon,gine,kamerun,komon adaları,moritanya,nijer,senegal,tunus..
fransa afrikayı tabiri kısaca talan etmiştir...
böyle karanlık bir geçmişe sahip fransa ne kadar gerçekçi olacak dünya kamuoyunda tartışılır..
dikkatinizi çekerim yasa bugün kabul edildi piyasalar için yarına bakalım.
bilgin_ucar 12.10.2006, 16:24 dikkatinizi çekerim yasa bugün kabul edildi piyasalar için yarına bakalım.
piyasalar hiç umursamadı yasa tasarısını aksine şuan borsa coşdu olumsuz birşey olsaydı direk etkilerdi
fransa başardı, ermeniler bile şaşırmıştır vallahi, hayırlı olsun artık bizi iyice karşılarına aldılar, bunlar dünyaya ekilen savaş tohumlarıdır, kimse barış adına böyle birşey yapıldığından sözedemez insanlık adına üzgünüm, cezayirdeki binlerce insanın katilleri neyle uğraşıyor, bize medeniyet öğretmeye çalışan batı, modern fransa ve özgürlük buyrun burdan yakın, Avrupa birliğini istiyordum daha bu sabaha kadar, Artık avrupa birliğini istemiyorum şok oldum:sook :S
Neden bu kadar şaşırdınız anlamadım.Bu karar zaten bekleniyordu. Emperyalist güçler Türkiye' ye karşı her dönem başka bir biçimde ulus ve etnik köken konularını gündeme taşıyıp bu halkları istismar ederler. Bunu yaparken Ermeni, Kürt, Süryani ... gibi halkalara karşı iyi niyet taşımadıkları Ortadoğu üzerindeki sömürgeci politikalarından da anlaşılır. Bu bizim gibi ülkelere karşı uyguladıkları boyun eğdirme politikalarının devamıdır.
Diğer taraftan bizim ülkemizde sürdürülen ve milleyetçiliğin kışkırtılmasını da beraberinde getiren tepkilerin dışarda ikiyüzlü bir tutum olduğu açıktır. Amerika'nın gölgesine sığınıp Ortadoğu'nun kanlı pazarından pay kapmaya çalışan bir ülkeden anti-emperyalist ve bağımsızlıkçı bir tutum mu bekliyordunuz yoksa? Bizim ülkenin patron güruhunun Danone, Renault gibi firmalara karşı boykot uyguladığını düşünsenize... Hayale bak sen...
tubişimm 12.10.2006, 17:08 ülkemizin atıcağı adımlarda umarım Fransa'nın aleyhinde olur ve onları dünya
kamuoyunda prestij kaybna uğratacak şeyler olur. Atılacak adımlar arasında
mutlaka diplomatik ilişkileri askıya almak olur ve aynı zamanda boykot.
yapılacak karşı misilleme bu nedenle önemli.
bakalım ne olacak beklicez...
tubişimm 12.10.2006, 17:09 ülkemizin atıcağı adımlarda umarım Fransa'nın aleyhinde olur ve onları dünya
kamuoyunda prestij kaybna uğratacak şeyler olur. Atılacak adımlar arasında
mutlaka diplomatik ilişkileri askıya almak olur ve aynı zamanda boykot.
yapılacak karşı misilleme bu nedenle önemli.
bakalım ne olacak beklicez ve görücez...
Sanırım şu sıralar Fransız mallarına Boykot çağrıları var. Ne kadar etkili olur bu çağrılar bilmiyorum ama belki ilgisini çeken arkadaşlar için Fransız mallarınaın bazılarını vereyim size; Ben katılamayacağım çünkü bugüne kadar varsa kabul edilmeli yoksa inkar yerine güçlü lobi hizmetleri yapılmalı.
halil abi boykot yapılacağını sanmıyorum şu an senin yazdığın bu firmalar türkiyede en çok kullanılanlardır.
ThassosIsland 12.10.2006, 19:03 buda kalesinde macarların yeni diktiği bir mezar taşı var. şunlar yazılı: “145 yıllık türk egemenliğinin son buda valisi abdurrahman abdi arnavut paşa bu yerin yakınında 1866 eylül ayının 2. günü öğleden sonra yaşamının 70. yılında maktul düştü. kahraman düşmandı, rahat uyusun!” görünce etkilenmiştim. arnavut kökenli bir osmanlı “kapı kulu”, yaşlı bir adam, kılıçla kaleyi savunurken ölmüş. osmanlı cephaneliğine isabet eden bir top mermisinin dört bin muhafızı bir anda öldürmesinden bir iki gün sonra. tarihe osmanlı/türk perspektifinden bakarsanız, abdi paşa ve binlerce muhafız, imparatorluğun serhat kalesini savunurken “şehit” düşmüş kahramanlar, macar perspektifinden bakarsanız ise, yabancı boyunduruğundan kurtuluş savaşında öldürülen düşmanlar olarak görülebilir. ne var ki macarlar çarpıcı bir insanlık örneği vermişler “kahraman düşmandı, rahat uyusun” diyebilmek olgunluğunu göstererek. atatürk’ün çanakkale’de yatan anzaklar’a, “artık onlar bizim çocuklarımız” diyerek sahip çıkması örneğinde olduğu gibi.
imparatorluklar kan akıtılarak kurulur. gül dağıtılarak değil. kanla ayakta kalır ve kanla dağılır. fetih, insanların birbirlerini öldürdükleri çatışmalarda kazananların, hayatta kalan kaybedenlere, hakimiyetlerini, zorla kabul ettirmeleridir. osmanlı imparatorluğu da, roma, bizans, arap, ingiliz imparatorlukları ve bütün ötekiler gibi, fatihlerin kendi emperyal statülerini fethedilenlere kanla zorladıkları bir hükmetme/hükmedilme yapısıydı. ve ötekiler gibi gene kanla dağıldı.
atatürk ve arkadaşlarının, “yurtta barış ve dünyada barış”a yönelik bir “cumhuriyet” olsun diye kurdukları yeni devletleri ile, içinde paşası olarak yetiştikleri eski devletleri arasına bir “moral” mesafe koymalarının temel bir felsefi, siyasi nedeni vardı. osmanlı geçmişinden, osmanlı kültüründen nefret ettikleri için koymadılar bu mesafeyi. osmanlı devleti, “birilerinin” “ötekilere” zor kullanarak hükmettiği ve bu nedenle ister istemez “yurtta savaş ve dünyada savaş”a yol açan bir imparatorluk olduğu için koydular.
bugün türkiye’de, ortak bir ulusal “kimlik”i paylaşarak kaynaşmasını istediğimiz altmış beş milyon insan yaşıyor. anadolu’nun, istanbul’un ve trakya’nın sahibi olarak. bunların nerede ise tamamı müslüman. bireysel tercihleri ile agnostik ya da ateist olanlarımız bile kültürel olarak müslüman. gayrimüslim olmama yani hıristiyan ya da yahudi olmama anlamında türdeş hale gelmişiz. yurttaşlarımızın binde dokuz yüz doksan dokuzu hıristiyan ya da yahudi değil.
bu, son 85 yılda ortaya çıkan “yeni” bir gelişme. 1915 yılında bugünkü topraklarımızda 16 milyon insan yaşıyordu. 1.7 milyonu rum ve 1.2 milyonu ermeni olmak üzere bu nüfusun yüzde yirmisi yerli gayrimüslimlerden oluşuyordu. türkiye “başkaları”nın da vatanıydı. bu başkaları, bin yıllar boyunca anadolu’nun, istanbul’un, trakya’nın insanı olarak yaşamışlardı. son beş yüz ya da bin yıl içinde siyasi egemenlik sahibi olmasalar da. bugünse gayrimüslim yurttaşlarımızın toplam sayısı yüz bini bile bulmuyor. amerikan kongresi’nde ikide bir başımızı ağrıtan sıkıntılar bu tarihi dönüşümle ilişkili. birileri vatan kaybetmiş anadolu’da, istanbul’da, trakya’da. bu topraklar üstünde türkler, müslümanlarla hakimiyet mücadelesine girmişler. kaybetmişler. vatansız kalmışlar.
osmanlı imparatorluğu dağılırken yüzyıllık vatanlarını kaybedenler elbette sadece hıristiyanlar, anadolu, istanbul, trakya ermenileri, rumları değil. balkanlara yerleşip yüzyıllarca yaşamış türkler, müslüman giritliler, boşnaklar, tatarlar, çerkezler de kendilerine ait saydıkları vatanlarını kaybetmişler. öldürülmüş, sürülmüşler.
vatanlarını kaybeden insanların, torunlarına geçen travmaları oluyor, acıyla yaşanmış, öfkeye yol açan. amerika’daki, fransa’daki ermenilerin türkiye cumhuriyeti devleti ile uğraşmalarının ardında bu var. öfke, düşmanlık biçiminde “bize” yöneltilse bile, ardındaki travmayı, acıyı gene de anlayabiliriz. kendimiz de başka travmalarla acı çektiğimiz, insan olduğumuz için.
ne yapmamız lazım? zor bir mesele. ama bir ip ucu var elimizde. arnavut abdi paşa’ya diktikleri mezar taşı ile macarların ve gelibolu’da “anzak şehitliği”ne diktiği kitabe ile atatürk’ün verdiği.
ermenilerin tarihle barışmalarını istememiz haklı bir istek. ama bizim de tarihle barışmamız lazım. kendilerini insanı saydıkları topraklardan sökülürken, aç, susuz, çıplak sürülürken, şu ya da bu şekilde ölen ve öldürülen yüz binlerce ermeniyi, kadın erkek, çocuk, yaşlı anadolu insanını anan, bu toprakların şimdiki insanları olarak onların acılarını hissedebildiğimizi gösteren bir mezar taşı dikmemiz bu kadar zor mu? biz yunus emre’nin, mevlana’nın, hacı bektaş’ın çocukları değil miyiz?
şimdiye kadar alınmış olanlara birşey yapılamaz ama en azından bundan sonra en azından gima ve endiden alışveriş kesilebilir.ben şahsen böyle bir devletin cebine kendi ellerimle para koymayı kendime de yediremiyorum.
fransa seni şiddetle kınıyorum.
Kabul ettikleri tasarıya tepkisiz kalmak mümkün değil ama sabırlı olmalıyız. Onların yaptığı yanlışlığı ,yanlışlıklarla karşılamamalıyız. Şu an bize yapılan haksızlığı , fransızların bile büyük çoğunluğu söylüyor. Ermenilerin lobi çalışmaları gerçekten çok etkili. Böyle bir kararı sözde cumhuriyetin göbeği olan bir ülkede aldırabiliyorlar. Niye bizim böyle lobi gücümüz yok ki? az evvel bir haber daha duydum , lübnana türk askeri gelmesi ile ilgili olarak , 5000 ermeni toplanıp , eylem yapıyorlar. çok etkinler maalesef. Mesela almanyada 700.000 oy hakkına sahip türk vatandaşı var. Böyle bir lobi bizde olsa neler yaparız .
mercanmavisi 12.10.2006, 19:53 ne olursa olsun türkiye fransanın düştüğü yanlışa düşmemelidir.bazı vekiller türkiyeye çalışmaya gelen kaçak ermenilerin sınırdışı edileceğini açıkladılar
zaten yıllardır birbirinden uzak olan bu iki halkın birbiriyle kaynaşması arasındaki sorunları tartışması iki ülkenin gelecek nesilleri için bir şanstır bırakın ermeniler gidip gelsinler kafalarındaki türkiye portreleri hiç olmassa hiçte düşündükleri gibi olmadığını göreceklerdir.iki halkın yakınlaşması en çok türkiyenin yararına olacaktır.araya avrupalıların girdiği hangi sorun çözülmüşki şu ana kadar halkları birbirine düşmekten başka bir işe yaramadılar.türkiye sağ duyusunu kaybetmeden bu sorunu ermeninistanlı ermenilerle çözmeye hiç olmassa bile halkın birbirine gidip gelmesine engel olmamalıdır.
bilgin_ucar 12.10.2006, 19:54 olurmu o zaman faişst diyolar
bilgin_ucar 12.10.2006, 19:56 olurmu hiç öyle bak ben tepki gösterdim diye direk adaptasyon dönemine gönderildim
Bi soykırımda biz çıkaralım orhan pamuk un dediği bu ülkede birmilyon ermeni,otuz bin kürt,beşyüzbinde alevi öldürüldü diye de biz ekleyelim bakalım ne oluyo....Ermeniler Fransızların desteğini aldılar ermeni seçmen oylarını bahane ederek bizde Almanlara yanaşalım almanyadada 1 milyona yakın türk var bizde oy güçümüzü kullanarak almanlara bunu kabul ettiriz ...Bu iş tamamdır geriye bitek orhan pamukluk ,elif şafaklık yapacak yazar kalıyo onuda ben yaparım iki roman,hikaye karaladınmı bu işte tamamdır bide üstüne nobel ödülü bile alırız allahıma....Ben bu işi tuttum sizde destekleyin bu iş oldu bilin....haydi bismillah kazamız mübarek ola... hrhehehehhe
berximin 12.10.2006, 20:41 ermeni vatandaşlarımızın hayatını kaybettiği techir olayını hiçbirimiz göz ardı edemeyiz tabiki.. ama bunu sadece ülkemize mal etmek tamamen yanlı bir durumdur..tarih belge ile ispatlanır parlementolarda yasa tasarısı çıkararak değil..
vietnamda, kamboçyada,azerbaycanda,dogutürkistanda,bosnaherse kte karabağda ,somalide,kıbrısta,bulgaristanda afganistanda son olarak ırakta yapılan katliamlar için hangi yaptırımlar uygulanacak dıye düşünüyorum..
helede 7 yılda ölen birbuçuk milyon cezayirli için fransaın yaptığı katliam değilde nedir?
gözlerimizin içine içine bakarak oynanan oyunlar ne kadar gariptir..
bu topikte yazılan yazıları genel olarak okudum.şunu unutmamak gerekirki emperyalistler hiç bir halkı sevmezler.bu nedenle elbetteki bunu ermenileri sevdikleri için söylemiyorlar.ancak burada söz konusu olan ermenilerin dönemin iktidarı tarafından katledilmiş olmasıdır. böyle bir şeyde hiç kimse bu ülkenin vatandaşı olduğu için ya da türk olduğu için suçlu değildir.benim anlayamadığım mesele, ermenilere karşı yapılmış bir haksızlığa,neden kör bir milliyetçilik duygularıyla yaklaşıldığıdır.ve neden arkadaşlar iktidarların yaptıkları katliamları,soykırımları birileri üzerine alınıyor.arkadaşlar kimse size''siz yaptınız'' demiyor.bu ülkemizdeki insanların değil, ülkeye selçuklu ve osmanlılardan beri egemen olan zihniyetin suçudur.bu arada fransız emperyalistleri savunduğumu kimse düşünmesin.ben bu ülkeyi yöneten bir avuç haksız azınlığa ne kadar karşıysam dünyadaki emperyalistlerede en az onlar kadar karşıyım.onlarda sömürgecilik zamanında yüzbinlerce afrikalıyı boyunduruk altına almış,zorbalıkla ele geçirmiş,her karşı çıkışı katliamlarla bastırdıkları gibi hem afrika kıtasının doğal kaynaklarını hunharca işleterek bu ülkeleri sömürdükleri gibi,gelecek zamanlardada aç,susuz yoksul kalıp gene kendilerine muhtaç duruma düşmesine neden olmuşlar ve aynı zamanda kar hırsıyla bu kıta coğrafyasının doğal dengesini bozarak çölleşmesine ve verimsizleşmesine neden olarak bu gün çoğu ülkelerde onbinlerce insanın açlıktan ölmesine neden olmuşlardır.eğerki bu gün afrika kıtasında yer alan sudan,somali gibi ülkelerde insanlar açlıktan ölüyorsa bununda tek suçlusu emperyalistlerdir.
avrupa birliğine gelince bu konu benim gündemimde yok.açıkçası avrupa birliği beni çokta ilgilendirmiyor.avrupalı işçi ve emekçilerle enternasyonalist anlamda sonuna kadar dayanışmaya varım.ama kapitalistlerin birliği açıkçası beni çok fazla alakadar etmiyor ve benim sınıf düşmanlarımın yönettiği iki ülke iktidarları arasındaki it dalaşına ben alet olmayacağım.
yaşasın hakların kardeşliği
tuncerbio 12.10.2006, 21:20 Türkiyede günlerdir konuş**** şeylerden biri eğer tasarı geçerse Fransaya yaptırım uygulamaktır!!!Birilerine yaptırım uygulayabilmenin kökeni uygulamanın yapılması planlanan alanlarda o ülkeden güçlü olmanızı gerektirmektedir...Öyleyse düşünün ab ye girmek için yıllardır Fransa ve Almanya ya gebe değilmidir bu hükümet iç siyaset ve dış siyasette aynı konulara farklı açıklamalar yapanda bu hükümet değilmidir ....ekonomik olarak bakıldığında Türkiyedeki ciddi birçok kurum onlara aittir renoult,carfur vb bunların ülke dışına itilmesini göze alır mı sizce tayyip ....ab hibe yardımlarını kısacası ab yi riske atarmı sizce ...uluslar arası politikada ciddiye alınacak olan ülke bizmiyiz yoksa onlarmı?...evet belki halkın gönlünü almak adına bir takım açıklamalar yapılacaktır şimdi ve ilerde ama daha ilerisine geçilmesi zor...(belki misilleme adına cezayir katliamları meclisten geçer o kadar diye düşünüyorum..)
cemalettin 12.10.2006, 21:21 bütün yorum yapanlara,
Hu...
fransızlar zamanında kendi üniformalarını giydirerek silahsız insanların üzerlerine saldıkları ermenilerin günahlarının altında kaldıkları için bu günahı başkalarının sırtlarına yıkarak "günah çıkartma" derdindedirler.
bu da geçer ya Hu...
cemalettin 12.10.2006, 21:28 Anadolu'da ermeni olayları olduğu devirde dünya literatüründe "soykırım"diye bir şey yok idi.
savaşı kazananlar da savaş sonrası "katliam"olarak suçlamaya yetecek delil bulamamışlar idi.
Cezayir olayları ise "soykırım"tanımı yapıldıktan sonra meydana gelmiştir.
hem de yapanların kendi anavatanlarının dışında bir ülke topraklarında...
cemalettin 12.10.2006, 21:29 tekrar hatası
cemalettin 12.10.2006, 21:30 tekrar hatası
sayın cemalettin,bir mesajda yazabileceğiniz konuları böyle neden alt alta yazdığınızı merak ettim.size tavsiyem şu ik tane''tekrar hatası'' yazan mesajınızı silerseniz,bu topiğe yazı yazan insanlarında okuduklarından anlam çıkarmasına yardımcı olursunuz.bu konuda sizi uyarma gereği duydum.
birde zamanında iktidarların yapmış olduğu bir katliamı siz neden üzerinize alınıyorsunuz merak ettim açıkçası.bu ülkede ermeniler topluca öldürülmüştür,ancak bütün sömürgeciler gibi fransız sömürgecileride dünya halklarının karşısında suçludur.dikkat edin fransa vatandaşları demiyorum,fransız sömürgeciler diyorum.
MeRaLiNa 12.10.2006, 22:15 benim hakkimi asirlardir vermeyen, diri diri yakan devlete icimden oh olsun demek geliyor...
Fransanin yaptigi ermeni asilli fransiz vatandaslari icin oy tuzagi ve arkasinda bir cok mendeburluk ve kendi tarihide karanlik olsada... Fransaninki karanlik tarihte osmanlininki cokmu aydinlik... gül verdi isgal ettigi topraklarda insanlara evet evet
EŞİTLİK PARTİSİ 12.10.2006, 22:27 Değerli Canlar...
Bu tür karalar saçmalık...
ERMENİSTAN...
İşsizlik % 35
GSMH Borç oranı % 90
Kayda değer bir ağır sanayi yok...
Peki bu karar ERMİNİSTAN'ın bu sorunlarını çözecekmi...
ERMENİSTAN Dış İşleri Bakanı,
-Bizim T.C.Devletinden toprak talebimiz yok dedikten sonra hala konuşamıyor...
Evet Canlar...birilerine göre kabul edilmese de,
Yakında gerçekleşek iktidarımız da,
-OYAK Tasviye edilecektir...
-Hava,Kara ve Deniz yoluyla TÜRKİYE üzerinden gececek AB Menşeili mallra birim başına 1.000.EURO İstenecektir...
-Gümrük Birliği Antlaşması nedeniyle aleyhimize doğmuş 202.000.000.000.EORO Derhal ve koşulsuz olarak hazinemize ödenmediği taktirde tüm ilişikiler kesilecektir...
AKP Dostuna Cilve yapan aşifte gibi açıklamaları ciddiyetsizliktir...
Ayrıca,
-ERMİNASTAN Devleti derhal kapsamlı şekilde yeniden tanınacaktır, bu çerçevede sınır kapıları her türlü mal mübadelesine açılacaktır...
-ERMENİSTAN atlanarak geçilen petrol boru hatları derhal yeni güzerhtan geçilmesi sağlanacaktır...
-Azarbaycan ve Ermenistan Dvlet yetkilileri kendi aralarında ki sorunları çömeleri için ANKARA Zirve toplantısı düzenlenecektir.
Bu bir popilizm değil, çoktan yapılması gereken işlerdir...
Saygı ve Sevgilerimle...
Bektaş ÇELEBİ
Lazoşa_62 13.10.2006, 09:18 Arkadaşlar dedikleriniz doğru. Ama bir gerçeği gözden kacırmayalım.Fransa bu kararı kendi meclisinde alsada avrupada İnfiltere,belçika ve italya nın parmağıda var.bu tarihte hep böyle olmuştur.Fransanın amacı doğuda ermenilere yeni bir toprak vermek değil,amaç ermenileri kullanarak doğudaki madenleri ele geçirmek.Bir süre sonra ingilizlerin önderliğinde ve amerkanın desteği ile kürdistan ayağı altında güney doğuyu alma çabaları başlayacak.Amaç Kürtleri kurtarmak değil iki metre kuyu kazıldığında toprakta fışkıran petrole sahip çıkmalarıdır.
Lozan barış anlaşması sırasında Atatürk ve heyeti çekilmeye karar verirken o sırada delegede bulunan şu an ismini unuttuğum yahudi biri şöyle der "Arkadaşlar Türkiyenin dediklerini verelim.Korkmayın biz bir zaman sonra geri alırız" der.
Sizce Adamın dedikleri doğru değilmi.Ulusal milli mücadele vererken bizden alamadıklarını bizden almaya çalışıyorlar
Gerçek bu yanılıyormuyum sizlere soruyorum ?
alevi_murat24 13.10.2006, 14:24 ben bu tasarının tamam ile iç siyaset yatırımı olarak götüyorum. o tarihte yapılan göçün ve ölen ermenilerin unutulmamasını bilmeli ozaman ermeniler emperyalit devletlerin kışkırttıgı ermeni çetelerininde yaptıgı katliyamları da unutmayalım ...
turkiyenin yapmasi gereken tek sey var buyukelciyi fransadan cagirmak ama bunu yapicak yurekli hukumet nerdeee...
afsarbaba 13.10.2006, 15:16 İSPANYOL VE AMERİKALILARIN
YERLİLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
1492 yılında Kristof Kolomb'un ayak bastığında
nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı
22 yıl içerisinde 28 bine indi.
NORVEÇLİLERİN TATERLERE (GÖÇER) UYGULADIĞI SOYKIRIM
Norveçliler 1920-30'larda çıkardıkları yasalarla Nordik ırk‘ın ağırlığını korumak için etnik grup Tater (Göçerler) kızlarını zorla kısırlaştırdılar. Norveç toplumu ne kadar Tater'i kısırlaştırsa, o kadar kendi ırkını koruduğuna inanıyordu.
Kısırlaştırma yoluyla ehlileştirilemeyen Taterler üzerinde insülin ve elektroşok yöntemleri uygulanıldı.
İNGİLİZLERİN AVUSTRALYALI YERLİLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
İngiltere Krallığı 1788-1938 tarihleri arasında sömürge amacıyla gittikleri Avustralya'da yerleşik yerli halk: Aborjinleri sistematik olarak yok ettiler.
İngilizler aralarına salgın hastalık yaydığı bununla da yetinmeyip yemeklerine zehir katarak yok etmeye çalıştığı750binsiyah derili aborjinden geriye sadece 31 bin kişi sağ kalabildi.
ALMANLARIN BATI AFRİKA'DA NAMİBYALILARA UYGULADIĞI SOYKIRIM
Almanlar 1891 yılında hammadde ve işgücü ihtiyaçlarını karşılamak için Güney Batı Afrika (Namibya)'ya sömürge kurmak amacıyla çıktılar. Bölgedeki çok zengin altın ve zümrüt madenlerini ele geçirmenin yolunun yerel Herero ve Nama halklarını yok etmek olduğuna karar veren Almanlar harekete geçti. Bu emir üzerine adanın yerlileri Herero ve Namalar üzerine taarruz eden Alman askerleri yaşlı, kadın, çocuk dinlemeden herkesi katlettiler. Katliamdan kurtulanlar işkenceyle öldürüldü.
Yaklaşık 132 bin yerliden geriye 15 bini sağ kalabildi.
ALMANLARIN YAHUDİ VE ÇİNGENELERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
Almanlar 1933-45 yılları arasında Büyük Alman İmparatorluğu'nu kurmak ve mükemmel Alman ırkini yaratmak hedefiyle diğer milletlerden veya etnik gruplardan 21 milyon insanı topluca kurşuna dizerek, toplama kamplarında fırınlarda yakarak, gaz odalarında zehirleyerek soykırıma uğrattılar.
Alman yönetimi öncelikle kendilerinden olmadığına inandığı bütün ırkları tespit edip harflerle sınıflandırdı. Bu kampanya uyarınca Çingenelerin %94'ü kısırlaştırdı. ikinci hedef grup olarak Yahudiler seçildi. Gerek Almanya gerekse de Almanların işgal ettiği diğer ülkelerde yasayan milyonlarca Yahudi sistematik bir biçimde vurularak, asılarak, yakılarak ve zehirlenerek öldürüldü.
AMERİKALI VE İNGİLİZLERİN ALMANLARA UYGULADIĞI SOYKIRIM
Amerikalılar ve İngilizler Almanların savaşı kaybetmelerinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerin üzerine 3 gün süreyle havadan bomba yağdırdılar. Savunmasız insanların sığındığı Dresden kentine intikam amacıyla uygulanan bombardıman sırasında 3 bin 900 ton tahrip gücü yüksek bomba ve 200 bin napalm bombası atıldı. Bu yok etme harekatında çoğunluğu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişi öldü.
Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları sonucu 135 bin kişinin öldüğü gerçeği Dresden'e uygulanan soykırımın büyüklüğünü gözler önüne serdi.
DANİMARKALILARIN ALMAN MÜLTECİLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminde Sovyet Ordusu'nun Alman topraklarına doğru ilerlemesinden kaçan 250 bin Alman mülteci Danimarka'ya sığındı.
Üçte birini 15 yaşından küçük çocukların oluşturduğu Almanlar tel örgülerle çevrili toplama kamplarına alındılar.
Binlerce çocuk ve yetişkin tifüs, bağırsak iltihabı,ishal sonucu yaşamlarını kaybettiler.
RUMLARIN KIBRIS'TA TÜRKLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
İngilizler 1912-1974 döneminde Kıbrıs adası üzerindeki egemenliklerini sağlamak amacıyla Rumlar‘ın ENOSIS'i gerçekleştirmelerine göz yumup Türklere karşı saldırı başlattırdılar.
1912'de adada yasayan Rumlar Kıbrıs'ın 35 ayrı noktasında Türklere ait is-yerleri, camii ve evleri yakıp yıkmaya insanları katletmeye başladılar. 1952 yılında EOKA adlı terör örgütü kuruldu.
EOKA sistematik bir biçimde başlattığı saldırılarda 100 Türk'ü, 100 İngiliz vatandaşını öldürerek 30 Türk köyünü yaktı. 1963 yılında EOKA'cılar yeni bir etnik temizleme planını devreye soktular, bu saldırılarda 500 Türk öldürüldü, 130 Türk köyü yakıldı, 25 bin Türk evlerini terk etmek zorunda kaldı.
YUNANLILARIN BATI TRAKYA'DA TÜRKLERE KARŞI ASİMİLASYON YOLUYLA UYGULADIĞI ETNİK VE KÜLTÜREL SOYKIRIM
1923 yılında Lozan'da imzalanan Türk ve Yunan azınlıkların karşılıklı mübadelesine ilişkin anlaşmanın ardından Yunan hükümeti Batı Trakya bölgesinde yasayan Türkler üzerinde sistemli olarak etnik ve kültürel soykırım başlattı.
Bölgenin büyük bir bölümünü askeri bölge haline getirip sıkıyönetim ilan edildi. Köyler arasında geliş-gidişler izne bağlandı, Türk azınlığın pasaportlarına el konuldu.
Türklerin hukuki, siyasi, kültürel ve dini haklarının kısıtlanması ibadetlerine izin verilmemesi gibi yoğun baskılar sonucu 400 bin Türk bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.
BULGARLARIN TÜRKLERE KARŞI UYGULADIKLARI ETNİK VE KÜLTÜREL SOYKIRIM
1970-89 yılları arasında Bulgar hükümeti Bulgarlaştırma adı altında ülkede yasayan 1,5 milyon Türk, Pomak ve Çingeneye karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı.
Ülkede yasayan 310 bin Türk'ün isimleri polis zoruyla Bulgar ve Hıristiyan isimleriyle değiştirildi.
Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk filolojisi bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. Çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. Çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi.
Türklerin Türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. Bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan Türklerin üzerine askeri birliklerce ateş açıldı. 1.000 Türk Belene'deki toplama kampına gönderildi. Baskıların giderek artması sonucu 360 bin Türk zorunlu olarak Türkiye'ye göç etmek zorunda kaldı
afsarbaba 13.10.2006, 15:18 SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN TÜRKLERE YÖNELİKYAPMIŞ OLDUĞU KATLİAMLAR
1944 Yılında Rus askerleri Çeçen- İnduş, Karaçay-Malkarlar ile Kırım Türklerini trenlere bindirerek Sibirya ve Kazakistan’a sürgün etmiş, bu sürgünde 500 bini aşkın Müslüman Türk Yollarda ölmüş, bir bölümü de sürgün edildiği yerlerde yaşamlarını yitirmişlerdir.
Rusya Federasyonu’nun 1994 ile 2001 yılları arasında Çeçenistan’a yaptığı saldırılarda 200 binin üzerinde sivil kadın, çocuk, ihtiyar şehit edilerek soykırımına uğratılmıştır.
100 binlerce Çeçen’de topraklarından sürgün edilmiştir.
Sovyetler Birliği Komünist rejim döneminde Türk soyundan gelen Kazak, Karatay, Çeçen, Noyan, Azeri, Türkmen, Kırgız boylarından milyonlarca Müslüman ve Türk katledilmiştir. Bunlara soykırımı uygulanmıştır. Rejim ne soylarını tanımış, nede inançlarını yaşamalarına müsaade etmiştir. Bunları suç sayarak sadece öldürmekle kalmamış, milyonlarca Türk’ü ceza evlerine doldurarak yok etmiştir.
AMERİKALILARIN IRAKTA YAPTIKLARI SOYKIRIM
Felluce'de 1500 sivilin sokaklarda öldürülüp çürümeye terk edildi, cesetlerin köpekler tarafından yenilmeye başlandı ve 250 bin kişi bölgeden sürüldü. Bununla yetinmeyen ABD, Irak’a özgürlük getirme bahanesiyle, 100 binin üstünde sivil halkı, katletti.
Fransız, İngiliz ve Almanlar başta olmak üzere bütün AB ülkelerinin Felluce soykırımı karşısında kayıtsız kalmışlardır.
Birleşmiş Milletler de kendi soykırım tanımına giren insanlık suçlarına karşı ses çıkarmamıştır.
ERMENİLERİN TÜRK SOYKIRIMI
AB süreci ile birlikte sözde soykırım iddiaları yoğunlaşmıştır. Ülkeyi 3,5 yıldır yöneten Başbakan ve avenesi, bu süreçte "dış itibarımız artıyor“ yalanını her vesile ile söylemektedirler. Dünyayı 3,5 kere tur edenlerin, tur sayısı arttıkça ülkemiz itibar kaybediyor. 3,5 yıl öncesinde sadece Fransa parlamentosu sözde soykırımı tanıyan yasa çıkartmış iken, bugün bu sayı 16 ülkeye çıkmış, ABD de ise 25 eyalet meclisinde sözde soykırım tanınmıştır.
Bugün ise Fransa Parlamentosu Fransa'da "Soykırım yok diyenleri“ cezalandırmak için kanun çıkarmaya çalışmakta. Sırada diğer AB ülkeleri beklemektedir. İşte sözde Ermeni Soykırımını meclislerinde kanunlaştıran ülkeler.
FRANSA, İTALYA, RUSYA, KANADA, YUNANİSTAN, ARJANTİN, SLOVAKYA, AVUSTURALYA, İSVEÇ, GÜNEY KIBRIS, URUGUAY, İSVİÇRE, BELÇİKA, POLONYA.
Bu ülkeleri nesillerimiz asla unutmamalı. Ayrıca Osmanlı Döneminde Milleti Sadıka dediğimiz, kendimizden farklı görmediğimiz, ancak 7 düvelin Osmanlı topraklarını işgalinde, işgal güçleri ile iş birliği yapıp, 520 bin civarında çocuk, kadın, ihtiyar demeden Müslüman Türk'ü katleden, Şehit eden Ermeni alçaklarının katliamını da unutmayacağız ve unutturmayacağız.
afsarbaba 13.10.2006, 15:20 ERMENİLER TARAFINAN ŞEHİT EDİLEN KAMU GÖREVLİLERİ VE YAKINLARI
OLAY YERİ SIRALAMASINA GÖRE
1- ŞEHİTLER
Olay Yeri Olay Tarihi Şehidin Adı, Soyadı ve Unvanı
Atina, Yunanistan 31.07.1980 Galip ÖZMEN, İdari Ataşe
Atina, Yunanistan 31.07.1980 Neslihan ÖZMEN, Ataşe kızı
Atina, Yunanistan 07.10.1991 Çetin GÖRGÜ, Basın Ataşesi
Atina, Yunanistan 04.07.1994 Halûk SİPAHİOGLU, Müsteşar
Bağdat Irak 11.12.1993 Çağlar YÜCEL, İdari Ataşe
Belgrat, Yugoslavya 09.03.1983 Galip BALKAR, Büyükelçi
Beyrut, Lübnan 16.02.1976 Oktar CİRİT, Başkâtip
Boston, ABD 04.05.1982 Orhan GÜNDÜZ, Fa.Başkonsolos
Brüksel, Belçika 14.07.1983 Dursan AKSOY, İdari Ataşe
Burgaz, Bulgaristan 09.09.1982 Bora SÜELKAN, İdari Ataşe
Cenevre, İsviçre 09.06.1981 M. Savaş YERGÜZ, Sekreter
Lahey, Hollanda 12.10.1979 Ahmet BENLER, BE Oğlu
Lizbon, Portekiz 07.06.1982 Erkut AKBAY, İdari Ataşe
Lizbon, Portekiz 07.06.1982 Nadide AKBAY, İdari Ataşe
Lizbon, Portekiz 27.07.1983 Cahide MIHÇIOĞLU, Müsteşar Esi
Lon Angeles, ABD 28.01.1982 Kemal ARIKAN, Başkonsolos
Madrid, İspanya 02.06.1978 Necla KUNERALP, BE Eşi
Madrid, İspanya 02.06.1978 Beşir BALCIOĞLU, Emekli BE
Ottawa, Kanada 27.08.1982 Atilla ALTIKAT, Askeri Ataşe
Paris, Fransa 24.10.1975 İsmail EREZ, Büyükelçi
Paris, Fransa 24.10.1975 Talip YENER, Mamak Şoförü
Paris, Fransa 22.12.1979 Yılmaz ÇOLPAN, Turizm Müşaviri
Paris, Fransa 04.03.1981 Tecelli ARI, Din Görevlisi
Paris, Fransa 04.03.1981 Reşat MORALİ, Çalışma Ataşesi
Paris, Fransa 24.09.1981 Cemal ÖZEN, Güvenlik Ataşesi
Santa Barbara, ABD 27.01.1973 Mehmet BAYDAR, Başkonsolos
Santa Barbara, ABD 27.01.1973 Bahadır DEMİR, Konsolos
Sydney, Avustralya 17.12.1980 Şank ARIYAK, Başkonsolos
Sydney, Avustralya 17.12.1980 Engin SEVER, Güvenlik Ataşesi
Tahran, İran 28.04.1984 Işık YÖNDER, Sekreter Eşi
Vatikan 09.06.1977 Tahar CARIM, Büyükelçi
Viyana, Avusturya 22.10.1975 Dâniş TUNALIGÎL, Büyükelçi
Viyana, Avusturya 20.06.1984 Erdoğan ÖZEN, Çalışma Ataşesi
Viyana, Avusturya 19.11.1984 Enver ERGUN, Uluslar arası Memur
ERMENİLER TARAFINDAN TÜRKLERE UYGULANAN SOYKIRIMA AİT CETVEL
Belge
No Tarih Yer Olayın Muhtevası Yaralı Ölü
1 1914-2-21 Kars, Ardahan Ermeniler tarafından telef edilen erkeklerin sayısı. 30000
2 1916-5-8 Pasinler Sevk sırasında ölenlerin sayısı. 2000
1916-5-8 Tercan Köylere Ermeni saldırısı sonucu ölenlerin sayısı. 563
1916-5-8 Van, Tatvan Tatvan iskelesinde yapılan saldırıda ölenler. 1600
1915-5-9 Bitlis Hudut köylerine taaruz sırasında ölenler. 40000
1916-5-8 Bitlis Kaçmaya çalışanlardan ölenler. 10000
1915-5-9 Bitlis Çeşitli köylerde ahalinin katli sonucu ölenler. 123
3 1915 Van Çeşitli yerlerde ahalinin katli sonucu ölenler. 44
1916-5-22 Van Dir nahiyesinde boğazlanarak öldürülen sübyanlar. 1000
1916-5-22 Köprüköy, Van Tamamen yok edilen Köprüköy'de ölenler. 200
1916-5-22 Van Rus ve Ermenilerin yaptıkları katliâmda ölenler. 15000
1916-5-22 Van Şamran mahallesinde katledilen erkekler. 8
1916-5-22 Van Ermenilerce yemeklerine zehir katılarak öldürülen Müslümanlar. 8000
1916-5-22 Van Hoşab'da telef edilen nüfus. 80000
1916-5-22 Van Ergel ve Atyan'da halkın imhası sonucu ölenler. 15000
4 1916-5-23 Of Taarruz edilerek öldürülen kadınlar. 5
5 1916-5-23 Trabzon Bazı köylerde yapılan katliâmda öldürülenler. 2086
1916-5-23 Van Seyl köyünde öldürülen Musevîler. 300
1916-5-11 Van Van ve köylerinde yapılan katliâmda öldürülenler. 44233
1916-5-11 Malazgirt Malazgirt ve köylerindeki baskında öldürülenler. 20000
6 1916-6-11 Bitlis İşgal sırasında yapılan zulümde öldürülenler. 12
7 1916-4-1 Van, Reşadiye Aşnak karyesinde yapılan zulümde ölenler. 15
8 1916-6 Van, Abbasağa Abbasağa köyündekilere işkence. 14
1916-6 Edremit, Vastan Edremid'de yapılan kırımda öldürülenler. 15000
9 1915-4 Bitlis Savur köyünde ahaliye yapılan zulümde ölenler. 29
1915-4 Muradiye Abaağa köyü halkının katli sırasında ölenler. 10000
10 1915-5 Van Hasanan aşiretinden zayi olanların sayısı. 20000
1915-2 Haskay Ermeni çeteleriyle çarpışmada ölenler. 200
1915-2 Dutak Köye saldırı sırasında ölenler. 3
1915 Bitlis Rus, Ermeni ve Kazak saldırısında öldürülenler. 16000
1916-5 Muş Köylere saldırıda öldürülenler. 500
11 1915-4 Van Köylere baskında öldürülenler. 120
1915 Van Bazı köy ahalisinden öldürülenler. 150
1916-5-25 Bayezit Bayezid'de imha edilenlerin sayısı. 14000
12 1915 Muş Ermeni çeteleri tarafından katledilen muhacirler. 800
1915-8 Müküs Tahliye esnasında katledilen ahali sayısı. 126
1916-6-7 Müküs Şeyhan Katledilen nüfusun sayısı. 121
1915-7 Muş Akçan Kuyuda bulunan cesetlerin sayısı. 19
1329 Muş Anak manastırı önünde şehit edilenlerin sayısı. 10
13 1915 Bitlis Hizan Uçum nahiyesi köylerinde yapılan katliâmda ölenler. 113
14 1915 Van Van ve civarında yapılan katliam 5.200
15 1916-8-14 Bitlis Köylerde yapılan katliâmda ölenler. 34 311
16 1916-6-6 Şatak Serir Köye saldırıda ölenler 45
1916-6-6 Şatak Ermeni saldırısında ölenler. 1150
17 1916-1-15 Terme Ermeni eşkiyasının saldırısında ölenler 9
18 1919-1-25 Kars Katledilen milletvekilli sayısı. 9
19 1919-1-21 Kilis Devriye gezerken katledilen Osmanlı askerleri. 2
20 1919-2-26 Adana, Pozantı Ahaliden katledilenlerin sayısı. 1 4
21 1919-5-18 Osmaniye Zor Telgraf Müdürü'nün katli. 1
22 1919-6-13 Pasinler Isısar karyesi civarında katledilenlerin sayısı. 3
23 1919-6-3 Iğdır Abbaskulu aşiretinin köylerine saldırıda ölenler. 8
24 1919-7-7 Kars, Göle Ermeniler tarafından katledilenler. 9
25 1919-7-9 Kağızman Ermenilerle çarpışma sırasında ölenler. 6
26 1919-7-9 Kurudere Kurudere'ye saldırı sırasında ölenler. 8
27 1919-7-8 Mescidli Ermeni saldırısı sırasında ölenler. 4 4
1919-7-8 Gülyantepe Ermeni saldırısı sırasında ölenler. 10
28 1919-7-11 Mescidli Köylere taarruz sırasında ölenler. 35 20
29 1919-7-19 Bulaklı Köylere taarruz sırasında ölenler. 2 2
30 1919-7-24 Kars, Kağızman Şûra reisine ve ailesine yapılan saldırıda ölenler. 9
31 1919-7 Sarıkamış Antranik çetesinin köylere saldırısında ölenler.
32 1919-7 Sarıkamış Ricat sırasında Ermeniler tarafından öldürülenler. 695
33 1919/8 Muhtelif köyler Köylere yapılan Ermeni saldırılarda öldürülenler. 2502
34 1919-7-5 Kağızman İşkence ile öldürülenler. 4
1919 Tiknis, Ağadeve İşkence ve tecavüz ile öldürülenler. 5
1919-7-19 Pasinler Köy basarak öldürülenler. 2 2
1919 Nahçıvan Birçok köy basılmak suretiyle öldürülenler. 4.000
35 1919-7 Kurudere Baskınla katliâm sırasında öldürülenler. 8
1919-7-4 Akçakale Köy basılarak öldürülenler. 180
1919 Sarıkamış İmha ve idam ile öldürülenler. 9
1919 Sarıkamış Bomba ile ile öldürülenler. 2
36 1919-8-15 Erzurum Çeşitli şekilde yapılan işkencelerle öldürülenler. 153
1919-8-15 Erzurum Yakılarak, boğularak öldürülenler. 426
37 1918 İspir ve Bayburt İspir ve Bayburt kazalarında Ermenilerin yaptığı soykırım 150 803
38 1919-9 Allahüekber Taarruz ve Yağma ile öldürülenler 3
39 1919-9-14 Sarıkamış Çatışma sırasında öldürülenler. 1 2
40 1919-11-11 K.maraş Sokak çatışması sırasında öldürülenler. 2 2
41 1919-11 Adana Trenden atılarak öldürülenler. 4
1919-11-6 Ulukışla Gözleri oyularak öldürülenler. 7
42 1919-12-7 Adana Çatışma sırasında öldürülenler. 5 4
43 1920-1-22 Gaziantep Saldırı ile öldürülenler. 2 1
44 1919-9 Ünye İşkence ile öldürülenler. 12
45 1920-2-28 Pozantı Esir Türk askerlerine baskın sırasında öldürülenler. 40
46 1920-2-10 Çıldır Makineli tüfekle ile öldürülenler. 100
47 1920-3-9 Zaruşat Kurşuna dizilerek öldürülenler. 400
48 1920-2-2 Şuregel Kaçarken tipiden ve katledilerek öldürülenler. 1350
49 1338-3 K.maraş Bomba, süngü ile öldürülenler. 4 4
50 1920-3-22 Şüregel, Zaruşat Çeşitli şekillerde öldürülenler. 2000
51 1920-3-9 Zaruşat Süngü ve baltalarla öldürülenler. 120
1920-3-16 Kağızman Çeşitli şekillerde katledilerek öldürülenler. 15 720
52 1920-4-6 Gümrü Trenden indirilerek kurşun ile öldürülenler. 500
53 1920-4-28 Kars Silahla öldürülenler. 2
54 1920-5-5 Kars İşkence, silahlı saldırı, bombalama ile öldürülenler. 1774
afsarbaba 13.10.2006, 15:21 FRANSIZLARIN CEZAYİR’DE YAPTIKLARI SOYKIRIMLAR
2. Dünya savaşının başlamasıyla birlikte Nazi Almanyası önce Fransa'yı ardından da Cezayir'i işgal etti. Cezayirli vatanseverlerin pek çoğu tutuklandı, büyük kısmı da toplama kaplarına konuldu veya katledildi.
1942 yılında müttefik güçlerinin alman işgaline son vermesi ile birlikte, Cezayir için yeni ve demokratik bir çağın başlayacağını düşünen Cezayirli aydınlar kısa sürede çok büyük bir yanılgı içinde olduklarını anladılar. Alman işgalinden kurtuluşun ve 2.Dünya savaşının sona ermesini 8 Mayıs 1945’de Cezayir halkı Cezayir Bayraklarıyla sokaklara döküldü. Sandılar ki müttefikleri Fransızlar dostlarıydı. Öyle olmadığını tarihe setif katliamı olarak geçen ve 45 bin masum Cezayirlinin katledildiği olay gerçekleşti. Fransızlar bağımsızlığını kutlayan Cezayir halkını topluca katlettiler.
Bu katliamlar 1962 yılına kadar sürdü. Bu süre içinde toplam 1.5 milyon Cezayirli kadın, çocuk, yetişkin, yaşlı katledildi. Fransa’ya İsrailliler de yardım etti. İsrail yönetimi dünyada her türlü İslami hareketi kendisine bir tehdit olarak gördüğü için Fransızlara yardım ederek soykırıma ortak oldu. Cezayirli tüm aydınlar ceza evlerine dolduruldu. 10 binlerce aydın ceza evlerinde çürüdü.
Bu soykırımdan sonra direnişini sürdüren Cezayir halkı 1962 yılında bağımsızlığına kavuştu.
20. YÜZYILDAKİ ETNİK VE KÜLTÜREL SOYKIRIMLAR
1-Jozef Stalin (SSCB, 1934-39) 13,000,000 mülteci-100 binlerce ölü.
2-Adolf Hitler (Almanya, 1939-1945) 12,000,000 mülteci kamplarda 2 milyon ölü-kayıp.
3-Mao Tze Dong (Çin, 1966-1969) 11,000,000 kişiye kültürel asimilasyon-toplama kamplarında sayısı belli olmayan kayıplar.
4-İspanyol ve Amerikalı Kaşifler (1492-1800) 7,972,000 ölü - kayıp.
5-Hideki Tojo (Japonya, 1941-1944) 5,000,000 ölü - kayıp
6-Pol Pot (Kamboçya, 1975-1979) 1,700,000 ölü.
7-Kim Il Sung (Kuzey Kore, 1948-1994) 1.600,000 mülteci ve toplama kamplarında ölü-kayıp.
8-Menghitsu (Etopya, 1975-1978) 1,500,000 ölü-kayıp.
9-Charles DeGaulle (Cezayir, 1954-1962) 1,000,000 ölü-kayıp.
10-Yakubu Gowon (Biafra, 1967-1970) 1,000,000 ölü-kayıp.
11-Leonid Brezhnev (Afganistan, 1979-1982) 900,000 ölü-kayıp.
12- Jean Kambanda (Ruanda, 1994) 800,000 ölü-kayıp. 13- İngiliz Krallığı (Avustralya, 1849-1938) 719,000 ölü-kayıp , 100 bin mülteci.
14- Suharto (Doğu Timor, 1976-9 600,000 ölü-kayıp. 15- Saddam Hüseyin (Iran ve Kuzey Irak 1980-1990) 600,000 ölü-kayıp. 16- Yahya Khan (Pakistan, 1971 ve Banglades,1990) 500,000 ölü- kayıp. 17- Savimbi (Angola, 1975-2002) 400,000 ölü-kayıp. 18- Molla Ömer - Taliban (Afganistan, 1986-2001) 400,000 ölü- kayıp. 19- Idi Amin (Uganda, 1969-1979) 300,000 ölü-kayıp. 20- B.Mussolini (Etiyopya,Yugoslavya 1936) 300,000 ölü-kayıp. 21- Danimarka (Danimarka 1945) 250,000 Alman Mülteci ölüme terk edildi. 22- Mobutu Sese Seko (Zaire, 1965-1997) 250,000 ölü-kayıp, 200 bin mülteci.
23- Charles Taylor (Liberya, 1989-1996) 220,000 ölü-kayıp. 24- Foday Sankoh (Sierra Leone, 1991-2000) 200,000 ölü-kayıp. 25- Amerika (Almanya Dresden,1943-1945) 200,000 sivil ölü (Dresden'e sığınan siviller). 26- S. Milosevic (Yugoslavya,1992-96) 180,000 ölü-kayıp. 27- Michel Micombero (Burundi, 1972) 150,000 ölü-kayıp.
28- Amerika (Hiroşima-Nagazaki 1944) 135,000 ölü (atom bombası).
29- Almanya (Namibya 1891) 117,000 ölü-kayıp, 15 bin mülteci. 30- Hassan Turabi (Sudan, 1989-1999) 100,000 ölü-kayıp. 31- Richard Nixon (Vietnam, 1969-1974) 70,000 ölü-kayıp. 32- Papa Doc Duvalier (Haiti, 1957-1971) 60,000 ölü-kayıp. 33- Marcos (Filipinler) 50,000 ölü-kayıp. 34- Hissene Habre (Çad, 1982-1990) 40,000 ölü-kayıp. 35- Vladimir Ilich Lenin (Rusya, 1917-1920) 30,000 muhalif infaz edildi.
36- Francisco Franco (İspanya) 30,000 muhalif infaz edildi. 37- Lyndon Johnson (Vietnam, 1963-1968) 30,000 ölü-kayıp. 38- Hafiz Esad (Suriye 1980-2000) 25,000 ölü-kayıp. 39- Komeini (Iran, 1979-1989) 20,000 ölü-kayıp. 40- Eski Yugoslavya (1995 Bosna-Hersek) 15 ölü, 7500 kayıp, 45 bin mülteci.
41- Paul Koroma (Sierra Leone, 1997) 6,000 ölü-kayıp. 42- Usama bin Ladin(Dünya çapında,1991-2001) 4,000 ölü-kayıp. 43- Augusto Pinochet (Chile, 1973) 3,000 ölü-kayıp. 44- Efrain Rios Montt (Guatemala) 2,000 ölü-kayıp. 45- Sierra Leone 80,000 mülteci, kayıp rakamı belli değil. 46- Kıbrıs Cumhuriyeti (1912-1974) 25,000 sivil mülteci, 1000'ni aşkın ölü, 100 İngiliz ölü. 47- Yunanistan (Bati Trakya,1923-1990) 400,000 mülteci evlerini terk etti. 48- Bulgaristan (1970-1989) 360,000 mülteci kültürel asimilasyon sonucu evlerin terk etti, 1000 kişi toplama kamplarına alındı. 49- Norveç (1920-1930) Tatar göçmenleri kısırlaştırma ve toplama kamplarında izole etme. 50- ABD –Felluce (2004) Devam ediyor............
Kullanılan Veriler;
Birleşmiş Milletler’den ve Devlet Arşivlerinden alınmıştır.
nasıl vardır demekne kadar normalse yoktur demekte o kadar normaldir. düşünce özgürlüğüne vurulmuş bir sekte
Fransız tarihçilerden bile soykırım olmadığını savunanlar var. Soykırım yalanına inananlar neden gerekli belge gösteremiyorlar.Çünkü böyle bir belgeyi bulamıyorlar. Ortada bir gerçek vardır.Tehcir sırasında ve savaş zamanında ermenilerden ölenler olmuştur bu doğrudur, ki bunun yanlış olduğunu söyleyende yoktur.Fakat bu soykırım değildir.Aynı dönemde birçok Türk de ölmüştür, ermeniler,fransızlar yüzünden.Peki o halde ermeniler ve fransızlarda türklere soykırım mı yapmış oluyor.
Geçen yıl bir öneri sunulmuştu;ermeni ve türk tarihçilerle beraber bu olay araştırılsın diye,ortak bir komisyon kurulsun diye.Peki neden ermeni tarihçiler bunu kabul etmedi.Sebebini herkes biliyor.
[QUOTE=afsarbaba;260238]İSPANYOL VE AMERİKALILARIN
YERLİLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
Kısırlaştırma yoluyla ehlileştirilemeyen Taterler üzerinde insülin ve elektroşok yöntemleri uygulanıldı.
Sayın afsarbaba,
Öncelikle araştırmanızdan dolayı teşekkür ederim. Ancak ben neyi savunduğunuzu pek anlayamadım.
Evet, dünyanın bütün emperyalist güçlerinin sistemlerinin devamını sağlamak için pek çok vahşet ve soykırım uyguladıkları biliniyor. Aslında soykırım uygulamak için egemen güç olmaya bile gerek yok.Türklerin geçmişi de bu konuda pek parlak sayılmaz. Yazınızda buna dair örnek göremedim.
Ben araştırmanızdan "bak bizi soykırımla suçlayan Avrupalılar da soykırım yapmışlar işte" sonucundan başka bir şey çıkaramadım. Meseleyi böyle ele almak bizi çok tehlikeli bir milliyetçilik anlayışına götürür. Milliyetçilik ise soykırımı haklı çıkarır.
Evet. Fransa'nın bu anlayışı elbette desteklenmemelidir. Bunu savunan da yok zaten. Ama yıllardır sürdürülen emperyalizm uşağı ve işbirlikçi dış politikamızın bizi sürüklediği bataklığı doğru tahlil etmek gerekir. Eğer bunu yapamazsak bu bataklıktan asla kurtulamayız.Bu tür saldırıların çözümü cesur, antiemperyalist bir mücadeledir.
Bugün Milliyet Gzatesinde ufak bir dipnot okudum,
yazıda,
Fransa 90 yıl önce yasanan bir takım olaylar sebiyle Türkiye'yi suclayacagına,
gözü önünde ABD ve İNGİLTERE askerlerinin 655 bin IRAK'lıyı katletmelerini kınasınlar, onlara tepki göstersinler,
vallahi alkışlanacak sözler,
tabi yüregi varsa FRANSA'nın,
Özgür-Taylan 13.10.2006, 20:47 yasa daha geçmedi
evet "assemblée nationale" onayladi ama simdi "senat"ya gidecek ve o da onaylamasi gerekiyor, ama senat sagci yani suanki devletin adamlari ve pek olumlu bakmiyolar olaya... onlar da onaylasa, son söz cumhurbaskanina geliyo o da onaylasa, fransa diktatör bi ülke olmayi basarmis oluyor :)
saygilar
nesslimm 13.10.2006, 23:23 evet senatodan geçmedi ama geçeceğinden de herkes emin.resmen tarihle alay ediyorlar.tarihçilerin bitirdiği ama siyasetçilerin kullandığı iyi bir malzemeyi fransa kendini komik durumlara düşürerek dünn kabul etti.kendi tarihçileri bile isyan ediyor artık .
boykot olmayacaktır.yapılacağı söylendi ama şimdiden bu engelleniyor.
Fransa Dış Ticaret Bakanı bu boykotun sadece Fransa Ya değil Fransa da çalışan Türklere de zarar vereceğini söyledi.
eğer dün Fransız milletvekilleri ile bizim vekillerin konuşmalarını dinleme fırsatı bulduysanız bu kararı veren milletvekilleri bu işi neden yaptıklarını dahi bilmiyorlar.geçersiz nedenlerden bahsediyorlar.
Ermenilerle ilgili yapılan çalışmalarda geç kaldık sadece inkar ettik biz bunları yaparken onlar çoktan işlerini halletmişlerdi.
afsarbaba 14.10.2006, 01:46 [QUOTE=afsarbaba;260238]İSPANYOL VE AMERİKALILARIN
YERLİLERE UYGULADIĞI SOYKIRIM
Kısırlaştırma yoluyla ehlileştirilemeyen Taterler üzerinde insülin ve elektroşok yöntemleri uygulanıldı.
Sayın afsarbaba,
Öncelikle araştırmanızdan dolayı teşekkür ederim. Ancak ben neyi savunduğunuzu pek anlayamadım.
Evet, dünyanın bütün emperyalist güçlerinin sistemlerinin devamını sağlamak için pek çok vahşet ve soykırım uyguladıkları biliniyor. Aslında soykırım uygulamak için egemen güç olmaya bile gerek yok.Türklerin geçmişi de bu konuda pek parlak sayılmaz. Yazınızda buna dair örnek göremedim.
Ben araştırmanızdan "bak bizi soykırımla suçlayan Avrupalılar da soykırım yapmışlar işte" sonucundan başka bir şey çıkaramadım. Meseleyi böyle ele almak bizi çok tehlikeli bir milliyetçilik anlayışına götürür. Milliyetçilik ise soykırımı haklı çıkarır.
Evet. Fransa'nın bu anlayışı elbette desteklenmemelidir. Bunu savunan da yok zaten. Ama yıllardır sürdürülen emperyalizm uşağı ve işbirlikçi dış politikamızın bizi sürüklediği bataklığı doğru tahlil etmek gerekir. Eğer bunu yapamazsak bu bataklıktan asla kurtulamayız.Bu tür saldırıların çözümü cesur, antiemperyalist bir mücadeledir.
evet haklısın bize soykırım yaptınız diyenlere karşılık asıl soykırımı yapan sizlersiniz demeye yazılmış bir yazıdır.halen de yapılan soykırımlara ses çıkarmayan batılılara cevaben yazılmıştır.bizim geçmişimiz dediğiniz osmanlı dönemimde tabiki soykırımlar oldu,özelliklede alevilere karşı yapılan kıyımlar.bunları yoksaydığımızdan deyil batının yaptıklarını yazmamız.
bunları dile getirmek milliyetçilikse ben milliyetciyim,laikim,cumhuriyetçiyim,halkçıyım,dev rimciyim,devletciyim.
ve milliyetci olmakda sizin anladığınız gibi soykırımı desdeklemek veya kabuletmek anlamına gelir.Milliyetçiligin soykırımı nasıl haklı çıkardığınıda anlamadım.
(Milliyetçilik:
Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.
Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.)
SarıVatoz 14.10.2006, 02:09 Voltaire mezarında ters döndü
[QUOTE=lila;260267]
evet haklısın bize soykırım yaptınız diyenlere karşılık asıl soykırımı yapan sizlersiniz demeye yazılmış bir yazıdır.halen de yapılan soykırımlara ses çıkarmayan batılılara cevaben yazılmıştır.bizim geçmişimiz dediğiniz osmanlı dönemimde tabiki soykırımlar oldu,özelliklede alevilere karşı yapılan kıyımlar.bunları yoksaydığımızdan deyil batının yaptıklarını yazmamız.
bunları dile getirmek milliyetçilikse ben milliyetciyim,laikim,cumhuriyetçiyim,halkçıyım,dev rimciyim,devletciyim.
ve milliyetci olmakda sizin anladığınız gibi soykırımı desdeklemek veya kabuletmek anlamına gelir.Milliyetçiligin soykırımı nasıl haklı çıkardığınıda anlamadım.
(Milliyetçilik:
Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.
Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.)
Merhaba,
İlk tespitinizde sorunumuz yok zaten. Haklısınız. Bu topraklarda yaşanan soykırıma ne kadar karşıysam, dünyanın herhangi bir yerinde yapılan soykırıma da o kadar karşıyım.
Bu ülke topraklarında soykırım sadece Osmanlı Döneminde yapılmadı. Yakın tarihimizde de yapıldı, halen de yapılmakta. Yapılan soykırımlara karşı çıkması gereken sesi batılılardan beklerseniz daha çok beklersiniz. Bu bir yönetme şekli, bir sistem... Sistemlerinin devamını sağlamak için gerekirse kendi halklarını da acımadan kırarlar. Bunun pek çok örneği var tarihte.
Ama sizin yazınız aracılığıyla ben son derece yanlış bir milliyetçilik anlayışını eleştirmek istedim. Bu gün ülkede estirilen milliyetçilik Kurtuluş Savaşı'ndakine benzer antiemperyalist ve vatansever bir içerik taşımıyor maalesef. Ülkede yaratılmak istenen milliyetçilik bir zamanlar Hitler Almanyasında yaşanan milliyetçilikten farklı değil. Ama henüz o kadar becerikli(!) de değil.
Her şey aslında göründüğü gibi. Amerikan'nın kanatlarının altına sığınıp, ona uşaklık ederek tabağından arta kalanları yalamaya çalışan bir hükümet, ülkesindeki az sayılmayacak Ermeni halkına yaranmaya çalışan ve Türkiye'yi hizaya sokup boyun eğdirmek isteyen bir Fransa ve bilinçli olarak yaratılan bu atmosferde şovenist yanları sivriltilmek suretiyle köleleştirilmek istenen halklar...
Her zaman olduğu gibi yine vatanı bölenleri yanlış yerde arıyorsunuz bence.
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Nazım Hikmet
Nazım yıllar öncesinden vatanı kimlerin böldüğünü yazmış zaten.
Sonuç:
Vatansever bir milliyetçi misiniz;
Peki o zaman, bu çarktan kurtulmanın yolu halk olarak vereceğimiz kararlı, bilinçli bir antiemperyalist mücadeleden geçer.Tıpkı Kurtuluş Savaşın'da olduğu gibi... Var mısınız?
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Bu arada sayın başbakanımız dün yaptığı açıklamada Fransız mallarının boykotunu desteklemediğini, bunun bizi zora sokacağını söyledi. Patron örgütleri de boykota destek vermeyecek. Yani boykot filan yok arkadaşlar. Patron güruhu kendi bacağına balta sallamaz diyoruz ama sakalımız olmadığı için bizi kimse dinlemiyor.:)
pastoralsenfoni 14.10.2006, 13:55 Bugün Milliyet Gzatesinde ufak bir dipnot okudum,
yazıda,
Fransa 90 yıl önce yasanan bir takım olaylar sebiyle Türkiye'yi suclayacagına,
gözü önünde ABD ve İNGİLTERE askerlerinin 655 bin IRAK'lıyı katletmelerini kınasınlar, onlara tepki göstersinler,
vallahi alkışlanacak sözler,
tabi yüregi varsa FRANSA'nın,
kesinlikle katılıyorum fransa tarihi bir yanılgiya düşerek özgür düşüncelerin önüne bir set çekmiştir.eğer gerçek arıyorsa gerçek soykırımcıları cezalandırsın,düğer ülkelerin tarihine baksın, asıl katilleri görecektir.abd nin yerlilere yaptırğını,çinin doğu türkistanda yaptığını,nazi almanyasının neler yaptığını görsün.
bizde böyle aciz ve beli bükük bir başbakan olduktan sonra daha başımıza neler gelecek göreceğiz
kesinlikle katılıyorum fransa tarihi bir yanılgiya düşerek özgür düşüncelerin önüne bir set çekmiştir.eğer gerçek arıyorsa gerçek soykırımcıları cezalandırsın,düğer ülkelerin tarihine baksın, asıl katilleri görecektir.abd nin yerlilere yaptırğını,çinin doğu türkistanda yaptığını,nazi almanyasının neler yaptığını görsün.
bizde böyle aciz ve beli bükük bir devlet olduktan sonra daha başımıza neler gelecek göreceğiz
ya fransa cezayirde yaptıklarını gözardı ediyo
duygugemisi 14.10.2006, 20:27 Sheakspare, Bürütüs’e Juel Sezar’ı hançerletirken, tarih zamanının en iyi tayin edildiği cümleyi duydu ve bu söz uzun bir müddet yankılanır oldu dost sohbetlerinde: “Sen de mi Bürütüs?”...Bu ifade aynı zamanda Sezar'ın şaşkınlığını gösteriyordu.Zira Bürütüs;Sezar'ın en çok güvendiği kişilerin başında geliyordu.
Bu kısacık hikayeyi niçin anlatıyorum,malumunuz Fransa;'Ermeni Jenosidi Yoktur' demeyi suç sayan yasa tasarısını parlamentodan geçirerek Senato'ya sundu..Tasarıyı parlamentodan geçirdi geçirmesine de bir gariplikler ve hezeyanlar dizisini de geride bıraktı.Çünkü sözkonusu olan;herhangi bir ülke,üçüncü dünya ülkesi,olmayıp Fransa idi.Evet,bu ülke 'özgürlüklerin beşiği ve anavatanı' addedilen Franda idi..Hal böyleyken insanın kafasında birtakım soru işareti de belirmiyor değil..
Şimdi,bunu biraz daha açalım.Tüm dünyayı politik,sosyal ve hukuki açıdan çepeçevre saran Fransız İhtilali adından da anlaşılacağı üzere Fransa'da başlamamış mıydı;demokrasi,hak ve özgürlük gibi insanlar için hayati derecede önemli olan kavramlar siyasi literatürümüze bu akım sonucunda girmemiş miydi;nihayetinde monarşi(krallık) ile yönetilen ülkeler tek tek yıkılıp yerini demokratik rejimlere bırakmamış mıydı!!İşte tüm bunların belki de tek kaynağı olan Fransa'nın böyle bir maceraya atılması garipliklerin en alasıydı..
Yasa tasarısı parlamentodan geçti ve Senato'da değerlendirilmeye alındı.Tasarının Senato'dan vize alamaması büyük bir ihtimal.Böyle bir durumda,ilerde birçok yanlışlığa dayanak teşkil edebilecek bir tasarının kanunlaşması engellenmiş olur.Bizim de temennimiz düşünce özgürlüğüne büyük bir darbe vuracak olan böyle bir yasanın geri çekilmesi..
'Ermeni Jenosid'inin yapılıp yapılmadığı şüphesiz tartışılmalıdır.Ama bunun tartışma mercii parlamento değil,tarih kurumlarıdır.Parlamentolar tarih yazmaz;tarihe tabii olurlar...Saygılarımla
Batı kamuoyundaki Ermeni soykırımı iddiaları bugüne kadar doğruluğu ispatlanmamış olan hatırat türü sübjektif bazı yayınlara dayanmaktadır. Halbuki "Tarih belge ile yazılır" hükmü, tüm dünya bilim alemince kabul edilen bir gerçektir. Çünkü arşivlere dayalı bilimsel çalışmalar önyargı ve siyasi yaklaşımları ortadan kaldıracaktır. Arşivler, diğer tarihi kaynaklar arasında gerçeği en objektif şekilde yansıtan otantik belgelerdir. Bu nedenle Batı ülkelerinde siyasi bir yaklaşımla ele alınan Ermeni konusunun tarihin asıl kaynaklarına inilerek değerlendirilmesi gerekir. Tarihi konular ve olaylar hakkında hüküm verebilmek için, tarihin otantik kaynakları olan arşivler, tarih araştırmacıları için gerçek belge niteliğindedir. Türk arşivlerinde araştırma yapmadan yazılacak bir bölge ve dünya tarihinde muhakkak eksikler olacaktır. Ermeni konusu hakkında Batı ülkelerinde yapılan yayınlar birinci elden kaynaklara dayanmadığı için maalesef eksik, hatalı ve sübjektif olmuşlardır. Halbuki Türk arşivlerinde Ermeni konusu ile ilgili milyonlarca belge vardır...
gulbas44 14.10.2006, 22:37 daha öncede yazdım satılık olan her şeyin bir alıcısı vardır fransızlarda kendi onur ve şereflerini oy ve para uğruna ermenilere satmışlardır bu satışın karşılığ olarakta orhan pamuk prensese nobel ödülünü vermişlerdir hayırlı olsun
hatice81666 15.10.2006, 15:16 bizleri avrupa birligine istemiyorlar.bunun icin durmadan ülkemizi kötü tanıtacak olayları öne sürüyorlar.bugün bir gercek var;siz eger küresel güc iseniz her türlü karanlık iste imzanız olabilir ve normaldir,yok eger gelismekte olan bir ülkeyseniz ve gelismis ülkeler sizi yanında istemiyorsa oyun dısına atmak icin hep celme takarlar.aslında suclu türkiyedir...dıs isleri karsı kampanyalar baslatabilir,halkı protestoya cagırabilir,diplomatik yaptırımlar uygulanabilir ama yazık ki cılız sesler dısında ses yok.üstelik bugünkü kücük tepkiler yarın yine susacak.bugün fransa önce gündemden düsürecek yarın baska küresel güc yaptınız kabul edin diyecek.
MeRaLiNa 15.10.2006, 23:27 biraz internette dolasip vatan millet sakaryalari okudum konuyla ilgili... benim anlamadigim bu ülkede düsüncesi yüzünden öldürülen, hapise girenleri düsünmeyen, onlara düsünceleri yüzünden yapilanlari hakli bulanlar
simdi ne diye düsünce özgürlügüne yapilan bu yanlis karari elestiriyorlar.....
yine biz masumuz hep baskalari suclu moduna girmis hepsi... böyle kör bir zihniyet olabilir kendi yaptigini görmeyip aynisi basina gelince elestiride toz birakmayan...... Fransanin yaptigi yanlis, kendi Tarihine bakmali ilk önce evet ama acikcasi Türkiyedeki fasistler hosgörüden anlamadiklari icin böyle bir seyin olmasina üzüldüm diyemem...... dinsizin hakkindan imansiz gelir mantigi aklima geldi
frtsutoprak 16.10.2006, 00:42 fransa yalnış yaptı ama bizimkiler daha büyük yalnış yaptı!
...meslek liselerinde, üniversitelerde ve üniversite yurtlarında eline bir bayrak alıp sürü gibi dolaşan sözde vatan sever gençleri göremedim sokaklarda, eylemlerde...
...neredeler çok merak ettim, belkide yurtlara yeni yerleşen öğrencilere yurt kurallarını okuyorlardır yada kantinde sürü halinde yeni gelenlere sorumuluklarını anlatıyorlar...
...bunları sayısı her yıl artıyor! şaşırmayın evet artıyor, bunlar okul felan bitiremiyor yıllarca okulda kalıyorlar vatan severlik buya...
asıl vatan-millet severlik bir an önce üretime katılmaktan; incanlık ve celecek için bir şeyler üretmektir. o zaman bende onlarla birlikte üretiyor olurum ve hep birlikte vatan-millet seviyor oluruz...
...böylece insanlık bir şeylere muhtaç kalmaktan kurtulur...
güneş doğudan doğuyor;
peki neden doğu karanlık
|
|