seheryeli
16.10.2006, 11:16
Yüksel AKSU'nun yazıp yönettiği "Dondurmam Gaymak" filmi bir ilki gerçekleştirerek taşradan sonra İstanbul'da vizyona girecek ama ondan önce oskar yolunda...
Sinemacı efeler dağlara çıktı
"Önce Muğla'daydık, şimdi Aydın dağlarındayız, İzmir üstünden İstanbul'a geliyoruz" diyor Dondurmam Gaymak film ekibi. Yönetmenliğini Yüksel Aksu, oyuncularının Muğla halkından oluştuğu, oyuncu koçluğunu Mehmet Ali Alabora'nın yaptığı, Dondurmam Gaymak" halkın arasında böyle oyunculuk çıkar mı?" dedirtecek cinsten. Film 24 Kasım'da İstanbul'da vizyona girmeden önce köylerde, dağlarda, kırlarda gösterilecek. Oscar Törenlerinde adı anılan filmin bu yıl en çok konusulacaklar arasında olacağı kesin.
Yönetmen kalkar Muğla'ya gider. Halkın arasından oyuncularını seçer ve filmini çeker. Üstüne de geçen yıl gala gecesi... Tam seyirlik! "Dondurmam Gaymak" filmi yönetmen Yüksel Aksu'dan böyle çıkıyor. Büyüdüğü topraklara, kendini seven insanların arasına giriyor ve "haydi köyüm film çekelim" diyor, başlıyorlar çalışmalara. Köyün kadınları artık bir film yıldızı olduğundan yönetmenin anlattığına göre, artık evde yemekte pişmemeye başlamış, geceleride kocalarına yüz vermeyi kesmişler, çünkü ertesi gün çekilecek sahnenin stresini yaşıyorlarmış. Bunlar filmin konusu değil film çekilirken yaşanan komik anektodlar. Mehmet Ali Alabora oyuncu koçluğu yaparak "kendimi mi yoksa oyuncularımı törpüledim bilemiyorum" diyerek ekliyor. "Ortaya 'gaymak' gibi bir film çıktığını söyleyebilirim." Film Muğla'nın Ula ilçesinde çekildiği gibi geçen yıl haberlere konu olacak nitelikte galasıda aynı yerde yapılmıştı. Yönetmen Aksu'ya neden erkenden gala yaptınız diye sorduğumda cevabı bir hayli komik oluyor; "Film çekimleri bitti, post işlerine başladığımız ilk gün oyuncular her gün arayıp, ne zaman filmimizi göreceğiz diye sormaya başladılar ve bunun ardı arkası kesilmedi. Bir ara biz efeyiz silahlarımızı kuşanıp geliriz, kim müsade etmiyor, filmimizi izleyeceğiz dediklerinde, durumu onlara anlatamadım. Film labaratuardan çıktığı gibi doğru Muğla'ya koştuk. Kendilerini beyazperdede görünce rahatladılar." Filmin ikinci gösterimi ise geçtiğimiz hafta Aydın'ın Köşk ilçesinde yapıldı. Film İstanbul'a gelmeden önce komyonet üstünde köy köy dolaşıp sinema özlemi çeken insanlarla buluşacak.
"Dondurmam Gaymak" ağız dolusu kahkahalarla izlenebilecek bir film. Yönetmen bu film için şöyle bir tanım getiriyor:" Küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde traji-komik hikayesini anlatan bir film" Filmin başrolü dondurmacı Ali Usta, gittikçe insanların tercihi olmaya başlayan büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi veriyor. Bunun için bir yandan dondurmasının televizyonda reklamını yaptırmaya çalışırken bir yandan da yeni aldığı dondurma motoruyla köy köy dolaşıp satmaya çalışıyor. Kasabanın haylaz çocukları Ali Ustanın motoruna göz diker ve ilk fırsatta motoru çalarlar. Borçla aldığı motoru bıraktığı yerde göremeyen Ali Usta delirir ve kendisini yok etmek isteyen ambalajlı büyük dondurmaların işi olduğunu düşünerek tek tek bayilere gider ve motorunun hesabını sormaya başlar. İçinde komedinin çok fazla barındığı filmde içinizde buruk bir his de yaşıyorsunuz. Öykü bazı sahnelerde gözlerinizide buğulandırıyor. Yönetmen Yüksel Aksu taşradan metropole doğru giden filmi için doğru bir şey yaptığını söyleyerek sinemanın yurdun her bir köşesine nüfus etmesi için formulün basit olduğunu şu sözlerle söylüyor. "Bir kamyon kasasına beyazperde, 150 sandalye ve bir projeksiyon makinası ve mutlaka film makarası. Düşün yollara, dağda, tepede, düzlük alanda gösterin filmlerinizi. Bugün Köşk'teyiz, yarın Kel Mehmet'in diyarında. Ertesi gün Yörük Ali Efe'nin dağlarında."
Sinemacı efeler dağlara çıktı
"Önce Muğla'daydık, şimdi Aydın dağlarındayız, İzmir üstünden İstanbul'a geliyoruz" diyor Dondurmam Gaymak film ekibi. Yönetmenliğini Yüksel Aksu, oyuncularının Muğla halkından oluştuğu, oyuncu koçluğunu Mehmet Ali Alabora'nın yaptığı, Dondurmam Gaymak" halkın arasında böyle oyunculuk çıkar mı?" dedirtecek cinsten. Film 24 Kasım'da İstanbul'da vizyona girmeden önce köylerde, dağlarda, kırlarda gösterilecek. Oscar Törenlerinde adı anılan filmin bu yıl en çok konusulacaklar arasında olacağı kesin.
Yönetmen kalkar Muğla'ya gider. Halkın arasından oyuncularını seçer ve filmini çeker. Üstüne de geçen yıl gala gecesi... Tam seyirlik! "Dondurmam Gaymak" filmi yönetmen Yüksel Aksu'dan böyle çıkıyor. Büyüdüğü topraklara, kendini seven insanların arasına giriyor ve "haydi köyüm film çekelim" diyor, başlıyorlar çalışmalara. Köyün kadınları artık bir film yıldızı olduğundan yönetmenin anlattığına göre, artık evde yemekte pişmemeye başlamış, geceleride kocalarına yüz vermeyi kesmişler, çünkü ertesi gün çekilecek sahnenin stresini yaşıyorlarmış. Bunlar filmin konusu değil film çekilirken yaşanan komik anektodlar. Mehmet Ali Alabora oyuncu koçluğu yaparak "kendimi mi yoksa oyuncularımı törpüledim bilemiyorum" diyerek ekliyor. "Ortaya 'gaymak' gibi bir film çıktığını söyleyebilirim." Film Muğla'nın Ula ilçesinde çekildiği gibi geçen yıl haberlere konu olacak nitelikte galasıda aynı yerde yapılmıştı. Yönetmen Aksu'ya neden erkenden gala yaptınız diye sorduğumda cevabı bir hayli komik oluyor; "Film çekimleri bitti, post işlerine başladığımız ilk gün oyuncular her gün arayıp, ne zaman filmimizi göreceğiz diye sormaya başladılar ve bunun ardı arkası kesilmedi. Bir ara biz efeyiz silahlarımızı kuşanıp geliriz, kim müsade etmiyor, filmimizi izleyeceğiz dediklerinde, durumu onlara anlatamadım. Film labaratuardan çıktığı gibi doğru Muğla'ya koştuk. Kendilerini beyazperdede görünce rahatladılar." Filmin ikinci gösterimi ise geçtiğimiz hafta Aydın'ın Köşk ilçesinde yapıldı. Film İstanbul'a gelmeden önce komyonet üstünde köy köy dolaşıp sinema özlemi çeken insanlarla buluşacak.
"Dondurmam Gaymak" ağız dolusu kahkahalarla izlenebilecek bir film. Yönetmen bu film için şöyle bir tanım getiriyor:" Küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde traji-komik hikayesini anlatan bir film" Filmin başrolü dondurmacı Ali Usta, gittikçe insanların tercihi olmaya başlayan büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi veriyor. Bunun için bir yandan dondurmasının televizyonda reklamını yaptırmaya çalışırken bir yandan da yeni aldığı dondurma motoruyla köy köy dolaşıp satmaya çalışıyor. Kasabanın haylaz çocukları Ali Ustanın motoruna göz diker ve ilk fırsatta motoru çalarlar. Borçla aldığı motoru bıraktığı yerde göremeyen Ali Usta delirir ve kendisini yok etmek isteyen ambalajlı büyük dondurmaların işi olduğunu düşünerek tek tek bayilere gider ve motorunun hesabını sormaya başlar. İçinde komedinin çok fazla barındığı filmde içinizde buruk bir his de yaşıyorsunuz. Öykü bazı sahnelerde gözlerinizide buğulandırıyor. Yönetmen Yüksel Aksu taşradan metropole doğru giden filmi için doğru bir şey yaptığını söyleyerek sinemanın yurdun her bir köşesine nüfus etmesi için formulün basit olduğunu şu sözlerle söylüyor. "Bir kamyon kasasına beyazperde, 150 sandalye ve bir projeksiyon makinası ve mutlaka film makarası. Düşün yollara, dağda, tepede, düzlük alanda gösterin filmlerinizi. Bugün Köşk'teyiz, yarın Kel Mehmet'in diyarında. Ertesi gün Yörük Ali Efe'nin dağlarında."