b.alina
20.10.2006, 01:15
Yolumuz'da yetişkin kızların da yola ön ikrarı verme töreleri vardır. Onlar evlenip hane sahibi olduktan sonra müsahipleri belli olacağından, ikrar törenleri daha da Özgündür. 15, 16 yaşlarına gelen kızlar toprağın hak rahmine eriştiği,yerin ve ağaçların yeşerdigi dönem olan martın son on günü ile nisanın ilk on günü arasında aralarında anlaşarak bir günü seçerler. Bu töreni bu günlere denk getirmelerinin nedeni, o dönemde cana gelip verim veren her canlı gibi kendilerinin de verimli olup bedenlerinin mahrum kalmayacağına ve soy ağaçlarının hayırlı ve kalıcı olacağına inanıldığındandır.
Kızlar kendi aralarında anlaştıkları kozi gününde bir gün önce anne babalarını haberdar ederler. Beklentisi olan anne ve babalar kızlarının bu hayırlı haberine sevinerek, o güne özgü kızlarının yardınına Hızır'ı çağırarak muratlarının kabulüne hakkı katarlar. Onları şöyle derler "Qıza mın bejna te heşin be be mırad nemine çave te ocağe te roni be. Qıza mın pır mıradan bıbine Xızır heval be"
"Kızım, bedenin yeşere, muradsız kalmaya! Gözün, ocağın aydınlık ola! Kızım çok muradlar göre, Hızır yoldaşı ola! dileğin hakka gece; yolun pak, sofran, ocağın gür ola! Gözlerinde murat kalmaya!" ve kızlarına Kozi için lokma hazırlığı yaparlar. Her hane durumuna göre kızlarına kurban,tavuk aş ve çerez hazırlar. Lokmaları hazırlanan kızlar sabahı sabırsızlıkla beklerler. Sabah olduğunda töreleri ögrenmeleri için yaşı küçük kızları ve gereki kapları yanlarına alarak bir düğün halayına gider gibi gider, Kozi yerinde toplanırlar. O gün, kızlara özgüdür, aralarına erkek genç oğlan katılmaz.
Kozide Hızır Şenliği
Kızların kozi yeri yerleşim yerine yakın bir yerde kendileri tarafından kurulmuştur. Her sene tören aynı yerde yapılır ve Kozi yerine Hızır Ocağı da denildiğinden, kutsal bir ziyaret gibi pak tutulur ve korunur. Kızlar kozi yerini süpürüp temizledikten sonra, her kız taşları U şeklinde üstüste dizerek bir oçak kurar ve orta yerine ateşini yakar ve ateşin önünde secdeye durur. Üç nefes okur. Her nefes arasında "ya Hızır"der, nurlanan ateşin önüne niyaz olur, Öper!
"Ya Hızır! Hayır bereketini, kevsi kerametini bedenimde esirgeme, hazinen tükenmez bir hazinedir; hazinende cemi cümle canlara nasip ihsan eyle; beni de katarından ayırma!
Gördüm cemalini nuruna geldim
Yaktım ateşini darına durdum
Hak ikrarının sırrına erdim
Beni cemalinden mahrum eyleme
Ya Hızır! Özümü bağladım yoluna, kurdum ocağımı var eden aşkına, kerem eyle tut elimden, lokma ile niyazımı kabul eyle!
Hak hanesinde Hızır'ı gördük
Geldik didarına ikrarı verdik
Hep birlitte lokmayı yedik
Ocağında nurun eksik eyleme
ya Hızır! Gel gel cana canan, hanem açık, ocağım nurlu.
Mekanıma mihman ol! Himmet ol! eyle, hanem nurunla şenlensin!
Bereketin aşka derya olsun! Her gönlü pak nasiplensin!
Kozi kurduk hak eyledik
Hızır ile söz eyledik
Gerceğini delil kıldık
İkrar verdik iman ile
Hızır aşkına okunan nefesler uzar gider ve kızlar sırasıyla her kozide nurlanan ateşin önüne giderek niyaz olurlar, muratlarının kabulü için gülbenkler okur, hayırlı bahtlar dilerler. Sonra evlerinden getirdikleri lokmaları hep beraber hazırlar, birlikte pişirirler. Lokmalar pişerken onlar halay çeker, nefes okurlar. O gün ne onlara kimse karışır, ne de hor görürler. Akşama dogru hazırladıkları lokmalarla dönen kızlar, heh beraber ev ev dolaşır lokmalarını dağıtırlar. Her gittikleri haneye hep beraber gülbenkler okur, rıza ister, nasip dilerler.
Nun kerema sare sale
İro Xızır het we male
Dani lokme piru qale
Heval Heval xızır heval
Bı are Xızır qalı lokma
Nefasa heq naza me
Parıq danı lı xana ve
Heval heval xızır heval
Gülbenk okuyan kızları ev sahipleri ev eşiğinde karşılar, onlar da kızlları nefesler okuyarak şöyle derler:"Lokmalarınız babul , muratlarınız hasıl, bahtınız aydın , haneniz şen, ocağınız gür ola! Bedeniniz mahrum kalmaya , cigeriniz acı görmeye, soy ağacınız kalıcı ola! Hızır yolsuza, çulsuza, ikrarsıza denk düşürmeye; zalimlerin şerrinden koruya; emeğinizden taş masum gözlerinizden yaş dökülmeye! Lokmalarınız hak, menziliniz pak ola!"
Yolumuz canları arasında bu lokmaların çok önemli bir yeri vardır.
Hızır ocağındam gelen şifa lokmaları olarak kabul bulur.
Ayrıyeten kızlara çeyiz katkısı olsun diye çorap, eldiven, mendil, puşu gibi hediyeler de verilir. Butöreyi yerine getiren kızlar ikrarlı sayıldıklarından , başlarına gümüşten nakışlı fes bağlarlardı. Gün gele dervan ola!
Kaynak: Alevi İnancı ve Hizmetleri
Pir Ali Bali s. 20-23
yol- Erkan Yayınları
Kasım 2005
dost rayber'e teşekkürler yazısını aktarmama izin verdiği için
Kızlar kendi aralarında anlaştıkları kozi gününde bir gün önce anne babalarını haberdar ederler. Beklentisi olan anne ve babalar kızlarının bu hayırlı haberine sevinerek, o güne özgü kızlarının yardınına Hızır'ı çağırarak muratlarının kabulüne hakkı katarlar. Onları şöyle derler "Qıza mın bejna te heşin be be mırad nemine çave te ocağe te roni be. Qıza mın pır mıradan bıbine Xızır heval be"
"Kızım, bedenin yeşere, muradsız kalmaya! Gözün, ocağın aydınlık ola! Kızım çok muradlar göre, Hızır yoldaşı ola! dileğin hakka gece; yolun pak, sofran, ocağın gür ola! Gözlerinde murat kalmaya!" ve kızlarına Kozi için lokma hazırlığı yaparlar. Her hane durumuna göre kızlarına kurban,tavuk aş ve çerez hazırlar. Lokmaları hazırlanan kızlar sabahı sabırsızlıkla beklerler. Sabah olduğunda töreleri ögrenmeleri için yaşı küçük kızları ve gereki kapları yanlarına alarak bir düğün halayına gider gibi gider, Kozi yerinde toplanırlar. O gün, kızlara özgüdür, aralarına erkek genç oğlan katılmaz.
Kozide Hızır Şenliği
Kızların kozi yeri yerleşim yerine yakın bir yerde kendileri tarafından kurulmuştur. Her sene tören aynı yerde yapılır ve Kozi yerine Hızır Ocağı da denildiğinden, kutsal bir ziyaret gibi pak tutulur ve korunur. Kızlar kozi yerini süpürüp temizledikten sonra, her kız taşları U şeklinde üstüste dizerek bir oçak kurar ve orta yerine ateşini yakar ve ateşin önünde secdeye durur. Üç nefes okur. Her nefes arasında "ya Hızır"der, nurlanan ateşin önüne niyaz olur, Öper!
"Ya Hızır! Hayır bereketini, kevsi kerametini bedenimde esirgeme, hazinen tükenmez bir hazinedir; hazinende cemi cümle canlara nasip ihsan eyle; beni de katarından ayırma!
Gördüm cemalini nuruna geldim
Yaktım ateşini darına durdum
Hak ikrarının sırrına erdim
Beni cemalinden mahrum eyleme
Ya Hızır! Özümü bağladım yoluna, kurdum ocağımı var eden aşkına, kerem eyle tut elimden, lokma ile niyazımı kabul eyle!
Hak hanesinde Hızır'ı gördük
Geldik didarına ikrarı verdik
Hep birlitte lokmayı yedik
Ocağında nurun eksik eyleme
ya Hızır! Gel gel cana canan, hanem açık, ocağım nurlu.
Mekanıma mihman ol! Himmet ol! eyle, hanem nurunla şenlensin!
Bereketin aşka derya olsun! Her gönlü pak nasiplensin!
Kozi kurduk hak eyledik
Hızır ile söz eyledik
Gerceğini delil kıldık
İkrar verdik iman ile
Hızır aşkına okunan nefesler uzar gider ve kızlar sırasıyla her kozide nurlanan ateşin önüne giderek niyaz olurlar, muratlarının kabulü için gülbenkler okur, hayırlı bahtlar dilerler. Sonra evlerinden getirdikleri lokmaları hep beraber hazırlar, birlikte pişirirler. Lokmalar pişerken onlar halay çeker, nefes okurlar. O gün ne onlara kimse karışır, ne de hor görürler. Akşama dogru hazırladıkları lokmalarla dönen kızlar, heh beraber ev ev dolaşır lokmalarını dağıtırlar. Her gittikleri haneye hep beraber gülbenkler okur, rıza ister, nasip dilerler.
Nun kerema sare sale
İro Xızır het we male
Dani lokme piru qale
Heval Heval xızır heval
Bı are Xızır qalı lokma
Nefasa heq naza me
Parıq danı lı xana ve
Heval heval xızır heval
Gülbenk okuyan kızları ev sahipleri ev eşiğinde karşılar, onlar da kızlları nefesler okuyarak şöyle derler:"Lokmalarınız babul , muratlarınız hasıl, bahtınız aydın , haneniz şen, ocağınız gür ola! Bedeniniz mahrum kalmaya , cigeriniz acı görmeye, soy ağacınız kalıcı ola! Hızır yolsuza, çulsuza, ikrarsıza denk düşürmeye; zalimlerin şerrinden koruya; emeğinizden taş masum gözlerinizden yaş dökülmeye! Lokmalarınız hak, menziliniz pak ola!"
Yolumuz canları arasında bu lokmaların çok önemli bir yeri vardır.
Hızır ocağındam gelen şifa lokmaları olarak kabul bulur.
Ayrıyeten kızlara çeyiz katkısı olsun diye çorap, eldiven, mendil, puşu gibi hediyeler de verilir. Butöreyi yerine getiren kızlar ikrarlı sayıldıklarından , başlarına gümüşten nakışlı fes bağlarlardı. Gün gele dervan ola!
Kaynak: Alevi İnancı ve Hizmetleri
Pir Ali Bali s. 20-23
yol- Erkan Yayınları
Kasım 2005
dost rayber'e teşekkürler yazısını aktarmama izin verdiği için