Orijinalini görmek için tıklayınız : Alevilikte Kaybolan Akrabalık İlişkileri
alirizaerdem 23.10.2006, 23:39 21 yüzyıl Türkiye'sinde yaşayan aleviler de nasıl bir akrabalık ilişkisi var ?
Sadece alevi bir babadan doğularak olunan alevilikte, kültürün sürmesi için gerekli olan " soy " devamlılığı nasıl sağlanacak ?
Alevi - sünni evliliklerinde doğan çocuğun dine bakışı nasıl olacak ?
Aleviler arasında akrabalık ilişkileri neden zayıflıyor ?
Mezhepsel olarak bakıldığında herkesten daha az insan ilişkilerinde meta ya değer vermesi gereken alevi toplumu, günümüz şartlarında nasıl u kadar meta düşkünü insanlar haline geldi ?
değerli dostlar,
yukarıdaki konular ve akla gelebilecek daha bir çok konu üzerinde alevi sosyologların araştırma yapması lazım...özellikle sözel kültürle günümüze kadar gelmiş olan alevilik kültürü...alevi insanın arasındaki söz birliği bittiğinde ne hal alacak... günümüz alevilisinin büyük bir çoğunluğunda akraba ilişkilerin zayıfladığı hatta koptuğu görülür . Özellikle akrabadan kız alıp vermeler azalmıştır. Yakın bir gelecekte edep erkan bilmeyen, cem ibadeti görmemiş.insanlar topluluğu olarak ortaya çıkacağız...
buna bir çözüm gerek
kendisini bizim derneklerimiz, konfederasyonlarımız olarak gören insanların
bina, taş , toprak ile uğraşacağına.
kültürün devamı için gerekli olan akrabalık ilişkilerin zayıflamasına biraz kafa yorup, bu konuya biraz para ayırarak insanları bilgilendirmeleri gerekmektedir.
eğer böyle giderse, devlet politikasına sahip, eleştirmeyen, düşünmeyen, sünni aleviler ortalığı ele geçireceklerdir..
not : konu hakkında ki düşüncelerinizi lütfen paylaşın
Sadece Alevilik demesek daha doğru olacak.. Şöyle bir durum var ki genel olarak toplum çok fazla bencilleşti ve devam ediyor bencilleşmeye ama tüm bunlara rağmen benim gözlemlediğim kadarıyla biz Aleviler daha bir bağlıyız birbirimize...
Genel toplum yapısı hakkında olumlu düşüncelerim yok.. Bunun Alevisi, Sünnisi, Türkü, Kürdü farketmez... Toplum artık birlik olmayı unuttu..
İnsanlar birbirlerini çekemiyorlar.
İnsanların gözü yükseklerde.
İnsanlar istedikçe istiyorlar.
İsteklerin sonu gelmiyor..
Ve İnsanlar bencilleşiyor...
Toplum benliğini kaybediyor ve akrabalık ilişkileri bitiyor...
Mesela biz Aleviler herşeye rağmen gene bağlıyız dedim ama kendimden örnek vermek gerekirse; bugün hala akrabalarla sık sık görüşürüz ama eskiden bu çok daha fazla olurdu.. Can birde insanlar çalışma derdindeler.. Herkes kendi hayat mücadelesinde, biryerlere tutunmaya çalışıyorlar.. Aslında bu açıdan da bakmak lazım olaylara.. İstemesekte bunlar olacak, ikişkiler kopacak.
Şuan akrabalar ile görüşürüz ama belkide yeni kuşaklar misafirliği, aile, akraba içi yardımlaşmayı bile unutacak belkide....
Biz Aleviler, Aleviliğin özünde Paylaşımda olduğunu bilirsek bu tip kopma, yabancılaşma ve kaybolan ilişkileri yerine getirebiliriz ve örnek olabiliriz....
Ama genel olarak toplum bencilleşiyor, İnsanlar birbirlerini çekemiyor, Kaybolan ikişkiler normal...
Sorulara cevap ararken, özelden genele gitmek yerine, genelden özele inme yolunu kullanırsak; yani önce toplumun genelinde olan değişimi inceleyip daha sonra bunu kendimize indirgersek belirli şeyleri daha net göreceğimize inanıyorum.
Son cümlede geçen "devlet politikasına sahip, eleştirmeyen, düşünmeyen" tanımlamasıyla konuya yeterince açıklık getirmişsin aslında. Bunları okuyan herkesin aklına ister istemez 1980 yılı ve sonrasında yaşanan süreç gelecektir.
Elbette bu insan tipi tarih boyunca çoğu yönetimlerde "ideal insan" olarak görülmüştür ve bu, belirli dönemler hariç, bizim tarihimiz için de geçerlidir. Ancak 1980 ve sonrası süreçte bunun çeşitli kanallardan (eğitim, kültür, ahlak, dil vb), yoğun bir şekilde, devlet politikası olarak uygulandığı açıktır.
Popüler kültürün desteklenmesi,
Bireyin düşüncesinde "BİZ" yerine "BEN" in ön plana çıkarılması,
Gerçek yerine sanala, yapaya, sahteye yönlendirme vs.
Uzatmak mümkün, ancak esas meseleye dönecek olursak, her şeye rağmen ben bütün bunlardan, yine en az etkilenenin bizim toplumumuz olduğunu düşünüyorum.
Yine bu soru/n/ların ortaya çıkmasında göç ve “şehirlileşme”nin büyük rolü olduğuna inanıyorum. Kırsal kesimde bir zorunluluk olan yardımlaşma şehir yaşamı ile beraber eski önemini yitirmiş, insanların, ailelerin birbirinden uzaklaşmasına yol açmıştır.
Bu konularda öncelikle yapılması gereken doğru ve yerinde tespitlerdir. Ve çözüm bireysel değil toplumsal katılımdır. Bunun yolu da senin dediğin gibi derneklerimiz, federasyonlarımızdan geçmektedir.
Kafam biraz dağınık, o yüzden düşüncelerimi de dağınık biçimde belirttiysem affola. Ama genel itibariyle ne söylediğim anlaşılıyor sanırım.
haydar.K 15.11.2006, 18:20 öncelikle akrabalık ilişkilerinin neden zayıfladıgı konusunu ele alırken farklı sebepleri var bunların en başınde ekonomik sebepler ve değişen ihtiyaçlar en ön plana çıkıyor şöyleki
küçük bir alevi köyünü ele alalım örnegin benim yaşadıgın köyü köyümüz 30 haneden meydana gelen bir alevi köyü insanlar sabahtan akşama kadar çalışır her akşam ise bir evde toplanılır sohbet ve eglenceler yapılırdı ne zaman işin içine tv elektrik ve ulaşım araçları girdi insanların birbirine olan mesafeler uzamaya başladı insanlar birbirleriyle vakit geçirmektense tv izlemeyi tercih etti daha sonra tek olan ulaşım araçları artınca insanlar gruplaşmalara ve herkez birbirinden tamamıyla kopmaya başladı bir köyde yaşasalarda düğün yada bir cenaze olmasa birbirlerini görmeyecekler
aynı şey şehirler içince geçerli çünkü şehirde yaşayan insanların geçim şartları zorlaşınca insanlar daha fazla çalışma ve iş için harcanan zamanında bu oranda artmasına neden oldu bu da insanlar arasına bir duvar ördü birde insanlar arasında sosyal farklılaşma girince zengin ve fakir ilişkileride arttı bu da akrabalık baglarının zayıflamasına neden oldu bu farklılaşma benim şahsi görüşüm olarak gitgide artacak diye düşünüyorum allah sonumuzu hayır etsin
Kızılırmaklı 29.11.2006, 15:50 Biz gençler düzenlenen gecelere düğünlere gitmek yerine zamanımızı başka türden şeylerle ilgilenerek öldürürsek; birlikde kalmaz, beraberlikde, akrabalıkda....
|
|