by@oktay
25.10.2006, 09:23
DERSİMLİ'YE MEKTUP
Hele bir düşünün eski günlerinizi. Bir suyunuz vardı. Bir dağınız ve bir de aileniz vardı. Sabahları koyunları dağlara, inekleri otlaklara yollardınız. Suyunuz vardı, buz gibiydi. Munzur Baba'nın suyuydu bu. Her gittiğinizde önce dua ederdiniz, sonra da avuç avuç içerdiniz. Kadınlar ayrı erkekler ayrı, Munzur Baba'nın göllerine girerdiniz. Böylece su sizi arıtırdı. Dağınızda ışkın, mantar, pancar ve sarımsak, yazınızda kekik, kenger, tırsık ve gızar olurdu. Hepsinin ayrı kokusu, ayrı rengi ve ayrı tadı vardı.
Sonra göç etmek zorunda kaldınız. İstanbul'a, Avrupa'ya ve daha bir çok yere gittiniz. Kiminiz tutunabildi oralarda. Ve çok çok azınız da bayağı para kazandı oralarda. Anlayacağınız onlar da patron oldu. Daha sonra göç ettikleri şehirlerde tutunamayanların bazıları topraklarına geri döndü. Bazıları yanında "İstanbullu zihniyetini" birlikte getirdi. Diğerleriniz de yaz tatilinde, okullar kapandıktan sonra yada yıllık izinlerinizde memleketinize şöyle geçerken bir uğradınız. Memleketinize geri döndüğünüzde ne kadar şaşırdınız değil mi? Doğduğunuz topraklar ne kadar ıssız, ne kadar sessiz ve ne kadar eskisi gibiydi? Aslında niye şaşırmıştınız ki. Siz sadece karnınızı doyurmak için göçmüştünüz büyük şehirlere. Kendi bulunduğunuz yerden baktığınızda ne kadar da masumdunuz! Siz ne topraklarınızın insansız ne de sessiz kalmasını istediniz. Ama ne yapalım ki kader buymuş ve kadere karşı gelinmezmiş.
Şimdi ara ara gidebileceğiniz bir Dersim de olmayabilir. Suyumuzun önüne barajları dikecekler. Patronlar şimdiden ellerini ovuşturarak Dersim'e bakıyorlar. Yok Dersim'de maden varmış yok Munzur boşuna akıyormuş yok ormanlar bize fazlaymış gibi kelamlar ederek toprağımıza, suyumuza ve göçten, kıyımdan bıkmış insanlarımıza göz dikiyorlar. 3-5 kişiyi de işe alarak köylülerin ağızlarına bal çalıyorlar. Para kasalarının kilidini açtılar anlayacağınız. Bizim içerken dualar ettiğimiz suyumuz yok artık. Munzur babamız ölmek üzere.
Suyumuz, toprağımız ve ormanlarımız gaspedilmek üzere. Bu yaz Dersimliler için farklı bir yaz olacak. Ya Munzur Baba'dan yana olacağız ya da topraklarımızı para, kâr ve sömürü yok edecek. Dersimliler'in sözü şimdi çok daha hayati!
XATİR Bİ TO...
MUNZUR HAYATTIR!
Hele bir düşünün eski günlerinizi. Bir suyunuz vardı. Bir dağınız ve bir de aileniz vardı. Sabahları koyunları dağlara, inekleri otlaklara yollardınız. Suyunuz vardı, buz gibiydi. Munzur Baba'nın suyuydu bu. Her gittiğinizde önce dua ederdiniz, sonra da avuç avuç içerdiniz. Kadınlar ayrı erkekler ayrı, Munzur Baba'nın göllerine girerdiniz. Böylece su sizi arıtırdı. Dağınızda ışkın, mantar, pancar ve sarımsak, yazınızda kekik, kenger, tırsık ve gızar olurdu. Hepsinin ayrı kokusu, ayrı rengi ve ayrı tadı vardı.
Sonra göç etmek zorunda kaldınız. İstanbul'a, Avrupa'ya ve daha bir çok yere gittiniz. Kiminiz tutunabildi oralarda. Ve çok çok azınız da bayağı para kazandı oralarda. Anlayacağınız onlar da patron oldu. Daha sonra göç ettikleri şehirlerde tutunamayanların bazıları topraklarına geri döndü. Bazıları yanında "İstanbullu zihniyetini" birlikte getirdi. Diğerleriniz de yaz tatilinde, okullar kapandıktan sonra yada yıllık izinlerinizde memleketinize şöyle geçerken bir uğradınız. Memleketinize geri döndüğünüzde ne kadar şaşırdınız değil mi? Doğduğunuz topraklar ne kadar ıssız, ne kadar sessiz ve ne kadar eskisi gibiydi? Aslında niye şaşırmıştınız ki. Siz sadece karnınızı doyurmak için göçmüştünüz büyük şehirlere. Kendi bulunduğunuz yerden baktığınızda ne kadar da masumdunuz! Siz ne topraklarınızın insansız ne de sessiz kalmasını istediniz. Ama ne yapalım ki kader buymuş ve kadere karşı gelinmezmiş.
Şimdi ara ara gidebileceğiniz bir Dersim de olmayabilir. Suyumuzun önüne barajları dikecekler. Patronlar şimdiden ellerini ovuşturarak Dersim'e bakıyorlar. Yok Dersim'de maden varmış yok Munzur boşuna akıyormuş yok ormanlar bize fazlaymış gibi kelamlar ederek toprağımıza, suyumuza ve göçten, kıyımdan bıkmış insanlarımıza göz dikiyorlar. 3-5 kişiyi de işe alarak köylülerin ağızlarına bal çalıyorlar. Para kasalarının kilidini açtılar anlayacağınız. Bizim içerken dualar ettiğimiz suyumuz yok artık. Munzur babamız ölmek üzere.
Suyumuz, toprağımız ve ormanlarımız gaspedilmek üzere. Bu yaz Dersimliler için farklı bir yaz olacak. Ya Munzur Baba'dan yana olacağız ya da topraklarımızı para, kâr ve sömürü yok edecek. Dersimliler'in sözü şimdi çok daha hayati!
XATİR Bİ TO...
MUNZUR HAYATTIR!