Orijinalini görmek için tıklayınız : Öğretimizdeki '' Tanrı Anlayışı '' . .


Şoreş
26.10.2006, 00:07
Merhaba canlar.
Alevilikte Tanrı Anlayışı bence birçok can tarafından yeterinde araştırılmıyor.
Aleviliğin en önemli özelliklerinden birisi, Tanrı Anlayışının Sünnilik ve Şialığa göre bir hayli farklı olmasıdır.

Elimde olan, İsmet Zeki Eyüboğlunun yazmış olduğu '' Tüm Yönleriyle Bektaşilik ( Alevilik ) adlı
Kitabı birçok konuda bana ışık olmuştur. Okuduğum bu kitaptaki bazı kesitleri sizlerle paylaşmak isterim...

Bu konuda yeterince bilgili olmayan canların muhakkak okuması gereken bölümler var...

Çünkü bizlere Sünni İslam Anlayışındaki Tanrı Anlayışı Empoze ediliyor ve bu bir Alevi olarak benim hoşuma gitmiyor.

Çünkü Asimilasyondur... .



Alevi/Bektaşi İnancında Tanrı Anlayışı.



Alevi/ Bektaşilikteki Tanrı Kavramı, İslam Dininin Tanrı Anlayışı ile yüzden değil, özden ayrılır.Sünnilikte Tanrı içinde İnsanında bulunduğu evreni, bütün öteki varlık türlerini yaratmış, onlara gidecekleri yolu göstermiş, İnsanı '' Kader '' denen kurumun buyruğu altına vermiştir.

İnsan bütün davranışlarında, eylemlerinde bu Kader'in çizdiği yoldadır, ondan ayrılamaz. ( Sünni Anlayış ).İslam'ın ana Kitabı olan Kur'anda ne varsa gerçektir, bir insan ondan başka yasa, yol gösterici, önder, önce yoktur.Kur'an'ın buyrukları, yargıları açıktır, kesindir.Tanrı Rab'tır, insan kuldur.İnsan davranışlarında, eylemlerinde bağımsız değildir, olmasına da gerek kalmamıştır, bütün yapılacak işleri Tanrı önceden bildirmiş, Kur'anla gösterip yaymıştır.


Alevi Bektaşi İnancında böyle bir Tanrı yoktur.
Bütün Alevi Bektaşiler Tanrının birliğine, yüceliğine, ululuğuna, İslam dinin bildirdiği yüce niteliklerine inanırlar.Ancak, yaratıldıktan sonra insanla ilişkisini kestiğine, yanlız buyuran bir varlık olarak kaldığına, insanları cehenneme, ateşe atacağına, kendi buyurduğu, yapılmasını istemediği eylemlerden dolayı insanı sorumlu tutacağına inanmazlar.

Tanrı, yaratıcı yüce bir varlık olarak, insandan büsbütün ayrı değildir.İnsanla sürekli bir bağlantı içindedir.İnsanın özündedir, gönlündedir.İnsan Tanrısal bir öz vardır.Nitekim Ruh, Can bu Tanrısal özden başka bir varlık değildir.




Yunus Emrenin;

Sensün bu gözümde gören sensün dilümde söyleyen
Sensün beni var eyleyen sensün hemin önden sona



İnsan varlığında gören, konuşan insanı yaratan, başlangıcı, sonu olmayan bir Tanrı vardır bu dizelere göre.İnsan ancak onunla görülür, konuşur.İnsan ile Tanrı eş varlık ortamındadır.Tanrı insanın uzağında, ötesinde değildir.İnsana kendi özünden daha yakındır, daha doğrusu;

Çün yakınsın benden bana görklü yüzün göster bana


Yunus Emrenin anladığı Tanrı, insanın özündedir.



Yunus Emre yok oldı Külli varı Hak oldı
Andan artuk nesne yok kalman güman içinde



İnsanın Tanrı varlığında ölümsüzlüğe ulaşıp geçicilikten sıyrılması bir anlamda Tanrı ile birleşmesi, özleşmesi demektir.Artık İnsan yok, Tanrı vardır, İnsan görünüş alanına çıkmış, elle tutulur, gözle görülür bir nitelik kazanmış Tanrısal bir özdür.


Said Emre Tanrıyı İnsanın özünde bulacağına, arada bir uzaklık bulunmadığına, Tanrı ile İnsan özdeşliğine inanır:

Her dem bile danışup anı kandedür dirsün
Uyanık sanma seni yavlak katu uyursun

diyor.Tanrıyı kendi dışında aramış, bütün gün onunla konuşur, söyleşirsin, biraz kendine gel, Tanrı nerdedir deme, uyanık geçiniyorsun, oysa derin uykudasın, Tanrı sendedir.



Ey Yemini çün kelamullah-ı natıkdır sözün
Görmeyen ayn el-yakın bu yolda sarraf olmadı.

Yemini İnsanın dile gelen, konuşan bir Tanrı sözü olduğunu söylerken İnsan ile Tanrı yakınlığını, öz birliğini dile getiriyor.



Suret-i ademde kendin gördü pinhan eyledi
Yeryüzüne geldi ismin Şahi Merdan eyledi.

Önce insan kılığına girdi, kendini gizledi, sonra yeryüzüne gelerek Ali adını aldı, diyen Kanberi, Tanrının insan kılığına girerek gizlendiğini, sonra Alinin varlığında yeryüzünde görünüş alanına çıktığını açıklıyor.

müttaki
26.10.2006, 00:33
soreş Can... :) Çok güzel bulup ortaya Çıkarmışsın.... Herkes kendi gönlünde olanı görür derler.. ama Yaşamak her zaman farklıdır... İsmet Zeki Eyüboğlu kimdir bilmem yaşamışmı bunları... ama soreş yaşayabilir Yunus gibi... :)

Hakikatte Allahtan Başka Varlık olmadığından Her Fiilde Allahın Fiilidir.... Bu bilindimi Kaderde anlaşılır herkes Kendi kaderini kendi yazar ama kendisi kimdir .... :)

Peygamber Efendimizde bunları anlatmış anlatmış kimse anlamamış... madem anlamıyonuz alın size Şekli... durmadan yapın yapmazsanız yandınız taki anlayana kadar

hakikatte İmam ResülAllahtır... cemaatte Resüle tabi olanlardır... o yüzden Cemaat Namazı makbuldür... orada kılınan namaz Şekildir ve hiçbir zaman şekil Hakikat değildir.. ne imam Resüldür ne de cemaat cemaattir... ama bunu anlayana kadar yapın..illa yapın :D sünni İslam budur.... ve sünnilikte ki her fiili şeklin Hakikati vardır.. şeriat emzik hakikat meme.. emzikten bişey geldiği yok ama ağlayanları susturuyor memeden ise doyuruyor acıkanları

kısaca Hak Sensin Biziz ama sen ben değiliz... Her Fiilimiz O'nun fiili... Ben mi yarattım bu yazıları Yunusmu söyledi aşkını..

Hz. Aliye sorarlar ya Ali Hakkı Nasıl bildin Hakkı Hak ile bildim... Allahta kendini Yunustaki kendisinden bildi... Soreşteki kendisinden bildi... kiminden Aydınlığını kiminden karanlığını Herşey O..Herşey O'nun... ve Herşey kendisinden kendisine

Şoreş
26.10.2006, 00:38
Yaşamaya çalışıyorum abican...



Hakkı Uzaklarda arayanlara...

Hak benim, Hak Alidir, Hak Muhammeddir..

Hayberin kapısın yıkan Ali benim
Putları yıkan Muhammed de benim
Kerbelada Yezide baş kaldıran Hüseyin benim
Ben sendeyim, sen bendensin.

Kırmızı kırmızı açan goncalar benim
Yayladaki dağ çiçekleride benim
Susadığında içtiğin suda benim
Ben sendeyim, sen bendensin

Kızıldenizi yaran Musa benim
Çarmıha gerilen İsada benim
Yakup'un Yusufuda benim
Ben sendeyim, sen bendensin

( Soreş )

Şoreş
26.10.2006, 00:48
soreş Can... :) Çok güzel bulup ortaya Çıkarmışsın.... Herkes kendi gönlünde olanı görür derler.. ama Yaşamak her zaman farklıdır... İsmet Zeki Eyüboğlu kimdir bilmem yaşamışmı bunları... ama soreş yaşayabilir Yunus gibi... :)

Hakikatte Allahtan Başka Varlık olmadığından Her Fiilde Allahın Fiilidir.... Bu bilindimi Kaderde anlaşılır herkes Kendi kaderini kendi yazar ama kendisi kimdir .... :)

Peygamber Efendimizde bunları anlatmış anlatmış kimse anlamamış... madem anlamıyonuz alın size Şekli... durmadan yapın yapmazsanız yandınız taki anlayana kadar

hakikatte İmam ResülAllahtır... cemaatte Resüle tabi olanlardır... o yüzden Cemaat Namazı makbuldür... orada kılınan namaz Şekildir ve hiçbir zaman şekil Hakikat değildir.. ne imam Resüldür ne de cemaat cemaattir... ama bunu anlayana kadar yapın..illa yapın :D sünni İslam budur.... ve sünnilikte ki her fiili şeklin Hakikati vardır.. şeriat emzik hakikat meme.. emzikten bişey geldiği yok ama ağlayanları susturuyor memeden ise doyuruyor acıkanları

kısaca Hak Sensin Biziz ama sen ben değiliz... Her Fiilimiz O'nun fiili... Ben mi yarattım bu yazıları Yunusmu söyledi aşkını..

Hz. Aliye sorarlar ya Ali Hakkı Nasıl bildin Hakkı Hak ile bildim... Allahta kendini Yunustaki kendisinden bildi... Soreşteki kendisinden bildi... kiminden Aydınlığını kiminden karanlığını Herşey O..Herşey O'nun... ve Herşey kendisinden kendisine



İsmet Zeki Eyüboğlunun fikirleri gerçekten çok güzelmiş... Aleviliği çok güzel anlatmış..

Aleviliğin güzelliklerini ve temellerini ve kökeni hakkında çok güzel bilgiler vermiş..

Anadolu kökenli olduğunu ve ilk çağ inançlarından izler taşıdığını anlatmış..

İyiki böyle bir kitabı okuma fırsatım oldu.Fikirlerimin oturmasına yardımcı oldu gerçekten.

müttaki
26.10.2006, 00:51
Kuranda öyle bir ayet var... öncekilerin Yaşadıklarını yaşamadan cennete gireceğinizi mi sandınız :) Adem olmadan Ademe iman edilmez... ibrahim olunmadan Tevhid olunmaz...Musa olmadan Ben diyen Firavun Sularda boğulmaz...yakup olmadan yusuf için göz yaşları dökülmaz.. Meryem olmadan İsa doğrurulmaz..... Muhammed olmadan Huzurdan selam alınmaz... Muhammedi sen ben bilemeyiz Muhammed olan bilir... bildiğine iman edip yaşar... :)

say bakem imanın şartlarını... Allaha,peygamberlere, maleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, hayır ve şerrin Allahtan olduğuna inanmak.... Gördünmü Kendinde bunları yoooo... bu şeytan işi... gördünmü şeytanı sen kendinde... yooo... :)

Alem İnsanda dürülüdür ama biz bilmeyiz... Kendimizi bildik mi Allahıda biliriz Allahın varlığında Kat Kat Duran Peygamberlerini de her Katta ki Meleklerini de Katlardan gafil bayrağın dışında dolaşan İkrarsızları da... Bayrağı Fark etmiş altına girmeye çalışan Cinleri de... Peygamberlere verilmiş Kitabıda....

ve Hayrın şerrin hep Senden sana olduğuna....

essnipes
26.10.2006, 00:53
Alevi Bektaşi İnancında böyle bir Tanrı yoktur.
Bütün Alevi Bektaşiler Tanrının birliğine, yüceliğine, ululuğuna, İslam dinin bildirdiği yüce niteliklerine inanırlar.Ancak, yaratıldıktan sonra insanla ilişkisini kestiğine, yanlız buyuran bir varlık olarak kaldığına, insanları cehenneme, ateşe atacağına, kendi buyurduğu, yapılmasını istemediği eylemlerden dolayı insanı sorumlu tutacağına inanmazlar.
Bu turden kitaplar ve yazılar çok var ama benim şahsi kanaatim ki bu gece bunu 3 veya 4 cü kez yamış olucam;alevilik,herşeyiyle islamiyetin içindedir(sunni olduğumu düşüneceksiniz ama ben aleviyim).Gerisi sadece bir üstünlük bir farklılık gostermek için bir kaç süsleme.Ancak bu solenen farklılıkların haklı olduğu taraf aleviliğin islami light bir sentezle yaşandığıdır.

Şoreş
26.10.2006, 01:02
Bu turden kitaplar ve yazılar çok var ama benim şahsi kanaatim ki bu gece bunu 3 veya 4 cü kez yamış olucam;alevilik,herşeyiyle islamiyetin içindedir(sunni olduğumu düşüneceksiniz ama ben aleviyim).Gerisi sadece bir üstünlük bir farklılık gostermek için bir kaç süsleme.Ancak bu solenen farklılıkların haklı olduğu taraf aleviliğin islami light bir sentezle yaşandığıdır.

Aleviliğin Tanrı anlayışı odur..
Alevilik o Tanrı anlayışından asla ayrılamaz...

Sünni Anlayışı ile Alevi Anlayışı farklı..

Onlar Tanrıyı uzaklarda arıyorlar...

'' Aman sus, Allah çarpar / Allah yakar / Türban takmayanların saçları yanacak

Allah baba cehenneme atacak seni / Kaderimiz yazılmış, düzeltemeyiz ''

Bunlar Sünni İslam'ın ürünleridir..

Alevilikte bunlara yer yoktur.

Tanrı insanın özündedir, İnsan Tanrının görünüş alanına çıkmış halidir..

essnipes
26.10.2006, 01:13
Sünni Anlayışı ile Alevi Anlayışı farklı..

Onlar Tanrıyı uzaklarda arıyorlar...

'' Aman sus, Allah çarpar / Allah yakar / Türban takmayanların saçları yanacak

Allah baba cehenneme atacak seni / Kaderimiz yazılmış, düzeltemeyiz ''

Bunlar Sünni İslam'ın ürünleridir..

Alevilikte bunlara yer yoktur.

Tanrı insanın özündedir, İnsan Tanrının görünüş alanına çıkmış halidir..

Din öncelikle insanı doğruya iyiye ulaştırma gayesinde metodlar bütünüdür.butun inanişlarin genelinde altinda şekilcilik yatmayan dini ibadetlerin yada yapilmasi onerilen hareketlerin arkasinda iyi ahlak, dogruluk, erdem gibi şeyleri insanlara kazandirma cabasi yatmaktadir.Metafizik;düş gücü ve akıl yürütme ile erişilen gerçeklerin,küçük bir ölçüde de olsa,duyu organlarıyla algılanan gerçekler tarafından etkilenmelerine izin verme.
çevredeki olayların açıklanmaları için tanrı düşüncesi ile ruhlar gibi,doğanın genel eğilimleri gibi,çok iyi tanımlanamayan bazı güçleri anlatmadır.Soyut bir kavramdan bahsettiğimiz için sunni bir algılayış ile alevi bir anlayış hatta hristiyan bir anlayışın farklılığını goremiyorum.Sunni inancında tanrıyı uzakta ararken ona somut bir biçim vermiyor oda tıpkı tüm dinlerde olduğu gibi soyut bir kavram.Farklılık nedir?

Şoreş
26.10.2006, 01:20
Kuranda öyle bir ayet var... öncekilerin Yaşadıklarını yaşamadan cennete gireceğinizi mi sandınız :) Adem olmadan Ademe iman edilmez... ibrahim olunmadan Tevhid olunmaz...Musa olmadan Ben diyen Firavun Sularda boğulmaz...yakup olmadan yusuf için göz yaşları dökülmaz.. Meryem olmadan İsa doğrurulmaz..... Muhammed olmadan Huzurdan selam alınmaz... Muhammedi sen ben bilemeyiz Muhammed olan bilir... bildiğine iman edip yaşar... :)

say bakem imanın şartlarını... Allaha,peygamberlere, maleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, hayır ve şerrin Allahtan olduğuna inanmak.... Gördünmü Kendinde bunları yoooo... bu şeytan işi... gördünmü şeytanı sen kendinde... yooo... :)

Alem İnsanda dürülüdür ama biz bilmeyiz... Kendimizi bildik mi Allahıda biliriz Allahın varlığında Kat Kat Duran Peygamberlerini de her Katta ki Meleklerini de Katlardan gafil bayrağın dışında dolaşan İkrarsızları da... Bayrağı Fark etmiş altına girmeye çalışan Cinleri de... Peygamberlere verilmiş Kitabıda....

ve Hayrın şerrin hep Senden sana olduğuna....


İnancımı bildim bileli mantığımı almadı bizden ayrı bir Tanrı Anlayışı.

Mantıksız geldi..

Diyorlar ki;

''Tanrı insanı yarattı, kaderini yazdı, yeryüzüne gönderdi.Herşey Allahtan, kaderini değiştiremezsin ''

Şimdi ben bu düşünceye asla katılmam :)

Allah bizim özümüzde, Allah Muhammed, Allah Ali oldu.
Mevlana oldu, Hacı Bektaş Veli oldu.
Kızıl denizi yaran Musada oydu
Çarmıha gerilen İsada.
Kuyuya atılan Yusufta oydu
Dersimdeki Düzgün Babada... :wink:

Şoreş
26.10.2006, 01:26
Din öncelikle insanı doğruya iyiye ulaştırma gayesinde metodlar bütünüdür.butun inanişlarin genelinde altinda şekilcilik yatmayan dini ibadetlerin yada yapilmasi onerilen hareketlerin arkasinda iyi ahlak, dogruluk, erdem gibi şeyleri insanlara kazandirma cabasi yatmaktadir.Metafizik;düş gücü ve akıl yürütme ile erişilen gerçeklerin,küçük bir ölçüde de olsa,duyu organlarıyla algılanan gerçekler tarafından etkilenmelerine izin verme.
çevredeki olayların açıklanmaları için tanrı düşüncesi ile ruhlar gibi,doğanın genel eğilimleri gibi,çok iyi tanımlanamayan bazı güçleri anlatmadır.Soyut bir kavramdan bahsettiğimiz için sunni bir algılayış ile alevi bir anlayış hatta hristiyan bir anlayışın farklılığını goremiyorum.Sunni inancında tanrıyı uzakta ararken ona somut bir biçim vermiyor oda tıpkı tüm dinlerde olduğu gibi soyut bir kavram.Farklılık nedir?


Çok fark var...
Onların bakışı ile bizim bakışımız farklı..

Ha sen Sünni gibi düşünüyorsan bu yorumların normaldir..Çünkü hiç Alevi gibi inanmamışsın.

Bakın üstü kapalı, Sünniliğin Resmi Mezhep olduğu:yamukgul: bir ülkede yaşıyoruz...

Alevi olan Alevi gibi inanır..

Onlara göre Tanrı İnsandan bağımsız, elinde sopası olan, insanı yakan yıkan, ateşlere atan bir varlık..

Bence konunun içeriğini okumamışsınız..Çünkü kesitler birçok şeyi gayet güzel açıklıyor. Saygılar.

essnipes
26.10.2006, 01:41
Çok fark var...
Onların bakışı ile bizim bakışımız farklı..

Ha sen Sünni gibi düşünüyorsan bu yorumların normaldir..Çünkü hiç Alevi gibi inanmamışsın.

Bakın üstü kapalı, Sünniliğin Resmi Mezhep olduğu:yamukgul: bir ülkede yaşıyoruz...

Alevi olan Alevi gibi inanır..

Onlara göre Tanrı İnsandan bağımsız, elinde sopası olan, insanı yakan yıkan, ateşlere atan bir varlık..

Bence konunun içeriğini okumamışsınız..Çünkü kesitler birçok şeyi gayet güzel açıklıyor. Saygılar.

Öncelikle ne alevi gibi nede sunni gibi inanmaya ihtiyacım yok tamda nietzschenin soylediği yerdeyim...Tanrı çoktan öldü...
Her sunni elinde sopa olan allahı yaşamaz.Ve sanki bir üstünlük çabası içindesin.Az once dinin ne için yaşanması gerekliliğiyle ilgili bir yazıyazdım.Lutfen tekrar oku.Ayrıca alevilikte de vardır cennet ve cehennem yani bir ceza ve cezalandırma.Aleviliği tanınmadığından şikayetçiyiz ama onlarıda tanımak gerekiyor.Buda sağlıklı düşünebilmek için;ötesi yok.
Ve kesitlerin açıkladığı gerçeklerden ne olur benide haberdar et!

Şoreş
26.10.2006, 01:43
Öncelikle ne alevi gibi nede sunni gibi inanmaya ihtiyacım yok tamda nietzschenin soylediği yerdeyim...Tanrı çoktan öldü...
Her sunni elinde sopa olan allahı yaşamaz.Ve sanki bir üstünlük çabası içindesin.Az once dinin ne için yaşanması gerekliliğiyle ilgili bir yazıyazdım.Lutfen tekrar oku.Ayrıca alevilikte de vardır cennet ve cehennem yani bir ceza ve cezalandırma.Aleviliği tanınmadığından şikayetçiyiz ama onlarıda tanımak gerekiyor.Buda sağlıklı düşünebilmek için;ötesi yok.
Ve kesitlerin açıkladığı gerçeklerden ne olur benide haberdar et!



Görüşlerine saygı duyarım.
Ben Alevilikte temel olanı sundum.
Kabul eden eder, etmeyen etmez..

Saygılar.:wink:

essnipes
26.10.2006, 01:49
Görüşlerine saygı duyarım.
Ben Alevilikte temel olanı sundum.
Kabul eden eder, etmeyen etmez..

Saygılar.:wink:
Anladım.İnandığım doğru bulduğum şeyleri soyledim;yada buna çalıştım.Bunları (sizde) kabul eder veya etmezsiniz;seçme özgürlüğüne sahipsiniz pekala,kısıtlayamam.Benim doğrularım ve sizinkiler uyuşmayabilir;bu gayet makul.
Saygılarımla.

MeRaLiNa
26.10.2006, 01:57
gercektende önemli bir konuya deginmissin Sores Can

bu asimilasyonun Aleviligin özünü kaybetmesindeki ilk adim bence
hersey Allah korkusu, Cehenneme gitme korkusuyla basliyor
birde öyle seyler uyduruyorlarki Cehennemle, Kabir azabiyla ilgili, Ailesinden bilmeyen, arastirmayan asimile olmaya basliyor, cünki anlattiklari sartlari, bes vakit namazi yapmazsan yok sen söyle yanacaksin, kaynar kazanlarda kaynayacaksin palavralariyla...

kücükken Istanbulda komsularimizin kizlariyla oynuyorduk, onlar kapalilardi, ben ise normal kiz cocuklarinin giyindikleri mini eteklerle, bana basladilar anlatmaya, ilk önce kizgin kazana girip kaynayacaksin, sonra soguk suya girip aci cekeceksin... bende korktum tabiki, bir kac gün uzun kapali eteklerle gezdim :)))

bizim Tanri anlayisimiz farkli, biz korkmuyoruz seviyoruz :))
Tanrinin insanda olduna inandigimizi söyledigimizde hemen dar kafalilar kafirlikle suclarlar

"her ne ararsan kendinde ara, Hacda Mekke'de Kudüste degil"
yada

"Aynayi tuttum yüzüne, Ali göründü yüzüme"

Nesimi bunlari savundugu icin derisini yüzdüler... oysaki Yunus Emrenin sözlerini anlamadan sadece öylesine dinledikleri isbatli :)))

böyle dar kafa yapisinda, koyun sürüsü misali haraket edildiginden kendi Allaha ibadetlerindede aslinda celiskiler var örnegin:

Namaz kilarken yüzün nereye cevirilmesi gerektigi söylenmiyor net bir sekilde:

Hayır ve iyilik yüzlerinizi doğu veya batı yönüne çevirmeniz değildir. İman ve dindarlık Tanrıya, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanmakla olur/Kuran 2,177

nereye dönerseniz dönün Tanrinin o Tarafta oldugunu söylüyor:

Doğu da Allahındır, batı da. Nereye dönerseniz Allahın yüzü oradadır, rıza gösterir/Kuran 2,115

Bu ayetler cok önemli bence, bize madem Islamsiniz o zaman ne diye bunu bunu yapmiyorsunuz, Islamin sartlari belli dediklerinde en azindan kendi kaynaklariyla cevap verilebilir, bunu o sig mantiklari ne kadar alir orasi baska bir soru :p

Şoreş
26.10.2006, 02:13
gercektende önemli bir konuya deginmissin Sores Can

bu asimilasyonun Aleviligin özünü kaybetmesindeki ilk adim bence
hersey Allah korkusu, Cehenneme gitme korkusuyla basliyor
birde öyle seyler uyduruyorlarki Cehennemle, Kabir azabiyla ilgili, Ailesinden bilmeyen, arastirmayan asimile olmaya basliyor, cünki anlattiklari sartlari, bes vakit namazi yapmazsan yok sen söyle yanacaksin, kaynar kazanlarda kaynayacaksin palavralariyla...

kücükken Istanbulda komsularimizin kizlariyla oynuyorduk, onlar kapalilardi, ben ise normal kiz cocuklarinin giyindikleri mini eteklerle, bana basladilar anlatmaya, ilk önce kizgin kazana girip kaynayacaksin, sonra soguk suya girip aci cekeceksin... bende korktum tabiki, bir kac gün uzun kapali eteklerle gezdim :)))

bizim Tanri anlayisimiz farkli, biz korkmuyoruz seviyoruz :))
Tanrinin insanda olduna inandigimizi söyledigimizde hemen dar kafalilar kafirlikle suclarlar

"her ne ararsan kendinde ara, Hacda Mekke'de Kudüste degil"
yada

"Aynayi tuttum yüzüne, Ali göründü yüzüme"

Nesimi bunlari savundugu icin derisini yüzdüler... oysaki Yunus Emrenin sözlerini anlamadan sadece öylesine dinledikleri isbatli :)))

böyle dar kafa yapisinda, koyun sürüsü misali haraket edildiginden kendi Allaha ibadetlerindede aslinda celiskiler var örnegin:

Namaz kilarken yüzün nereye cevirilmesi gerektigi söylenmiyor net bir sekilde:

Hayır ve iyilik yüzlerinizi doğu veya batı yönüne çevirmeniz değildir. İman ve dindarlık Tanrıya, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanmakla olur/Kuran 2,177

nereye dönerseniz dönün Tanrinin o Tarafta oldugunu söylüyor:

Doğu da Allahındır, batı da. Nereye dönerseniz Allahın yüzü oradadır, rıza gösterir/Kuran 2,115

Bu ayetler cok önemli bence, bize madem Islamsiniz o zaman ne diye bunu bunu yapmiyorsunuz, Islamin sartlari belli dediklerinde en azindan kendi kaynaklariyla cevap verilebilir, bunu o sig mantiklari ne kadar alir orasi baska bir soru :p


Çok sevdiğim bir ablam aynen şöyle söylemişti;

'' Bir Çiçeğe bakar, dua ederim ''.....

Herşeyi anlatıyor bence..

MeRaLiNa
26.10.2006, 02:16
Çok sevdiğim bir ablam aynen şöyle söylemişti;

'' Bir Çiçeğe bakar, dua ederim ''.....

Herşeyi anlatıyor bence..

Masallah abilerden ablalardan gecilmiyor sende :)))))

Nesimi
26.10.2006, 03:01
Bu fikirler Hallac-ı Mansur, Şeyh Bedrettin gibi önderlerin fikirleriyle çok daha güzel anlatılır. Aleviliğin tanrı Anlayışı panteist bir şekildedir. ve bu teolojik panteizm olarakda adlandırılabilir.

Teolojik Panteizm: Felsefî anlamda asıl Panteizm budur. Evrende tek realite Tanrı’dır. Diğer bütün varlıklar, evren, dünya, tabiat, insan, ruhlar vs. her şey Tanrı’nın varlığında oluşmuştur. Hiçbir şey onun dışında değildir, her şey odur.
Bruno, Boehme, Spinoza gibi filozofların ileri sürdüğü Tek-ilkeci (monist) Panteist görüş, giderek Tasavvuf içinde de benimsenmiştir. Tasavvuf düşüncesi de özünde bir panteist anlam taşımaktadır. Anadolu mutasavvıflarından Hallac-ı Mansur ve Mevlâna bu düşüncededir.

Esasında bu modern olarak Panteizm olarak adlandırılan felsefi akımı Alevi düşünürleri çok daha eski zamanlarda çözmüşler. Aleviliğin hümanist yanı burdan geliyor. Gerçekden bu sonuçlara ulaştıkça ve Aleviliğin asimile edilen yanlarını sundukça ve öğrendikçe çok daha mutlu oluyorum Alevi kimliği taşıdığım için. Bize kalan ise bu düşünceleri tekrar hayata geçirebilmek. Aleviliği islam içinde bir mezhep statüsünden gerçek yerine taşıyabilmek, gerçek yeride tabiki İslam üstü ve tüm dinleri kapsayan yanıdır, Şaman, Zerdüşt, Batıni ve Panteist yönüde bunun bir parçası.

Balta
26.10.2006, 06:49
Soreş güzel bir konuya Alevi/Bektaşi felsefesini yansıtmış ama zaten bu düşünce sadece yazarla sınırlı değildir yazar derlemiştir.

Başka bir yerde kısmen ve tamamıda içinde olan bir yazıyı daha detaylı paylaşmıştım. Yazıya ek olması bakımından buraya kopyalamak yerine topiğin linkini vermek isterim ilginene arkadaşlar bu yazıya ek olarak ordan okuyabilrler.

http://www.aleviforum.com/showpost.php?p=262991&postcount=123

Emeğine sağlık Soreş, Yolun daim olsun.

Hayal@
26.10.2006, 09:27
Tanrı, yaratıcı yüce bir varlık olarak, insandan büsbütün ayrı değildir.İnsanla sürekli bir bağlantı içindedir.İnsanın özündedir, gönlündedir.İnsan Tanrısal bir öz vardır.Nitekim Ruh, Can bu Tanrısal özden başka bir varlık değildir.


aslına bakarsan sunniikte de bu vardır.. geçen gün bir ortamda bu muhabbet geçmişti..kuranda yazıyormuş (üzülerek söylüyorum ki kuranı okumadım..kuranı okumanın aleviliği daha iyi savunabilmek için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum) hangi ayet bilmiyorum ama şöyle bişiymiş.. ben sizin yarınızı çamurdan yarınızı ise kendi ruhumdan yarattım.. yani ben sizin içinizdeyim..ben alemdeki tüm insanlara ruhumdan bir parça verdim...

üzüldüğüm tek nokta bu cümleyi düşünmekten korkmaları.. çünkü düşündükleri zaman bizim dediğimize gelicekler.."dinde doğmatik bir inanış vardır..sorgulanmaz.. akıl inancın içine girerse inançtan uzaklaşılır.. onu gönlünle görüceksin.." bu cümlelerin etrafında dönüp dolanıyorlar..
sırf inancımı gönlümle ve "aklımla" yaşayabildiğim için alevi olmaktan gurur duyuyorum..

güzel paylaşımdı soreş..tavsiye ettiğin kitabı aklımda bir köşeye yazdım..

Zahir
26.10.2006, 09:41
hangi ayet bilmiyorum ama şöyle bişiymiş.. ben sizin yarınızı çamurdan yarınızı ise kendi ruhumdan yarattım.. yani ben sizin içinizdeyim..ben alemdeki tüm insanlara ruhumdan bir parça verdim...




Hicr 29. Ayet
"Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın," demişti.


Ruh kelimesinin geleneksel anlamı Kurandaki anlamı ile pek uyuşmaz. Kuran ayetlerini incelediğimizde ruhun " vahi, bilgi ve emir" olduğunu görürüz. Allahı kavrayamadağınız gibi onun ruhunuda kavrayamassınız. Evet Allah bize şahdamarımızdan daha yakındır. Bunun yanında Allah bize Kuranda " Yaradan Yaradamayan gibi olurmu? " diye sorarak düşünmemizi ister.

O halde hep beraber düşünelim. Bize kendi ruhundan üfleyen, kendi sureti üzerine yaradan adı Allah olan varlık neden Yaradan Yaradamayan gibi olmaz der???

Şoreş
26.10.2006, 13:00
aslına bakarsan sunniikte de bu vardır.. geçen gün bir ortamda bu muhabbet geçmişti..kuranda yazıyormuş (üzülerek söylüyorum ki kuranı okumadım..kuranı okumanın aleviliği daha iyi savunabilmek için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum) hangi ayet bilmiyorum ama şöyle bişiymiş.. ben sizin yarınızı çamurdan yarınızı ise kendi ruhumdan yarattım.. yani ben sizin içinizdeyim..ben alemdeki tüm insanlara ruhumdan bir parça verdim...

üzüldüğüm tek nokta bu cümleyi düşünmekten korkmaları.. çünkü düşündükleri zaman bizim dediğimize gelicekler.."dinde doğmatik bir inanış vardır..sorgulanmaz.. akıl inancın içine girerse inançtan uzaklaşılır.. onu gönlünle görüceksin.." bu cümlelerin etrafında dönüp dolanıyorlar..
sırf inancımı gönlümle ve "aklımla" yaşayabildiğim için alevi olmaktan gurur duyuyorum..

güzel paylaşımdı soreş..tavsiye ettiğin kitabı aklımda bir köşeye yazdım..


Selam can..
Kitap baya eski, bulmakta zorlanabilirsin:sad:
1980de yazılmış sanırım..
Kitapçılara bakmanı öneririm, gerçekten çok güzel konulara değinmiş...

karaormanlioglu
26.10.2006, 17:33
Merhaba canlar.
Alevilikte Tanrı Anlayışı bence birçok can tarafından yeterinde araştırılmıyor.
Aleviliğin en önemli özelliklerinden birisi, Tanrı Anlayışının Sünnilik ve Şialığa göre bir hayli farklı olmasıdır.

Elimde olan, İsmet Zeki Eyüboğlunun yazmış olduğu '' Tüm Yönleriyle Bektaşilik ( Alevilik ) adlı
Kitabı birçok konuda bana ışık olmuştur. Okuduğum bu kitaptaki bazı kesitleri sizlerle paylaşmak isterim...

Bu konuda yeterince bilgili olmayan canların muhakkak okuması gereken bölümler var...

Çünkü bizlere Sünni İslam Anlayışındaki Tanrı Anlayışı Empoze ediliyor ve bu bir Alevi olarak benim hoşuma gitmiyor.

Çünkü Asimilasyondur... .



Alevi/Bektaşi İnancında Tanrı Anlayışı.



Alevi/ Bektaşilikteki Tanrı Kavramı, İslam Dininin Tanrı Anlayışı ile yüzden değil, özden ayrılır.Sünnilikte Tanrı içinde İnsanında bulunduğu evreni, bütün öteki varlık türlerini yaratmış, onlara gidecekleri yolu göstermiş, İnsanı '' Kader '' denen kurumun buyruğu altına vermiştir.

İnsan bütün davranışlarında, eylemlerinde bu Kader'in çizdiği yoldadır, ondan ayrılamaz. ( Sünni Anlayış ).İslam'ın ana Kitabı olan Kur'anda ne varsa gerçektir, bir insan ondan başka yasa, yol gösterici, önder, önce yoktur.Kur'an'ın buyrukları, yargıları açıktır, kesindir.Tanrı Rab'tır, insan kuldur.İnsan davranışlarında, eylemlerinde bağımsız değildir, olmasına da gerek kalmamıştır, bütün yapılacak işleri Tanrı önceden bildirmiş, Kur'anla gösterip yaymıştır.


Alevi Bektaşi İnancında böyle bir Tanrı yoktur.
Bütün Alevi Bektaşiler Tanrının birliğine, yüceliğine, ululuğuna, İslam dinin bildirdiği yüce niteliklerine inanırlar.Ancak, yaratıldıktan sonra insanla ilişkisini kestiğine, yanlız buyuran bir varlık olarak kaldığına, insanları cehenneme, ateşe atacağına, kendi buyurduğu, yapılmasını istemediği eylemlerden dolayı insanı sorumlu tutacağına inanmazlar.

Tanrı, yaratıcı yüce bir varlık olarak, insandan büsbütün ayrı değildir.İnsanla sürekli bir bağlantı içindedir.İnsanın özündedir, gönlündedir.İnsan Tanrısal bir öz vardır.Nitekim Ruh, Can bu Tanrısal özden başka bir varlık değildir.




Yunus Emrenin;

Sensün bu gözümde gören sensün dilümde söyleyen
Sensün beni var eyleyen sensün hemin önden sona



İnsan varlığında gören, konuşan insanı yaratan, başlangıcı, sonu olmayan bir Tanrı vardır bu dizelere göre.İnsan ancak onunla görülür, konuşur.İnsan ile Tanrı eş varlık ortamındadır.Tanrı insanın uzağında, ötesinde değildir.İnsana kendi özünden daha yakındır, daha doğrusu;

Çün yakınsın benden bana görklü yüzün göster bana


Yunus Emrenin anladığı Tanrı, insanın özündedir.



Yunus Emre yok oldı Külli varı Hak oldı
Andan artuk nesne yok kalman güman içinde



İnsanın Tanrı varlığında ölümsüzlüğe ulaşıp geçicilikten sıyrılması bir anlamda Tanrı ile birleşmesi, özleşmesi demektir.Artık İnsan yok, Tanrı vardır, İnsan görünüş alanına çıkmış, elle tutulur, gözle görülür bir nitelik kazanmış Tanrısal bir özdür.


Said Emre Tanrıyı İnsanın özünde bulacağına, arada bir uzaklık bulunmadığına, Tanrı ile İnsan özdeşliğine inanır:

Her dem bile danışup anı kandedür dirsün
Uyanık sanma seni yavlak katu uyursun

diyor.Tanrıyı kendi dışında aramış, bütün gün onunla konuşur, söyleşirsin, biraz kendine gel, Tanrı nerdedir deme, uyanık geçiniyorsun, oysa derin uykudasın, Tanrı sendedir.



Ey Yemini çün kelamullah-ı natıkdır sözün
Görmeyen ayn el-yakın bu yolda sarraf olmadı.

Yemini İnsanın dile gelen, konuşan bir Tanrı sözü olduğunu söylerken İnsan ile Tanrı yakınlığını, öz birliğini dile getiriyor.



Suret-i ademde kendin gördü pinhan eyledi
Yeryüzüne geldi ismin Şahi Merdan eyledi.

Önce insan kılığına girdi, kendini gizledi, sonra yeryüzüne gelerek Ali adını aldı, diyen Kanberi, Tanrının insan kılığına girerek gizlendiğini, sonra Alinin varlığında yeryüzünde görünüş alanına çıktığını açıklıyor.

:thumbup1: cok tesekkurler nihayet evet nihayet aklımdaki sorunun cevabını buldum demek tanrı insan insan da esasen zaten allah vaybe ,, bende uzunzamandır kendimi tanrıgibi hissediyorum acaba neden diye dusunup duruyordum , yahu desene biz boşu boşuna ac kalıpduruyoruz, ozaman kuran da tamamen insanların dahadogrusu o donemde yasayan yoneticilerin insanları kolelestirmek uzere yazılmıs birşey ; yahu zaten boylebir kitap yaratılıcak olsaydı , olecegini bile hisseden peygamber bukitabı toplatıp cogaltma işine girişmezmiydi, **** yıllardır boşuboşuna kendimizi yıpratmışız; git arapca sozler oyren, ibadet edecem diye, işini gucunu bırak namaz mıdırnedir onukul, buda yetmiyormuş gibi 30 gun boyunca ackal, **** nukitabı kim yazdıysa bayagı pisikopatmış resmen 1 000 000 000 insanı 30 gun boyunca ac bırakıyor. inanılır gibi degil ve bu mal insanlar kendi iclerinde oldugu halde bide sagda solda adını allah koydukları bir yaratıcı arıyor vaybe.:thumbup1:

Balta
26.10.2006, 17:41
:thumbup1: cok tesekkurler nihayet evet nihayet aklımdaki sorunun cevabını buldum demek tanrı insan insan da esasen zaten allah vaybe ,, bende uzunzamandır kendimi tanrıgibi hissediyorum acaba neden diye dusunup duruyordum , yahu desene biz boşu boşuna ac kalıpduruyoruz, ozaman kuran da tamamen insanların dahadogrusu o donemde yasayan yoneticilerin insanları kolelestirmek uzere yazılmıs birşey ; yahu zaten boylebir kitap yaratılıcak olsaydı , olecegini bile hisseden peygamber bukitabı toplatıp cogaltma işine girişmezmiydi, **** yıllardır boşuboşuna kendimizi yıpratmışız; git arapca sozler oyren, ibadet edecem diye, işini gucunu bırak namaz mıdırnedir onukul, buda yetmiyormuş gibi 30 gun boyunca ackal, **** nukitabı kim yazdıysa bayagı pisikopatmış resmen 1 000 000 000 insanı 30 gun boyunca ac bırakıyor. inanılır gibi degil ve bu mal insanlar kendi iclerinde oldugu halde bide sagda solda adını allah koydukları bir yaratıcı arıyor vaybe.:thumbup1:

Eleştiriye evet ama hakarete hayır. "İnsan bilmediği şeylri yokedermiş" sizinde anlatılanları yüzeysel öğrendiğiniz ortada. Konuyu dikkatli aokumanı ve başka insanlara "mal" gibi hicivde olsa tavır sergilememeni şiddetle öneririm. Forum kurallarımız hakaret türü yazıları tavsiye etmyoruz.

Bu uyarıyı ciddiye alın.

Şoreş
26.10.2006, 22:34
:thumbup1: cok tesekkurler nihayet evet nihayet aklımdaki sorunun cevabını buldum demek tanrı insan insan da esasen zaten allah vaybe ,, bende uzunzamandır kendimi tanrıgibi hissediyorum acaba neden diye dusunup duruyordum , yahu desene biz boşu boşuna ac kalıpduruyoruz, ozaman kuran da tamamen insanların dahadogrusu o donemde yasayan yoneticilerin insanları kolelestirmek uzere yazılmıs birşey ; yahu zaten boylebir kitap yaratılıcak olsaydı , olecegini bile hisseden peygamber bukitabı toplatıp cogaltma işine girişmezmiydi, **** yıllardır boşuboşuna kendimizi yıpratmışız; git arapca sozler oyren, ibadet edecem diye, işini gucunu bırak namaz mıdırnedir onukul, buda yetmiyormuş gibi 30 gun boyunca ackal, **** nukitabı kim yazdıysa bayagı pisikopatmış resmen 1 000 000 000 insanı 30 gun boyunca ac bırakıyor. inanılır gibi degil ve bu mal insanlar kendi iclerinde oldugu halde bide sagda solda adını allah koydukları bir yaratıcı arıyor vaybe.:thumbup1:


Bu Tavırlar size hiç yakışmıyor.
İnsan Tanrının Parçasıdır, Tanrı değil..
Farkı kavramak zor olmasa gerek..

müttaki
26.10.2006, 23:11
:thumbup1: cok tesekkurler nihayet evet nihayet aklımdaki sorunun cevabını buldum demek tanrı insan insan da esasen zaten allah vaybe ,, bende uzunzamandır kendimi tanrıgibi hissediyorum acaba neden diye dusunup duruyordum , yahu desene biz boşu boşuna ac kalıpduruyoruz, ozaman kuran da tamamen insanların dahadogrusu o donemde yasayan yoneticilerin insanları kolelestirmek uzere yazılmıs birşey ; yahu zaten boylebir kitap yaratılıcak olsaydı , olecegini bile hisseden peygamber bukitabı toplatıp cogaltma işine girişmezmiydi, **** yıllardır boşuboşuna kendimizi yıpratmışız; git arapca sozler oyren, ibadet edecem diye, işini gucunu bırak namaz mıdırnedir onukul, buda yetmiyormuş gibi 30 gun boyunca ackal, **** nukitabı kim yazdıysa bayagı pisikopatmış resmen 1 000 000 000 insanı 30 gun boyunca ac bırakıyor. inanılır gibi degil ve bu mal insanlar kendi iclerinde oldugu halde bide sagda solda adını allah koydukları bir yaratıcı arıyor vaybe.:thumbup1:

İnsan dediğimiz Varlık görülmez bu gözlerle... gözlerle görülen Bedendir Allahın bedenidir ihtiyacı olan nimetlerde Allahındır... Bir yerden yer bir yerden nimet verir.... Veren Allahda yiyen Allah değil mi?

kişi bunu Benlikle düşündüğünden Allah mecburmu yemek yemeye.... değil kardeşim herşey Kendisinden kendisine Allahda kendisini yaşıyor... sen KUL ol.. teslim ol başka bişey yapma...

Şoreş
29.10.2006, 16:35
İnsan dediğimiz Varlık görülmez bu gözlerle... gözlerle görülen Bedendir Allahın bedenidir ihtiyacı olan nimetlerde Allahındır... Bir yerden yer bir yerden nimet verir.... Veren Allahda yiyen Allah değil mi?

kişi bunu Benlikle düşündüğünden Allah mecburmu yemek yemeye.... değil kardeşim herşey Kendisinden kendisine Allahda kendisini yaşıyor... sen KUL ol.. teslim ol başka bişey yapma...



'' Aynayı tuttum yüzüme, Ali göründü gözüme '' :wink:

müttaki
29.10.2006, 19:02
'' Aynayı tuttum yüzüme, Ali göründü gözüme '' :wink:

soreş can

Eskiden Ayna yokmuş herkes Birbirini görebiliyormuş ama kendisinin neye benzediğini bilmiyormuş.... Acaba ben neye benziyorum neyin Nesiyim :yamukgul:

Sonradan Ayna gelince Kendi Yüzlerini görmeye başlamış İnsanlar...

bir Ayna bulmak lazım Kendini bilmek için.... aynasız olmaz bu işler :)

erkut ziya
30.10.2006, 01:44
Canlar ben zati Aleviymişim uzun zamandır. Alevilikteki Tanrı inancı hakkında soreşin söyledikleriyle aynı fikirdeyim. :)

Nesimi
30.10.2006, 01:47
Canlar ben zati Aleviymişim uzun zamandır. Alevilikteki Tanrı inancı hakkında soreşin söyledikleriyle aynı fikirdeyim. :)

"Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız"

İsim önemli değil ama fikirler insana değer veren fikirler oldukdan sonra hepimiz biriz :thumbup1:

Özgür-Taylan
30.10.2006, 03:13
Alevilikte ALLAH anlayisi nedir diye soranlara, Haci Bektasi Veli'miz cevaplasin : "insana SAYGI, ALLAH'a SAYGI demektir!"

saygilar hehe

sibbara
30.10.2006, 04:58
insan en ince ayrıntısına kadar mükemmel bir varlık olarak tasarlanmıştır.böylesine mükemmel oluşu tanrıdan gelen özdür.
tanrı insana şah damarından daha yakın.

tarıkkubat
30.10.2006, 16:46
:thumbup1: cok tesekkurler nihayet evet nihayet aklımdaki sorunun cevabını buldum demek tanrı insan insan da esasen zaten allah vaybe ,, bende uzunzamandır kendimi tanrıgibi hissediyorum acaba neden diye dusunup duruyordum , yahu desene biz boşu boşuna ac kalıpduruyoruz, ozaman kuran da tamamen insanların dahadogrusu o donemde yasayan yoneticilerin insanları kolelestirmek uzere yazılmıs birşey ; yahu zaten boylebir kitap yaratılıcak olsaydı , olecegini bile hisseden peygamber bukitabı toplatıp cogaltma işine girişmezmiydi, **** yıllardır boşuboşuna kendimizi yıpratmışız; git arapca sozler oyren, ibadet edecem diye, işini gucunu bırak namaz mıdırnedir onukul, buda yetmiyormuş gibi 30 gun boyunca ackal, **** nukitabı kim yazdıysa bayagı pisikopatmış resmen 1 000 000 000 insanı 30 gun boyunca ac bırakıyor. inanılır gibi degil ve bu mal insanlar kendi iclerinde oldugu halde bide sagda solda adını allah koydukları bir yaratıcı arıyor vaybe.:thumbup1:

beni oldukça şaşırttınnız nediyeyim şoyle soyliyeyim bari, sakın ola alla size şahdamarınızdanda yakındır, ayet mealini yanlış anlıyor olmayasınız sakın o size şahdamarınızdanda yakındır kelamıyla; ona direkt hitap etmemiz gerek tigini,allah ın kulunun dua sını muhakkak işiteceğini araya bir aracı;put,hacı,hoca,sozde evliya gibi vasıtalar koymamamız gerektiğini ifade ediyor olmasın! sakın cahilin elinde mecaz gerceğe donüşüyor olmasın! ve sakın gorevi sadece insanlara tebliğ etmek olan peygambere biz onu şerefli kimselerce koruyacagız, diyerek cenab ı hak bu gorevi yani kur an ı kerim i, yada furkan ı koruyacak ve muhafaza edecek insanların zaten var olacagını ve bunu koruyanların ,yani kuran ı allah katında şerefli kimseler olacagını ifade ediyor olmasın sayın kara ormanlı oglu, hem bu kuran şuan bu sitede bulunan büyük bir cogunlugunun saygı ve sevgi duydugu hz. ali olmasın, allah bize ruhundan uflemiştir dogru ama ruh nedir kimsenin bilemeyecegi bir şeydir ki o korunmuş olan kitapta acıkca yazar, sen kendine bak sen sadece sensin madem allahtan bir parcada sende olümsüz olsana,yada ol demekle bir varlık oluştursana, tamamıdeğil sadece elektron mikroskobuyla bile gorulemeyecek bir zerre yi bile var edemezsin, cüki sen evet sen malesef İNSANSI sayın kara ormanlı oglu allah ise hicbir insanın algılıyamayacagı bir boyutta velhasılkelam, zaten bizi ilmiyle kuşattıgını acıkca kitabında bildirmiş,senin ,çinde rab var oylemi demek kendini tanrı gibi hissediyorsun kendini allah olarak tanımlayanların cehenneme gark olacagını eger o beğenmedigin kuran ı kerimi zahmet edip okursan göreceksin, e ben okitaba inanmıyorum diyorsan bana soruldugunda neye uydugumu kuranıkerim diğeceğim sana soruldugunda sen ne diğeceksin??? belkide sen ahiretede inanmı yorsundur, ozaman benim kaybedecegim hic birşeyyok bu inancımdan dolayı cunki ikimizde toprak olacagız dır ozaman ama eger benim dedigim dogruysa kazanan senin zihnindeki ozbenligini tanrı olarak gören ama burnunun ucunu bile gormekten aciz olan nefsi,seni kandırmakla marur kalacagı yoksunlukla ise kepaze olacak . bence salim kafayla geceleri 3e4e kadar kitabı anlayarak okumalısın, kendine ve oz benliğine zulm etme kardeş.:excl:

Balta
30.10.2006, 17:43
beni oldukça şaşırttınnız nediyeyim şoyle soyliyeyim bari, sakın ola alla size şahdamarınızdanda yakındır, ayet mealini yanlış anlıyor olmayasınız sakın o size şahdamarınızdanda yakındır kelamıyla; ona direkt hitap etmemiz gerek tigini,allah ın kulunun dua sını muhakkak işiteceğini araya bir aracı;put,hacı,hoca,sozde evliya gibi vasıtalar koymamamız gerektiğini ifade ediyor olmasın! sakın cahilin elinde mecaz gerceğe donüşüyor olmasın! ve sakın gorevi sadece insanlara tebliğ etmek olan peygambere biz onu şerefli kimselerce koruyacagız, diyerek cenab ı hak bu gorevi yani kur an ı kerim i, yada furkan ı koruyacak ve muhafaza edecek insanların zaten var olacagını ve bunu koruyanların ,yani kuran ı allah katında şerefli kimseler olacagını ifade ediyor olmasın sayın kara ormanlı oglu, hem bu kuran şuan bu sitede bulunan büyük bir cogunlugunun saygı ve sevgi duydugu hz. ali olmasın, allah bize ruhundan uflemiştir dogru ama ruh nedir kimsenin bilemeyecegi bir şeydir ki o korunmuş olan kitapta acıkca yazar, sen kendine bak sen sadece sensin madem allahtan bir parcada sende olümsüz olsana,yada ol demekle bir varlık oluştursana, tamamıdeğil sadece elektron mikroskobuyla bile gorulemeyecek bir zerre yi bile var edemezsin, cüki sen evet sen malesef İNSANSI sayın kara ormanlı oglu allah ise hicbir insanın algılıyamayacagı bir boyutta velhasılkelam, zaten bizi ilmiyle kuşattıgını acıkca kitabında bildirmiş,senin ,çinde rab var oylemi demek kendini tanrı gibi hissediyorsun kendini allah olarak tanımlayanların cehenneme gark olacagını eger o beğenmedigin kuran ı kerimi zahmet edip okursan göreceksin, e ben okitaba inanmıyorum diyorsan bana soruldugunda neye uydugumu kuranıkerim diğeceğim sana soruldugunda sen ne diğeceksin??? belkide sen ahiretede inanmı yorsundur, ozaman benim kaybedecegim hic birşeyyok bu inancımdan dolayı cunki ikimizde toprak olacagız dır ozaman ama eger benim dedigim dogruysa kazanan senin zihnindeki ozbenligini tanrı olarak gören ama burnunun ucunu bile gormekten aciz olan nefsi,seni kandırmakla marur kalacagı yoksunlukla ise kepaze olacak . bence salim kafayla geceleri 3e4e kadar kitabı anlayarak okumalısın, kendine ve oz benliğine zulm etme kardeş.:excl:

Sayın tarkukabat, yeni üyemişlsiniz ama bakıyorum şeyhülislamın fetvalarını çoktan ezberlemişsiniz. Ne demek burnunun ucunu dahi göremmek siz gördüğünüzümü iddia ediyorsunuz. Kepaze olacak nefis sadece başkalarındamı var.

Kişilere hakaret etmeyin inanıyor olmanız size üstünlük sağlamaz. Kişisel hakaretleri bir yana bırakın ve konu hakkında düşünbcelerinizi söyleyin
Bu uyarıyı dikkate alın

karaormanlioglu
31.10.2006, 20:58
belkide sen ahiretede inanmı yorsundur, ozaman benim kaybedecegim hic birşeyyok bu inancımdan dolayı cunki ikimizde toprak olacagız dır ozaman ama eger benim dedigim dogruysa kazanan senin zihnindeki ozbenligini tanrı olarak gören ama burnunun ucunu bile gormekten aciz olan nefsi,seni kandırmakla marur kalacagı yoksunlukla ise kepaze olacak . bence salim kafayla geceleri 3e4e kadar kitabı anlayarak okumalısın, kendine ve oz benliğine zulm etme kardeş.:excl:

valla bensana nediyim bilmem arkadaşım yinede peki okey söyledigini yapacam bakalım ben ne anlıyacagım :confused1

pervane derviş
02.11.2006, 19:42
soreş kardeş gerçekten çok ii bir çalışma. sen, benım hep birilerine anlatmak istedigim ama birtürlü inandıramadıgım seyleri söylemişsin
emegine saglık
bide o kitabı nerde bulabılırım cok merak ettim okumayı cok isterdim
hak yoldasınız olsun

acareftelya
05.11.2006, 22:02
Alevilikte, Tanrı - Doğa- İnsan ilişkisi: Tanrıdan çıkıp (kutsal kök), yeniden tanrıya (kutsal köke) dönen çevrim olarak algılanan SUDUR ÖĞRETİSİ kapsamında açıklanır. Sudur (oluşum, türem); Tanrının kendi özünden taşan ışığın/nurun dönüşümler geçirerek, kendi kendisi ile yabancılaşarak evrende gözle görülebilir biçimler aldığını savunan teoridir/ öğretidir.

Tanrı, madde ve eşyanın, hareketin hareket soyutlaması olarak zamanın var olmasından önceki hiçlik (mutlak yokluk) durumunda kendi kendisinin tanrısı iken, insanlar için düşünülmesi güç olan bir öze sahipti. Mutlak yoklukta iken hiçliği tartışmak anlamsız olduğundan bu aşamada "tanrı" varlığından söz etmek, sudur öğretisi açısından üretici değildir. Çünkü bu konumda tanrı kendisinin bilincinde, kendi içindeki sonsuz olanakların, yeteneklerin, güçlerin ayırımında değildir. Çevrimin, hareket ettirici ilkesi olan güzelliğin görülmeye eğilimi sonucu, tanrı sonu olmayan bir yokluğun/ hiçliğin içinde kendisine bakacak bir göze ve vecde gelecek bir gönüle ihtiyacı duydu. İşte "Sudur" bu gereklikle başladı. Bu gerekliliğin belirmesi ise, mutlak yokluk/hiçlik, mümkün olur, bir yokluk/hiçlik durumuna geldi. Bu aşama ile tanrı kendi kendisi ile yabancılaşarak kendi bilincinne ilk kez vardı. Evrenin ve bütün ruhsal, maddensel şeylerin yaratılması için gerekli kaynağı kendi içinde taşıdığının ayırıdına ulaştı, kişilik kazandı. Önceleri tanrı iken şimdi, HAK, HAKİKAT, GERÇEK, SEVGİ ve AŞK oldu.

Bu aşamadan sonra Sudur kademesinin ilki olan Hak’tan tanrının ilk belirleme aşaması olarak algılanan,"Her şeyin onun aracılığı ile yaratıldığını kabül edilen ilk akıl yaratıldı. Böylece çevrimin kutsal kökünden duyularla algılanabilir, bilgiyle ulaşabilir, dünyaya inen, alçalan eğrisinin hareketi başlamış oldu. Ardından da sırasıyla her adımda tanrıdan uzaklaşacak biçimde; ilk akıl'a verilen bilgilerin belirme aşaması olarak algılanan akıldan kaynaklanan, dokuz ruh yaratıldığı. Bu dokuz ruh/akıl sırası ile; meleklerin, peygamberlerin, ermişlerin, inanmayanların, cinlerin/şeytan, hayvanların, bitkilerin ve doğal elementlerin (cevher) aklı ve bundan kaynaklanan dokuz ruh'tur .

"İnsan kendi kendisinin tanrısı, yaratıcısı, şekillendiricisi olarak son derece cesur, kural yıkıcı, sürekli kendisini yenileyen, bedenini ve yaşamını her türlü baskıya karşı koruyan, zorbalığa baş kaldıran, mücadeleci, savaşçı ve bir isyancıdır.”

Tanrı, Hak olup, potensiyel kazandıktan sonra dönüşümler yaparak kendisi ile daha da yabancılaşarak aşama aşama doğru yol alıp, cevhere kadar indi. Böylece inançta var oluş çemberi olarak algılanan çevrimin kutsal kökenden çıkıp, görünür evrene doğru inen/ alçalan eğrisinin hareketini tamamladı. Kendisini doğal elementte (cevher) taşımakla bir bakıma varlığını yadsımış olur. Benliğini kendi içinde taşıyan bir önceki durakta/ basamakta bir sonraki durağa/aşamaya geçen nesnel süreci yönlendirmek şöyle dursun, onun nasıl olduğunu dahi bilmemektedir. Yani tanrı dünyayı tanımamaktadır. tanrı, bu bilmezliğini gidermek için, bu bilgileri edinmek için, tanrısal özü taşıyan insana gereksim duyar. Geçici görünür gerçekleri, maddi özellikleri gösteren nesnel süreçten başka bir şey olmayan bu dünyayı genelde insan, özelde Kamil İnsan aracılığı ile bilme, tanıma, öğrenme olanağına kavuşur.

Burada görülüyor ki; insanın tanrıya değil, tanrının insana gereksimi vardır. İnsan; kedi kendisinin tanrısı, yaratıcısı, şekillendiricisi olarak öne çıkar. İnançta ve düşüncede de son derece cesur ve kural yıkıcı olur. Bu nedenle de sürekli kendi kendisini yenileyen, bedenini ve yaşamını baskı altına alan, zorlaştıran hemen hemen her türlü baskıya, zorluğa baş kaldıran bir mücadeleci, bir savaşçı ve bir isyancı olarak bilinir. Böylece kollektif bilincin son halkası olarak şekillenen ve ilksiz/sonsuz olarak algılanan tanrı inancı KONUŞAN TANRI olarak insan kılığında ayakları üzerinde durarak (ete kemiğe bürünerek) doğayı, olayları anlama aracı durumuna dönüşmüştür. Yani tanrı, insan olarak yiyen, içen, konuşan, eğlenen bir varlığa bürünmüştür. Yani kendisinin tanrısı olmuştur. Enel Hak olmuştur.

“Vahde-i Vücut” olarak ta adlandırılan “Evrendeki tüm varlıklar tanrıyla özdeştir” felsefi düşünceyi büyük ozan Yunus şiirlerinde derinlikle işler.

Yunus şöyle diyor;

Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk
Havalandık kuş olduk, uçtuk elhamdüllillah
Beri gel karışalım, yad isen bileşelim
Atımız eğerlendi, aştık elhamdüllillah
Dürüldik bahar olduk, irkildik ırmak olduk
Aktık denize daldık, taştık elhamdüllillah

Halacı Mansur’da şöyle diyor;

Daim Ene’l Hak söylersem, Haktan çü Mansur olmuşum
Kimdir, beni berdar eden, bu şehri meşhur olmuşum.

Pir Balım Sultan’da şöyle der:

İstivayı gözler gördüm
Sebbü’l mesani’dir yüzün
Ene’l Hakkı söyler sözüm
Miracımız dar’dır bizim.

Bu oluşumu red eden ona karşı çıkan Sunni İslam inancına rağmen Aleviler de, tanrı -doğa - insan özdeşliği zemininde tanrının ancak KAMİL İNSAN aracılığı ile öğrenebileceği bir nesnel süreci, bir meteryalist açılımı var saymakla kendi kendisi ile yabancılaşmış, kollektif bilincine esir olmaktan kendilerini kurtarmış, bilim dünyasına adımını atmıştır. Alevilik felsefesini bu günlere taşıyan, onu sürekli kılan işte bu meteryalist özdür. İnancın, Kamil İnsanın yaşam görüşüne indirgemesi görüntüsü altında, insan ve toplum bilincine duyulan saygıdır. İnanç ürünü soyut tanrıyı ete/kemiğe büründürerek somutlaştıran, onu gerektiğinde güldüren, ağlatan, ona yeri geldiğinde zalim davranan, zorluk çıkaran, isyan ettiren cüretidir.

“Her ne ararsan, kendinde ara” diyen Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli, tanrı- insan ilişkisini şu dizelerle ifade ediyor.

Dervişlik hırkada, tacda değildir
Hararet nardadır, sacda değildir
Her ne ararsan, kendinde ara
Küdüs’te, Mekke’de Hac’da değildir.

Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin sözünden çıkma
Eğer insan isen, ölmezsin korkma
Aşığı kurt yemez, uçta değildir.

Şah Hatayı’da şöyle der;

Aşkın şerbetinden içtim hak oldum
Kudretin donunu güydim pak oldum
Hem Hakka ulaştım hem Hak da oldum
Anın için ırad etmem ölümü

Bir başka deyişinde’de kendini Muhammed ve Ali ile özdeşleştirir.

Gahi Nebi, gahi Ali göründüm
Gahi uslu, gahi deli göründüm
Gahi Ahmet, gahi Ali göründüm
Kimse bilmez sırrımı Hallac idim ben.

Alevi düşüncesinde; insan bu yolla kendi geçmişini yadsımağına rağmen, kendisine ters düşünce de olan Sunni islam düşüncesi ile bir noktada buluşacak, ya onunla barış içinde bir arada yaşayacak, ya da doğa sınırları içinde kalarak bu günlere taşıdığı insan/toplum düşüncesini, eylemini, özlemini yaşayan, onda yeniden yorumlayarak, halkın gelecek alın yazısını belirliyecek olan sınıf bilincine, onu en az örselemiş olarak teslim edecek ve taşıyıcı olarak içinde yer alacak

Kısacası; özünde Alevilik ile Sünni islam arasındaki fark, tanrı ile kul arasındaki fark kadar büyüktür. Çünkü Alevilikte “ İnsan” Tanrı ile İlah konumunda; Sünni İslamda ise “kul” düzeyindedir.

Seyyid Nizamoğlu bir deyişinde;

Kah görürüm kendimi nur olmuşum
Kah görürüm zulmet ile dolmuşum
Kah görürüm cümle menen cümle men
Kah görürüm ne men ne hod sen.

Ozan Meluli’de şöyle diyor;

Bu dünyanın temelini
Kurup yoğuran ben idim
Hiç yokken Adem nesli
Adem’i doğuran ben idim

Yeşil kandil nuru benim
Cennetteki huri benim
Aden ata yari benim
Şit’i doğuran benim

Geçen peygamber bir, bir
Hep bende aldı feyz-i- nur
Musa’ya dahi dağ-ı Tur
İsa’yı doğuran ben idim

Tek bir tanrı tanıyoruz
Ona çok inanıyoruz
İçimizde arıyoruz
Biz de biz beraberiz

Bizdedir o büyük varlık
Sohbet ederiz hep birlik
Göremezsek bizde körlük
Kusuru bizde ararız.

Tanrının her sözü bizden
Dört kitabın özü bizden
Kuran’daki yazı bizden
Bilinmez giz esrarımız

Şoreş
19.11.2006, 10:46
Arkadaşlar Tanrı ve Evren bir bütündür... Herşey aslında aynıdır.. Hakikat sadece bir gerçeği yaşar..Oda varoluştur... Tanrı/Hakikat Evrenden ayrı düşünülemez.. Dünya üzerindeki tüm canlılar, Ormanlar, Çiçekler, İnsanlar yada diğer canlılar.. Bunların hepsi tek bir gerçeği farklı yansımalarıdır.. Doğru olanda budur Alevilikte.... Hepimizin kendi yaşamlarımız, özelliklerimiz var.. Fakat hepimizin çıkış noktası aynıdır.. Bir gerçeğin çıkış noktasıyız bizler...

MeRaLiNa
25.11.2006, 03:15
'' Aynayı tuttum yüzüme, Ali göründü gözüme '' :wink:

bugün bu konuyla ilgili cok güzel baska bir deyis geldi aklima

"bilmeyenler bilsin beni ben Aliyim Ali benim


Pir Sultan Abdal

(hemsom olur kendisi :thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: )

filiz18
28.11.2006, 08:33
Arkadaşlar Tanrı ve Evren bir bütündür... Herşey aslında aynıdır.. Hakikat sadece bir gerçeği yaşar..Oda varoluştur... Tanrı/Hakikat Evrenden ayrı düşünülemez.. Dünya üzerindeki tüm canlılar, Ormanlar, Çiçekler, İnsanlar yada diğer canlılar.. Bunların hepsi tek bir gerçeği farklı yansımalarıdır.. Doğru olanda budur Alevilikte.... Hepimizin kendi yaşamlarımız, özelliklerimiz var.. Fakat hepimizin çıkış noktası aynıdır.. Bir gerçeğin çıkış noktasıyız bizler...

Bu Tanrı anlayışı sadece bizlerde yok sanırım , Dünyanın bir ucunda yaşayan bir kabilenin tanrı anlayışı da aynen böyle .....Hakikat tektir derler , sadece farklı yansımalar vardır ....Eğer sen birinin canının acıtıyorsan kendi canını acıtıyorsun demektir...Her insanda kemik ve et vardır farklı olan sadece yürek ve niyettir derler...... Ve diğer insanların tanrı adına hüküm vermelerini hiç kaale almazlar.. Çünkü onlarda kendilerini tanrının bir parçası olarak görürler....

Acaba onlarda mı çok öncelerden aleviydi :innocent: