Orijinalini görmek için tıklayınız : C:H:P ve ''SOL''
Evet sayin üyeler CHP sol'u ne kadar temsil ediyor? CHP'de fasistlik kokulari gelmektedir son zamanlarda. Bir taraftan Basbakan'in Hakkari'ye gidip cesitli ziyaretlere bulunarak türkiyenin bir mozaik oldugu vurgunu yaparken öte taraftan sol düsünceyi benimsedigini söyleyen chp ise türkiye'nin sadece tek bir irka mal edilmeye ve diger irklari, insanlari asimile etme yolunda ;CHP'nin bu tavri yillar benim aklima dogal olarak fasist Alparslan Türkes'in söyledegi '' Ne Mozaigi ****'' sözünü hatirlatiyor. Sizcede acayip bir durum yokmu. AKP'yi islamci, gerici olarak niteleyenler kendi geriliklerinin farkinda degiller mi?(Kesinlikle AKP li degilim) CHP, CaHiller Partisi olmayi birakip gercekten halkin tüm kesimlerini gözetecek bicimde görüsler bildirse ne güzel olurdu degil mi?CHP ve CHPliler islerine geldikleri zaman; demokrasi,insan haklari, özgürlük gibi kavramlari agizlarina aliyorlar. Kendi kuyularini kendileri kaziyorlar. Degil atatürk partisi kimin partisi olursa olsun geri kafali oldugu müddetce dibe vurmaya mahkumdur. CHP ilerde olacak bir secimde, 2002 de almis oldugu oy oranini rüyasinda görecine adim gibi eminim.
Baykal bu kardeşim başarı haricinde politikanın her türlü numarasını biliyor :)
Şaka maka bende son seçimde Baykal'a oy vermedim ve bundan sonrada vermeyeceğim ne zaman CHP nin başından gider o zaman tekrar CHP ye oy vereceğim..
rockçı turna 22.11.2005, 18:43 olaya iki yönden bakmakta fayda var
ewet bu gün ki chp yönetimi ''sol''dan cok ''milliyetçi'' refleksler veren bir anlayısı sürdürüyor fakat bana kalırsa chp tabanından dolayı türkiye de solu temsil eden en büyük partidir.
keske demokrasi ve özgürlükler konusunda, bilinç altında türban sorunu bulunan ve her attıgı adımı türban la ilişkilendirmeye calısan akp den daha atak olabilseydi. ama yinede ben chp den umut kesmem cünkü her ne kadar bu gün için milliyetçi rüzgara kapılmış olsada kökündeki/tabanında ki özgürlükçü kimliğini muhakkak bulacaktır diye düsünüyorum.
ayrıca kürt sorununda takındıgı çekingen,''devletçi'' tavırda eleştirilmelidir.
fakat madalyonun diger tarafına da bakmak lazım;
chp kürt sorunun da cok atak olsa dahi ( ki, kesinlikle olmalıdır; bu sosyal demokrat olmanın sartıdır bence), bölge insanının önceliğini etnik yada dinci reflekslere sahip partilerden kullandıklarıda bir gercektir.
İsteyen istediği kadar slogan atsın Türkiye'de sol bitmek üzeredir, artık Türk solu Kürt Milliyetçilerinin eline geçmiştir böyle olunca da bir çok kişi elini eteği çekti artık...
ilhami_can 22.11.2005, 23:54 slm bütün dediklerinize katılıyorum. Deniz Baykal ne yapmış ki bu partiye kaç dönemdir parti başkanı seçiliyo anlamıyorum. sizce bu partinin başına kim gelirse daha iyi olur. benim adayım Mustafa Sarıgül Bence CHP nin başına geçerse büyük değişiklikler olur
olaya iki yönden bakmakta fayda var
ewet bu gün ki chp yönetimi ''sol''dan cok ''milliyetçi'' refleksler veren bir anlayısı sürdürüyor fakat bana kalırsa chp tabanından dolayı türkiye de solu temsil eden en büyük partidir.
keske demokrasi ve özgürlükler konusunda, bilinç altında türban sorunu bulunan ve her attıgı adımı türban la ilişkilendirmeye calısan akp den daha atak olabilseydi. ama yinede ben chp den umut kesmem cünkü her ne kadar bu gün için milliyetçi rüzgara kapılmış olsada kökündeki/tabanında ki özgürlükçü kimliğini muhakkak bulacaktır diye düsünüyorum.
ayrıca kürt sorununda takındıgı çekingen,''devletçi'' tavırda eleştirilmelidir.
fakat madalyonun diger tarafına da bakmak lazım;
chp kürt sorunun da cok atak olsa dahi ( ki, kesinlikle olmalıdır; bu sosyal demokrat olmanın sartıdır bence), bölge insanının önceliğini etnik yada dinci reflekslere sahip partilerden kullandıklarıda bir gercektir.
Dediklerine katildigim yerler var.Su an icin konusmak gerekirse sol ve milliyetcilik birbirleriyle bagdasacak türden bir düsünce yapisi degildir. Bir ipte iki cambaz oynamaz; milliyetcilik yapip öte yandan sosyal demokrat kimligini tasimak isteyen bir parti celiskiler yumagina benzetilebilir. ''bölge insanının önceliğini etnik yada dinci reflekslere sahip partilerden kullandıklarıda bir gercektir'' Demissin. chp de alevileri oy deposu olarak görmüyor mu? tüm partiler bir kesimi kullaniyor önemli olan kazanim elde etmektir.
rockçı turna 24.11.2005, 16:36 İsteyen istediği kadar slogan atsın Türkiye'de sol bitmek üzeredir...
bence de türkiye de solun çeşitli faktörler nedeniyle etkisizleştiği acıktır.
gecmiş zamanın solcularının kimi türk-kürt milliyetçiliğine soyunmuş kimi de büyük holdinglerde ''liberal''leşerek önemli görevlere gelmiştir.
izmirksk 24.11.2005, 16:42 Evet sayin üyeler CHP sol'u ne kadar temsil ediyor? CHP'de fasistlik kokulari gelmektedir son zamanlarda. Bir taraftan Basbakan'in Hakkari'ye gidip cesitli ziyaretlere bulunarak türkiyenin bir mozaik oldugu vurgunu yaparken öte taraftan sol düsünceyi benimsedigini söyleyen chp ise türkiye'nin sadece tek bir irka mal edilmeye ve diger irklari, insanlari asimile etme yolunda ;CHP'nin bu tavri yillar benim aklima dogal olarak fasist Alparslan Türkes'in söyledegi '' Ne Mozaigi ****'' sözünü hatirlatiyor. Sizcede acayip bir durum yokmu. AKP'yi islamci, gerici olarak niteleyenler kendi geriliklerinin farkinda degiller mi?(Kesinlikle AKP li degilim) CHP, CaHiller Partisi olmayi birakip gercekten halkin tüm kesimlerini gözetecek bicimde görüsler bildirse ne güzel olurdu degil mi?CHP ve CHPliler islerine geldikleri zaman; demokrasi,insan haklari, özgürlük gibi kavramlari agizlarina aliyorlar. Kendi kuyularini kendileri kaziyorlar. Degil atatürk partisi kimin partisi olursa olsun geri kafali oldugu müddetce dibe vurmaya mahkumdur. CHP ilerde olacak bir secimde, 2002 de almis oldugu oy oranini rüyasinda görecine adim gibi eminim.
chp nin alacağı oy ne olur onu bilmem ama yazdıklarına katılıyorum aynı şeyi düşünüyoruz
güzel tesbitler
chp nin solcu olup olmadıgı tartışılır soldan çok uzaklarda chp.. tabanı belki biz alevilerden dolayı solda görüyor ama bir gerçekki yeni kuşak biz aleviler eski kuşak gibi körü körüne chp nin peşinde gitmiyoruz.... sonu pek parlak değil hele baykal gibi biri dururken başıda çokkkkk zorr.....
dostca kalın
CHP, sol bir parti olarak tasarlanmamıştır, kurulmamıştır, işlememiştir. bir dönem sola yakın durup oy almıştır, şimdi de "ulusalcılık" zırvasına sığınıp oy almaya çalışmaktadır. Baykal solcuyum dese de bir halt farketmez.
Anti-emperyalizm solun içine milliyetçiliği malesef soktu. Sosyalizmi sınırların arkasına mahkum etmek, tek ülkede sosyalizm, bürokrasi vs derken en has faşistler solcuyuz diyebiliyor. Türkiye'de tek örnek değil, nasyonal bolşevik parti var mesela rusya'da. Emperyalizme karşı mücadelenin sınırların içine sıkışması milliyetçiliği tetikliyor.
Cehape'nin işçi sınıfıyla, azınlıklarla, ezilenlerle, kadınlarla, toplumsal cinsiyetle, mülkiyetle, bölüşümle, öğrencilerle, çiftçilerle, yasaklanmış dillerle, devletin cübbe ve postalıyla ezdikleriyle bir derdi yok. CeHaPe, TÜSİAD'ın bir dediğini iki etmez, Madımak'taki kıyımda (iktidarda olmasına rağmen-adı farklı da olsa aynı parti) ses veremez, Bahçelievler'de 7 TİPLli öğrenciyi elbise askısıyla boğan, kurşun sıkıp öldürenlerle ve binlerce solcu genci katledenlerle koalisyona yeşil ışık yakar.
Bezmimize kadar gelip, ensemize 3 kurşun sıkan faşizm, tek tek herkesi öldürme planları yaparken, CeHaPe denkleminin öbür tarafı MHP'dir. Baykal, bed sesiyle solcuyum dese ne farkeder, demese ne farkeder...
Şunu da belirtmek istiyorumki; gözlemlerim CHP'nin seçimlerde ne kadar başarılı olacağını kanıtlamıştır çünkü konuyu açarken CHP alabileceği oyun 2002'deki seçimler kadar olamayacığıydı. Çünkü CHP, DSP ile birleşerek %1,5 bir oy oranı arttırmış! bu da artık büyük bir başarasıydı ya öyle değilmi kendileri öyle demişlerdir!?
Ayrıca CeHaPe'nin sol parti olarak düşenenlere Ahmet Altan'ın CeHaPe ile ilgili yazısını okumanızda fayda gördüğümü belirtmek istiyorum:
Siz ey CHP’li dostlar…
Ne güzeldi eski günler, değil mi?
Dosttan öte, kardeş gibiydik.
Kemalistlik ve solculuk iki ayrı kavram gibi değildi.
Hatta sosyal demokrasi ile Kemalizm eşanlamlı bile kullanılırdı bazen.
CHP’li olan gençlerle sol kampta biraz dalga geçilse de CHP’li “büyükler” hep saygı görürdü.
CHP’li olmak dürüst olmak, onurlu olmaktı.
Aralarından bir iki istisna belki çıkmıştır ama CHP’li olan insanlar her konuda güvenilir insanlardı.
Güngörmüş, yurdunu, insanını seven, darbeye, işkenceye karşı, mütevazı, gösterişten hoşlanmayan, yeni bir cumhuriyet kurmanın mihnetini hep hatırlayan, emperyalizme direnen.
Darbenin yumruğu solun üzerine indiğinde CHP’liler o “solun” içinde olurdu.
Deniz’ler idam edildiğinde o acıyı yüreklerinde hissederlerdi.
“Milliyetçilerin” hedefleri arasındaydılar.
12 Mart’ın karanlık günlerinde, babaları askeri ciplerle götürülen ailelerin yanına koşan, yardım eden, destek olan CHP’li ailelerdi.
Dosttan öte, kardeş gibiydik.
İlk ayrılık Turgut Özal döneminde ortaya çıktı.
Özal, devletin yasakçı zihniyetini kırıyor, vatandaşa özellikle ekonomik alanda yeni özgürlük alanları açıyordu.
Köprünün hisselerini satıyor, Türk lirasını konvertibiliteye geçiriyor, ithalat yasaklarını kaldırıyor, ihracatı destekliyor, televizyonu çok kanallı hale getiriyor, cep telefonuna izin veriyor, en yeni filmlerin Türkiye’de de hemen gösterime girmesini sağlayacak düzenlemeler yapıyor, dünyayla Türkiye arasındaki duvarları yıkıyordu.
Siz, bunların Türk ekonomisini yıkacağını düşündünüz.
Samimi bir endişeydi.
Devletçiydiniz ve özel sektöre kuşkuyla bakıyordunuz.
Kuşkularınızı haklı çıkartacak gelişmeler de oluyordu.
Liberalizmle birlikte hayali ihracat, teşvik oyunları, yolsuzluklar da patlamıştı.
Türkiye yeni bir düzene alışmakta zorlanıyor, bu da sizin endişelerinizi artırıyordu.
Devletin “güçlü” olmasının, ekonominin iplerini elinde tutmasının en iyi yöntem olacağına inanıyordunuz.
Büyük bir inançla savunduğunuz “devletin” aralarında CHP’lilerin de bulunduğu solculara yaptıklarıyla, işkencelerle, asla konuşulamayan Lockheed türü skandallarla sizin “devlet” kavramınız arasında bir fark vardı size göre.
Ama o farkı çok berrak bir şekilde anlatamıyordunuz.
Bunları “Amerikan yanlısı” askerlerin yaptığını düşünüyordunuz, bir de öyle olmayan askerler vardı.
Bu ayırım kaçınılmaz olarak cuntacılığı geliştiriyordu.
Devlet imajını koruyabilmek için cuntacılığı seçmek zorunda kalıyordunuz.
Sonra Kürt savaşı çıktı.
Siz gene devleti tuttunuz.
Çocuklarına istedikleri isimleri veremeyen, kendi dillerini konuşmayan, kendi dillerinde şarkı söylemeleri bile yasaklanan insanların acısını çok anlamak istemediniz, bunu “emperyalizmin” oyunu olarak görmeyi tercih ettiniz.
Kürtlere, bu yasakları Türk devletinin koyduğunu fark etmek istemediniz sanırım.
Devletin “kötü” yanıydı bunları yapan.
Ama bütün hataları düzeltecek olan da “devletin iyi yanı” olacaktı.
O “iyi yan” pek ortaya çıkmıyordu.
Ve bugünlere geldik.
Şimdi şeriattan korkuyorsunuz.
Bazı AKP’liler de bu korkularınızı besleyecek işler yapıyorlar.
Ama CHP yönetimi, Türkiye’nin insanlarını, siyasi örgütleri devreye sokmak yerine “askeri” işbaşına çağırıyor sürekli.
“Milliyetçilik” çizgisini aşan bir biçimde yabancı düşmanlığı yapıyor, 301. madde gibi yasakçı maddeleri savunuyor.
Şimdi de “devletin iyi yüzünün” yeni bir askeri müdahalede ortaya çıkacağına mı inanıyorsunuz?
Türkiye’nin, evrensel hukuk kriterlerine uymasını, özgürlükleri genişletmesini, insan haklarına ve demokrasiye saygılı olmasını isteyen “sol-liberallerin” gerçekten “hain” olduğuna, bu ülkenin demokrasiyi hak etmediğine inancınız tam mı?
Şeriata da askeri müdahaleye de geçit vermeyecek bir Türkiye kurulamayacağını mı düşünüyorsunuz?
2007 yılındayız.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana seksen yıldan fazla geçti.
Şimdi değilse ne zaman demokrasiye geçecek Türkiye?
Biz yaşlandık ve gerçek demokrasiyi hiç görmedik.
Çocuklarımız da mı görmesin?
MHP’yi bile sağcılıkta geçen bir politika içinize siniyor mu?
Biz dosttan öte, kardeş gibiydik…
Bugün CHP’nin demokrasiye böylesine düşman olmasına üzülüyorsak bu biraz da geçmişin anısınadır.
Sizin dürüstlüğünüz ve samimiyetinizle, bu ülkenin daha yaşanılır bir yer olacağına duyduğumuz o geçmişten kalan inançtandır.
Askeri müdahaleleri kışkırtarak, milliyetçiliği “Müslüman olmayan Türk vatandaşlarını” düşman sayacak düzeye tırmandırarak gidilecek yerin faşizmden başka bir yer olmadığını görmüyor musunuz?
Ya da görüyor ve aldırmıyor musunuz?
CHP’nin yönetimini bir yana bırakıyorum, onların kendilerine göre kişisel hesapları var.
Ama siz eski CHP’liler…
Siz faşizmden yana mısınız?
Sanırım, “faşizmin” bugün izlenen parti politikalarından farklı bir şey olduğunu düşünüyorsunuz.
Size bir tavsiyede bulunmamı kabalık kabul etmezsiniz umarım.
Bugün izlenen “sosyal demokrat” politikaları bir inceleyin, sonra da ansiklopedilerin “faşizm” maddesini açıp bir bakın.
Bu ikisi birbirine çok benziyorsa gene de bugünkü politikaları destekleyecek misiniz?
Yıllarca sizin tüylerinizi diken diken eden, en aşağıladığınız, en korktuğunuz şeydi faşizm.
Artık faşizmden korkmuyor musunuz?
Siz bundan korkmuyorsanız, bu ülkenin sizden korkması gerekecek.
Sizin samimiyetle, dürüstçe sevdiğiniz bu ülkenin korkacağı tehlike olmak istiyor musunuz?
Umarım istemiyorsunuzdur.
CHP’nin bir siyasi parti olarak ne yapacağı, ne olacağı doğrusunu isterseniz beni ilgilendirmiyor…
Ama…
Kız Kulesi gibi, Bursa ovası gibi, Kızılırmak gibi, Sultanahmet Camii gibi, yeni rakı gibi, Münir Nurettin’in şarkıları gibi bu ülkeyi bu ülke yapan, hayatımıza bir renk, bir güven katan CHP’liliğin faşizmin bulanık sisleri arasında gözden kaybolmasına, başkalarını bilmem ama, benim gönlüm pek razı gelmiyor.
Sizin samimiyetiniz ve dürüstlüğünüz olmadan bu ülke eksik kalır.
Faşizmde ise samimiyet ve dürüstlük hiç yoktur.
Belki de hiç okumayacağınız ve büyük bir ihtimalle bir daha benzerini de yazmayacağım bu yazıyı, izin verirseniz, eski günlerin anısına şöyle bitirmek istiyorum:
“Bu ülkeyi faşistlere bırakmayın dostlarım.”
|
|