heviznur
30.10.2006, 03:52
paylaşacağım yazı Erdoğan Aydın'ın kitabı olan "Aleviği Ne Yapmalı" dan. ABKB(Alevi-Bektaşi kuruluşları birliği)'ni bölücü görmelerinin mantığı aşağıdaki yazıda vurgulanmaktadır,bu kitabı okurken dikkatimi çeken en öneli yazılarından birini paylaşmak istedim...
(Pir Sultan Abdal,sayı 48,Mart '02)
Alevi kuruluşların üst birliği olarak kurumlaşan ABKB,13 Şubat 2002'de Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yasaklandı.yasaklama,oldukça"klasik"bir gerekçelendirmeye sahipti.
Bu gerekçelendirmeye göre,resmen tanınmayan Alevi-Bektaşi adı altında örgütlenmek,bir "azınlık"yaratarak "devletin milleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğnü bozacaktır";dolayısıyla bu kimliği kamusal alanda yaygınlaştırmak,kurum ve ritüellerini(Cemevi Cem) geliştirmek ve yasallaştırmak"bölücülük" olacaktır!
Karar bu haliyle,Hallac-ı Mansur'a uygulanan cezanın gerekçelendirilmesinden çok daha mesnetsizidr;ne de olsa Mansur,tanrıyla özdeşlik iddiasında bulunmakta ve üstelik bunu bin yıl önce üstelik teokratik bir zeminde yapmaktaydı.oysa bugün söz konusu olan,Alevilerin,eşyayı adıyla çağırmasından ibarettir.yıl 2002'dir;yer,anayasasında demokrasi,huhuk,laiklik yazılı olan Türkiye'dir.
Hüküm;önceden ve konuya ilişkin devlet aklını temsil eden kurumların fikirleri doğrultusunda verilmişti;işte bu verilmiş karar,savunmayla aynı duruşmada,adeta"ti'ye alan" bir rahatlıkla ilan edilecekti.
karar hukuk açısından tam bir ucubedir.Uluslararası hukukla problemi biryana,daha önceden üst mahkeme tarafından tanınmış bir hakkın da ihlali ile karşı karşıyayız.karar tamamen siyasidir ve mevcut anti demokratik devlet konseptini yansıtmaktadır.nitekim mahkemeinn gerekçelendirilmesinde de bu durum alenen ilan edilmektedir.
Avrupa çapında serbestçe örgütlenebilen Aleviliğin,kendi özyurdunda,üstelik AB'ye üye olmaya çalışan bir konjonktürde yasa dışı ilan edilmesi üzerinde özellikle düşünülmeliidr...
meşrutiyetini,Aleviliği "sapkınlık" ve "küfür" olarak gören Sünni şeriatçılığna dayandırılan bir Osmalı'da böyle bir karar doğal olurdu,kuşkusuz.Ancak "laik,demokratik ve hukuk devleti"olduğu iddiasındaki bir devlet mantığı açısından,oldukça sorunlu bir karar ile karşı karşıyayız.çünkü böylesi bir kararın meşrutiyetini,laikliğin,demokrasininve hukukun içinde bulmak,en küçük anlamda mümkün değildi.......
Erdoğan Aydın'ın bu açıklamalrı sayfalarca devam ediyor ve üzerine yazılacak yorum bırakmıyor bence...sistemdeki çarpıklıklar daha bir çok örnekle gün yüzüne çıkarılır kanımca!!!!!
(Pir Sultan Abdal,sayı 48,Mart '02)
Alevi kuruluşların üst birliği olarak kurumlaşan ABKB,13 Şubat 2002'de Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yasaklandı.yasaklama,oldukça"klasik"bir gerekçelendirmeye sahipti.
Bu gerekçelendirmeye göre,resmen tanınmayan Alevi-Bektaşi adı altında örgütlenmek,bir "azınlık"yaratarak "devletin milleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğnü bozacaktır";dolayısıyla bu kimliği kamusal alanda yaygınlaştırmak,kurum ve ritüellerini(Cemevi Cem) geliştirmek ve yasallaştırmak"bölücülük" olacaktır!
Karar bu haliyle,Hallac-ı Mansur'a uygulanan cezanın gerekçelendirilmesinden çok daha mesnetsizidr;ne de olsa Mansur,tanrıyla özdeşlik iddiasında bulunmakta ve üstelik bunu bin yıl önce üstelik teokratik bir zeminde yapmaktaydı.oysa bugün söz konusu olan,Alevilerin,eşyayı adıyla çağırmasından ibarettir.yıl 2002'dir;yer,anayasasında demokrasi,huhuk,laiklik yazılı olan Türkiye'dir.
Hüküm;önceden ve konuya ilişkin devlet aklını temsil eden kurumların fikirleri doğrultusunda verilmişti;işte bu verilmiş karar,savunmayla aynı duruşmada,adeta"ti'ye alan" bir rahatlıkla ilan edilecekti.
karar hukuk açısından tam bir ucubedir.Uluslararası hukukla problemi biryana,daha önceden üst mahkeme tarafından tanınmış bir hakkın da ihlali ile karşı karşıyayız.karar tamamen siyasidir ve mevcut anti demokratik devlet konseptini yansıtmaktadır.nitekim mahkemeinn gerekçelendirilmesinde de bu durum alenen ilan edilmektedir.
Avrupa çapında serbestçe örgütlenebilen Aleviliğin,kendi özyurdunda,üstelik AB'ye üye olmaya çalışan bir konjonktürde yasa dışı ilan edilmesi üzerinde özellikle düşünülmeliidr...
meşrutiyetini,Aleviliği "sapkınlık" ve "küfür" olarak gören Sünni şeriatçılığna dayandırılan bir Osmalı'da böyle bir karar doğal olurdu,kuşkusuz.Ancak "laik,demokratik ve hukuk devleti"olduğu iddiasındaki bir devlet mantığı açısından,oldukça sorunlu bir karar ile karşı karşıyayız.çünkü böylesi bir kararın meşrutiyetini,laikliğin,demokrasininve hukukun içinde bulmak,en küçük anlamda mümkün değildi.......
Erdoğan Aydın'ın bu açıklamalrı sayfalarca devam ediyor ve üzerine yazılacak yorum bırakmıyor bence...sistemdeki çarpıklıklar daha bir çok örnekle gün yüzüne çıkarılır kanımca!!!!!