eylüleren
04.11.2006, 14:20
SPK Başkanı Doğan Cansızlar, “Yimpaş olayı yeşil sermaye falan değil tefecilik, nitelikli dolandırıcılık... Nasıl Titan vakası oldu, saadet zinciri, tıpkı o'' dedi
Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, yıllar süren hesap incelemelerine dayanarak YİMPAŞ başta olmak üzere halktan para toplayan ancak kâr payı ödemesi yapmayan holdinglerin rontgenini çekti. YİMPAŞ’ın denetim altında tuttukları 78 şirketten biri olduğunu, YİMPAŞ ile ilgili 17 suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Cansızlar “Bunlardan 6’sı erteleme kapsamına girmiş. 3’ünden beraat etmişler. 2 mahkumiyet var. Biri temyiz aşamasında. Biri de para cezasına çevrilmiş. 5 dava sürüyor” dedi.
Suçlamalardan bir bölümünün nitelikle dolandırıcılığa girdiğini, buna izinsiz halka arz dediklerini kaydeden Cansızlar kesin kayıt olmamakla birlikte sisteme akan ve geri dönmeyen paranın 5 milyar eurodan fazla olabileceğini belirtti. Cansızlar sistemi, “Titanvari saadet zinciri” olarak tanımlarken, bu sisteme 400 binden fazla kişinin kandığını da belirtti. CNN Türk’te Deniz Bayramoğlu’nun konuğu olan ve soruları yanıtlayan Cansızlar, SPK’nın yıllar süren araştırmalarının sonuçlarını ve YİMPAŞ başta olmak üzere İslami holdinglerin çalışma prensiplerini şöyle aktardı:
* Bu tür şirketlerin başlangıç noktası 1990’lı yıllar. Eğer bir şirketin ortak sayısı 250’yi geçiyorsa, basın-yayın yoluyla çağrıda bulunuyorsa SPK denetimine girer. YİmpaŞ da bunlardan biri. Bu süreçte yurtdışında yaşayan vatandaşlar üzerinde yoğunlaşmışlar. Durum bize intikal ettikten sonra gerekli tedbirleri alındı. 6 Avrupa ülkesinde vatandaşlarımızı bilgilendirdik. 2001-2003 arasındaki bu süreçten sonra vatandaşlarımız para vermeyi kesti.
* Sistemin büyük bölümü saadet zinciri ile ayakta duruyordu. Vermeniz gereken parayı başkasından aldığınız parayla ödemek yani... Titan vakası gibi, saadet zinciri işte...
YABANCILAR DA MAĞDUR
* 78 şirketten bazıları sadece tabela holdingi, bazılarında işletmeler var ama verimli değil, bazılarında hiçbir şey yok. Bir de borçlanma senedi gibi sabit faiz getirisi varmış gibi vatandaşlardan para toplanmış. Temsilciler para toplamış. Onlara yüzde 10-20 komisyon verilmiş. Vatandaşlara hukuki geçerliliği olmayan belgeler verilmiş. Para toplama derneklerde, cemaat toplantılarında, camilerde bile olmuş. Tefecilik, nitelikli dolandırıcılık var.
* Bu şirketlere 5 milyar euro para girdi, 400 bine yakın mağdur var. Ama rakamlar net değil. Sağlıklı kayıt yok. Rakam 5 milyar eurodan fazla da olabilir.
* Sermayenin rengi, sınıflandırması olmaz. Başta iyi niyetli olabilir ama sonra çığ gibi büyümüş, resmen dolandırıcılığa dönüşmüş. Yüzde 30 getiri çok yüksek. Vatandaşın dikkatsizliği, çok kâr etme hırsı da söz konusu.
* 2003’te bu şirketlerin sisteme girmesi için teknik bir çalışma yaptık. Başbakanlığa sunduk. Şu ana kadar birşey olmadı. Ama bu kanuna ihtiyaç var, o kesin.
* Sisteme yabancılar bile para yatırmış. Avrupa’da yüzde 2-3 faiz varken, para yatıranlara ilk yıl bavullarla gelip yüzde 30 kâr payı verince haliyle yabancılar da etkilenmiş.
Polis: Talimatsız yakalayamayız
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, YİMPAŞ ile ilgili İsviçre’den gelen bilgi ve belgelerin savcılık tarafından incelendiğini söyledi.
Çalışkan, bu tip suçlarda projeli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, savcının konu ile ilgili murakıplardan, uzman kurum ve kuruluşlardan yardım alabileceğini hatırlattı. Polisin suçüstü halleri ve gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında kendiliğinden yakalama yapamadığını hatırlatan Çalışkan, “Savcılık talimatı olmadan polis, bu haller dışında yakalama yapamaz” diye konuştu.
Dün Yozgat Adliyesi’ne giden Yimpaş Holding Başkanı Dursun Uyar ise “Buraya gelmemim aranmayla ilgisi yok. YİmpaŞ’ın bir mağazasındaki restoran kiracısıyla ilgili bir mesele. Evrak imzalamaya geldim” dedi.
Fehmi Koru da parasını kaptırmış
YENİ Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru da YİMPAŞ mağduru olduğu ortaya çıktı. Dünkü yazısında Koru, şirkete nasıl para kaptırdığını şöyle anlattı: “Önceki çalıştığım gazeteden ayrılmış boşta gezerken, bana yöneltilen ‘Birlikte gazete çıkaralım’ teklifi üzerine bir medya şirketi kurmaya kadar varan, ancak o süreçteki gözlemlerim sebebiyle neredeyse şirketin kurulduğu gün kesilen bir ilişkim olmuştu YİmpaŞ’la... Durun daha beteri de var: Elime geçen yüklüce bir parayı da gittim Yimpaş’a emanet ettim; piyasada ’YİmpaŞ mağduru’ diye sözü edilen kişilerden biriyim ben...”
alıntı:http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=04.11.2006&Newsid=92065&Categoryid=2
insanları dini kullanarak dolandırmanın üst boyutlarından biri yimpaş vakası zaten olay basına yansımasaydı.Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar dahil Yimpaş'ın 11 yöneticisi hakkında açılan ceza davalarında zamanaşımı sınırıda ortadan kalktıktan sonra ellerini kollarını sallaya salaya dolaşacaklardı gerçi şu anda bakanların yanında namazda saf tutuğuna göre arkası sağlam diyebiliriz.fehmi koruyuda dolandırdıklarına göre iş ürpertici boyutlarda olan her zamanki gibi vatandaşa oluyor...
Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, yıllar süren hesap incelemelerine dayanarak YİMPAŞ başta olmak üzere halktan para toplayan ancak kâr payı ödemesi yapmayan holdinglerin rontgenini çekti. YİMPAŞ’ın denetim altında tuttukları 78 şirketten biri olduğunu, YİMPAŞ ile ilgili 17 suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Cansızlar “Bunlardan 6’sı erteleme kapsamına girmiş. 3’ünden beraat etmişler. 2 mahkumiyet var. Biri temyiz aşamasında. Biri de para cezasına çevrilmiş. 5 dava sürüyor” dedi.
Suçlamalardan bir bölümünün nitelikle dolandırıcılığa girdiğini, buna izinsiz halka arz dediklerini kaydeden Cansızlar kesin kayıt olmamakla birlikte sisteme akan ve geri dönmeyen paranın 5 milyar eurodan fazla olabileceğini belirtti. Cansızlar sistemi, “Titanvari saadet zinciri” olarak tanımlarken, bu sisteme 400 binden fazla kişinin kandığını da belirtti. CNN Türk’te Deniz Bayramoğlu’nun konuğu olan ve soruları yanıtlayan Cansızlar, SPK’nın yıllar süren araştırmalarının sonuçlarını ve YİMPAŞ başta olmak üzere İslami holdinglerin çalışma prensiplerini şöyle aktardı:
* Bu tür şirketlerin başlangıç noktası 1990’lı yıllar. Eğer bir şirketin ortak sayısı 250’yi geçiyorsa, basın-yayın yoluyla çağrıda bulunuyorsa SPK denetimine girer. YİmpaŞ da bunlardan biri. Bu süreçte yurtdışında yaşayan vatandaşlar üzerinde yoğunlaşmışlar. Durum bize intikal ettikten sonra gerekli tedbirleri alındı. 6 Avrupa ülkesinde vatandaşlarımızı bilgilendirdik. 2001-2003 arasındaki bu süreçten sonra vatandaşlarımız para vermeyi kesti.
* Sistemin büyük bölümü saadet zinciri ile ayakta duruyordu. Vermeniz gereken parayı başkasından aldığınız parayla ödemek yani... Titan vakası gibi, saadet zinciri işte...
YABANCILAR DA MAĞDUR
* 78 şirketten bazıları sadece tabela holdingi, bazılarında işletmeler var ama verimli değil, bazılarında hiçbir şey yok. Bir de borçlanma senedi gibi sabit faiz getirisi varmış gibi vatandaşlardan para toplanmış. Temsilciler para toplamış. Onlara yüzde 10-20 komisyon verilmiş. Vatandaşlara hukuki geçerliliği olmayan belgeler verilmiş. Para toplama derneklerde, cemaat toplantılarında, camilerde bile olmuş. Tefecilik, nitelikli dolandırıcılık var.
* Bu şirketlere 5 milyar euro para girdi, 400 bine yakın mağdur var. Ama rakamlar net değil. Sağlıklı kayıt yok. Rakam 5 milyar eurodan fazla da olabilir.
* Sermayenin rengi, sınıflandırması olmaz. Başta iyi niyetli olabilir ama sonra çığ gibi büyümüş, resmen dolandırıcılığa dönüşmüş. Yüzde 30 getiri çok yüksek. Vatandaşın dikkatsizliği, çok kâr etme hırsı da söz konusu.
* 2003’te bu şirketlerin sisteme girmesi için teknik bir çalışma yaptık. Başbakanlığa sunduk. Şu ana kadar birşey olmadı. Ama bu kanuna ihtiyaç var, o kesin.
* Sisteme yabancılar bile para yatırmış. Avrupa’da yüzde 2-3 faiz varken, para yatıranlara ilk yıl bavullarla gelip yüzde 30 kâr payı verince haliyle yabancılar da etkilenmiş.
Polis: Talimatsız yakalayamayız
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, YİMPAŞ ile ilgili İsviçre’den gelen bilgi ve belgelerin savcılık tarafından incelendiğini söyledi.
Çalışkan, bu tip suçlarda projeli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, savcının konu ile ilgili murakıplardan, uzman kurum ve kuruluşlardan yardım alabileceğini hatırlattı. Polisin suçüstü halleri ve gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında kendiliğinden yakalama yapamadığını hatırlatan Çalışkan, “Savcılık talimatı olmadan polis, bu haller dışında yakalama yapamaz” diye konuştu.
Dün Yozgat Adliyesi’ne giden Yimpaş Holding Başkanı Dursun Uyar ise “Buraya gelmemim aranmayla ilgisi yok. YİmpaŞ’ın bir mağazasındaki restoran kiracısıyla ilgili bir mesele. Evrak imzalamaya geldim” dedi.
Fehmi Koru da parasını kaptırmış
YENİ Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru da YİMPAŞ mağduru olduğu ortaya çıktı. Dünkü yazısında Koru, şirkete nasıl para kaptırdığını şöyle anlattı: “Önceki çalıştığım gazeteden ayrılmış boşta gezerken, bana yöneltilen ‘Birlikte gazete çıkaralım’ teklifi üzerine bir medya şirketi kurmaya kadar varan, ancak o süreçteki gözlemlerim sebebiyle neredeyse şirketin kurulduğu gün kesilen bir ilişkim olmuştu YİmpaŞ’la... Durun daha beteri de var: Elime geçen yüklüce bir parayı da gittim Yimpaş’a emanet ettim; piyasada ’YİmpaŞ mağduru’ diye sözü edilen kişilerden biriyim ben...”
alıntı:http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=04.11.2006&Newsid=92065&Categoryid=2
insanları dini kullanarak dolandırmanın üst boyutlarından biri yimpaş vakası zaten olay basına yansımasaydı.Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar dahil Yimpaş'ın 11 yöneticisi hakkında açılan ceza davalarında zamanaşımı sınırıda ortadan kalktıktan sonra ellerini kollarını sallaya salaya dolaşacaklardı gerçi şu anda bakanların yanında namazda saf tutuğuna göre arkası sağlam diyebiliriz.fehmi koruyuda dolandırdıklarına göre iş ürpertici boyutlarda olan her zamanki gibi vatandaşa oluyor...