Nesimi
09.11.2006, 00:56
Değerli AleviForum Sakinleri,
Şiir yarışmasına göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederim çok sayıda şiir başvurusu oldu ve yarışmaya katılmaya hak kazanan şiirler bu sayfada yayınlanacak.
Lütfen oyunuzu kullanmadan önce adil davranıp bütün şiirleri okuyunuz. Aşağıda okuyacağınız şiirlerden beğendiğinizin ismini ankette işaretleyiniz.
Şiirler yollanış tarihe göre sıralanmıştır.
Eğer yarışmaya katıldıysanız kendi şiirinize oy vermeniz yasakdır, Kendi şiirinize oy verirseniz diskalifiye olmanıza sebep olabilir. Kendi şiirinizi oylama bitimine kadar açıklamanız yasaktır.
Oylama 5 gün sürecektir, sürenin uzunluğunun sebebi tüm aleviforum ailesinin oy kullanmasını sağlamaktır,bütün aktif katılımcılardan oylarını kullanmalarını rica ediyorum.
herkese bol sanşlar.
KızılKilise
Tanrılar Diyarı Anadolu
Tek başına Umuda doğru yürüdüğün zaman,
Yakınlardan bir el uzanır yüreğine..
Yüreğini alır, seni alır...
Gökkuşağının eşsiz renkleri gibidir bu el..
Yaşamak içindir, yaşatmak içindir...
O renkli el Anadolu Diyarıdır işte...
Orası Tanrıların buluşma diyarıdır..
Orası Tanrı Dionysos'un Şarap Gecelerinin Şahididir..
Meryem Ananın ayak bastığı,
Pir Zeynel Abidine kucak açan
Hakkın evlatlarının göç diyarıdır..
Dersiminde Munzur akar
Doğusunda ulu Ağrı Dağı yükselir göklere..
Ovalarında yanlızlaşmış Toy kuşları yaşarlar..
Toroslarında Karanlıklara mahkum edilmiş Anadolu Kaplanları vardır,
Güneşe muhtaç Kelaynakları,
Özgürce uçamayan Güvercinleri vardır..
Mücadele beşiğidir Anadolu
Pir Sultanın yoldaşlarının anası
Hasret'in '' Ne ararsan Anadoluda ''
Dediği diyardır..
Şah Hüseyine ağlayan diyardır Anadolu.
Göklerde Turnaların Semah döndüğü
Hakkın yoldaşlarının öksüz kaldığı diyardır.
Bazen Tanrının unuttuğu diyardır Anadolu.
Nat-ı Aliye türküler yakılan,
Ormanın çocukları Ağaçerlerinin yurdudur..
Sedirlerin Mücadelesidir Anadolu,
Yaşlı Çınarların huzur bulamadığı
Denizlerin ağladığı diyardır.
Yusuf, Deniz ve Hüseyin gibi Cesaret doludur Anadolu
Bazen hasretlerle boğuşur,
Bazen yavrusunun İhanetine uğrar
Yüce Surp Sarkis'in terkettiği diyardır Anadolu...
Anadolum
Anadolum sende üç dilegim var
Bir özgürlük biri ana biri yar
Bagrımda vuruldum cokca yaram var
Bir özgürlük biri ana biri yar
Devran nasıl döner inan şaşarım
Çok acılar gördüm hala yaşarım
İnancınla yuce dağlar asarım
Bir özgürlük biri ana biri yar
Dönse dilin bir bir anlatsan eğer
Kimler palan vurdu kimler eyer
Konuşsa toprağın kim seni sever
Bir özgürlük biri ana biri yar
Gözükmez gözümde özüm kan ağlar
Neden bozbulanık akıyor çaylar
Dileğim dileği bunca insanlar
Bir özgürlük biri ana biri yar
Toprağında mertlik yerine kaleş
Vuran ölen farksız hemde öz kardeş
Sanada ayandır böyle keşmekeş
Bir özgürlük biri ana biri yar
Tutsaklık bilirsin sen Anadolum
Anam yarim sensin duy Anadolum
Beni kollarınla sar Anadolum
Bir kolun Özgürlük biri ana yar
Anadolu Halkı
Güzel insanlar pek çok ve her yerde,
Boyunları bükük,üstleri örtülmüş kederle.
Ağlarlar,duyulmaz sesleri,içlerine akar
Bakarsan gözlerine,gözleri gülerek bakar.
Onlar güzel insanlar,gözleri gözlere bakar,
Lakin bazı gözler onları ya görmez
Ya da bakmaktan kaçar...
Ana Vatan
Yad illere düşende,
Gözyaşı akmaz olur.
Birikir gönlünde göller gibi
ve yıkılır bir gün duvarlar,
Akar,akar seller gibi
Yad illerde,bir türkü ile
Öz yurdundan...
SÖZÜMÜZ VAR
Bir sevdamın Birde Kavgamın
Hesabı sorulmazdı..
Memleketimin Topraklarında...
Çünkü,
Biz Umutduk Son Baharlarda...
Asiliğimizi Haykırdık Anadolumda...
Çocuklugumuz,
Özlemini Gösterdiğinde Öğrendik..
Yaşamak Değilmiş..
Ana Kucağında...
İnsan Denmez imiş Yobaza..
Sessizliğimizi Bozduk Anadolumda...
Büyümüştük Artık...
Dost, Düşmanı Tanımıştık..
Aşık Veysel den Bu Yana...
Ortasında,
Doğusunda , Batısında
Aşımızı Böldük Anadolumda
Hasret Kaldık Sılaya,
Bel Bağlamadık Yalan Dünyaya,
Kimse Halimizi Hatırımızı Sormaya,
Döndük Semahımızı Turnalarla,
Akarsu ile Nesimi Yanında,
Bizde Yandık Anadolumda....
Unutmadık..
Sözümüz Var Pir SULTAN'a
Adımız Yazılsın..
Düzgün BABA Dağlarına..
Mühür gibi Anlımızda,
Hak, Muhammed, ALİ Yolunda..
Borcumuzu Ödedik Anadolumda...
Sürgündeki özlem
bir düş gördüm evimden
evimin bahçesindeki o kavak ağacının altında
tarifsiz haz veren hışırtılarından uzakta
bir yanımda kızlar sarayı
yeşilırmağın üstündeki
hani çarpmamak için birilerine, yürürsünya
işte o daracık köprü üstünde
balıkların bir dalıp bir çıkmalarını izliyorum sessizce
sonra yılanlıdağda,karatepede
yemlik topluyorum
sonra pırçeklinin kökünü dişliyorum
hele kalkanı temizlerken
az çekmedi ellerim dikenlerinden
neler yetiştirmedi ki bu toprak
pir sultandan öğrendik hayatı
şiirlerin ahengini sonra
karacaoğlan,bedrettin
kalem yetmez nicelerini anlatmaya
bir başkadır dağlarım
niceleri bir yaşam uğruna,yaşam yitirdi
niceleri sevdiği için delip geçti
yol oldu nicelerine dorukları
ket oldu nicelerine heybeti
ama tadı bir başka olur dağlarımın
şimdiyse sana içim acıyarak uzaktan bakıyorum
göremeyeceğimi bile bile
seni hayal ederek yatıyorum her gece
canına yandığımın dünyası
anadolumun bir köşesine gömülmeyi çok gördü bana
vay be !!!
her köşesi cennettir anadolumun
hayrandır insanlar anadoluma,
diyar diyar gezsekte
memleket hasreti tütmezmi burnumuzda
biz bilemedik kıymetini eller gibi
gurbet hasreti çekemedik
içindeydik ama göremedik güzelligini
ne güzeldir anadolum
daglarda açmazmı en güzel çiçekler
en güzide mekanlar anadolumda degilmi
tokatımın şelalesi
şanlı urfamın balıklı gölü
antalyamın marmarisimin o güzel denizi
kahramanmaraşımın dondurması
sivasımın gök menderesesi ve diviriği kalesi
tuncelimin keban baraj gölü
vanımın tuz gölü
hatayımın antakya şehri
erzincanın altıntepesindeki tapınagını
erzurumumun tortum kalesini
bursamın uludagı
afyonun kaymagı
anadolumun eşşsiz köşeleri degilmi
sölemek isteyipte söleyemedigim diger güzel illler
gezdikmi anadolumu günlerce aylarca
belkide yıllarca köşe bucak
asıl cennetten bir mekandır anadolum
kirleten biz olmadıkmı heryerini
sevemedik bir türlü anadolumu
kabullenemedik asıl cennetin burası oldugunu
hep aramadıkmı yer altında cenneti
anadolum burası işte saymakla bitmez güzelligi
benim cennetten bir mekan anadolum
YEDİ RENGİM ANADOLUM
Ekmegim, suyum, onurum
sarp dağlarım ovalarım, essiz yurdum
ölümüne savundugum
öz vatanım anadolum..
kervanım son durağı..
medeniyetler otağı
nasırlı ellerin kanı
anayurdum anadolu..
kürt,çerkez,alevi,sunni
kardeşliğin simgesi
yaşamanın yedi rengi
sevdamızsın anadolu...
sen bizsin biz seniz
Ey! medeniyetler beşiği,
ve ey! her karışı kanla sulanmış toprak,
yurdum oldun, vatanım oldun asırlardır,
sen biz oldun, bizde sen
nicelerini aldın bağrına,
pir sultanı, karacaoğlanı,veyseli
maraş oldun bir, bir çorum oldun,
malatya oldun birde,sivas oldun yaktın bağrımı,
ama sana küsmedik,darılmadık ,
tırnağımızla kazıyıp seni,
bu günlere geldik,inadına yaşayıp,
uğruna can alanda çok, can verende,çoktur biliriz,
ama bil sende ey! Anadolu,
sen bizsin, biz seniz,
BEN BİR ANADOLU ÇOCUĞUYUM
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Tarlalarında başakların, kan kırmızı gelinciklerin boy gösterdiği
Dağlarında dağ güllerinin, kardelenlerin yetiştiği
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin yolundan gelen
Ona gönül veren, onun ilmine kendini adayan
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Sırtında bebesiyle tarlasına giden çilekeş bir annenin evladı
Toprağını kokladığında anası kokan, anası olan
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
İnsan olan herkese gönül bağlayan
Ne olursan ol gel diye insanlığa haykıran
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Üstü başı yırtık pırtık, çamur içinde olan
Gözlerinden akan yaşla, burnundan akan sümükle
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Ovalarında çıplak ayak koşturduğum
Köyümün sokağında çelik çomak oynadığım
Bir Anadolu çocuğu
MERHABA ANADOLU
Merhaba dünyanın en güzel canlısı,
Seni görmek ne kadar güzel,
Bu kokular içinde seni yaşamak,
Bu korkular içinde seni sarabilmek,
Seni parçalarımdan oluşturabilmek,
Seni görmek ne kadar güzel anadolum.
Her damlanın ayrı sevgisi sardı
Her kar tanesi seni nasıl üşüttü
Her sabah güneş seni nasıl ısıttı
kim seni parçalara böldü korkusuzca
Merhaba dünyanın en güzel canlısı
Merhaba anadolu
Üstünde yanan ateşler seni yaraladı
Kalmadı eskisi kadar dostun
Sana sarılıp uyuyan nice yapraklı ağaçlar
Sana gölgeler oluşturan dağlar
Üzüldüğünde bile görmek seni
Sana sarılmak ne kadar güzel anadolu
Bilinmiyen çukurlar açtılar üstünde
Ne yaptıklarını bilmeyenler
Bir kan gölünde parçalanan
Her karışını betona çevirdiler
Sonra geldiler sevdikleriyle
Üstünde ağladılar
Onlar üzüldüklerinde seni görmek
Seni görmek ne kadar güzel anadolu
Anadolum sen canımda parça oldun
Gün geldi canımı aldın
gün geldi benimle güldün
Seni yaşamak isteyenleri yolladın
Ama sen hiç bir zaman bırakıp
gitmedin ya bizi,
Sana aşık olmak ne kadar güzel
Anadolum...
Şiir yarışmasına göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederim çok sayıda şiir başvurusu oldu ve yarışmaya katılmaya hak kazanan şiirler bu sayfada yayınlanacak.
Lütfen oyunuzu kullanmadan önce adil davranıp bütün şiirleri okuyunuz. Aşağıda okuyacağınız şiirlerden beğendiğinizin ismini ankette işaretleyiniz.
Şiirler yollanış tarihe göre sıralanmıştır.
Eğer yarışmaya katıldıysanız kendi şiirinize oy vermeniz yasakdır, Kendi şiirinize oy verirseniz diskalifiye olmanıza sebep olabilir. Kendi şiirinizi oylama bitimine kadar açıklamanız yasaktır.
Oylama 5 gün sürecektir, sürenin uzunluğunun sebebi tüm aleviforum ailesinin oy kullanmasını sağlamaktır,bütün aktif katılımcılardan oylarını kullanmalarını rica ediyorum.
herkese bol sanşlar.
KızılKilise
Tanrılar Diyarı Anadolu
Tek başına Umuda doğru yürüdüğün zaman,
Yakınlardan bir el uzanır yüreğine..
Yüreğini alır, seni alır...
Gökkuşağının eşsiz renkleri gibidir bu el..
Yaşamak içindir, yaşatmak içindir...
O renkli el Anadolu Diyarıdır işte...
Orası Tanrıların buluşma diyarıdır..
Orası Tanrı Dionysos'un Şarap Gecelerinin Şahididir..
Meryem Ananın ayak bastığı,
Pir Zeynel Abidine kucak açan
Hakkın evlatlarının göç diyarıdır..
Dersiminde Munzur akar
Doğusunda ulu Ağrı Dağı yükselir göklere..
Ovalarında yanlızlaşmış Toy kuşları yaşarlar..
Toroslarında Karanlıklara mahkum edilmiş Anadolu Kaplanları vardır,
Güneşe muhtaç Kelaynakları,
Özgürce uçamayan Güvercinleri vardır..
Mücadele beşiğidir Anadolu
Pir Sultanın yoldaşlarının anası
Hasret'in '' Ne ararsan Anadoluda ''
Dediği diyardır..
Şah Hüseyine ağlayan diyardır Anadolu.
Göklerde Turnaların Semah döndüğü
Hakkın yoldaşlarının öksüz kaldığı diyardır.
Bazen Tanrının unuttuğu diyardır Anadolu.
Nat-ı Aliye türküler yakılan,
Ormanın çocukları Ağaçerlerinin yurdudur..
Sedirlerin Mücadelesidir Anadolu,
Yaşlı Çınarların huzur bulamadığı
Denizlerin ağladığı diyardır.
Yusuf, Deniz ve Hüseyin gibi Cesaret doludur Anadolu
Bazen hasretlerle boğuşur,
Bazen yavrusunun İhanetine uğrar
Yüce Surp Sarkis'in terkettiği diyardır Anadolu...
Anadolum
Anadolum sende üç dilegim var
Bir özgürlük biri ana biri yar
Bagrımda vuruldum cokca yaram var
Bir özgürlük biri ana biri yar
Devran nasıl döner inan şaşarım
Çok acılar gördüm hala yaşarım
İnancınla yuce dağlar asarım
Bir özgürlük biri ana biri yar
Dönse dilin bir bir anlatsan eğer
Kimler palan vurdu kimler eyer
Konuşsa toprağın kim seni sever
Bir özgürlük biri ana biri yar
Gözükmez gözümde özüm kan ağlar
Neden bozbulanık akıyor çaylar
Dileğim dileği bunca insanlar
Bir özgürlük biri ana biri yar
Toprağında mertlik yerine kaleş
Vuran ölen farksız hemde öz kardeş
Sanada ayandır böyle keşmekeş
Bir özgürlük biri ana biri yar
Tutsaklık bilirsin sen Anadolum
Anam yarim sensin duy Anadolum
Beni kollarınla sar Anadolum
Bir kolun Özgürlük biri ana yar
Anadolu Halkı
Güzel insanlar pek çok ve her yerde,
Boyunları bükük,üstleri örtülmüş kederle.
Ağlarlar,duyulmaz sesleri,içlerine akar
Bakarsan gözlerine,gözleri gülerek bakar.
Onlar güzel insanlar,gözleri gözlere bakar,
Lakin bazı gözler onları ya görmez
Ya da bakmaktan kaçar...
Ana Vatan
Yad illere düşende,
Gözyaşı akmaz olur.
Birikir gönlünde göller gibi
ve yıkılır bir gün duvarlar,
Akar,akar seller gibi
Yad illerde,bir türkü ile
Öz yurdundan...
SÖZÜMÜZ VAR
Bir sevdamın Birde Kavgamın
Hesabı sorulmazdı..
Memleketimin Topraklarında...
Çünkü,
Biz Umutduk Son Baharlarda...
Asiliğimizi Haykırdık Anadolumda...
Çocuklugumuz,
Özlemini Gösterdiğinde Öğrendik..
Yaşamak Değilmiş..
Ana Kucağında...
İnsan Denmez imiş Yobaza..
Sessizliğimizi Bozduk Anadolumda...
Büyümüştük Artık...
Dost, Düşmanı Tanımıştık..
Aşık Veysel den Bu Yana...
Ortasında,
Doğusunda , Batısında
Aşımızı Böldük Anadolumda
Hasret Kaldık Sılaya,
Bel Bağlamadık Yalan Dünyaya,
Kimse Halimizi Hatırımızı Sormaya,
Döndük Semahımızı Turnalarla,
Akarsu ile Nesimi Yanında,
Bizde Yandık Anadolumda....
Unutmadık..
Sözümüz Var Pir SULTAN'a
Adımız Yazılsın..
Düzgün BABA Dağlarına..
Mühür gibi Anlımızda,
Hak, Muhammed, ALİ Yolunda..
Borcumuzu Ödedik Anadolumda...
Sürgündeki özlem
bir düş gördüm evimden
evimin bahçesindeki o kavak ağacının altında
tarifsiz haz veren hışırtılarından uzakta
bir yanımda kızlar sarayı
yeşilırmağın üstündeki
hani çarpmamak için birilerine, yürürsünya
işte o daracık köprü üstünde
balıkların bir dalıp bir çıkmalarını izliyorum sessizce
sonra yılanlıdağda,karatepede
yemlik topluyorum
sonra pırçeklinin kökünü dişliyorum
hele kalkanı temizlerken
az çekmedi ellerim dikenlerinden
neler yetiştirmedi ki bu toprak
pir sultandan öğrendik hayatı
şiirlerin ahengini sonra
karacaoğlan,bedrettin
kalem yetmez nicelerini anlatmaya
bir başkadır dağlarım
niceleri bir yaşam uğruna,yaşam yitirdi
niceleri sevdiği için delip geçti
yol oldu nicelerine dorukları
ket oldu nicelerine heybeti
ama tadı bir başka olur dağlarımın
şimdiyse sana içim acıyarak uzaktan bakıyorum
göremeyeceğimi bile bile
seni hayal ederek yatıyorum her gece
canına yandığımın dünyası
anadolumun bir köşesine gömülmeyi çok gördü bana
vay be !!!
her köşesi cennettir anadolumun
hayrandır insanlar anadoluma,
diyar diyar gezsekte
memleket hasreti tütmezmi burnumuzda
biz bilemedik kıymetini eller gibi
gurbet hasreti çekemedik
içindeydik ama göremedik güzelligini
ne güzeldir anadolum
daglarda açmazmı en güzel çiçekler
en güzide mekanlar anadolumda degilmi
tokatımın şelalesi
şanlı urfamın balıklı gölü
antalyamın marmarisimin o güzel denizi
kahramanmaraşımın dondurması
sivasımın gök menderesesi ve diviriği kalesi
tuncelimin keban baraj gölü
vanımın tuz gölü
hatayımın antakya şehri
erzincanın altıntepesindeki tapınagını
erzurumumun tortum kalesini
bursamın uludagı
afyonun kaymagı
anadolumun eşşsiz köşeleri degilmi
sölemek isteyipte söleyemedigim diger güzel illler
gezdikmi anadolumu günlerce aylarca
belkide yıllarca köşe bucak
asıl cennetten bir mekandır anadolum
kirleten biz olmadıkmı heryerini
sevemedik bir türlü anadolumu
kabullenemedik asıl cennetin burası oldugunu
hep aramadıkmı yer altında cenneti
anadolum burası işte saymakla bitmez güzelligi
benim cennetten bir mekan anadolum
YEDİ RENGİM ANADOLUM
Ekmegim, suyum, onurum
sarp dağlarım ovalarım, essiz yurdum
ölümüne savundugum
öz vatanım anadolum..
kervanım son durağı..
medeniyetler otağı
nasırlı ellerin kanı
anayurdum anadolu..
kürt,çerkez,alevi,sunni
kardeşliğin simgesi
yaşamanın yedi rengi
sevdamızsın anadolu...
sen bizsin biz seniz
Ey! medeniyetler beşiği,
ve ey! her karışı kanla sulanmış toprak,
yurdum oldun, vatanım oldun asırlardır,
sen biz oldun, bizde sen
nicelerini aldın bağrına,
pir sultanı, karacaoğlanı,veyseli
maraş oldun bir, bir çorum oldun,
malatya oldun birde,sivas oldun yaktın bağrımı,
ama sana küsmedik,darılmadık ,
tırnağımızla kazıyıp seni,
bu günlere geldik,inadına yaşayıp,
uğruna can alanda çok, can verende,çoktur biliriz,
ama bil sende ey! Anadolu,
sen bizsin, biz seniz,
BEN BİR ANADOLU ÇOCUĞUYUM
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Tarlalarında başakların, kan kırmızı gelinciklerin boy gösterdiği
Dağlarında dağ güllerinin, kardelenlerin yetiştiği
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin yolundan gelen
Ona gönül veren, onun ilmine kendini adayan
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Sırtında bebesiyle tarlasına giden çilekeş bir annenin evladı
Toprağını kokladığında anası kokan, anası olan
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
İnsan olan herkese gönül bağlayan
Ne olursan ol gel diye insanlığa haykıran
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Üstü başı yırtık pırtık, çamur içinde olan
Gözlerinden akan yaşla, burnundan akan sümükle
Bir Anadolu çocuğuyum
Ben bir Anadolu çocuğuyum
Ovalarında çıplak ayak koşturduğum
Köyümün sokağında çelik çomak oynadığım
Bir Anadolu çocuğu
MERHABA ANADOLU
Merhaba dünyanın en güzel canlısı,
Seni görmek ne kadar güzel,
Bu kokular içinde seni yaşamak,
Bu korkular içinde seni sarabilmek,
Seni parçalarımdan oluşturabilmek,
Seni görmek ne kadar güzel anadolum.
Her damlanın ayrı sevgisi sardı
Her kar tanesi seni nasıl üşüttü
Her sabah güneş seni nasıl ısıttı
kim seni parçalara böldü korkusuzca
Merhaba dünyanın en güzel canlısı
Merhaba anadolu
Üstünde yanan ateşler seni yaraladı
Kalmadı eskisi kadar dostun
Sana sarılıp uyuyan nice yapraklı ağaçlar
Sana gölgeler oluşturan dağlar
Üzüldüğünde bile görmek seni
Sana sarılmak ne kadar güzel anadolu
Bilinmiyen çukurlar açtılar üstünde
Ne yaptıklarını bilmeyenler
Bir kan gölünde parçalanan
Her karışını betona çevirdiler
Sonra geldiler sevdikleriyle
Üstünde ağladılar
Onlar üzüldüklerinde seni görmek
Seni görmek ne kadar güzel anadolu
Anadolum sen canımda parça oldun
Gün geldi canımı aldın
gün geldi benimle güldün
Seni yaşamak isteyenleri yolladın
Ama sen hiç bir zaman bırakıp
gitmedin ya bizi,
Sana aşık olmak ne kadar güzel
Anadolum...