Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz Ali'nin dini hikayeleri


eskiya44
22.11.2006, 00:57
Benim fazlasıyla ilgimi çekiyor sizinde ilginizin çekeceğini düşündüm değerli canlar.
ilk hikaye benden.......



Papaz ve Hz.Ali (r.a.)
Hz. Ali r.a. ordusu ile harbe gitmekteyken uğradığı son bir kaç konak yerinde su bulamaz. Sonunda bir kilise görür ve o yana yönelirler. Kiliseye varır su isterler. Kilisedekiler:
-10 mil uzakta su var.
Hz. Ali r.a.
- Oraya gitmeye gerek yok şurayı kazın.
İşaret edilen yer kazılır. Büyük bir taş ortaya çıkar. Uğraşırlar uğraşırlar değil taşı kaldırmak oynatamazlar bile.
Hazret-i Ali r.a. gelir. Mübârek parmaklarını taşın altına sokarlar, sanki bire tüy misali kalkar. Taşın kalkmasıyla beraber saf, tatlı ve soğuk bir su fışkırır. Sevinç ve şükürle sular içilir, kaplar dolar
Kilisenin Papazı diğer kilisedekiler uzaktan onları seyretmektedirler, durumu görünce, Sevinç içinde Hz. Ali'nin huzûruna gelir ve sorarlar::
-Peygambermisiniz?. Yoksa...
-Hayır ben peygamber değilim, ama son peygamberin dâmâdı ve halifesiyim!
Papaz hemen kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olup şöyle der:
-Ey mü'minlerin emiri! Bu kiliseyi, bu taşı kaldıran zâtı bekleyip görmek için yapmışlardır. Kitaplarımızda yazar, büyüklerimiz anlatırdı; burada bir kuyu vardır. Üzerindeki taşı peygamber veya onun Halifesi kaldırabilir. Bu taşı sizin kaldırdığınızı görünce, yıllardır beklediğim arzuya kavuştuk.
Hazret-ü Ali buyurdu ki:
-Allahü teâlâya hamd olsun!

Ve râhib orduya katılıp, şehit olmak saâdetine kavuşur...

odtülü aslan
23.11.2006, 19:35
Hz. Ali'ye neden Allahın Aslanı deniyor?
Gerçekliğinden kesin olarak emin değilim fakat Hz.Muhammed miraca yükseldiği zaman ilk olarak karşısına bi aslan çıkar ve aslan kendisine birşey vermediği takdirde onu geçirmeyeceğini söyler.O da parmağından yüzüğünü çıkarıp aslanın ağzına atar.Miractan döndüğünde birgün yolu Hz.Ali'nin evine düşer.O vakit orda kırklar meclisi toplanmıştır.Hz.Muhammed namaz kılarken onlara imamlık eder fakat gözüne birşey ilişir.Miractayken aslanın ağzına attığı yüzük Hz.Ali nin parmağındadır ve kendisine "Serine erdim ama sırrına eremedim Ya Ali!" der.

metin EL-ALEVI
16.03.2007, 13:02
Hikayeler güzel elinize sağlık, odtulu arkadaş verdiğin rivayet bazı kitaplarda mevcuttur...

özkanbeydilli
21.03.2007, 20:49
gerçekte her ikii hikasyede etkileyici emeğinize sağlık

Zahir
21.03.2007, 21:00
Papaz hemen kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olup şöyle der:



Afferim Papaza :p


Mucizelere İnanmayan Kafir, İnanlar ise Aptaldır :)

spy58
26.03.2007, 22:34
guzel hikaye bende merak ediodum nerden gelmiş "aslan" lakabı diye

onur melis
28.03.2007, 00:13
ArkadaŞlar Benİm Bİldİgİm Kadar Veya Bİze Anlatilanlar Kadar Dİyebİlİrİm Hz Alİ Uhud SavaŞinda Peygamberİmİzİ Korurken Buyuk Yaralar AlmiŞ Tanri İse Hz Alİyİ Korumasi İÇİn Ona Bİr Aslan GÖndermİŞ Bu Aslan Hz Alİnİn YaŞami Boyunca Yanindan AyrilmamiŞ

kanatsiz_melek
28.03.2007, 11:33
Benim fazlasıyla ilgimi çekiyor sizinde ilginizin çekeceğini düşündüm değerli canlar.
ilk hikaye benden.......



Papaz ve Hz.Ali (r.a.)
Hz. Ali r.a. ordusu ile harbe gitmekteyken uğradığı son bir kaç konak yerinde su bulamaz. Sonunda bir kilise görür ve o yana yönelirler. Kiliseye varır su isterler. Kilisedekiler:
-10 mil uzakta su var.
Hz. Ali r.a.
- Oraya gitmeye gerek yok şurayı kazın.
İşaret edilen yer kazılır. Büyük bir taş ortaya çıkar. Uğraşırlar uğraşırlar değil taşı kaldırmak oynatamazlar bile.
Hazret-i Ali r.a. gelir. Mübârek parmaklarını taşın altına sokarlar, sanki bire tüy misali kalkar. Taşın kalkmasıyla beraber saf, tatlı ve soğuk bir su fışkırır. Sevinç ve şükürle sular içilir, kaplar dolar
Kilisenin Papazı diğer kilisedekiler uzaktan onları seyretmektedirler, durumu görünce, Sevinç içinde Hz. Ali'nin huzûruna gelir ve sorarlar::
-Peygambermisiniz?. Yoksa...
-Hayır ben peygamber değilim, ama son peygamberin dâmâdı ve halifesiyim!
Papaz hemen kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olup şöyle der:
-Ey mü'minlerin emiri! Bu kiliseyi, bu taşı kaldıran zâtı bekleyip görmek için yapmışlardır. Kitaplarımızda yazar, büyüklerimiz anlatırdı; burada bir kuyu vardır. Üzerindeki taşı peygamber veya onun Halifesi kaldırabilir. Bu taşı sizin kaldırdığınızı görünce, yıllardır beklediğim arzuya kavuştuk.
Hazret-ü Ali buyurdu ki:
-Allahü teâlâya hamd olsun!

Ve râhib orduya katılıp, şehit olmak saâdetine kavuşur...

canlar bu kardeşimizin anlattığı hikayede hz. ali'nin değilde hz.isa'nın olduğunu duymuştum... tabi iddia etmiyorum düzeltmede yapmıyorum lütfen yanlış anlaşılmasın..Allah 'ın arslanı denilmiştir canımız alimiz için anlatılan hikayelerde onun kadar güzel yazan arkadşların ağzına sağlık ....

bluehero88
28.03.2007, 12:04
Hz. Ali'ye neden Allahın Aslanı deniyor?
Gerçekliğinden kesin olarak emin değilim fakat Hz.Muhammed miraca yükseldiği zaman ilk olarak karşısına bi aslan çıkar ve aslan kendisine birşey vermediği takdirde onu geçirmeyeceğini söyler.O da parmağından yüzüğünü çıkarıp aslanın ağzına atar.Miractan döndüğünde birgün yolu Hz.Ali'nin evine düşer.O vakit orda kırklar meclisi toplanmıştır.Hz.Muhammed namaz kılarken onlara imamlık eder fakat gözüne birşey ilişir.Miractayken aslanın ağzına attığı yüzük Hz.Ali nin parmağındadır ve kendisine "Serine erdim ama sırrına eremedim Ya Ali!" der.
Slm Odtülü aslan ,arkadasım duydugun hikaye kuvvetle muhtemel dogrudur.Ben de birden fazla hatta çogu kez aynı seyi duydum hem sünni hem de alevi kaynaklardan, zaten Hz.Ali(r.a.) efendimiz için arapçada "Allah'ın arslanı" manasına gelen "ESATULLAH" lakabı kullanılırmış...saygılar...

bluehero88
28.03.2007, 12:19
canlar bu kardeşimizin anlattığı hikayede hz. ali'nin değilde hz.isa'nın olduğunu duymuştum... tabi iddia etmiyorum düzeltmede yapmıyorum lütfen yanlış anlaşılmasın..Allah 'ın arslanı denilmiştir canımız alimiz için anlatılan hikayelerde onun kadar güzel yazan arkadşların ağzına sağlık ....
Sayın Kanatsız Melek ; Arkadasımızın anlattıgı hikaye dogrudur.Bu hikayeyi bir-iki kez duydum.Eger Hz.İsa (a.s.) olmus olsaydı hikayede ki din adamı rahip olamazdı.Ordaki adam rahip değilde haham olsaydı yine aynı şekilde kilise değilde sinagog olsaydı, dediğin dogru olabilirdi.Çünkü rahiplik ve kilise kavramları Hz.İsa(a.s.)'dan sonra çıkmıştır.Öte yandan Hz.İsa(a.s.) dogumunu da dahil, sayısız mucize ile donatılmıs bi peygamberdir.Bebek yaşta konusması, ölüleri diriltmesi, gökten sofra indirmesi...v.s. Hz.İsa (a.s.)'ın da buna benzer bir olayının olması kuvvetli ve mantıklıdır.Sayın arkadasım yazımda, ukalalık gibi birşeyler sezmene gerek yok,lütfen yalnış anlama maksat dogruyu bilmek..saygılar...

yagmur12
28.03.2007, 12:55
Bir hikayede ben yazmak istedim. Umarım beğenirsiniz.

Birgün ashab Peygamberimiz (s.a.v)’den Hz. Ali’yi niçin çok sevdiğini sordu. Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan Hz. Ali’yi çağırmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

- Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardınız? Cevap verdiler:

- Yine iyilik ederiz.

- Yine kötülük yapsa?

- Biz yine iyilik ederiz?

- Yine kötülük yapsa?

Ashab cevab vermedi, başlarını öne eğdiler. Bunun anlamı kötülüğe kötülükle mukabele etmesek bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti.

Bu sırada Hz. Ali o meclise geldi. Rasulullah Hz. Ali’ye sordu:

- Ya Ali, iyilik ettiğin biri sana kötülük etse ne yapardın?

- Yine iyilik ederdim.

- Yine kötülük yapsa?

- Yine iyilik yapardım.

Hz. Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladı. Hz. Ali yedi defasında da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi. Ashab,

- Ya Rasulallah, Ali’yi çok sevmenizin sebebini şimdi anladık, dediler.

yagmur12
28.03.2007, 12:57
Bugünkü durumu ne güzel yansıtıyor değil mi? :)

Ashabtan (Peygamberimizin arkadaşları) Abdullah oğlu Cabir bir rüyasında, büyük ineklerin küçük inekleri sağdığını, hastaların sağları ziyaret ettiğini, kuru bir çay kenarında yemyeşil bahçeler bulunduğunu, minberde (camilerde imamın hutbe okuduğu yer) koca koca putlar durduğunu gördü. Bu, sıradan bir rüyaya benzemiyordu. Bunun önemli bir mesajı olmalıydı.

Bu rüyayı yoracak kişi olarak ilk defa Hz. Ali aklına geldi. Hz. Peygamberin "İlim beldesinin kapısı" diye nitelediği Hz. Ali ancak güvenilir bir açıklama getirebilirdi. Bu düşüncelerle rüyasını yordurmak üzere Hz. Ali’ye müracaat etti. Rüyasını tane tane anlattı ve ne anlama geldiğini yormasını rica etti.

Hz. Ali "Yanlış yorumdan Allah korusun" diyerek söze başladı ve şöyle devam etti.

- "Büyük ineklerin küçük inekleri sağması, yetki ve mevkilerini halkı soymak için kullanan görevlileri (amir ve memurları); hastaların sağları ziyaret etmesi, yoksulların hallerini arzetmek için zenginlerin peşinde koşmasını; kuru çay kenarında bulunan yemyeşil bahçeler, uzaktan veya dışardan bakıldığında çok büyük sanılan ve öyle ünlenmiş ama aslında içleri kupkuru çölden ibaret olan ilim adamlarını; minberde duran koca koca putlar ise, layık olmadığı halde ilmin, dinin ve devletin yüce makamlarına yükselmiş kimseleri ifade eder."

bluehero88
11.06.2007, 03:16
Hz. Ali (r.a.) efendimiz evinde otururken evde yiyecek bir parça bile azık bulunmadıgını görür. Aç kalan çocukları Hasan ve Hüseyin ' in ağladıgını görmüş,ciğer işte başka şeye benzemez ki..!!! Canı sıkılmış ve "belki Resullullah (s.a.v.)' ın o nur yüzünü görünce sıkıntım gider" diye evden peygamber efendimizin evine gitmek için ayrılmış..
Yolda elinde besili bir deve olan bir adama rastlamış.Adam Hz.Ali (r.a.)' a yaklaşmış ve demişki;
- Ya Ali! Elimdeki deveyi satılığa çıkardım.Lakin alıcı bulamdım.Alıcı olurmusun bu güzel deveye...
Hz.Ali:
- Alıcı olmak isterim lakin buna verecek param yok..." demiş çekingen ve üzgün bi tavırla...
Adam:
- Ya Ali! Şimdi ödemek zorunda değilsin ne zaman paran olursa ödersin demiş...Hz. Ali, adamın elinden yuları almış ve deve ile birlikte yola devam etmiş.
Bir kaç sokak ilerlemiş ve ilerde başka bi adamla karşılaşmış.Adam Ali' ye yaklaşmış ve ;
- Ya Ali! Bu güzel deveyi bana satmak istermisin?
Bu teklif karşısında sessiz kalan Allah'ın arslanı düşünmüş.Daha sonra adam, Ali' ye deveyi aldıgı paranın 2 katını önerince Ali de hayır diyememiş ve deveyi adama satmış.
Daha sonra ilerlerken yolda Peygamber Efendimizi görmüş.
- Ya Allah'ın resulü bende sana uğrayacaktım..Peygamber:
- Ya Ali! Sen ve ailen cennetle müjdelendiniz.Az önce sana o deveyi satan Cebrail, senden deveyi satın alan Mikail ve o deve de cennet develerindendir....buyurmuştur...
SELAM VE SALAT ONLARIN ÜSÜTÜNE OLSUN...

uzak
20.06.2007, 22:55
odtülü aslan arkadaşımın paylaştığı hikaye bir gerçek..
kaynak..imam cafer-i sadık buyruğu..
kapı yayınları
hazırlayan fuat bozkurt...
tamaıyla imam cafer-i sadık ın sözlerinden oluşuyor kitap..bu olay hemen kitabın başında kırklar cemi adlı bölümün içinde geçiyor..

gallep
20.06.2007, 23:16
rivayete göre imam ali islama söven birini öldürmek için zülfikarı kaldırmış, tam indirecekken adam imam alinin üstüne tükürmüş.öyle ya!zülfikar kalktı mı mutlaka hedefine ulaşır.ama imam ali zülfikarı kana bulamamış.adam
_ya ali neden beni öldürmedin, demiş.
imam ali
_ben seni allah yolunda öldürecektim; ama sen bana tükürünce seni öldürseydim kendi nefsim için öldürmüs olurdum demiş.

adam islamı seçmiş.

ilker_che
21.06.2007, 01:39
bu hikayeyi ben de duymuştum.sagolasın gallep emeğine sağlık...

kartal_236
06.09.2007, 22:38
eline sağlık kardeş...

Urfalı
07.09.2007, 01:31
Evet,
Nedense aydınlanma çağında bu tür "hikayeler" artık yok.
Kimin hayal gücü yetiyorsa atsın bakalım.
Bizim orda bir laf var "at, istediğin kadar at; önün Harran Ovası!"
Ama "hikaye" olarak güzel yine de!

xolxol_12
07.09.2007, 12:20
Peygamber efendimize sormuşlar ki
-Neden Hz.Ali'yi bu kadar çok seviyorsun ?
Hz.Muhammed (s.a.v) soruyu soranlara şöyle buyurmuş
-Size biri kötülük yapsa ne yaparsınız ?
Havaya;
-Ondan uzak dururum
-Ona selam bile vermem
gibi sesler yükselmiş...
Daha sonra Peygamber şöyle buyurmuş
-Varın bu soruyu Ya Ali'ye sorun?
Ashab toplanmış Ali'ye gitmişler ve sormuşlar
-Ya Ali biri sana kötülük yapsa ne yaparsın ?
Hz.Ali tereddütsüz
-''İyilik yaparım....'' demiş.
İçlerinden biri
- Peki ya tekrar kötülük yaparsa
Hz.Ali gene teredüütsüz
-''İyilik yaparım'' demiş
İçlerinden biri
-Ya gene yaparsa.
Hz.Ali aynı şekilde
-''İyilik yaparım''..demiş
Bir mümin;
''Ya Ali o sana kötülük yapıyor sen ona iyilik bu nasıl şey'' deyinde Ya Ali şu cevabı vermiş
-''Kötü,kötülük yapmakdan vazgeçmiyorsa ben neden iyilik yapmakdan vazgeçeyim ''

Hinoralı
07.09.2007, 18:33
Hazret-i Ali'nin cömertliği
Hazret-i Ali hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu.
Devenin yuları yardımcısı Kamber’in elinde idi. Kendisi de önde gidiyordu.
Medine’nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
“Ne olur Allah rızası için bir yardım!” diyordu.
Sesi duyan Hazreti Ali , arkadan deveyi çekip gelen Kamber’e sordu:
“Kamber! Ne istiyor bu yoksul?”
Kamber:“Hurma istiyor Efendim!” dedi.
Hazret-i Ali : “Ver öyleyse!” dedi.
Kamber:“Hurma çuvalda Efendim!” diye cevapladı.
Hazret-i Ali :“Çuvalla ver öyle ise!” diye emretti.
Kamber:“Çuval devenin üzerinde efendim!” dedi.
Hazret-i Ali :“Deveyle ver öyle ise!” diye gürledi.
Emri derhal yerine getiren Kamber, diyor ki:
“Devenin ipi de benim elimde demekten korktum ve hurma çuvalını deveyle birlikte yoksula verdim. Az kalsın, beni de yoksula vermekte tereddüt etmeyecekti.”

xolxol_12
08.09.2007, 13:38
HZ. ALİ’NİN (K.V) OĞLU HZ. HASAN (R.A)’A ETTİĞİ NASÎHAT
İbn-i Mülcem, Hz. Ali’yi yaralayınca Hz. Hasan ağlayarak yanına girdi. Hz. Ali:
— “Oğlum, niye ağlıyorsun?” Hz. Hasan:
— “Nasıl ağlamayayım? Âhiretin ilk, dünyânın son gününde bulunuyorsun!
— “Oğlum, dörder maddeden ibâret şu iki tavsiyemi iyi belle, onlara riâyet edersen, yapacağın hiçbir şey sana zarar vermez:
1- En büyük zenginlik, akıl.
2- En koyu fakirlik, ahmaklık.
3- En yaman yalnızlık, böbürlenmek.
4- En değerli âlîcenâplık, güzel ahlâktır.
Diğer dört şey ise:
1- Ahmakla dostluktan sakın, çünkü o sana faydalı olmak isterken zarar verir.
2- Yalancıyla dost olma. Zîrâ o, senden uzak duranı sana yaklaştırır, yakınını da senden uzaklaştırır.
3- Cimriyle de dostluk kurma, zîrâ ihtiyaç duyduğun şeyi senden uzaklaştırır.
4- Fâcirle de dost olma, çünkü seni ucuza satıverir.”

İliryali
08.09.2007, 20:47
Hazret-i Ali'nin cömertliği
Hazret-i Ali hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu.
Devenin yuları yardımcısı Kamber’in elinde idi. Kendisi de önde gidiyordu.
Medine’nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
“Ne olur Allah rızası için bir yardım!” diyordu.
Sesi duyan Hazreti Ali , arkadan deveyi çekip gelen Kamber’e sordu:
“Kamber! Ne istiyor bu yoksul?”
Kamber:“Hurma istiyor Efendim!” dedi.
Hazret-i Ali : “Ver öyleyse!” dedi.
Kamber:“Hurma çuvalda Efendim!” diye cevapladı.
Hazret-i Ali :“Çuvalla ver öyle ise!” diye emretti.
Kamber:“Çuval devenin üzerinde efendim!” dedi.
Hazret-i Ali :“Deveyle ver öyle ise!” diye gürledi.
Emri derhal yerine getiren Kamber, diyor ki:
“Devenin ipi de benim elimde demekten korktum ve hurma çuvalını deveyle birlikte yoksula verdim. Az kalsın, beni de yoksula vermekte tereddüt etmeyecekti.”

Değerli Canlar;
Bu tür hikayeler veya "kıssalar", gerçek yaşamımıza yön verme konusunda bizlere yardımcı olacak öğütler yüklüdür. Yapılması veya yapılmaması gerekenleri, yaşanmış veya yaşanmış gibi kurgu hikayelerle öğütler. Bunun yanı sıra hikayenin geçtiği tarihsel döneme ait izlerde taşır. Yukarıda alıntı olarak aldığım bu hikayede bunlardan biri. Öğüt verirken o günkü tarihsel dönemin sosyo-ekonomik yapısına da ışık tutuyor.
Bu hikayede bence, Hz. Ali nin tarihsel kişilik olarak cömertliğinin yanında bazı gerçeklere de dikkatimizi çekmemiz ve sorgulayıp, araştırmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü, bizim kültürümüz (alevi-bektaşi) sevgi ve aklı yüceltir.
Bu hikayede sorulması gereken sorular olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu sorular hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum.
1) Olay, hangi dönemde geçmektedir.
a) İslam'ın devletleşmediği; "cahiliye döneminde mi ?" geçmektedir.
b) İslam devleti içinde mi geçmektedir?
2) "Kamber" adlı yardımcının toplumsal "statüsü" nedir?
3) O tarihsel dönem itibariyle "yardımcı" statüsündeki birinin, bir başkasına "sadaka" olarak verilmesi mümkün müdür?

Saygılarımla

derya
09.09.2007, 18:12
Hikayeler gercekten cok güzeldi teşekkürler arkadaşlar bu hikayelerden kendimize cok pay cıkartmamız gerekir aslıda

Hinoralı
10.09.2007, 10:14
Değerli Canlar;
Bu tür hikayeler veya "kıssalar", gerçek yaşamımıza yön verme konusunda bizlere yardımcı olacak öğütler yüklüdür. Yapılması veya yapılmaması gerekenleri, yaşanmış veya yaşanmış gibi kurgu hikayelerle öğütler. Bunun yanı sıra hikayenin geçtiği tarihsel döneme ait izlerde taşır. Yukarıda alıntı olarak aldığım bu hikayede bunlardan biri. Öğüt verirken o günkü tarihsel dönemin sosyo-ekonomik yapısına da ışık tutuyor.
Bu hikayede bence, Hz. Ali nin tarihsel kişilik olarak cömertliğinin yanında bazı gerçeklere de dikkatimizi çekmemiz ve sorgulayıp, araştırmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü, bizim kültürümüz (alevi-bektaşi) sevgi ve aklı yüceltir.
Bu hikayede sorulması gereken sorular olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu sorular hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum.
1) Olay, hangi dönemde geçmektedir.
a) İslam'ın devletleşmediği; "cahiliye döneminde mi ?" geçmektedir.
b) İslam devleti içinde mi geçmektedir?
2) "Kamber" adlı yardımcının toplumsal "statüsü" nedir?
3) O tarihsel dönem itibariyle "yardımcı" statüsündeki birinin, bir başkasına "sadaka" olarak verilmesi mümkün müdür?

Saygılarımla

Sevgili can, olayın ne zaman geçtiğini soruyorsunuz, sanırım kamber hz.ali efendimize köle olarak hediye edilmiş fakat önce azad sonra evlatlık edindiği biridir, mantık yürütmek güç ama sanırım islam devleti döneminde. kamber adlı yardımcı yukarıdada bahsettiğim gibi köle olarak hediye edilmiş sonradan evlatlık edinilmiş biridir normal insandan hiçbir farkı kalmamıştır. o tarihsel dönemde kölelik efendilik gibi kavramlar vardı bunlar malum, ama benim anlattığım hikayedeki konu kamberin sadaka olarak verilmesi değil, yada bana göre değil, ben olaya hz.ali nin böyle bir cömertlik konusunda evladım diye bildiği kamberde bıraktığı derin izdir.

saygılarımla.

dervişcemçiçek
10.09.2007, 16:39
yoluna kurban oldugum imam aliye birgün sahabeler demişlerki;
ya ali su karsıda görünen zat varya o seni gece gündüz takip ediyor sana bir fenalık yapmasından korkarız . kendine dikkat etsen iyi olur demişler

mübarek işaret edilen kişiye dikkatlice baktıktan sonra yanındakilere

O BANA BİRŞEY YAPAMAZ VEYA ÖLDÜREMEZ demiş
sahabeler ya ali nereden biliyorsun da bize böyle şaşırtıyorsun deyince
sahı velayeti BEN ONA İYİLİK YAPMADIMKİ demiş