Orijinalini görmek için tıklayınız : Dedelerimizin Kalıtesi ve Bilgi Seviyesi
pervane derviş 26.11.2006, 12:24 sevgili canlar formumuzda alaviligin asimilasyonun ve alevilikle alakası olamyan kişilerin alevilerin basında oldugunu tartıstıgınız su günlerde bu konun da tartısılması gerektigini düşündüm
kandimden örnek vermek gerekirse benim mensup oldugum alevi grubun babaları oldukça bilgisiz ve cahiller.Babalık devşirme usulüne göre yapılıyor.(Bizim oralarda dedeye baba derler).Hiçbir egitim almayan baba cocukları belli bir yaştan sonra baba olup cıkıyorlar cem yürütürorlar ve görgü görüyorlar
Buda cok saçma seylere ve inanışlara yol açıyor.Bu da biraz düşünen kafa yoron gençlere saçma geldigi için artık alevilige inanmamaya hatta ateist olmaya başlıyorlar.
Asimilasyonun ve atesitleşmenin sebebini ararken aslında bu açıdanda bakmak gerekir Bizim din büyüklerimiz bizi ne kadar yeterli yetiştiriyor bu cok önemli.Hiçbirsey bilmeyen insalar tarafından yetiştirilen insanların nekadar yetkin olacagınıde siz düşünün artık.Anadolunun ücra köşelerinde durum genelde bundan ibaret.
Dede baba adı altında insanlar ,gerçeklik payı olmayan bazı inanıslara inandırılıyor.Örnk Dede hiç can alırmı ama bizim oralarda alcagına inanıyorlar.Dedelerin kızdıgı herkesi öldürebilecegine inanılıyor.Ne acı dimi.
Bu örnekleri daha da cogaltabilirim.Bu insanlar dini vasıflaraını ticari cıkarları içinde kullanıyorlar.Köylerden bedava ırgat topluyorlar.
Bütün bunları gören mantıklı bir insanda eger alevilik buysa ben inanmıyorum alevilige diyor.Çünkü alevilik insanın insana kulluk ettigi bir din diyor.Ve böylece alevilikten kopmalar başlıyor.Nitekim benim köyümde bir cok gencin durumu bundan ibaret.
Not:İşini gerçekten hakkıyla yapan saygıdeger dedelerimizde var ben bu yazımda onları tenzi ederek konusuyorum.Benim sözlerim yukarda saydıklarımı yapanlara.
Evet arkadaslar sizce bizim dedelerimiz ne durumda.Bizi gerçek birer alevi olarak yetiştirebiliyorlarmı.Yorumlarınızı bekliyorum
hak yoldaşınız olsun....
halitseyfi 26.11.2006, 12:30 Sevgili canlar
MAlesef dede yetiştiren bir kurumumuz olmadığı için ,soy sürerek gelen dedelik kurumu bu tür sıkıntılatı malesef yaşıyor.
Alabildiğine kendini yetiştiren dedeler yanında kara cahil dedelerlede karşılaşıyoruz. Alevi örgütleri bu konuya kesin bir çözüm için çare aramalı diye düşünüyorum.
devletin bu güne kadar yürüttüğü politikaların eseri bunlar. anadoluya binlerce eren evliya yetiştirmiş bir inanış biçimi alevilik. evet baskılar sonucu inancımızda ilerliyememiş ve dedelerimizde kendilerini geliştirememiş olabilir.fakat bugün bu böyletse gelecekte daha kötü olacak diye bir şey yok. kendine ateist diyen gençlerimiz bile bugün alevi forum çatısı altından çıkmıyor. türkiyede olmasa bile yurtdışında bir çok kuruluş aleviliğin genişlemesi insanların bilinçlenmesi adına bir çok araştırma yapıp paneller düzenliyorlar.dedelik okulları açılıp daha bilinçli dedelerin yetişmesine katkıda bulunuyorlar.bence hep eksilerimizi görmektense artı yönde neler yapılabilir onu düşünmemiz ve çaba sarf etmemiz lazım.madem alevilikten bu kadar uzağız yine dönüp dolaşıp birbirimizi buluyoruz acaba?demekki beğensekte beğenmesekte bizi gerçekten kucakladığına inandığımız bir başka inanç yok bu dünyada:)
Öncelikle Devletin resmi ideolojisi Türk - İslam sentezine dayandığı için özellikle Sunni kesimler her türlü dini eğitim olanaklarından yararlanıyorlar. Alevilik ise git gide erozyona uğruyor. Aleviliği kurumlarıyla birlikte baştan organize etmek ve çağa uygun şekilde merkezi şekilde düzenlemek gerekiyor. Alevilik yanlış değil elbet ama yapılan baskılar ve merkezi şekilde örgütlenememsinden dolayı yanlış şekilde kullanılabiliyor. Bunun önüne geçmek için örgütlü bir biçimde sahip çıkıp yeniden bir düzen getirmek gerekiyor.
Zaten Alevilik çağa ayak uydurmayı bilen bir inanc, Osmanlıda kadın erkek eşitliği yokken Aleviler kadın ve erkeğe eşit değr vermişlerdir. Günümüzde de yanlışlar varsa bunları görüp ayıklamak şart bunuda ancak birlikte örgütlü olarak doğru yerde tartışarak çözebiliriz.
Aleviler ne kadar örgütlü? önemli olan soru bu aslında. Örgütlü bir halk doğru ile yanlışı kolaylıkla ayırt edip çözebilir. Sömürücü zihniyetlerini önünü kesmek için insanların örgütlü olması şart bu şekilde sadece Alevilik için değil hayatın tüm alanlarında bu tarz sömürücü zihniyetlere fırsat vermemiş oluruz.
Öncelikle Alevi Toplumu olarak bizler Anadolu Selçuklu Devletinden beri sürekli istenmeyen, engel bir toplum olarak görüldük... Yaşadığımız topraklarda Devletin Din'i Sünnilik, Halk'ın ezici çoğunluğunun Din'i ise Alevilik olmuştur... İslam Dini yüzyıllar boyunca sürekli yozlaşan bir Din haline gelmiştir ve tüm Dünya İslam Dinini belirli kalıplarıyla kabullenmiştir... Müslüman Cemaatinin % 80'i kendini Ehli Sünnet, yani Hanefi/Maliki/Şafi/Hambeli > Sünni olarak tanımlar... Sünnilik ise Mezhepçilik yapıp diğer tüm akım ve İnanç Sistemlerini kesinlikle kabul etmez, sapkın yada bozuk İnançlar olarak adlandırılır.. Biz Alevi Toplumunun yaşadığı Topraklarda eskiden Sünnilik çok çok azdı.. Ama zamanla Devletlerin Oyunlar, Asimilasyon Politikaları ve Katliamları ise Sünnileştirildi... Bunları neden söylüyorum? Çünkü haksızlığa uğramış bir toplum var. Ve bu toplum yüzyıllar boyunca baskı altında olduğu için bizler Din Adamlarımızı yetiştirmek için İmkanlar bulamadık... Osmanlı Devleti döneminde Alevi Dedeleri/Babalar sürülmüşler ve katledilmiştir.. Sünniler ise kendileri için medreseler, eğitim yerleri kurmuş ve Din Adamlarını yetiştirmişlerdir.. Sünnilik sadece İslamdan beslenir ama Alevilik Evrenseldir.. İşte Aleviliğin bu özelliğini asla kabullenemedikleri için Alevilik bulunduğu toplumlarda hep dışlanmıştır.. Dedelerimiz yüzyıllarca yaşadığı Devletlerden hiçbir şekilde bir destek almamış ve büyüklerinin Pirlerinin yolunda gitmeye çalışmışlardır... 1900lerden sonrada Türk/İslam Anlayışının tamamiyle benimsenmesi bazı şeyleri imkansız kılmıştır....
Bizim Dedelerimiz için Dede okulları açılmadı canlar.. Bizim dedelerimiz kendilerini eğitmek zorunda kaldı.. Bende hatasını duyduğum Dedeler biliyorum.. Kızıyorumda ama herşeye rağmen Dedelerimiz, Sünni İmamları ile kıyaslanmayacak kadar ileri görüşlü insanlardır.. Kızılkilise abiminde dediği gibi Alevilik bulunduğu Çağa ayak uydurabilen bir İnançtır.. Dede okullarımız olursa birçok sorunu halledebiliriz ama şimdi dedelerimizin bilgi ve kalitesi açısında çok vahim bir durum yok.. Sorun, Dedelerimizin yok sayılmasıdır....Yok sayılan Din Adamları ilede Devlet hor gördüğü için asla ilgilenmez, ilgilenmedi.
pervane derviş 26.11.2006, 12:54 devletin bu güne kadar yürüttüğü politikaların eseri bunlar. anadoluya binlerce eren evliya yetiştirmiş bir inanış biçimi alevilik. evet baskılar sonucu inancımızda ilerliyememiş ve dedelerimizde kendilerini geliştirememiş olabilir.fakat bugün bu böyletse gelecekte daha kötü olacak diye bir şey yok. kendine ateist diyen gençlerimiz bile bugün alevi forum çatısı altından çıkmıyor. türkiyede olmasa bile yurtdışında bir çok kuruluş aleviliğin genişlemesi insanların bilinçlenmesi adına bir çok araştırma yapıp paneller düzenliyorlar.dedelik okulları açılıp daha bilinçli dedelerin yetişmesine katkıda bulunuyorlar.bence hep eksilerimizi görmektense artı yönde neler yapılabilir onu düşünmemiz ve çaba sarf etmemiz lazım.madem alevilikten bu kadar uzağız yine dönüp dolaşıp birbirimizi buluyoruz acaba?demekki beğensekte beğenmesekte bizi gerçekten kucakladığına inandığımız bir başka inanç yok bu dünyada:)
Ablacım sana kesinlikle katılıyorum.Aleviligin artı yanlarınıda görmeliyiz mutlaka ancak dedeyim diyen öyle insanlar varki bırakın yurt dışınaki panalleri takip etmeyi alevilik hakkında birtek kitap okumaktan aciz durumda.Ve bu insanlarda ciddi derecede büyük alevi topluluklarına hükmediyorlar.Bu kişilerin sözleri kanun sayılıyor.Bunlarda gözardı etmemeliyiz.Bunlara bi çare bulmayılız.Bu cahil insanların yönetimindaki insanlarımız için birseyler yapmalıyız.Bu insanların olaya bakısı artık degişmiş.Bir dini lider gibi degile dogudakı bir aşiretin lideri gibi davranmaya başlamışlar.Bu cok acı bir durum.İyi yön herzaman iyidir.Onu düzeltmeye gerek yoktur.O kendini daha iyi hale getirecektir.Önemli olan eksiklerimizi görmek ve on düzelkmektir.Yoksa gün gelir geri dönüşü olmayan bir hale gelir
hak yoldasınız olsun...
KomünistAlevi 26.11.2006, 13:14 Cumhuriyet ilan edildikten sonra ilk anayasada Dedelik ,Babalık ile Üfürükçülük,büyücülük ve yobaz din hocaları aynı kefeye konmuştur...
Bunu biliyoruz demi canlar?
Bu bizim halimizi son derece iyi açıklıyor bana göre...Osmanlı devrinde ne gözle bakılıyorsa Cumhuriyet döneminde de aynı gözle bakılmaktadır bize...
Ve böyle bir ortamda git gide yozlaşan bir Dedelik mertebesi karşımıza çıkıyor..
Cumhuriyet ilan edildikten sonra ilk anayasada Dedelik ,Babalık ile Üfürükçülük,büyücülük ve yobaz din hocaları aynı kefeye konmuştur...
Bunu biliyoruz demi canlar?
Bu bizim halimizi son derece iyi açıklıyor bana göre...Osmanlı devrinde ne gözle bakılıyorsa Cumhuriyet döneminde de aynı gözle bakılmaktadır bize...
Ve böyle bir ortamda git gide yozlaşan bir Dedelik mertebesi karşımıza çıkıyor..
Söylediklerine katılıyor ve ekleme yapmak isterim.. Cumhuriyet sonrası dediğin gibi Dergahlar, Tekkeler kapatılmıştır birer tehlike olarak görüldükleri için. Ama gel görki biz Alevilerinde, Tarikatçı ve Şeyhlerle aynı kefeye konulup, Dergah/Cemevlerimiz kapatıldı... Şimdi Sünni İslamcıların Tekkelerinin kapatılması, onların İslamcı, Tarikatçı olmalarındandır.. Ama Alevilik Evrensel bir İnanç Sistemidir.. Tek bir Din'in tekelinde de değildir.. Ama çok saçma bir şekilde, Alevi Dergaları, Tarikat olmadığımız halde kapatıldı.. Kısacası Laiklik karşıtı olan Kubilay Katilleri, Sünni İslamcılar ile aynı kefeye konulduk... Bu bile herşeyi açıklamaya yeterlidir...
Alevilerin inanç ve ibadeti çağdaş, Dedeleri yol göstericidir.
Biz Anadolu Alevilerinin inancı binlerce düşünce ırmağının oluşturduğu bir ummandır. Bu inanç Asya bozkırlarından gelip Mezapotamya ve Anadolu’ya yerleşen Türkmenler’in, yerleşik Kürtler’in, Balkanlar’daki yerleşik halkın ve oraya göçenlerin inancıdır.
Hüseyin69 26.11.2006, 16:48 Cumhuriyet ilan edildikten sonra ilk anayasada Dedelik ,Babalık ile Üfürükçülük,büyücülük ve yobaz din hocaları aynı kefeye konmuştur...
isin daha ilginc yani bütün bunlara sözümona dönemin alevi önderlerinin
sesiz kalmalari
hani atatürk alevilerin büyük destegiyle milli mücadeleyi kazandi
peki atatürkün alevilere verdigi basari madalyasi bumuydu sihlik seyhlik dede baba haci hoca vs vs hepisini bir kefeye koyup yasakladiktan sonra destegini atatürke esirgemeyen aleviler acaba buna itiraz ettilermi ben sanmiyorum cünki atatürk onlara göre 13. imamdir
buday ayri aci bir gercek
düsünsenize hayvan ile insan ayni kefeye ayni herhangi bir kategoriye konulmasi ne kadar aptalca dirsa dede baba pir mürsit rayber vs gibi alevi önderlerinin haci hoca sih seyh vs vs lerle ayni kefeye konulmasi
gerisini varin siz düsünün
isin daha ilginc yani bütün bunlara sözümona dönemin alevi önderlerinin
sesiz kalmalari
hani atatürk alevilerin büyük destegiyle milli mücadeleyi kazandi
peki atatürkün alevilere verdigi basari madalyasi bumuydu sihlik seyhlik dede baba haci hoca vs vs hepisini bir kefeye koyup yasakladiktan sonra destegini atatürke esirgemeyen aleviler acaba buna itiraz ettilermi ben sanmiyorum cünki atatürk onlara göre 13. imamdir
buday ayri aci bir gercek
düsünsenize hayvan ile insan ayni kefeye ayni herhangi bir kategoriye konulmasi ne kadar aptalca dirsa dede baba pir mürsit rayber vs gibi alevi önderlerinin haci hoca sih seyh vs vs lerle ayni kefeye konulmasi
gerisini varin siz düsünün
Bazı gerçekleri söylediğimizde, mesela Cumhuriyet Döneminde Cemevlerinin kapatılıp, Dedelerimizin Şeyhlerle bir tutulması gibi bazı gerçekleri söylediğimizde, bazıları kabullenemiyor yada işlerine gelmiyor.. Yani gerçekten düşündüğümüzde ortada büyük bir haksızlık var.. Gerçekten büyük bir haksızlık var... Kurtuluş Savaşından önce Hacı Bektaş Tekkesine gidiliyor, Altınlar yardımlar yapılıyor Atatürk'e, yurdun çeşitli bölgelerinde Aleviler Savaşa katılıp Atatürk'e en büyük desteği veriliyor, sonradan bizler Şeriatçılarla, Müslümanlarla aynı kefeye konulup Cemevlerimiz kapatılıyor... Alevilik Evrensel bir İnanç Sistemdir asla Tarikat değildir.. Hatta Tekklerin kapatılmasından sonra Atatürkün gidip yardım istediği Hacı Bektaş Tekkesindeki Dedebaba bile göz hapsine alınmış.. Bunuda duydum ben....:wink:
Kimse unutmasın ki bu ülkede kadınlar biraz olsun özgür iseler, buda biz Alevilerin varlığından dolayıdır.. Bu Topraklarda Aleviler olmasaydı, Mustafa Kemal Cumhuriyeti biraz zor kurardı.. Buda tokat gibi bir gerçektir.
pervane derviş 29.11.2006, 11:59 Olay biraz siyasileşmiş Olayları bukadar dallandırıp budaklandırmanın bence geregi yok.
Sizde bi kurucu olsaydınız ve yıllarca kalıplaşmış birtakım seylere inanan bir topluma cumhuriyet gibi laiklik gibi hiç tanımadıkları birseyi benimsetmeye çalışsaydınız emin olunki sizde bir takım seylerden vazgeçmek zorunda kalırdınız.
Adaletli bir sisitem getirdim diyipte hacıların dergahlarını kapatırken dedelerin tekkelerini kapatmamak ne kadar dogru olurdu tartışılır.Bunları yapmasaydı ulu önder ozaman kendiyle çelişmezmiydi.
Sisteminizi benimsetmek için onu korumak için bazı seylerden hazgeçmeyi bileceksiniz.Atatürk ozaman tekkeleri dergahları kapatmasaydı 3 5 yıl sora devlete kızan hacının hocanın dedenin etrafında toplanacaktı ve yeni kurulmuş daha emekleme aşamasında olan devletimiz için büyük tehlike arzedecekti.Bence bunları irdelerken bunlarıda düşünerek irdeleyin.Ozamanın şartlarınıda göz önünde bulundurun.
Bunlar bizim kendi toplumumuzu gelıştirmek için engel degil.Bize kitap okumayın diyenmi var, kitap yazmayın diyenmi var,dernek kurmayın diyenmi var,gençlerinizi yetiştirmeyin diyenmi var.
Dış çevrenın olumsuzluklarını eleştirecegimize birazda öz eleştiri yapalım.Biz alevi toplumu olrak ne kadar aktifiz,bu ugurda neler yapıyoruz,haklarımızı aramak için ne gibi falıyetlerde bulunuyoruz.Bunlarıa sorgulamak lazım.
Biz birseyleri kendimiz almasını bilmedigimiz sürece bu ülkede kimse biz alevilere birseyleri getiripte altın tepsiyle sunmaz.
En basit örnegi mecliste kaçtane alevi millet vekili var.
Biz kendimizi her yönden geliştirmesini bilirsek inanıyorunki her istedigimizi alırız.Böyle bazı seyleri bahane ederek birilerinden dertyanarak olmaz bu iş.
Atatürk bizim tekkelerimizi kapattıoysa sünnilerinde zaviyelerini kapattı.Ama onlar kendilerini geliştirdi durmadı.Tamam onlar devlet desteklı olabilir ama bu bizim kendimizi geliştirmemize engel olmamalı.
hak yoldasınız olsun...
Bismi şah Allah Allah
Canlar dedelik makamı aslında çok zor bir yoldur bunu herkes yapmaz .Günümüzde dedelik tam anlamıyla yaşanlarda var kendini yetiştiremeyip dede olarak tanıtanlarda da var ama dedlerimiz yeni zamana ayak uyduramıyorlar biraz da iş bizde bitiyor bi dede ye bağlı olmak yada olmamak yada onu kabul etmek bizim elimizde yane her işin başı Allahtan geçer gönülde geçekten Allah'a yalvaran bir kimse çok yüksek mertebeye gelebiliyor ki hak dedelere bağlanmak zaten gönülden sen aşık oluyorsun saten kanın ısınmadığı zaman o senin kadar zorlasada sen bağlanmassın . Bir soraki konuda dedelerimiz cem'de devamlı aynı seyler konusluo aynı şeyler geçioo gerçek olan hakikatı oöğretmektir Kuran-ı Kerimi ve Ehlibeyti cevreleyen ve kendinde Allah'ı bulma (Enel Hakk), aşk ile yanmak (hamdım,piştim,yandım),sunileri yada başka insaları dışlamak değil insanca sevgice her insanı sevmek (yaratanı yaratandan ötürü sevmek) ve hakikata ermekten ibarettir.Ama Çoğunlukla bu olmuoyor ve insanlarımız gitgide Allah yolundan ayrılmaya başlıyor. bunu sadece dedelere suçu atmak değil herkeste bir hata payı olmasından kaynaklanıyor.
Gerçeğe hü mümine Ya Ali..
Kartopu86 08.12.2006, 12:15 Eğerki dedelerimiz yani bize yol gösterici olanlar öğretici olanlar Alevilik konusunda yeterli bilgileri olmadığı halde en azından öğrenmek adına birşeyler yapmıyorsa yalan yanlış bilgiler dahilinde halkı yönlendiriyorsa ve en önemlisi bunu bazi şeyleri kullanmakta kendine aracı ediyorsa......ne acı bir durum hemde içler acısı böyle olmamasını ümit ediyorum....
Benim gözlemlemiş olduğum kadarıylada gittiğim cem evlerinin dedeleri hep açıklayıcı öğretici olmuştur ve yeniliklere hep açık.Yine birgün cemdeydim dedemiz bir konu hakkında açıklama yaparken (konunun ne olduğunu şuan için hatırlayamadım) ceme katılan canlara ''doğrumu canlar demiş onlarda eyvallah dede'' diyerek onay almıştı bu sadece küçük bir örnek yani herşeyi ben bilirim düşüncesinden uzak olmaları bir insanın başka insanlardanda öğrenecek şeyleri olabileceğini, okumanın, bilgili olmanın, aydın olmanın, karşılıklı fikirleri tartışılması gerektiğini düşünen bir cem dedesinin olduğu düşünmek güzelde buna şahit olmak dahada bir güzel:) :)
pervane derviş 08.12.2006, 17:48 Bismi şah Allah Allah
Canlar dedelik makamı aslında çok zor bir yoldur bunu herkes yapmaz .Günümüzde dedelik tam anlamıyla yaşanlarda var kendini yetiştiremeyip dede olarak tanıtanlarda da var ama dedlerimiz yeni zamana ayak uyduramıyorlar biraz da iş bizde bitiyor bi dede ye bağlı olmak yada olmamak yada onu kabul etmek bizim elimizde yane her işin başı Allahtan geçer gönülde geçekten Allah'a yalvaran bir kimse çok yüksek mertebeye gelebiliyor ki hak dedelere bağlanmak zaten gönülden sen aşık oluyorsun saten kanın ısınmadığı zaman o senin kadar zorlasada sen bağlanmassın . Bir soraki konuda dedelerimiz cem'de devamlı aynı seyler konusluo aynı şeyler geçioo gerçek olan hakikatı oöğretmektir Kuran-ı Kerimi ve Ehlibeyti cevreleyen ve kendinde Allah'ı bulma (Enel Hakk), aşk ile yanmak (hamdım,piştim,yandım),sunileri yada başka insaları dışlamak değil insanca sevgice her insanı sevmek (yaratanı yaratandan ötürü sevmek) ve hakikata ermekten ibarettir.Ama Çoğunlukla bu olmuoyor ve insanlarımız gitgide Allah yolundan ayrılmaya başlıyor. bunu sadece dedelere suçu atmak değil herkeste bir hata payı olmasından kaynaklanıyor.
Gerçeğe hü mümine Ya Ali..
Söylediklerine katılıyorum kardeşim Herk suçu illa ki dedeye atmamalıyız kendidmizi sürekli geliştirmeliyiz ama bunu yapmak içinde gelişmeye açık bir kafa yapısının olaması lazım ne yazıkkı herkes bizim gibi düşünmüyor Anadoluda alevi insanları(tabi ben kendi yoremden bahsediyorum) dedenin dedigini kanun kabul eder.Aksini iadda edenede düşmen kesilirler.Bu ziniyetteki bir insana araştır okuda birşeyler ogren diyemezsin.Çünkü onun dedesi onun okudıklarına onay vermezse o bilgi onun için yanlıştır.Acı bir durum ama bu gerçek.
Birde her dedeye inanmama konusu var düşününki yukarda bahsettigim zihniyetteki insanın bir cocugu oldu.Sizce bu cocugun da babası gibi olma olasılıgı nedir?Çok yüksek dimi.Bu cocugun baba ben bunu kabul etmıyorum bu yanlış deme şansı varmı? Çok az dimi?
Yani ortamdaki hiyerarşi okadar katıki esneme payı cok az.Ya tamamen bırakacak ve sevdiklerinden uzaklaşacaksın yada oldugu gibi kabul deceksin.Degiştirme şansın yok.
Neyazıki bunları yaşayan bir insan olarak söylüyorum ki cok acı bir durum bu.İnanmadıgınız bir kişiye inanıyormuş gibi gözükmek cok zor hakikaten.
Bizim oralarda bırakın araştırıp birileriyle birşeyler paylaşmayı baba(dede) ya soru sormak bile nerdeyse yasak.Bir cemde babaya babanın istemedigi şeyleri sordum diye benim kendi köylüm beni ordan uzaklaştırdılar.Gerekçeleri de baba bana kızmış.
Düşünün işte böyle bir ortamda hiçbirseyi degiştirme şansınız yok.Kabul etmeme şansınız yok çünki anne babanız da bu inanaların içinde.İster istemez içlerinde miş cılık muş culuk oynuyorsunuz.
Ama gençlerden umutluyum.Bir kuşak devri sonrasında inanıyorumki tablo daha farkı olacak.
hak yoldasınız olsun....
Söylediklerine katılıyorum kardeşim Herk suçu illa ki dedeye atmamalıyız kendidmizi sürekli geliştirmeliyiz ama bunu yapmak içinde gelişmeye açık bir kafa yapısının olaması lazım ne yazıkkı herkes bizim gibi düşünmüyor Anadoluda alevi insanları(tabi ben kendi yoremden bahsediyorum) dedenin dedigini kanun kabul eder.Aksini iadda edenede düşmen kesilirler.Bu ziniyetteki bir insana araştır okuda birşeyler ogren diyemezsin.Çünkü onun dedesi onun okudıklarına onay vermezse o bilgi onun için yanlıştır.Acı bir durum ama bu gerçek.
Birde her dedeye inanmama konusu var düşününki yukarda bahsettigim zihniyetteki insanın bir cocugu oldu.Sizce bu cocugun da babası gibi olma olasılıgı nedir?Çok yüksek dimi.Bu cocugun baba ben bunu kabul etmıyorum bu yanlış deme şansı varmı? Çok az dimi?
Yani ortamdaki hiyerarşi okadar katıki esneme payı cok az.Ya tamamen bırakacak ve sevdiklerinden uzaklaşacaksın yada oldugu gibi kabul deceksin.Degiştirme şansın yok.
Neyazıki bunları yaşayan bir insan olarak söylüyorum ki cok acı bir durum bu.İnanmadıgınız bir kişiye inanıyormuş gibi gözükmek cok zor hakikaten.
Bizim oralarda bırakın araştırıp birileriyle birşeyler paylaşmayı baba(dede) ya soru sormak bile nerdeyse yasak.Bir cemde babaya babanın istemedigi şeyleri sordum diye benim kendi köylüm beni ordan uzaklaştırdılar.Gerekçeleri de baba bana kızmış.
Düşünün işte böyle bir ortamda hiçbirseyi degiştirme şansınız yok.Kabul etmeme şansınız yok çünki anne babanız da bu inanaların içinde.İster istemez içlerinde miş cılık muş culuk oynuyorsunuz.
Ama gençlerden umutluyum.Bir kuşak devri sonrasında inanıyorumki tablo daha farkı olacak.
hak yoldasınız olsun....
BiŞmiŞah ,Allah Allah
evet haklısın sonuçta her toplumda olan eksiklikler ama bi yandan topluma örnek ve doğru yola götürceklerin kim olursa olsun kendisini geliştirmesi lasımki karşısındaki insana belli başlı şeyler aktarabilsin..Bektaşi dedeleri bu yoldan geçiolar ama alevi dedlerimize baktığımız zaman bole bir şey yok ama emin ol ki Allah kullarını bole yuoldan çıkmasına izin vermez .Bektaşi dedeleri belli bir hizmet ve başarı gösterdikten sora yeni nesillerin başına gelioo o yuzden ben kendime alevi bektaşi olarak nitelendiriyorum. yaşayış aynı ama ne bilim gerçekten bazen dede oarak tanıdığımız kişler bile birbirlerini tanımamazlıktan gelioo dedeler arası tartışma oluo geçen sene dedeler birliğinin konuşmalarında ateist dedeler oldu tv de izledi iki seyyid soyundn dede birbirinin dedikleri bile aynı kapıya cıkmıyor bolece alevi insanı sunni leşiooister istemse ve genclik atesitliğe gidio. neyseki Allah gören bilen işitendir buna ellbet dur diyecek bir nesil meydaa getirdi sen ben yada bir suru tanımadığımız insan ama bole birlik olumca saygı sevgi her daim üstün oluyor..
Gerçeğe Hü. Mümine Ya ALi...
Aşağıdaki yazı Sefer AYTEKİN’in İmam Cafer Buyruğu Syf. 20’den alınmıştır.
İmam Cafer Efendimiz Dedeler için bakın neler söylemiş.
VECH-İ KAMİL VECH-İ CAHİL
Hazreti İmam Cafer Sadık Rıdvanullhu Aleyhim ecmain buyurur ki: Yol, erkan iki vech üzeredir. Birine vech-i kamil, birine vech-i cahil derler.
İmdi vech-i cahil ol pirlerdir ki biatları ve irşadları evladı resulden değildir. Serçeşmeye ermemişlerdir. Sermayesiz kalmışlardır. Onların tövbeleri makbul değildir ve talip tuttukları ve ikrar ettikleri caiz değildir. Onlara talip olanların ikrarları ve biatları caiz olmaz. Şeriatte murtad, tarikatte, maarifette, hakikatte murtaddırlar. Yoldan, erkandan ve cemden sürgün hükmolur mu? Elcevap, olunur. Ol sebepten ikrarlarına amel olmaz. Onların yedikleri haramdır.
İmdi vechi kamil ol pirlerdir ki evladı resule yetmiş olalar. İkrarları, biatları evladı resulden ola. İkrarı imanı kabul ola ki tarikatleri ve hakikatleri kamil ola. Pirlik etmek caiz ola. Ve pir oldur ki, hem kamil ola, hem dört kapı nedir ve ne olduğunu bile. Ve ayetler ile amil ola. Hem dahi amel ede. Ve makamları bile.
------------------------------------
Yani canlar; Anlıyacağınız İkrarınızı bir dedeye vermediğiniz zaman, İkrarınızda Kestiğiniz Kurbanda kabul değildir.
Avrupa Yakasındaki Bektaşi Babaları seçimle gelirler. Onlarda Eskişehir’de bulunan Sucaaddini Veli Ocağına bağlıdırlar. Yani seçimi kazanan Baba Eskişehir’de bulunan Ocağa gelerek Nevzat Dede’den icazet alır.
Dedeler arasındaki tartışmalar ise benim kanımca kendi ocaklarını diğer ocaklardan üstün görmelerinden kaynaklanmaktadır. Oysa ki hepsinin amacı da aynıdır ve secere olarak hepside Hz. Ali Efendimize kadar uzanmaktadır.
Neticede Dedelerinde insan olduğunu unutmayalım. Hatasız insanın olmayacağını bilelim. Doğrusuyla da, yanlışıyla da onlar bizim dedelerimiz. Onlar Evlad-ı Resul’dur. Ehl-i Beyt Soyundandır.
Alevî-Bektaşî’ liğin anladığı şeriat kapısı; başlangıçta kutsal kökenin bir yansıması olarak algılanan görünür nesnel dünyadır. “Zâhir” değil, “Bâtın”dır. İnsan kendi kendini eğitmeye bu evrede başlar. Kaba, kuralcı bir inanç anlayışı vardır. Bu evrenin inananı “abid”, olarak adlandırılır. 1. Makamı İman etme’dir. Yani Tanrı’nın birliğine, meleklerine, peygamberlerine inanmaktır. Mürşit önünde yolun bütün kurallarına uyacağına söz verme, bu inancını ikrara bağlama, gönül yoluyla Hakk’ı bulmaktır.
2. Makamı ise Bilim öğrenme’dir Akılcı ve gerçeklere dayanan bilimleri öğrenmektir. Tarikât yolunda gönül yoluyla önce kendini, sonra kendi özünde, Tanrı’yı bulmak, bunu yaşamında uygulamak ve aklını kullanarak bilgiye ulaşıp sorunlara çözüm bulmaktır.
Yukarıda biraz bahsettim. 4 Kapı 40 Makamda 1. Kapı Şeriat Kapısının 1. Makamında Dede önünde İkrar vereceksin. 2. Makamında ise Bilim öğrenerek bilgiye ulaşacaksın demektedir. Dede Cem’e geldiğinde sizlere 4 kapı 40 Makamı öğrenin mi diyor yoksa öğrenmeyin mi diyor. Dedelerimiz Cem’lerimizde bilmediğiniz konularda sorular sorduğunuzda herkesin anlayacağı şekilde anlatmaktadırlar. Onların 3 ayrı sıfatı vardır. Rehber, mürşit ve pirdir. Rehber talibe yol açar, mürşit talipleri irşat eder, bilmediğini öğretir. Pir daha da aydınlatmaya çalışır, yetiştirir.
Yani Canlar sizin anlayacağınız her halukarda bizim dedelere ihtiyacımız vardır. Siz siz olun kesinlikle İnancınızı bozmayın. Dedeler Cem’ler de her zaman konu başlığı olarak anlattıklarını (zaman darlığından dolayı olabilir) dedenize soramıyorsanız çevrenizden sorun öğrenin.
Ne demiş Hz. Ali Efendimiz? Bana bir Harf Öğretenin Kırk Yıl Kölesi Olurum...
|
|