ALBAY_KAWA
01.04.2005, 17:41
Olaylarin baslamasi ile birlikte herkes ne oluyor diye sordu. Ardindan bu is nereye varacak sorusu geldi. Bundan sonra ise herkes kendi acisindan bir yorum getirdi. Bu yorumlarda yasananlari analiz edip devrime yansimasini heseplamak yerine klasik yaklasimlar öne cikti. Arnavutluk isyani Anadalu emekcilerinin örnek almasi gereken bir ayaklanmamidir yoksa kendiliginden gelisen bir kareketmidir? Arnavutluk ikinci devrimi yasiyor yoksa emperyalistler arasi catismalarin devrimci olanaklari arttirdigina dair bir isaret mi yakiyor? Özkök kaptirilan paraya ilskin sikintilarini dile getirdikten sonra baska bir kaygisini dile getiriyor." Arnavutlukta polis teskilati dagilmis durumda . Sinir muhafizlari yok. Yani Devlet cökmüs durumda. Burada güvenlik gücünün yeniden kurulmasi gerekiyor."Özkök Arnavut devletinin cökmesinden neden bu kadar kaygi duyuyor.( Öyle ya oturup kendi devletinin haline yansin.)" Olaykar sirasinda asker ve polisin depolarindan 200 bin dolayinda silah yagmalanmis. Sokaktaki kalasnikof fiyatlari 20 marka kadar düsmüs. Simdi bu silahlarin Balkanlar'a yayilmasindan endise ediliyormus. "Türkiye'den giden heyetin Berisa ile görüsmesinde bu konu halledilmeye calisildi.Ardindan cok uluslu güc denetimi saglamak icin Arnavutlug'a cikti. Kaygilarinin denetimleri disinda gelisecek bir hareketlenme oldugu acik. Ancak bu güc ellerinde silah bulunduran halki silahsizlandirmiyor.. Eger Arnavutluk'ta ikinci bir devrim yasaniyorsa burjuvazinin bu kadar esnek davranmasi neye dayandirilabilinir. Diger yandan Arnavutluk'ta tüm yasananlar kendiliginden ise olaylarin bukadar hizli ve organize gelismesi nasil gerceklesti. Arnavutluk kapitalis restorasyonun en yumusak yasandigi ülkelerden bir idi. 92'de yasanan toplumsal patlama büyük capta sorunlar yasamamisti. Ve simdi yer yerinden oynuyor. Burjuvazinin yeni dünya düzeninin islenmeyecegini yillar öncesinden belli olmustu. Simdi ise yeni bir devrimci dalganin bu celiskiler icinden filizlendigini görmek mümkün oluryor. Eger Arnavutluk'ta devrim hedefine kilitlenmis cok kücük bir örgüt varsa tüm bu yasananlardan cok daha güclenerek cikacagi aciktir. Yalniz taban genisletme anlaminda degil askeri, siyasal mevziler elde etmek acisindan da böyledir. Olaylarin gelisiminde cok agirli olmasa bile sonucunda bu olanaklari yakalamasi mümküm olacaktir. Bugün böyle bir örgütün adi gecmiyor. Bir yandan yillarca sosyalizm yasamis (bu tüm eski sosyaliz toplumlar icin gecerlidir) topraklarda devrimci unsurlarin tümüyle tükenmedigini düsünmek mümkünen diger yandan yenilginin saskinliginin böylesi örgütlenmeleri kurmayi zorlastirdigini hesaplamak gerekir. Bu tablo bizi analiz yapmanin ötesinde, kimin analizinin dogru oldugunu tartismanin ötesinde anadolu devriminin gelecegine dönük kararli adimlar atmaya yönetmelidir. Anadolu devrime yakindir. Anadolu devriminin TC sinirlari icinde kalmayacagi, bölgeye, dünyaya yapilacagi bir gelecek önümüzde uzaniyor. 3. Paylasim savasinin gelisiminin günlük basina yansidigi bu günlerde; yeni pazarlar, yeni hammadde kaynaklari, yeni sömürge alanlari yaratmak icin bujuvazizin dünya haritasini degistirmeye basladigi bu dönemde sinirlarin kalkmasi icin savasacak bir ordu savas alaninda yerini alacak. "Bindokuzyüzlerin basiydi, gelecek vaadiyle cagirdiniz dedemi gitti, dönmedi ve hic bir sey degismedi. Bindokuzyüzlerin ortasiydi tokluk vaadiyle kandirdiniz babami gitti, bir bacagi eksik geldi ve hic bir sey degismedi. Bindokuzyüzlerin sonundayiz cagiriyorsunuz beni, 'haydi gir sipere' yanitim hazir caniniz cehenneme. Ben katildim coktan birligime son savas en kanlisi olacak ve bu defa insanlik tarihi edebiyen degisecek."
ALBAY_KAWA
ALBAY_KAWA