Orijinalini görmek için tıklayınız : ABD’nin Kürt kartı ve Alevilik


polata
27.11.2006, 12:44
Dünya devletler tarihine baktığımızda 15. asırla birlikte hakimiyet veya sömürgeci anlayışın yakın bölgeden, uzak bölgeye doğru kaydığını söylemek yanlış olmaz. Dünya ekonomik, politik ve askeri sahnesinde söz sahibi olmanın, kısaca dünyanın güçlü devletleri arasında bulunmanın şartı, ülke sınırlarından çok uzaklarda bile söz sahibi olup, egemenlik/hakimiyet kurmaktan geçmektedir. Bir anlamda ekonomik, coğrafi, askeri ve siyasi önemi olan bölgelerde ki söz hakkınız sizin büyüklüğünüz ile doğru orantılıdır.

1990-1991 kışında gerçekleşen Körfez savaşının temel nedenlerinden biriside, yakın egemenlik kurma eğiliminde ki Irak’a karşı daha güçlü ve büyük olan uzak/dünya egemenlik anlayışının tepki göstermesidir.

Bu savaşın sonuçlarından belki de en önemlisi, ABD’nin 20. asrın özellikle ikinci yarısında kimi dönemlerinde ortaya sürdüğü ve kullandığı Kürt kartının, bu sefer çok farklı bir şekilde yeniden kullanılmaya başlanılmasıdır. 36’ncı paralelin üzerinde yok edilen Irak devlet hakimiyeti, bölge yerel yönetimlerine başta siyasi olmak üzere sağlanan olanaklar, ABD’nin bu sefer çok farklı bir Kürt politikası olduğunun bir göstergesidir.

Amerika Birleşik Devleti ve ona bağlı müttefik ülkelerin Irak’ı sözde demokrasi getirme ve Saddam Hüseyin yönetimini bertaraf etme harekatı ile Kürt politikası yeni bir sürece girmiştir.

Irak’ta oluşan duruma baktığımızda buna ait işaretleri görmemiz mümkündür. Şu anda Irak devlet bütünlüğünün korunduğunu söylemek mümkün ise de orta ve güney Irak’da dinsel temele dayalı acımasız bir iç savaşla birlikte, koşulsuz ABD karşıtlığı hakimken kuzey’de sessiz sedasız ancak emin adımlarla ABD destekli olarak oluşturulan yeni bir siyasi yapı gözlenebilmektedir.

Bu durumu netleştirmek açısından bazı uygulama örneklerine bakmak yeterli olacaktır. Kuzey Irak’lı veya batı emperyalist deyimi ile Irak Kürdistan’ının siyasi örgüt mensupları ve bürokratlarınca zaman zaman dile getirilen otonom bölge, federasyon, ayrı devlet söylemleri ile ABD ve İngiliz televizyon kanallarına verilen reklamlar bu sürecin Iraklı Kürt milliyetçilerinin self determinasyon çabalarının meyvelerini vereceği konusunda ipucu vermektedir.

Ortadoğu gibi, dünya enerji piyasası için önemli bir bölgede hakimiyet sağlamak, dengeleri oluşturmak ve söz sahibi olmak zor olduğu kadar dünya hakimiyeti açısından da önemlidir. Hakimiyetin sağlanması uygulamalarından birisi, o bölge ülkelerinin iç etnik yapı taşları üzerinde zaman zaman oynamak, kargaşa ortamı içerisinde ülkelerin dinamizmini dıştan içe çevirmek, hassas etnik ve dinsel dengeleri kendi lehinize kullanmaktır.

Irak, İran ve Türkiye üçgeninde yer alan Kürt toplumunu self determinasyon talepleri kimi dönem ABD tarafından desteklenmiştir. Ancak şu andaki görünüm açısından ABD’nin Irak da yerleşik Kürtlerin self determinasyon taleplerini açık bir şekilde olmasa bile, öncekilerden daha güçlü olarak desteklediği aşikardır.
Bu noktada bir tespiti belirtmek gerekir; geçmiş tarihlerde devlet kurmamış, bölgesel hakimiyet oluşturmamış ulusların/ırkların devlet kurmaları imkansız olmasa bile çok güçtür.

Şayet ABD’nin planları, Irak’ı federal bir yapıya kavuşturma ve Kürtlerin bu devlete bağlı otonom-federal bir hükümet olmasını sağlama ya da bağımsız bir Kürt devletinin kurulması yönünde olabilir. Bu şıkların en sonuncusunu değerlendirdiğimiz de kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulması Türkiye iç yapısı açısından önemli siyasi gelişmelere neden olabilecektir.

Kuzey Irak’ta kurulacak olan bir Kürt devleti, İran ve Türkiye açısından kendi iç etnik yapıları bakımından kabul edilemez bir oluşumdur. Böyle bir oluşum Türkiye ve İran’da yaşayan Kürtlerin kendi ırklarından bir devlet tarafından desteklenmesi, korunması, haklarının savunması anlamına gelmekle kalmayıp, ayrılıkçı fikrin gelişmesi ve umutlarını koruması anlamına da gelecektir.

Ancak Kuzey Irak’ta oluşabilecek bir Kürt devletinin sorunsuz olacağını düşünmek yanılgı olur. Kuzey Irak bölgesinde Kurmançi, güney bölgesinde Sorani ana diyalektiklerinin yanı sıra Gurani, diğer diyalektiklerin ve dillerin bulunması gibi dilsel sorunlar olduğu gibi, Sünni (Şafi, Hanefi), Şii (Caferi, Ehl-i Hak) dinsel ayrımlarda sorun teşkil etmektedir.

Bütün bu oluşumların Türkiye açısından siyasi ve bölgesel neticelerinin yanı sıra, en büyük sorun Alevi inançta ki insanlar arasında yaşanacağı kesindir. Kuzey Irak’ta gerçekleşecek bir Kürt devletinin sonuçlarının Türkiye’ye yansıması durumunda bir tercih yapma durumunda kalacak olan toplulukların başında Aleviler gelmektedir.

Yıllar önce kimsin diye sorulduğunda kişiler Türk, Zaza veya Kürt kökenli olduklarını bir kenara bırakıp Aleviyim diye kendini tanımlardı. Alevilik, kişiler için dinsel olduğu kadar etnik bir kimliği de ihtiva etmekteydi. Ancak son dönemlerde bu soru karşısında Alevi kelimesinin önünde veya arkasında etnik kimlikte belirtilmeye başlandı.

Türk Aleviler için belirtme nedenleri, kendilerinin ayrılıkçı Kürt harekatı ile aynı görülmemesini sağlamak, bu ülke ve ulusun gerçek harcı olduğunu belirtmek. Kürt ve Zaza Alevilerin belirtme nedeni ise, dinsel kimliklerinin yanı sıra etnik kimlikleri nedeni ile bazı haklarının yok sayılmasına isyan olduğu kadar kendi etnik kimliklerinin var olduğunun gösterilmesidir.

Zor olan seçim Türk, Kürt veya Zaza olsun bütün Aleviler için geçerlidir. İleride gerçekleşe bilecek bu tür bir oluşumda nerede olunursa olunsun azınlık olunacağı kesindir. İster Türkiye de ister oluşabilecek Kürt devletinde olsun etnik kökeni Türk, Kürt veya Zaza olsun yine dinsel inancı nedeni ile azınlıkta kalacaktır.

Tercihin son ana bırakılması mı yoksa şimdi yapılması mı daha uygundur bilmiyoruz. Bildiğimiz böyle bir tercihin olabileceği, sonuçlarının ise belirsizliğidir.


Ali Polat
03.11.2006

(http://polata.azbuz.com)

Devrimci Marksist
27.11.2006, 14:19
Alevi toplumunun bu sorunlar zerindene türk ne de Kürt milliyetçiliğine eklemlenmeden kafa yorması lazım. Alevilerin Kürt ve türk olarak bölünmesi olasılığı bence uzak bir ihtimal. Alevi Kürtler için bir referandum yapılırsa ki referandumun yapılmasını sağlayacak koşulların alevi kürtleri de milliyetçileştireceğini hesaba katsak bile kürt alevilerin birçoğu Türkiye'yi Kürdistan'a tercih edecektir. Zaten bugün böyle bir referandum yapılsa alevi kürtlerin tamamına yakını ve süni kürtlerin çoğunluğu Türkiye'de kalmayı tercih eder. 15 milyon vivarındaki Türkiye Kürtlerinin nüfusunun yarısına yakını Kürt illerinin dışında yaşıyor. Türkiye topraklarının da bir kısmını içeren bir Kürdistan kurulursa tüm baskılara rağmen Türkiye devleti kesinlikle sayıları 5 milyondan fazla olan Kürt göçmenleri doğuya sürecek. Bu durum Türklere ekonomik olarak pek bir zarar vermezken Kürdistan ekonomisini mahvedecek. Bağımsızlık aşamasından önceki muhtemel bir savaş ortamında da Türkleri içindeki azınlık Kürtler büyük katliamlara maruz kalabilirler. Bunların üzerine ABD Nato BM gibi güçlerin silahlı müdahalesi de muhtemeldir. Ancak Türkiye gibi güçlü bir ülkenin eylemlerini durdurmaya cesaret edebilecek bir güç şu an mümkün görünmüyor. Başka bir ülkenin Türkiye'yi işgal etmesi ise bana göre tümden olasılık dışı. Türkiye torakları içinde bağımsız bir Kürdistan batı illerindeki milyonlarca kürrt için bir felaket olur.

KızılBant
27.11.2006, 16:02
Türk milliyetçileri felaket teorileri üreterek kendilerine kar çıkarmak istiyorlar

Onlara göre Türkiye 3 e bölüncek

1. Sunni Türk kesimin yaşadığı bölge

2. Alevi Kürt ve Türkmenlerin bölgesi ( İç anadolu ve doğuda bingöle kadar)

3. Kürt bölgesi olan güneydoğu ve doğu anadolunun bir kısmı

Bu ihtimal var tabiki ama Aleviler ayrılık yanlısı değiller.

Önemli olan Tüm halklar olarak Türkiyede bir arada yaşayabilmek


Batıda milyonlarca Kürt var ve halk birliktelikden yana tabi ilerleyen günlerde Türk ırkçılar Kürtlere saldırıp Kuzey ırağa kovmaya kalkmazlarsa.

erdal_87
13.02.2007, 18:39
emeğine yüreğine sağlık can

Erdem12
13.02.2007, 19:10
ABD'nin çok sayıda kartı var; en azından 55 yıllık as değerinde bir Türk kartı var, Kürt kartı var, Arap kartı var, Şii kartı bile var; (belki de daha daha neleri var). Biliyoruz bilmesine de; aramana ve niyetine bağlı, kart çok bu pokerde, muhakkak değişik kartları vardır da; sizinde kartınız var galiba, sayın polata. Bu kartınız nefretin boyverdiği ırkçı bir Türkiye kartı galiba. Lütfen açıkla diğer kartlarını; eşitlik, kardeşlik, barış ve humanizmaya dayalı Alevilik kartı değil galiba ...