Orijinalini görmek için tıklayınız : Sadece insan olduğuna bakabilsek


polata
30.11.2006, 15:30
İnsanoğlu hep zaman içerisinde yolculuk yapmayı istemiştir. Geleceğe gitmeyi, oluşumları, değişimleri, geleceğini görmeyi ve geçmişe dönüp kimi olayları değiştirmeyi, bugünün oluşumlarının başlangıcını bulmayı. Amaç bir anlamda hayata, olaylara ve kişilere müdahale etmek, gözlemlemek ve tanrısal gücü elinde bulundurmanın güveni duymaktır.

Öyle anlarımız olur ki bizi oturduğumuz rahat koltuktan alıp geçmişimizde kalan olaylar yumağından birisine gideriz. Hiç beklenmedik bir anda zamanın derinliklerinde ki olayı yeniden yaşarız. Mahal aynıdır, kişiler aynıdır, duygular aynıdır, aslında biz o an sinema perdesine yansıyan bir görüntüyü seyrederiz. Yaşadığımız bir olayın yansımasıdır gözlerimize. Sadece gözlerimize mi hayır yüreğimize, duygularımıza işlenir yeniden her şey, tıpkı hafızamıza işlendiği gibi.

Memlekete gelmenin, yaşıtım sayılabilecek dayı çocuklarını görmenin heyecanı vardı. Sokaklar o zaman şimdiki kadar kalabalık değil, çocuklar şimdiki kadar bilmiş değildi. O zamanlar henüz ana caddelere bile süpermarketler kurulmamış insanlar şimdiki deyim ile bakkal amcadan alış veriş yapıyorlardı. Raflarda dizili duran birkaç gofret, bisküvi ve şekersiz çiklet bizim çağın bakkaldan alınacak en güzel hediyeleriydi. Köşe başındaki ilk bakkala yöneldiğim zaman öğrenmiştim, “o bakkal Sünni” demişti dayı kızı. Sünni kelimesi hafızamda dolanıp durmasına karşın ona denk duymadığım kelimenin karşılığını bulamadan öylece kalakaldı beynimde.

Annem olabildiğince açık ve anlayabileceğim derecede sade anlatmaya çalışmasına karşın bir türlü çözemiyordum ne Alevi ne Sünni kelimesini. O zamana kadar yaşanılan iç ve batı Anadolu’nun yerleşim yerlerinde hiç karşıma çıkmayan, hiç duymadığım kelimelere anlam vermeye çabalıyordum. Bir de üzerine ezberlemeye çalıştığım oniki tane isim vardı ki, bu hepten işimi zorlaştırmıştı. Artık en az kuzenlerim kadar bende biliyordum Alevi, Sünni kelimesini veya en azından köşede ki bakkal Sünni ondan iki dükkan aşağıdaki ise Alevi idi. Ve ben tıpkı kuzenlerim gibi aşağıdaki bakkaldan gofretimi alacaktım.

Çocukluk aklı mı yoksa saflığı mı bilmiyorum “ ondan kimse gofret almaz ise iş yapamaz, para kazanamaz o zaman da evine bakamaz” diye anneme serzenişte bulunmayı da ihmal etmemiştim. Meğer köşedeki bakkaldan da Sünniler alışveriş yapıyorlarmış o nedenle evine para götürebilirmiş. “peki” demiştim “ya evimize gittiğimizde ne yapacağız, orada da Alevi bakkal var mı?”, annemim orada Alevi, Sünni yok demesini daha da garipsemiştim.

Bir yıl sonrasında memlekete taşındığımızda artık köşede ki bakkal düşmanım, ondan iki dükkan aşağısında ki ise canımdan birisi gibi gelmeye başlamıştı. Ama hala neden diye sormadan edemiyordum.

Bir iki yıl sonrasında, sokaklarda kimliksiz kurşunların dolaştığı, düşüncesinden dolayı değil inancından dolayı insanların kanlarına bulandığı bir dönemin ortasında yaşamıştım düşmanlığın kardeşliğe dönüşebileceğini. Henüz yeni başlayan ortaokul heyecanın ilk haftalarıydı. Gündüzleri kaldırımlarının insanlarla dolmasına rağmen akşamları insanların dolaşmadığı caddelerin birisinin orta yerinde beni ve onu bekliyordu insanlık.

İlk kim söyledi hatırlamıyorum, beklide aynı anda yada peşi sıra söyledik; “ben Aleviyim” “ben Sünniyim”. Kısacık duraklamaya hangi düşünceler hangi duygular girdi bilinmez bildiğim aynı anda “ne olacak” diye birbirimize sormamız ve hemen ertesinde “hiç bir şey olmayacak devam” dememiz.

Evet kimi zaman birlikte ama çoğunlukla birbirimizden uzak, fakat hiçbir anında dürüstlük, samimiyet ve sevgiden kopmayan 29 yılın sonunda hala “devam”. O gün sonbaharın aylarından birinde gündüz vaktinin son anlarında, sisli karanlığın çökmeye başladığı o zamanda, insanların koşuşturmasına aldırmadan başlayan bir dostluktu bu. Bundan da önemlisi içimizde yeşermeye başlayan düşmanlığın yerinin sevgi almasının anıydı.

Keşke Alevi, Sünni diye ayırım yapmadan sadece ama sadece insan olduğuna bakabilsek karşımızdakine.

Ali Polat

http://polata.azbuz.com

Sevgi Erkan
30.11.2006, 15:46
Keşke Alevi, Sünni diye ayırım yapmadan sadece ama sadece insan olduğuna bakabilsek karşımızdakine.
Ali Polat
http://polata.azbuz.com

Sayın Polata,
Samimi ifadeleriniz için teşekkür ediyorum.İnsanlara sadece insan gözüyle bakabilmek için çok geniş olmak gerekiyor.Çoğumuz bu genişliği sergileyemiyoruz.Bir şekilde baskılardan çekiniyoruz.İnsan olmak alevi-sünni olmaktan daha mı zor!..

Erkan Sevgi
30.11.2006, 15:49
Keşke Alevi, Sünni diye ayırım yapmadan sadece ama sadece insan olduğuna bakabilsek karşımızdakine.


Dünya insalık tarihinde insanlar hep farklılıklardan konuştu, savaştı...
Farklılıkları netleştirmeye, zaman zaman uzlaştırmaya çalıştı...
Mozaik benzetilmesi yapıldı...

Farklılıklar her zaman beni germiştir....
Farklılıklar benim nazarımda yaşamın insanı yanını hep istismar etmiştir...

Farklılıkları kaldırma çabası ise hep asimile edilmek gibi görülmüştür(burada bunu art niyetli yapanları meclis dışı tutuyorum)...

Teşekkürler Sayın Polata bu insani hatırlatma için...

puduhepa
30.11.2006, 16:00
sevgili Polata,öncelikle böyle bir paylaşımın( Keşke Alevi, Sünni diye ayırım yapmadan sadece ama sadece insan olduğuna bakabilsek karşımızdakine.) ütopya olmaması en büyük temennim.alevi-sünni,türk-kürt,sağcı-solcu v.b...kavramlar hayatımızın içine ve beyinlerimize öyle bir empoze edilmiş ki çabalasakta bir şekilde ve ummadık zamanlarda ağzımızdan çıkıveriyor.
insanlar yani bizler önyargılarımızdan kurtulduğumuz anda,iyilik ve doğrulukla yoğrulduğumuz anda,kulaktan dolma bilgilerle değil okuyarak ve araştırarak karar verdiğimizde ...sanırım insanların kardeşliği de sağlanacak...umuyorum...
emeğinize sağlık...

müttaki
30.11.2006, 16:52
bu konu hakkında güzel bir yazı var... paylaşim dedim

Bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında tüm haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve tüm gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken çocuğu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba çocuğuna söz vermişti, o hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve çocuğuna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü;

"Oh be kurtuldum, en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez."

Aradan on dakika geçtikten sonra çocuk babasının yanına koşarak geldi ve

"Baba haritayı düzelttim artık sinemaya gidebiliriz" dedi. Babası önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de halen hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk; "Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı" dedi...

İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ...

bizde dünyayı düzeltmeyi bırakıp kendimizi düzeltsek... dünyada bizimle beraber düzelecektir

Lazoşa_62
30.11.2006, 16:54
Sayın Polata,
Samimi ifadeleriniz için teşekkür ediyorum.İnsanlara sadece insan gözüyle bakabilmek için çok geniş olmak gerekiyor.Çoğumuz bu genişliği sergileyemiyoruz.Bir şekilde baskılardan çekiniyoruz.İnsan olmak alevi-sünni olmaktan daha mı zor!..

Sevgi Erkan can; Aslında bizler insanlara insan gözüyle bakıyoruz.Alevicik asla yapmadik ve süni insanlara karşı savaşda açmadik.Sadece kendimizi savunmaya ve bizi insan olarak dişlamaya calışan zümreye karş mücadele ediyoruz.

Ben.sen veya bizler Alevi-suni çatışmalarına karşı olduk. insanlara insan gözü ile baktığımızı ve Mezheplerin ötesinde dünya insanlarıyla kardeş oldğumuzun onurlu mücadelesini verdik ve verecegiz. Bunu zorluğunu yaşıyoruz can...

Erkan Sevgi
30.11.2006, 17:07
Ben.sen veya bizler Alevi-suni çatışmalarına karşı olduk. insanlara insan gözü ile baktığımızı ve Mezheplerin ötesinde dünya insanlarıyla kardeş oldğumuzun onurlu mücadelesini verdik ve verecegiz. Bunu zorluğunu yaşıyoruz can...

Bu çabanızı yürekten alkışlıyorum sayın sahan62...

İnsanların kültürlerini, ırklarını, dillerini, dinlerini birer farklılık gibi göstermeye açlışmaktansa yaşamlarının birer unsuru gibi gösterme çabası insanlık için daha kazançlı olacaktır...

Bir çoğumuz bir başka dildeki müziği dinleye biliyoruz. Müziğin evrenselleşmesini sağlayan bizleriz. Müziğe bakış açımız yani...

Sevgi Erkan
30.11.2006, 17:07
Sevgi Erkan can; Aslında bizler insanlara insan gözüyle bakıyoruz.Alevicik asla yapmadik ve süni insanlara karşı savaşda açmadik.Sadece kendimizi savunmaya ve bizi insan olarak dişlamaya calışan zümreye karş mücadele ediyoruz.

Ben.sen veya bizler Alevi-suni çatışmalarına karşı olduk. insanlara insan gözü ile baktığımızı ve Mezheplerin ötesinde dünya insanlarıyla kardeş oldğumuzun onurlu mücadelesini verdik ve verecegiz. Bunu zorluğunu yaşıyoruz can...

Sayın Sahan62,
İnsanlara insan gözüyle bakarken unuttuğumuz noktalar oluyor.Sünnilere savaş açmadık, onlar bize açtı deyince ;bizler ayrımcılık yapıyoruz.Aleviler üstündür demiş oluyoruz.Tüm sünniler mi kötü yani.Ya da tüm aleviler mi iyi.İşte mesele burada ''insan''olarak davranmakta.Kimse asimile olmasın buna da gerek yok zaten.Ama kendimiz asimile olmayalım derken hataya da düşmeyelim.İnsan olmak daha büyük eerdemdir.

Lazoşa_62
30.11.2006, 17:33
Sayın Sahan62,
İnsanlara insan gözüyle bakarken unuttuğumuz noktalar oluyor.Sünnilere savaş açmadık, onlar bize açtı deyince ;bizler ayrımcılık yapıyoruz.Aleviler üstündür demiş oluyoruz.Tüm sünniler mi kötü yani.Ya da tüm aleviler mi iyi.İşte mesele burada ''insan''olarak davranmakta.Kimse asimile olmasın buna da gerek yok zaten.Ama kendimiz asimile olmayalım derken hataya da düşmeyelim.İnsan olmak daha büyük eerdemdir.

Sevgi Erkan can; Ben ve bizler tekrar ederek diyorumki İnsanlara insan gözüyle bakıyoruz.Can ben mesajımı bir daha okursanız sevinirim.Bizi dişlamaya çalışan zümreye demişim.Orda genel bir suni toplumunu değıl,menfaatçı,fırsatcı bir zümre ,gurup diye hitap ettim.Aleviler iyidirde demedim toplum olarak ezilmişliğini kastettim.

Kendimle guru duyduyduğum ve duyacagım en büyük özelligim ırkçılık ve Mehzepçılige karşı olumdur.Yani Benim kavgam insanların insan gözüyle sevilmesi.sayılmasıdır.Sevgilerle can...

Servan
30.11.2006, 23:32
önemli olan insana insan olarak bakmaktır zaten felsefemiz de bize bunuaşılar yetmişiki millete de bir bamak lazım.gerçek güzellik budur.

GELİN CANLAR BİR OLALIM.........

mehmet_onal
01.12.2006, 12:47
ne acayiptirki insanoğlu denilen varlıklar kendi insanlıklarını tartışmaktadır..bende bunun içindeyim ama düşündüğümüz zaman ne kadar utanç verici değilmi.düzeyli bir toplum olma elbette düzenli insan olmaktan geçer.dişlinin çarklarıyız hepimiz..aksayan bir dişin bizim sitemimizin gidişatını değiştirdiğimizden ne kadar haberimiz var.bırakmışız hümanizmayı sarılmışız ülke,din dil peşine.bu ne kadar doğru.ancak bunda peygamber denilen siyasetçilerin o kadar payı varki.sürüklediler insanları kendi arkalarında yüzbinleri tek seferde kıyımdan geçirdiler.ama biri dur demedi taaa geçmişten bugüne bunların herhangi birine.eğer o gün biri dur deseydi biz bu utancı paylaşanlar olmayacaktık.saygılarımla konu için teşekkürler can