EŞİTLİK PARTİSİ
01.12.2006, 11:47
Değerli Canlar...
İnsan bazan acaba bizim düşündüğümüz mü gerçek yoksa medyanın yansıttığı hayat mı gerçek diye sormadan edemiyor kendisine...
Kendinzi cimdiklediğinizde görüyorsunuz ki düşündüklerinize temel teşkil eden gözlemler gerçek...
Bunu Soma-İzmir hattında zeytin işçinden,Konya'da her şeye rağmen yüzü gülmeyen buğday üreticisinden,Diyarbakır-Urfa hattında terk ettirilmiş köylerde görebiliyorsunuz.
Ama akşamları konakladığınız yere geldiğinizde ve Tv.yi açtığınızda uykudan bir kez daha uyanıyorsunuz ki gözlemlediğinz hayat tam gerçek...
Peki bu gerçek ne...birilerinin bahşiş diye verdiği para, birleri için büyük para...belediye aş evlerinde her şeye rağmen burada sıraya girenlerin,bu sıraya girmenin onursuzluğu kendilerine ait olmadığını bilmeden yüzlerini saklamaları...
Anadolu da bulunan Tren garlarındaki akşam yolcu olmayan misafirlerin umutsuzluğu, çaresizliği ve sabah ezanıyla güvenlikçilerce o buz kesen havaya rağmen kovalanmaları...bunlar öyle büyük şehirlerdeki tinerci çocuklar cinsinden değil.
Ve RTE utanmadan adeta, küçücük bir bölümnü yansıttığımız bir kaç yaşam parçasını olmamış gibi var sayarak karısının ( Bayan arkadaşlar kusura bakmasın...bunlar başka hitabı haketmiyor.) baş örtüsünü Cumhurbaşkanlığıyla eş değer görüyor...
Ha birde bu yansıtmaları FAŞİSTLER fakirlik edebiyatı olarak niteliyor...
Değerli Canlar...
-Eğer bir ülkede 17 aylık bebeğe TECAVÜZ olağan sayılmaya başlanmış...ah vah tühle geçiştirlimişse, kim nasıl hangi insanlıktan bahsedebilir...diğer siyasi ve toplumsal örgütleri zaten işlevsiz oldukları için saymıyoruz.
Tabi birileri ''büyük'' işlerle uğraşıyor...onlar için bu saydıklarımız ''küçük'' işler...bilmem ne tahliliyle açıklamalar ve halkın anlamadığı uyduruk KİTABİ sözler...
Evet,her türlü engellere rağmen,
-GELİYORUZ,GELECEĞİZ YAKINDIR...
Ve bu işlerin sorumlularından DÜNYA'da şimdiye kadar görülmemiş şekilde öyle bir hesap soracağız ki...-gerçi bunlar ALLAH kelimesini anarlar ama,ALLAHA inanmazlar-,
-ALLAHIM Türkiye'de niye doğduk diyecekler...
Bundan asla ve asla kimsenin şüphesi olmasın.
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
İnsan bazan acaba bizim düşündüğümüz mü gerçek yoksa medyanın yansıttığı hayat mı gerçek diye sormadan edemiyor kendisine...
Kendinzi cimdiklediğinizde görüyorsunuz ki düşündüklerinize temel teşkil eden gözlemler gerçek...
Bunu Soma-İzmir hattında zeytin işçinden,Konya'da her şeye rağmen yüzü gülmeyen buğday üreticisinden,Diyarbakır-Urfa hattında terk ettirilmiş köylerde görebiliyorsunuz.
Ama akşamları konakladığınız yere geldiğinizde ve Tv.yi açtığınızda uykudan bir kez daha uyanıyorsunuz ki gözlemlediğinz hayat tam gerçek...
Peki bu gerçek ne...birilerinin bahşiş diye verdiği para, birleri için büyük para...belediye aş evlerinde her şeye rağmen burada sıraya girenlerin,bu sıraya girmenin onursuzluğu kendilerine ait olmadığını bilmeden yüzlerini saklamaları...
Anadolu da bulunan Tren garlarındaki akşam yolcu olmayan misafirlerin umutsuzluğu, çaresizliği ve sabah ezanıyla güvenlikçilerce o buz kesen havaya rağmen kovalanmaları...bunlar öyle büyük şehirlerdeki tinerci çocuklar cinsinden değil.
Ve RTE utanmadan adeta, küçücük bir bölümnü yansıttığımız bir kaç yaşam parçasını olmamış gibi var sayarak karısının ( Bayan arkadaşlar kusura bakmasın...bunlar başka hitabı haketmiyor.) baş örtüsünü Cumhurbaşkanlığıyla eş değer görüyor...
Ha birde bu yansıtmaları FAŞİSTLER fakirlik edebiyatı olarak niteliyor...
Değerli Canlar...
-Eğer bir ülkede 17 aylık bebeğe TECAVÜZ olağan sayılmaya başlanmış...ah vah tühle geçiştirlimişse, kim nasıl hangi insanlıktan bahsedebilir...diğer siyasi ve toplumsal örgütleri zaten işlevsiz oldukları için saymıyoruz.
Tabi birileri ''büyük'' işlerle uğraşıyor...onlar için bu saydıklarımız ''küçük'' işler...bilmem ne tahliliyle açıklamalar ve halkın anlamadığı uyduruk KİTABİ sözler...
Evet,her türlü engellere rağmen,
-GELİYORUZ,GELECEĞİZ YAKINDIR...
Ve bu işlerin sorumlularından DÜNYA'da şimdiye kadar görülmemiş şekilde öyle bir hesap soracağız ki...-gerçi bunlar ALLAH kelimesini anarlar ama,ALLAHA inanmazlar-,
-ALLAHIM Türkiye'de niye doğduk diyecekler...
Bundan asla ve asla kimsenin şüphesi olmasın.
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ