Orijinalini görmek için tıklayınız : sevdiğini söylemenin zamanı yoktur....


uzaklardabiri
02.12.2006, 14:44
çok güzel bir evleri vardı..
onu çok seven,şefkatli bir annesi ve o kocaman evde onları mutlu etmek için toplantıdan toplantıya koşuşturan babası...
annesi ve babası onun mutlu edebilmek için,ellerinden gelen herşeyi yapıyorlardı.
isteği ne olursa olsun hemen yerine getirirlerdi.
neden? diyeceksiniz tabii.
çünkü genç ve masum yüzlü bu delikanlı içine kapanık,günün büyük bir bölümünü odasında müzik dinleyerek geçirmektedir ve rahatsızlığı bunda çok büyük bir etkendir.
Fakat rahasızlığının lösemi(kan kanseri)oldugunu kendisi bilmemektedir...

Günlerden bir gün annesi,oğlunu, alışverişte kendisine eşlik etmesi için ikna eder.Şehrin çarşısında gezinirken birden delikanlının gözü müzik ve film CD'leri satan bir dükkanının vitrinine kilitlenir.
Hayata ancak sevgi ile tutunabilecek yavrusunun tezgahtar kıza olan aşırı ilgisini ve ikisinin arasındaki bir anda oluşan o elektiriği farkeder annesi.

Annesinin şaşkın bakışları arasında bir anda kendini dükkanın içine atar
ve tezgahtar kızın gözlerinin içine bakarak rastgele bir cd gösterir ve ''bunu istiyorum'' der..
Tezgahtar kız CD'yi alır ve arka tarafa gider paket yapıp getirir.Annesi ile eve döndüğünde delikanlının gözlerinde farklı bir heyecan vardır..
Annesi akşam dönüşü eşine bu müjdeyi verir.''nihayet'' der evin babası..

Ertesi gün tekrar aynı dükkana gider genç adam ve yine rastgele bir cd göstererek ''şunu istiyorum'' der,genç kız alır CD'yi arka tarafa geçer paketler ve getirir ''buyrun''.aralarında yaşanması gereken çok büyük bir aşk vardır.
ikisi de bunun farkındadır.

Genç adam her gün gider olur artık o dükkana ve her defasında bugün onunla konuşacağım diye kendini cesaretlendirir ve yine rastgele bir CD göstererek ''şunu istiyorum'' der ve kız arka tarafa geçtiği zaman bir not yazarak tezgahın üstüne bırakır
''sana olan hayranlığımın farkındasın,biliyorum.şu benim telefon numaram.123.... lütfen beni arar mısın?''
her geçen gün farklı şekilde aşkını anlatmaya çalışmaktadır.

''lütfen,yeter artık.çok acı çekiyorum.neden bana karşılık vermiyorsun,seninde bana karşı birşeyler hissettiğinden eminim.seni bekleyeceğim''
her paket için ayrı bir not yazmıştır kısaca..

Her gün genç adamın yolunu gözleyen tezgahtar kız çaresizdir.
Çünkü artık gelmemektedir,içinde fırtınalar koparan,masum yüzlü aşığı..

günler sonra genç adamın evinde telefon çalar...
arayan tezgahtar kızdan başkası değildir..:

''iyi günler efendim,oğlunuzla görüşebilir miyim,hani bazen siz de oğlunuzla birlikte gelirdiniz çalıştıgım mağazaya,müzik ve film satın alırdınız..işte ben o dükkandaki tezgahtarım efendim''.

annesi ağlamaklı bir sesle:''haberin yok mu kızım? Oğlum öldü..''

genç kızın hayalleri bir anda yıkılmıştır..
O da çok sevmektedir aslında o delikanlıyı.Büyük bir pişmanlık kaplamıştır içini;

''Peki efendim,oğlunuz kendisine yazdığım notlardan sözetmedi mi size?''

Acılı anne olayı çözmüştür ve hemen yukarı oğlunun odasına çıkar.
Oğlunun dolabını açtığında,paketi açılmamış onlarca CD'yi görür ve çok şaşırır.
hemen paketleri açar teker,teker.
Her pakette ayrı bir not vardır;

''bugünkü bakışların her zamankinden daha güzeldi''
bir başkasında;
''sana karşı tuhaf birşeyler besliyorum içimde,galiba ben sana aşık oldum''
ve bir başkasında
'' yolunu gözler oldum artık,beni sevdiğini yazmışsın ama her gün sana yazdığım notların sonuna telefon numaramı ekliyorum,neden aramıyorsun.neden?''

ve bunun gibi onlarca kağıt parçası çıkar mesajlardan..


sevdiğini söylememekte ısrar eden bu iki aşık ve anne çok acı çekmiştir..

demem o ki dostlar ne zaman ve nerde olursa olsun birine(eş,dost,sevgili,anne,baba,kardeş) içimizden sevdiğimizi söylemek geliyorsa tereddütsüz söylemeliyiz.sevgi asla utanılıcak birşey değildir.

kimine göre hatalı olan tezgahtar kızdır?
kimine göre genç adamdır?
kimine göre de bu aşkı fazlasıyla farkettiği halde hasta oğlu için bir girişimde bulunmayan anne..? ya sizce???

Lamekan
02.12.2006, 15:08
Kazanda.. Türlü versiyonlarıyla.. Başlık farklı olsada..