Orijinalini görmek için tıklayınız : Türban ve Alevilik aynı mazlumlukta mı?


polata
04.12.2006, 08:56
Ahmet Altan'ın "Türban ve Alevilik.... " yazısı ilk okunduğunda çok güzel, eşit yaklaşımlı her türlü mazlumun yanında yer alan bir yazı gibi algılanıyor.

Ancak Sn. Altan bir noktayı göz ardı ediyor. Türban ve Alevilik aynı kategoride mi? Bu sorunun cevabını bulmak için her iki kelimeninde tanımına bakmak gerekir. Ayrıca bu tanımlara bakarken de devlet ve laiklik tanımlarınıda göz ardı etmemek gerekir.

Türban olarak adlandırılan ve son yıllarda bir siyasi, düşünce simgesi olarak değerlendire bileceğimiz, dini inancının gereği olarak savulan bu giysi ile diğer yandan İslam'ın içinde veya dışında kabul edilsin sonuçta bir dinsel inanç olan Alevilik aynı mıdır?

Okullarda verilen ve adı ne yazık ki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olarak adlandırılan dersin içeriğinde, devlet resmi bir şekilde bir dinin içerisinde yer alan bir mezhebin propagandasını yapmaktadır. Şimdi bu propaganda çalışmaları ile türban olayını aynı kefeye koymak doğru mudur?

Yapılan Aleviliği yok saymak, asimile etmek, din kültürü adı altında bir dinin sadece bir mezhebine yer vermektir. Bu laiklik veya laizmle bağdaşır mı? Hayır.

Diğer taraftan türban konusuna bakıldığında, bu bir dinin bir inancının gereği midir? Yoksa gittikçe sistematik hale gelen bir siyasi yapılanmanın göstergesi midir? Türban'ı okullarda kullanılmasına engel olmak ile Hanefi mezhebini okulllarda öğretmek aynı ise, aynı mazlumluğun işareti ise vay halimize.

Sn.Altan yazısında dile getirdiği, mazlum tanımına veya mazlumların yeri gelsin zalimleştiği görüşüne diyeceğimiz yok. Ancak, mazlum olarak adlandırılacak kesim ve kişilere itirazımız var.

Unutulmasın 1979 da İran’da Şah iktidarının yıkılmasında kol kola olan sol ve şeriatçı kesimden bugün acaba hangisi iktidarda.

Dini inancında kızları toprağa diri diri gömme yer almış olsa, mazlum dininin gereğini yerine getiren mi yoksa diri diri toprağa gömülen mi olacak?



Ali Polat


http://polata.azbuz.com

silopya
04.12.2006, 10:38
Günaydın herkese. ahmet altanın yazısını okumadım. senin anlattıklarından ve altanın diğer yazılarından biliyorum. Sanırım bu aralar altanda nobel almak için bir şeyler söyleyecek. Türklerin cinsel yaşamları hakkında olursa şaşmam.
1- türban yüzyılın ilk çeyreğinde avrupada ortaya çıkmış bir baş bağlama modelidir. Tülbentten gelir. Bu gün zengin kadınların bazıları hala takmakta. Yanlış hatırlamıyorsam maliye bakanının karısı da o şekilde baş bağlıyor.
2- Sıkmabaş bu gün yanlış olarak türban dediğimiz baş bağlama modeli. Tamamen uyduruk bir model. Hiçbir toplumda görülmemekte. Bu gün değişik stilleriyle hangi cemaate mensup olduğunun da göstergesi. Anayasa mahkemesinin başta olmak üzere tüm mahkemelerce siyasal bir simge olduğu kesindir.
3- Örtünme ise tüm toplumlarda görülen bir davranış biçimi tabiat şartlarından korunma, üretim araçları, kültür, cinsiyet, yaş... gibi şeyler şeklini belirler. Başı kapatma örtme güneşten soğuktan korunma amaçlı, yemek yaparken yemeğe düşmemesi, güzelleşme, sosyal statü göstergesi, hemen kirlenmemesi... gibi sebeplerle kadınlarımızca kullanılmakta. Fakat bu kullanım bu günkü sıkmabaşın sebepleriyle uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Sıkmabaş kadının günahkar olması, erkeği şeytani yöntemlerle etkileyip günaha sokması, dinen kadının saçının bir telinin bile gözükmesinin günah olması temelinden yola çıkmakta.
Fakat muazzez ilmiye çığ hanımefendinin Sümerlerden kalma bulguları, Arap toplumun gelenekleri gibi bilimsel gerekçeleri gördüğümüzde; Aslında bu sıkma başın erkekler tarafından içlerine şeytan girdiği düşünülen kadınları bir köleleştirme, kendini tatmin, kandırma yöntemi olduğu gözükmekte.
Küçücük kızları kandırıp kullanıp, sonrada kusura kalma kızım benim senin yaşında kızım var, ailem var. Bu bir maceraydı, al şu parayı da kendine birkaç kontör al, sana bay bay. Olmazsa seni rezil ederim deyip. İşlediği günahı camide iki rekât namaz kılarak affedileceği sanan, kendini ve toplumu kandıran ahlaksızların ürünü.
Kendi yaptığı pislikleri sıkmabaşla ya da daha farklı dini ritüellerle kapatacağını zanneden ahlaksız kadının ürünü.
Sıkma başı dinin en temel göstergelerinden birisi gibi gösterip bundan siyasal yarar sağlamak isteyen politikaların ürünü.
Yani kısacası dini bir oluşumla uzaktan yakından alakası olmayan mazlum zulme uğramış gibi gözüküp gösterip, başkalarına zulmeden bir fikrin ürünü olan ve hiçbir şekilde İslamla alakası olmayan sıkmabaşla Aleviliği yan yana getirmek, ortak bir yön bulmak, buna çalışmak, ilintilemek sağlıklı bir aklın ürünü olamaz. Kapitalizmin, yobazlığın, i-kinci cumhuriyetçilerin saçma yorumları insanların aklını karıştırıp, karışan aklı kendi doğrularıyla durultma çabasını görmeniz umuduyla

gunes_87
04.12.2006, 11:39
ben böyle bir yazının varlığını bile bilmiyordum yane mazlumluk falan... ya sn ahmet altanın mazlum anlayışı farklı yada gerçekten ne demek istediğini bilmior... ne tuhaftırki ben bunu sünni kesime destek olarak görüyorum... ama bu nie???? aydınlattın için sağol abimmm
saygılarımla...

emekli95
03.02.2008, 13:45
[B]Bence türbanı mazlumluk olarak göstermek baştan olaya yanlış girmektir.Türban cumhuriyete başkaldırı hareketidir.Mazlumluk bunun neresinde.Türbanlılar aleviler gibi yakılmışmı,horlanmışmı,katledilmişmiki mazlum olsunlar.
]

alican19
04.02.2008, 13:16
türban meselesi tamamen çatışmaya dönüşmek üzere
türban her an üniversitelerde serbest olabilir bunu engelleyemeceğimiz aşikardır .lakin türbanın üniversiteye girmesinden daha tehlikeli durumlar ortaya çıkmak üzere
bunlar üniversitelerde kavgalar hatta çatışmaların çıkma tehlikesi
hocaların derslere girmeme tehditi
hocaların türbanlıları dersten geçirmeme tehditi
bir hoca bu dediklerini yaparsa üniversitelerdeki hocaların atatürkçü olanlarını temizleme politikası izlenirki ozamanda odtü itü gibi atatürkçü üniversiteler devletin eline geçer
bence bu dediklerim türbandan daha tehlikeli

aydıner32
04.02.2008, 13:31
türbanı böyle her yerde tartışırsak helede bunu biz yaparsak(aleviler) legalleşmesine gözyummuşus demektir.düşünün 1970 lerde çıkmış siyasal islamın simgesi yarın anayasaya girecek.bu bence bizler için bir ayıptır.ülkede 23 milyon alevinin olduğunu düşünürsek.

alican19
04.02.2008, 13:36
türbanı böyle her yerde tartışırsak helede bunu biz yaparsak(aleviler) legalleşmesine gözyummuşus demektir.düşünün 1970 lerde çıkmış siyasal islamın simgesi yarın anayasaya girecek.bu bence bizler için bir ayıptır.ülkede 23 milyon alevinin olduğunu düşünürsek.

Türk aleviliği paramparça şurdan düşün türkiye 300 küsür alevi derneği var bu nedemek , bir olan canlar binlerce parçaya ayrıldı ufak parçalara bölünerek hiçbir partiye gereken desteği vermedi ülkede 23 milyon alevi var yani aşşağı yukarı mecliste 100 il110 tane millet vekili ama şuan mecliste kaçtane vekil var

gözdecst
04.02.2008, 15:06
allah aşkına türban ne ki alevilikle aynı cümle içine koyulabiliyor!

alican19
04.02.2008, 17:05
arkadaşlar üniversitelerde siyaset serbestse türbanda serbest olmalı zira türban siyasi bir simgedir bu yüzden üniversitelerde siyasi işaretler serbestse buda serbest olmalı ama bu yalnız üniversitelerde serbest olmalı
bana diyeceksiniz sen nasıl alevisin türbanı savunuyorsun
ben türbanı savunmuyorum sadece objektif davranıyorum ,ama türbanın serbest kalmasını istermisin derseniz hayır derim zira kimileri o türban altında şeriat hayallerini düşünüyorlar lakin türbanı islam gereği diyerek takan kızlarımızda haklılar

seçil26
04.02.2008, 17:11
kimsenin siyasi görüşüne bişey demiyorum kapalı olmak bi tercih meselesidir. ama bu türban olayını resmi kurumlarda görmek pek hoşuma gitmiyor. herkesin inancı farklı tabi ama bence resmi kurumlarda serbet olmamalı ki çankayaya bile girdiğine göre artık heryere girer :(

shahrud
04.02.2008, 17:44
Sn Ahmet Altan ve benzeri yazarlar her zaman oldugu gibi gene en iyi bildikleri seyi yani demogoji yapiyorlar ve karsisindaki insanlari aptal yerine koymaya devam ediyorlar. Alevilerin senin gibi demogoglarin sempatisine ihtiyaci yok. Sanirim bunlar Aleviligi ve Alevileri acinmasi gereken objeler olarak goruyorlar. Alevilik ve Aleviler binyillardir her turlu baskiya karsin hala dimdik, dogrularini savunmaya devam ediyor. Acinacak birilerini gormek istiyorlarsa gidip aynada kendilerine baksinlar. Aleviligi ve turbani ayni kefeye koyarak dustugu asagilik durumu ya fark edemiyor yada bir yerlerden o kadar cok para almiski karsi koyamiyor bunlari yazmaya. Alevilik bin yillarin kadim inanci, turban daha dun siyasilerce hortlatilmis ve ortaya atilmis ucube bir sorun. Kendi aklinca Alevileri kiskirtarak turban konusunda Alevilerin destek vermesini istiyor ve Aleviler bunu reddettiginde de o zaman Aleviler olarak sizin de "din derslerinden muaf olma gibi bir isteginiz olamaz" diyor.
Burada bir sey daha ortaya cikiyor o da asil olanin Laiklik ilkesi oldugu. Alevilerin din derslerinden muafiyet talebi Laiklik ile celismiyor. Ancak Turban laiklik ilkesi ile celisiyor. Dolayisiyla Aleviler hic bir kosulda taleplerini Laiklik ilkesi ile celisecek sekilde ortaya koymamalidir. Tam tersine Alevilerin tek talebi laiklik ilkesi ile celisen uygulamalarin tasfiyesi yonunde olmalidir. Diger turlu ALeviler varlik nedeni olan kan damarlarini kesmis olurlar. Laiklik ilkesi yok oldugunda Alevileri kimse koruyamaz.
Alevilerin inaclarini yasamak icin Diyanet Isleri veya benzeri bir devlet destegine ihtiyaci yok. Bin yillardir yasamlarini kendi kendilerine ayakta tutabilmeyi basarmislar ve bundan sonra da bunu yapacak guctedirler.

gülin
04.02.2008, 17:51
Türban ve alevilik ne demek aynı sınıflandırmada dahi yer almamalı bence . Türban gericilik cumhuriyetimizi yok saymak türbanlı arkadaşlarımız madem türban takmak istiyorlar ozaman arap ülkelerinde yaşasınlar .Atatürkümüzün vermiş olduğu hertürlü haktan yararlanıp neden kılık kıyafet devrimine uymuyorlar...