Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah, Muhammed, Ali üçlemesi


seher.yeli
05.12.2006, 22:38
ALLAH, MUHAMMED, ALİ ÜÇLEMESİ

Ozanlarımızın şiirlerinde, Alevîlik’in temeli olan Allah-Muhammed-Ali üçlemesi görülür. Hz. Ali bu üçlemenin son halkasıdır. Yani Allah (Yaratıcı), Hz. Muhammed (Tanrı’ nın velisi, peygamberin vasisi)’dir.

Bazıları bu üçlemeyi Hıristiyan teslisiyle karıştırmaktadır. Oysa bu üçleme teslisten çok farklı ve tamamen ayrı bir kavramdır.

Ozanlarımızda bu üçleme şöyle işlenmiştir:

Şah İsmail Hatayî:

Bülbül oldum gül dalında şakırım
Allah medet ya Muhammet ya Ali
Yerden gökten ağır kandildeki nur
Medet Allah ya Muhammed ya Ali

Din serveri Hak Muhammed Ali’dir
Bizden ihtiyarlar bizden uludur
Hak Muhammed Ali üçü de uludur
Birini almazsan üçü de birdir.

Allah – Muhammed – Ali, Değişlerin de görüldüğü gibi bir bütün olarak görülür. Bir bütün olarak alınır bununla ilgili bir Bektaşi Menkibesini verdikten sonra konuyu daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.

“Tekkenin yeni,açıkgöz saliklerinden biri Bektaşiliği anlamış da,bu Allah,Muhammed ve Ali şekillerine akıl erdirememiş. Evvela rehberine bilemeyince onun delaletiyle mürşidine sormuş.”Ne olursun şu Allah,Muhammed ve Ali farklarını bana öğretir misin? ” Mürşid tarikatın haz olunması devrelerine girmeyen bu konuyu açıklamaktan çekinmeyerek başlamış şöyle anlatmağa;

-Yavrum üçü birdir. Bir desen günah olur, üç dersen günah olur. Çünkü Allah
Allah’tır, Ali Allah’tır. Muhammed onun kuludur, hem mürşidi. İkisi birdir. Fakat aslında üçü birdir. biri de üçtür. Baş, gövde ve ayaklar gibi ...

-Salikin aklı bir türlü eremediğinden aval aval bakmış. Mürşid devamla daha bir çok , fakat aynı çevrede söz söylemiş. Sonunda adamcağızın nefesi tükendiği , ağzı köpürdüğü halde kendi de içinden çıkamamış kızarak sormuş:
Anladın mı? evlat dava bundan ibarettir.

Salik haklı olarak “ anlamadım “ demiş. Bunun üzerine Bektaşi babası asabileşerek sesini yükseltmiş:

-Anladım de, anladım de demiş. Yoksa anlayamazsın. Otuz yıldır bu kapının ekmeğini yerim bende anlayamadım .

Anlatımda konuya mizahi bir yönle yaklaşılmış. Fıkrada Alevi inancındaki çelişkiyi
anlatıyor. Ancak genelde Alevîlerde Allah-Muhammed-Ali bir bütün olarak alınmasına rağmen Allah (Tanrı), Muhammed (Peygamber), Ali (Veli, vasi) olarak bir bütünü oluşturur. Yani Hıristiyanlıkta olduğu gibi Allah-oğul Allah-kutsal ruh inancından tamamen farklıdır. Ozanlarımızda da bu şekildedir.

Kul Himmed’te bu şöyledir:
Hak Muhammed Ali dilimde virdim.

Hak Muhammed Ali sevgili dostum.
Allah medet ya Muhammed ya Ali.
Yusuf kuyusunda zindana düştüm.
Sevdiğim Allah bir Muhammed Ali
Hak Muhammed pirim Ali .
Hak Muhammed Ali bilir halimden.

Pir Sultan Abdal’da Allah – Muhammed - Ali Üçlemesi

Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Gel Muhammed Ali katarına gel

Allah birdir Hak Muhammed Ali’dir
Anın ismi cümle alem doludur
Bu yol Hak Muhammed Ali yoludur
Gel Muhammed Ali dergahına gel

Yürek yaralıdır sen ver ilâcı
Yetiş Allah ya Muhammed ya Ali
Allah medet ya Muhammed Ya Ali

Hak Muhammed Ali üçü bir nurdur
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Allah – Muhammet - Ali’den yardım isteniyor. Bir kişiymiş gibi anılıyor, ama Alladın birliği özellikle vurgulanıyor. Son beyitte “Hak Muhammed Ali üçü bir nurdur” denerek kandil olayı anlatılıyor. Muhammed–Ali, Tanrı nurundan yaratıldığı için Hak deniyor.

Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammed Ali’dir.

Bilindiği gibi Allah ezelidir. Muhammed ve Ali’de ilk yaratılan varlıklar oldukları için
evveldir.

Özümü zulmete salmazam
Allah bir Muhammed Ali
Ben gayri nesne bilemezem
Allah bir Muhammed Ali

Tasavvuftaki tanrıdan başka nesne kabul etmeyen görüşe uygun olarak Allah-Muhammed-Ali’den başka bir varlık olmadığını söylüyor.

Kul Himmet:
Her sabah her sabah ötüşür kuşlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
Bülbüller gül için figana başlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Allah Muhammed Ali
Üçü bilece geldi
Allah Muhammed Ali
Birbirine eş geldi