Orijinalini görmek için tıklayınız : Kıbrıs ve AB sürecinde şok gelişmeler???


Cherokawan
07.12.2006, 10:45
Dostlar bu sabah itibarıyle Türkiye'nin bir liman ve havaalanını Rumlara açacağı ve buna karşılık Türk kesimine yönelik izolasyonların kaldırılması isteğini AB'ye bildirdi.Haber önce Finlandiya basınında daha sonra Reutersta yayınlandı en son olarak ta Anadolu ajansı ve Cnn Turk tarafından geçildi

http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID=319&haberID=269576

Bu haberden sonra bir yabancı sermayeli kuruluşun borsada 30 milyon dolarlık alım yaparak spekülatif bir yükselme yaratması dikkat çekti.Bu yazıyı hazırladığım şu sıralarda borsada 37000 üzeri yükselme devam etmekte saat 10:30 itibarıyle dolar sürekli düşüş yaşamakta.

Dostlarım biliyorum ki çoğunuzun borsayla ilgisi yok.Ancak paraya ihtiyacı olan,umudunu borsaya ya da dövize bağlamış olan birçok arkadaşımız bu yükselişte elindeki son birikimlerini bu tip yollarla arttırma derdine düştü.Daha önce de AB konusunu burada tartıştık.Birçok arkadaşımız müzakerelerle ilgili olumlu görüş bildirdiler.Ancak şimdi doğruyu yanlışı tartışmanın sırası değil kanımca.Bu haber eğer doğrulanırsa vahim sonuçlar doğuracaktır.

Size naçizane uyarım şu sıralardaki yükselişe kanmamanız ve birikimlerinizi kesinlikle borsa döviz gibi araçlarla değerlendirmemeniz.En azından tarım ve hayvancılık başlığında müzakerelerin sonucunu görene dek kesinlikle dövizle borçlanmayınız.

Umarım ben çok haksız çıkarım ve söylediklerim de tamamen hatalı olur.Ancak siz o zamana dek lütfen yukarıdaki bilgileri iyi takip edin.

Saygılarımla...

PeN_ChE
07.12.2006, 11:32
Borsa konusunda söylediklerine katılıyorum. Ayrıca eklemek istediklerim var.
Bende yakından takip edenlerdenim. Borsanın 48.000 olduğu zamanlarda o sanal yükseliş dönemlerinde iyi karlar ettim. Ama elimdeki kağıtları çıkardıktan sonra borsanın durumu aşikar.. Bu hükümet iktidarda iken borsada küçük yatırımcının işlem yapması çok riskli.. Her an sağlam düşüşler yaşanabilir. ki önümüzde karman çorman bir AB süreci ve cumurbaşkanlığı seçimleri var.. o yüzden uzak durun bencede..manipülatörlerin şu anda taklalar attıklarını biliyorum.

Yatırım için yeni seçimlerin yapılmsını ve yeni bir hükümetin gelmesini bekliyorum ben..

slush
07.12.2006, 12:30
Borsanin 48,000 dususunde bir avrupa birligi etkisi olmamistir zaten 37.000 dususu ani degildir seanslar incelendiginde destek noktalarina gelip burdan tutunamayip inmeye baslamistir... burda direnc noktalari test edilmis ama islem hacminin olmamasindan yapay bir yukselme olmustur tutunamistir.

Su anda alim bir manipulasyon olarakda gorulebilir yada bizim bilmedigimiz bir haberin yabancilar tarafindan satin alinmis ola bilir bu yuzden bugunu sessiz sakin gecirmekte fayda vardir..

isin diger boyutuda hersene bu aylarda bu tip patinajli yuksemeler olur subat ayina kadar burda dogru hisse senedi almak lazim... Ve suda unutulmamiliki 48:000 ciksak bile bunun ustu yoktur... Yani kar marjini ona gore belirlemek akillica olmalidir...

Para piyasasinda borsa, doviz ve faizler bu 3luyu dikkate alip yatirip yapmak lazim su anda faiz oranlarinda bir dusme olmadigi goz önüne bulundurursak... dovizin dusup borsanin cikmasi doviz hesaplarindan tl ye gecis burdan da faiz ve borsaya yuklenis gorulmekte...


Bence 40.000 üzerinde bu fiyattan alis yapan yabancilar satis egilimine gidecekler ama sert dusus olmaz cunku borsanin %67 yabancilarin elinde ve 40.000 uzerinde maliyetleri soz konusu..

Öngörüm orta vadede iki secim olacagi icin doviz ve faiz cephesinde yükselme olacak. Bu yuzden dollar alim icin uygun su aralar, borsa icinde ocak ortalarina kadar al sat taktigi ile kazanaca gidilebilinir...

Madem konu borsa insanlar neden kaybediyor onuda yazayim genel bilgi olsun diye...

Borsada kucuk yatirimci icin altin kural kendi paranla yatirim yap...

Bir hisse senedini uygun zamanda alip kenara koyarsiniz ve 1 yil 5 yil bekleyin... Banka getirisinden daha fazladir..

Peki batanlar,

Bunlar kisa vadede al-sat taktigi uygulayanlardir.. Kendi paralari ile borsaya girmezler.. Araci kurumlar bunlara belli bir faiz karsiliginda para verirler... Bu kisiler gunluk seans basina para kazanmak icin oynarlar... Su andaki durumda oyledir.. Borsanin yukariya cikisi söz konusu gözüküyor birinci seans ta %5 oraninda kazandiran hisse senetleri var 2 saat icinde ki bazen bu %10 kadar cikar... Siz senedi aciga islemle 10ytl den aldiniz ve 10,5 cikti bekliyorsunuz ama burdan bir satis geliyor senet 9,7 dusuyor battiniz... Hem odeyeceginiz faiz hem de alista 0,3 kayipla...

haymanali
07.12.2006, 20:09
http://www.spiegel.de/international/0,1518,453104,00.html

Bu makaleye bakınca ki genelde Spiegel'ın yorumları benim takip ettiğim kadarıyla doğrudur, AB Türkiye'nin bu önerilerini "kayıtsız şartsız" olması kaydıyla ve biraz daha geliştirme(yani tavizleri arttırma) koşuluyla kabul edecek. eee, bu durumda adama sorarlar, madem adamların dediğini kabul edecektin ne diye bu kadar "babyiğitlik" tasladın. Tipik bir tükürdüğünü yalama durumu.

yurata
07.12.2006, 20:36
konuyu acayip bir şekilde borsaya bağlamanız ilgimi çekti doğrusu. emperyalizmin batmayan savaş gemisi kıbrıs söz konusu siz borsa diyorsunuz, döviz borçlanmayın diyorsunuz. garip...
yıllar önce ingilterenin hakimiyetine teslim edip kaçmak istediği ada hala türkiyenin kabusu.
türkiye ingiliz sömürüsü adada hak iddia etmemiş ve çekilmişti. ingilizlerse çekilirken emperyalizmin yönelimi doğrultusunda türkiye ve yunanistanı garantör yaptı.
adada sovyetlere yakın bir konfederasyon kurulduktan sonra yunanistan ve türkiye adaya kadrolu faşistlerini sevk etti. zaten emperyalizm bir yeri parçalamak isterse önce konfederasyon kurar sonra kahvesini içerken keyifle seyreder.
adada başlayan faşist saldırılar türkiyenin işgali ve adanın bölünmesiyle yeni bir boyut kazandı.
savaştan önce türkiyeye onay veren abd savaş sırasında türkiyeye ambargo uyguladı(kaddafinin uçak tekerlekleri olmasa belki savaş başarılı olamazdı)
sonrasında emperyalizmin yönelimlerine göre çalkantılı gelişmeler yaşandı.
annanın emperyalizm borazanlığı ve türkiyenin artık köşeye sıkışması.
ab ye üye rum kesimi
bu ne demek
ab toprağında işgalci türkiye demek
dolayısıyla tüm yatırmını ve umudunu ab ye bağlayan tc burjuvaziisi kıbrısı emperyalizme teslim etmek zorunda.(burjuvazinin gemilerini güvenli sularda yüzdürme arzusu)
akp nin kasımpaşalı başbakanı psiko tayyip ne yaptı
biz paşalıyız oğlum verirmiyiz kıbrısı sonrada kahvede okeye almazlar lan itibarımız iki paralık olur. allahıma kitabıma yakarım **** kasımpaşayıda yakarım karagümrüğüde yakarım.
şimdi ne oldu
tamam açarım ama bir şartla sende bizim burjuva sınıfımızın bağlantılı olduğu kuzeydeki izolasyonu kaldır paranın ısı yalıtımını sağlayalım.
asıl cevap emperyalizme kıbrısın rum ve türk halkı tarafından ortak kurtuluş için birlikte verilmelidir. bu memleket bu coğrafya emperyalizmin savaş gemisi olmayacak demenin zamanıdır.
türkiye ve yunanistan adada işgalcidir derhal askerlerini geri çekmelidir
ingiliz üsleri boşaltılmalı bu üsleri rahatça kullanan abd bölgeden def deilmelidir.
(bu arada adadaki halk ingiliz üslerini enteresan bir şekilde görmezden geliyor ve bu benim garibime gidiyor.

Cherokawan
09.12.2006, 02:26
konuyu acayip bir şekilde borsaya bağlamanız ilgimi çekti doğrusu. emperyalizmin batmayan savaş gemisi kıbrıs söz konusu siz borsa diyorsunuz, döviz borçlanmayın diyorsunuz. garip...
yıllar önce ingilterenin hakimiyetine teslim edip kaçmak istediği ada hala türkiyenin kabusu.
türkiye ingiliz sömürüsü adada hak iddia etmemiş ve çekilmişti. ingilizlerse çekilirken emperyalizmin yönelimi doğrultusunda türkiye ve yunanistanı garantör yaptı.
adada sovyetlere yakın bir konfederasyon kurulduktan sonra yunanistan ve türkiye adaya kadrolu faşistlerini sevk etti. zaten emperyalizm bir yeri parçalamak isterse önce konfederasyon kurar sonra kahvesini içerken keyifle seyreder.
adada başlayan faşist saldırılar türkiyenin işgali ve adanın bölünmesiyle yeni bir boyut kazandı.
savaştan önce türkiyeye onay veren abd savaş sırasında türkiyeye ambargo uyguladı(kaddafinin uçak tekerlekleri olmasa belki savaş başarılı olamazdı)
sonrasında emperyalizmin yönelimlerine göre çalkantılı gelişmeler yaşandı.
annanın emperyalizm borazanlığı ve türkiyenin artık köşeye sıkışması.
ab ye üye rum kesimi
bu ne demek
ab toprağında işgalci türkiye demek
dolayısıyla tüm yatırmını ve umudunu ab ye bağlayan tc burjuvaziisi kıbrısı emperyalizme teslim etmek zorunda.(burjuvazinin gemilerini güvenli sularda yüzdürme arzusu)
akp nin kasımpaşalı başbakanı psiko tayyip ne yaptı
biz paşalıyız oğlum verirmiyiz kıbrısı sonrada kahvede okeye almazlar lan itibarımız iki paralık olur. allahıma kitabıma yakarım **** kasımpaşayıda yakarım karagümrüğüde yakarım.
şimdi ne oldu
tamam açarım ama bir şartla sende bizim burjuva sınıfımızın bağlantılı olduğu kuzeydeki izolasyonu kaldır paranın ısı yalıtımını sağlayalım.
asıl cevap emperyalizme kıbrısın rum ve türk halkı tarafından ortak kurtuluş için birlikte verilmelidir. bu memleket bu coğrafya emperyalizmin savaş gemisi olmayacak demenin zamanıdır.
türkiye ve yunanistan adada işgalcidir derhal askerlerini geri çekmelidir
ingiliz üsleri boşaltılmalı bu üsleri rahatça kullanan abd bölgeden def deilmelidir.
(bu arada adadaki halk ingiliz üslerini enteresan bir şekilde görmezden geliyor ve bu benim garibime gidiyor.


Arkadaşım ben bu konuyla ilgili görüşkerimi defalarca yazdım.Özellikle AB konularına bakma zahmeti gösterirseniz neden kendimi tekrar etmek istemediğimi ve yazının saatine bakarsanız da niye insanları uyarmak istediğimi anlarsınız.

Çözümünüz son derece makul.Sonuç??Ben de yazabilirdim bunları hatta ekleyebilirdim: Adada derhal bir sosyalist cumhuriyet kurulmalı ve hemen komünizme geçilmelidir.Komünizme geçilirse zaten ulus mulus olmayacağından iki toplum da kaynaşır!

Bunları yazmak son derece kolay.Ben işin iktisadi boyutlarına girmedim.Sokaktaki insanın cebinde son kalan parayı koruyabilme adına kendimce acilen insanları bilgilendirmek ve uyarmaktı derdim.Yıllardır şablonunu bile değiştirmeden ezberlediğimiz masalları yeni bir şeymiş gibi anlatmak değil.

Borsayla ilgili AB etkisini reddeden arkadaşı garipsedim.Bizim borsamız Dow Jones falan değildir.Herkes bilir ki spekülatör para arzı ve kısa vadeli yabancı yatırımlarla ayakta durur.Ve eğer hapşırırsanız ve o gün yabancı sermayenin alerjisi varsa borsa çöker.

Benim burada dikkat çekmek istediğim olay bu geçici ve nispeten hükümetin açılımına sermaye desteği gibi görünen durumun orta vadede dövizde hızlı bir sıçrama ve borsada çöküş etkisi yaratabileceğidir.Unutulmamalıdır ki ülkemize giren sermeye hacminin borsaya kaymasıyla dış ticaret açığımız da etkilenecektir.

AB ve Kıbrıs meselesi benim açımdan 2 yıl önce bitmiştir.Sonu olmayan bir yoldur ve müzakerelerin önemli başlıklarına geçilmeden başlayan tartışmalar bizim için asıl hayati önem arzeden tarım eğitim ve ağır sanayi gibi başlıklara geldiğinde müzakereler tıkanmaya gidecektir.Burada Türkiye hükümetinin de tutumu önemlidir elbette ama sanmıyorum ki hiçbir TC hükümeti özellikle tarım ve tekstil gibi konularda ileri sürülecek şartları kabul edebilsin.

Başka bir konu da şu:deniyor ki hükümet bazı açılımları yapamıyor çünkü seçimler var.Seçimlerin bitişini bekleyelim.Bu ne demektir?? Hükümet şuan halka yaltaklanmak zorunda seçimler bitsin canlarının istediğini yaparlar!!Burada artık halkımız bazı şeylerin bilincine varamıyorsa ve elindeki biricik demokratik hakları doğru kullanamıyorsa çuvaldızı biraz da kendine batırmalıdır.Çünkü memleket sadece emekli kuyruklarında,tıkanık trafikte ya da kredi kartı borcunu öderken kurtarılmaz.

Ben ortada kişisel olarak tartışılacak bir konu görmediğim için artık AB konusunda yazma gereği duymuyorum dediğim gibi.Ancak yurata dostumuzun yazısını kaynak alarak son bir önerim olacak:

Adada ortak konfederasyon kurmalarını ve "birlikte mücadele" etmelerini önerdiğiniz iki toplum aynı zamanda ingiliz üslerini görmezden geliyor ve her iki taraf ta kendi bağlı olduğu ülkenin askerinin gitmesine karşı?Bu tezat olmuyor mu?Özellikle Yunan sosyalistleri adanın Yunan politikasını desteklerken ve Türk tarafındaki Talat hükümeti halkın desteğine sahip ve AKP ile tam bir işbirliği içindeyken bizde sosyalizm adına ilk vurgulanması gereken "işgalci" Türk askeri midir?Sovyetlere yakın bir hükümet olmak matah bir vakıa mıdır ve devrimci olmanın temel şartı Sovyetlere "yakın" olmak mıdır?Barış içinde birarada yaşamanın tek yolu illa ki bir bayrak altında yaşamak mıdır?

Bence her iki tarafın devrimcileri ama özellikle Türkiye sosyalistleri de artık hoş ama boş söylemleri bırakmalıdır.Burada söz konusu olan öncelik rasyonel olanlar;yani iki toplumun önce tekrar barış içinde birlikte yaşamalarını sağlayıcı tedbirlerdir.Bunu da devletler sağlayamazlar.Onlar ancak yaptıkları faşizan propagandayı bırakabilirler ki bugünkü durumda bu mümkün değildir.

Dikili de Ayvalık'ta Lesbos'ta beraber rakı-balık muhabbeti yapan,pazara çıkan alışveriş yapan iki toplumun elbette bir sorunu yoktur.Ancak aynı anlayışı fedakarlık yapmaları gerektiğinde de göstermek kaydıyla.Ve inanıyorum ki bir şekilde bu srun çözülecektir.Ama olumlu ama olumsuz yönde.Yeter ki birileri onlara ne yapacaklarını öğretmeyi kendine görev edinmesin.

yurata
10.12.2006, 01:26
yazdıklarımı bir sol ezber olarak görebilirsin
evet doğrudur ve bazen ezberlerde ısrar edilmelidir.
bunları söylemenin anlamı ise büyük biz kıbrıs konusunda derdimizi böyle anlatacağız ben böyle anlatmaktayım ve bu yolda devam edeceğim
borsa meselesine gelince
kalantorların resmi kumarhanesi sınıf atlama telaşındaki küçük burjuvaların ve ne yazıkkı işçi olduğunu unutmuş işçilerin parasını birikimlerini bir çırpıda yutabiliyor.
fakat borsa emperyalistlerin oyunudur bunuda bildiğini biliyorum(umuyorum)
emperyalist sermayeülkeye borsa yoluyla öyle bir yerleşmiştirki en ufak bir gelişmede hisseleri elden çıkarsalar(mesela yabancı sermayeyi kar oranları tatmin etmediğinde)borsadan elleini çekmeleri halinde ekonomi tepetaklak gidecektir ve türkiye için kriz güncelliğini kaybetmeden her an bir tehdit olarak durmaktadır.
sovyetlere yakın olama meselesinde ise evet o dönemde sovyetler yakın bir sürü ülkede kamucu resterasyonlar oldu sosyalizme ulaşan uluslar oldu
evet önemlidir çünkü kıbrıs emperyalistler için bir savaş gemisinin ötesinde bir anlam ifade etmemektedir.
belki kızarsın ama emperyalizm bir yeri parçalamak istiyorsa önce konfederasyon kurar
tamda bu sebeplerden borsa oynayan birinin bu sitede geçirecek vakti olmadığını düşünerek ve abyle ilgili topiği yeterince iyi okumadığımı anladım
fakat söylediğim şeylerin doğruluğu konusunda bir şüphem yok ve evet gerekiyorsa birmilyonkere tekrar ederim
ve evet ısrarlıyım türk ve yunan askerleri işgalcidir
ve evet ingiliz üslerine (abdnin çok rahat kullandığı)karşı bir anti-emperyalist tepki örgütlenmesi zorunludur.
niye alıntı yapmadım bilmiyorum
idare edin

slush
10.12.2006, 12:47
Borsayla ilgili AB etkisini reddeden arkadaşı garipsedim.Bizim borsamız Dow Jones falan değildir.Herkes bilir ki spekülatör para arzı ve kısa vadeli yabancı yatırımlarla ayakta durur.Ve eğer hapşırırsanız ve o gün yabancı sermayenin alerjisi varsa borsa çöker.

Benim burada dikkat çekmek istediğim olay bu geçici ve nispeten hükümetin açılımına sermaye desteği gibi görünen durumun orta vadede dövizde hızlı bir sıçrama ve borsada çöküş etkisi yaratabileceğidir.Unutulmamalıdır ki ülkemize giren sermeye hacminin borsaya kaymasıyla dış ticaret açığımız da etkilenecektir.



Borsanin 48,000 dususunde bir avrupa birligi etkisi olmamistir zaten 37.000 dususu ani degildir seanslar incelendiginde destek noktalarina gelip burdan tutunamayip inmeye baslamistir... burda direnc noktalari test edilmis ama islem hacminin olmamasindan yapay bir yukselme olmustur tutunamistir.


Yazımı dikkatli okursanız borsanın düşüşünde demişim.... Sizin yazinizdaki gibi AB ile Borsanın bir etkisi yok dememişim...

Takip edenler bilir , AB birligi beklentileri borsa tarafinda çoktan alınmıştır... Onun destek bölgesi 40.000 ler degildir... daha aşağılarıdır..

48,000 lerden düşüşün nedeni kar satışlarıdır ve Amerika Merkez Bankasının faiz artırılışına gitmesi ve Japon Merkez Bankasınında faiz oranlarının yükseltecegini belirtmesidir.. Japonya bunu gerçekleştirmemiştir... Bugün türkiye borsasında olan yabancı yatırımcıların paralarının kaynağıda Japon Bankalarında kredi olarak alınan paralardır... Japonya’nın faiz oranlarını yükselteceğini söylemesi borsadan çıkışı hızlandırır...

Son günlerde olan bu düşüşlerin ve yükselişleri kimileri AB birliğine bağlıyor ama ben bağlamıyorum. Spekülatör Avrupa Birliğinde söyle oldu böyle olacak diye borsada al-satla kar etmektedir.. Ama isin aslı öyle değildir En son endeksin yükselmesi ve düşmesi bu tezimi doğrulamıştır...

29/11/2006 tarihinde borsa Avrupa Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye etti. Bu gelişmeyle birlikte bir miktar satış yiyen endeks daha sonra dakikalarda alimlarini sürdürdü ve Endeks 38066.89 günü kapattı yani artis %2,37. Eğer denilen gibi AB etkisi gibi olsaydi Borsanin birakin %2.5 yükselmesini taban üzerine taban yapip günlük değer kaybi %20 lerde olmasi lazimdi...


06/12/2006 tarihinde endeks 38185 ile kapatti...



07/12/2006 tarihinde Türkiye limanları açacak ve böylelikle AB üyeliği çantada keklik havası verilerek yapılan Spekülatif hareketle borsa Gün sonunda 1673 puan %4.38 artış kayderken 39858 değerinden kapandı. Döviz ve faiz sert bir düşüş yaşadı. Bu bana inandirici gelmedi zaten yukardaki yazimda günün sessiz sakin geçilmesinde fayda olduğunu söyledim... Çünkü 29 Kasımda borsa Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye edilmesinin borsaya düşülmesine rağmen olumsuz bir tepki göstermemiş hatta alımını yapmıştı... 07/12/2006 tarihinde amaç yapay bir yukariya doğru çıkış yaratmak ve spekülatörlerin ellerindeki malı bu durumu iyi analiz edemeyen aman bende bu yükselişte bişeyler alayim diyen küçük yatirimciya satmaktir...


08//12/2006 Oyun amacına bir gün önceki endeksle ulaşmıştır Spekülatörler ellerindeki mallarin bir kısmını satmıştır 39167 seviyesine kadar çekildi... ve borsa % 1.35 kayıpla 39320 puandan tamamladı.

AB borsa arasındaki ilişki ünlü analizciler tarafından artık dikkate bile alınmamaktadır... Müzakareler başlamıştır ve bu süreç 20 yıllık uzun vadelidir...Ama Spekülatörler tarafindan kullanılmaya devam edilmektedir...

Cherokawan
11.12.2006, 00:02
Yazımı dikkatli okursanız borsanın düşüşünde demişim.... Sizin yazinizdaki gibi AB ile Borsanın bir etkisi yok dememişim...

Takip edenler bilir , AB birligi beklentileri borsa tarafinda çoktan alınmıştır... Onun destek bölgesi 40.000 ler degildir... daha aşağılarıdır..

48,000 lerden düşüşün nedeni kar satışlarıdır ve Amerika Merkez Bankasının faiz artırılışına gitmesi ve Japon Merkez Bankasınında faiz oranlarının yükseltecegini belirtmesidir.. Japonya bunu gerçekleştirmemiştir... Bugün türkiye borsasında olan yabancı yatırımcıların paralarının kaynağıda Japon Bankalarında kredi olarak alınan paralardır... Japonya’nın faiz oranlarını yükselteceğini söylemesi borsadan çıkışı hızlandırır...

Son günlerde olan bu düşüşlerin ve yükselişleri kimileri AB birliğine bağlıyor ama ben bağlamıyorum. Spekülatör Avrupa Birliğinde söyle oldu böyle olacak diye borsada al-satla kar etmektedir.. Ama isin aslı öyle değildir En son endeksin yükselmesi ve düşmesi bu tezimi doğrulamıştır...

29/11/2006 tarihinde borsa Avrupa Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye etti. Bu gelişmeyle birlikte bir miktar satış yiyen endeks daha sonra dakikalarda alimlarini sürdürdü ve Endeks 38066.89 günü kapattı yani artis %2,37. Eğer denilen gibi AB etkisi gibi olsaydi Borsanin birakin %2.5 yükselmesini taban üzerine taban yapip günlük değer kaybi %20 lerde olmasi lazimdi...


06/12/2006 tarihinde endeks 38185 ile kapatti...



07/12/2006 tarihinde Türkiye limanları açacak ve böylelikle AB üyeliği çantada keklik havası verilerek yapılan Spekülatif hareketle borsa Gün sonunda 1673 puan %4.38 artış kayderken 39858 değerinden kapandı. Döviz ve faiz sert bir düşüş yaşadı. Bu bana inandirici gelmedi zaten yukardaki yazimda günün sessiz sakin geçilmesinde fayda olduğunu söyledim... Çünkü 29 Kasımda borsa Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye edilmesinin borsaya düşülmesine rağmen olumsuz bir tepki göstermemiş hatta alımını yapmıştı... 07/12/2006 tarihinde amaç yapay bir yukariya doğru çıkış yaratmak ve spekülatörlerin ellerindeki malı bu durumu iyi analiz edemeyen aman bende bu yükselişte bişeyler alayim diyen küçük yatirimciya satmaktir...


08//12/2006 Oyun amacına bir gün önceki endeksle ulaşmıştır Spekülatörler ellerindeki mallarin bir kısmını satmıştır 39167 seviyesine kadar çekildi... ve borsa % 1.35 kayıpla 39320 puandan tamamladı.

AB borsa arasındaki ilişki ünlü analizciler tarafından artık dikkate bile alınmamaktadır... Müzakareler başlamıştır ve bu süreç 20 yıllık uzun vadelidir...Ama Spekülatörler tarafindan kullanılmaya devam edilmektedir...


Toplu halde cevap verince yeterince anlaşılmıyor herhalde ben de ayrı ayrı cevaplamaya karar verdim.Dostum ekonometrik analizlerinize itirazım yok fakat benim vurgulamak istediğim yerden ayrı bir şey bu.Siz diyebilirsiniz ki müzakereler uzun bir süreçtir ve ünlü analizciler AB'yi hesaba katmamaktadır peki öyle olsun ancak benim görüşüm bu müzakereler daha başlamadan bitmiştir ve yeni kurulacak TC hükümeti ile AB içerisindeki seçim süreci bunu çok yakından kayda değer bir şekilde kanıtlayacaktır.

Dediğim gibi ben sizin tesbitlerinize de inanıyorum ama gözüme de.Ve ortalığı bulandırmak istemeyen kimse tek seferde 30 milyon pompalamazdı piyasaya hele ki sabahın köründe.Online oyunlarda da böyledir.Sabahın köründe saldırırsınız ki millet uyandığında şaşırsın.Diğer tarafta dövizin durumu daha da vahim.2002 krizinden önce de böyle sinyaller vardı ve yine herkes "kazanıyordu".Dış ticaret açığımız girdi ve çıktımız arasındaki farklar ve en önemlisi cari açığımız ortada.Ama öyle iyimser bir hava var ki ben Derviş politikalarının ne suçu vardı onu anlamıyorum.


İktisatta optimum büyüme denen bir kavram vardır biraz iktisat bilgisi olanlar bilirler.Gözle görünen bir olguyu başka noktalarla açıklamak gereksiz.Bundan önceki krizde de yine Brezilya Borsası örnek gösteriliyordu.Şimdi de aynı şey.

Ben halkıma hala aynı şeyi söylüyorum.Akıllı olun ve elinizdeki üç kuruşu yabancıya heba etmeyin.

Cherokawan
11.12.2006, 00:25
yazdıklarımı bir sol ezber olarak görebilirsin
evet doğrudur ve bazen ezberlerde ısrar edilmelidir.
bunları söylemenin anlamı ise büyük biz kıbrıs konusunda derdimizi böyle anlatacağız ben böyle anlatmaktayım ve bu yolda devam edeceğim
borsa meselesine gelince
kalantorların resmi kumarhanesi sınıf atlama telaşındaki küçük burjuvaların ve ne yazıkkı işçi olduğunu unutmuş işçilerin parasını birikimlerini bir çırpıda yutabiliyor.
fakat borsa emperyalistlerin oyunudur bunuda bildiğini biliyorum(umuyorum)
emperyalist sermayeülkeye borsa yoluyla öyle bir yerleşmiştirki en ufak bir gelişmede hisseleri elden çıkarsalar(mesela yabancı sermayeyi kar oranları tatmin etmediğinde)borsadan elleini çekmeleri halinde ekonomi tepetaklak gidecektir ve türkiye için kriz güncelliğini kaybetmeden her an bir tehdit olarak durmaktadır.
sovyetlere yakın olama meselesinde ise evet o dönemde sovyetler yakın bir sürü ülkede kamucu resterasyonlar oldu sosyalizme ulaşan uluslar oldu
evet önemlidir çünkü kıbrıs emperyalistler için bir savaş gemisinin ötesinde bir anlam ifade etmemektedir.
belki kızarsın ama emperyalizm bir yeri parçalamak istiyorsa önce konfederasyon kurar
tamda bu sebeplerden borsa oynayan birinin bu sitede geçirecek vakti olmadığını düşünerek ve abyle ilgili topiği yeterince iyi okumadığımı anladım
fakat söylediğim şeylerin doğruluğu konusunda bir şüphem yok ve evet gerekiyorsa birmilyonkere tekrar ederim
ve evet ısrarlıyım türk ve yunan askerleri işgalcidir
ve evet ingiliz üslerine (abdnin çok rahat kullandığı)karşı bir anti-emperyalist tepki örgütlenmesi zorunludur.
niye alıntı yapmadım bilmiyorum
idare edin

Dostum ısrar etmek senin tercihin.Etme diyemem.Sonuçta karar senin tabii.Ancak siyaset sahnesinden silinen pek çok fikir çoğunlukla kendi ısrarcılıklarının kurbanı olmuştur hatırlatırım.

Şimdi bazı şeyleri ben kendi açımdan ayırt ederek neyi anlatmak istediğimi daha net söyleyeyim:

1-Ben kendimi sosyalist olmaya çalışan biri olarak tanımlıyorum.Ancak kaynağımı yaşadığım topraktan almayı ve içinde bulunduğum topluma mümkün olduğunca yakın durmayı temel amacım olarak görüyorum.

2-Bu sitede borsa ile ilgilenen liberal sunni sağcı hatta faşistlerin olması geerekir bence.Çünkü amaç 3-5 solcunun biraraya gelip birbirlerini onaylaması olsaydı (ki solcular bu ülkede biraraya geldiklerinde genelde kavga ederler) bunu yapabilecek pek çok ortam var.Dolayısıyla halktan yana bir fikrin kendini savunma mekanizması faşizan bir tutum ve "karşıyı red" değil aksine onu en ağır şekilde yargılamaktır.

3-Geçmişten kam almakla burnunun dikine gitmek çok ayrı şeylerdir.Ben sana hayran sen cama tırman felsefesi herhalde bu dünya üzerinde insanlığa ölümden önce de adalet ve refah vadetmiş "geleceklerin ideolojisi" için uygun terminoloji değildir.

4-SSCB'den yana olmak yok ona yakın durmak hiçbir devrimci için kesinlikle referans değildir olamaz.Özeleştiriyi,özgürlüğü ve en önemlisi eşitliği öngören bir ideolojide tabular dokululmazlar ön kabuller olması doğaya aykırıdır.Gerektiğinde Lenin'de Stalin'de hatta Marks'ta eleştirilir ve onlara yakın olmak ne fazladan bir değerdir ne de birilerini "ehli beyt" vari bir konuma sürükler.SSCB'nin yaptıkları ettikleri ise yeterince tartışılmamışsa tekrar üzerine gidilir.Ancak geleceğe ilişkin bir söylem geçmişte şu uluslar sosyalizme ulaştı gibi tamamen subjektif bir noktadan öngörüler ifade edemez.

5-Kıbrıs'ta İngilizlere ya da ABD'ye karşı ne gibi bir potansiyel üretilebileceğini ve daha demokratik bilinci oluşmamış ırksal ve kültürel bağımlılıklardan kurtulamamış iki toplumun nasıl örgütleneceğini sizin takdirinize bırakıyorum.Mao'da buna benzer şeyler denedi 10 yılda İngiltere'yi geçip 25 yılda komünizme geçiyordu hatırlayın.Kısaca herşeyin bir sırası var diyeyim ben burada.

6-Nazımın dediği gibi "artık yeni şeyler söylemek lazım" Bilmiyorum neden solun pek az kısmı bunu görüyor neden bir diğer kesim anlayamıyor bu durumu ama özellikle bizim halklarımız emperyalizmin bunca baskısına rağmen hala sola yüz vermiyor.Çünkü artık hep papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayan ajitatörlerden,sanki torna tezgahından çıkmışcasına aynı reçeteleri üreten sözde liderlerden ve kendi adına konuştuğunu söyleyen ama söylediklerinin tek kelimesini bile anlamadığı entellektüellerden bıktı...

Tabii bunlar benim görüşüm.Siz ısrar ediyorsanız tam bağımsız ve özgür bir Anadolu için bekleyelim.Bakalım bu sefer ne kadar sürecek...

Her iki dostuma da saygılar sunarım...

slush
11.12.2006, 00:32
Toplu halde cevap verince yeterince anlaşılmıyor herhalde ben de ayrı ayrı cevaplamaya karar verdim.Dostum ekonometrik analizlerinize itirazım yok fakat benim vurgulamak istediğim yerden ayrı bir şey bu.Siz diyebilirsiniz ki müzakereler uzun bir süreçtir ve ünlü analizciler AB'yi hesaba katmamaktadır peki öyle olsun ancak benim görüşüm bu müzakereler daha başlamadan bitmiştir ve yeni kurulacak TC hükümeti ile AB içerisindeki seçim süreci bunu çok yakından kayda değer bir şekilde kanıtlayacaktır..

Sizin görüsünüzü saygim vardir..Bir söz vardir 2 iktisatcinin oldugu yerde 3 tane düsünce cikar...


Dediğim gibi ben sizin tesbitlerinize de inanıyorum ama gözüme de.Ve ortalığı bulandırmak istemeyen kimse tek seferde 30 milyon pompalamazdı piyasaya hele ki sabahın köründe.Online oyunlarda da böyledir.Sabahın köründe saldırırsınız ki millet uyandığında şaşırsın.Diğer tarafta dövizin durumu daha da vahim.2002 krizinden önce de böyle sinyaller vardı ve yine herkes "kazanıyordu".Dış ticaret açığımız girdi ve çıktımız arasındaki farklar ve en önemlisi cari açığımız ortada.Ama öyle iyimser bir hava var ki ben Derviş politikalarının ne suçu vardı onu anlamıyorum...
Bakin bir daha altini cizeyim... 29 Kasımda Avrupa Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye etti. Bu haber borsaya geldiğinde bile o günkü borsa düşüş yaşamadı günü %2,37 yükselisle kapadi...

30 milyon dollar olayi isin spekülatif yanadir... Birinci seansta bu parayla alıma girersiniz ikinci seansta başka araci kurumlardan bu paranızı cekersiniz.. Amaç burda borsayi yükseltmektir...

Kagit bazinda konusursak a kagidi 9,00 ytl b kagidi 10.00ytl c kagidi ise 11.00 ytl diyelim.. 3 kagida 30 milyon dollarla girersiniz a kagidi 9,10 ytl b kagidi 10.10ytl c kagidi ise 11.10 cıkar teknik olarak bir yükselme olmustur ama bunu bir senaryo ile destekleminiz lazim digerlerinide katmaniz icin yani kucuk yatirinciyi, persembe günü yapilan AB ile müzakereler tikirinda limanlari aciliacak senaryosudur.. Böylelikle kagitlarin yükseldigini gören küçük yatirimci ise bu borsa endeks olarak 48.000 gördü aman bizde alalim kagit yükseliyor diye bunu pesine takilir ve kagitlara kagidi 9,20 ytl b kagidi 10.20ytl c kagidi ise 11.20 görür.. Burda 30 milyonu koyan kisi ikinci seansta yada ertesi gün sabah seansinda satisa gecer daha onceki yatirimi olan 40 milyon dollar ile toplam 70 milyon dollarlik satis yapar o zamanda a kagidi 9,00 ytl b kagidi 10.00ytl c kagidi ise 11.00 tekrar düser...

İktisatta optimum büyüme denen bir kavram vardır biraz iktisat bilgisi olanlar bilirler.Gözle görünen bir olguyu başka noktalarla açıklamak gereksiz.Bundan önceki krizde de yine Brezilya Borsası örnek gösteriliyordu.Şimdi de aynı şey.

Ben halkıma hala aynı şeyi söylüyorum.Akıllı olun ve elinizdeki üç kuruşu yabancıya heba etmeyin.

Bir iki tane iktisatla ilgili kitap okudum biraz bilgim oldugu kanisindayim... imkb elbetteki brezilya borsasi ile karsilastirilacaktir Dow Jones la karsilastirmak bu isi bilmemektir..

Sonuc olarak bu borsanin %67 si yabancilarin elinde dir... Ve bu paralar doviz olarak T.C ye gelip burda ytl cevrilmistir bu yuzden doviz kurlari dusmustur ytl degerlenmistir. arz talep meselesi... Borsadan cikisin bu arz talep mekanizmasini tersten isletip usd , euronun degerinin artmasi ve ytl dusmesi olacaktir.. Buda doviz bazinda borc odeyen ülkenin sirtina daha fazla kambur yüklemektedir..

Merkez Bankasinin dollar kasası ihracat yada turizm gelirleri ile dolmadikca bu tip krizler her zaman olacaktir...

Cherokawan
11.12.2006, 11:19
Sizin görüsünüzü saygim vardir..Bir söz vardir 2 iktisatcinin oldugu yerde 3 tane düsünce cikar...

Bakin bir daha altini cizeyim... 29 Kasımda Avrupa Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye etti. Bu haber borsaya geldiğinde bile o günkü borsa düşüş yaşamadı günü %2,37 yükselisle kapadi...

30 milyon dollar olayi isin spekülatif yanadir... Birinci seansta bu parayla alıma girersiniz ikinci seansta başka araci kurumlardan bu paranızı cekersiniz.. Amaç burda borsayi yükseltmektir...

Bir iki tane iktisatla ilgili kitap okudum biraz bilgim oldugu kanisindayim... imkb elbetteki brezilya borsasi ile karsilastirilacaktir Dow Jones la karsilastirmak bu isi bilmemektir..

Sonuc olarak bu borsanin %67 si yabancilarin elinde dir... Ve bu paralar doviz olarak T.C ye gelip burda ytl cevrilmistir bu yuzden doviz kurlari dusmustur ytl degerlenmistir. arz talep meselesi... Borsadan cikisin bu arz talep mekanizmasini tersten isletip usd , euronun degerinin artmasi ve ytl dusmesi olacaktir.. Buda doviz bazinda borc odeyen ülkenin sirtina daha fazla kambur yüklemektedir..

Merkez Bankasinin dollar kasası ihracat yada turizm gelirleri ile dolmadikca bu tip krizler her zaman olacaktir...

Şimdi bir yanlış anlama varsa tekrar tekrar düzelteyim.Yukarıdaki düşüncelerinizin hiçbirinin aksine bir görüş ileri sürmüyorum.Bir tanesi hariç...Bakın demişsiniz ki:"""29 Kasımda Avrupa Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alinmasini tavsiye etti. Bu haber borsaya geldiğinde bile o günkü borsa düşüş yaşamadı günü %2,37 yükselisle kapadi..."""

Şimdi süreç içerisinde bu tür iniş çıkışları makro boyutta değerlendirerek bu sonuca varmak bence yanlıştır.Neden derseniz şuan için ekonomideki sessizliği AB ile ilişkiler değil hükümetin durumu sağlamaktadır.Kıbrıs'la ilgili Türk teklifi de buna yöneliktir.Ve yabancı sermaye hükümetin hareketlerini harfi harfine bilmektedir.Yoksa neden yükseliş trendi pompalansın ki?Kaldı ki benim mesajımın saatini dikkate alırsanız borsada spekülatif alımlar hükümetin açıklamasıyla başlamamıştır.Önce alımlar başlamış sonra kulislerde sözü geçenler bahsedilmiş ve ancak saat 11:00 gibi hükümet kanadından açıklama gelmiştir.O da gayrı resmi olarak!Burada yabancı sermayenin korkmasını gerektirecek bir durum zaten yoktur.Onlar hükümetin eylemlerini neredeyse aylar öncesinden biliyorlar.Diğer taraftan hükümetin ne kıbrıs açılımları ne de AB ile yürüttüğü müzakereler gerçekçi değildir sadece vadeyi uzatma amacı taşımaktadır.

Dolayısıyla eğer bir hükümet politikası olsaydı ve borsanın buna tepkisini tartışsaydık ceteris paribus size katılırdım.Ama bizdeki durum ne Brezilya ile ne de başka bir ülke ile karşılaştırılamaz.Elbette burada hacimsel büyüklüklerden sözetmiyorum.Hatırlayın Çiller hükümeti ve bir önceki dönemi.Nasıl bir refah döneminden nerelere gelindi.Ki o "refah" dönemi de göreceli bir konuydu ve gümrük birliği beklentileriyle pompalanıyordu.Bugünkü durum da aynıdır.

Sonuç olarak benim anlatmak istediğimin özü şu:ekonometrik analizlerinize ve borsa ile ilgili bilgilendirmelerinize teşekkür ederim.Tutarlı bir mantık taşıyorlar.Ancak benim söylediğim şey çok farklı.Hükümet seçim dönemini atlatmak uğruna dış kaynaklı direktiflerle hareket etmekte ve bu da darboğaza giren ekonomiyi sanki güllük gülistanlık haline getirmektedir.Şu aşamada AB sürecinde batıdan çıkan sesler cılızsa eğer bunun sebepleri arasında ülkemizdeki kısa vadeli Yunan ve Fransız yatırımlarının büyüklüğü unutulmadan açıklanmalıdır.Liberal düşünce yabancı sermayeye büyük önem vermektedir.Ancak liberaller bile bir ülkede yabancı sermayenin büyüklüğüne değil "niteliğine" bakarlar.Ülkemize giren yabancı sermaye spekülatif kısa vadeli sermayedir.Ve reel ekonomiye katkısı çok azdır.Diğer taraftan sermayenin bu niteliği onun istendiğinde çok seri bir biçimde geri çekilebilmesine olanak sağlar.Ve son olarak ta yukarıda bahsettiğim üzere yabancı sermayenin yurt içi iletişim kanalları sonsuzdur.Bu da ülkemizde serbest piyasa ve tam rekabet gibi kavramların olmadığının başka bir kanıtıdır.

Meseleye bu açıdan baktığımda ben seçimlere kadar dayanmak isteyen bir hükümeti ve onu sonuna kadar kullanmak isteyen yabancı sermayeyi görüyorum.Çünkü seçim sonu için bir CHP-MHP koalisyonu hazırlanmaktadır.Bu da gelecek krizin bahanesidir.Ulusalcı bir hükümet gerginleşen müzakereler (sanki daha öncesinde bir çıkış yolu varmış gibi) ve sonuç olarak yabancı sermayenin hızlı bir biçimde ülkeden çıkacağını düşünüyorum.Bu da bir müneccimlik değil sadece geleceğe dair hipotezlerim.Ve politik gelişmelere dair hipotezlerimi ekonomiye uyguladığımda halkımızın çok dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.Çünkü iktisat bilimi gereği zaten oluşması gereken kriz süreci başka nedenselliklere dayandırılarak ağırlaştırılmak istenmektedir.Çünkü krizden ekonomik ve politik rant elde edeceklerin sayısı 2002 seçimlerinin aksine ülkenin istikrarına ihtiyaç duyan serrmayeye göre çok fazla ve güçlüdür.

Saygılar...

slush
11.12.2006, 18:22
Yazima alinti yapmadan ve borsaya iki cumle ile deginerek yazacagim.. 3 asagi 5 yukari borsa üzerinde ayni seyleri söylüyoruz... Bugunku haberlerde Finlandiya basbakanina bu teklifin 6 gun once söylenmis oldugu burda hem hükümet hemde finlandiya tarafindan sizdirilma olasiginin olmasi.. Bunu daha onceleri yasadik tansu ile merkez bankasi baskanin devülasyon oncesi cuvalllarla dollar aldigi hatta dsp bakanin intihar etmesi...

Homojen piyasada hisse senedi sirketin kar tahminine göre alinir.. a sirketi yatirim yapti sektöründe lider konuma gececek ve karini arttiracak diye on görüde bulunursunuz hisse sendi alirsaniz zaten hisse senedi sirketin karin ortagina olmaktir ayni zamanda da zararina... imkb bu isler kitapta anlatilan gibi olmuyor...

Secim olarak öngörülen iki tane hükümet.

a- CHP-MHP avrupa birligi sureci uzar,
b- AKP-DYP avrupa birligi ayni hizda devam eder,

Türkiyeye gelen Sermayenin miktarindan çok niteligi önemlidir ne icin geliyor... Ülkemize giren yabanci sermaye ülke ekonomosine katkisi nedir diye sorarsan sadece bono tahvil imkb üzerinde paradan para kazanmaktir... Yeni istihdamlara imkan verecek yatirimlar yapmamaktadir... Ve bu tip doviz girisinden dolayi doviz kuru cok düsüktür TIM ( Türkiye ihracatcilar Meclisi) başkanı bile isyan etmistir. Bu tip sermaye girisi kisa vadede olumlu görünsede uzun vadede bir cok sektörünüzü yok eder.

Eger bir ülkenin ekonomosini gelistirmek istiyorsaniz bunun tek yolu ihracatdan gecer. Ihracatcinin tek destegide yüksek kurdur rekabet olamasi icin.

Cin denilen ülke parasinin degerini devamli olarak usd ve euro karsinda düsürmekte degerlenmesine imkan vermemektedir.. Dünya pazarindaki payini kaybetmemek icin ama bizde ise tam tersi... Bu yüzden tekstil sektörünü cinlilere hediye ediyoruz...

Saygilarimla,