Orijinalini görmek için tıklayınız : Çürüyen Kapitalizmin Görüngüleri:30 bin çocuk madde bağımlısı.
odtülü aslan 09.12.2006, 14:56 Çürüyen Kapitalizmin Görüngüleri: 30 Bin Çocuk Madde Bağımlısı
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün verileri, bali, tiner gibi uyuşturucu madde kullanan çocuk sayısının 31 bin 761 olduğunu ortaya koydu. Söz konusu veriler sigaraya başlama yaşının 9 ile 10 yaşlarına kadar gerilediğini, alkol kullanma yaşının da 12-14 olduğunu gösteriyor. Madde bağımlılarının yüzde 50'sini 0-30 yaş grubu oluşturuyor. 15-24 yaş arası kullanım oranı yüzde 57. Uyuşturucu kullananların yüzde 52'si bekar.
Bu arada, Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi'nin (ÇAMATEM) araştırması da varoşlarda yaşayan çocukların madde bağımlısı olma riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi.
Alkol de Yaygınlaşıyor
Araştırma, özellikle varoşlarda, yarı kentsel alanlarda tahminlerden yüksek oranda madde kullanıldığını gösteriyor. Madde kullananların neredeyse yüzde 8o'inin aynı zamanda suç işlediğini ve ilkokuldan liseye kadar yayılmış durumda olduğunu gözler önüne seren araştırmada, 9-17 yaş arası öğrencilerin yüzde 11'inin de devamlı alkol aldığı belirtiliyor. Yine aynı araştırmada, İstanbul'daki sokak çocuklarının yüzde 30'unun tiner-bali koklayıcısı olduğu, bu çocukların yüzde 8o'inin anne-babası hayatta olduğu ve yüzde 48'i ilkokul mezunu olan sokakta yaşayan çocukların yüzde 30'unun da Güney Doğu Anadolu Bölge-si'nden göç ettiğine dikkat çekiliyor.
UMATEM: Eroine Dikkat!
Madde Araştırma ve Tedavi Merkezi (UMATEM) Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Kültegin Ögel'in hazırladığı rapor göre ise, başlama yaşı uçucu maddede 11-12, hapta 16-17, esrarda 16, eroinde de 18-19. Raporda, uçucu maddeleri kullananların çoğunun ilkokulu dahi bitirmediklerine dikkat çekilirken, esrar ve eroin gibi maddelerin kullanıcılarının yüksek öğrenim görmüş kişiler olduğu belirtiliyor. Bağımlılar arasında yaygın olarak kullanılan esrar, "ot, gubar, ilaç, siyah, esvet, sır, lübnan, sarı-kız, kola, sarma, mal" gibi isimlerle anılıyor.
http://www.bolsevik.org/haber18.htm
Kapitalizm kendini savaşlarla baskılarla modifiye etmeye çalışsada toplumsal açıdan yarattığı yozlaşma kendini günyüzüne çıkartıyor.Madde bağımlılığı bunun basit bir örneği.Bu konu hakkında arkadaşların fikirlerini bekliyorum.
Oligarşinin en güzel silahi insanları uyutmaktır.
Kumar, Fuhuş, Yozlaşma onlar için idealdir. Bunun yanına Futbol ve Din de eklenince o toplum çok güzel yönetilir.
Geçmişin isyankar mahalleleri olan Gazi Mahallesi, Okmeydanı, gülsuyu, Esenler, Ümraniye 1 mayıs( Mustafa Kemal) gibi mahallelerde uyuşturucu son yıllarda oldukça arttı. Bunun tek nedeni oradaki sol potansiyeli eritmek, gençlerin farklı alanlara yönelmesini sağlamaktır.
Erkeksen, Mafya ol, uyuşturucu bağımlısı ol yeterki solcu olma
Bayansan, Fuhuş yap, herşeyi yap ama yeterki solcu olma
işte dayatılan zihniyet bu.
Son 2-3 gündür Gazi mahallesinde, Okmeydanında, Gülsuyunda, Ümraniyede, Armutluda TVde izlemişsinizdir insanlar protesto gösterileri yapıyor bunun nedeni, Polislerin Devrimcilerin Fuhuşa, Kumara ve Yozlaşmaya karşı mücadelesini sindirmektir.
Devrimci kesim Kumar oynanan, Fuhuş yapılan yerleri basarak bunlara ajitasyon çekip uyarıyorlardı. Polis demekki bu işten rahatsız oldu:) ve Yasal dernek ve dergileri basıp insanların önünü kesmek istedi
İşte Türkiyenin hali...
Sevgi Erkan 09.12.2006, 15:18 Kapitalizm bu ne beklenebilirdi ki!Toplumları her yöneden çökertirken kendi sistematik sonunu da hazırlıyor aslında.
Bizim görevimiz yaptığımız iş, yaşadığımız çevreye bilinç taşımak.Bu konuda gönüllü çalışan kuruluşlara destek vermek.
Bir eğitimci olarak yine sorumluluğun büyüğünü kendimizde görüyorum.Toplumdaki avukatları, mühendisleri vs. biz yetiştirirken kapkaççıları, hırsızları, madde bağımlılarını da biz yetiştiriyoruz veya yetiştiremiyoruz.Ülkemizdeki genç nüfusun çokluğu ,işsizliği getiriyor beraberinde.Bu genç ve çocuklar da kendilerini bağımlılığa itiyorlar.
Hala aileler fazla çocuk yapıyorlar.
Kapitalizm de bu çirkin çarkı kendi emelleri için çok iyi çeviriyor.
Hepinize eşitlikçi ve üretken , ürettiğinin karşılığını alan bir sistemde görüşebilmek ümidiyle selamlarımı iletiyorum.
odtülü aslan 09.12.2006, 15:30 Geçen senelerde özellikle bir Kurtlar Vadisi furyası başlamıştı.Gerisinde etrafta türeyen Polatçıklar Çakırcıklar mafya edasıyla sokakları
turluyorulardı.Sonrasında ne olduğunu hepimiz biliyoruz.Okullarda yaşanan kavgalar,bıçaklamalar,ölümler.Zaman zaman bu tür toplumsal dalgalar etrafımızı sarmakta.Bilmiyorum hiç dikkatinizi çektimi.Ramazan bayramında Türkiyeyi seri katil olayı meşgul etmişti.Ki bu seri katiller İzmitte benim çocukluk arkadaşımı katlettiler.Herkes bu katillerin yokedilmesini istedi fakat kimse çıkıp sormadıki bu insanları bu hale getiren nedir.Kapitalizm bu noktada pis pis sırıtmaktadır çünkü toplumda bu tür insanların çoğalmasını desteklemektedir.Sosyal ve ekonomik özgürlüklerinin olmadığı ortamda -ki kapitalizm bu ortamı en güzel şekilde hazırlamakla yükümlüdür.Çünkü bu tür durumlar kimi zaman insanın özgür iradesini elinden alıp devlete muhtaç kılmaktadır.- insanlar kendilerini seri katilliğe,madde bağımlılığına,fuhuşa,kumara
sürüklemektedirler.
çevremden gözlemlediğim kadarıyla sigara içme yaşı hayli düşdü.okul çıkışından sonra internet cafeler çoluk çocuk kaynıyor.kalem yerine sigara tutuyor öğrencilerin elleri...
herşeyin başı sigara...sigara içen çocuk sırası ile alkole,esrara daha sonrada hapa alışıyor.en son da eroin geliyor.bu sıra hiç bozulmaz...eniyisi sigaraya hiç başlamamak...sigaraya başlayan bir insanın sigarayı bırakabilme imkanı var,ama esrar öyle değil,esrara başlayanların %90'ı bırakamaz...ne yazıkki durum böyle.
varoşlarda özellikle gençler sıkıntılarını sigaraya,cigaraya,alkole vuruyorlar.
esrarlı gözlerden bir hevalimle muhabet ederken bana şunları söylemişdi 'benim küçüklüğüm acılar içinde geçti,siz içmeyin,zaten istesende vermem sana'...
burjuvazi semtlerdeki liselere bakınca,emekçi mahellerindeki liselerin daha temiz olduğunu görürüz...emekçi mahellerindeki gençler sıkıntısından içerken burjuva çocukları ise kendilerine rahat battığı için içiyorlar..ceplerinde varya paraları züppeler taşıması ağır geliyor herhalde!
kapitalizim görücüye çıkmadan önce çok güzel makyaj yapıyor.çok az insan onun makyajındaki kötü gülüşü görüyor.kendini sürekli yeniliyor yeniler kende böyle açıklar veriyor.uyuşturucu ve alkolizim furyası çağın insanında bir bayrak gibi babadan oğula bir mirasmışçasına kalıyor.
KızılBant 09.12.2006, 22:50 Bu devletin amacı
Halkı uyuşturup yönetmektir
Oyunlara alet olmayalım. Esrar bağımlısı TV bağımlısı bir gençlik devlet için idealdir.
Bu devletin amacı Halkı uyuşturup yönetmektir
Oyunlara alet olmayalım. Esrar bağımlısı TV bağımlısı bir gençlik devlet için idealdir.
Ay'a sordular
neyi isterdin en çok?
cevap verdi
''güneşin kaybolmasını ve ebediyen bulutlarla örtülü kalmasını''
F.ATTAR
geçim derdini ve diğerlerini unutmak için,yoz yollara sapanlar ve yoz işler yapanlar artıyor.artacak da,kirli kapitalizm kendi evlatlarını zehirleyecek,birgün kararttığı güneşlere o da gerek duyacak,o da kendine lanet edecek...o güne kadar ''ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi''
KızılBant 09.12.2006, 23:07 Ay'a sordular
neyi isterdin en çok?
cevap verdi
''güneşin kaybolmasını ve ebediyen bulutlarla örtülü kalmasını''
F.ATTAR
geçim derdini ve diğerlerini unutmak için,yoz yollara sapanlar ve yoz işler yapanlar artıyor.artacak da,kirli kapitalizm kendi evlatlarını zehirleyecek,birgün kararttığı güneşlere o da gerek duyacak,o da kendine lanet edecek...o güne kadar ''ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi''
Evet ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi. Kötü kokanları iyi yönetiyor bu devlet.
Bunlara karşı olmadıkça hep kötü kokmaya devam edeceğiz.
eylüleren 09.12.2006, 23:13 Çürüyen Kapitalizmin Görüngüleri: 30 Bin Çocuk Madde Bağımlısı
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün verileri, bali, tiner gibi uyuşturucu madde kullanan çocuk sayısının 31 bin 761 olduğunu ortaya koydu. Söz konusu veriler sigaraya başlama yaşının 9 ile 10 yaşlarına kadar gerilediğini, alkol kullanma yaşının da 12-14 olduğunu gösteriyor. Madde bağımlılarının yüzde 50'sini 0-30 yaş grubu oluşturuyor. 15-24 yaş arası kullanım oranı yüzde 57. Uyuşturucu kullananların yüzde 52'si bekar.
Bu arada, Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi'nin (ÇAMATEM) araştırması da varoşlarda yaşayan çocukların madde bağımlısı olma riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi.
Alkol de Yaygınlaşıyor
Araştırma, özellikle varoşlarda, yarı kentsel alanlarda tahminlerden yüksek oranda madde kullanıldığını gösteriyor. Madde kullananların neredeyse yüzde 8o'inin aynı zamanda suç işlediğini ve ilkokuldan liseye kadar yayılmış durumda olduğunu gözler önüne seren araştırmada, 9-17 yaş arası öğrencilerin yüzde 11'inin de devamlı alkol aldığı belirtiliyor. Yine aynı araştırmada, İstanbul'daki sokak çocuklarının yüzde 30'unun tiner-bali koklayıcısı olduğu, bu çocukların yüzde 8o'inin anne-babası hayatta olduğu ve yüzde 48'i ilkokul mezunu olan sokakta yaşayan çocukların yüzde 30'unun da Güney Doğu Anadolu Bölge-si'nden göç ettiğine dikkat çekiliyor.
UMATEM: Eroine Dikkat!
Madde Araştırma ve Tedavi Merkezi (UMATEM) Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Kültegin Ögel'in hazırladığı rapor göre ise, başlama yaşı uçucu maddede 11-12, hapta 16-17, esrarda 16, eroinde de 18-19. Raporda, uçucu maddeleri kullananların çoğunun ilkokulu dahi bitirmediklerine dikkat çekilirken, esrar ve eroin gibi maddelerin kullanıcılarının yüksek öğrenim görmüş kişiler olduğu belirtiliyor. Bağımlılar arasında yaygın olarak kullanılan esrar, "ot, gubar, ilaç, siyah, esvet, sır, lübnan, sarı-kız, kola, sarma, mal" gibi isimlerle anılıyor.
http://www.bolsevik.org/haber18.htm
Kapitalizm kendini savaşlarla baskılarla modifiye etmeye çalışsada toplumsal açıdan yarattığı yozlaşma kendini günyüzüne çıkartıyor.Madde bağımlılığı bunun basit bir örneği.Bu konu hakkında arkadaşların fikirlerini bekliyorum.
konuşmlarımızda hep söyleriz gençlerimiz yarınlarımız için umut diye.bu okuduklarımdan ve çevrede gördüklerimden sonra geleceğimizin okadar da parlak olmadığını düşünüyorum.toplum o kadar yozlaştırıldık ki tepki gösterilecek yerlerde türkiye seninle ''gurur duyuyor narları atarız'' tv programlarında ''acıklı parçalarda göbek atarız'' hakkını arayanlara terorist muamelesi yaparız.hele gençliğimiz öyle bir hale getiridi ki.büyüyünce ne olacaksın sorusunun cevabı ya manken ya futbolcu yada popcu oluyor.gençliğimizi bir batılılıaşma özentisi almış gidiyor giyimden konuşmaya yemeğe kadar kadınlarımız haklarını aramak için tv deki kadın programlarını yetkili makam olarak görüyor.kredi kartlarına ne demeli yiyecek ekmeğimiz yok ama maşalah hepimizin elinde bir kaç tane kredi kartı mevcut ve hergün daha borçlu hale getiriliyoruz.o çok övündüğümüz nüfusumuzun genç bölümünün harcanmasına ne kadarda kolay izin veriyoruz...
seheryeli 10.12.2006, 01:47 Evet ne yazıkki madde bağımlılarının sosyal yapısı,yoksul ailelerinin çocukları başta olmak üzere, parçalanmış aileden geriye kalanlardan oluşmaktadır. Aslında kapitalist sistem kendi eliyle bu potansiyeli yaratmakta,(aç ve işsiz bıraktığı yetmiyormuş gibi)derin yoksulluk ve sosyal çürüme-parçalanma sonucunda genç yaşta, hatta çocuk yaştaki bedenler, uçucu maddelerin kucağına itilmektedir.Uyuşturucu maddelerine ulaşmanın kolay olması ve buna kapitalizmin zemin yaratması etkenlerden biri.
Çürütülen, bizim hayatımızdır, bizim çocuklarımızın geleceğidir.
Zülfü Livaneli'nin 'Mutlu İnsan Yetiştirmek'adlı yazısını aktarmak istiyorum...
Uluslararası bir araştırmada Türk gençlerinin, dünyanın en mutsuz gençleri olduğu saptanmış. Bu sonuca hiç şaşırmadım ve aklıma geçen yıl yazdığım bir yazı geldi. O düşüncelerim değişmediği için sizlerle tekrar paylaşmak istedim.
“Bestelemiş olduğum bir Paul Eluard şiiri şöyle başlar:
Okulda defterime
Sırama ağaçlara
Yazarım adını
Ey özgürlük
Özgürlük mutluluktur, Orhan Veli’deki alıp başını gitme duygusudur.
Merak ediyorum, bugünün çocukları okulda defterlerine hangi kavramı yazar acaba?
Özgürlük olmadığı kesin.
Çünkü artık özgürlük, şu marka meşrubatı içmek, şu marka telefon kartını satın almak biçiminde anlatılıyor onlara.
Ne yazarlar?
Mutluluk mu?
Hiç sanmıyorum.
Çünkü bizde toplumun ve okulların amacı mutlu insanlar yetiştirmek değil.
Çocuklarımız daha ilkokula başladıkları yıl kırılıyorlar, eğilip bükülmeye çalışılıyorlar.
Sınıflar büyüdükçe altında ezildikleri ders yükü de artıyor.
Hamal gibi, ağır çantalar taşımaya başlıyorlar.
Sabahın köründen akşama kadar bir sürü yararsız bilgiyle ve ezberle dolduruluyor kafaları.
Kişiliklerinin gelişmesine yönelik hiçbir yardım yapılmadığı gibi tam tersine, var olan kişilik kırıntıları da yok edilmeye çalışılıyor.
Bu yüzden Türk çocukları mutsuz, yorgun ve çoğu zaman da öfkeli.
Evlerde kendilerine prens ve prenses muamelesi yapan aileleriyle, onları kıran ve hırpalayan okul arasına sıkışıyorlar.
Bizde çocuklara yönelik bir eğitim politikası olmadığı, çocuk şarkılarının bulunmayışından bellidir.
Batıya özenip yapılmış ve yaygınlaşmamış birkaç şarkı dışında çocuk şarkılarımız yoktur bizim.
Çünkü mutlu çocuklarımız yoktur.
Toplumun amacı çocukları mutlu etmek değildir.
Mikrofonu uzatıp da türkü söyle dedikleri çocuklar “Öldüm, bittim, eridim” diye avaz avaz haykırmaya başlarlar.
“Toprak alsın muradımı” derler.
“Çıkayım dağlar başına, kurt yesin beni” türküsünü söylerler.
Bu arada “Niye kurt yesin beni, ne suçum var!” diye de düşünmezler.
Kısacası dertlerimizin kaynağı belki de çocukluğumuzda.
Bu ülkede bir gün kristal gibi seslerle mutlu çocuk şarkıları söyleyen güler yüzlü çocuklar görürseniz, bilin ki Türkiye aydınlanmaya başlamış demektir.”
puduhepa 10.12.2006, 14:13 "kapitalizm,her detayı başarıyla kurgulanmış sistem. rol dağılımı, rollerin neşeyle sahiplenilip kusursuzca oynanması için zemin, şartlar, her şey mükemmel işliyor. verdiğinin bin katını vadettiği refah (iki ev bir araba, hayatın en uzun tatili olan emeklilik, organik tarımla köşeyi dönme, vs.) sayesinde, şikayet eden, dövünen, sızlanan falan, yani hep bir beklentisi olan ama anda mutlu ol(a)mayan* kunta kinteler(?) sayesinde tıkır tıkır işliyor. ilgiyle izliyoruz."
ve araştırmayan,sorgulamayan daha doğrusu her türlü boyalı basın ve aptal kutusu tv.ler nedeniyle yozlaşan beyinler olduğu sürece bu sistem de gözlerimizin içine bakarak ve hatta sırıtarak varlığını idame ettirecektir.yaşasın iktidar sahipleri(?).onlar istiyor ve biz kuralına uygun uyguluyoruz...
"iktidarın kitlelerin kederine ihtiyacı vardır" - baruch spinoza
bir kilo toz bir otobos, yanına toros, kurbanı horoz.
bu laf ne çok kullanılır değilmi?
çünki en kolay para kazanma yöntemidir uyuşturucu. ne lazım silah hooop sat 2 kilo toz al parasıyla 20 keleş.
ne lazım? yasadışı iş için para hooop getir afganistandan 5 kilo toz yeşil bankınotlar hazır.
abi bizim bir ülke var da ama halkı biraz uyanık onları uyutup biraz yasa çıkarıcaz, rejimi değiştirecez. kolayı var bağımlı yap onları uyuşturucuya, tv ye holivut sinemasına, camiye... işte sana hooop uyuşuk gençlik. azda gavurca öğretirsen süper olucak bu zıpırlar.
dünyada ne kadar pis iş varsa altından bu uyuşturucu, fuhuş, silah kaçakçılığı ve anglosakonlar çıkıyor bide siyonistler.
son bilgi. çorum iskilipte ramazan adeti şöyledir. birazcık afyonu bir kat jelatine sararsın yutasın, sonra gene birzcık afyonu bu sefer 2 kat jelatine sarar yutarsın, sonra gene afyonu bu sefer de 3 kat jelatine sarar yutarsın. sonra sahuru yapar yatarsın. 1 jelatin sabah patlar öğlene kadar açlığı hissetmez uyuşursun. 2. jelatin daha zor eridiğinden öğlene doğru patlar o da ilkindi namazına kadar idare eder, son ve enzor jelatinde iftara yakın patlar. huşu içinde ramazanda böylece geçmiş olur, atıf "hoca"nın memleketinde
ayrıca maraş otuda çiğnemek ülkemizde baya yaygındır.
|
|