Orijinalini görmek için tıklayınız : Laiklerimiz Komünist mi???


Zahir
12.12.2006, 09:27
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

müttaki
12.12.2006, 09:59
kendimizi kalıplaştırıp İnsanları da kalıplaştırmaya çalışma gayreti asıl Faşizmdir

bir İnsan tamamen laik olduğunda içinde sosyallik barındırmaz mı

ya da sosyal olduğunda laiklik ya da dincilik barındırmaz mı

insanları kalıplaştırıp tektipleştirmek gayreti nedendir bilmem ama cahilliktir..

Zahir
12.12.2006, 10:03
Vaybe laisizme bak bir anda her şeyi kucakladı.

Sosyal Laikler
Sosyalist Laikler
Dinci Laikler
Kominist Laikler

Tescil ettirelim bunları türk dil kurumuna...

müttaki
12.12.2006, 10:06
isimlere değil manasına bakmak gerek

Laiklik din sosyalizm komünizm... hepsi İnsan için oluşturulmuş sistemlerdir ve ortak noktaları da İnsandır...

ve İnsanın özelliklerini yansıtırlar...

doğada çeşit çeşit renk var ve hepsi bir güzellik sadece siyah ve beyaz değil uç noktalara gideceksek bence ışığa doğru gidelim siyaha beyaza doğru değil

hepsi özünde ışık ne de olsa...

Zahir
12.12.2006, 10:11
O halde kucakladık her şeyi....

(Kominist Müslümanlar) Nasıl Ama ???

müttaki
12.12.2006, 10:21
O halde kucakladık her şeyi....

(Kominist Müslümanlar) Nasıl Ama ???

anlatmak istediğim elbette komünizmle müslümanlığın ortak değerleri vardır

kominist- müslüman diye etiketlendireceğimize etiketsizleştirip İnsan demek daha Safiyane...

İnsan da nasıl İnsan... kendini bilen İnsan mı... yargılarının peşinde koşan insan mı... bilim yolunda kendini eğiten insan mı...


bundan da önce ben nasul bir İnsanım... kendimi biliyor muyum... yargılarımın peşinde mi koşuyorum

kendimizi bildikçe diğer İnsanlarında neyin peşinde koştuklarını biliriz... ilk önce kendimizi bilelim

guneyyy
12.12.2006, 10:51
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

düşüncelerinin marsist-leninist teoriyle örtüştügünü idda edemessiniz hakları devlet verir gibi ir durum yokki.

20.yüzyılda cürüyen zihniyet ne? emperyalizimmi dir.

yoksa sosyalizimmi? kapitalizim yaşadıgı sürece onun alternatifi olan sosyalizim-kominizimin cürümesi mümkün degildir.
şu anda yaşanmamış olması cürüdü bitti anlamını taşımaz..

CcEeMm
12.12.2006, 17:49
Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi

bu bilginin kaynağı nedir?

Devrimci Marksist
12.12.2006, 18:38
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

sen bence hakkında en ufak bilgi sahibi olmadığın marksizm-leninizm konusunda biraz arşatırma yap. Üzerinde düşünüp ondan sonra konuşman hepimiz için daha iyi olacak.

Cherokawan
12.12.2006, 18:56
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

Arkadaşım kendi kendinize kavramlar üretip kendi kendinize cümleler kurup sonrada bütün bunlardan kendi kendinize çıkarsamalarda bulunuyorsunuz.Hayır bu mesele değil de üstüne üstlük sanki böyle bir şey varmışcasına davranıyorsunuz ya ben ona şaşırıyorum.Dikkat ediyorum iyiden iyiye polemik ve flash haber tarzını oturtmaya başladınız yazılarınızda.Çok TV izlemekten mi oluyor bilmiyorum ama bence yazılarınızın ciddiyetini düşürüyor.

Karar sizin sonuçta tabii ama bu Reha Muhtar tarzından vazgeçmelisiniz bence.

KızılBant
12.12.2006, 19:00
zahir sen marksizmi leninizmi bilmiyorsun bence. Dine karşı tutumundan dolayı tahminimce karşısın marksizme

Ayrıca imla kurallarına dikkat et kominist değil Komünist olacak

Komün= paylaşım Komünist Paylaşımcı manasındadır dar anlamda.

Bu devlete marksist diyen zihniyet olsa olsa küçüklüğünden beri komünizmi öcü olarak gören bir çevrede büyümüştür yada sen Alevilerin solcu olduğunu bildiğin için soldan soğutmaya çalışıyorsun çünkü profilinde Sunni yazıyor...

Şoreş
12.12.2006, 19:02
O halde kucakladık her şeyi....

(Kominist Müslümanlar) Nasıl Ama ???

Gerçekten Müslüman Komünist var mıdır yada Müslüman Komünistler gerçekten Müslüman mıdır / Komünist midir ? kafaları kurcalamaktadır..

Tek diyeceğim Alevi Komünist.. Her Alevi Komünist olmak zorunda değil ama Komünizm ile Alevilik Özünden aynı şeyleri paylaşır...

iusjure
12.12.2006, 19:26
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

Selam-

sanırım Mustafa Akyol'un Radikal Gazetesindeki yazısından alıntı yapmışsın. Yazının tamamı http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=202736&tarih=27/10/2006 adreinden okunabilir.

Ayrıca, Mustafa Akyol'un www.mustafaakyol.org adlı bir blog sitesi de var. Oradaki yazıları okunabilir, fikirleri hakkında daha detaylı bilgi almak için.:innocent:

Serkan_Devrim
12.12.2006, 20:15
Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)
bu kısma takıldım. :) 20. yüz yılda çürümüş mü? yahu bildiğim kadarıyla Marks'ın artı-değer teorisi hala çürütülebilmiş değildir. Laikliği yada Ahmet Necdet Sezer'i eleştirmek normal sayılırdıda, eleştirmek için Komünizm ile bağlantı kurmaya çalışmak ne kadar mantıklı? anti-Komünist propagandası değil mi? size Marks'ın ne kadar ileri görüşlü ve zeki olduğunu göstermek amacıyla bir parça;
ömrünün son zamanlarını yaşayan hata adam Osmanlı, Rus yenilgisini bir kere daha tattığı zaman tarih 1854 ü gösteriyordu ve Marks şöyle dedi;
bu gidişle Türkler, Avrupada tutunamayacaklar. fakat ne yapılırsa yapılsın Türk devleti ortadan kaldırılamayacaktır. Türkler belki bir gün Anadolu içlerine kadar sürüleceklerdir. fakat onlar hakiki varlıklarını orada bulacaklar; orada yeniden güçlü, kuvvetli bir Türk devleti kurulacaktır. çürüyen Marksizm değil kapitalizm, emperyalizm ve onun her daim yardakçısı olan şeriattır.

bektaşi44
12.12.2006, 21:36
bu kısma takıldım. :) 20. yüz yılda çürümüş mü? yahu bildiğim kadarıyla Marks'ın artı-değer teorisi hala çürütülebilmiş değildir. Laikliği yada Ahmet Necdet Sezer'i eleştirmek normal sayılırdıda, eleştirmek için Komünizm ile bağlantı kurmaya çalışmak ne kadar mantıklı? anti-Komünist propagandası değil mi? size Marks'ın ne kadar ileri görüşlü ve zeki olduğunu göstermek amacıyla bir parça;
ömrünün son zamanlarını yaşayan hata adam Osmanlı, Rus yenilgisini bir kere daha tattığı zaman tarih 1854 ü gösteriyordu ve Marks şöyle dedi;
bu gidişle Türkler, Avrupada tutunamayacaklar. fakat ne yapılırsa yapılsın Türk devleti ortadan kaldırılamayacaktır. Türkler belki bir gün Anadolu içlerine kadar sürüleceklerdir. fakat onlar hakiki varlıklarını orada bulacaklar; orada yeniden güçlü, kuvvetli bir Türk devleti kurulacaktır. çürüyen Marksizm değil kapitalizm, emperyalizm ve onun her daim yardakçısı olan şeriattır.Sosyalizmin bundan sonra toparlanacagına inanıyormusunuz .gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde orta ve üst sınıf giderek çogalıyor ve güçleniyor.türkiye dahil Bu sınıflar durumlarından taviz verirlermi ülkelerin ordularını işin içine katmadan sosyalizm olurmu biliyorsunuz artık ordularda kapitalizmin içinden besleniyor .Yazım soru amaçlıdır sosyalizm çürümemişse ne olmuştur.

Serkan_Devrim
12.12.2006, 21:39
Sosyalizmin bundan sonra toparlanacagına inanıyormusunuz .gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde orta ve üst sınıf giderek çogalıyor ve güçleniyor.türkiye dahil Bu sınıflar durumlarından taviz verirlermi ülkelerin ordularını işin içine katmadan sosyalizm olurmu biliyorsunuz artık ordularda kapitalizmin içinden besleniyor .Yazım soru amaçlıdır sosyalizm çürümemişse ne olmuştur.
Sosyalizmin toparlanmasına gerek yoktur. Sosyalizm kaçınılmaz olandır. Karl Marks'ın artı-değer teorisine Kapitalizm hala çözüm bulamamıştır. sadece ömrünü uzatmaya çalışıyor. ancak kapitalizm çöküşe mahkumdur. ömrünü uzatmaya çabalaması kendisini kurtaramayacaktır. eninde sonunda bütün pazarlar tükenecektir ve o zaman artı-değer çökecektir. :)

caferi
12.12.2006, 21:48
Gerçekten Müslüman Komünist var mıdır yada Müslüman Komünistler gerçekten Müslüman mıdır / Komünist midir ? kafaları kurcalamaktadır..

Tek diyeceğim Alevi Komünist.. Her Alevi Komünist olmak zorunda değil ama Komünizm ile Alevilik Özünden aynı şeyleri paylaşır...


açıklarmısın can nasıl özünde aynı şeyleri paylaşıyor???
,hangi değerleri ortak?? bana aman ha sakın ha sosyal devletten falan bahsetme...

bektaşi44
12.12.2006, 21:50
Sosyalizmin toparlanmasına gerek yoktur. Sosyalizm kaçınılmaz olandır. Karl Marks'ın artı-değer teorisine Kapitalizm hala çözüm bulamamıştır. sadece ömrünü uzatmaya çalışıyor. ancak kapitalizm çöküşe mahkumdur. ömrünü uzatmaya çabalaması kendisini kurtaramayacaktır. eninde sonunda bütün pazarlar tükenecektir ve o zaman artı-değer çökecektir. :)Pazarların tükenme işini anlamadım insan ölüyor yerine çocukları kalıyor .Araba eskiyor atıp yenisini alıyorsunuz .Pazarlarmı tükeniyor dünyanın zenginliklerimi dogamı sosyalizm de dünya zenginliklerini kullanmayacakmı saygılar...

Serkan_Devrim
12.12.2006, 22:21
Pazarların tükenme işini anlamadım insan ölüyor yerine çocukları kalıyor .Araba eskiyor atıp yenisini alıyorsunuz .Pazarlarmı tükeniyor dünyanın zenginliklerimi dogamı sosyalizm de dünya zenginliklerini kullanmayacakmı saygılar...pazardan kastım dünya kaynaklarının söz hakkı. eninde sonunda bu kaynaklar(eğer gökten Allah göndermez ise) kısıtlı. çünkü hiç bir şey yoktan varolmaz ve vardan yokolmaz. şu halde bir gün bütün pazarlar birilerinin sahibi olacak. işte o zaman artı-değer nice olacak? kapitalizm doğaya ters ve mantıksızlık üzerine kuruludur. doğa çelişkileri sevmez ve yokeder. doğal selleksiyon. :) bu sebeple kapitalizm çökmeye mahkumdur. hala kapitalizmin ekonomi bilginleri Karl Mark'ı çürütemedi.

caferi
12.12.2006, 22:41
serkan abi karl marx hangi grupta yer alır klasiklerde değil mi???
aynı grupta adam smith david ricardo gibi klasik liberal görüşün önderleri yer almıyormu

Serkan_Devrim
12.12.2006, 22:45
serkan abi karl marx hangi grupta yer alır klasiklerde değil mi???
aynı grupta adam smith david ricardo gibi klasik liberal görüşün önderleri yer almıyormu

klasik gurubu ne yav? kitap açısından mı diyorsun? ve konuyla nasıl bağladın hiç anlamadım. :höng

Şoreş
12.12.2006, 22:50
açıklarmısın can nasıl özünde aynı şeyleri paylaşıyor???
,hangi değerleri ortak?? bana aman ha sakın ha sosyal devletten falan bahsetme...

Sosyalizmin Temeli Halkçılık ve Eşitliktir... Kısacası İnsan ve Dünya için en iyisidir..
Aleviliğin Temelinde de bunlar vardır..Ufak bir örnek, Alevi Toplumsal yardımlaşması olan Musahiplik.. Alevilik Sosyalizm gibi Halkların Kardeşliğini ve Eşitliğini ister... Önce İnsan der... Komünist bir düzenden bahsetmene gerek yok.. Alevi Önderleri Pir Sultan bile Halkı için asılmıştır.. Halkın kardeşliği ve Eşitliği için kendisi geçmişin Türkeşlerine baş kaldırmıştır...

garcia
12.12.2006, 23:12
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)

sevgili zahir yukarıda okuduğum cümleler ve yazının bütünü, değil marksizmi okumuş marksizmin''m'' sini bile okumuş olan birisinin söyleyeceği bir şey değil.bir kere marksizm öyle üçbeş uyduruk bağıntıyla anlatılmaz.marksizm başlı başına bir bilim dalıdır ve yukardaki açıklamayı yapmak senin için büyük bir talihsizliktir.kendi eksikliğini kendin böyle açıkça ortaya döktüğüne göre bir zahmet araştırmanı tavsiye ediyorum .markszimde tüm haklar devlet tarfından verilip alınmaz dahası sen hak etmişsen onu kimse alamaz.ayrıca abd emperyalizminin uşaklığını yapan ülkemiz burjuvazisin ağzından çıkmış cümleleri
nasıl olupta marksizmle bağdaştırmak gibi garip bir kehanette bulundun onu anlayamadım.burda anladığım tekşey senin marksizmden hiçbir şey anlamadığındır.

iusjure
12.12.2006, 23:17
pazardan kastım dünya kaynaklarının söz hakkı. eninde sonunda bu kaynaklar(eğer gökten Allah göndermez ise) kısıtlı. çünkü hiç bir şey yoktan varolmaz ve vardan yokolmaz. şu halde bir gün bütün pazarlar birilerinin sahibi olacak. işte o zaman artı-değer nice olacak? kapitalizm doğaya ters ve mantıksızlık üzerine kuruludur. doğa çelişkileri sevmez ve yokeder. doğal selleksiyon. :) bu sebeple kapitalizm çökmeye mahkumdur. hala kapitalizmin ekonomi bilginleri Karl Mark'ı çürütemedi.

selam-

Pazardan kastettiğin doğal hammadde kaynakları ise, bu kaynakların azalması Dünya'da sosyalizm olsada insanların başetmesi gereken bir sorun olacak. Fakat, diğer tüm alıp satılan mallarda olduğu gibi hammaddelerde de, arz-talep meselesi söz konusu. Eğer bir malın arzı azalıyorsa yani sözkonusu mal eskisi kadar üretilemiyorsa, pazar daha uygun fiyatı olan başka bir hammaddeye yönelecektir. Bundan 200 yıl önce en önemli enerji kaynağı kömürdü, bu yüzyılda petroldü, gelecekte belki organik kaynaklı enerjiler örneğin bio-gaz, bio-dizel gibi ürünler öncelik taşıyacak. Kapitalizm şimdiye kadar girdiği tüm buhranlardan büyüyerek çıkmayı başardı. Ben bu trendde herhangi bir değişiklik görmüyorum.

saygılar

Serkan_Devrim
12.12.2006, 23:28
selam-

Pazardan kastettiğin doğal hammadde kaynakları ise, bu kaynakların azalması Dünya'da sosyalizm olsada insanların başetmesi gereken bir sorun olacak. Fakat, diğer tüm alıp satılan mallarda olduğu gibi hammaddelerde de, arz-talep meselesi söz konusu. Eğer bir malın arzı azalıyorsa yani sözkonusu mal eskisi kadar üretilemiyorsa, pazar daha uygun fiyatı olan başka bir hammaddeye yönelecektir. Bundan 200 yıl önce en önemli enerji kaynağı kömürdü, bu yüzyılda petroldü, gelecekte belki organik kaynaklı enerjiler örneğin bio-gaz, bio-dizel gibi ürünler öncelik taşıyacak. Kapitalizm şimdiye kadar girdiği tüm buhranlardan büyüyerek çıkmayı başardı. Ben bu trendde herhangi bir değişiklik görmüyorum.

saygılarönemli olan hangi kaynağı kulklanacağımız değil. pazar diyorum. sonuç olarak kapitalizm üretime ve üretimde ki fazlayı(artı değer) dışarıya satmaya çalışır. satmak için kendine pazar arar. bunuda emperyalizm ile çözer. eninde sonunda pazarlar bitecek. sorun burda. yani satacak kimse kalmayınca artı-değer durmak zorunda. bu ise kapitalizmin sonu demektir.

iusjure
12.12.2006, 23:39
önemli olan hangi kaynağı kulklanacağımız değil. pazar diyorum. sonuç olarak kapitalizm üretime ve üretimde ki fazlayı(artı değer) dışarıya satmaya çalışır. satmak için kendine pazar arar. bunuda emperyalizm ile çözer. eninde sonunda pazarlar bitecek. sorun burda. yani satacak kimse kalmayınca artı-değer durmak zorunda. bu ise kapitalizmin sonu demektir.

Selam-

Bence sen artı-değer kavramını yanlış anlamışsın. Artı-değer üretimle değil, sermaye birikimiyle ilgili bir kavramdır. Artı-değer sermayedarın işçiye verdiği para ile işçinin yaptığı üretimden kazandığı para arasındaki farkdır. Örneğin, diyelim ki 1 işçiye saatlik $10 veriyorsun ve işçiyi bir ayakkabı fabrikasında çalıştırıyorsun. Diyelim ki işçi çalıştığı makineyle saatte $40 lık ayakkabı üretiyor. Aradak fark yani $30 artı-değerdir. Yani, sermaye birikimiyle kar ile ilgili bir kavramdır. Senin bahsettiğin konu, üretim fazlasıyla ilgilidir ki zaten Kapitalizmin boom-bust period dedikleri genişleme-duraksama evrelerinden oluşmasının sebebidir dediğin, üretim fazlası.

garcia
12.12.2006, 23:40
selam-

Pazardan kastettiğin doğal hammadde kaynakları ise, bu kaynakların azalması Dünya'da sosyalizm olsada insanların başetmesi gereken bir sorun olacak. Fakat, diğer tüm alıp satılan mallarda olduğu gibi hammaddelerde de, arz-talep meselesi söz konusu. Eğer bir malın arzı azalıyorsa yani sözkonusu mal eskisi kadar üretilemiyorsa, pazar daha uygun fiyatı olan başka bir hammaddeye yönelecektir. Bundan 200 yıl önce en önemli enerji kaynağı kömürdü, bu yüzyılda petroldü, gelecekte belki organik kaynaklı enerjiler örneğin bio-gaz, bio-dizel gibi ürünler öncelik taşıyacak. Kapitalizm şimdiye kadar girdiği tüm buhranlardan büyüyerek çıkmayı başardı. Ben bu trendde herhangi bir değişiklik görmüyorum.

saygılar

arkadaşım afrika ne hale geldi?peki yağmur ormanları neden azaldı?afrikada açlığın en önemli nedenlerinden birtanesi sömürgeci devletlerin kıtadaki mevcut kaynakları kendi kar hırsından dolayı doğayı tahrip ederek tüketmiş olması ve bu gün kıtada insanlar açlıktan ölüyorsa bunun suçlusu kar hırsı uğruna insan yaşamını hiçe saymasıdır.sen kapitalizmin buhrandan kurtaran neden olarak kaynak bulmaktaki hünerde olduğunumu sanıyorsun?insan faktörü,sence önemli değilmi ve kapitalizmin devamı sadece kendine kar sağlayacak kaynaklaramı bağlı?bir kere kapitalist üretim toplumsal arz-talebemi dayalı olduğunu sanıyorsun?ben bu konuda tam tersini iddia ediyorum:kapitalist sistemdeki üretim tamamen kara dayalıdır.karşımızda tüketim mallarını alması için özendirilen bir toplum var.küçük değişiklikler yapılarak piyasaya sürülen metalar bunun bir göstergesi değilmi?kapitalistler en az 1-2 yılda üretecekleri modelleri tasarlıyor ve bunları taksit,taksit piyasaya sürüyor.burda amaç,alıcının buna ne kadar ihtiyacı olduğu değilde,iki ay önce aldığı tek kameralı cep telefonundan kurtulup çift kameralı olanı alarak kapitalistlere kar sağlamasıdır.üstelik çoğu metada bir üst model çıkınca hemen çok daha yüksek bir fiyat belirlenip satılıyor ve o süreçte satılmamış olanlar görece daha ucuz olduğu için alıcı buluyor ve yeni üretimde çok daha yüksek fiyattan alıcı bulduğu için,kapitalistler bir taşla üç beş kuş birden vurmuş oluyor...

birde kapitalizm ebedi değildir.kapitalizm öncesi ekonomi biçimleri nasıl sürecini tamamlayıp,yarini kapitalizme bırakmışsalar kapitalizmde sürecini tamamlayacaktır.bu sadece eldeki kaynakların kulllanımı ile ilgili değildir evet sonuçta kar sağlayacakları farklı kaynaklar bulabilirler ancak,emeği üzerinden artı değer sağlayarak sömürdükleri insanları sonuna kadar sömüremeyecekler yani bir gün gelecek insan onlar için''artı değer kaynağı'' olmaktan çıkacak.

Serkan_Devrim
12.12.2006, 23:47
Selam-

Bence sen artı-değer kavramını yanlış anlamışsın. Artı-değer üretimle değil, sermaye birikimiyle ilgili bir kavramdır. Artı-değer sermayedarın işçiye verdiği para ile işçinin yaptığı üretimden kazandığı para arasındaki farkdır. Örneğin, diyelim ki 1 işçiye saatlik $10 veriyorsun ve işçiyi bir ayakkabı fabrikasında çalıştırıyorsun. Diyelim ki işçi çalıştığı makineyle saatte $40 lık ayakkabı üretiyor. Aradak fark yani $30 artı-değerdir. Yani, sermaye birikimiyle kar ile ilgili bir kavramdır. Senin bahsettiğin konu, üretim fazlasıyla ilgilidir ki zaten Kapitalizmin boom-bust period dedikleri genişleme-duraksama evrelerinden oluşmasının sebebidir dediğin, üretim fazlası.yalnışın olmalı. üretimle ilegili olmalı. yalnış okuduğumu kabullenemem. :) artı değer= kendi ihtiyacından fazlasına sahip olunduğunda o fazlaya verilen ad. özellikle de gıdanın depolanarak(surplus food) artı değer haline gelebileceğini keşfeden insanoğlu bu sayede avcılık ve toplayıcılıktan ve dolayısıyla göçebelikten çıkarak yerleşik hayata adım atmıştır. öte yandan karl marx, teorisinde paranın artı değer olmasından ve böylece sermayenin doğmasından bahsetmiştir(surplus money). kısacası ihtiyaç fazlası olarak üretilen metaya artı değer denir. artı değer oluşur çünkü kapitalizmde üretim durmaz. bu durumda artı değeri elden çıkarma yolu pazar arayışıdır. başka ülkeler pazar olarak kullanılır. eninde sonunda pazar tükeneceği için kapitalizm sona mahkumdur.

paranın ve metanın artı değeri farklıdır.

iusjure
13.12.2006, 00:00
arkadaşım afrika ne hale geldi?peki yağmur ormanları neden azaldı?afrikada açlığın en önemli nedenlerinden birtanesi sömürgeci devletlerin kıtadaki mevcut kaynakları kendi kar hırsından dolayı doğayı tahrip ederek tüketmiş olması ve bu gün kıtada insanlar açlıktan ölüyorsa bunun suçlusu kar hırsı uğruna insan yaşamını hiçe saymasıdır.sen kapitalizmin buhrandan kurtaran neden olarak kaynak bulmaktaki hünerde olduğunumu sanıyorsun?insan faktörü,sence önemli değilmi ve kapitalizmin devamı sadece kendine kar sağlayacak kaynaklaramı bağlı?bir kere kapitalist üretim toplumsal arz-talebemi dayalı olduğunu sanıyorsun?ben bu konuda tam tersini iddia ediyorum:kapitalist sistemdeki üretim tamamen kara dayalıdır.karşımızda tüketim mallarını alması için özendirilen bir toplum var.küçük değişiklikler yapılarak piyasaya sürülen metalar bunun bir göstergesi değilmi?kapitalistler en az 1-2 yılda üretecekleri modelleri tasarlıyor ve bunları taksit,taksit piyasaya sürüyor.burda amaç,alıcının buna ne kadar ihtiyacı olduğu değilde,iki ay önce aldığı tek kameralı cep telefonundan kurtulup çift kameralı olanı alarak kapitalistlere kar sağlamasıdır.üstelik çoğu metada bir üst model çıkınca hemen çok daha yüksek bir fiyat belirlenip satılıyor ve o süreçte satılmamış olanlar görece daha ucuz olduğu için alıcı buluyor ve yeni üretimde çok daha yüksek fiyattan alıcı bulduğu için,kapitalistler bir taşla üç beş kuş birden vurmuş oluyor...

birde kapitalizm ebedi değildir.kapitalizm öncesi ekonomi biçimleri nasıl sürecini tamamlayıp,yarini kapitalizme bırakmışsalar kapitalizmde sürecini tamamlayacaktır.bu sadece eldeki kaynakların kulllanımı ile ilgili değildir evet sonuçta kar sağlayacakları farklı kaynaklar bulabilirler ancak,emeği üzerinden artı değer sağlayarak sömürdükleri insanları sonuna kadar sömüremeyecekler yani bir gün gelecek insan onlar için''artı değer kaynağı'' olmaktan çıkacak.

selam-

Afrika ve Yağmur Ormanları hakkında deiklerinize ilke olarak kabul ediyorum. Yalnız şöyle bir şey var, Afrika'nın geri kalmasının ilk nedenleri İngiliz kolonileştirmesinden önceye dayanır. Örneğin, 1400-1600 yılları arasında yeni keşfedilen Amerika kıtasındaki plentasyonlarda çalıştırmak için, o günkü Afrika nüfusunun çalışabilir durumdaki nüfusunun yaklaşık yarısı Amerikaya köle olarak getirilmiş veya yolda ölmüştür. Afrika'nın ilk olarak bu kadar fakirleşmesi bu dönemde başlar. Yağmur Ormanlarına gelince. Brezilya'nın eski sahibi Portekiz'dir. Fakat, hepimizin bildiği gibi Portekiz İngiltere'nin aksine tam olarak kapitalizme ve özellikle sanayiye geçememiştir. Adi sömürgecilik ve merkantalizm, kapitalizmin ilk aşamasıdır. İleriki aşamalarda kapitalizmin ihtiyaçları ve dengeleri çok daha kompleksleşir.

İkinci olarak günümüz kapitalizminde, şirketlerin emeğe olan bağımlılıkları eskisine göre çok daha azdır. Bügün, emek yoğun tabir edilen tekstil, deri, bazı kimyasallar, hammadde üretimi vs. daha çok gelişmekte olan ülkelerde yapılıyor. Gelişmiş olan ülkelerin ekonomilerinin büyük kısmını hizmet sektörü özellikle finansal sektör örneğin, sigortacılık, yatırım şirketleri, bankalar, ile ticaret özellikle büyük mağalar ve son olarak da büyük sermayeli sanayi oluşturuyor. Eski işgücü bağımlılıktan çok, sermaye bağımlısı bir kapitalizm var dünyada.

iusjure
13.12.2006, 00:07
yalnışın olmalı. üretimle ilegili olmalı. yalnış okuduğumu kabullenemem. :) artı değer= kendi ihtiyacından fazlasına sahip olunduğunda o fazlaya verilen ad. özellikle de gıdanın depolanarak(surplus food) artı değer haline gelebileceğini keşfeden insanoğlu bu sayede avcılık ve toplayıcılıktan ve dolayısıyla göçebelikten çıkarak yerleşik hayata adım atmıştır. öte yandan karl marx, teorisinde paranın artı değer olmasından ve böylece sermayenin doğmasından bahsetmiştir(surplus money). kısacası ihtiyaç fazlası olarak üretilen metaya artı değer denir. artı değer oluşur çünkü kapitalizmde üretim durmaz. bu durumda artı değeri elden çıkarma yolu pazar arayışıdır. başka ülkeler pazar olarak kullanılır. eninde sonunda pazar tükeneceği için kapitalizm sona mahkumdur.

paranın ve metanın artı değeri farklıdır.

Artı-değerin ingilizcesi Surplus-value. Bu konuda çeşitli ansiklopedilerde açıklamalar vardır. Sana wikipedia'dan alıntı yapıyorum: "Marx distinguished industrial capitalists from merchant capitalists. Merchants buy goods in one market and sell them in another. Since the laws of supply and demand operate within given markets, there is often a difference between the price of a commodity in one market and another. Merchants, then, practice arbitrage, and hope to capture the difference between these two markets. According to Marx, capitalists, on the other hand, take advantage of the difference between the labor market and the market for whatever commodity is produced by the capitalist. Marx observed that in practically every successful industry input unit-costs are lower than output unit-prices. Marx called the difference "surplus value" " http://en.wikipedia.org/wiki/Marx#Political_economy

Senin bahsettiğin üretim fazlası, surplus production farklı bir kavram.:innocent:

Serkan_Devrim
13.12.2006, 00:24
Artı-değerin ingilizcesi Surplus-value. Bu konuda çeşitli ansiklopedilerde açıklamalar vardır. Sana wikipedia'dan alıntı yapıyorum: "Marx distinguished industrial capitalists from merchant capitalists. Merchants buy goods in one market and sell them in another. Since the laws of supply and demand operate within given markets, there is often a difference between the price of a commodity in one market and another. Merchants, then, practice arbitrage, and hope to capture the difference between these two markets. According to Marx, capitalists, on the other hand, take advantage of the difference between the labor market and the market for whatever commodity is produced by the capitalist. Marx observed that in practically every successful industry input unit-costs are lower than output unit-prices. Marx called the difference "surplus value" " http://en.wikipedia.org/wiki/Marx#Political_economy

Senin bahsettiğin üretim fazlası, surplus production farklı bir kavram.:innocent:
peki öyle olsun. :) konuya dönersek o halde benim bahsettiğim surplus production gereği kapitalizm çökmek zorundadır. oldu mu?:ilgili:

onurtt
13.12.2006, 12:30
Ülkemizde laikler; siyasal anlamanda merkez sağ ya merkez sol eğilimli; ekonomik açıdansa liberal -serbest piyasa ekonomisini benimsemiş kişiler olduğu kanısına varıyorum...

MetinK
13.12.2006, 13:02
Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.
sn.Zahir

Eger bunu Cumhbsk. N.Sezer söylemisse;
benim bildigim N.Sezer komutan degil,hukukcudur.Sanirim Türkiye ye özgü askeri demokrasi kurallari ile yasadiginiz icin sivilleri ve askerleri ayrit etmek zor oluyor.:yamukgul:
Ayrica emperyalizm ve kapitalizmi elestirmesi yanlis veya kötü olan nedir anlamadim.
Para ve gücün yani ekonomi ve ayni zamanda politikanin bir avuc dis sermeyanin eline gecmesinden rahatsizlik duymus birini
komünist diye degilde ulusalci olarak tanimlarsaydiniz daha dogru olurdu.vatanini seven herkes komünist degildir.Onlarda sever ama her ulusalci / yurtsever komünist degildir.

Ha illaki bagciyi dövelim diyorsaniz sorun yok.Depremleri ve tusunamileri de komünistler yapiyor diyebiliriz o zaman.:p

Gülseren58
13.12.2006, 13:22
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.
Selamlar
(Zahir)

Sn.Zahir,
Komünizmi yanlış tanımlıyorsunuz. Komünizmde tüm haklar devlet tarafından alınır veya verilir diye bir şey yoktur.
Bu yargıya nasıl vardığınızı da merak ettim. Daha dünya kuruldu kurulalı komünist bir toplum, bakın toplum diyorum, örgütlenmesi gerçekleşmemiştir.
Tartışmak istediğiniz şey laiklik ise buyrun tartışalım.
Ama ne olduğunu bilmediğiniz, en ufak bir fikrinizin olmadığı komünizme çamur atarak değil elbette..
Laiklik ise din ve devlet işlerinin ayrılması demektir ki, bu kural demokrasinin ilk kurallarından biridir.
Evet..haklı olduğunuz bir konu var. O da laikliğin tarihinin eski olması.
Ama tarihinin eski olması onun hakkıyla uygulandığı ve çuvalladığı sonucuna varmamız için çok zayıf bir gerekçedir.

İyi forumlar..

slush
13.12.2006, 14:22
Konunun ekonomik yönüne bende bir yazı ile ileseyim..

A firmasi kot pantalonu uretmektedir aylık üretimi ; 1000 adet fiyatı 20 ytl ve her üretilen satilmaktadir.

B firmasi Masa uretmektedir aylık üretimi ; 1000 adet fiyatı 50 ytl ve her üretilen satilmaktadir.

Kapitalist karini arttirmak icin isçiye verdigi ucreti kisar ve buda isçinin alim gücünü düsürür...Fabrikada mesai saatinde çıkan işçi ayni zamanda B firmasi icin müsteridir... Ayni sekilde A firmasinda calisan iscide B firmasi icin.

B firmasi iscilerinin ücretini 200ytl den 150 ytl ye dusurse yada enflasyon oraninda artisi yapmaz satin alma gücünde 50 eksiklik olursa ve Burdaki isci gecen aylara göre tüketim yapmaz çünkü reel gelirinde bir azalma söz konusu.

Satin alma gücü düşen işçi sadece hayatını devam ettirmek için zorunlu tüketim yapar...A firmasinda kot pantalon almaz. A firmasi aylik 1000 kot pantolon üretmeye devam ediyor buna göre hammadde alimina 100 isçisiyle üretimine devam ediyor.

İlk ayda 1000 tane kottan 900 tanesi satar 100 tanesi elinde kalir ve bu surecin krize gidip gitmemesi devamliligina baglidir...

4ncü ayda A firmasinin satislarinda düsüs devamlilik gösteriyorsa buna uygun olarak 10 iscisini cikartir ve %10 hammadde alislarinda azalma gösterir..

Emek arzi fazlalagina bu çıkan işcilerde eklenir ve isci ucretini düsürmektedir.. Ve arz edilen mallari geliri olmadigi icin almaz buda daralmayi tetikler.. ayni sekilde A firmasinin mal almadigi tedarikci firmalarda buna benzer tepki gösterirse bir cig etkisi olusur kriz derinlesmis olur...

Talep noksanlığı nedeniyle mallar satılamaz....Duraganlik olusur fabrikalar kapatilir insanlar issiz kalir..

Yukaridaki anlatim basit bir dille forumda iktisatcilar disindakiler katilimcilar anlamasi icin yazılmistir...


Bu kapitalizmi cokertir mi? Kapitalizm bu tip dibe vurmalari her zaman yapmaktadir dogasinda vardir. Dip noktasında iken guclu bir proletarya partisinin öncülügünde olur.. Gerek dünyada gerek Türkiyede bu tip dip noktalarinda güçlü bir muhalefet gelistirememistir... Kapitalizm kendiliginden aşmıştır..

Lancelot
13.12.2006, 15:07
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)



marksist- leninist ideolojilerle ilgili tespitlerin çok yanlış... kendi düşüncelerini genel geçer gibi yazmışsın... marksizm ve leninizm'de "tüm hakların devlet tarafından verilip alınacağı" ya da buna benzer bir ifadeyi hangi kaynaktaki hangi ifadeden çıkardın merak ediyorum... bence daha çok bilgi edin sonra böyle topikler aç...

"ücretli emek ve sermaye" kitabını tavsiye ederim... böylece daha tutarlı yazılar yazarsın..

Cherokawan
13.12.2006, 15:18
Çok sade ve herkesin anlayabileceği bir tarzda yazmışsınız teşekkürler.Ben de katkıda bulunmaya çalışayım:

İşin makro boyutunda bir firmanın asgari karını yaptığı yer "denge fiyatıdır"Tıpkı ölmeyecek kadar yiyen bir canlı gibi işletmeler de ölmeyecek kadar kar yapmak zorundadır.Slush arkadaşımızın anlattığı bu durum piyasayı makro boyutta nasıl etkiler?

Piyasada tam rekabet varsa ve diğer değişkenler sabit kabul edilirse her işletme kısa dönemde denge fiyatıyla yaşamaya çalışacaktır.Mesela anı a firmasının işçi ücretleri dışında da maliyeleri vardır.Sözgelimi 1000 kot pantolonu üretmek için makine ve hammadde giderleri olacak,aldığı kumaşların bazıları kullanılmaz hale gelecek,bu malların defolu olmaması için makine bakımları ve işletmenin diğer giderleri olacaktır vs...İşletmelerin bu gidrlerine "amortisman" denir ve işletmenin üretim faaliyetlerini devam ettirebilmesi için yapılması zorunlu harcamalardır.Şimdi örneği bu bilgilerle düşündüğümüzde işçi çıkarmış olsa bile A firması hala aynı giderleri ödemeye devam etmektedir.Çünkü hala su parası ödemekte hala makineleri bakım istemektedir.İşin vergi ve muhasebe boyutuna hiç girmiyorum.Ancak burada en net görebildiğimiz şey 1000 pantolon için üretim yapma kapasitesi olan işletmenin şimdi aynı kapasiteyle daha az mal ürettiği ve böylece giderek maliyetleri arttığıdır.

Dolaısıyla bu işletme ya batacak ya küçülmeye gidecek ya da üretim girdilerini daha da kısarak karını maksimize etmeye çalışacaktır.Diğer giderler kısılamayacağına ya da kısılsa bile yeterli etkiyi yapmayacağına göre işçilerin ücretleri azaltılacak ve işçi sayısı daha da azalılacaktır.İşletmede her kalan işçi işsizliğin devamlı arttığı ortamda daha az ücrete çalışmaya razı olacağından işletme sahibi sermayedar aslında serbest piyasa koşullarında dahi hakkı olmayan bir karı elde etmiş olacaktır.Karını maksimize eden şirket maliyetlerini düşürünce üretimini arttırmayı isteyecek belki kapasitesini arttıracak belki de yeni işletmeler açacaktır.Dolayısıyla yeni işçilere ihtiyaç duyacaktır.Piyasadaki işçi ücretleri aşağıya düştüğü için yine bu fiyat üzerinden işçi alacak ve aynı maliyetlerle daha fazla kar ederek büyüyecektir.Yeni işçi alımı orta vadede işsizliği düşürüp milli geliri arttıracak ve gelir elde eden hanehalkının harcama eğilimi de artacak bu da işletmenin satışlarını daha da arttıracaktır.

Elimden geldiğince basit bir dille anlatmaya gayret ettim.Ancak buradan çıkan en net sonuç şudur ki krizler sanıldığının aksine kapitalizmin en önemli silahlarıdır.Ve sosyalist teoriye karşı üstünlüğü de kendi krizinden fayda sağlayacak sonuçları çıkarmış olmasındadır.

Ancak bu durumun da bir sınırı vardır.Genel ekonominin en temel ilkesi insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğu ve kaynakların da sınırlı olduğudur.

Zahir
13.12.2006, 15:59
Bazen Aleviforumda değil Marksist Leninist bir forumda olduğumu düşünüyorum. Ne zaman Marsizmle ilgili bir şey sölesem inanılmaz bir şekilde tepki alıyorum. Özellikle genç ve heycanlı Marksistler öyle yakıştırmalar yapıyorlar ki bana gülmekten kendimi alamıyor. Hoca Zahir, Softa Zahir...:p

Marksist Aleviler şeklinde bir forum hiçde fena fikir değil... İlgilenenlere bir tüyo.

Selamlar
(Anti Hoca Zahir)

slush
13.12.2006, 16:07
Elimden geldiğince basit bir dille anlatmaya gayret ettim.Ancak buradan çıkan en net sonuç şudur ki krizler sanıldığının aksine kapitalizmin en önemli silahlarıdır.Ve sosyalist teoriye karşı üstünlüğü de kendi krizinden fayda sağlayacak sonuçları çıkarmış olmasındadır.

Yazın icin tesekkurler yukarda bold yaptigim yer ise Türkiyeye denk düsen noktadir.. Das Capitali bilebilirsiniz hatta satir satir ezberlemis olabilirsiniz ama bunu türkiye konjöktörüne uygun bir bicimde politika yapmazsiniz bu dip noktalarinda hep kapitalizm üstünlükle çıkar.. Nisan Krizinde oldugu gibi...

Sonrada ben senden daha solcuyum ben senden daha devrimciyim yarisina girilir. toplam oy orani %3ü gecmeyen partilerce gruplarca...

Zahir
13.12.2006, 16:08
Bu arada bir arkadaş Haciyatmaz Zahir demiş. Hacı, Hocayı biliyorumda Haci yatmazı ilk defa duydum. Haciyatmaz ne demek???

Zahir
13.12.2006, 16:14
slush; yorumunu olumsuz puan eleştirmesinden değil burda da yapabilirsin. Evet dediğin gibi kışkırtmaksa öyle yapıyorum. Zaten kızılkiliseye "Lenini ölü görmek çok güzel" başlığındaki konuda provakatör olduğumu ve neyin provakörlüğünü yaptığımı söledim ki...

Selamlar
(Anti provakatör Zahir)

eylüleren
13.12.2006, 16:21
sayın zahir konuyla bağlantılı yazalım olayı kişiselleştirmeyelim..

Zahir
13.12.2006, 16:32
sayın zahir konuyla bağlantılı yazalım olayı kişiselleştirmeyelim..

Sayın moderatör;
Kişiselleşen olay konu ile bağlantılı olduğu için yorum yaptım. Bende arkadaşların konu ile ilgili düşüncelerini burdan sölemeleri isterdim ama görünmeyen pencereden konu kişiselleştiriliyo.

Uyarınızı dikkate aldım.

Selamlar
(Zahir)

slush
13.12.2006, 16:40
Sayın moderatör;
Kişiselleşen olay konu ile bağlantılı olduğu için yorum yaptım. Bende arkadaşların konu ile ilgili düşüncelerini burdan sölemeleri isterdim ama görünmeyen pencereden konu kişiselleştiriliyo.

Uyarınızı dikkate aldım.

Selamlar
(Zahir)


Konuyu mod bildirdim.. Bir onceki haci nickli kisiye yazdigim yazi konusunda adaptasyona alindim. Adaptasyon topiginde modlar tavsiye veriyorlardi bize bildir diye.. Uygulamalayi yaptim..

1- Sana verdigim - puan baska konu ile ilgi idi
2- isimsiz verilen degerlendirmeler kisiye ozel aciklaniyormu
3- om yazarsin ordan "konu ile ilgili düşüncelerini burdan sölemeleri istersin" ismimi bildigine gore
4- Bu sefer denileni yaptim uygulamayi bekliyorum.

Selamlar

sonerk
13.12.2006, 16:44
Laikler komünistmi bilmem ama komünistlerin laik olduğu kesin....

Balta
13.12.2006, 16:46
Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti

İlk mesajda başkalarının düşüncesine böyle derseniz, Bu düşünceye sahip insanların düşüncesine saldırı olur. Ve karşılığında tepki almanız çok doğaldır.

Ama arkasından böyle bir yaklaşım ise üzücüdür. AleviForumda sizinde yazılarınız var, İslami,Başka dinleri savunan insanlarda var. Herkes çıkar kendi penceresinden farklı olanlarla Forumu yargılamaya çalışırsa bunun adı sanırım başka şey olur. Düşüncelerdeki çeşitlilik bize mutluluk verir Tartışılmayacak hiçbir tabumuz yok. Bu anlamda Yönetim gereken dengeyi oluşturmaya büyük gayret gösteriyor tek Hassas olduğu konu Irkçılıktır ve buna asla taviz vermez. Bu nedenle eleştirilerinizi birkez daha düşünmenizi ve bu çatı altında düşüncelerin tahakkum altına alınmasına izin vermeyiz.

AleviForumda Marksistleri biz Afaroz etmiyoruz. Daha doğrusu düşünen hiçbir insanı afaroz etmiyoruz. Bu anlamda iki sayfanın ikiside tamamen polemik dolu olduğundan yazan kişinin dahi polemik yolunu seçtiğini düşünerek konuyu kapatıyorum.

Bazen Aleviforumda değil Marksist Leninist bir forumda olduğumu düşünüyorum. Ne zaman Marsizmle ilgili bir şey sölesem inanılmaz bir şekilde tepki alıyorum. Özellikle genç ve heycanlı Marksistler öyle yakıştırmalar yapıyorlar ki bana gülmekten kendimi alamıyor. Hoca Zahir, Softa Zahir...:p

Marksist Aleviler şeklinde bir forum hiçde fena fikir değil... İlgilenenlere bir tüyo.

Selamlar
(Anti Hoca Zahir)

Balta
16.12.2006, 16:10
Sayın Cumhurbaşkanımızın" temel hak ve özgürlüklerin laik cumhuriyetin gereklerine göre sınırlandırılabileceği.." şeklinndeki yorumu, Marsist-Leninist ideolojiye sahip bir ülkenin " tüm haklar devlet tarafından verilir ve dolayısla devlet tarafından alınabilir" düşüncesi ile aynıdır. Yine Cumhurbaşkanımızın
" Uluslar arası tekelci sermayenin, özelleştirme yolu ile iç pazarı ele geçirmesinin ulusal ekonomiye zarar verceği" şeklindeki yorumu Leninin "emperyalizm teorisi" inde sözünü ettiği sermaye ihracı kavramı ile pek örtüşüyo. Laik komutanların emperyalizmi ve kapitalizmi düşman ilan etmeleri ister istemez insanın aklına Laikçilerimiz Kominist mi diye bir soru getiriyor.

Aslında olup olmamaları hiçde sorun değil. 19. yüz yılda üremiş 20. yüz yılda çürümüş bir zihniyeti Cumhuriyetin temel nitelikleri diye önümüze koyup, 21. yüz yılın ilericiliği sayıp tartışmayı bile irtica saymak gerçekten gülünesi bir durum.

Selamlar
(Zahir)


Kaynaksız alıntı;

http://www.mustafaakyol.org/archives/2006/10/yoksa_laikcilerimiz_komunist_mi.php


Yazının 4.paragrafı kopyala/yapıştır yapılmış