Orijinalini görmek için tıklayınız : Mahmut erdal
seyhunbey 15.12.2006, 11:56 http://www.resimyuklet.com/uploads/load18875.jpg http://www.resimyuklet.com/uploads/load18901.jpg
Mahmut Erdal
1938 yılında Divriği’nin Çamşıhı bölgesindeki Şahin köyünde doğdu. 8 yaşında bağlama çalmaya başladı. İlk bağlama derslerini babasının dayısı Battal Karababa ve Aşık Ali Metin’den aldı. Aynı zamanda aşıklık geleneğini de öğrendi. Sonraki yıllarda kendini geliştirdi.Önce geleneksel türküler söyleyen Erdal, zamanla önceki aşıkların şiirlerini bestelediği gibi kendi türkülerini de yazdı. Bir süre başka aşıklarla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerini dolaşarak konserlere katıldı. Ayrıca özellikle 1970’li yıllar olmak üzere Türkiye dışında da birçok konser verdi.
Yöresinden birçok türküyü arşivlere aktaran Mahmut Erdal’ın türküleri değişik sanatçılar tarafından da okunmaktadır.
Özellikle son yıllarda şiire daha da ağırlık veren Mahmut Erdal, bugüne dek yaklaşık 80 tane 45’lik plak ve 15 kaset hazırladı. Şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmada yeraldı.
Uzun yıllar TRT radyolarında mahalli sanatçı olarak görev yapan Erdal’ın şiirlerinin bir bölümünü ve bazı görüşlerini toparladığı Yine Dertli Dertli İniliyorsun (1996) ve Bir Ozanın Kaleminden (1998) adlı kitapları yayımlandı.
YİNE UYANMADIN
Kulağında davul çaldım
Yine uyanmadın eşşek
Feryat ettim yüzüm yoldum
Yine uyanmadın eşşek
Çölde Arap kuma ıhtı
Bak İsrail tabu yıktı
Afrikalı Ay'a çıktı
Yine uyanmadın eşşek
Medyum Memiş çağ atladı
Serveti bine katladı
Yurtta atomlar patladı
Yine uyanmadın eşşek I
Gelen çaldı giden çaldı
Sana bomboş torba kaldı
Keto bile köşe oldu
Yine uyanmadın eşşek
Altın gümüş dolar marklar
Kimi kara para aklar
Ayaklar altında haklar
Yine uyanmadın eşşek
Üç trilyon yem atıldı
Kimler nereye satıldı
Mahmut Erdal kendin yordu
Zengin paşalar dede oldu
Zühre Ana vakıf kurdu
Yine uyanmadın eşşek
TEL İSYAN EDER
Derdimi duyursam dertli sazıma
Ah çeker perdeler tel isyan eder
Gözyaşım göl olur kara yazıma
Taşar dalga vurur sel isyan eder
Yazın derdim kâğıt kalem yeterse
Gösterin bir dertli benden beterse
Bülbül suskun kalır karga öterse
Elbet hicap duyar gül isyan eder
Nice yol bekledim yağmurla kardan
Hayli zaman haber gelmez o yardan
Bir yaprak koparsan koca çınardan
Irgalanır gövde dal isyan eder
Açıldı sinemde onulmaz yara
Bülbül gibi düştüm figana zara
Sitemli bir name göndersem yare
Zarfın üzerinde pul isyan eder
Çağırdım Mevlâ'yı muradım verse
Elimden ne gelir sağırsa körse
Leylâ'yı arayan Mecnun değilse
Gark olur kumlara çöl isyan eder
Başım dumanlıdır doldur ver saki
Şu fani dünyada kim kalmış baki
Mahmut Erdal dosta varmadan ta ki
Mevtanın konduğu sal isyan eder
Beni
El ne bilir yar aşkına yandığım
Mecnun’a döndürüp del’eyler beni
Aşkın kemendini atar boynuma
Bağlar zülüfüne köl’eyler beni
Ateşten betermiş bu aşkın hali
Kurutur yaprağı soldurur dalı
Bağrım üryan olur Kerem misali
Yakar ateşlere kül eyler beni
Beklerim yolunu yağmurda karda
Hep günlerim geçer figanda zarda
Yaz bahar ayında azgın sularda
Çarpar taştan taşa sal eyler beni
Mahmut Erdal derdim dökem sazıma
Hangi birgün yanam kara yazıma
Her gelip geçtikçe basar yüzüme
Ayaklar altında çul eyler beni
Eli öpülesi bir şair,bir ozan.
yine uyanmadın eşşek :)
yıllar önce Flash Tv de program yapardı Medine Kaplan ile , hiç kaçırmazdım,
yüregine saglık Ozanımızın
seyhunbey 11.01.2007, 00:34 Gönder
Beklerim selamın seher zamanı
Ilgıt ılgıt esen yel ile gönder
Engel olur ise dağlar dumanı
Mektupla geç kalır tel ile gönder
Aşk ateşi gül sinende coşarsa
Firkat gelir ela gözler yaşarsa
Irmak kenarına yolun düşerse
Bırak boz bulanık sel ile gönder
Selviye benzersin dallar içinde
Herkes seni söyler diller içinde
Eğer dolaşırsan güller içinde
Kopar yaprağını dal ile gönder
Ateşlere yakma Mahmut Erdal'ı
Tükendi takatı kalmadı hali
Kulağım haberde gözletme yolu
Ağızdan ağıza dil ile gönder
spartacus 11.01.2007, 00:41 Ozanlarımızın kıymetini sağken bilmiyoruz.
Eminim yarın Mahmut Erdal vefat etse, çok övgülerde bulunacağız! O gün gelmeden de, sevdiğimizi veya değer verdiğimizi izah edemez miyiz? Ozanların ardından övgüler dizmek ne kadar anlamlıdır? Yada ozan sağken onu akvaryuma koymak ne kadar doğrudur?
Sanatçı, ozan yaşarken 'ustaya saygı' etkinliğiyle veya bir takım festivallerle sanatçı onure edilebilir. Ama sadece ölüm döşeğinde veya ciddi bir hastalığın aks ettiği süreçte yapılmamalıdır. Ali Ekber Çiçek'te olduğu gibi... Ama yine de iyi bir başlangıç sayılabilir, açık hava tiyatrosundaki etkinlik...
Toplumsal olaylara karşı yazdığı şiirler ve yaptığı besteler dolayısıyla Mahmut Erdal sevdiğim bir ozan ve şairdir. 60-70'li yıllardaki toplumsal sorunlara duyarsız kalmaması ve bu gibi sosyal sorunları sanatına taşıması onun temel yapısıdır. Klasik anlamda ozanlık geleneği gül ile bülbül ikilemine sokulurken böylesi bir geleneğin kopuşunu sağlayanların başında gelir Mahmut Erdal. Özellikle 90'lı yıllarda yazdığı şiirlerle sisteme karşı bir isyan vardır. Ve sorunların çözümü için dağa çıkmayı dahi meşru görebilmiştir.
Gel gör ki, böylesi bir değeri feodal anlamda akvaryuma sığdırıp küçük damlaların esiri yapmışız.
Ateşlere yakma Mahmut Erdal’ı
Tükendi takati kalmadı hâli
Kulağım haberde gözletme yolu
Ağızdan ağıza dil ile gönder
Hinoralı 11.01.2007, 13:23 mahmut erdal gerçektende derlemeleri ve eserleriyle türk halk müziğine çok hizmetler vermiş değerli bir ozanımız, umarım hakketiği değeri çoğu ozanımız gibi vefatından sonra değilde, yaşarken bulur. el ne bilir adlı eserini muhabbet türküleri 2 de tülay özer çok başarılı yorumlamış.
Hinoralı 11.01.2007, 13:26 DEĞİŞMİŞ
Arzuladım görem dedim sılayı
Toprağı değişmiş taşı değişmiş
Ne düğünü kalmış ne de halayı
Altınlı puşulu başı değişmiş
Türküleri vardı "Oy Gürcüm Gürc'üm"
Al yeşil giyinip düzülen bercin
Yufka ekmek ile yemlik dürmecin
Sofrası değişmiş aşı değişmiş
Hüzünlü bakışlar eğilmiş kaşlar
Yıkılmış konaklar dökülmüş taşlar
İklim etkilemiş bentler barajlar
Baharı değişmiş kışı değişmiş
Hani nerde senin yeşilin alın
Neden ırgalanmaz yaprağın dalın
Bağrında büyüyen Mahmut Erdal'ın
Hayali değişmiş düşü değişmiş
spartacus 11.01.2007, 19:19 BOŞTAN İBARET
Faydan yoksa tabiata insana
Ömrün gelir geçer boştan ibaret
Gelip geçicidir güvenme cana
Kanat çırpar uçar kuştan ibaret
Alıcı kuş gibi yırtıcı olsan
Bakmaya kıyılmaz nevcivan olsan
Sırtı yere gelmez pehlivan olsan
Ecel çelme takar tuştan ibaret
Ak düşer saçına buruşur yüzün
Sis çöker önüne puslanır gözün
İlenmeye başlar oğlun ve kızın
Tesellin gözdeki yaştan ibaret
Cem olur cemaat ısınır suyun
Paşa mı bey misin fark etmez soyun
Mevtine kesilir koç veya koyun
Can için verilen aştan ibaret
Mahmut Erdal bir gün kabrin kazılır
Eşin dostun yarenlerin üzülür
Ak üstüne kara künyen yazılır
Başına dikilen taştan ibaret
epikurus 12.01.2007, 22:15 Mahmut Erdal Aslında bir cevher, bir hazinedir. Ne yazık ki bu hazinenin kıymetini bilmiyoruz. Sanırım eçmişte Mahsuni babayla olan özel kırgınlıkları geniş bir kesimi etkilemiştir. İkisi arasında geçen kırgınlığın sebebi nedir ne değildir azçok kulaktan dolma bilsek te bizleri alakadar etmeli midir? Bana göre etmemlidir. İkisi de halkımızın yetiştirdiği çok büyük ozanlardır. Biri bizim için nekadar değerliyse diğeri de o kadar değerli olmalıdır. Böylesine dev bir ozanla aynı çağda yaşamak bir şans bir onurdur. Henüz bir can olarak aramızda yaşıyorken kıymetini bilelim. Sahip çıkalım. Hakettiği değeri verelim.
spartacus 13.01.2007, 05:44 Mahmut Erdal Aslında bir cevher, bir hazinedir. Ne yazık ki bu hazinenin kıymetini bilmiyoruz. Sanırım eçmişte Mahsuni babayla olan özel kırgınlıkları geniş bir kesimi etkilemiştir. İkisi arasında geçen kırgınlığın sebebi nedir ne değildir azçok kulaktan dolma bilsek te bizleri alakadar etmeli midir? Bana göre etmemlidir. İkisi de halkımızın yetiştirdiği çok büyük ozanlardır. Biri bizim için nekadar değerliyse diğeri de o kadar değerli olmalıdır. Böylesine dev bir ozanla aynı çağda yaşamak bir şans bir onurdur. Henüz bir can olarak aramızda yaşıyorken kıymetini bilelim. Sahip çıkalım. Hakettiği değeri verelim.
Mahzuni baba öldüğünde en "vefalı" dostlar konserlerini iptal etmeyip vefasızlık gösterirken, kara günde Mahzuni ailesini yanlız bırakmayan Mahmut Erdal puslu bir sürece ışık tutmuştur. Bence çok erdemli, cesaretli bir elzemdir yapılan. Bu davranışı kaç kişi gösterebilir? İşte Hacı Bektaşı Veli'nin söylemi tamda yerin buluyor. "İncinsende incitme!" Mahmut Erdal çok incindi. Ama incitmedi...
Seyhun bey, yüreğine sağlık. Unutmasakta galiba bazen hatırlamıyoruz bu değerleri. Gündeme taşıdığın ve bizlerle paylaştığın için teşekkür.
ooo seyhun can Mahmut Erdal bizim köylü özellikle mah cemalin güneşmidir aymıdır eserini çok seviyorum.hatta bu eseri de bizim köyden birisine yazdığını çok iyi biliyorum.tabi büyüklerimizin anlattıkları bu.güzel bi aşk hikayesi :)
Mah Cemalin
Mah cemalin güneşmidir,aymıdır
Yüzüne baktıkça bakasım gelir
Kirpiğin ok hilal kaşın yaymıdır
Alıp şu bağrıma çakasım gelir
Seni gören aşık döner şaşkına
Taş olsa dayanmaz o bakışına
Aslımısın nesin Allah aşkına
Kerem gibi kendim yakasım gelir
Yandım ateşinle oldum muzdarip
He de kapında kul olam varıp
Canımı sarrafta gerdan yaptırıp
Ak göğsünün üstüne takasım gelir
Tuba ağacında benzersin dala
Dilin örnek olmuş şekere bala
Ne olur yüzün dönme MAHMUT ERDAL 'a
Yaşarken canımdan bıkasım gelir.
saygılarımı iletirim burdan kendisine ...!
gulyildiz 14.01.2007, 21:24 El Çek Tabip Sinem Üstünden
El çek tabip sinem üstünden
Sen benim derdimi bile bilmezsin
Yarem yürektendir yoktur ilacın
Sen benim yaremi sarabilmezsin
Yüzün güleçtir içerin hayın
Çeken bilir bu sevdanın yayın
Yıktın viran ettin ömrüm sarayın
Sen onun bir taşın örebilmezsin
Aysu_Can 14.01.2007, 22:22 Mahmut Erdal ustamiz derki;
"Ben 1938 yilinda ezgilerin, agitlarin ve dertli turkulerin yurdu olan Divrigi'nin çamcisihi beldesinin Sahin koyu'nde dunyaya geldim..
Ismim Ahmet olmus Mahmut olmus onemli degil. Cunku yasamimiz bir, cilemiz bir..
Yillar yili gelen vurdu, giden vurdu...Hep aglattilar,hep agladik gulmeyi reva gormediler bize. Ferman yazildi katlimize, Urganlar atildi boynumuza, yakilarak oldurulduk BARISA SEMAH DONERKEN
BU MEMLEKETTE
Sefalet bir yanda teror bir yanda
Yasamak guc oldu bu memlekette
Dalga dalga fetva gelir Iran'da
Ozgurluk suc oldu bu memlekette
Ideali ugrunda insanlar yandi
Ulke boydan boya kana bulandi
Seriat kapiya geldi dayandi
Engeli guc oldu bu memlekette
Secimlerde vaatlerle yalanlar
Bitip tukenmedi vurgun talanlar
Namussuz serefsiz hirsiz olanlar
Baslara tac oldu bu memlekette
Insani oldurmek varmidir dinde
Cigliklar duyulur Yemende Cin'de
Kil oldum agabeyler inmez gundemde
Turkuler pic oldu bu memlekette
Denedik olmadi sol ile sagi
Ozendik araba kacirdik cagi
Kirli siyasetin iki ortagi
Mafyayla uc oldu bu memlekette
Selim Edes Civan Goknel Mercimek
Sen calis cabala bosuna emek
Daha nice besyuz milyar odenek
Kaynadi ic oldu bu memlekette
Mahmut ERDAL yureginin yarasi
Goz goz olmus belli degil sirasi
Anli sanli Ataturk'un lirasi
Dolara tus oldu bu memlekette
Ve canlarim Mahmut Erdal ustamizin "Bir Ozanin Kaleminden" isimli kitabini okumanizi tavsiye ederim
gözdecst 14.01.2007, 22:44 Mahmut Erdal çok saygı duydum severek dinlediğim,okuduğum bir ozandır annemin köylüsü ve akrabası olmasından dolayı çok yakın takip etmişimdir Aysu Can adlı arkadaşımın dediği gibi 'Bir Ozanın Kaleminden' adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim saygılar...
seyhunbey 15.01.2007, 00:13 [B]
BU MEMLEKETTE
Sefalet bir yanda teror bir yanda
Yasamak guc oldu bu memlekette
Dalga dalga fetva gelir Iran'da
Ozgurluk suc oldu bu memlekette
Ideali ugrunda insanlar yandi
Ulke boydan boya kana bulandi
Seriat kapiya geldi dayandi
Engeli guc oldu bu memlekette
Secimlerde vaatlerle yalanlar
Bitip tukenmedi vurgun talanlar
Namussuz serefsiz hirsiz olanlar
Baslara tac oldu bu memlekette
Insani oldurmek varmidir dinde
Cigliklar duyulur Yemende Cin'de
Kil oldum agabeyler inmez gundemde
Turkuler pic oldu bu memlekette
Denedik olmadi sol ile sagi
Ozendik araba kacirdik cagi
Kirli siyasetin iki ortagi
Mafyayla uc oldu bu memlekette
Selim Edes Civan Goknel Mercimek
Sen calis cabala bosuna emek
Daha nice besyuz milyar odenek
Kaynadi ic oldu bu memlekette
Mahmut ERDAL yureginin yarasi
Goz goz olmus belli degil sirasi
Anli sanli Ataturk'un lirasi
Dolara tus oldu bu memlekette
İşte Türkiye Bu halde Değilmi ne güzel özetlemiş dimi canlar MAHMUT ERDAL... Büyük bi zevkle okudum aysucan kitabi :thumbup1:
Ali sağlam 15.03.2007, 22:30 ANLAYAMAZSIN
Kapıda mersedes denizde yatın
Sen benim türkümden anlayamazsın
Villan apartmanın sayısız katın
Sen benim türkümden anlayamazsın
Gecekondu çamuruna batmadın
Sekiz nüfus bir odada yatmadın
Soğan kırıp kuru ekmek yutmadın
Sen benim türkümden anlayamazsın
Mızrapla tellerde derdi çalmadın
Benimle ağlayıp benle gülmedin
Fiş verip bakkaldan ekmek almadın
Sen benim türkümden anlayamazsın
Fiske bilmen oturmadın çıraynan
Eli bağlı cop izleri yaraynan
Dal gruba dizilmedin sıraynan
Sen benim türkümden anlayamazsın
Yeşil pasaportun tüm dünya yurdun
Başkente uzanır kuvvetli ardın
Ne kira derdin var ne kömür derdin
Sen benim türkümden anlayamazsın
Mahmut Erdal ödün verme sazından
Sen ayrılma benliğinden özünden
Pir Sultan’la Aşık Veysel izinden
Gitmeyen anlamaz benim türkümden
Ali sağlam 17.03.2007, 20:00 ANADOLUM
Anadolum şu perişan haline
Dilsiz yandı sağır yandı kör yandı
Zincir vurdu Hızır Paşa koluna
Abdal yandı Sultan yandı Pir yandı
Özgürlük türküsün çaldı söyledi
Ruhi Su haykırdı Neyzen neyledi
Zindanı ömrüne mekan eyledi
Nazım yandı Hikmet yandı Ran yandı
Açtın kucağını kalleş lordlara
Bilmem neden yar olmadın mertlere
Senden uzaklara düştü dertlere
Yılmaz yandı Güney yandı fer yandı
Tef çalınır kalleşlerin oyununda
Bir yarasın vatanperver beyninde
Yağlı sicim koç yiğidin boynunda
Deniz yandı Gezmiş yandı dar yandı
Sinan’ın Yusuf’un tutuştu özü
Analar bacılar çektiler yası
Nurhak Dağları’nda eylem kavgası
Mahir yandı Çayan yandı har yandı
Hüküm sürer Osmanlı’nın kör kadı
Çarşafı bürünür peçeli cadı
Abdil Ağalar’ın İnce Memedi
Yaşar yandı Kemal yandı der yandı
Sulanmıştın şehitlerin kanıynan
Parselledin sarayınan hanıynan
Mahmut Erdal sever seni canıynan
Özü yandı gözü yandı zar yandı
Ali sağlam 17.03.2007, 20:02 KİŞİLİK GEREK
Reisicumhur olsa önemli değil
Bence bir insanda kişilik gerek
Dünyanın malına eylese meyli
Bence bir insanda kişilik gerek
Ağa olsun paşa olsun bey olsun
Ergen olsun yaşlı olsun toy olsun
İster ise peygambere soy olsun
Bence bir insanda kişilik gerek
Ben insanım demek kolaydır diye
Derde giriftar ol çek de gör çile
Harun kadar zengin olsan nafile
Bence bir insanda kişilik gerek
Dini bütün veya inkar purutsa
Çok bilecen olup ahkam yürütse
Bir ömür boyunca dirsek çürütse
Bence bir insanda kişilik gerek
İster yazar olsun ister sanatkar
İstersen dünyadan olsun haberdar
Gam etme değerse değsin zülfikar
Bence bir insanda kişilik gerek
Mahmut Erdal yar ol kendi kendine
Acı söz kurşundur parçalar sine
Sen doğru söyle de alsın tersine
Bence bir insanda kişilik gerek
TEL İSYAN EDER
Derdimi duyursam dertli sazıma
Ah çeker perdeler tel isyan eder
Gözyaşım göl olur kara yazıma
Taşar dalga vurur sel isyan eder
Yazın derdim kağıt kalem yeterse
Gösterin bir dertli benden beterse
Bülbül suskun kalır karga öterse
Elbet hicap duyar gül isyan eder
Nice yol bekledim yağmurla kardan
Hayli zaman haber gelmez o yardan
Bir yaprak koparsan koca çınardan
Irgalanır gövde dal isyan eder
Çağırdım Mevla’yı muradım verse
Elimden ne gelir sağırsa körse
Leyla’yı arayan Mecnun değilse
Gark olur kumlara çöl isyan eder
Başım dumanlıdır doldur ver saki
Şu fani dünyada kim kalmış baki
Mahmut Erdal dosta varmadan taki
Meftanın konduğu sal isyan eder
Ali sağlam 17.03.2007, 20:13 VURGUNU SOYGUNU TALANLARI YAZ
Gazeteci kalem olam eline
Vurgunu soygunu talanları yaz
Belli zümreler yiyip içerken
Hesapla geriye kalanları yaz
Asgari ücretle de gel de geçin
Yurdumda kurulmaz bir düzen niçin
Meclis kürsüsünde milleti için
Namus şeref sözü verenleri yaz
Derdi vardır söyleyemez içinden
Otuzunda siyah kalmaz saçından
Alın teri döker kir pas içinden
Masada hakkını çalanları yaz
Dertler kaynar kazanında aşında
Çile akar gözlerine yaşında
Göğsünde madalya köşe başında
El açıp dilenen duranları yaz
Kimi gökyüzünde canlı ararken
Kimi balinaya yara sararken
Kimi anahtarla iman kurarken
Cennete sıraya girenleri yaz
Beklerler ki daha bin yıl uyusun
Kadı yapar kimi kimi diyesin
Sen sürün ki ekmek bulup yiyesin
Bir kalemde milyar vuranları yaz
Çok söyleme Mahmut Erdal asarlar
Neden susar aydınlarla yazarlar
Karın tokluğuna namus pazarlar
Anayı bacıyı satanları yaz
NE SEN SOR KARDEŞİM NE BEN SÖYLEYEM
Cinci hocaların rezaletini
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Ali Kalkancı’nın adaletini
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Dergah tezgahında örerler ağı
Karanlığa gömmek isterler çağı
Tecavüzden sonra imam nikahı
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Müslüm’ün Fadime’yle basıldığını
Polisin saçından asıldığını
Gerilip koç gibi kasıldığını
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Kimi cuşa gelir ummana dalar
Kimi kafa sallar kimi tef çalar
Film olsaydı Altın Portakal alır
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Ali Kalkan çözememiş büyünü
Yaza kalmış Fadime’nin düğünü
Müslüm’e gönderip hüllelettiğini
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Bir elinde uçkur başında fesi
Yere düştü pislikleri maskesi
Görülmemiş rezaletin böylesi
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
Mahmut Erdal kendin yorma boşuna
Akbabalar konar kuzgun leşine
Hiçbir dinde rastlanılmaz eşine
Ne sen sor kardeşim ne ben söyleyem
SÖKEMEZ DEVRİMLERİN VAR İKEN
Şanlı Atam anıtından bir çakıl
Sökemezler devrimlerin var iken
Vatan toprağına şeri tohumu
Ekemezler devrimlerin var iken
Beyni bozuk diş bilese kastına
Can veririm el değdirmem büstüne
Şeriat rozeti göğsüm üstüne
Takamazlar devrimlerin var iken
Devrimin gündemden kalkamaz rafa
Nutkundaki sözü almaz her kafa
Özgür Türk kadını kara çarşafa
Sokamazlar devrimlerin var iken
Nöbetle bekçidir general eri
Vatan bütünlüğüne koyarlar seri
Hedefin Akdeniz dönüp de geri
Bakamazlar devrimlerin var iken
İlham aldık hitabından yazından
Mahşere dek gideceğiz izinden
Ödün yoktur laikliğin tezinden
Çıkamazlar devrimlerin var iken
Mahmut Erdal sil gönlünün pasını
Sarığa kul etme kafa tasını
Meşalen yanında gaz lambasını
Yakamazlar devrimlerin var iken
YANAR BU BAĞRIMDA KÖZÜN PİR SULTAN
Ozanların mürşidisin pirisin
Yanar bu bağrımda közün Pir Sultan
Bence sen bir evliyalar erisin
Kıblegahtır bana yüzün Pir Sultan
Karşı koydun paşasına beyine
Tükürdün düzenin kör kadısına
Eyvallah etmedin can pahasına
Güçsüzden yanaydı özün Pir Sultan
Sen gibi az gelir evliya erler
Can gözü kapalı göremez körler
Ateşler içinde semah dönerler
Daha nice oğlun kızın Pir Sultan
Ehli irfan olan sevgini taşır
Yazarlar çizerler ederler neşir
Mahşere dek dilden dile dolaşır
Deyişin destanın sözün Pir Sultan
Birtakım beyinsiz kadere kail
Kıymetin bilemez ne anlar cahil
Sadece şu kanlı Sivas’ta değil
Cihanda çalınır sazın Pir Sultan
Felsefen düşüncen güçsüzden yana
Can feda eyledin candan canana
Mahmut Erdal gibi nice ozana
Pusula olmuştur izin Pir Sultan
Ali sağlam 08.05.2007, 17:33 BOŞUNA
Gönül tohumunu boz taş üstüne
Mahsul alamazsın ekme boşuna
Üfleyip püfleyip doksan dokuzu
Bir yarar sağlamaz çekme boşuna
Can tutma kafeste bırak hür olsun
Görmediğin gördüm deme sır olsun
Yanlış işe mürşit olsun pir olsun
Divan durup boyun bükme boşuna
Varlığında o girenler koluna
Yoksul düşsen ayak basmaz çuluna
Vefasız duyarsız dostun yoluna
Ağlayıp gözyaşı dökme boşuna
Sen ki hiçbir işe yaramıyorsan
Özünü yerlere seremiyorsan
Gelişen tekniği göremiyorsan
İsraf edip ışık yakma boşuna
Mahmut Erdal hakka bağla özünü
Kendini bilmezden çevir yüzünü
Eşin bile dinlemezse sözünü
Dert edip kafana takma boşuna
Söz:Mahmut Erdal
Merhaba,
Benimde sevdiğim bir ustadır kendisi...
Emeğine sağlık can...
Aynı köylü olmaktan gurur duyduğum yegane insandır kendisi...Nesli tükenmekte olan ozanlar grubuna dahil olduğundan eserleri korunmalı,yaşatılmalıdır...
Hayatını ve şiirlerini paylaşan herkese teşekkürü borç bilirim..
erkan2434 14.07.2007, 02:57 siz üstadlar bu ateşin közü oldunuz
yandınız yandınız
sizler gibi yanacak nesillere işık tutacak
varmıdır
erkan2434 14.07.2007, 03:03 mahmut erdal
Türkünün Uzun Soluklu Sesi
|