Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizmin Çöküşü


Zahir
15.12.2006, 13:37
Bı konu Alıntıdır....


"Allah’ın varlığını inkar düşüncesinin temelleri Eski Yunan’a kadar uzansa da, toplumları etkilemesi ve siyasi sonuçlar vermesi 18. yüzyıl Avrupa’sında oldu. Baron d’Holbach, Diderot gibi din karşıtı düşünürler, maddenin sonsuzdan beri var olduğunu, maddenin dışında hiçbir varlık aleminin olmadığını iddia ettiler. 18. yüzyılda başlayan bu din karşıtı hareket, Feuerbach, Marx, Engels, Nietzsche, Durkheim, Darwin ve Freud gibi düşünürler aracılığıyla bilim ve felsefe alanında etkin oldu.
19. yüzyılda ise ateizmin oluşturduğu materyalist görüş dünyada etkin oldu. Materyalizme göre Evrendeki tüm denge ve düzen bir tesadüfün ürünüydü. Evren sonsuzdan beri vardı. Canlılığın nasıl oluştuğu sorusuna ise Darwin’in evrim teorisinin cevap verdiği düşünülüyordu. Ateist felsefe doğrultusunda tarih ve sosyolojide Marx ve Durkheim, psikoloji de ise Freud’un her şeye bilimsel bir açıklama getirdikleri zannediliyordu.
Oysa Ateist felsefeye temel olan bu görüşlerin hepsi son yüzyılda ve özellikle son 25-30 yılda bilimsel ve toplumsal gelişmelerin karşısında yıkıldılar. Astronomi ve biyolojideki yaşanan gelişmeler, ateist dünya görüşünü temellerinden çökertmiş durumdadır. Günümüzde seküler ve ateist düşünürlerin Allah hakkındaki tüm varsayım ve öngörüleri tersine çevrilmiş durumda. Ateist düşünürler, evrenin mekanik ve rastlantısal olduğu düşüncesine sahipken; bilim, evrende son derece açık bir tasarımın ve hassas bir düzenin var olduğunu keşfetti. Bilim ve din arasında geçen yüz yıllık tartışmanın ardından, şu anda bilim günümüzde ulaşılan somut deliler sonucunda, çok güçlü bir şekilde, Allah inancı yönünü işaret etmektedir.
20. yüzyılda ateizmin çöküşünü hazırlayan ilk darbe gökbiliminden geldi. Materyalizmin temelini oluşturan sonsuz evren fikri çöktü. Bilim evrenin sonsuzdan beri var olduğu düşüncesini yıkarken, zamanın ve maddenin bir başlangıcı olduğunu yani yaratıldığını ortaya koydu.
Evrenin sonsuzdan beri var olduğu düşüncesi Eski Yunan’da gelişmiş olan bir felsefeydi. Fakat Orta Çağ boyunca bu düşünce fazla ilgi görmedi. Daha sonra Eski Yunan kaynaklarının gündeme getirilmesi insanların düşün dünyasında, materyalizmin yeniden kabul görmesine sebep oldu.
Sonsuz evren fikrini sistematik olarak Yeni Çağ’da ilk savunan, kendisi aslında bir materyalist olmamasına rağmen Immanuel Kant oldu. Daha sonra bu görüş felsefeciler tarafından çok büyük kabul gördü. Marx, Engels gibi diyalektik materyalizmin savunucuları sosyal bilimler alanına bu görüşü taşıyarak şiddetle sahip çıktılar. Ve 20. yüzyılda bir çok alanda hakim düşünce haline getirdiler.
Sonsuz evren düşüncesi, her zaman ateizmle iç içe oldu. Çünkü eğer evren sonsuzdan beri geliyor ise onun bir yaratıcıya da ihtiyacı yoktu. Ateist düşünürler bilimin kendi yanlarında olduklarını ve sonsuz evren fikrini desteklediğini düşünürken, onlara asıl itiraz yine bilimden geldi. Bir dizi keşif sonucunda evrenin “big bang” adı verilen bir patlamayla tekillikten yani yokluktan yaratıldığını, mekanın maddenin ve zamanın bir başlangıcının olduğunu ortaya kondu. Bu, materyalist felsefenin sonunu hazırlayan bir gelişmeydi. Evrenin sonsuzdan beri var olduğu düşüncesi üzerine kurulu olan bu felsefe, Big Bang teorisinin ortaya çıkmasıyla çökmüş oldu. Big bang’in ortaya çıkması ateist bilim adamlarını felsefik açıdan oldukça zor duruma düşürdü. Kendisi de bir ateist olan İngiliz fizikçi H. P. Lipson, yaratılışın bilimsel bir gerçek olduğunu “istemeden de olsa” şöyle kabul eder:

Bence, bu noktadan daha da ileri gitmek ve tek kabul edilebilir açıklamanın yaratılış olduğunu onaylamak zorundayız. Bunun ben dahil çoğu fizikçi için son derece zor olduğunun farkındayım, ama eğer deneysel kanıtlar bir teoriyi destekliyorsa, bu teoriyi sırf hoşumuza gitmediği için reddetmemeliyiz.( H. P. Lipson, “A Physicist Looks at Evolution”, Physics Bulletin, vol. 138, 1980, s. 138)

Sonuçta bilimin ulaştığı gerçek şudur: Tüm evren ve zaman belli bir anda yüce bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır. İçinde yaşadığımız evreni var eden sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi olan Allah’tır."

Tüm Halkların ve Evrenlerin Rabbi olan Allaha Övgüler olsun...

And olsun "O" (ŞİRA)'nında Rabbidir.

Selamlar
(Zahir)

insanlar kardeş
15.12.2006, 14:40
çok şükür Big Bang insanlığı sevgili rabbine yöneltti.
tanrının bin bir ismi var.
sağolsun Bilim birini daha buldu insanlığın hizmetine sundu.
Bib Bang ırakta namus bırakmadı
filistinde ,şilide,bosna hersekte.afrikada, ekvatorda
Big Bang ortadoğuda güzel ülkemde
beyinlerde ne bıraktı ?
çok şükür insanlık rabbine döndü

döndüde noldu
yoksa sadece başı mı döndü?
ondan mı kan kusuyor insanlık?
nefret ve tükenmişlik.
Büyük patlamanın ardında neyin sülüeti var?
yüz sürmenin yolu kutsal toprak dedikleri yerde insanlığın namusunu conilere çarşaf seren şiya,sünni garsonlara yeni bir vahiy mi indi?

Zahir
15.12.2006, 14:50
10:44"Allah İnsanlara Zulmetmez Ancak İnsanlar kendi kendilerine zulmederler"

Bence kibrinizi yenmelisiniz!!!

Seyduna
15.12.2006, 14:52
Ateizm Allah'in varligini mi inkar etmek yoksa Tanrinin varligini mi inkar etmektir?
Once bu konuyu netlestirisek sanirim konusmalar daha saglam bir zemin uzerine kurulur. Bana gore Ateizm tanrinin varligini inkar etmektir ki, ben bunu mantikli bulmuyorum cunku bu koskoca evrenin kurucusu, baslaticisi yada en azindan bir sekilde neden olan bir varligi olmasi lazim. Fen konulariyla yeterince alakali bir insan olarak bunu mantigi kabul etmiyor.

Ama Ateizm Islam'a karsi olmak, onun belirttigi Tanriyi yani Allah'i yok saymak diye tanimliyorsan ki ben yazindan oyle cikartiyorum(ve Ateizme ait bu tanimi yanlis buluyorum), bu kismi supheli. Cunku Islam'in evrenin hayatin ve yasamin olusturuldugu asamalar fazla net olarak anlatilmamis. Karanlik noktalar var hala. Sadece aklima geldigi icin soyluyorum Kuranda da canlinin olusmasini evreleri 'Karanlik evreler' diye anlatilmakta:-) Suan varligindan haberdar oldugum diger ilahi ve ilahi olmayan dinlerin tumunde de bu belirsizlik gecerli. Simdi evrim diyecegim ona horleyeceksin, bu forumda onu uzun uzun anlattik tartistik senle de daha onceden ama iki taraf da ikna olamadik:-) Sadece birsey soyleyebilrim. Su tez curutuldu deyip uzun uzun anlattiktan sonra, yanli bir sekilde ayet yazip 'Ahan da budur!' demek bir tartismada yapilamayacak bir hareket. Bir kere bastan yanli davranirsan, sonra da tarafsiz davranirmis gibi bana anlatmaya calsirsan ben o tartismayi da anlatilanlari da dikkate alamam ki. Seye benzedi bu. Evrimin curutuldugune dair yuzlerce kitap yazan Harun Yahya'nin tum kitaplarina besmele cekerek baslamasina. Daha kitap bastan neyi anlatacagina neyi savunacagina isret ediyor, dur bi ya, once kurallar koy kabuller koy, deliller koy sonra da budur budur de :-)

Herneyse sana karsi bir davranisim yok, ama inan bana senin kadar saglam bir inancla inanabilmeyi isterdim. Belki daha mutlu olurdum. Ama mantigim beni rahat birakmiyor. Aklimdaki soru isaretleri umarim iyi veya kotu cozulur birgun..

Paylasim icin de sagol. Bu cesit yazilarini ailece ilgiyle ve severek takip ediyoruz :-)

Vapurmania
15.12.2006, 14:55
Peki şu islamın uygulamasına da bir bakalım. Şeriatçi en koyu müslümanlar çok mu iyi dünyaya kurtuluş mu vaadediyorlar? Evet ediyorlar ama kurtuluş değil karanlık.

İran İslam Cumhuriyeti, Afganistan Taliban devleti vs pek çok örnek var ayrıca ülkeler içinde bazı bölgelerde şeriat uygulayıcıları var ki hepsi cahil insanlar. BU cahil toplulukların tek dayanığıda dindir.

İslam yakın gelecekde yok olacakdır nedeni ise yaptığı yanlışlar.

Ateizmin çöküşü değil yükselişi görülecek çünkü Allah vaadettiklerini veremiyor. Allahın kitabıyla uygulamalar hep karanlık getiriyor.

Zahir
15.12.2006, 15:30
Çok dar bir çerçeveden bakıyorsunuz. İran, Afganistan örneklerini İslam diye önümüze koyup, karanlığı göstermek din adına cehaleti göstermek en büyük cehalettir. Defalarca aktardım yine aktarıyorum. Lütfen cehaletinizini aşabilmeniz için ayet numaraları ile birlikte okuma zahmetine katlanın.

İslam;

*doğa ile uyumlu evrensel ilkeler sistemidir (3:83; 33:30; 35:43).
*yalnızca öznel deneyimler değil nesnel kanıtları da ister (3:86; 2:111; 21:24; 74:30).
*bir savın doğruluğunu kabul etmek için kalabalıklara veya duygulara değil aklın ölçüsüne başvurmamızı bekler (17:36; 4:174; 8:42; 10:100; 11:17; 74:30-31).
*bilgi, eğitim, ve öğrenime önem verir (35:28; 4:162; 9:122; 22:54; 27:40; 29:44,49).
*insanın yeryüzündeki yaratılışını bilimsel olarak araştırmamızı öğütler (29:20).
*Allah ile insanın arasına din adamlarının ve şefaatçıların girmesini reddeder (2:48; 9:31-34).
*dinden çıkar sağlamayı yasaklar (9:34; 2:41,79,174; 5:44; 9:9).
*bireyin özgür ve sorumlu davranmasını, ve yetkisiz yetkililere boyun eğmemesini savunur (6:164).
*her türlü inanç ve düşüncenin özgürce açıklanabilmesini savunur (2:256; 18:29; 10:99; 88:21-22).
*kamu işlerinde yöneticilerin seçilmesini ve toplu danışmayı gerekli görür (42:38; 5:12).
*yönetime bütün vatandaşların katılmasını sağlayan bir demokrasiyi önerir (58:11).
*rüşveti yasaklar; çıkar gruplarının ve şirketlerin yönetimde tekel olmasının önlemlenmesini öğütler (2:188).
*yönetici seçiminde ehliyet ve adalet ilkelerinin gözetilmesini emreder (4:58).
*herkes için adaleti savunur; ve hukuk sözkonusu olunca hiçbir ırkı, dini veya mezhebi kayırmaz (5:8).
*yönetim ya da bireylerce hakkı yenen herkese tazminat almak veya adaleti gerçekleştirmek için dilekçe ile şikayette bulunabilme hakkı tanır (4:148).
*sosyal yardım, ekonomik özgürlük ve zenginliğin paylaşılmasını teşvik eder (2:215, 59:7).
*her bireyin yaşama hakkına son derece saygı gösterir (5:32).
*bir toplumun niteliğinin kendisini oluşturan üyelerin niteliğine bağlı olduğunu prensip edinir (13:11).
*kişinin özel yaşamına saygı göstermemizi emreder (49:12).
*delillerle kanıtlanıncaya kadar her sanığı suçsuz sayar (49:12).
*tanıklık edecek olanları olası tehditlerden korur (2:282).
*suçsuz kimseleri başkasının suçundan sorumlu tutmaz (53:38).
*kişilerin malvarlığını güvence altına alır (2:85,188; 4:29; ancak 24:29 ve 59:6-7'deki durumlar istisnadır).
*üretmeyen ekonomiden uzak durmamızı öğütler (2:275; 5:90; 3:130).
*yoksullara bakmamızı ve yardım etmemizi ister (6:141; 7:156).
*insanların ırk ve cins farklılığını bir avantaj olarak görmemizi ve Adem'in çocukları olarak birbirimize olan eşitliğimizi vurgular (49:13).
*kadınları erkekler gibi saygin kabul eder (3:195; 4:124; 16:97).
*bilincin önemini vurgular (5:90).
*bütün ulusları birbiriyle barış içinde yaşamaya çağırır (2:62; 2:135-136, 208).
*dünyayı bütün insanların evi sayar ve bir ülkeden diğer ülkeye göç etmeyi herkesin hakkı kabul eder (4:97-98).
*saldırganları güçle caydırıp barışı gerçekleştirmemizi ister (60:8,9; 8:60).
*'altın kaplamalı bronz' kuralı, yani bağışlamanın teşvik edildiği hukukta suç, suçlu ve ceza arasında benzerlik kuralını izler (42:20; 7:33).
*hakkı yenenlere ve baskı görenelere arka çıkmamızı emreder (4:75).
*insanlara doğruluk ve güzel ahlakta yarışmayı öğütler (16:90)
*insanları, barış, dürüstlük ve nezaket gibi iyi şeylere özendirip kötülükten caydırmaya çağırır (3:110)
*ahlaki değer ölçülerinin yüksek tutulmasını ister (25:63-76; 31:12-20; 23:1-11).
*doğal çevreyle uyum içinde yaşamamızı emreder (30:41).


İşte Kuranda ayet numaraları ile verilen İslamın özelliği budur. Şimdi objektif olun ve İran, Afganistan uygulamalarını buna göre değerlendirin. Sorun insanların inancı sömürmesinde mi? Yoksa İslam damı??

Selamlar
(Zahir)

caferi
15.12.2006, 20:56
haklsın sonuna kadar zahir kardeş...
ALLAH senden razı olsun

Nesimi
15.12.2006, 21:15
Kopyala yapıştır yaptıkdan sonra şu şekilde bir yorum yetersizdir:

"Tüm Halkların ve Evrenlerin Rabbi olan Allaha Övgüler olsun...

And olsun "O" (ŞİRA)'nında Rabbidir. "

Konuyu kazan'a atıyorum.

Yorumlarınızla birlikte konuları değerlendirirseniz daha faydalı olur.

Balta
16.12.2006, 16:25
Kopyala yapıştır yaptıkdan sonra şu şekilde bir yorum yetersizdir:

"Tüm Halkların ve Evrenlerin Rabbi olan Allaha Övgüler olsun...

And olsun "O" (ŞİRA)'nında Rabbidir. "

Konuyu kazan'a atıyorum.

Yorumlarınızla birlikte konuları değerlendirirseniz daha faydalı olur.

Kaynaksız kopyala yapıştır 8ikinci mesajdaki islam alıntısı)

Site Edip Yükselin sitesinden ve alıntının orjinali.

http://19.org/index.php?id=66,317,0,0,1,0