Orijinalini görmek için tıklayınız : TİP(Türkiye İşçi Partisi) denilince aklınıza ilk olarak kim geliyor?
TİP(Türkiye İşçi Partisi)
Bizim sol geçmişimizin çok önemli bir oluşumu.
Türkiye'de ilk ve son defa bir sosyalist parti (Bence tek sol parti.) iki dönem meclise girdi.
Türkiye İşçi Partisi, kısaca TİP, 1961-1980 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren bir siyasi partidir. 13 Şubat 1961'de, 1961 Anayasasının getirdiği demokratik ortamda, 12 sendikacı'nın İstanbul Valiliğine verdikleri bildirimle kurulmuştur. Kurucular, Şaban Yıldız, Kemal Sülker Kemal Türkler, İbrahim Güzelce, Rıza Kuas, İbrahim Denizcier, Adnan Ardan, Avni Erakalın, Kemal Nebioğlu, Hüseyin Uslubaş, Ahmet Muslu ve Salih Özkarabaydır. Parti 1961 seçimlerine katılamadı.
1962 yılında kurucular, işçi sınıfı ile aydınları buluşturmak hedefiyle ve yaşadıkları tıkanıklığı aşmak için, aydınları partiye çağırdılar. Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Adnan Cemgil, Nazife Cemgil, Cemal Hakkı Selek, Yunus Koçak, Fethi Naci ve daha birçok aydın partiye üye oldular. Kurucular Doç. Dr. Mehmet Ali Aybar'a genel başkanlık önerdiler. Böylece ilk başkan Mehmet Ali Aybar oldu. Türkiye Sosyalist Partisi mayıs 1962'de TİP'e katıldı. Kasım 1962'de Ahmet Muşlu ile Saffet Göksüzoğlu partiden ayrıldılar. Şubat 1963'de bağımsız senatör Niyazi Ağırnaslı ve kontenjan senatörü Esat Çağa TİP'e girdi.
TİP'in görüşleri basında Vatan ve Öncü gazetelerinde destek buldu. Yayın organı Sosyal Adalet sıkıyönetimde kapatıldı. Yön dergisi TİP'i desteklemedi.
1963 yerel seçiminde parti 9 ilde 36.000 oy aldı. 1964 senato yenileme seçimlerine YSK kararıyla katılamadı. Diğer partilere yapılan Hazine yardımı TİP'e yapılmadı.
TİP, 1965 seçimlerinde, 54 ilde, %3 oy alarak TBMM'ye 15 milletvekili göndermeyi başardı: Mehmet Ali Aybar, Rıza Kuas, Muzaffer Karan, Tarık Ziya Ekinci,Sadun Aren, Yahya Kanbolat, Cemal Hakkı Selek, Adil Kurtel, Behice Boran, Yunus Koçak, Şaban Erik, Yusuf Ziya Bahadınlı, Ali karcı, Kemal Nebioğlu, Çetin Altan. Partide Mihri Belli'nin MDD grubu yenilgiye uğradı. TİP, anayasa mahkemesinden 141 ve 142. maddelerin iptalini istedi, mahkeme 1 oy farkla bunu reddetti. Parti düşünce özgürlüğünden yanaydı, NATO ve Ortak Pazar'a karşıydı.
1966 Senato kısmi seçimlerinde de bir senatörlük sağlayarak (Fatma Hikmet İşmen) TBMM grubunu 16 üyeye çıkarmıştır. Çetin Altan'ın da aralarında olduğu bu milletvekilleri etkili bir muhalefet görevi üstlendiler. Bu durum, Türkiye'de temsili demokrasinin gelişiminde bir dönüm noktasıdır. Derhal gerekli düzenlemeler yapılıp bu tür muhalefetlerin meclisteki varlığı önlenmiş ve seçim barajları sayesinde mecliste yalnızca yüksek hazine desteklerinden yararlanan büyük partilerin temsil edilmesi garanti altına alınmıştır. Ayrıca varolan milletvekilleri de bastırılmak için çeşitli yöntemler denenmiş, fiziksel saldırı (Çetin Altan'ı dövme girişimi) yanı sıra dokunulmazlığın kaldırılması gibi hukuki saldırılar da yürürlüğe sokulmuştur. Bu sonuncu girişim Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiş, ancak seçim barajları TİP'in sonraki dönemlerde bir temsilinin olmamasını sağladığı gibi karmaşıklaşıp ağırlaşarak günümüzde de sürmektedir.
1968 Haziran yenileme seçiminde TİP oylarını artırdıysa da senatörlük kazanamadı. Ancak yerel seçimde Yozgat Bahadın'da belediye seçimini kazandı. Bu yıl TİP'e yapılan saldırılar şiddete dönüştü ve Vedat Demircioğlu öldürüldü. Parti içindeki görüş ayrılıklarında Mehmet Ali Aybar'ın tam bağımsız, insancıl sosyalizm görüşüyle, Behice Boran'ın Emek grubunun görüşü arasında tartışma çıktı. Aybar istifa etti, sonra geri getirildi.
1968’de Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya’yı işgali partiyi ikiye böldü. Aybar işgali destekleyen Behice Boran ve arkadaşlarına tepki gösterdi ve 1969'da genel başkanlıktan istifa etti. 1969 seçimlerinde de %3 oy almasına rağmen, TİP'in önünün kesilmesi için seçim kanununun değişmiş olması nedeniyle ancak 2 milletvekilliği (Mehmet Ali Aybar ve Rıza Kuas) kazanabildi. Şubat 1971'de Aybar parti üyeliğinden de istifa etti. Parti içinde MDD, ASD, PDA, Emek grupları arasında ayrılmalar yaşandı. 1971'de faşizme hayır kampanyası yapıldı.
12 Mart 1971 muhtırası sonrasında 21 Temmuz TİP kapatıldı. Liderleri tutuklandı, 15 yıla kadar değişen hapis cezaları aldı. Bir kısmı 1974 affıyla serbet kaldı. 1975 yılında Genel başkan Behice Boran önderliğinde yeniden örgütlendi ancak etkili olamadı.
12 Eylül 1980 darbesiyle TİP kapatıldı. 1987 yılında TİP, TKP ile birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) adını aldı. Bu parti daha sonra kendini feshetti.
(Daha sonra Doğu Perinçek ve arkadaşlarının kurduğu İşçi Partisi, TİP'le bağlantılı değildir.)
SivanA SimyacI 16.12.2006, 23:38 Mihri Belli geliyor aklıma ama işçi partisi eskisi gibi değil daha çok faşizim artıyor içinde.
Tekrar belirteyim:
...Daha sonra Doğu Perinçek ve arkadaşlarının kurduğu İşçi Partisi, TİP'le bağlantılı değildir.
1965 GENEL SEÇİMLERİ
13. Dönem Türkiye İşçi Partisi Milletvekilleri:
Adı Soyadı Partisi İli
Ali KARCI TİP Adana
Rıza KUAS TİP Ankara
Muzaffer KARAN TİP Denizli
Tarık Ziya EKİNCİ TİP Diyarbakır
Yahya KANBOLAT TİP Hatay
İbrahim Sadun AREN TİP İstanbul
Mehmet Ali AYBAR TİP İstanbul
Cemal Hakkı SELEK TİP İzmir
Adil KURTEL TİP Kars
Yunus KOÇAK TİP Konya
Şaban ERİK TİP Malatya
Kemal NEBİOĞLU TİP Tekirdağ
Behice BORAN HATKO TİP Şanlıurfa
Yusuf Ziya BAHADINLI TİP Yozgat
1969 GENEL SEÇİMLERİ
14. Dönem Türkiye İşçi Partisi Milletvekilleri:
Adı Soyadı Partisi İli
Mehmet Ali AYBAR TİP İstanbul
Rıza KUAS TİP İstanbul
(1969 seçimlerinde de %3 oy almasına rağmen, TİP'in önünün kesilmesi için seçim kanununun değişmiş olması nedeniyle ancak 2 milletvekilliği (Mehmet Ali Aybar ve Rıza Kuas) kazanabildi. )
http://tustav.org/_goruntu/tip40yil.jpg
Behice Boran
http://static.flickr.com/45/154194889_843dd7cae4_m.jpg
Behice Boran, (d. 1 Mayıs 1910, Bursa – ö. 7 Ekim 1987, Brüksel). Türkiye İşçi Partisi’nin son genel başkanı, siyasetçi ve sosyolog.
Orta öğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde yapan Boran, Michigan Üniversitesi’nde (ABD) sosyoloji doktorasını tamamladıktan sonra 1939'da Türkiye'ye döndü ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) sosyoloji bölümüne doçent olarak atandı. 1946'da Nevzat Hatko ile evlenen Boran, 1948'de siyasi görüşleri nedeniyle üniversiteden uzaklaştırıldı. 1950 yılında kurucusu ve başkanı olduğu Barışseverler Cemiyeti, Menderes hükümetinin Kore'ye asker göndermesini kınayan bir bildiri yayımlayınca 15 ay hapis cezası aldı. 1962'de Türkiye İşçi Partisine üye olan Boran, 1965 seçimlerinde Urfa'dan milletvekili seçildi. Birkaç dönem Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'yi temsil etti. Behice Boran, TİP genel başkanı Mehmet Ali Aybar'a karşı tavır aldı ve 1970 yılındaki parti kurultayında genel başkan seçildi.
12 Mart 1971 muhtırası ile birlikte tutuklandı ve partisi kapatıldı. Boran, 15 yıl hapis cezası aldı. 1974 yılında ilan edilen genel afdan yararlanarak serbest kaldı. 1975'te tekrar kurulan TİP'in genel başkanı seçildi. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kısa süre ev hapsinde tutulan Boran, daha sonra yurtdışına çıktı. 1981'de yurttaşlıktan çıkarıldı. Yurtdışında iken TKP ile TİP'in birleşme kararı aldıklarını duyurdu ve iki gün sonra da öldü. Cenazesi Türkiye'ye getirilen Boran, TBMM ve İstanbul'da düzenlenen törenlerin ardından 18 Ekim'de İstanbul Zincirlikuyu mezarlığında toprağa verildi.
Mehmet Ali Aybar
http://www.biyografi.net/biyografi/resim/kisi/1143.jpg
Mehmet Ali Aybar (5 Ekim 1908 - 10 Temmuz 1995) Türk sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden, kapatılan Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) eski lideri ve Sosyalist Devrim Partisi'nin (SDP) kurucu genel başkanı.
5 Ekim 1908'de İstanbul'da doğan M. Ali Aybar, Galatasaray Lisesi'nden sonra İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Aynı fakültede Anayasa hukuku asistanı, hukuk doktoru ve devletler hukuku doçenti oldu. 1946'da yazıları nedeniyle doçentlik görevine son verildi. Aynı yıl Demokrat Parti' den (DP) milletvekili adayı oldu; ancak seçilemedi. Önce Hür, sonra Zincirli Hürriyet gazetelerini çıkardı ve buralardaki yazıları nedeniyle 1949'da 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. 1950'deki genel afla serbest bırakılan Aybar iki yıl sonra avukatlığa başladı.
1962'de TİP'in genel başkanlığına getirildi. 1965 ve 1969 genel seçimlerinde bu partiden İstanbul milletvekili seçildi. Aynı dönemlerde Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgaline karşı çıktı ve "Türkiye’ye özgü sosyalizm” şeklinde ifade ettiği sosyalizm anlayışını savundu. Bu görüşlerine karşı çıkanlar arasındaki anlaşmazlığın büyümesi üzerine 1969' genel başkanlıktan, 1971' de de parti üyeliğinden istifa etti. 1975'te, kısa bir süre sonra Sosyalist Devrim Partisi adını alacak olan ve 12 Eylül 1980'de diğer partilerle birlikte kapatılan Sosyalist Parti' yi kurdu.
Bağımsızlık, Demokrasi, Sosyalizm (1968), 12 Mart'tan Sonra Meclis Konuşmaları (1973) ve Örgüt Sorunu (1979) isimli kitapları bulunan Aybar ABD'nin Vietnam'daki vavaş suçlarını yargılamak üzere oluşturulan Uluslararası Russell Mahkemesi'ne yargıç olarak da seçilmişti. Gençlik yıllarında sporda gösterdiği başarılarıyla da tanınan Aybar 1928-35 arası Türk Milli atletizm takımında yer almış, bu dönemde 100 ve 200 metre bayrak yarışlarında Türkiye rekorları kırmıştı. Aybar, 1931'de Balkan şampiyonu olan 4 X 100 bayrak takımının da başarılı koşucuları arasındaydı.
Mehmet Ali Aybar 10 Temmuz 1995'de İstanbul'da, tedavi edildiği Florance Nightingale Hastanesi'nde kalp yetmezliği sonucu öldü.
http://www.milliyet.com.tr/2006/06/11/yazar/resim/yazd3.jpg
Kemal Türkler
http://www.sodev.org.tr/kisiler2/kemalturkler/kemalturkler3.jpg
Kemal Türkler (1926, Denizli - 1980, İstanbul), DİSK`in kurucusu ve ilk genel başkanı.
1961 yılında Türkiye İşçi Partisi (TİP) kurucuları arasında yer aldı. 13 Şubat 1967'de Genel Başkanı olduğu Türkiye Maden-İş'in de aralarında olduğu bir grup sendika Türk-İş'ten ayrıldı ve DİSK'in kuruluşunu gerçekleştirdi ve 1977 yılına kadar DİSK Genel Başkanlığını yürütttü. 1970'de 15-16 Haziran olayları nedeniyla tutuklandı. 1976'da 1 Mayıs'ın yasal olarak kutlanmasına öncülük etti. 22 Temmuz 1980'de öldürüldü. Öldürülme emrini Alparslan Türkeş`in verdiği öne sürüldü. Cenazesine yüz binlerce kişi katıldı. Ölümünden sonra Kemal Türkler Vakfı kuruldu.
Çetin Altan
http://www.turkish-lit.boun.edu.tr/images/db/author/000063-1.jpg
Çetin Altan (1927 - ), Türk yazar, köşe yazarı, eski dönem milletvekili.
22 Haziran 1927'de İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1943-1944'de Çınaraltı, Varlık, İstanbul ve Kaynak'da şiirleri ve düz yazıları çıktı. İlk kitabı Üçüncü Mevki 1946'da yayınlandı. Ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe Hür Ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. 1959 yılında Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Peyami Safa'nın (1899 - 1961) yerine Milliyet gazetesinde yazmaya başlamıştır. Daha sonra Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarlarındandır.
1960'lı ve 1970'li yıllardaki köşeyazıları, Taş, Sömürücülerle Savaş, Suçlanan Yazılar, 'Kahrolsun Komünizm' Diye Diye, Onlar Uyanırken, Kopuk Kopuk, Geçip Giderken, Gölgelerin Gölgesi, Şeytanın Aynaları, Bir Yumak İnsan (1978 Türk Dil Kurumu Ödülü), Nar Çekirdekleri adlı kitaplarda toplandı.
Altan'ın dört romanı vardır: Büyük Gözaltı (1973 Orhan Kemal Ödülü), Bir Avuç Gökyüzü, Viski ve Küçük Bahçe. Dördü de Fransızcaya çevrilen bu eserlerden Büyük Gözaltı İsveçce, Yunanca, Bulgarca ve İspanyolca; Bir Avuç Gökyüzü ise İspanyolca ve Romence dillerinde yayınlandı. Büyük Gözaltı Fransız liselerinde seçmeli ders kitabı olarak okutuldu.
Çetin Altan 1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekilliği yaptı. Önce dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekilidir. Bu dönemdeki anılarını Ben milletvekiliyken adıyla kitaplaştırdı.
Mihri Belli
http://www.kenthaber.com/Resimler/2006/03/12/00133500.jpg
Mihri Belli, 1916'da Silivri'de dünyaya geldi.
Marksist düşünce ve devrimci eylemle 1936'da iktisat okumaya gittiği Amerika'da tanıştı. Orada gençlik ve işçi hareketlerine katıldı. Bir süre Missisipi'de zenci yarıcılar arasında faaliyet gösterdi.1940'da Türkiye'ye döndü. TKP ile ilişkiye geçti.
Türkiye o yıllarda tek parti (CHP) yönetimi altındaydı. Dünya Savaşının ilk yıllarında Alman zaferlerinin etkisi altında kalan CHP, Sovyet dostluğu politikasından ayrılmıştı. Türkiye’de tek muhalefet partisi gizli Türkiye Komünist Partisi (TKP) idi. Belli, yurda döner dönmez o sıralarda İstanbul il sekreteri olan ilk okul arkadaşı David Nea aracılığı ile yasa dışı Türkiye Komünist Partisi'yle ilişki kurdu. TKP saflarında faaliyet göstermeye başladı. 1942 yılı sonlarında TKP'nin Merkez Komite üyeliğine getirildi.
1943-1944 yıllarında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark’ın asistanlığını yaptı. Orada İlerici Gençler Birliği'nin kurucu ve örgütleyicilerinden biri oldu. 1944'de İlerici Gençler Birliği koğuşturmasında tutuklandı, iki yıl hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı.
1946'da yurt dışına çıktı. Yunan içsavaşına gerilla olarak katıldı. Demokratik Ordu saflarında tabur komutanlığına kadar yükseldi. Çatışmalarda iki kez yaralandı. Bulgaristan ve Sovyetler Birliği'nde tedavi gördü.
1950'de Türkiye'ye pasaportsuz girmekten ve tabanca bulundurmaktan tutuklandı ve kısa süre hapis yattı. Serbest bırakıldıktan sonra ertesi yıl, ünlü 1951 TKP tevkifatında tekrar tutuklandı. Yargılandı ve 7 yıl hapis ve iki yıl dört ay mecburî ikamet cezasına mahkum edildi.
Mihri Belli ilk kez 1960 larda yasal olarak, kendi adıyla konuşma ve yazma olanağını elde etti. “Türk Solu” ve “Aydınlık Sosyalist Dergi” adlı yayın organlarının yayınlanmasına yardımcı oldu. Bu dönemde de konuşma ve yazılarından dolayı iki kez tutuklandı, aylarca hapis yattı.
Mihri Belli bu dönemde ünlü Milli Demokratik Devrim (MDD) tezlerini geliştirdi. Arkadaşlarıyla birlikte kitlesel bir nitelik kazanmaya başlayan gençlik hareketinin Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi liderleriyle ilişkiye geçti. MDD kısa süre içinde solcu gençlik hareketi içinde önemli bir etkinlik sağladı ve Türkiye’de, 68 kuşağı gençlik hareketinin devrimci ve Marksist bir nitelik kazanmasında rol oynadı.
Mihri Belli, 12 Mart 1971 darbesinin ardından yakalanmamak için yurt dışına çıktı. Bir süre Filistin Kurtuluş Örgütü'nün konuğu oldu. Ardından Türkiye’ye giriş yaptı. Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupa'ya geçti. Orada bir süre kalarak Yurtsever dergisinin yayınlanmasına yardımcı oldu. Ecevit’in önderliğindeki CHP’nin en büyük parti olarak çıktığı 1973 seçiminde Türkiye’deydi.
1974 Af Yasasından sonra arkadaşlarıyla birlikte 1975'de Türkiye Emekçi Partisi'ni kurdu. Parti kurulur kurulmaz Sıkıyönetim Mahkemesi savcılığı harekete geçti Program ve tüzükte Kürt sözcüğünün kaldılmasını istedi. Aradan yıllar geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi harekete geçti ve Partiyi Kürtlere eşit haklerı savunduğu için TEP’i kapattı.
1979'da kendisine suikast girişiminde bulunuldu. Saldırıda ağır yaralandı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 1981 sonlarına doğru yurt dışına çıktı. Bir süre Ortadoğu'da kaldı. “Faşizme Karşı Birleşik Cephe” nin kuruluşuna katıldı .
Oradan İsveç'e geçti. Tüm bu süreç boyunca Kürt hareketini yakından izledi. 1992'de Türkiye'ye döndü. 1997’de Abdullah Öcalan ile buluşarak Kürt sorunun fedarasyona gidilmeden de üniter devlet çatısı altında eşitlik temeli üzerinde gönüllü birliğin kurulabileceği konusunda görüş birliğine vardıkları uzun bir görüşme yaptılar. Bu görüşme sonradan kitap olarak yayınlandı.
1996'da ÖDP, 2002 de de SDP kurucusu oldu. 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde DEHAP’tan İstanbul birinci bölgeden aday oldu.
2005'te 50 yıl önce hapiste yaptığı portreler, “Hapisaneden çizgiler” adı altında sergilendi.
Toplam 11 sene hapis, 18 sene zorunlu sürgün yaşadı. 2006 yılında 90'ıncı yaşı kutlandı
Kemal Burkay
http://www.kurdishlibrary.org/Images/Perssons/Burkay_Kemal_01_Picuk.jpg
Kemal BURKAY:Şair,Yazar,Siyasetçi
1937 yılında Tunceli’nin Mazgirt İlçesi’nin Kızılkale Köyü’nde doğdu. Babası köy eğitmeniydi. İlkokulu babasının eğitmenlik yaptığı çevre köylerde ve kendi köyünde okudu. 1949 yılında Akçadağ Köy Enstitüsü’ne girdi. Orada ve Diyarbakır-Ergani’de köy enstitüsünü tamamladı, 1955 yılında öğretmen oldu. 1956 yılında Elazığ Lisesi’nde sınavlara girerek lise diploması da aldı ve aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu, 1960 yılında bitirdi. Erzurum’da askerlik, Elazığ’da kaymakamlık stajı ve Osmaniye’de kısa bir süre kaymakamlık yaptı. Ancak merkeze alındı ve ayrılarak 1964 yılında Elazığ’da serbest avukatlığa başladı. Daha sonra Tunceli’ye geçti. Köy öğretmenliği yıllarında şiirler ve hikayeler yazdı. 1964 yılında ilk romanı “Yaşamanın Ötesinde” Vatan gazetesinde tefrika edildi. İlk şiir kitabı “Prangalar” 1967 yılında basıldı. 1965 yılında Elazığ’da “Çıra” adlı edebiyat dergisini çıkarıp yönetti. Edebi ve siyasi çok sayıda kitabı var.
Kemal Burkay, 1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve partinin Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Erzincan illerinde örgütlenmesinde rol aldı. 1965 seçimlerinde yaşını büyüterek TİP’in Bingöl adayı oldu. 1968 yılında TİP Genel Yönetim Kurulu’na, bir yıl sonra ise Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1969 yılında TİP’in Tunceli adayı oldu. 12 Mart döneminde 1972 yılında yurt dışına çıktı. 1974 yılında çıkan af yasasının ardından ülkeye döndü, Ankara’da yine serbest avukatlığa başladı. Aynı yılın sonunda bir grup arkadaşıyla birlikte illegal Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’ni (PSK) kurdu ve genel sekreterliğe seçildi. Burkay ve arkadaşları 1975 yılında Özgürlük Yolu dergisini, 1977 yılında ise, 15 günlük Roja Welat gazetesini çıkardılar. PSK, bağımsız aday göstererek 1977 yılında (Mehdi Zana) Diyarbakır, 1979 yılında ise Ağrı belediye başkanlıklarını kazandı. Mart 1980’de yurt dışına çıktı. İsveç’ten politik iltica alan Burkay, çalışmalarını yurt dışında sürdürüyor. Siyasi Kürtçülüğün önemli isimlerinden olan Kemal Burkay, silahlı mücadeleyi reddeden yanıyla PKK’dan ayrılıyor.
Rıza Kuas
(1926-1981)
Sendikacı. Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı, DİSK’in kurucusu ve eski Yürütme Kurulu Üyesi, İstanbul ve Ankara (TİP) eski Milletvekili.
Sendikal yaşamına, 1949 yılında Derby Lastik fabrikasında çalışırken işyeri sendika temsilciliği ile başlayan işçi lideri Rıza Kuas, 1952 yılında Lastik İşçileri Sendikası, Kazlıçeşme Şube Başkanlığı’na seçildi. 1954 yılında yapılan seçimlerde sendika Genel Başkanlığı’na seçilen Rıza Kuas, bu görevini çeyrek yüzyılı aşkın bir süre sürdürdü.
Rıza Kuas, işçi sınıfını siyasal alanda da mutlaka mücadele etmelidir diyerek 13 Şubat 1961 yılında, Kemal Türkler ve 12 arkadaşı ile birlikte Türkiye İşçi Partisi’ni kurdu. 1965 yılında İzmir’de toplanan Genel Kurul’da TİP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. 1965 yılında TİP’ten Ankara, 1969 seçimlerinde ise İstanbul Milletvekili olarak T.B.M.M’ye girdi.
Bu dönemde gelişen olaylar karşısında Türk-İş yönetiminin etkisiz ve pasif kaldığını öne süren Lastik-İş Genel Başkanı Kuas, 1966 yılında Kristal-İş Sendikası’nın Paşabahçe Cam Fabrikasında başlattığı greve Türk-İş’in karşı çıkması üzerine Lastik-İş, Basın-İş, T. Maden-İş sendikaları Türk-İş üyesi olmayan Gıda-İş’i de alarak Sendikalararası Dayanışma Anlaşması (SADA) kurdular. Türk-İş yönetimi bu üç sendikaya geçici ihraç kararı vermesinin ardından, bu üç sendika, T. Gıda-İş ve T. Maden İşçileri Sendikası (Zonguldak) 12 Şubat 1967 yılında Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK) kurdular. Böylelikle sendikal mücadelede yeni bir sayfa açılıyordu. Devlet güdümlü bir sendikal anlayışın karşısına sınıf sendikacılığı anlayışı geliyordu. DİSK’in güçlenmesiyle 1968 yılında Rıza Kuas önderliğinde Derby Lastik Fabrikasında Türkiye’de ilk kez işyeri işgali gerçekleşiyordu. Yine ilk kez Türkiye’de yetkili sendikanın belirlenmesi için, 1968 yılında Derby Lastik Fabrikasında referandum yapılmasını sağlayan Lastik-İş Genel Başkanı Kuas, işverenin kurduğu sarı sendikayı teşhir etmiştir.
İşçiyi “hırsız” gibi gören zihniyetle mücadele amacıyla başlattığı “Üstünü Aratma” kampanyası tüm ülkede geniş yankı buldu. İşçiler onurlarına sahip çıkan bu kampanyaya aktif bir biçimde katıldı. Royal fabrikasında işçiler bu haklarını savunmak için toplu direniş yaptı.
Yıllarca verdiği sendikal ve siyasal mücadele ile işçi sınıfına büyük kazanımlar sağlayan Rıza Kuas, 1981 yılında öldü.
TİP(Türkiye İşçi Partisi)
Bizim sol geçmişimizin çok önemli bir oluşumu.
Türkiye'de ilk ve son defa bir sosyalist parti (Bence tek sol parti.) iki dönem meclise girdi.
bu görüşe katılmıyorum.nedenmi?çünkü 1908 devriminden sonrada sosyalistler meclise girmişlerdi.2.meşrutiyet öncesi istanbulda yapılan meşrutiyet yanlısı eyleme 100 bin dolaylarında insan katılmışdı.ermenisi,rumu,türkü...o zaman ist.in nüfusu 1 milyondan azdı.işçi sınfını içinde etnik ve dinsel ayrılıklar olsa bile sınıfsal olarak bilinç sahibiydiler.
daha sonra ittihat'daki ırkçılar partiye hakim olup ülkeyi emperyalist savaşa sürükleyip halklara kırım uyguladılar.işçi sınıfının içine ırkı ve dini katıp belini kırmayı amaçladılar ve başarılıda oldular.
yani sonuç olarak şunu diyorum bu topraklarda işçi hareketini ve sosyalizmi anlamak istiyorsak bunu cumhuriyetden sonra değil 1908 devrimi öncesi ve sonrası gelişen grevlere,eylemlere,sınıf bilincine bakmamız yeterli olur...
evet t.i.p detince ilk akla gelen emeğinve saygının adresi olan kemal türkler gelir
Kemal Burkay
http://www.kurdishlibrary.org/Images/Perssons/Burkay_Kemal_01_Picuk.jpg
Kemal BURKAY:Şair,Yazar,Siyasetçi
1937 yılında Tunceli’nin Mazgirt İlçesi’nin Kızılkale Köyü’nde doğdu. Babası köy eğitmeniydi. İlkokulu babasının eğitmenlik yaptığı çevre köylerde ve kendi köyünde okudu. 1949 yılında Akçadağ Köy Enstitüsü’ne girdi. Orada ve Diyarbakır-Ergani’de köy enstitüsünü tamamladı, 1955 yılında öğretmen oldu. 1956 yılında Elazığ Lisesi’nde sınavlara girerek lise diploması da aldı ve aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu, 1960 yılında bitirdi. Erzurum’da askerlik, Elazığ’da kaymakamlık stajı ve Osmaniye’de kısa bir süre kaymakamlık yaptı. Ancak merkeze alındı ve ayrılarak 1964 yılında Elazığ’da serbest avukatlığa başladı. Daha sonra Tunceli’ye geçti. Köy öğretmenliği yıllarında şiirler ve hikayeler yazdı. 1964 yılında ilk romanı “Yaşamanın Ötesinde” Vatan gazetesinde tefrika edildi. İlk şiir kitabı “Prangalar” 1967 yılında basıldı. 1965 yılında Elazığ’da “Çıra” adlı edebiyat dergisini çıkarıp yönetti. Edebi ve siyasi çok sayıda kitabı var.
Kemal Burkay, 1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve partinin Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Erzincan illerinde örgütlenmesinde rol aldı. 1965 seçimlerinde yaşını büyüterek TİP’in Bingöl adayı oldu. 1968 yılında TİP Genel Yönetim Kurulu’na, bir yıl sonra ise Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1969 yılında TİP’in Tunceli adayı oldu. 12 Mart döneminde 1972 yılında yurt dışına çıktı. 1974 yılında çıkan af yasasının ardından ülkeye döndü, Ankara’da yine serbest avukatlığa başladı. Aynı yılın sonunda bir grup arkadaşıyla birlikte illegal Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’ni (PSK) kurdu ve genel sekreterliğe seçildi. Burkay ve arkadaşları 1975 yılında Özgürlük Yolu dergisini, 1977 yılında ise, 15 günlük Roja Welat gazetesini çıkardılar. PSK, bağımsız aday göstererek 1977 yılında (Mehdi Zana) Diyarbakır, 1979 yılında ise Ağrı belediye başkanlıklarını kazandı. Mart 1980’de yurt dışına çıktı. İsveç’ten politik iltica alan Burkay, çalışmalarını yurt dışında sürdürüyor. Siyasi Kürtçülüğün önemli isimlerinden olan Kemal Burkay, silahlı mücadeleyi reddeden yanıyla PKK’dan ayrılıyor.
oğlunun ağzından babasını dinlemiştim ( siyasalda okuyordu, garibim her hafta gözaltına alınırdı:-)), belki ondan severim, ama belki değil onu sevmemin kesin sebebi: gülümse. arto tunç ta ne güzel bestelemiş, sezen de rahmi saltukta ne güzel söylemiş.
Gülümse hadi gülümse
Bulutlar gitsin
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Hadi gülümse
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir Akdeniz olur
Gülümse
Tut ki karnım acıktı
Anneme küstüm
Tüm şehir bana küstü
Bir kedim bile yok anlıyor musun
Hadi gülümse
Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı
Çakıltaşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun başkasın
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir Akdeniz olur
Gülümse
Söz : Kemal BURKAY
|
|