Balta
19.12.2006, 16:52
Elimize maille ulasan Insan Haklari Haftasi ile ilgili ABF nin duyurusudur;
BASIN AÇIKLAMASI
TÜRKİYE, DEMOKRATİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE ÇOĞULCU
TOPLUM PROJESİNİ HEDEFLEMELİDİR.
10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, adından da anlaşıldığı üzere, evrensel değerlerle ortaya çıkmış ve Türkiye'nin de imzaladığı, insan haklarını güvence altına alan bir bildirgedir. İnsanın doğuştan kazanılmış olan hakları, devredilemez, ertelenemez ve evrensel nitelikler taşır. Dolaysı ile Türkiye'deki mevcut insan hakları uygulamalarının bu ilkeleri dikkate alması gerekir. İnsan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 58. yılında, Türkiye toplumu halen askeri darbe ürünü olan bir Anayasa yönetilmektedir. Yurttaşı, evrensel hakları ile temsil etmeyen bu anayasa, aynı zamanda Türkiye'nin çok kültürlü, çok inançlı ve çok dilli yapısını inkar etmeyi benimsemiştir.
Türkiye'de insan hakları ihlalleri devam etmektedir.
Türkiye'de insan hakları ihlalleri devam etmektedir. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum tasarımı projesi, resmi görüşün halen kabul etmemekte ısrar ettiği ideolojik tercih olarak güncelliğini korumaktadır.
AB sürecinde en çok açığa çıkan, insan hakları ihlalleri konusunda, uygulamada hiçbir değişim olmadığı gibi, uyum yasaları ise, dışlayıcı ve inkarcı tutumu devam ettirmektedir.
Aleviler açısından bakıldığında, İnsan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 58. yılında Türkiye'de;
Nüfusun üçte birini oluşturan Alevilerin hakları ihlal edilmeye devam etmektedir.
Zorunlu din dersleri ile çocuklara zorla dinsel eğitim verilmektedir.
Asimilasyon politikalarının devamı için Alevi köylerine zorla cami yapılmaya, Alevi yerleşim birimlerinde ideolojik müdahaleler devam etmektedir.
Resmi din dayatması ile farklı inançsal kimliklere yönelik ayrımcılık devam ederken, ayrımcılığa maruz kalanların vergileri ile Diyanet İşleri Başkanlığı finanse edilmektedir.
"Alevi" kimliğinin resmen tanınması yerine inkar halen devam etmektedir.
Cemevlerine yönelik siyasi ve hukuksal inkar ve ihlaller devam etmektedir.
Bu resmin bulunduğu Türkiye'nin siyasi iktidarlarına sesleniyoruz; Türkiye'de Alevilere ve diğer toplumsal kesimlere karşı yapılan ayırımcılık ve haksızlık derhal düzeltilmelidir. Herkesin eşitlik haklarından yararlanması için, eşitlik fiilen yaratılmalı ve hak ihlallerine son verilmelidir.
Aleviler devletin, dinsel ve dilsel açıdan uyguladığı ayrımcı politikadan arındırılmasını, herkesin farklılıkları ile eşit koşullarda bir arada kardeşçe yaşamasını savunur. Bu nedenle tekçi devlet yapılanmasından derhal kurtulmak gerekir.
Eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa şart!
Bunun için uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmalıdır. Devletin yurttaşları ile eşit koşullarda ve eşit zeminde buluşması için 58 yıl geçte olsa, adım atılmalıdır.
ABF olarak herkesin "İnsan Hakları Haftası" nı kutluyor ve haklarına sahip çıkamaya davet ediyoruz.
11 Aralık 2006
Kamuoyunu bilgisine sunulur
Alevi Bektaşi Federasyonu
Turan Eser, Genel Sekreter
BASIN AÇIKLAMASI
TÜRKİYE, DEMOKRATİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE ÇOĞULCU
TOPLUM PROJESİNİ HEDEFLEMELİDİR.
10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, adından da anlaşıldığı üzere, evrensel değerlerle ortaya çıkmış ve Türkiye'nin de imzaladığı, insan haklarını güvence altına alan bir bildirgedir. İnsanın doğuştan kazanılmış olan hakları, devredilemez, ertelenemez ve evrensel nitelikler taşır. Dolaysı ile Türkiye'deki mevcut insan hakları uygulamalarının bu ilkeleri dikkate alması gerekir. İnsan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 58. yılında, Türkiye toplumu halen askeri darbe ürünü olan bir Anayasa yönetilmektedir. Yurttaşı, evrensel hakları ile temsil etmeyen bu anayasa, aynı zamanda Türkiye'nin çok kültürlü, çok inançlı ve çok dilli yapısını inkar etmeyi benimsemiştir.
Türkiye'de insan hakları ihlalleri devam etmektedir.
Türkiye'de insan hakları ihlalleri devam etmektedir. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum tasarımı projesi, resmi görüşün halen kabul etmemekte ısrar ettiği ideolojik tercih olarak güncelliğini korumaktadır.
AB sürecinde en çok açığa çıkan, insan hakları ihlalleri konusunda, uygulamada hiçbir değişim olmadığı gibi, uyum yasaları ise, dışlayıcı ve inkarcı tutumu devam ettirmektedir.
Aleviler açısından bakıldığında, İnsan hakları evrensel bildirgesinin kabul edilişinin 58. yılında Türkiye'de;
Nüfusun üçte birini oluşturan Alevilerin hakları ihlal edilmeye devam etmektedir.
Zorunlu din dersleri ile çocuklara zorla dinsel eğitim verilmektedir.
Asimilasyon politikalarının devamı için Alevi köylerine zorla cami yapılmaya, Alevi yerleşim birimlerinde ideolojik müdahaleler devam etmektedir.
Resmi din dayatması ile farklı inançsal kimliklere yönelik ayrımcılık devam ederken, ayrımcılığa maruz kalanların vergileri ile Diyanet İşleri Başkanlığı finanse edilmektedir.
"Alevi" kimliğinin resmen tanınması yerine inkar halen devam etmektedir.
Cemevlerine yönelik siyasi ve hukuksal inkar ve ihlaller devam etmektedir.
Bu resmin bulunduğu Türkiye'nin siyasi iktidarlarına sesleniyoruz; Türkiye'de Alevilere ve diğer toplumsal kesimlere karşı yapılan ayırımcılık ve haksızlık derhal düzeltilmelidir. Herkesin eşitlik haklarından yararlanması için, eşitlik fiilen yaratılmalı ve hak ihlallerine son verilmelidir.
Aleviler devletin, dinsel ve dilsel açıdan uyguladığı ayrımcı politikadan arındırılmasını, herkesin farklılıkları ile eşit koşullarda bir arada kardeşçe yaşamasını savunur. Bu nedenle tekçi devlet yapılanmasından derhal kurtulmak gerekir.
Eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa şart!
Bunun için uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa yapılmalıdır. Devletin yurttaşları ile eşit koşullarda ve eşit zeminde buluşması için 58 yıl geçte olsa, adım atılmalıdır.
ABF olarak herkesin "İnsan Hakları Haftası" nı kutluyor ve haklarına sahip çıkamaya davet ediyoruz.
11 Aralık 2006
Kamuoyunu bilgisine sunulur
Alevi Bektaşi Federasyonu
Turan Eser, Genel Sekreter