Orijinalini görmek için tıklayınız : Maraş katiliamının 27.yılı


b.alina
20.12.2006, 13:20
sevgili arkadaşlar 19 aralık tarihi bizim ülkemizde kayıtlara geçen iki kanlı katliamın tarihlerinden biridir.Birinci siyaset bölümünde açılan 19 aralık hayata dönüş operasyonu ve bir diğeri maraş katliamının başlıngıç tarihidir.

alevilik tarihine adını yazdıran bu kanlı gün yurdumuzun çeşitli bölgelerinde
anılmıştır.

Maraş katliamı 27. yılında anıldı
Resmi kayıtlara göre 114 kişinin katledildiği, binlerce ev ve işyerinin yakıldığı Maraş Katliamı’nın üzerinden 27 yıl geçti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ( PSAKD ) Başkanı Kazım Genç, katliamlara karşı duruşun ve katliamları önlemenin en doğru yolunun “unutmamak” olduğunu söyledi. Öte yandan, 78'liler Girişimi" de "Maraş Katliamı" dosyasını açmaya hazırlanıyor...

Katliamın yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan PSAKD Başkanı Kazım Genç, 27 yıl önce gerçekleşen katliamın tüm Alevi katliamlarında kullanılan “dinin elden gittiği ve Alevilerin camilere saldırdığı” provakosyonuyla başladığını hatırlattı. Alevilerin “72 millete bir nazarla” baktığını vurgulayan Genç, “Aleviler hiç kimseyi, dinine ve inancına göre göre değerlendirmedikleri gibi, hiç kimsenin inanç mekanlarına ve hele de, yüzlerce yıldır aynı topraklar üzerinde birlikte yaşadıkları Sünni yurttaşlarımızın inanç merkezleri olan Camilere olumsuz bir yaklaşımları söz konusu olmamıştır” dedi.

KATLİAMI YAPANLAR MİLLETVEKİLİ OLDU

Genç, egemen güçlerin katliamların planlanmasında ve gerçekleşmesindeki varlığının unutulmaması gerektiğini belirterek, “Aynı egemen güçler katliam sonrası katliamı yapan maşalarına kol ve kanat germişler, küçük cezalarla kurtulmasını sağlamışlar ve hatta bazı maşalarını meclise milletvekili olarak taşımışlardır” açıklamasını yaptı

Dönemin Başbakanı’nın ölümünün ardından çekmecesinden “Katliam MİT’in içindeki MHP kanadı tarafından organize edildi” yönündeki bilgi notunu çıktığını hatırlatan Genç, bu notla somut gerçeklerin su yüzüne çıktığını vurguladı.

Genç açıklamasına şöyle devam etti: “Katliamlara karşı duruşun ve katliamları önlemenin en doğru yolu, katliamları unutmamak ve toplumun da unutmasının önüne geçmektir. Mara’ı dört gün boyunca ele geçirerek, Alevi canlarımızı katleden ırkçı, şoven, faşist gerici güçlere karşı toplumu sürekli uyanık tutmanın ve katliamları önleminin tek yolu, katliamların unutulmasının önüne geçmektir.”

78'LİLER GİRİŞİMİ 'MARAŞ KATLİAMI DOSYASI'NI AÇIYOR

78'liler Girişimi, 12 Eylül'ü sorgulama ve yargılama kapsamında, 22-24 Aralık 1978 tarihinde Maraş'ta yaşanan ve tarihe kara bir leke olarak geçen Maraş Katliamı dosyasını açıyor. Girişimden bildirilen program şöyle:


Basın toplantısı: Taksim Gezi Parkı
23 Aralık 2006 saat: 12:00

Panel: "Tanıklarla Maraş Katliamı"

Yöneten: Zeki Coşkun (Yazar) Panelistler: İnci Aral (Yazar), Rıdvan Akar ( TV-Program Yapımcısı- Yazar) Tanıklar: Celal Beşiktepe (Mimar), Mehmet Aramat (Mimar), Fikret Babaoğlu (Avukat) Hamit Kapan.

Tarih/Saat: 24 Aralık 2006- 14:00

Adres: Makine Mühendisleri Odası Konferans Salonu.
Büyükparmakkapı, İpek Sok. Beyoğlu- İstanbul.

sesonline.net

b.alina
20.12.2006, 13:26
maraş katliami ile abf basın açıklamısı

BASINA ve KAMUOYUNA


Maraş Katliamının 27. yılında:

• Anadolu katliamların mezarlığı olmamalıdır.
• Ortaya çıkan yeni bilgiler ve belgeler, ışığında yeni bir hukuki süreç başlatılmalıdır.
• Maraş katliamının sorumluları, statüleri ne olursa olsun yargılanmalıdır.

Toplumsal belleğin giderek silinmeye çalışıldığı ülkemizde, Maraş katliamının arkasındaki ideolojik ve fiziki güç bu ülkede halen yargılanmadı. Alevilere, solculara, demokratlara, işçilere ve devrimcilere yönelik katliamlar, halen aydınlatılmamak üzere “derin”liğin karanlığında gizlenmektedir. Her katliamda olduğu gibi, Maraş katliamındaki siyasi ve hukuki sorumluluk, hesap vermek yerine, “kaşımayın” edepsizliği ile toplumun açık gündemlerini kapatmaya çalışmaktadır. Osmanlı döneminde Alevilere katliam çağrısı yapan Şeyhülislam fetvalarının arkasındaki ideolojik yaklaşım ile Cumhuriyet döneminde Alevilere yönelik katliam fetvaların arkasında ideolojik zihniyet aynıdır. Kısacası bu ülkedeki farklılıkları yok etmeye çalışan zihniyet kurgusunda bir değişim olmamıştır.

Maraş katliamın bilançosu ve sonuçlarına siyasi iktidarlar sessiz kaldı. O dönem gazetelere yansıyan başlıklar, “Yaşananların bir soykırım olduğunu ve Alevi nüfusun yüzde 80’inin kenti terk ettiğini”, “Ölü sayısı 111, Yaralı sayısı 1000’in üstünde, tahrip edilerek yakılan ev 552, tahrip edilerek yakılan işyeri 289, yakılan oto 8” yazıyordur.

16 yüzyılın başındaki “Kızılbaşlar kafir ve dinsizdirler..Bunları öldürüp, toplumlarını darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır” fetvası ile 40 binin üzerinde Aleviği katleden , Aralık 1978’de Maraş’ta “Kanımız aksa da zafer İslamın, Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız” sloganı ile 100’den fazla Aleviyi kurşunlayan, 4 Temmuz 1980’de “Allah, Allah, Allah”, “Aleviler solcular öleceksiniz” sesleri ile Çorum’u “mezarsız ölüler” şehrine çevirenler ve 2 Temmuz 1993 yılında “İslamiyeti ezdirmeyeceğiz, Bismillahi Allahüekber” çığlıkları ve resmi ağızların “Gazanız mübarek olsun” destekleri altında, Sivas’ta Madımak otelinde bulunan 35 Aydını, yazarı, sanatçıyı, semah dönen gençleri, bağlamanın ustalarını cehaletin ateşi ile yakanlar arasında bir fark yoktu. 3 Eylül 1978 yılında Sivas’ta Alibaba mahallesinde yüzlerce eve benzin dökerek yakan, 9 kişiyi öldüren gerici güruhta aynı ideolojik gıdadan emziriliyordu. Katliam tertipçilerin maşaları olan tetikçileri besleyen ideolojik duruşun hedefi, Alevilerdi, solculardı, demokrasi ve insanlıktı. Anadolu’daki katliamlar olduğu gibi Maraş katliamı da bu topraklar üzerinde yaşayan bireyin ve toplumun adalet, özgürlük, güvenlik ve yaşama gibi temel haklarına, çocukların geleceğine hedef alan katliamlardır. Alevilere, bu ülkenin aydınlık yüzlerine ve demokrasiye yönelik katliamları “Allah adına”, “Müslümanlık adına”, „milliyetçilik adına“ yapanlar, kişisel değil, resmi görüş destekli siyasal ve ideolojikti güçlerdir.

Maraş katliamında yeni boyut
Maraş Katliamı ile ilgili diğer bir güncel gelişme ise, DSP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan belgelerdir. Bu belgeler Maraş Katliamı'nın asıl sorumlularının kimler olduğuna dair açık adresler göstermiştir. Bu katliamı ve sorumlularını tüm yönleri ile açığa çıkaracak olan yeni bilgiler ve belgeler, yeni bir hukuki sürecin başlatılması için yeterlidir.
ABF olarak, DSP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan belgeler delil olarak kullanılarak, eski belge ve yaşanmışlarla birleştirip, katliamın sorumlularının yargılanması için göreve çağırıyoruz.

Maraş katliamının sorumluları, statüleri ne olursa olsun yargılanmalıdır. 19.12.2006

Kamuoyunu bilgisine sunulur

Alevi Bektaşi Federasyonu
Selahattin Özel, Genel Başkan

Şoreş
20.12.2006, 19:03
Birkaç gün sonra, Cumartesi günü Maraş Katliamının yıl dönümüdür..
Maraş Katliamı ABD uşakları, sözde yurtsever, zeki geçinen birilerinin Maraşın Mahallelerinde, sokakların ellerinde baltalar, sopalar, Piriketler hatta bazılarında Kur'an'ı Kerim, Saçmalar ile başlattıkları ve Kerbelaya dönüştürdükleri bir katliamdır..

Maraş Katliamı Aleviliğe, Demokratlara, Aydın insanlara karşı başlatılmış, önceden Maraşta bir iş adamının fabrikasında planlanmış ve uygulanmış bir acıdır.. Maraş Katliamının Siyasi, İnançsal, Ekonomik nedenleride vardır...
Alevilerin Sol'u desteklemesi, en önemlisi Alevi olmaları ve o dönemlerde Alevi bazı kesimlerinin Ekonomik olarakda yükselişe geçmesi Sünni Çevreleri Maraşta rahatsız etmiştir...

Maraş Katliamı / Olayları 1978 senesinin Nisan ayında, Ankaradan Malatya Belediye başkanı Hamit Fendoğluna ve Pazarcık CHP ilçe başkanı Memiş Özdala gönderilen bombalı paket ile kıvılcımlanır.Bundan aylar sonra 1978 Aralıkta Maraş Çiçek sinemasına bomba atılır.. Bombayı atanların Alevi Komünistler olduğu uydurmasını yayarlar dört biryanda.. Bunlar birer kışkırtmadır.. Halkı Alevilere karşı kıştırtmadır..Olayı bizim üstümüze atmaya çalıştılar ama daha sonra bombayı Ülkücü, Kukla Ökkeş Kengerin attığı saptanmıştır.. Daha sonra Maraş Meslek Lisesinden iki öğretmen kurşunlanır.Öğretmenlerin cenazelerinin kalkacağı vakitlerde Sünni Türkler/Ülkücüler birleşerek Alevilerin Camileri bombalayacakları uydurması ile halkı kışkırtmaya çalışırlar.. Çıkan olaylar nedeniyle Cenazeler daha sonra kaldırılacaktır..Sonraki gün Öğretmenlerin cenazesi kalkacaktır.. Ve Belediye Hoparlöründen kimliği belirsiz bir kişi '' Aleviler tarafından öldürülen kardeşlerimizin Cenazeleri kalkacaktır '' gibi bir duyuru yapar.. Halkı kışkırtmaya çalışırlar.. 23 Aralık Günü elinde sopalı, Saçmalı Ülkücü Gruplar Alevi Mahallelere saldırmaya başlarlar.. Olaylardan günler önce Nüfus Sayımı bahanesi ile Alevi Evleri X, Sünnilerin evleri ise O işaretleri ile işaretlenir.. Saldırılar başlamış ve can kıyımı sürmektedir.. Elbistan gibi Mahallelerde yüzlerce işyeri ve Alevi evleri yakılır, tahrip edilir.. Bu dönem ne hikmetse Kıbrısı Fatihi Ecevit, kendi ülkesinde bir şehirdeki Katliama müdahele edemez.. Maraş'ın çevre Köylerinden getirilen Ülkücüler, Sünnilerde katliama karışırlar.. Ufacık çocuklar öldürülür, genç kızlar dağ'a kaldırılır, gencecik insanlar baltalarla, piriketlerle, saçmalarla öldürülür.. Ali adında bir çocuğun kanını Kazan'a akıtır Ülkücüler.. Esma isimli bir Hamile kadın döve döve öldürülür.. Kendide, çocuğuda.. Sokaklarda '' Aleviler Moskovaya, Kara Oğlan gelsin sizi kurtarsın'' naralarıyla Alevileri katlederler... Dillerinde de Allahu Ekber, kimisinin elinde de Ana Yasa olarak gördüğü Kur'anı Kerim vardı.. Olaylar birkaç gün devam eder, sonunda ise yüzlerce İşyeri, Araç ve Ev yakılmış, yüzlerce yaralı ve 111 Ölü vardır.. Ama olayları yaşayan Aleviler Ölü sayısının daha fazla olduğunu ve rakamların az gösterilmeye çalışıldığını söylerler..Mesela benim Mersinli tanıdıkları genç Alevi kızlarının dağlara kaçırıldıklarını söyler ama bunu hiçbir kaynak söylemez nedense.. İnsanlar ağaçlara çivilenir, bir bebek beşiği ile pencereden atılır, Aleviler satırlarla öldürülür bu katliamda.. Baba ve Oğul yanyana öldürülür... Kadınlar çırılçıplak sokaklarda gezdirilir.. Kimse müdahele etmez.. Asker sadece yaralıları toplar... O kadar..

pastoralsenfoni
20.12.2006, 19:14
böyle anlamlı günlerde içim ezilerek ölümün o soğuk havasını gün boyunca içimde taşıyorum.ölenlerin yasını unutmak,unutturmak istemiyorum.bu canlar bizim canlarımız acısı bizim acımız.nice zulüm nice kıyım gördü aleviler ama yine bir ve yine var.
şimdi ise geleceğin teminatı alevilerdir.

maraş katiliamı sorumluları katilleri cezalarını bulmalıdır.

aytans
20.12.2006, 19:15
O dönemi görmüş biri olarak yapılanlar solculara değil tüm maraşta yaşayan alevilere karşı yapılmış bir katliamdır.Öyle bir ülkede yaşıyoruzki o katliamı yapanlar milletvekilliği ve bakanlık yaptılar ve yapmaktadırlar.Bu ülkede fikrinden dolayı asılan DENİZ ler varken alevilere karşı katliam yapanların bu durumu yaşamalarını içime sindiremiyorum.Tek tesellim alevi gençlerin bu duruma duyarlı olmaları.Gün gelecek MARAŞ'ın hesabı sorulacak.

Hüseyin69
20.12.2006, 19:24
ben artik katliamlarla özellikle alevi katliamlari yapanlara ne nalet okurum nede kin duyarim
cünki asirlardan berridir sistemler tarafindan gerceklesen tüm alevi katliamlarinda
sistemin bir gün cikipta özür diledigini ne duydum nede gördüm hepimiz türküyle kürdüyle, alevisiyle sunnisiyle, kardesiz acilarimizi kinlerimizi icimize gömüp isimize gücümüze gidelim politikasi oldugu sürece bizde elimize iki degnege baglanmis bez parcalariyla avazimiz ciktigi kadar bagirmaya devam ettigimiz sürece ha yavuzun askerleri ha sistemin bekcileri fark etmez bizi korumaya ilelebet devam edecekler 40 sene önceki katliam ile on sene önceki katliam arasindaki tek fark meskendir, beyin ayni beyin, kafa ayni kafa, katil ayni katil, alevi ayni alevi, dedigim gibi sadece mekanlar degisebiliyor

rinda
20.12.2006, 19:32
Bundan tam 27 yıl önce 1978 Aralığının son günlerine gelinirken Maraş'da MHP'li faşist milislerin gerçekleştirdiği Saldırılar sonucunda 111 kişi ölmüş, Alevi nüfusun yüzde 80’i Maraş’ı terk etmişti.yüzlerce kişi yaralanmış ve yüzlerce ev, işyeri yakılmış, yıkılmıştır.


Olaylar, ne bir rastlantı, ne de "halkın galeyana gelmesi" sonucu olmuştur. Olaylar aylar öncesinden planlanmış ve alanlar belirlenmiştir. Yer Malatya'dır, Erzincan'dır, Çorum' dur, Maraş'tır. Amaç, kitlelerin hızla politize olduğu bir ortamda gelişen devrimci mücadeleyi durdurmaktır.

19 Aralık 1978 günü Maraş'ta faşistlerin propaganda aracı haline gelen Cüneyt Arkın' ın "Güneş Ne Zaman Doğacak" filminin gösterildiği Çiçek Sinemasının, Ökkeş Kenger ve birkaç faşist tarafından bombalanmasıyla olaylar gelişmeye başlamıştır.

20 Aralık günü alevilerin işlettiği demokrat insanların gidip geldiği Akın Kraathanesi faşistlerce bombalanır.
Kendi attıkları bombaya "misilleme" olarak 21 Aralık günü iki öğretmeni öldüren faşistler,

22 Aralık’ta bir gün önce katledilen iki öğretmenin cenazesine katılan kitleye saldırır. Faşist grup, bölgeden özellikle toplanmış bir araya getirilmiş yüzlerce azılı katilden oluşmaktadır. Bu katil kitle «bir komünist, alevi öldüren cennete gider» vaazlarıyla iyice kışkırtılır. Cenaze için toplanan kitleye, askerin polisin gözetimindeki faşistler saldırırken, diğer yanda kapıları önceden işaretlenmiş dükkanlar yakılmaya başlanır. Bu cenaze töreninde büyük bir katliam gerçekleştirmek planlanmıştır ancak faşistlerin kendi organizasyonlarından kaynaklanan nedenlerle o gün halktan üç insan katledilir.

Hedeflenen çok daha büyük bir kitle katliamıdır.
23 Aralık’ta Maraş dört bir yandan yanmaya başlar. Katliam mahallere yayılır. Yörükselim, Mağaralı, Serintepe, Namık Kemal, Karamaraş mahalleri katliamın en yoğun yaşandığı bölgeler olur.

Katliamın doruğa tırmandığı, vahşetin sınır tanımadığı gün 24 Aralık’tır. Üstelik 24 Aralık günü Maraş’ta sokağa çıkma yasağı vardır.

Vahşetin sınırı yoktur. “Faşist katiller yoksul halkı otomatik silahlarla katlettiler, çoluk, çocuk, genç, ihtiyar, kadın, erkek, demediler, ana rahmindeki bebelere bile acımadılar, kadınların mahrem yerlerinde dinamit patlattılar, göğüslerini kestiler, yaktılar, duvarlara, ağaçlara çivileyip öldürdüler Ve bu tablo, mücadele tarihimize, faşizmin vahşetinin katliamcılığının sınır tanımazlığını tüm açıklığıyla ortaya seren günler olarak geçer. Bu vahşetin sonunda halktan 111 insan katledilir. 552 ev, 289 işyeri, 8 oto yakılır. Bunlar resmi rakamlardır ve katliamın boyutu gerçekte çok daha büyüktür

alxas.net..

b.alina
20.12.2006, 19:43
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9560&stc=1&d=1166636432
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9561&stc=1&d=1166636460
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9562&stc=1&d=1166636486
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9563&stc=1&d=1166636514
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9564&stc=1&d=1166636534
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9565&stc=1&d=1166636575
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9566&stc=1&d=1166636601

b.alina
20.12.2006, 19:46
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9569&stc=1&d=1166636752
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9567&stc=1&d=1166636689
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9568&stc=1&d=1166636722
http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9570&stc=1&d=1166636780

aytans
20.12.2006, 19:49
Can resimleri görünce 27 yıl öncesine gittim.Bize o günleri yaşatanlara binlerce lanet olsun.

Haydaryiğit
20.12.2006, 20:01
27 yıl önce yaşanmış olan insanlığın yüz karası olayların katilleri devlet kademelerinde bir yerlere gelmiş,ya da serbestler.Fakat faşistlerin iktidarı ele almasıyla her zaman bir yolunu bulup bu olayların üzerini kapatmışlardır.. Kanayan yaramız kabuk bağladı ama daha iyileşmedi.. Bunun içinde gelecek nesiller olarak bunu unutmayacağız. Bize oynanan oyunlarda geçmişimizi de hatırlayarak ve geçmişimizle yargılayarak dikkate alacağız.. Unutmadık unutmayacağız...

Gülseren58
20.12.2006, 20:05
Sevgili Arkadaşlar,

Hepimiz için çok önemli olan Maraş Katliamının nasıl gerçekleştirildiği, olayların nasıl oluştuğu hakkında çoğumuzun bilgisi olduğuna ve bu bilgileri herkesle paylaşacağına eminim.

Bu yüzden, o günleri hatırlayan biri olarak (dinazorlardan kim kaldı değil mi?) Maraş Katliamı ile ilgili bu yorumlara farklı bir bakış açısı getirerek, bir anlamda zaten belleğimizde var olan bilgilerimizi zenginleşmesine hizmet etmek istiyorum.

1975'li yıllardan sonra Türkiye'de işçi-öğrenci temelli sol hareketin yükseldiğini yaşları müsait olan arkadaşlar anımsarlar. Yazık ki onlardan aramızda çok fazla yok.

Büyük kentlerde, yani işyerlerinin, fabrikaların yoğunluklu olduğu bölgelerde işçiler arasında giderek büyüyen sol örgütlenmelerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Çünkü o günlere baktığımızda bu ülkenin tarihinde hiç olmadığı kadar işçi sınıfından grevler, mitingler, boykotlar vb. türü eylemler ortaya konulmuştur. Bu eylemlerin burjuvazi için tehdit oluşturmaya başladığı andan itibaren ise kahvelerin, üniversitelerin silahlarla taranması olayları gündeme oturmaya başlanmıştır.
Burda küçük bir ayrıntıyı vurgulamak isterim. Çoğumuz sanırız ki, ülkücüler 12 Eylül'den sonra bir takım örgütlerin tetikçisi oldu. Oysa, onların daha öncesine de baktığınızda tarihleri boyunca hep tetikçi olduklarını görülür.
Kapitalist ülkelerde işçi örgütlenmeleri her zaman burjuvazi için hayati tehdit niteliği taşır. Hak arayışları ve bu nedenle grevler yapılması, işin durması, pazara sürülecek metanın üretilmemesi demek burjuvazi için ölüm demektir.
Ve genellikle bu durumda kalan burjuvazi a planını uygular. Yani faşizmin katı kurallarını ülkenin siyasetine oturtur.
Faşizmin de elbette herşeyden önce örgütlenmeye ihtiyacı vardı, bu örgütlenmesini büyük kentlerde başaramayacağı açık olduğundan, alevi-sunni nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerde provakasyonlar tertipleyerek, halkın içinde tedhiş hareketleriyle korku yaratarak gücünü göstermesi gerekiyordu ve öyle de oldu.
Zaten 1978 yılı bu tür olayların ard arda yaşandığı bir yıldır. Alevi-sunni nüfusun yoğunlukta yaşandığı bu olayların başlangıcından hemen önce Türkeş, İzmir'de Mussolini'yi örnek alarak Büyük Yürüyüşü başlatmış, Büyük Yürüyüş aslında katliamların başlangıcı olmuştur.

Katliamlarda faşistler tarafından öldürülen herkes bizim can'ımızdır.

Bu konuya böyle bir katkı sunmak istedim.

DiLkeT-CeZaM
20.12.2006, 21:33
Fazla söze gerek yok ne de olsa biz söyleyip biz dinliyoruz. Maraş Katliamı, bebek katilliğinin yalnız tek bir kesime ait olmadığınında kanıtıdır!.

MeRaLiNa
20.12.2006, 21:47
bize katliam yapanlarin yaptiklari hep yanlarina kar kaliyor... her katliamimizda oldugu gibi bunu yapanlarda cezasiz kaldi hatta ödüllendirildi... ve yine iktidarda sol bir parti vardi ne gariptirki... önümüzdeki zamanda baska bir yerde baska bir Katliam olmayacagini kim söyliyebilir?... ve biz hala hosgörü insanlik adi altinda kendimizi kandirip Hüseyin69'unda söyledigi gibi hepimiz kardesiz palavralari atiyoruz...

aytans
20.12.2006, 21:59
ELbette bu katliamı yapanların yanına bu kar kalmayacak.Elbette yaptıklarının gün olacak hesabını verecekler.O günler aklıma geldikçe kardeşlik ve hoşgörünün palavra olduğunu düşünüyorum.Çünkü biz alevilerden başka hoşgörülü bir toplum yoktur.Acaba hoşgörüden ve kardeşlikten bahsederek kendimizimi kandırıyoruz.

firariHH
20.12.2006, 22:55
o sevgili kardeslerimize kötü günleri yasatanarin ve kardeslerimizi katledenlerin alllah cezalarini versin diyorummm , hepsine lanet olsun!!!!

Fasisler tarafindan öldürülen canlar huzur icinde yatsinlar!!!

eylüleren
20.12.2006, 23:06
bize katliam yapanlarin yaptiklari hep yanlarina kar kaliyor... her katliamimizda oldugu gibi bunu yapanlarda cezasiz kaldi hatta ödüllendirildi... ve yine iktidarda sol bir parti vardi ne gariptirki... önümüzdeki zamanda baska bir yerde baska bir Katliam olmayacagini kim söyliyebilir?... ve biz hala hosgörü insanlik adi altinda kendimizi kandirip Hüseyin69'unda söyledigi gibi hepimiz kardesiz palavralari atiyoruz...


yapılanlar yapanların yanına kar olarak kaldıkça bu canilerin ekmeğine yağ sürülüyor.yapanlar korunmaya devam ediliyor.kim bilir tekrar ne zaman gün yüzüne çıkıp kirili bir oyunda kendilerine biçilen rolü oynayacaklar buna bir dur demenin zamanı geldide geçiyor hep korkarak mı yaşayacağız bu ülkede hep susacakmıyız.hoşgörü adı altında yapılanları unutucakmıyız oysaki bu yapılanlardan çoktan bir ders çıkarmamız gerekirdi.bu insanlık suçunu işleyenleri kınıyorum elbette birgün sıra onlarda gelecek kendi oyunlarında kendileri boğulacaklar..

Şoreş
20.12.2006, 23:10
Öksüz Maraş..

24 Aralık 1978...
Bir hançer sapladılar yüreğime..
Kör ettiler gözlerimi...
Tuttular kollarımdan kelepçelediler beni zindanlarda..
Birşey yapamadım..
İzin vermediler ki...

Gözümün önünde büyük bir kalabalık.
Kalabalığın ortasında ölümü bekleyen canlar...
Kaçamadık ki..
Kimsemiz yoktu..
Ufacık bebekler ağlıyordu beşiklerinde..
Esma Bacıyı katlediyorlar Heval
Nasıl kurtaralım ?
Cennet Ninenin gözleri oyuldu Heval
Yardım edemedim ki..
Koşamadım Heval, yetişemedim..
'' Durun'' diyemedim...
İsmaili oyuna getirmişler Heval..
Tuzağa düşürmüşler,
Mahkum etmişler Karanlıklara...



Heval! Bebeciği beşiğiyle balkondan atıyorlar.
Bak can çekişiyoruz..
Kime sığınalım ?
Heval baba ile oğulu yanyana öldürüyorlar.
Nasıl dayanayım bu acıya ?
Evlerimiz yakılıyor
Ateş kapladı yüreğimi Heval..
Nasıl söndüreyim ?

Bodrum katında öldürülen Aliyi kurtaramadım..
Ya kaçırılan bacılarımız Heval ?
Hangi dağlarda arayalım onları.. ?


Yeni bir Kerbela yaşıyoruz Heval..
Şah Hüseyin gibi ihanete uğradık..
Karaoğlan Kıbrısa çıkarma yaptı Heval.
Gururundan kabardı kabardı...
Peki Maraş neden öksüz kaldı ?

Heval evlerimizi işaretlemişler..
Adınada Nüfus sayımı demişler..
Ölüm dememişler Heval.
Ölüm kararınız dememişler..

Analar ağlar çocuklarının başında..
Etrafımda can vermiş insanlar..
Yakmışlar, parçalamışlar..
Sürgün etmişler Ruhlarını..

Ölüm saçarken '' Allahu Ekber '' diyorlar Heval.
3 Hilalli Bayraklarla, Satırlarla,
Yeni Yavuzlar sarmış başımızı..

Unutmuşlar bizi Heval.
Mervanlara teslim etmişler..
Kerbelanın 72 Can'ı gibi
Çölde aç, susuz bırakmışlar bizi...


İhanete uğramak kaderimiz olmuş Heval..
Yanlızlık kaderimiz...
Fırsatçıların kıskacında kalmışız Heval...
Çıkar uğruna...

( Soreş )

Servan
21.12.2006, 13:52
evet canlar aytans cok haklı o gun o kıyıma neden olanlar ülkenin yönetiminde yer aldılar.ve suçlular ortada yok.bir sekilde devlet bunu gizliyor,nedeni acık alevi kiilesini ortadan yok etmek.

Şoreş
21.12.2006, 19:04
Çorumda da aynılarını yaptılar Alevi düşmanları.. Fırında öldürülen canlar, Ağaca asılanlar, Bağ evine kapatılan bacılarımız... Malatya > Maraş > Çorum > Sivas > Gazi... Belirli aralıklarla yapılmış, planlı programlı Alevi Katliamları.. Osmanlıdan, Anadolu Selçuklularından bu yana Alevilere duyulan kin ve nefret'in yansımalarıdır..

Rose
21.12.2006, 19:24
bu tür katliamları yapanlar insan olamaz zaten. ama ne yazık ki bizim ülkemizde bu tür insanlık dışı şeyler gösteren varlıklarda var. bu tür katiliamları yaratanlar bir nevi hükümettir. eğer istese hükümetler orata oluşan sorunları yok edemez mi bastıramaz mı? çok kolaylıklar bunları yapar ama işine gelmiyor. yıllardır aleviler ile sunniler, kürtler ile türkler arasında hükümetler sorunlar yaratarak kendilerine bu ülkede rant yarattılar ve ne yazık ki hep acısını masum insanlar çekti ve çekmeyede devam ediyor.
umarım bir gün inanç, ırk, mezhep ayrımına gidilmeden yaşamayı öğreniriz.

Lazoşa_62
21.12.2006, 20:21
Evet canlar; hapiniz de bilgi ve yorumlarınızla bu katliamın karanlık yüzünü ortaya koymuşsunuz.Teşekkürler canlar.

Onlar;
Yılandır,onlar çıyandır.
Onlar;
Aşımıza göz koyandır.
tanıda büyüde,
Adiloş bebe....

Ahmet Arif' inde yazdığı gibi bizler çevremizdeki yılanlarla,çıyanlarla ve akreplerle zehirlediler.Onlar bizi yok etmeye çalıştıkça çoğaldık. Saygılarımla

b.alina
21.12.2006, 20:26
Haklısın koca Yusuf. Örgütlü mücadele devam ediyor. Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Gazi’yi unutmadık. Unutturmayacağız! Sanırım lafın unutanlara
Yıl 1979 24 Aralık, Cumartesi. Babam Aleviliğe oldukça düşkun biri, Dede çocuğu, itikatı tam ve sınırsız. Öyleki,Hacı Bektaş Veli etkinliklerine bir eda ile gider heybetli bir duruşu var zaten. Günlerce sevabına su dağıtır. Nokta Dergisi’nin dikkatini çekmiş itikatı için su dağıtan Alevi diye kapağına taşımış. Fanatik bir Şadi aşiretinden,çok sevecen dışa karşı (Alevilere) ev içinde terör
estiriyor. Misafirin bile dayak yeme intimali çok yüksek,gülmesi halinde veya çiğ bir lafta ona göre ’Hz. Ali’nin emri eksik lafa fitne fiçir katılıyor’’
Hakk yürüdü 2001’de mezar taşına aynen şu sözü yazdırdı, ‘’ILLA
FETTA ILLA ZÜLFIKAR.’’



Saygıyla anıyorum eksikleride olsa atadır.

1978 MARAŞ katliamının yıldönümü. Yer, Istanbul Okmeydanı, Örnektepe. Devrimci değerle yeni tanışan 17 yaşında bir gencim, kanım hızlı akıyor ve duyarlıyım.

MARAŞ katliamı protestosu var o alanda olmak için hiçbir teredütüm yok. Korsan bir miting, problemler yaşandı. Çok yoğun bir kalabalık, çatışmalar çıktı. İki kişi öldü. Polis ve asker operasyon yaptı, ben de tutuklandım. Selimiye Askeri Hapishane’de noktalandı korsan gösteri süreci. Babamın ziyarete geleceği aklımdan geçmez idi, geldmiş. O heybeti ile karşımda duruyordu, birden irkildim. Sıkıntılıyım ağır laflar edecek beklentisi içindeyim ama hazırlıklıyım. Çok sevecen bir ifadeyle ‘’kim koydu laaaaan bu tel örgüleri buraya, kaldırın şunları oğlumu öpeceğim’’ diye bağırmaya başladı. Askerlerin müdahelesi ile görüşme noktalandı, daha sonra öğrendim, Selimiye kışlasında yatığımız dönem iki ay boyunca görüştürülmeyeceğini bildiği halde gelmiş, görüşmek için hep sorun yaratıp tartaklanmış.


Bayrampaşa cezaevinde görüşme imkanımız oldu. Görüşmede söyledikleri karşısında şaşkına döndüm: ’Senki Alevileri katledenlere karşı mücadele etmişsin, sana ve arakadaşlarına niyaz ediyorum’’ deyiverdi. Ben de anlaymaya çalışıyorum: ‘’Baba Maraş katliamı bir Alevi Sünni çatışması değildir. Faşist bir saldırıdır’’ diyorum. Bu arada sloganlar yükseliyor: ‘’KAHROLSUN FAŞIZM… MARAŞIN HESABI SORULACAK’’…

Maraş’ın hesabı soruldu mu?.. Sivas’ın hesabı soruldu mu?.. Gazi’nin hesabı soruldu mu?.. Ama o heybetli inatcı Şadi’lii bana hesabını sormaya devam ediyor: ’Looo! Çibu Koministler hesabe teee! Çi heye deste de!!!
Haklısın koca Yusuf. Örgütlü mücadele devam ediyor. Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Gazi’yi unutmadık. Unutturmayacağız! Sanırım lafın unutanlara!


MÜRŞIT PUR

PSAKD ADANA Şube Başkanı

ulasirmola
21.12.2006, 20:51
benim en çok ağırıma giden iki şey var birincisi bu katliamı yapanların yada aynı kültürü ve beyni taşıyanların bugün hala aramızda kol gezmesi ve üstelik bunların vatansever olarak lanse edilmesidir
ikincisi ise alevilerin yaşadığı bunca acıya rağmen asimile olmakta bu kadar başarılı olması ve kendi kültürlerini yaşatarak ve direnişlerle bu tür saldırılarıları püskürtememesidir yani birlik olamamasırı dostu düşöanı ayırt edememesidir.
evet hümanist olabilirsin ama bana silah doğrultanada çiçek uzatamayız
artık bu tür saldırılara yeltenenler şuna emin olmalılar kesinlikle hesabı sorulacaktır bunu hissettirmeliyiz

odtülü aslan
21.12.2006, 22:30
Zaman bu ülkede nice olaylar gösterdi.Kimileri varki bizim yüreğimizi heryönden dağladı.Bi kere bu tür katliamlara ne bir Alevi nede bir solcu gözüyle bakalım.İnsan olan birinin yap(a)mayacağı türden katliamlar işkenceler geçmişte yapıldı bugün yapılıyor eminim yarınlardada yapılacak.Nedeni ise çok basit.Hep bu katliamların işbirlikçilerini maşalarını başımıza kondurduk.Alın size örnek Abdülkadir Aksu Maraş katliamında Maraşın emniyet müdürüdür.Şevket Kazan kendisi Sivas sanıklarının avukatıdır ama bu adam adalet bakanlığına kadar yükseldi.Varın gerisini siz tahmin edin.Daha bu ülkede bu zihniyet yaşadıkça başımıza neler gelecek.

garcia
21.12.2006, 22:35
arkadaşlar ülkemizde mhp,ülkü ocakları(sonradan bbp ve alperen ocaklarıda ortaya çıktı)gibi faşist örgütlenmeler,emperyalizmin ve kapitalizmin çıkar ilişkileri gereği ve tamamen egemen sınıfın vermiş olduğu emirle katliamlar yaptılar.mhp bu ülkede cıa ve israil tarafından desteklenen ve egemen sınıfın piyonluğunu ve yedek gücünü oluşturmaktan öte başka bir şey olmayan bir faşist yuvasıdır.dolayısıyla iktidarın resmi kolluk kuvvetleriyle ve onların gözetiminde hareket etmektedirler.
toplumsal muhalefetin yükseldiği dönemlerde,bir kaos ve yönetilenler arası ayrımcılığa dayalı bir çatışma ortamı yaratıp,yükselen toplumsal muhalefeti bastırmaya yönelik girişimlerdir faşist saldırılar.bu açıdan baktığımızda faşistler devletten bağımsız değildirler...bu nedenle toplumsal muhalefetin yükseldiği dönemde kahramanmaraş ili bir provakatif saldırı ve katliam için,pilot bölge seçildi,daha sonra aynı senaryolar, farklı inançlardan insanların topluca ve iç içe yaşadığı başka illerdede oynandı.

YoRuM78
21.12.2006, 22:56
bugun maraş katliyamın 27.yıldonumu:( sabah haberlede duydugum haber beni şok etti yorumsuz buyurn netten buldugum bilgiler
Ecevit'in Maraş Belgesi: "MİT'in Parmağı Var"
Kahramanmaraş Katliamının 27 Yıldönümünde Sorumluların Yargılanmaları İçin Ecevit'in Arşivinden Çıkan Belgelerin Delil Olarak Kullanılması İstenirken, Söz Konusu Belgede, 105 Kişinin Öldüğü Katliamda MİT'in ve Türkeş'in Parmağı Olduğu İfade Ediliyor.


Kahramanmaraş katliamının 27 yıldönümünde sorumluların yargılanmaları için Ecevit'in arşivinden çıkan belgelerin delil olarak kullanılması istenirken, 105 kişinin öldüğü katliamı MİT ve Türkeş'in tertiplediği ileri sürülüyor.

Ecevit'in 1979'dan beri sakladığı belgeye göre, katliam MİT görevlilerince planlanıyor. İşte Ecevit'in üzerine çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir" notu düştüğü belge "CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas, Kahramanmaraş) çıkacağına dair 1-2 ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermek bir tarafa olayın yaratılmasında en etkin rol oynamışlardır. Nitekim Kahramanmaraş olayı MİT'tenÂ…müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır. Türkeş oraya ...'in tavassutuyla ....'u tayin ettirerek Güney Bölgesi'ni ele geçirmiş ve Maraş olayını rahatlıkla tertip ettirmiştir.

MİT olayın içinde olmasaydı Maraş'tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi. MİT, CHP zamanında büyük olayları yapan ve yaptıran MHP'lilere ait bilgileri saklamış, sıkıyönetim mahkemelerine sadece sola ait raporların verilmesi hususunda Türkeş, MİT'teki elemanlarına talimat vermiştir."(ANKA) (Ankara Haber Ajansı)

halitseyfi
21.12.2006, 23:26
Alevi kitlelerin ve demokrat kitlelerin her gelişim ve değişim aşamalarında alevi ve demokrat kitlelere karşı, faşist saldırılar yoğunlaşmıştır. Bu özelliklede alevi kitleler üzerine yapılan saldırılarla olmuştur.

Kime kızsalar, alevilere saldırmışlardır.Faşist katiller bunu hep allah ve din baheneleri arkasına sığınarak yapmışlardır.

Bu saldırıların ABD nin yeşil kuşak projelerinin etkileri de olduğunun unutulmamasıda lazımdır.Çünkü o dönemde bütün alevilerin sol ve kominist olarak lanse ediliyordu. Aleviliğin demokratik yapısı ve sol yapısından korkuyorlardı. Solun gelişmesini sağlayacak, sola kitlesel olarak destek verecek tek unsurun aleviler olduğunu biliyorlardı.

Bu dönemde yapılan katliamların büyük bir planın parçaları olduğu açık ve seçik görülmesine rağmen nedense hep küçümsenmiş ve sınırlı bir olay olarak görülmüştür.

Nesimi
22.12.2006, 01:52
Faşistler saldıracakları evleri işaretleyerek Türk bayrakları ve 3 hilalli bayraklar asmışlar, Allah için savaşa yazılamaları yapmışlar ve sonunda 100 ü aşkın insanı barbarlıklarını tekrar göstererek katlettiler.


Gözü tornavidayla oyulan yaşlı nine

Doğmadan annesinin karnında süngülenen bebe

işte faşizmin gerçek yüzü...

Kahrolsun Faşizm.

Partizan62
22.12.2006, 02:59
Kendi evimize giremez olduk
Kimseninde hatirini gardas soramaz olduk
Konu komsumuzada varamaz olduk
Kursun atarmiydi bilmem gardas gardasa
Bizim köyü dönderdiler Marasa

Vurulmus yavrular elli kinali
Sorma gardas sorma sinem yarali
Yat yabanci degil hepsi buralari
Kursun atarmiydi bilmem gardas gardasa
Bizim köyü dönderdiler Marasa

tsira
22.12.2006, 13:47
Gerici faşistler tarafından gerçekleştirilen Alevi ve devrimci katliamının 27. yılı.

En kanlı sivil faşistler ve islamcı kesimler Maraş'ta kendilerince zulmün kaynağı olarak gördükleri daha doğmamış bebekten,eli ayağı tutmayan yaşlılara kadar herkesi kıydılar.

Bundan 27 yıl önce, 24 Aralık 1978’de, faşist hareket Maraş’ta cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirmişti. Bu katliamı daha sonra, Sivas’ta ve Aleviler ile Sünnilerin bir arada yaşadığı başka Anadolu kentlerinde yaşanan şiddet olayları izlemişti.

Ne yazık ki Alevilere yönelik süren bu kıyım filmleri bitmemiştir.Acımız dindirilmediği gibi her geçen gün yenisi eklenmiştir.
Bu yobazların, faşistlerin hesabını kimse sormamıştır.
Ama bizler Maraş'ı, Çorum'u, Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız.
Kahrolsun faşizim.

puduhepa
22.12.2006, 14:07
*Maraş’ta başlayan katliam,Anadolu kentlerinde ve kasabalarında süren bir dizi saldırı ve yağmanın ardından gelmişti.1978 yılı boyunca faşist hareket, Alevi ve Sünni kökenli nüfusun yoğun olarak yaşadığı kentlerde mezhep ayrılıklarını kışkırtan provokasyonlar düzenlemiş ve birçok yerde çatışmalar çıkmıştı.

Türkeş’in 19 Aralık 1978’de İzmir’de Mussolini’den esinlenerek başlattığı “büyük yürüyüş” açıkça iç savaş ilanı anlamına geliyordu ve devam eden günlerde faşist saldırılar her yerde artacak ve kitlesel kıyımlara dönüşecekti...
...
Maraş olayları, faşist karşı-devrimci hareketin en kanlı girişimlerinden biri değildi sadece, aynı zamanda 1980 darbesine giden sürecin önemli bir basamağıydı da.
o güne kadar faşist hareketin durmaksızın tekrarladığı “sıkıyönetim ilan edilmeli ve askerler sokağa çıkarak devlete sahip çıkmalı” söylemi böylece bir gerçeğe dönüşüyordu.
devam eden günlerde CHP hükümeti ve onun başındaki “Karaoğlan” Ecevit, 13 ilde sıkıyönetim ilan edecek ve bilahare sıkıyönetim tüm Türkiye ölçeğine yayılarak ‘80 faşist darbesiyle pekişecekti...*

deli gönül
22.12.2006, 14:14
Mhpli faşistlerin gerçekleştirdileri ve canlarımıza kıydıkları katliamı 27 yıl geride bıraktık.Değil 27 127 yılda geçse biz bu senaryoyu zaman zaman yaşamaya mahhumuz.Bizde bu hoşgörü ,bizde bu iyi niyet varken hep yıkılan ,yakılan,üzülen ve ezilen toplum olarak kalmaya devam edeceğiz.Dönüp arkamıza baktığımızda Maraşlar,Çorumlar,Sivaslar,Gaziler bizim artık harekete geçmemiz için yetmiyo mu?İnanın bana o resimlere bakarken gözyaşlarıma engel olamadım.Artık hoşgörü yok.Yeter artık.Artık tek bir yürek ,tek bir bilek olmanın zamanı geldi de geçiyor.
Kahrolsun faşist köpekler.Bu katliamı yapanlar ,yaptıranlar hepinize binlerce kere lanet olsun.

Bakır
22.12.2006, 15:29
Kahramanmaraş katliamının 27 yıldönümünde sorumluların yargılanmaları için Ecevit'in arşivinden çıkan belgelerin delil olarak kullanılması istenirken, 105 kişinin öldüğü katliamı MİT ve Türkeş'in tertiplediği ileri sürülüyor.

Ecevit'in 1979'dan beri sakladığı belgeye göre, katliam MİT görevlilerince planlanıyor. İşte Ecevit'in üzerine "çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir" notu düştüğü belge:


"CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas, Kahramanmaraş) çıkacağına dair 1-2 ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermek bir tarafa olayın yaratılmasında en etkin rol oynamışlardır. Nitekim Kahramanmaraş olayı MİT'tenÂ…müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır. Türkeş oraya ...'in tavassutuyla ....'u tayin ettirerek Güney Bölgesi'ni ele geçirmiş ve Maraş olayını rahatlıkla tertip ettirmiştir.

MİT olayın içinde olmasaydı Maraş'tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi. MİT, CHP zamanında büyük olayları yapan ve yaptıran MHP'lilere ait bilgileri saklamış, sıkıyönetim mahkemelerine sadece sola ait raporların verilmesi hususunda Türkeş, MİT'teki elemanlarına talimat vermiştir."(ANKA) (Ankara Haber Ajansı)

maraş katliamında devlet destekli faşistler alevilere karşı katliam gerçekleştirmişdir.bu katliamı sadece alevi katliamı olarak algılamak yanlış olur.bu katliam aynı zamanda bir kürt katliamıdır.devlet,yeni kurulan genç bir örgüt olan PKK'ya karşı bir gözdağı vermek istemişdir.daha sonra 13 kürt ilinde uygulanan sıkıyönetimde bunun kanıtıdır.

Lazoşa_62
22.12.2006, 18:53
arkadaşlar ülkemizde mhp,ülkü ocakları(sonradan bbp ve alperen ocaklarıda ortaya çıktı)gibi faşist örgütlenmeler,emperyalizmin ve kapitalizmin çıkar ilişkileri gereği ve tamamen egemen sınıfın vermiş olduğu emirle katliamlar yaptılar.mhp bu ülkede cıa ve israil tarafından desteklenen ve egemen sınıfın piyonluğunu ve yedek gücünü oluşturmaktan öte başka bir şey olmayan bir faşist yuvasıdır.dolayısıyla iktidarın resmi kolluk kuvvetleriyle ve onların gözetiminde hareket etmektedirler.
toplumsal muhalefetin yükseldiği dönemlerde,bir kaos ve yönetilenler arası ayrımcılığa dayalı bir çatışma ortamı yaratıp,yükselen toplumsal muhalefeti bastırmaya yönelik girişimlerdir faşist saldırılar.bu açıdan baktığımızda faşistler devletten bağımsız değildirler...bu nedenle toplumsal muhalefetin yükseldiği dönemde kahramanmaraş ili bir provakatif saldırı ve katliam için,pilot bölge seçildi,daha sonra aynı senaryolar, farklı inançlardan insanların topluca ve iç içe yaşadığı başka illerdede oynandı.

garcia;1970 yillarından bu güne kadar türkiyedeki üniversitelerde,Alevilik -sunilik çatışmalarında,demokratik kitle yürüyüşlerinde ve 1 mayıslardaki tüm olayların planlayıcısı,Uygulayıcısı ve tetikçisi MHP-Ülkücüleriydi.Bu zihniyet bilerce insanın canına kıydı.

Benim anlamadıgım taraf se Bizim bu forum sitesinde MHP ve Ülkücülere hayranlık duyanlar var.Acaba bu arkadaşlarım hiçmi geçmişlerinde veya büyükleinde bu faşist zihniyet hakkında bilgi edinememişler.Burdan bu arkadaşlara biraz geçmişteki zulümlerin arkasındaki gerçekleri araştırsınlar ve faşizmin gerçek yüzüyle tanışsınlar.

YoLdAsMg
23.12.2006, 11:59
Baliklarin hafizasi uc saniyeliktir... Onun icindir ki
Akvaryumda iken okyanusta sanirlar kendilerini..
Her gun onlarca insanin olduruldugu yillardi 70 li yillarin sonlari. Okullar, kahveler basiliyor, bombalaniyordu. Bir "ic savas" gorunumu vardi butun yurtta. Bir yandan fasist saldirilar surerken, diger yandan bu saldiri karsisinda kendini koruyanlar bulunuyordu. Sag-Sol catismasi, Alevi-Sunni kavgasi degildi yasanan. 24 Aralik 78, Maras katliamini olarak yazildi tarihe.



19 Aralik : Maras'ta fasistlerin propaganda araci haline gelen Cuneyt Arkin' in "Gunes Ne Zaman Dogacak" filminin gosterildigi Cicek Sinemasinin fasistler tarafindan bombalanmasiyla olaylar gelismeye basladi.
20 Aralik : Saat 20.00 siralarinda bu kez de, Yeni Mahalle'de sol goruslulerin ve Alevilerin devam ettigi Akin Kiraathanesi'ne patlayici madde atildi ve iki kisi agir yaralandi.
21 Aralik : Kendi attiklari bombaya "misilleme" olarak 21 Aralik gunu fasistler Maras Meslek Lisesi ogretmenlerinden , TOB-DER uyesi, Haci COLAK ve Mustafa YUZBASIOGLU oldurduler.
22 Aralik : Fasistler ogretmenlerin cenaze torenine saldirdilar.
23 Aralik : "Allah adina savas"a (cihat) cagrilan Maras koylerinden gelenlerin katilimiyla Maras katliami baslatildi.
23-25 Aralik 1978'de Kahramanmaras'ta yasamini yitirenler
Mustafa ACINIKLI
Osman ANDIZ
Ali AKINCI
Hasan AKIRMAK
Gulsum AKIRMAK
Musa ALTUN
Adem ARMUT
Zeynep AYDOGAN (Ev Hanimi)
Ali ASLAN
Memili BAKICI
Elif BALTA (Ev Hanimi)
M. Ali BALTA
Cemal BAYIR
Fatma BAZ
Huseyin BAZ
Yilmaz BAZ
Siho BEKAR
Haci BIYIKLI
Bayram BIL
Ali BILMEZ
Hasan BILMEZ




Ibrahim BILMEZ
Fatma BILMEZ (Ev Hanimi)
Haci Bektas BOZKURT
Nihat BOZKURT
Hasan CENGIZ
Huseyin CEREN
Cennet CIMEN
Okkes DALKIRAN
Ali DOGAN
Mehmet DUMAN
Imam ERGONUL
Huseyin ERGONUL
Gullu ERGONUL (Ev Hanimi)
Mehmet ERGUNDUZ
Evliya ERMIS
Musa FUNDA
Hatice GORUR (Ev Hanimi)
Kamil GULSEN
Hasan ILDIRCAN
Okkes INCE
Sebahat ISBILIR (Ev Hanimi)
Haci Veli ISBILIR
Ali Riza ISBILIR
Mehmet ISBILIR
Mehmet KAHVECI
Sah Ismail KALAYCI
Veysel KALKANDELEN
Abdullah KANDEMIR
Ismail KARACA
Cemil KARADUTLU
Abbas KARAKIZ
Mehdi KOKLU
Ercan KOSE
Hasan KUCUKKAYA
Yusuf LAKAP
Yusuf LEVENDIZ
Mehmet MENGUCEK
Suleyman METIN
Hasan NERGIZ
Ismail NERGIS
Zeynep NERGIZ (Ev Hanimi)
Kemal OZDEMIR
Cennet OZDEMIR (Ev Hanimi)
Hasan OZTAS
Abdullah POLAT
Mehmet SAGLAM
Ali SAGLAM
Fidan SUNA (Ev Hanimi)
Ali SUNA
Esma SUNA (Ev Hanimi)
Mehmet SUNA




Necati PARAMIS
Ismail TERCAN
Kalender TOKLU
Huseyin TOKLU
Mehmet TORUN
Nazim TOSUN
Ali TRAS
Aziz TUZUN
Kezban USTA (Ev Hanimi)
Ibrahim USTA
Abidin UZUNPINAR
Ali UZUNPINAR
Hasan UZUNPINAR
Ali UN
Kamil UN
Zekeriya UN
Gulsen UN (Ev Hanimi)
Mahmut UNAL
Malik UNVER
Dondu UNVER (Ev Hanimi)
Zuhre UNVER (Ev Hanimi)
Ibrahim UNVER
Malik UNVER
Bunyamin VAROL
Zohre YILDIRIM
Abdurrahman YILDIRIM
Zeki YILDIRIM
Mehmet YILDIZ
Veli YILDIZ
Ahmet YILDIZ
Ali YILMAZ
Hatice YILMAZ (Ev Hanimi)
Huseyin YILMAZ
Hamza YILMAZ
Huseyin YUZUAK
Hasan YUZUK
Dervis ZULKUFLU



Katliamin bilancosu
25 Aralik gecesi saldirilar sona erdi. Sira katliamin bilancosunun cikarilmasina gelmisti.
Olu sayisi 111 (Gercek sayinin bunun katlari oldugu Maraslilarca ifade edilmistir)
Yarali sayisi 1000'in ustunde
Tahrip edilerek yakilan ev 552
Tahrip edilerek yakilan isyeri 289
Yakilan oto 8
Saldirilar durmus ama halkin korkusu durmamisti. Yasananlarin soykirim sonrasinda Maras'taki Alevi nufusun yuzde 80'inin kenti terk ediyordu .
Davanin sonucu
Adana, Kahramanmaras, Gaziantep, Adiyaman, Hatay Illeri Sikiyonetim Askeri Komutanligi 1 Numarali Askeri Mahkemesinin (Esas No: 1980/82, Karar No: 1980/520 sayili) gerekceli karari:
Hakkinda dava acilan sanik sayisi 804
Olum cezasini alanlar 29
Muebbet hapis cezasi alanlar 7
15-24 yil arasi hapis cezasi alanlar 7
10-15 yil arasi hapis cezasi alanlar 29
5-10 yil arasi hapis cezasi alanlar 259
1-5 yil arasi hapis cezasi alanlar 26
Beraat edenler 379
Karar asamasinda firarda olanlar, cesitli nedenlerle davasi tefrik edilenler ve olumle davasi dusenlerin toplami: 68 oldu.
Olum ve muebbet cezalarinin disindaki diger hapis cezalarinda 1/6 arasinda indirim uygulandi, cezalar daha da azaltildi.
Mahkemenin karari, Yargitay'da bozuldu. Yeniden yargilama, Yargitay sureci vb. idam cezalari uygulanamadi. Hafif cezalarla dosya kapandi.
Kahramanmaras katliami sonrasinda, Ecevit hukumeti 26 Aralik'ta toplanan Bakanlar Kurulu'nda 13 ilde sIkiyonetim ilan ediyordu.
Maras'ta olan bir savas degildi, bir katliamdi. Bunun adina "anarsi" denmez, "sag-sol catismasi" da denmez. Bu, "Alevi-Sunni catismasi" da degildi. Olaylar, ne bir rastlanti, ne de "halkin galeyana gelmesi" sonucu olmustu. Olaylar aylar oncesinden planlanmis ve programa konulmustur. Maras'ta olan plânli ve orgutlu bir fasist saldiriydi.
Amac
Polis devleti yaratmakti
Gelisen muhalefetin onunu kesmekti
Toplumsal yiginlari terorle sindirmek, iclerine korku salmakti
"oteki"ni yok saymak, "tek tip" insan yaratmakti
Ekonomik programin onunde engel olusturan isci sendikalarini dagitmakti
Sikiyonetimi cagirmakti
Bir darbenin hazirlanmasiydi







Dun sag-sol catismasi, alevi-sunni kavgasi olarak kullanilan gerekcelerle surduruluyordu baskilar, bugun Kurt-Turk ayrimi uzerinden. Dun MHP vardi katliamlarda, bugun "hassas Turk vatandasi" MHP'liler yine linc girisimlerinde basrollerde. Dun Kontr-gerilla, ETKO, TIT gibi isimler vardi saldirilarda provokasyon eylemlerinde, bugun derin devlet adiyla tanimlanan iliskiler yumagi Susurluk'ta, Semdinli'de. Dun "komunistler camiyi bombaladi" gerekcesi vardi, bugun "bayragimiz ayaklar altina alindi" provokasyonu var. Dun dusunurler, yazarlar, gazeteciler saldiriya ugruyor, olduruluyordu, bugun ayni saldiri dusunurlere ve yazarlara surmekte. Dun tanklar, panzerler vardi muhalefetin onune konulan, bugun protesto eylemine katilan, hak arayan emekcilerin karsisinda bugunde cevik kuvvet var. Dun katliamlarda, saldirilarda adi gecenler burunda kokainle olunce bugun "kahraman" ilan ediiyor, milletvekili, klup baskanlari...
Emil Galip SANDALCI'nin 26 Aralik 1979 tarihinde Demokrat gazetesinde "Zamandir" baslikli yazisinda: " Kuskusuz icinde yasadigimiz su kokusmus, kanli, haksiz ve esitsiz rezil ortamda fasizme, emperyalizme, sovenizme vb. karsi olacagimizi aciklamak dogaldir. Eger asfalt yol uzerine kapaklanmis cesedi gazete kagitlari ile ortulu profesor dostumuzun (Orhan TUTENGIL) opulesi ak sacli cansiz basini TV ekranlarinda seyrederseniz ve de cenazesinde -katili imiscesine- dipciklenirseniz, ya da esinizin, oglunuzun, kardesinizin, babanizin kanli et parcalarini duvarlardan kazirsaniz, gozu gitmis, kolu bacagi kopmus, delik desIk edilmis, felc olmus, tabanlari patlatilmis, elektrikle delirtilmis, ardina cop sokulmus insanlari tanir, bilirseniz... Elbette fasizmin yaninda degilsiniz. Eger insansaniz, Hitlerleri, Himmlerleri kiskandiracak Kahramanmaras kiyiminin yapildigi bu ulkede sovenizmin karsisina dikileceksiniz..." diyordu.

































"Özgürlükleri bağlayan her türlü zincir kırılmalı, en başta da kafalardaki "iman zinciri". İman zincirine bağlı düşünce sabittir, değişmezdir. Bu ise doğanın değişken yapısına terstir. Zincirli zihin gelişme gösteremez; değişmelere, gelişmelere ayak uyduramaz. Dünyamızdaki her türlü olumlu gelişme, dinin ve imanınki başta olmak üzere, tabuların zincirinden kurtulabildiği, yol bulabildiği ölçüde gerçekleşebilmiştir. İnsan aklı, bilim, teknoloji, insan hakları alanında ulaşılan noktalar, bu yoldaki adımların ürünleridir." Turan DURSUN

ulalıgenç
23.12.2006, 12:09
Biz hep ezilmişleri oynadık bu hayatta eşitliği savunurken her daim

Şoreş
23.12.2006, 14:17
23-24 1978 senesinde, sabah saatlerinde başladı olaylar.. Bakalım kaç kişi hatırlayacak.. Bakalım Alevi sözcüsüyüz diyen İzettin Doğanlar ne yapacaklar bu acılı günlerimizde.. Kaç kişi hatırlayacak, bu Katliamı kaç kişi lanetleyecek..

b.alina
23.12.2006, 22:52
İSTANBUL/ ANKARA (23.12.2006)- Maraş Katliamı 27. yıldönümünde lanetlendi. Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri yazılı bir açıklama yaparken, 78'liler Girişimi bugün Taksim Gezi Parkı'nda bir basın açıklaması yaptı. Ankara'da 78'liler tarafından fotoğraf sergisi açıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Av. Kazım Genç yaptığı açıklamada, Maraş Katliamı’nın planlı bir eylem olduğunu vurgulayarak, “Irkçı, şoven, faşist ve eli kanlı katiller tarafından, alevi, devrimci ve yurtsever canlarımızın kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden; vurularak, yakılarak, kesilerek, katledilişlerinin üzerinden 27 yıl gelip geçti. Resmi kayıtlara göre 114 yurttaşımız, katledildi. Binlerce iş ve ev yakılıp yıkılarak talan edildi. Olaylar, tüm Alevi katliamlarında, sahneye konulan aynı senaryo ile başlatıldı. Katliamların planlanmasında ve gerçekleştirilmesinde egemen güçlerin katkısı ve varlığı unutulmamalıdır” dedi.




Dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in ölümünden sonra çekmecesinden önemli deliller çıktığını belirten Genç, “'Katliam, MİT’in içindeki MHP kanadı tarafından organize edildi' şeklindeki bilgi notları, yıllardır ileri sürdüğümüz somut gerçeklerin, su yüzüne çıkmış belgeleridir. Dönemin başbakanının, katliamı organize edenlere ilişkin bu bilgi notlarına rağmen, her hangi bir işlem yapmaması ve yıllarca çekmecesinde tutmuş olması da, devletin en üst noktasında bulunanların, Alevi katliamlarına bakışını ortaya koymaktadır” vurgusunda bulundu.




İçişleri Bakanlığı'na bilgi edinme mektubu




78'liler Girişimi de bugün Maraş Katliamını gündeme taşıdı. İstanbul'da, Taksim Gezi Parkı'nda bir basın açıklaması yapan 78'liler, açıklamanın ardından İçişleri Bakanlığı'na mektup göndererek, Bilgi Edinme Yasası kapsamında bilgi istedi. SDP, ÖDP, DTP, İHD ve Demokratik Alevi İnisiyatifi'nin katıldığı açıklamada, yıllar sonra Ecevit'in kara kutusundan çıkan belgelere işaret edilerek, “Adalet için, hak ve hukuk için, özgürlük ve demokrasi için Maraş Katliamı'nı kamuoyunun gündemine getirmeyi 78'lilerin tarih önünde bir sorumluluğu olarak kabul ediyoruz” denildi.




Açıklamada, DTP adına bir konuşma yapıldı. DTP İstanbul Şube Başkanı Av. Doğan Erbaş yaptığı konuşmada, “Türkiye tarihi katliamlar tarihidir. Bu tarihle yüzleşilmelidir” çağrısında bulundu.


ESP de, her hafta Galatasaray Lisesi önünde yaptığı eylemi Maraş katliamına atfetti.


Ankara'da katliamı belgeleyen fotoğraf sergisi


Ankara 78’liler Derneği ise, katliamı protesto etmek için Yüksel Caddesi'nde bir sergi açtı. “Bu katliam bu ülkede yaşandı. 12 Eylül darbesini böyle hazırladılar suçlular. Darbeciler, MİT, CIA, kontgerilla, sivil faşist katiller, katledilen devrimciler, yurtseverler, emekçi halk... Unutmadık, hesabını soracağız” pankartının açıldığı sergiye yoğun ilgi vardı.

http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=9614&stc=1&d=1166906875

Ibiso
28.12.2006, 16:54
.....karsimizda oturan ve bir gözu gormeyen 80 yasindaki, yasli cennet cimeninevine gittiler. bu kadini,"gel nene gel" diyerek elinden tutup disariya cikardilar. cennet kadin gozleri gormedigi ve yasli oldugu icin. öldurenlerden ve yakilanlardan habersizdi. saniklardan c.y. ve n.b. tornavida ile gözlerini oydular. sonra silahla oldurduler yakinda bulunan helanin cukuruna bas üzeri atip üzerine at arabasini devirdiler..... (mavas toklu/ tanik)
ne kadar planli ve sakinler deyilmi? insan okudukca tuyleri diken, diken oluyo suclu bellidir.
UNUTMADIK UNUTTURAMAZLAR:

pervane derviş
28.12.2006, 19:03
KAHRAMANMARAŞ OLAYLARI


Kahramanmaraş Olayları veya Kahramanmaraş Katliamı, 19 Aralık-26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen, sağ/sol çatışmalarının odağında yer alan olaylardan biridir. 12 Eylül Darbesine gerekçe olarak kullanılan olaylardan biri olarak kabul edilir. Olayların gerçekleştiği dönemde, Kahramanmaraş Emniyet Müdürü görevinde Abdülkadir Aksu bulunmakta idi.

Olaylarda sırasında genellikle sol görüşlü kişiler ve Aleviler hedef alınmıştır. Günlerce süren saldırı ve çatışmaları önlemekte yerel güvenlik güçleri yetersiz kalınca Kayseri ve Gaziantep'ten askeri birlikler gönderildi. Bu arada İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı istifa etti ve yerine Hasan Fehmi Güneş getirildi.

Olaylar nedeni ile Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 07.00 den itibaren İstanbul, Ankara, K.Maraş, Adana, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Antep, Kars, Malatya, Sivas ve Urfa olmak üzere, toplam 13 ilde Sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Sıkı yönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürmüş, çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmış, sanıklardan; 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafindan bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.

Ceza alanların cezaları da; 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle, ertelenerek serbest birakıldılar. Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.

Olaylardan sonra Maraş`ta yaşanan yoğun göç nedeni ile sol görüşlü yurtaşların ve Alevi yurttaşların yüzde 80'inin Maraş'ı terk ettiği tahmin edilmektedir.

Son yıllarda olaylarda Suriye gizli istihbarat örgütlerinin parmağı olduğu konusunda söylemler dile getirilmektedir.

Konu başlıkları [gizle]
1 Olayların gelişimi
2 Aydınlık'ın iddiası
3 Sonuç
4 Devlete ait gizli rapor
5 Kaynakça
6 Dış Bağlantılar



Olayların gelişimi [değiştir]Siyasal nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni ayrılığının Kahramanmaraş'ta gerginliği tırmandırdığı bir dönemde, 19 Aralık'ta kentteki sinemalardan birine (cicek) patlayıcı madde atıldı. Bombalama eyleminin karşı görüşlü kişiler tarafında yapıldığını ileri süren kalabalık sağcı bir grup CHP il merkezine, PTT ve TÖB-DER (Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) binalarına saldırdı. 21 Aralıkögle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi.

22 Aralık'ta öğretmenlerin cenazeleri kaldırılırken büyük olaylar oldu. Cenazelerin getirildiği camide bulunan bir grup ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engellerken bir yandan da cenaze törenine katılanların camileri ateşe verdiği söylentisi kentin Sünni mahallelerine hızla yayıldı. Bunun üzerine harekete geçen silahlı ve sopalı kalabalık gruplar Kahramanmaraş'ın Alevi mahallelerine saldırdılar. Katliama varan saldırılar sonucunda; Resmi verilere göre 105 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi.


Aydınlık'ın iddiası [değiştir]Aydınlık Gazetesinin 12 Ocak 1979 tarihli sayısından aktarılmaktadır:

Kahramanmaraş katliamı, EDEM (Yağ Fabrikası) toplantısında kararlaştırıldı. Katliamdan 15 gün öncesine rastlayan toplantıya, EDEM ortağı Faruk ARIKAN, Fabrikatör ve Hacı Çiftliğinin sahibi Muammer PAKDİL, kardeşi Cahit PAKDİL, Faruk ARIKAN'ın ağabeyi Hacı Osman ARIKAN, Pişkinler İplik Fabrikası sahibi Abdurrahman PİŞKİN, Çırçır ve Prese Fabrikatörü Sıddık AKDİŞLİ, Tanrıverdi Çırçır Fabrikası sahiplerinden Zekeriya KİRİŞÇİ, Yağlıca kardeşler Kooperatif şirketi sahipleri Kasım ve Ali YAĞLICA, Fabrikatör Tarık SARIKATİPOĞLU, Çırçır Fabrikatörü Mehmet VAKKASOĞLU, AP İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk KADIOĞLU, Belediye Başkanı Ahmet UNCU, MİSK Bölge Temsilcisi (Başkanı) Cemil TOZKOPARAN katıldılar...

Toplantının açış konuşmasını yapan Hasan Balcı, Bugüne kadar bizleri koruyabilmeleri için ülküdaşlarımıza her ay 250 bin lira para veriyorum. Sizler ise bugüne kadar bir kuruş yardım yapmadınız. Hükümete haddini bildirmek ve Alevi komünistleri yok etmek istiyorsak mutlaka birleşip bütün gücümüzü ortaya koymalıyız. Elbirliği yapalım, Maraş'ı komünistlerden, POL-DER'cilerden, TÖB-DER'cilerden temizleyelim demiştir. Gazetenin bu haberi yalanlanmamıştır.


Sonuç [değiştir]Maraş’ta 19 Aralık 1978’de başlayan kanlı saldırılar günlerce sürmüş ve kelimenin gerçek anlamıyla karşı-devrimci güruhun katliam ve yağmasına dönüşmüştür. MHP’nin başını çektiği muhafazakâr, mutaassıp küçük-burjuva ve lümpen kitleler “bugün cihat günüdür, Alevileri öldüren cennete gider”, “komünistleri bırakmayın” sloganları eşliğinde saldırılarını günlerce sürdürmüşlerdi. Saldırılar sonucunda 111 kişi ölmüş, Alevilerin ve solcuların evleri ve işyerleri yakılıp yıkılmış, Alevi nüfusun yüzde 80’i Maraş’ı terk etmiştir.


Devlete ait gizli rapor [değiştir]Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, K.Maraş Katliamı’nın gün ışığına çıkartılması için özel bir ekip görevlendirdi. Özel ekip ayrıntılı raporunu İçişleri Bakanı’na sundu. Ancak raporun içeriği gizli tutuldu. Gündem Dergisi, bu raporun bir kısmını elde ederek bazı bölümlerini daha sonra yayımladı.

Raporun yayımlanan bölümü şöyledir:

1. 18 Aralık 1978 günü, ÜGD Maraş şubesi ikinci başkanı Mustafa Kanlıdere, Ökkeş Kenger ve üçüncü başkan Mustafa Tecirli’ye “Halkı kışkırtmak, tahrik etmek ve isyanını sağlamak için solcuların attığı süsü verilmek kaydıyla, tahrip gücü az bir dinamit atılmasını” emretmiştir.

2.15 gün öncesinden itibaren, gelecek program olarak “Zeynel ile Veysel” filmi gösterilecekken Adana Maraş ÜGD Şubesi’ne gelen iki şahsın getirdiği ‘Güneş Ne Zaman Doğacak” filmi 16 Aralık’ta aniden gösterime sokulmuştur..

3.Olaylardan önce, Ankara İli Bahçelievler, Karşıyaka ve Keçiören semtlerinde oturdukları bilinen Hüseyin Yıldız, Ünal Ağaoğlu, Haluk Kırcı, Mustafa Özmen, Mustafa Dülger, Remzi Çayır, Mustafa Demir, Bünyamin Adanalı, Ahmet Ercüment Gedikli, Mustafa Korkmaz ve İsmail Ufuk ile Mehmet Gürses isimli şahısların Kahramanmaraş iline gittikleri öğrenilmiştir.

4.22 Aralık 1978 günü Maraş’ta olaylar patlak verdiğinde iki ayrı telefon görüşmesi yapılır.Yapılan araştırmalarda ,Adana ilinden bir şahıs, Malatya Özel Doğu Kliniği Doktoru Muhittin Turgut’u telefonla arayarak ; ‘Kahramanmaraş’tan oraya yaralılar gelecek, dikkatli olun’ der. Muhittin Turgut ise; ‘Orasını bana bırakın. Malatya olaylarında bir açık verdim mi ki bunda vereyim. Malatya olaylarında ne şekilde çalıştığımı siz de bilirsiniz’ karşılığını verir..


Kopyala yapıştır yapytım fakat yapacak bi yorum bulamadım.Çünkü kanım dondu.İçim kabardı Bunlar degilmi oruç tutmuyo diye insan döven vatanın bekçiligini üstlenip kabaraka gezenler YUH olsun bunlara Eger bunlar insansa ben insan olmak istemiyorum insanlıgımdan utanıyorum.

Fazla bi yoruma ne gerek canavar ruhluların canavarca katliamı işte.
İnsanlıgı bu hale getirdikleri için yazıklar olsun onlara

usLanmaz62
28.12.2006, 19:36
arkadaşlarımızında dediği gibi bu olaylar basit bi tahrikle ortaya çıkmamıştır.Sistemli bir şekilde örgütlenen sağ kesimin bilinçli olarak yaptığı bir katliamdır.
Ne yazıkki o dönemde bu katliama seyirci kalan vede can kaybının yükselmesine büyük sebep olan dönemin kahramanmaraş emniyet müdürü abdulkadir aksu bugün içişleri bakanlığı görevinde...

ALLI07
28.12.2006, 20:15
Birkaç gün sonra, Cumartesi günü Maraş Katliamının yıl dönümüdür..
Maraş Katliamı ABD uşakları, sözde yurtsever, zeki geçinen birilerinin Maraşın Mahallelerinde, sokakların ellerinde baltalar, sopalar, Piriketler hatta bazılarında Kur'an'ı Kerim, Saçmalar ile başlattıkları ve Kerbelaya dönüştürdükleri bir katliamdır..

Maraş Katliamı Aleviliğe, Demokratlara, Aydın insanlara karşı başlatılmış, önceden Maraşta bir iş adamının fabrikasında planlanmış ve uygulanmış bir acıdır.. Maraş Katliamının Siyasi, İnançsal, Ekonomik nedenleride vardır...
Alevilerin Sol'u desteklemesi, en önemlisi Alevi olmaları ve o dönemlerde Alevi bazı kesimlerinin Ekonomik olarakda yükselişe geçmesi Sünni Çevreleri Maraşta rahatsız etmiştir...

Maraş Katliamı / Olayları 1978 senesinin Nisan ayında, Ankaradan Malatya Belediye başkanı Hamit Fendoğluna ve Pazarcık CHP ilçe başkanı Memiş Özdala gönderilen bombalı paket ile kıvılcımlanır.Bundan aylar sonra 1978 Aralıkta Maraş Çiçek sinemasına bomba atılır.. Bombayı atanların Alevi Komünistler olduğu uydurmasını yayarlar dört biryanda.. Bunlar birer kışkırtmadır.. Halkı Alevilere karşı kıştırtmadır..Olayı bizim üstümüze atmaya çalıştılar ama daha sonra bombayı Ülkücü, Kukla Ökkeş Kengerin attığı saptanmıştır.. Daha sonra Maraş Meslek Lisesinden iki öğretmen kurşunlanır.Öğretmenlerin cenazelerinin kalkacağı vakitlerde Sünni Türkler/Ülkücüler birleşerek Alevilerin
Sayın Soreş;bu konuda yazı yazan bütün canların ve sizin yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum.Şunuda unutmamak gerekir ki;Türklerin hepsi sünni ve sağcı olmadığı gibi,Kürtlerin hepsi alevi ve solcu değildir.Şafi kürtlerde sünni dir.Sağcı olanlarıda vardır.Saygılarımla...

deniz_kizi
04.01.2007, 16:00
04.01.2007 tarihli tempo dergisinden alıntıdır.....
değerli arkadaşlar açıklamalar belegelere dayalı ve ciddi açıklamalardır.okumanızı tavsiye ederim...

saygılarımla


- Maraş'ta olaylar 19 aralık 1978'de başladı.
- Resmi rakamlara göre 111 kişi öldü.
- İddialara göre ise rakam 200 'ün üzerinde.
- Asker üç gün olaylara müdahale etmedi.
- Olayların ardından 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi.
- Olaylar tarihe Alevi-Sünni çatışması olarak geçti.
- 12 eylül darbesi yolunda önemli bir adım kabul edilir.

BÜLENT ECEVİT'İN ÖZEL ARŞİVİNDEN ÇIKAN BİR RAPORDA TEK TEK İSİMLERE YER VERİLEREK BU İDDİA BULUNUYOR
"MARAŞ OLAYLARINI MİT ORGANİZE ETTİ."

Başbakanlığı döneminde Bülent Ecevit'e gönderilen 3 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da özel not, Maraş olaylarını MİT'in organize ettiğini ileri sürüyor. Bülent Ecevit'in üzerine düştüğü, "Ekli bilgi çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir.Değerlendirilmesinde yarar vardır. B.E " notu ve raporda yer alan bilgiler oldukça ilginç ve düşündürücü....

**** Ankara'daki ABD Büyükelçiliği ikinci katibi Alexander Pack, kanlı olayların başlangıç tarihi olan ve resmi rakamlara göre 111 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin de yaralandığı 19 Aralık 1978'den kısa bir süre önce Kahramanmaraş'taydı.Yine benzeri bir senaryonun ortaya konduğu, onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce Alevi'nin kenti terk ettiği 28 Mayıs 1980'den önce Çorum'da. Hatta Malatya ve Amasya'yı da ziyaret etmişti.Tercümanıyla birlikte ziyaret edip görüştüğü kişilere yönlendirdiği sorular ise yanıydı: "Bu ilde Alevi-Sünni çatışması çıkarmı? İran tipi, dine dayalı bir siyasi irtica olasılığı nedir?" bu soruları yönlendirdiği kişilerden biri dönemim AP Çorum İl Başkanı Ali Ayhan Çetin: "Bana İran'da siyasi atlama yapıp, 'İran'ı kaybettik. Türkiye'yi kaybetmek istemiyoruz' anlamında görüşlerini belirtti" diyor. Görüştüğü diğer isim Çorum olaylarında saldırılara maruz kalan Sadık Erdal ise şunları söylüyor: " Bu dönemde gittiği her yerde olaylar çıkmasıyla bilinen Pack denilen kişinin CIA ajanı olduğu biliniyor. Kahramanmaraş, Malatya, Çorum ve Amasya'da görüşmeler yaptığı ve bu görüşmelerinde de gerek MHP'den gerek CHP'den gerek AP'den, değişik insanlarla temasta bulundu.Bu insanlara da genellikle Çorum'daki gelişmelerin bir sağ-sol ekseninde mi, yoksa bir
alevi-sünni ekseninde mi olacağını sordu, bu konudaki tahminlerini aldı. Çorum'da uzun süre kalmıştı." Pack, Çorum olaylarından kısa bir süre sonra sessiz sedasız Türkiye'yi terk etti.
Bu bilgiler Mehmet Ali Birand, Hikmet Bila ve Rıdvan Akar'ın kaleme aldığı, "12 Eylül. Türkiye'nin Miladı" adlı kitapta yer alıyor. ABD Büyükelçiliği İkinci Katibi Alexander Pack, o dönemde bu illeri neden ziyeret edip ilginç sorular yönelmişti? Amacı neydi? Bunun gibi daha pek çok soru Çorum'un yanı sıra Maraş olayları içinde geçerli. Çünkü bu olayların üzerinden 28 yıl geçmesine karşın hala pek çok soru yanıt bulamıyor. Bunlardan biri de Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan 03 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da "özel not".

deniz_kizi
04.01.2007, 17:39
Bu isimler organize etti

Dokuz madde ve sonuç bölümünden oluşan raporun en ilgi çekici bölümü, "(...) vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas ve Maraş) çıkacağına dair bir iki ay evvelinden haber verilmediğinden (...)". Diğer bölüm ise "(...) yeni vuku nulan Maraş olayı, Türkeş ve Maraş milletvekili Mehmet Yusuf Ö. başta olmak üzere, MİT'ten Şahap H., Ali K., Mehmet K., Avukat Metin E., Nart K.'nın müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır. " Bu güne kadar, özellikle Maraş ve Çorum olaylarında MİT'in parmağı olduğuna dair iddialar ortaya atılıyordu. Ancak ilk kez açık açık isimlere yer veriliyor.
Olaylardan yaklaşık 28 yıl sonra gün ışığına çıkan bu isimleri içeren rapora Rıdvan Akar ve Can Dündar ulaştı.Dündar konuya ilişkin şunları söylüyor:
"Ecevit'in ölümünden önce evindeki arşivinde, izni ile araştırma yaptık.Arşivde gerçekten önem taşıyan tutanakların raporların bulunduğunu gördük. Maraş'a ilişkin olan, bu önemli belgelerden bir tanesiydi. Anlaşılan o ki MİT içinde, Bülent Ecevit başkanlığa geldiği zaman bilgi aktaran bazı çevreler vardı.Ve bunların ciddi haber kaynaklarının olduğu da Ecevit'in üzerlerine düştüğü notlardan anlaşılıyor; şu an sizde olan bu belgelerden biri. Bu bir ihbar ihbar mektubu, o nedenle ihityatla yaklaşmak gerekir eme hem resmi görevli bir istihbaratçıdan gelmiş olması hem dönemin başbakanının ciddiye alıp ilgilenmesi gerektiğini düşünmesi bizim için önemli ve anlamlı kılıyor. Ecevit, bu belgeye ilişkin değil ama genel olarak ; "biz iktidarımız süresince bunların üzerine gitmeyi çok istedik ama başta yeterince güçlü değildik, geldiğimizde deyeterince zaman yoktu" diyordu.

doctorctf
04.01.2007, 17:49
maraşta aleviler sinemayı bombaldadı diyen zihniyet,aynı şekilde rumlar ATATÜRK ÜN evini bombaladı diyip halkı galeyana getirmişlerdi.artık bu oyunlara gelmeyelim.kimsenin ne oyunu nede oyuncağı olalım

deniz_kizi
04.01.2007, 18:00
Ecevit'in özel arşivine giren bir diğer isim Rıdvan Akar ise şöyle bir yorumda bulunuyor: "Ecevit'in başbakan olduğu döneme ilişkin, MİT'le ilgili iki farklı rapor bulunuyordu. İçerik olarak bakıldığında teşkilat içinde kendilerini sosyal demokrat ya da Atatürkçü olarak nitelendiren MİT elemanları tarafından sayın Ecevit'e hazırlanmış. Sizdeki raporda ise bir istihbaratçı, teşkilattaki MHP ve AP'li kadrolaşma ile ilgili tek tek isim vererek adeta ihbar ediyor.Ancak bana göre asıl önemli olan şu; Maraş olayları ile ilgili çok önemli bir meseleden söz ediliyor; ancak Bülent Ecevit, konuya ilişkin bir tasarrufta bulunmamış, soruşturma açmamış, ihbar kabul etmemiş. Raporun üzerinde Ecevit'in 'ciddi bir kaynaktan verilmiştir' notu var. Maraş, Türkiye'yi darbeye götüren en önemli taşlardan biridir. Sonuçta olaylara üç gün süre ile asker müdahale etmemiştir. Bu soruyu yönelttiğimiz Kenan Evren, 'yeterli gücümüz yoktu' diyor. O dönemde Türkiye'nin askeri gücü 500 bindi. Alexander Pack olayı da çok iliginç. Özellikle kitle katliamlarının olduğu yerlerde dolaşması ilgi çekici. Pack'in, 1970'lerin Anadolu coğrafyasında il siyasilerine gidip buralarda
Alevi-Sünni çatışmasının olup olmayacağını sordurması ve ardından söz konusu yerlerde Alevi-Sünni adı altında olaylar yaşanması araştırmaya son derece değerdi. yaptığı görüşmelerde, 'Biz İran'ı kaptırdık ama Türkiye'yi kaptırmayacağız' demiştir.
Bu, ABD'nin İran müttefikini kaybettikten sonra Türkiye'ye ilişkin önlemler aldığı anlamına gelmektedir. Askeri darbeden hemen sonra Başkan Carter'in kulapına fısıldanan 'bizim çocuklar yaptı' cümlesi ile. Pack'in Türkiye'den ayrıldıktan sonra ABD'de de hangi kurumlarda çalıştığının ortaya konulması bile çok önemlidir."

deniz_kizi
04.01.2007, 19:00
1 - C.H.P İktidarı devraldıktan sonra, vuku bulan bu olayların ( Malatya, Sİvas, Maraş ) çıkacağına dair bir iki ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve milyonlar mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermeleri bi tarafa, üstelik olayın yaratılmasında en etkin rol oynamışlardır. Nitekim yeni vuku bulan Maraş olayı, başta Türkeş, Maraş Milletvekili Mehmet Yusuf Ö. başta olmak üzere, MİT'ten Şahap H., Ali K., Mehmet K., Avukat Metin E., Nart K. 'ın müşterek planlamaları ile çıkarılmış.

2 - Teşkiletın en iyi, dürüst, şerefli, kanunların uygulayıcısı olup, 1975-1976 senelerinde Adana ve bölgesi Daire Başkanlığı yapan Selahattin Y., gerek anarşik olaylar ve gerekse Silah Kaçakçılığının en çok vuku bulduğu Adana Bölgesi'nde gösterdiği insan üstü gayretle tamamiyle yok etmiş, en sonunda yakaladığı 12 MHP'li Genel Savcılığa teslim edip tevkifini isteyince, yardımcısı Nart K. gizlice şu durumu Şahap H. 'ye, o da Türkeş'e bildirince Türkeş Gençlerin tevkiflerini önlemeyince, bu kere SelahattinY.'un Adana'dan uzaklaştırılması için her çareye başvurmuş neticede; Teşkilatın üstten yaptıkları baskıları şerefine yediremeyerek emekliye ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır. Selahattin Y.'un ayrılmasıyla Adana bölgesini ele geçiren Türkeş, derha oraya Şahap H.'in tavasutuyla Nazif A.'u tayin ettirerek Güney Bölgesini ele geçirmiş ve Maraş olayını rahatlıkla tertip etmiştir. Eğer MİT olayın içinde olmasaydı, muayyen mikrakları olan Maraş'tan her türlü istihbaratını aylar evvelden alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi.

3 - Mhp'nin bir organı haline gelen MİT, CHP zamanında meydana gelen büyük olayları, yapan ve yaptıran MHP lilere ait hiç bir istihbarat ve bilgi verilmeyip saklanmış, sadece sola ait bilgiler aktarılmak suretiyle olayı sola mal etmiştir.

4- Kurulan sıkıyönetim mahkemelerine, sağa ait raporların verilmemesi, sadece sola ait raporların verilmesi hususunda Türkeş'in MİT'deki bu elemanlarına talimat verilmiştir. Bu şahıslar aynı uygulamanın çabası ile solu mahkum ettirmek, sağı serbestliğe kavuşturmaya çalışmaktadır. Bu uygulama Türkeş'in talimatı dahilinde çok gizli tutulmaktadır.

ALINACAK ÖNLEM VE TEDBİRLER

Türkiye'deki olayların önlenebilmesi için MİT'in tam manasıyla görev yapmasına bağlıdır. Bu yapılmadıkça hiç bir olayın önlenmesine imkan ve ihtimal asla olamaz zira bugün MİT gayesinden saptırılmış olup MHP'nin ülkü ocakları durumuna gelmiştir. Olayın zuhur edeceğini önceden haber vermesi gerekirken, bifiil olayın yaratılması faali durumuna gelmiştir.
Bir dakikalık zaman kaybına meydan verilmeden raporda belirtilen kişilerin görevlerinden uzaklaştırılmasını, hareketin teşkilat içerisinde daha fazla genişletmeden önlemek lazımdır.
Ayıracağımız bu kişiler yerine getirilecek kişilerin de çok iyi seçilmesi şarttır. Hepsini bir anda görevden alma imkanı yoksa başta tayin işlerini yapan idari işler başkanı Teyfik K.'nın derhal görevinden alınması, onun yerine Selahattin'in atanmasını, Selahattin Y. atandıktan sonra o bu şahısları ve bunların paralelinde olan kişileri tamami ile ayıklar, teşkilat rayına oturarak asli görevine yöneltildikten sonra bu anarşik olaylar önlenir. Hükümet ve Memleket huzura kavuşur.
Eski Adana ve Bölgesi Daire Başkanlığından zoraki emekliye sevk edilen Selahattin Y. bütün teşkilat fertlerinin en küçüğünden en büyüğüne kadar tanıdığı gibi, dürüstlüğü, cesurluğu, vazifeye düşkünlüğü, hatasız iş yapmayacağı, vazifesini tam yapanı takdir, yapmayanları da tekdir ettiğini vazifede bıraktırmayacağı hususları herkesçe bilindiği için, idari işlere atamasıyla bütün teşkilat üzerinde büyük etki yapacaktır. Türkeş'çiler tükenecek, diğerleri cesaretlenecektir. Bu moral büyük etki yapacaktır.
Bu nedenle Teyfik K.'nın İdari İşler Başkanlığından alınıp pasif bir göreve, Selahattin Y.'un da İdari İşler BAşkanlığına atanması yapılırsa, anında teşkilatın %50 düzeldiğine kanaatiniz hasıl olsun.

SONUÇ:

Yukarıda arz ve izah ettiğim hususlar vatan sevgisinden ileri gelmektedir. Milletimizin huzura kavuşması, kardeşin kardeşe düşman edilmemesi, şimdiye kadar zuhur edilen acıların son bulması, yenisinin zuhur etmemesi için hadiselerin kökeninde yatan MİT teşkilatında gereken bu acil organizasyonun yapılmasını önemle arz ederim.
03.01.1979

tezcalitpoka
04.01.2007, 19:32
çok güzel bir paylasım tesekkur edıyorum.gercekler ortada zaten bunları yaptıgıda bellı herseyı saptırıyolar.pis,kirli emelleri ve boş zihniyetleriyla karalamadan saptırmadan başka bişi yaptıları yok..

ForZaSLaN
13.06.2007, 10:33
Maras olayinda Mhp'li faşistler ve sunni kürtler geceleyin alevi evlerini işaretleyip sabahla birlikde bu evlere saldırdılar, alevi mahallelerinede saldırarak çoluk çocuk demeden herkesi öldürdüler..

zerdest1986
13.06.2007, 10:40
Maras olayinda Mhp'li faşistler ve sunni kürtler geceleyin alevi evlerini işaretleyip sabahla birlikde bu evlere saldırdılar, alevi mahallelerinede saldırarak çoluk çocuk demeden herkesi öldürdüler..

forzaslan maraş katliamında kürt sünnilerı yoktu bunu iyi bilesin, türk sünnileri yer aldı bu katliamda. Marasta zaten sunnı kürtte hiç yok kürt alevilerı sadece vardı o dönemde birde ermeniler az yer almaktaydı.

CaNCa
02.10.2008, 14:35
Maras olayinda Mhp'li faşistler ve sunni kürtler geceleyin alevi evlerini işaretleyip sabahla birlikde bu evlere saldırdılar, alevi mahallelerinede saldırarak çoluk çocuk demeden herkesi öldürdüler..

Katliamı yapan kesimlerin etnik kimliklerine vurgu yapmanın hiç bir anlamı olduğunu sanmıyorum. İldeki sağcı nufüsu göz önüne alınca, Maraş katliamında sünni kürtlerden, çok daha fazla sünni türkler etkili olmuşlardır. Kaldıki her ne kadar aleviler ismen ve cismen hedef olarak belirlensede, temel olarak olay sağcı yobaz ve faşistlerin sol kesimleri katletmesiyle gerçekleşmiştir.

Maraş olaylarının başlamasına neden olan öldürülen 2 sol görüşlü öğretmenden biri maraşlı alevi, diğeri maraşlı sünni idi. Fakat ikisininde katledilmesi tek ortak neden yobaz faşist inançtan uzak sol dünya görüşüne sahip olmaları idi. Velhasıl olayların fitillenmesine neden olan bu durum için çeşitli iftiralarla bir bahane uydurularak bu öğretmenler katledildi. Sonrasında maraşlı cami hocaları camilerden cemaate alevilerin katledilmesinin sevap olduğu fetvası ile hunharca yapılan katliamların startını vermiştir.

forzaslan maraş katliamında kürt sünnilerı yoktu bunu iyi bilesin, türk sünnileri yer aldı bu katliamda. Marasta zaten sunnı kürtte hiç yok kürt alevilerı sadece vardı o dönemde birde ermeniler az yer almaktaydı.

Profilinizde Maraşlı olduğunuz yazıyor, fakat Maraş ve Maraş olayları ile ilgili açıklamalarınızda sıfır bilgi ile tanımlamalarda bulunmanız çok ilginç!

Maraştaki alevi nufüsun çoğunluğu kürttür. Zamanında dulkadiroğulları beyliğinin nüvesini oluşturan türk aleviler'de vardır. Dulkadiroğulları Maraşta yavuz'un ciddi katliamına uğrayan ve büyük bir kısmı devşirilen alevilerden kalanlar şu an sadece çok az bir kısmı hayatta kalan kesmin torunlarıdır. Yavuz zamanında katledilenlerin çoğu türk ve kürt alevilerdir, fakat dulkadiroğlu alevilerinin çoğunluğu asimile edilmiştir, yavuz zamanında asimile edilenlerin tamamı türk alevileridir. Kürt alevilerinde bir kısmı yavuzdan yaklaşık 300 yıl sonra başka bir asimilasyon hareketi ile sünnileşmişlerdir. Sadece bu örnekten bile günümüzde yobaz inanışların geçmişten bugüne ne şekilde çoğunluğu oluşturduklarını anlamak mümkün.

Fakat Maraşta sünni kürt yoktur demek için ciddi bir bilgi eksikliği olması gerekir. Sanırım hiç maraşı gezip görme fırsatınız olmadı. Sırf merkeze bağlı ve pazarcık bölgesinden size en az 20 sünni kürt köyü sayabilirim. Yani maraşın diğer ilçelerindeki sünni kürt köyleride sayarsak hiçten çok daha fazla bir rakamla karşılaşabilirsiniz. Sünni kürtlerin hemen hepsi son 200 yılda (yavuzdan çok sonra) alevilikten sünniliğe dönmüş kesimlerdir, fakat mevcut durumlarının standart sünnilerden daha koyu softa bir kesimi oluştururlar.

Örneğin diyarbakır, hakkari, şırnak gibi güneydoğu bölgesindeki diğer sünni kürtlerin aksine kürt kimlikleri ile hiç alakaları yoktur, sünni kimliklerini dini öne çıkaran sosyolojik bir yapılanmaları vardır. Bölgedeki gerici yobaz sünni türk kesimi ile tamamen ortak görünüm, sosyal ve düşünsel yapıda oldukları için onları fark etmemiş olabilirsiniz!

Ayrıca 78'de Maraş katliamı esnasında bölgede hiç ermeni yoktu. Eskiden (1918 öncesi) bölgede belirli bir nufüsu olan ermenilerden sonrasında eser bile kalmamıştır.

Maraş katliamında etkili olanların çoğunluğu sünni türkler olsada sadece sünni türkler bulunmadı, sünni kürtlerde vardı. Hatta olaylar öncesi bazı aleviler kendi insanları sanıp sığındıkları sünni kürtler tarafından katledildiler. Bunu olayları yaşamış %100 tanıkların ağzından defalarca duyduk. Yani bu katliama salt belirli etnik bir kılıf biçmek veya sadece bir tarafı suçlamak için haklı bir neden bulunamaz. Çünkü türk veya kürt olsun, aşırı sağcı yobaz kesimlerin tamamı katliam noktasında ortak hareket ettiler.

kreşmir
02.10.2008, 20:24
sevgili canca etnik kökene vurgu yapmayın demene rağmen sen yazının tamamında ve özellikle son bölümde bu kimlikler üzerinde durmuşsun.....

düşündüğün çok doğru ama yazıyı okuyan sadece hangi etnik kimlikten insanın bu katliamda başrol oynadığını kestirebilir......

ana düşünce olarak vurguladığın her ne olursa olsun aşırı gericiliğe taviz vermemeliyiz fikrini her an yaşatalım.....

yoksa olayların etnik kökenle alakası yoktur......(teoride)


anlaşılması gereken nokta türkiyede her ne olursa olsun her ne inançta bulunursa bulunsun bu linç kültürüne eğitimsiz tüm yurttaşların dahil edilebilindiğidir.......

bektaşi44
02.10.2008, 21:04
Yapmamız gereken tek şey bizim çocuklarımızın bunu unutmamasını sağlamak dayım derki mühür onların elinde yapacak şey yok

CaNCa
02.10.2008, 21:25
sevgili canca etnik kökene vurgu yapmayın demene rağmen sen yazının tamamında ve özellikle son bölümde bu kimlikler üzerinde durmuşsun.....

düşündüğün çok doğru ama yazıyı okuyan sadece hangi etnik kimlikten insanın bu katliamda başrol oynadığını kestirebilir......

ana düşünce olarak vurguladığın her ne olursa olsun aşırı gericiliğe taviz vermemeliyiz fikrini her an yaşatalım.....

yoksa olayların etnik kökenle alakası yoktur......(teoride)


anlaşılması gereken nokta türkiyede her ne olursa olsun her ne inançta bulunursa bulunsun bu linç kültürüne eğitimsiz tüm yurttaşların dahil edilebilindiğidir.......

Yazının tamamı etnik kimliklere vurgu yapan kişilere cevap olduğu için, dolayısı ile içeriğininde etnik kimlikler üzerine olması kadar doğal birşey yoktur! Bunun aksi şekilde bir açıklama ile zaten kişilerin yanlış bilgilendirmelerine cevap veremezsiniz. Bilinç altlarına gizledikleri ırkçı dürtülerle tesbitlerde bulunanların aynasını önüne alıp yüzleşmesi gerekir. Yüzleşemeyenlere'de katliamlarda ildeki her türlü etnik yapının payının olduğunu gösteretek, olayda savunusunu yaptıkları etnik aynayı yüzlerine tutmanız gerekir.

Her türlü etnik gruptan aşırı sağcı yobaz insanların alevilerin kıyımında payı olmuştur. Maraş olayını kişiler ideolojik yaklaşımları doğrultusunda etnik bazda yansıtmak istiyorlar. İçinde az birşey türk milliyetçiliği olan bu olayı kürtlere, az birşey kürt milliyetçiliği olanda ki sıklıkla bu daha fazla yapılıyor olayın tamamını türklerin üzerine yığıyor. Anlaşılması gereken şu ki; maraş olaylarında kimse kimseyi etnik kimliğinden dolayı öldürmedi, hedef alınan kitle sadece sol kitleydi ve ilde sol kesimin tamamına yakını aleviler olduğundan olay dolayısıyla bir alevi kıyımına dönüşmüş oldu.

Hatta kurbanlar ve katiller şablonunda bu olaydaki etnik durumların genelini irdelediğinizde; katliam başladığında ilde her türlü etnik gruptan aleviler katledilirken mücadele amaçlı çevre illerden (malatya, adıyaman, adana) kafilelerce gelen türk-kürt alevilerin dışında, hatay'dan arap alevileri dahi gelmiştir. Bu her türlü etnik yapıdaki alevilerin hiç birisi oraya yürüyüş yapmaya veya slogan atmaya gelmemişlerdi, hepsi bir katliamın ortasına bile bile girerek ölmeye göze alarak gelinen bir sürecin neticesinde oradaydılar. Nitekim şehir dışından yardım ve kurtarma amaçlı gelen bu insanlar içerisinde hayatını kaybedenlerde oldu.

İşin en trajik yanı devletin abluka altında katledilen insanları bir vahşetin içinden kurtaramayıp, kişilerin kendi çabaları ile var olma mücadelesi vererek çevreden takviye yardımlarla adeta bir cephe savaşlarına dönüştürülmesidir.