aytans
26.12.2006, 19:26
Kelime anlam ile CEM, toplanmak birleşmek bir olmak, BİRLİK demektir. "Alevilğin kalbi cem´de atar. Alevilğin sırrı cem´de yatar" Alevilği bütün yönleri ile anlamak cem´i anlamak, cem´i anlamak Alevilği anlamaktır. Cemde yapılan her hareketin her sözün inançsal, kültürel, toplumsal derin anlamlar vardır. Alevilgin bütün özelikleri cem´de toplanmıştır, dolaysı ile yüzlerce kitap konusu olan bu detaylara burada değinmek olanaksız bu nedenle cem konusuna yüzeysel olarak bir değinelim.
Cem´in inançsal kaynağı, Kırklar Cemidir. özet olarak Kırklar Ceminde: Hz. Muhammed´in Tanrı´yı ziyareti ve sonra 40´lar meclisi denilen bir toplantıya katıldığından söz edilmektedir. Muhammed toplantıya girmek için kapıyı çalar Peygamber olduğunu söyler fakat içeriye alınmaz, bir kaç defa dener sonra," bende fakir bir kulum sizden biriyim" deyince içeri alınır. Yani bu meclise isteyen herkes giremez, oraya giren rütbesini, malın mülkünü defterden silmesi gerekir, ve oraya girmek için gönülden istekli ve ısrarlı olmak gerekir.
Muhammed Kırklar Meclisine (CEM´NE) girice kim olduklarını ve kimin büyük (baş) küçük olduğunu sorar,? Bize Kırklar derler , bizim küçüğümüzde büyüğümüzde uludur cevabını alır. Muhammed sayar bakar, kadın erkek 39 kişi, biriniz nerede der, - O dışarıdadır, görevdedir derler. Muhammed isbat ister, birisi Hz. Ali´nin koluna bir bıçak vurur, hepsinden kan akar, bir damla pencereden içeri düşer. Ali´nin kolu sarılır diğerlerinden dökülen kan da durur. Burada ki mesaj, Cem´de kadın, erkek herkesin eşit ve aynı seviyede olduğudur, birisinin acısı durunca hepsinin acısı durur.
Ortaya bir üzüm tanesi getirilir, Muhammed´ten bunu kırk kişiye paylatırlması istenir. Muhammed zor durumda kalır, Haktan yardım gelir, üzüm tanesi ezilip serbet edilir, buna kırk kişi banıp, mest olup semaha kalkarlar. Burada verilen önemli mesaj yine eşitlik ve paylamaktır, hakkına düşene razı olmaktır.
Semah dönerken Muhammed´in başnda ki sarık düşer ve 40 parça olur, Kırklar bu parçalar bellerine balarlar. Muhammed pirlerini sorar, - Pirimiz Hz. Ali, rehberimiz Hz. Cebrail´dir, cevabını alırlar. Muhammed Hz. Ali´nin yanına gelir, Tanrı katına çkarken önüne çıkan aslanın azına verip, ancak o zaman yoluna devam edebildği, Peygamberlik yüzüünü Hz. Ali´nin parmağında görür.
Burada verilen mesaj: Sadece peygamberler değil, olgun insanların tarının halifesi, onun elçisi, onun bir parçası olduğudur, gökte aranan yerdedir düşüncesidir. Sonuçta ortaya çıkan ve akla mantığa uyan ve gönülden her insanın katlabileceği sonuç: Tanrı yeri göğü yaratmışsa da, onun elçisi, söz sahibi, insandır. ınsanlarda dünyadaki nimetleri (değerleri) ortaklaşa eşitçe paylaşmalıdır. Bu CEM´in inançsal temelini oluşturmaktadır.
CEM´in Toplumsal temeli :Tarih boyu, fakir, emeği ile geçinen, ezilen, haksızlklara urayan, yurtan yurda göç etmek zorunda kalan insanlar, eski yeniyi bir birine katmış , bütünleşmiş, kendine bir yol çizmeye kalkmış. Ve bu olay Anadolu´da, Türk, Kürt Arap, Azeri, Müslüman Hiristiyan birçok inanç ve miliyet arasında olmuş. Tabiki bu insanlar da, bu baskı zulüme, zaman, zaman başkaldırmoş ve hakim güçlerce ezilmişlerdir. Ama teslim olmamışlar, kendi inanç, kültür ve toplumsal düzenlerini kurmuşlar. Yaptıklar her iş, yasa, kanun dışı sayldğı için, bunu gizli yapmak zorunda kalmışlar. ışte toplumsal açıdan CEM´i ezilen Anadolu insanınn, bin bir yola başvurarak, bin bir çiçekten öz alarak, kendi kültür, inanç ve toplumsal yaşam deneyimlerinin örenilip, öretildği, yaşanılıp, yaşatıldığı, her yönü ile bir gözden geçirildği bir toplantıdır. (genelkuruldur, kongredir)
CEM; barış, özgürlük, eşitlik, ibadet ve sevgi yeridir. Cem yargı ve karar yeridir. Birlik ve dirlğin korunup serilendği yerdir. Cemde sunulan can, söynenen söz, sergilenen özdür. Hizmet ve sohbet muhabbet yeridir. Kul-köle, efendi-beyin olmadğı eşit ve hür canların olduğu yerdir. şaşmasın, yoldan düşmesin diye el ele verilen yerdir cem. Yol taşı, yol kuşuna atılmaz cemde. Af, şefaat, rıza meydanıdır cem. ınsan aşılanır, kötülüklerden kesilir, çiğ olan pişer cemde. Güvenin, sevenin yeri, bacı-kardaşın meydandır Cem. Saklar seni, cem erenleri, serini verir sırını vermez. ıkrar iman yeridir, ölçü ve hükmün yeridir. Edep ve erkan yeridir cem. Bir ulu divandır meydan, Hak adna, halk adına Pir´indir ferman. Canların mutluluğu esastır.
Kurallar sadece inanmak, tekrarlamak için değil, uygulamak, bir yaşam biçimine dönüştürmek içindir. Temel kurallar korunur saklanır, her şeye kılavuzdur akıl. Günü gelir korur kendini, gizlenir. Günü gelir ışık, çiçek saçar aleme. Alemi her yönü ile bilmeden, deitirmek mümkün değildir. öz degimez, ama don (şekil görünü) zamana gelişmeye uyar değişir zenginleşir. Cemde dünya ileri görülür, halk senden razı ise, HAK´ta razıdır. Cennet, cehennem Cem´dedir. Nur kuşaklnın yerine, kıl kuşaklı soru sual yapmakta, cem erenleri ile karar verilmektedir. Bu yolda yolcu olan kendini kanıtlamalı, ceme girmeye layık olmaldır. Cemde can ile cemát dengesi kurulur. Mala, güzelliğe, hatıra, zora yer yoktur meydanda. Biri kırk, kırkı bir olur canlar Cem´de...
Cem´in inançsal kaynağı, Kırklar Cemidir. özet olarak Kırklar Ceminde: Hz. Muhammed´in Tanrı´yı ziyareti ve sonra 40´lar meclisi denilen bir toplantıya katıldığından söz edilmektedir. Muhammed toplantıya girmek için kapıyı çalar Peygamber olduğunu söyler fakat içeriye alınmaz, bir kaç defa dener sonra," bende fakir bir kulum sizden biriyim" deyince içeri alınır. Yani bu meclise isteyen herkes giremez, oraya giren rütbesini, malın mülkünü defterden silmesi gerekir, ve oraya girmek için gönülden istekli ve ısrarlı olmak gerekir.
Muhammed Kırklar Meclisine (CEM´NE) girice kim olduklarını ve kimin büyük (baş) küçük olduğunu sorar,? Bize Kırklar derler , bizim küçüğümüzde büyüğümüzde uludur cevabını alır. Muhammed sayar bakar, kadın erkek 39 kişi, biriniz nerede der, - O dışarıdadır, görevdedir derler. Muhammed isbat ister, birisi Hz. Ali´nin koluna bir bıçak vurur, hepsinden kan akar, bir damla pencereden içeri düşer. Ali´nin kolu sarılır diğerlerinden dökülen kan da durur. Burada ki mesaj, Cem´de kadın, erkek herkesin eşit ve aynı seviyede olduğudur, birisinin acısı durunca hepsinin acısı durur.
Ortaya bir üzüm tanesi getirilir, Muhammed´ten bunu kırk kişiye paylatırlması istenir. Muhammed zor durumda kalır, Haktan yardım gelir, üzüm tanesi ezilip serbet edilir, buna kırk kişi banıp, mest olup semaha kalkarlar. Burada verilen önemli mesaj yine eşitlik ve paylamaktır, hakkına düşene razı olmaktır.
Semah dönerken Muhammed´in başnda ki sarık düşer ve 40 parça olur, Kırklar bu parçalar bellerine balarlar. Muhammed pirlerini sorar, - Pirimiz Hz. Ali, rehberimiz Hz. Cebrail´dir, cevabını alırlar. Muhammed Hz. Ali´nin yanına gelir, Tanrı katına çkarken önüne çıkan aslanın azına verip, ancak o zaman yoluna devam edebildği, Peygamberlik yüzüünü Hz. Ali´nin parmağında görür.
Burada verilen mesaj: Sadece peygamberler değil, olgun insanların tarının halifesi, onun elçisi, onun bir parçası olduğudur, gökte aranan yerdedir düşüncesidir. Sonuçta ortaya çıkan ve akla mantığa uyan ve gönülden her insanın katlabileceği sonuç: Tanrı yeri göğü yaratmışsa da, onun elçisi, söz sahibi, insandır. ınsanlarda dünyadaki nimetleri (değerleri) ortaklaşa eşitçe paylaşmalıdır. Bu CEM´in inançsal temelini oluşturmaktadır.
CEM´in Toplumsal temeli :Tarih boyu, fakir, emeği ile geçinen, ezilen, haksızlklara urayan, yurtan yurda göç etmek zorunda kalan insanlar, eski yeniyi bir birine katmış , bütünleşmiş, kendine bir yol çizmeye kalkmış. Ve bu olay Anadolu´da, Türk, Kürt Arap, Azeri, Müslüman Hiristiyan birçok inanç ve miliyet arasında olmuş. Tabiki bu insanlar da, bu baskı zulüme, zaman, zaman başkaldırmoş ve hakim güçlerce ezilmişlerdir. Ama teslim olmamışlar, kendi inanç, kültür ve toplumsal düzenlerini kurmuşlar. Yaptıklar her iş, yasa, kanun dışı sayldğı için, bunu gizli yapmak zorunda kalmışlar. ışte toplumsal açıdan CEM´i ezilen Anadolu insanınn, bin bir yola başvurarak, bin bir çiçekten öz alarak, kendi kültür, inanç ve toplumsal yaşam deneyimlerinin örenilip, öretildği, yaşanılıp, yaşatıldığı, her yönü ile bir gözden geçirildği bir toplantıdır. (genelkuruldur, kongredir)
CEM; barış, özgürlük, eşitlik, ibadet ve sevgi yeridir. Cem yargı ve karar yeridir. Birlik ve dirlğin korunup serilendği yerdir. Cemde sunulan can, söynenen söz, sergilenen özdür. Hizmet ve sohbet muhabbet yeridir. Kul-köle, efendi-beyin olmadğı eşit ve hür canların olduğu yerdir. şaşmasın, yoldan düşmesin diye el ele verilen yerdir cem. Yol taşı, yol kuşuna atılmaz cemde. Af, şefaat, rıza meydanıdır cem. ınsan aşılanır, kötülüklerden kesilir, çiğ olan pişer cemde. Güvenin, sevenin yeri, bacı-kardaşın meydandır Cem. Saklar seni, cem erenleri, serini verir sırını vermez. ıkrar iman yeridir, ölçü ve hükmün yeridir. Edep ve erkan yeridir cem. Bir ulu divandır meydan, Hak adna, halk adına Pir´indir ferman. Canların mutluluğu esastır.
Kurallar sadece inanmak, tekrarlamak için değil, uygulamak, bir yaşam biçimine dönüştürmek içindir. Temel kurallar korunur saklanır, her şeye kılavuzdur akıl. Günü gelir korur kendini, gizlenir. Günü gelir ışık, çiçek saçar aleme. Alemi her yönü ile bilmeden, deitirmek mümkün değildir. öz degimez, ama don (şekil görünü) zamana gelişmeye uyar değişir zenginleşir. Cemde dünya ileri görülür, halk senden razı ise, HAK´ta razıdır. Cennet, cehennem Cem´dedir. Nur kuşaklnın yerine, kıl kuşaklı soru sual yapmakta, cem erenleri ile karar verilmektedir. Bu yolda yolcu olan kendini kanıtlamalı, ceme girmeye layık olmaldır. Cemde can ile cemát dengesi kurulur. Mala, güzelliğe, hatıra, zora yer yoktur meydanda. Biri kırk, kırkı bir olur canlar Cem´de...