EŞİTLİK PARTİSİ
27.12.2006, 12:54
Değerli Canlar
Türlü biçim ve şekillerde gerek erkeklerce, gerek bu sorunun gerçek sahipleri kadınlarca tüm zamanlarda kim ne derse desin, şu ana kadar hangi düzende ve rejimde hayır böyle olmamıştır derse desin gerçek te, KADININ, ezilmişliği, horlanmışlığı, aşağılanmışlığını görürz.
Sonra kalkıp teorik olarak türlü laf üretenler, kitaplar yazanlar, toplum mühendisliğine soyunanlar acaba ne kadar samimiydi, olmadıkları ortada...
Hayat ispatlamıştır ki, sorunu yine sorunu yaşayanlar çözer ve sorunun dışındakiler eğer mutlu bir dünya kurmak istiyorlarsa kendilerini KADINLARIN eline teslim etmelidirler.
Ama siz kadına gerçekte bu durum nedeniyle acınacak durumda olduğunuz halde acıyarak baktığınızda, gerçek niyetinizin sayısız kez ispatlanmış hayat deneylerinin gerçeğinde her türlü faydacı zihniyette yaklaştığınızda, akılsızlığını akıl verme uklalalığıyla sakladığınızda dünya bu haline devam edecektir.
Halbuki sizin gözlernize bakan kadınlar sizin ruhunuzdaki derinliklerde şeytaniliği anlıyor ve o denli insani davranıyorki sizin bu acır durumunuzu, acınacak olduğunuzu anlıyor ve sizi yine üzmüyor ve kırmıyor.
Elbette KADINLARA en büyük ihanet yine her olayda olduğu gibi KADINLARDAN geliyor,
Konuyu çokça uzatır, sayısız örneklerle süsleyebiliriz...bu konuda sitemizde çokça örnekleri var...
Bu sorunun kesin çözümü eşitlikçi bir anlayışla hiç bir kayda ve engellemeye meydan vermeden başta yönetimlerin belirlenmesinde ve devamında,
Sıra ve kura ile belirleme yöntemini değişmez kılıp, tek sayılı idarerle sırayı, çoklu idarelerde erkekle aynı sayıda temsili değişmez ve değiştirilmez kılmaktır.
Hep tekrarladığımız üzere yakın zamanda gerçekleşecek İKTİDARIMIZDA bu ilke kesinlikle ilk başta uygulamaya konulacaktır.
İşye o zaman göreceksiniz ki TÜRKİYE ne bir S.S.C.B. ne de Çin olacaktır.
TÜRKİYE'den dünyaya yayılacak bu ışık tüm zamanların hatasını süratle düzeltecektir.
Ve birleştirilmiş bu güç karşısında şu an dünyada mevcut hiç bir güç DURAMAYACAKTIR...
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
Türlü biçim ve şekillerde gerek erkeklerce, gerek bu sorunun gerçek sahipleri kadınlarca tüm zamanlarda kim ne derse desin, şu ana kadar hangi düzende ve rejimde hayır böyle olmamıştır derse desin gerçek te, KADININ, ezilmişliği, horlanmışlığı, aşağılanmışlığını görürz.
Sonra kalkıp teorik olarak türlü laf üretenler, kitaplar yazanlar, toplum mühendisliğine soyunanlar acaba ne kadar samimiydi, olmadıkları ortada...
Hayat ispatlamıştır ki, sorunu yine sorunu yaşayanlar çözer ve sorunun dışındakiler eğer mutlu bir dünya kurmak istiyorlarsa kendilerini KADINLARIN eline teslim etmelidirler.
Ama siz kadına gerçekte bu durum nedeniyle acınacak durumda olduğunuz halde acıyarak baktığınızda, gerçek niyetinizin sayısız kez ispatlanmış hayat deneylerinin gerçeğinde her türlü faydacı zihniyette yaklaştığınızda, akılsızlığını akıl verme uklalalığıyla sakladığınızda dünya bu haline devam edecektir.
Halbuki sizin gözlernize bakan kadınlar sizin ruhunuzdaki derinliklerde şeytaniliği anlıyor ve o denli insani davranıyorki sizin bu acır durumunuzu, acınacak olduğunuzu anlıyor ve sizi yine üzmüyor ve kırmıyor.
Elbette KADINLARA en büyük ihanet yine her olayda olduğu gibi KADINLARDAN geliyor,
Konuyu çokça uzatır, sayısız örneklerle süsleyebiliriz...bu konuda sitemizde çokça örnekleri var...
Bu sorunun kesin çözümü eşitlikçi bir anlayışla hiç bir kayda ve engellemeye meydan vermeden başta yönetimlerin belirlenmesinde ve devamında,
Sıra ve kura ile belirleme yöntemini değişmez kılıp, tek sayılı idarerle sırayı, çoklu idarelerde erkekle aynı sayıda temsili değişmez ve değiştirilmez kılmaktır.
Hep tekrarladığımız üzere yakın zamanda gerçekleşecek İKTİDARIMIZDA bu ilke kesinlikle ilk başta uygulamaya konulacaktır.
İşye o zaman göreceksiniz ki TÜRKİYE ne bir S.S.C.B. ne de Çin olacaktır.
TÜRKİYE'den dünyaya yayılacak bu ışık tüm zamanların hatasını süratle düzeltecektir.
Ve birleştirilmiş bu güç karşısında şu an dünyada mevcut hiç bir güç DURAMAYACAKTIR...
Saygı ve Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ