sunam
27.12.2006, 22:14
Yıllardır eğitim sisteminin diğer sorunlarının gölgesinde kalan Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) ve Pansiyonlu İlköğretim Okulları (PİO), önce Tunceli’de Pertek kaymakamının, odasında Che fotoğrafı var diye öğrencileri tokatlaması ve haklarında soruşturma açılması, son olarak yine bir YİBO’da yaşanan olaylar nedeniyle yeniden gündeme geldi.
Eğitim Sen YİBO ve PİO’larda yaşanan sorunları ve alınması gereken önlemleri bir araştırma ile tespit etmiş ve 20 Nisan 2005 tarihinde basına ve kamuoyuna açıklamıştı. O tarihten bu yana Milli Eğitim Bakanlığı sorunların çözümü için herhangi bir adım atmamış, YİBO’larda yaşanan sorunlar bugünlere kadar artarak gelmiştir.
Tunceli’de, son olarak yaşananlar göstermiştir ki, YİBO’lara yönelik somut bir politika belirlenmediği sürece bu tür olayların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Yaşananların sorumlusu açığa alınan öğretmenler değil, bizzat YİBO sisteminin kendisi ve Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Sendikamız, 2005 yılında kapsamlı bir araştırma yaparak bakanlığı uyarmasına rağmen hiçbir somut adım atılmamıştır.
2006-2007 eğitim öğretim yılı başında; 300 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda (YİBO) 4440 derslikte, toplam 136 bin öğrenci eğitim görmektedir. YİBO’larda görev yapan öğretmenlerin sayısı yaklaşık 6000’dir.
282 Pansiyonlu İlköğretim Okulu’nda (PİO), 5011 derslikte, toplam 151 bin öğrenci eğitim görmekte, 6500 öğretmen görev yapmaktadır.
YİBO’larda bir dersliğe 30, bir öğretmene ise 23 öğrenci düşmektedir.
Öğrencilerin Yaşadığı Sorunlar
· YİBO öğrencilerinde fazlaca ezilmişlik psikolojisi vardır. Öğrenciler kendisini değersiz hissetmekte ve ciddi sosyalleşme sorunları yaşamaktadır. Bu psikolojiye sahip öğrenciler kendisini yeterince ifade edememektedir. Dolayısıyla bir özgüven eksikliği bütün öğrencilerde hakimdir.
· Öğrenciler, öğretmeni rütbeli, kendisini vasıfsız bir asker olarak görmektedir. Yatakhanelerin koğuş olarak adlandırılması, YİBO’larda askeri mantığın yürütüldüğünü göstermektedir.
· Öğrencilerin derslerinden arta kalan boş zamanlarında, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların “açık cezaevi” olarak tanımlanmasına yol açmaktadır.
· YİBO ve PİO’lara atanan öğretmenlerin rehberlik ve danışmanlık alanlarında yetersiz oldukları görülmüş, öğrencilerin eğitim teknolojilerinden yeterince yararlanamadıkları görülmüştür.
· Yemekhane şartları hijyenik olmayıp, personel yetersizliğinden dolayı öğrencilere temizlik yaptırılmaktadır. Yemekler 6-14 yaşlarınki çocukların dengeli beslenmesi açısından uygun değildir. Öğrenciler derslere yeterince beslenmeden başlamaktadır.
· Birçok YİBO ve PİO’da revir ve sağlık personeli bulunmamaktadır.
· Özellikle kış şartlarının ağır geçtiği Doğu bölgelerinde öğrenci okul içinde hapis kalmakta, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği spor salonu vb yerler bulunmamaktadır.
· YİBO ve PİO’lar Rehberliğe en fazla ihtiyaç duyulan okullar olmasına rağmen bir çoğunda rehber öğretmen bulunmamakta ve rehberlik hizmetleri yürütülememektedir.
· YİBO öğrencileri aile özlemi duymakta, bir çoğu bu yüzden okuldan kaçmakta, tatillerde okulu erken terk etmekte ve tatil sonrası okula geç gelmektedir. 180 işgünü olan eğitim-öğretim yılı YİBO’larda 120 iş gününe kadar düşmektedir. Bu durum öğrencilerin başarısını olumsuz etkilemektedir.
· Yurttaki odaların küçük olması nedeniyle odalarda kalan öğrenci sayısı fazladır. Büyük yaştaki öğrenciler ile küçük yaştaki öğrencilerin aynı odalarda kalması çeşitli istismarlara neden olmaktadır.
· Yurtlardaki banyolar yetersizdir ve ortak kullanımlar çeşitli sorunlar yaratmaktadır.
· Küçük öğrenciler günlük temizliklerini tam olarak yapamamaktadırlar. Bu yüzden bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanmaktadır.
· Öğrencilerin ailelerinden ayrı olmaları onları psikolojik olarak çok etkilemekte, bu nedenle derslerine yeterince yoğunlaşamamaktadırlar.
· Öğrencilere verilen kırtasiye malzemeleri yetersizdir.
· Öğrenciler velilerine istedikleri zaman ulaşamama sorunu yaşamaktadır.
· Günde 2 saat olarak yapılan etüd dersleri yetersizdir.
· Özellikle Türk-İslam sentezi öğrencilere empoze edilmeye çalışılmaktadır.
kaynak;egitimsen
bir kaç gündür yazılı ve görsel basında çıkan tuncelideki ögrencilerin yaşadıkları olaylar gericiligin ve faşizan tutumun hiç hızını kesmeden devam ettigini görüyoruz. bir ögrencinin odasında ceh posteri var diye ögretmeni tarafından tartaklanması burda yaşanan olayların ciddiyetini gösteriyor.
Eğitim Sen YİBO ve PİO’larda yaşanan sorunları ve alınması gereken önlemleri bir araştırma ile tespit etmiş ve 20 Nisan 2005 tarihinde basına ve kamuoyuna açıklamıştı. O tarihten bu yana Milli Eğitim Bakanlığı sorunların çözümü için herhangi bir adım atmamış, YİBO’larda yaşanan sorunlar bugünlere kadar artarak gelmiştir.
Tunceli’de, son olarak yaşananlar göstermiştir ki, YİBO’lara yönelik somut bir politika belirlenmediği sürece bu tür olayların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Yaşananların sorumlusu açığa alınan öğretmenler değil, bizzat YİBO sisteminin kendisi ve Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Sendikamız, 2005 yılında kapsamlı bir araştırma yaparak bakanlığı uyarmasına rağmen hiçbir somut adım atılmamıştır.
2006-2007 eğitim öğretim yılı başında; 300 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda (YİBO) 4440 derslikte, toplam 136 bin öğrenci eğitim görmektedir. YİBO’larda görev yapan öğretmenlerin sayısı yaklaşık 6000’dir.
282 Pansiyonlu İlköğretim Okulu’nda (PİO), 5011 derslikte, toplam 151 bin öğrenci eğitim görmekte, 6500 öğretmen görev yapmaktadır.
YİBO’larda bir dersliğe 30, bir öğretmene ise 23 öğrenci düşmektedir.
Öğrencilerin Yaşadığı Sorunlar
· YİBO öğrencilerinde fazlaca ezilmişlik psikolojisi vardır. Öğrenciler kendisini değersiz hissetmekte ve ciddi sosyalleşme sorunları yaşamaktadır. Bu psikolojiye sahip öğrenciler kendisini yeterince ifade edememektedir. Dolayısıyla bir özgüven eksikliği bütün öğrencilerde hakimdir.
· Öğrenciler, öğretmeni rütbeli, kendisini vasıfsız bir asker olarak görmektedir. Yatakhanelerin koğuş olarak adlandırılması, YİBO’larda askeri mantığın yürütüldüğünü göstermektedir.
· Öğrencilerin derslerinden arta kalan boş zamanlarında, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların “açık cezaevi” olarak tanımlanmasına yol açmaktadır.
· YİBO ve PİO’lara atanan öğretmenlerin rehberlik ve danışmanlık alanlarında yetersiz oldukları görülmüş, öğrencilerin eğitim teknolojilerinden yeterince yararlanamadıkları görülmüştür.
· Yemekhane şartları hijyenik olmayıp, personel yetersizliğinden dolayı öğrencilere temizlik yaptırılmaktadır. Yemekler 6-14 yaşlarınki çocukların dengeli beslenmesi açısından uygun değildir. Öğrenciler derslere yeterince beslenmeden başlamaktadır.
· Birçok YİBO ve PİO’da revir ve sağlık personeli bulunmamaktadır.
· Özellikle kış şartlarının ağır geçtiği Doğu bölgelerinde öğrenci okul içinde hapis kalmakta, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği spor salonu vb yerler bulunmamaktadır.
· YİBO ve PİO’lar Rehberliğe en fazla ihtiyaç duyulan okullar olmasına rağmen bir çoğunda rehber öğretmen bulunmamakta ve rehberlik hizmetleri yürütülememektedir.
· YİBO öğrencileri aile özlemi duymakta, bir çoğu bu yüzden okuldan kaçmakta, tatillerde okulu erken terk etmekte ve tatil sonrası okula geç gelmektedir. 180 işgünü olan eğitim-öğretim yılı YİBO’larda 120 iş gününe kadar düşmektedir. Bu durum öğrencilerin başarısını olumsuz etkilemektedir.
· Yurttaki odaların küçük olması nedeniyle odalarda kalan öğrenci sayısı fazladır. Büyük yaştaki öğrenciler ile küçük yaştaki öğrencilerin aynı odalarda kalması çeşitli istismarlara neden olmaktadır.
· Yurtlardaki banyolar yetersizdir ve ortak kullanımlar çeşitli sorunlar yaratmaktadır.
· Küçük öğrenciler günlük temizliklerini tam olarak yapamamaktadırlar. Bu yüzden bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanmaktadır.
· Öğrencilerin ailelerinden ayrı olmaları onları psikolojik olarak çok etkilemekte, bu nedenle derslerine yeterince yoğunlaşamamaktadırlar.
· Öğrencilere verilen kırtasiye malzemeleri yetersizdir.
· Öğrenciler velilerine istedikleri zaman ulaşamama sorunu yaşamaktadır.
· Günde 2 saat olarak yapılan etüd dersleri yetersizdir.
· Özellikle Türk-İslam sentezi öğrencilere empoze edilmeye çalışılmaktadır.
kaynak;egitimsen
bir kaç gündür yazılı ve görsel basında çıkan tuncelideki ögrencilerin yaşadıkları olaylar gericiligin ve faşizan tutumun hiç hızını kesmeden devam ettigini görüyoruz. bir ögrencinin odasında ceh posteri var diye ögretmeni tarafından tartaklanması burda yaşanan olayların ciddiyetini gösteriyor.