Orijinalini görmek için tıklayınız : Erzincan / iliç ve köyleri


seyhunbey
04.01.2007, 17:34
Erzincan Şehir Rehberi

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 11.903 km²

Nüfus: 299.251 (1990)

İl Trafik No: 24

Doğu Anadolu Bölgesi'nde Fırat'ın yukarı kısmında yer alan Erzincan, Anadolu'nun en eski kültür merkezlerinden birisidir. Tarihi ipek yolu güzergahında yer alan kent Hitit, Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma egemenliğinde kalmış, Malazgirt Zaferinden sonra Türk ve Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Erzincan kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, coğrafyası, mutfağı ve alışveriş olanakları ile tam bir turizm cennetidir.

İLÇELER:

Erzincan ilinin ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refatiye, Tercan ve Üzümlü'dür.

İliç: Erzincan'a 153 km uzaklıkta bulunan İlçenin ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İliç'in köylerinde çok sayıda höyük ve tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bunların çoğunda bilimsel kazı ve araştırmalar yapılmıştır. Altıntaş köyünde, Romalılara ve daha sonraki dönemlere ait olan çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır.

http://img145.imageshack.us/img145/3623/kc20web20ilic20045sl5.jpg

http://img141.imageshack.us/img141/9572/kc20web20ilic20311nt1.jpg


1938 den sonra kaza merkezi İliç olur ve Kuruçay da buraya bağlanır.Önceleri Kuruçay adını taşıyan yöre 1938 yılına kadar Kemaliye ilçesine bağlı bir bucak merkezi durumunda idi.Bu tarihte demiryolunun İliç'ten geçmesi üzerine Kuruçay kaza merkezi İliç'e taşınarak İliç 1939’da Erzincan iline bağlı ilçe merkezi yapıldı .

İliç’in ilçe merkezi oluşuna ilişkin T.C.Dahiliye Vekaleti ‘nin 15 Mayıs 1939 tarih ve 14863 Sayılı Kararnamesi ile ilgili belge aşağıdadır.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde,Erzincan iline bağlı ilçe ve ilçe merkezi kasaba. Merkez bucağına bağlı 26,Armutlu bucağına bağlı 7,Kuruçay bucağına bağlı 23 köyü vardır.Kuzey ve kuzeydoğuda Refahiye,doğuda Kemah ilçeleri,güneydoğuda Tunceli ili,güneyde Kemaliye ilçesi,batı ve kuzeybatıda Sivas ili çevrilidir.

İl merkezinin güneybatısında, Munzur Dağları’nın kuzeybatı eteklerinde kurulmuştur.Yüzölçümü,1.397 km2,denizden yüksekliği,1.100 m,Erzincan’a uzaklığı 125 km’dir.


Toprakları güneyde Munzur Dağları’nın tepeleri ile kuzeyde Bağcuğaz dereleri arasında uzanır.İlçe merkezi Fırat’ın iki ana kolundan biri olan Karasu’nun dar ve geçilmeye elverişli kısmı yakınında kurulmuştur.Bu kısımda bir asma köprü Karasu’nun iki yakasını birbirine bağlar.1938 yılında işletmeye açılan demiryolu ,Kemah Boğazı’nı aştıktan sonra batıya doğru ilerlemek için bu suyun açmış olduğu vadiyi takip eder.Karasu’nun güneyinde küçük ve gelişmemiş bir yerleşme olan İliç kasabasının 3km kuzeyinden Haydarpaşa-Kars demiryolu geçer.

İliç’in kaza olmasında demiryolunun buradan geçmesinden başka,Dersim İsyanı’nın bastırılmasında bulunan Abdullah(AKDOĞAN) Paşa,Kuruçay Kaymakamı ile görüşüp bir milis kuvveti teşkil ettirir;bilahare O’nun kaymakamlık merkezini İliç’e nakletmesini ister.Yine Abdullah Paşa’nın tavassutu ile Ilıç Belediye Teşkilatı kurulur.İlk belediye reisi Rıfat ŞAHSİVAROĞLU’dur.

Hükümet konağının yapımı,Erzincan İplik Fabrikası’nın temel atma törenine geldiğinde İliç’e uğrayan o günkü Başbakan Şemsettin GÜNALTAY(Kendisi İliç’ in Sabırlı köyündendir.)’ın sayesinde 1949 da başlamış,1961 de bitirilmiştir.Yine adı geçen Başbakan,kazada yaptığı konuşmada buranın bilhassa Sanat Okulu’na ihtiyacı olduğunu belirtmişse de,açılması mümkün olmamıştır.

İliç’in bazı mühim ihtiyaçlarının temin edilmesinde Hilmi FIRAT adlı şahsın önemli yardımları olur.Babası Mustafa Kemal Paşa’nın silah arkadaşlarından Hacı Hilmi Paşa’dır. Babasının vasiyeti üzerine Hilmi Fırat,1959 da bir hastane(Hacı Halil Paşa Devlet Hastanesi) ve 1960/61 de İliç Ortaokulu(Annesinin adı ile anılan İliç Seyda Fırat Ortaokulu)’nu yaptırır.Kendisi 1983 yılı içerisinde vefat etmiştir.

1940’ ta kaza merkezinin nüfusu 866,köy nüfusu 16.054’ü bulur.İliç’in içtimai ve iktisadi yapısında meydana gelen bir değişiklik de,1962’lerden sonra başlayan Şavaklı Göçer toplulukların buraya yerleşmesi ile olmuştur.

1970’te kazanın toplam nüfusu 15.183, 1980’de ise 11.386’ dır.Görülmektedir ki,bu kazamız da dışarıya çok sayıda gurbetçi göndermektedir.

İLİÇ HAKKINDA YAŞLI İNSANLARIN ANLATTIKLARI

İliç’in İlçe oluşunu O.Necmettin ERDAĞI şöyle anlatıyor.(5 Temmuz 1927 doğumlu)

Yıl 1938,11yaşındayım.Mevsim sonbahar.Herkes bağını bahçesini bozuyor,kış için hazırlık yapılıyor.O zamanlar evlerdeki her çocuk bağda,bahçede,tarlada büyüklerine yardım için çalışmak zorunda.Geçim zor,fakirlik diz boyu.Zaten yediğimiz içtiğimiz yetiştirdiğimiz ürünlerle sınırlı.

Bahçeden biçtiğimiz sebze otlarını eşekle evin önüne taşıyorum.O gün Müslüm ERDOĞAN’ ın dükkanının bulunduğu yere geldiğimde,İliç’te görülmemiş bir kalabalıkla karşılaştık.İnsanlar halka şeklinde toplanmışlardı.Ortalarında babayiğit bir adam duruyordu.Eşeği falan unuttum.Kalabalığı merakla izlemeye başladım.Zorla da olsa ortadaki adamı yakından görmeyi başardım.Pantolonunun yanları kırmızı şeritli idi.Ceketinde de rütbenin gereği nişanlar olduğunu sonradan anladığım çeşitli şekillerde takılar vardı.

Kalabalık yavaş yavaş Saatli Çeşme’ye doğru ilerledi.Çeşmenin başına gelindiğinde,adını daha sonra öğrendiğim Abdullah Paşa (Babayiğit adam) eliyle işaret ederek suyun çıkış yerini sordu.Oradaki büyükler bilgi verdiler.Bunun üzerine Paşa; yanında bulunan görevliye dönerek “ Himmet; İlçenin Projesi himmetine kalmış,derhal ilçe merkezi Kuruçay’dan alınarak buraya taşınsın” emrini verdi.Herkes çok şaşırmıştı.Bu şaşkınlığı fark eden Paşa, Kuruçay’da yaşadığı şu olayı oradakilere anlattı.”Görevim icabı Kuruçay’a gitmiştik.Bir bardak su istedim.”Paşam 15 dakika bekleyin taze su getirelim” dediler.Ben de “Buranın suyu o kadar uzak mı ?” diye sorunca “Evet” dediler.Oradan buraya geldik.Bu suyu görünce kaza olmaya buranın daha uygun olduğunu düşündüm.” dedi.

Daha sonra Kuruçaylılar’ın böyle yaparsak Paşa bize bir çeşme yaptırır diye düşündükleri ve bu olayı gerçekleştirdikleri söylentilerde duyuldu.[/QUOTE]

seyhunbey
02.03.2007, 14:13
Köyüm sana Hasret Kaldim

http://www.youtube.com/watch?v=MoPTO4Skuwg&mode=related&search=

http://www.youtube.com/watch?v=emhZAMRQWG4

mustyy
02.03.2007, 14:25
gerçekten güzel bii bölgemiz gitmek,görmek,gezmek isterim emeğine sağlık......

seyhunbey
30.03.2007, 10:51
G İ Y İ M


KADINLARDA GİYİM

ENTARİ : Bayağı düz elbisedir. Biraz bolcadır. Arkaya gelen atak kısmı ön kısma nazaran uzundur. Kollar uzun yaka düzdür. Günlük olarak giyilen entari bel bağı denilen bir bağla bağlanır. Yaşlı kadınlar üzerine hırka denilen bir ceket giyerler.

ÜÇ PEŞLİ :Yaka hakim yaka olup boyun kısmında 5-7 cm. açıktır . Bu açıklık bel kısmına kadar daralarak iner ön boydan yanlar ise bel kısmından açık olduğu için meydana gelen bu üç parçadan ismini almıştır. Etek boyları topuktan 7-8 cm. yukardadır. Kol ağızları diğer elbise kollarına benzemez.

ŞALVAR :Pantolon vari şalvardır. Oldukça bol olmakla beraber paçalar diz kapağının altında bağlandığında ayak yüzünü kaplayacak kadar uzundur. Şalvarlar üç etek elbise ile ve salta altına giyilir.


ERKEKLERDE GİYİM:

Erkekler şalvar ve yelek giyerler yeleğin altında işlik denilen yakasız gömlek vardır.

Başlarında kımızı püsküllü fes ve fesin üzerine sarılan ebaniye bulunur. Ayaklarına ise poççikli yemeni giyerler.Yelek ve Şalvarın yapıldığı kumaş genellikle üçe ayrılır.

1.Kadife Kumaş

2.Çuha Kumaş

3.Mahalli Kumaş

İŞLİK : Dirik ,Kazalina ve Zefir denilen kumaşlardan yapılır.Yeleğin altından giyilen yakasız bir mintandır.İki şekilde göze çarpar.

a)Düz İşlik

b)Dubleli işlik

FES VE EBANİYE : Bugünkü şapka yerine giyilen fes bildiğimiz kırmızı renkli püsküllü festir. Özel Bir kalıpla şekillendikten sonra giyilir.Ortasından sarkan püskül siyah ibrişimden yapılmıştır. Gençler ve yaşlılar üzerinden ebaniye sararlar. Ebaniye sarı renkli ipekli bir kumaştır.Kavuniçi renginden ipekle üzerine motifler işlenmiştir.Eni tahminen 70 cm boyu 110 cm kadardır.

POÇÇİKLİ YEMENİ : Bildiğimiz bir çeşit ayakkabıdır.Yüzün tabana geçen kısmı ayak bileğine doğru sivri bir vaziyette yükselir.Bu kısım kuyruğu andırdığı için poççikli denilmiştir.

KUŞAK :Üç çeşit kuşak görülmüştür.

1.Mahalli Kuşak: Beyaz yünden çok ince olarak dokunur,tahminen eni 35-40 cm kadardır.

2.İbrişim Kuşağı: Bu çok zengin ve zevk sahiplerinde bulunur.Kenarlarında ibrişim saçaklar vardır.Dikdörtgen şeklindedir.

3.Tosya ve Acem Kuşağı: Ülkemizin her yöresinde görülmektedir.Zamanında dışarıdan geldiği için fiyat bakımından herkes alıp kullanamamıştır.


BAŞÖRTÜLER

EHRAM : Çarşaf yerine kullanılan ince yün ipten dokunur.Beyaz kahverengi ve siyah renkleri vardır.Eni 1 metreye yaklaşan iki parçadan oluşur.Üzerinde çeşitli motifler bulunur.Bu motifler tezgahta ve elde yapılır.Hala kullanılmaktadır.

YAZMA :Kağıtlar arasında satılan desenli ince bir tülbenttir.Günlük olarak hemen hemen herkes tarafından giyilir.Yaşmak düz örtü adı verilen biçimlerde giyilir.Kenarlarına iğne veya boncuk oyası yapılır.

TÜLBENT : Beyaz ince bir örtüdür.Bununda kenarları iğne veya boncuk oyası ile çevrilir. Yazma gibi giyilir

AYAKKABI : En eski mazisi olan çarıktır.Daha sonra yemeni ve kundura gelir.

seyhunbey
30.03.2007, 10:53
GÖRGÜ KURALLARI

İNSAN İLİŞKİLERİ:İlçemizde insanlar arası ilişkiler karşılıklı saygı sevgi ve iyi niyet esasına dayanır.Aile içerisinde yaşlılar büyük saygı görürler.Yaşlılar özellikle torunları nezdinde daha çok sevilir.Bir toplulukta yaşlı en baş köşeye buyur edilir.Büyükler konuşurken küçükler dinler.Dul ve yetimlere ayrı bir şefkat ve himaye duygusuyla yaklaşılır.Ramazan ayında akrabalara komşulara fakirlere iftar yemeği verilir,muhtaçlar daha çok görülüp gözetilir.

ASKERE UĞURLAMA:Askere gidecek asker adayları akrabaları tarafından gidişine yakın günlerde evlere davet edilerek yemek ikram edilir. Askerlikle ilgili sohbetler yapılır askerlikle ilgili hatıralar anlatılır. Askere gideceklere moral verilir. Askerlik şubesinden askerlikle ilgili evrakları aldıktan sonra askere gidecek kişi akrabalarını ve arkadaşlarını ziyaret ederek helallik alır. Bu ziyaret esnasında akrabaları ve komşuları da ona cep harçlığı verirler. Askere gidecek şahsın hareket edeceği gün akrabaları,komşuları,arkadaşları toplanarak eğlenceler tertip ederler.Tren istasyonuna gidilerek çalgılar ve dualar eşliğinde uğurlanır.

İMECE : Tarla ve çayır biçimleri esnasında ve ev,bina inşaatlarında köylüler hep birlikte birbirlerinin yardımına koşarlar. Hayvanlarını yardımlaşma usulü ile otlatırlar. Darda kalanları bu durumlarından kurtarmak için güç birliği yaparak komşuluk ilişkilerinin en güzel örneklerini sergilerler.

KOMŞULUK :Komşuluk ilişkileri karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma esasına dayanır. Komşular birbirlerini acı ve tatlı günlerinde mutlaka arayıp sorarlar. Normal günlerde de birbirlerini karşılıklı olarak ziyaret ederler. Pişirdikleri yemeklerden birbirlerine gönderirler. Kap iade edilirken boş gönderilmez içine herhangi bir şey konulur. Yeni gelen komşulara hoş geldinize gidilir.Hasta komşular ziyaret edilir.Gidilirken eli boş gidilmez.Hastaya ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerinde bulunulur.

MİSAFİRLİK : İlçemizde aileler arası,uzak yoldan gelip yatıya kalma,bir de ölüm ve benzeri durumlarda görülenler olmak üzere üç çeşit misafirlik vardır. Aile ziyaretleri ani olmakla birlikte genellikle haberli yapılır. Eve gelen misafirlere yemek vakti ise yemek yedirilir, arkasından çay ikram edilir. Yemek vakti dışında çay ve beraberinde hafif yiyecekler ikram edilir. Bu ikramlar içerisinde en meşhur olan bal,peynir ,kavurma,kısır ve hamur işleridir. Çay ikramının en ilginç yanı kaşığın bardağı ağzı üzerine ters uzatılmasıdır. Bu da yeter anlamına gelir.Her evde misafir odası adıyla dayanıp döşenen bir oda mutlaka vardır. Bu oda en güzel sergiler ve oturma grupları ile donatılır. Ev sahibi misafirlerine her zaman güler yüzlü ve saygılı davranır. Misafirlerin yanında yaramazlık yapan çocuğunu dahi misafirlere saygısızlık olmasın diye dövüp azarlamaz. Ev sahibi misafirlerine saygıda kusur etmemek için büyük çaba harcar.Gelen misafirler kapıda ev sahibi tarafından karşılanır. Misafirlerin ayakkabıları çıkış yönüne doğru düzgün bir şekilde konur. Gidecek olan misafirler evden belli bir uzaklığa kadar gidilerek uğurlanır.

SOFRA ADABI : Sofralarımız oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Genellikle yemekler yer sofrasında yenilir.Sofraya önce yaşlılar sonra da evin diğer fertleri oturur. Misafir bulunan durumlarda misafir yemekten kalkmadan ev sahibi sofradan kalkmaz. Bu da misafire saygıdandır. Yemekler aynı kapta yenir yemek bittikçe yenisi doldurulur. Yemekten sonra yemek duası yapılır.İlçemizin bazı kesimlerinde ise erkekler ayrı kadınlar ayrı sofralarda yemek yerler.

HALK İNANÇLARI

Her yörede olduğu gibi ilçemiz ve köylerinde yaşayan toplumlarda ortak kabul edilen inançlar vardır. Bu inançların birçoğu her ne kadar batıl olarak görülüp kabul edilse de hepsinde mantıki ve ilmi açıklamalar dikkat çekmektedir. Bunları şöyle sıralaya biliriz:

Salı günü pek kıymetli gün sayılmaz. İlk defa başlanacak işlerde“Salı günü”tercih edilmez.

Gece tırnak kesilmesi günah ve uğursuzluk manasına gelir.

Boş beşiğin sallanması iyi sayılmaz.

Dağ yemişlerinin çok olduğu senelerde kış mevsiminin ağır geçeceği inancı vardır.

Ateşe su dökülmesi ve gece dışarıya kaynar su dökülmesi halinde cin çarpması meydana geleceğine inanılır.

Alaca karga ve baykuşun evin yakınlarına konarak ötmesinin uğursuzluk getireceğine inanılır.

Gök kuşağının altından geçildiğinde tutulan dileğin gerçekleşeceğine inanılır.

Cuma günü sala verilmeden önce evin süpürülmesi iyi sayılmaz.

Köpeklerin fecr vakti(Sabah erken)ulumasının iyi olmadığı söylenir.

İki bayram arasında yapılacak düğünün iyi gelmeyeceğine inanılır.

Sağ avcun kaşınması halinde para geleceğine,sol avcun kaşınması halinde ise para gideceğine inanılır.

Göz kipriğinin atması halinde haber geleceğine inanılır.

Ayak altının kaşınması halinde yolculuğa çıkılacağına inanılır.

Çocuğun oturduğu yerde ayak ayak üstüne atması durumunda kardeş istediğine inanılır..

Firestarter
31.05.2007, 16:58
Bilgiler için saol.

zazamurat
07.07.2007, 01:58
Bende Erzİncan İlİÇ KuruÇay KÖyÜndenİm Belİrtmek İsterİm Ama Kendİ KÖyÜme HİÇ GİtmedİĞİm İÇİn Akrabalarim Genellİkle KÖydekİ Evlerİnden Bahsettİklerİ İÇİn Çok Yabanciliik ÇekmİŞİmdİr

diojen
16.07.2007, 01:33
merhaba arkadaslar
köyümüzü tanıtmak ve koplukları gidermek sevgi, saygı, samimiyet içinde buluşalım.


www.iliccaylikoyu.azbuz.com

ilic_caylikoyu@hotmail.com

erdgn_62
08.08.2007, 13:07
boyalık köyünde alevilik var mı ?

Firestarter
05.09.2007, 16:53
boyalık köyünde alevilik var mı ?

Benim bildigim kadarı ile Boyalık köyü alevi değil.

erzincanlı24
09.09.2007, 23:41
evet kardeş boyalıklılar alevi değil

ZaMBaK
04.10.2007, 18:20
Köyüm sana Hasret Kaldim

http://www.youtube.com/watch?v=MoPTO4Skuwg&mode=related&search=

http://www.youtube.com/watch?v=emhZAMRQWG4
BENİM KÖYÜM

cemmustu
06.10.2007, 02:18
sizin köyünüzün videoları olurda benim köyümüm fotoları olmaz mı :)