Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz.Ali(a.s)'ın Adaleti


cevatus
05.01.2007, 19:17
Aralarında hak etmedikleri bir dava için 3 ortak Hz.Ali'ye başvururlar.

Hz.Ali'nin ibret verici hükmü şöyledir:

Hz.Ali'ye birgün 3 kişi gelir.Bunlar yapmış oldukları ticaretle 17 deve kazanmışlardır.1.'nin payı kazancın yarısı,2.nin payı kazancın 3'te biri,
3.'nün payı kazancın 9'da biridir.Bu şekilde aralarında paylaşamadıklarını söylerler.Çünkü bu nisbet ile paylaşılmalarına imkan yok.

Hz.Ali onlara ben size bir tane deve hediye ediyorum,der.kabul ederler.
Böylece develer 18 olur.1.kişiye develerin yarısı olan 9 deve,2.kişiye develerin 3'te biri olan 6 deve,3.kişiye develerin 9'da biri olan 2 deve verilirse paylaşılan develerin toplam sayısı 17 olur.(9+6+2=17)Geriye bir tane deve kalır.Bu da
Hz.Ali'nin devesidir ve kendine kalır.

Hz.Muhammed(s.a.a)sahabelerine şöyle demiştir.İçinizde en iyi şekilde hükmeden Ali'dir.

ulasirmola
22.01.2007, 00:47
bi gün tv de bi film çıkmıştı ömerin adaleti diye çok gülmüştüm peygamberin ölmesiyle koltuk peşine düşenler şu an başımıza örnek müslüman gösteriliyolar adaletli örnek bi insan arıyosanız ali ye bakın başka birisini aramaya gerek yok

Hinoralı
22.01.2007, 14:28
Hazret-i Ali'nin cömertliği
Hazret-i Ali hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu.
Devenin yuları yardımcısı Kamber’in elinde idi. Kendisi de önde gidiyordu.
Medine’nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
“Ne olur Allah rızası için bir yardım!” diyordu.
Sesi duyan Hazreti Ali , arkadan deveyi çekip gelen Kamber’e sordu:
“Kamber! Ne istiyor bu yoksul?”
Kamber:“Hurma istiyor Efendim!” dedi.
Hazret-i Ali : “Ver öyleyse!” dedi.
Kamber:“Hurma çuvalda Efendim!” diye cevapladı.
Hazret-i Ali :“Çuvalla ver öyle ise!” diye emretti.
Kamber:“Çuval devenin üzerinde efendim!” dedi.
Hazret-i Ali :“Deveyle ver öyle ise!” diye gürledi.
Emri derhal yerine getiren Kamber, diyor ki:
“Devenin ipi de benim elimde demekten korktum ve hurma çuvalını deveyle birlikte yoksula verdim. Az kalsın, beni de yoksula vermekte tereddüt etmeyecekti.”

metin EL-ALEVI
16.03.2007, 13:59
Güzel paylaşımlar teşekkür ederim..

cevatus
30.03.2007, 19:28
HZ. ALİ (A.S) ADALETTEN SÖZ EDİYOR


Hz. Ali (a.s) Beyt’ül- Malı bölerken fark koymaksızın onu halk arasında eşit olarak bölüyordu. Hz. Ali’nin bu tutumu bazı kimseleri rahatsız etmişti, bundan dolayı bir çokları da Muaviye’nin yanında yer almışlardı.

Hz. Ali’nin dostlarından bazıları Hazretin huzuruna varıp şöyle dediler: "Eğer siyasetçi kimseleri iş başına getirir ve onları başkalarına tercih etmiş olursan, işlerin ilerlemesi için daha uygun olur.

Hz. Ali (a.s) onların bu önerisinden sinirlenip şöyle buyurdular: “Acaba hükümetim altındaki insanlara zulmederek bu vesileyle kendi çevremde dostlar toplamamı mı bana öneriyorsunuz? Allah’a ant olsun ki yer ve gök var olduğu müddetçe bu işi yapmayacağım. Eğer mal kendimin olsaydı onu eşit olarak bölerdim, nerede kaldı ki mal Allah’ın malıdır !”

Daha sonra şöyle buyurdular: “Eğer bir kimse, iyi bir işi yerinde yapmazsa, bir kaç gün gönlü karanlık kimselerin yanında övülebilir, onların kalbinde sevgi oluşturabilir. Fakat kötü bir hadiseyle karşılaşınca ve onların yardımına muhtaç olduğu zaman dünya malı ve makamı için sana sevgi duyan kimseler, seni en fazla kınayan ve sana karşı en kötü dostlardan olurlar.”[1]

Bihar, c. 41, s. 108 ve 111.

lion12
30.03.2007, 19:37
Hz.Ali efendimizin adaletine dair muhteşem bir konu ellerine sağlık can.Ne kadarda ibretli ve mükemmel bir kişilik örneği bunlar!

cevatus
01.06.2007, 13:39
Ali bin Ebu Rafi şöyle diyor:

Ben Hz. Ali (a.s)’ın beyt’ul- mal hazinesinin koruyucusu idim. Beyt’ul- mal arasında, Basra savaşında ganimet alınmış olan değerli bir inci gerdanlık vardı. Emir'ul- Muminin Hz. Ali (a.s)’ın kızı, bir şahsı yanıma göndererek şöyle bir istekte bulundu:

“Duyduğuma göre beyt’ul- malda bir inci gerdanlık varmış; birkaç günlüğüne onu bana emanet vermeni istiyorum, kurban bayramından sonra onu geri vereceğim.”

Ben de mesajı ileten şahsa; “Ben o inciyi, ancak zamanetle (taahhütle) ona verebilirim” dedim. Emir’ul- Muminin (a.s)’ın kızı bu şartı kabul etti. Ben de bu şartla üç günlüğüne o inciyi ona verdim.

Tesadüfen Hz. Ali (a.s), gerdanlığı kızının boynunda görüp tanımıştı. Kızına; “Bu gerdanlığı nereden elde ettin?” diye sormuş; o da şöyle demiş:

“Sizin hazinedarınız olan Ali bin Ebu Rafi’den üç günlüğüne emanet olarak aldım, kurban bayramından sonra geri vereceğim.”

Ali bin Ebu Rafi sözünün devamında şöyle diyor:

Emir’ul- Muminin Hz. Ali (a.s) beni çağırttı ben de O Hazretin huzuruna gittim, gözü bana ilişir ilişmez şöyle buyurdular:

“Ey Ebu Rafi! Müslümanlara hıyanet mi ediyorsun?!”

Ben cevaben; “Müslümanlara hıyanet etmekten Allah’a sığınırım” dedim.

Hazret; “Öyleyse neden, Müslümanların beyt’ul- malında olan bir gerdanlığı, benim ve Müslümanların müsaadesi olmaksızın kızıma verdin?” diye sorguladı.

Arz ettim ki: Ey Emir’ul- Muminin! O sizin kızınızdır, gerdanlığı emanet olarak geri vermek şartıyla birkaç günlüğüne benden istedi; ben de onu üç günlüğüne emanet olarak ona verdim, onu yerine iade etmesi için de taahhüdü kendi üzerime aldım.

Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu:

“Bugün onu geri alıp kendi yerine bırakmalısın, eğer bundan sonra böyle bir iş yapacak olursan, ağır bir şekilde cezalandırılırsın.”

Daha sonra şöyle buyurdular:

“Eğer benim kızım bu gerdanlığı taahhütlü olarak almamış olsaydı, Haşimi kadınlarından ilk şahıs olarak, hırsızlık adıyla onun elini keserdim.”

Bu söz Hazretin kızının kulağına yetişince babasının yanına gelerek şöyle dedi: “Ey Emir’ul- Muminin! Ben senin kızın ve bedeninin bir parçasıyım; bu gerdanlığı kullanmaya benden daha layık kim vardır?”

Hazret şöyle cevap verdi:

“Kızım! İnsan nefsinin isteklerine kapılarak haktan uzaklaşmamalıdır. Seninle eşit olan muhacir kadınların hepsi, bu bayramda böyle bir gerdanlıkla süslenmişler mi ki sen de onların seviyesinde yer alarak onlardan geri kalmış olmayasın?!”

dogan_09
02.06.2007, 00:33
Sevgili cevatus vermiş oldugunuz bilgilerden dolayı teşekkürler fakat ben şu noktaya deginmek istiyorum bana çok itici geldi.

“Eğer benim kızım bu gerdanlığı taahhütlü olarak almamış olsaydı, Haşimi kadınlarından ilk şahıs olarak, hırsızlık adıyla onun elini keserdim.”

Zekası,cömertligi,insanlıgı,yigitligi,dogrulugu ile örnek alınan Hz.Ali nin böyle bir şey olmuş olsaydı bile kızının yada hiç tanımadıgı biri dahi olsa onun elini bileginden kesecegine asla inanmam,burada bir yorum farkı olsa gerek bir örnek le bitiricem.
Hz.Ali hilafetin başına geçtiginde bir suçlu karşısına getirilir kendisine suçunun ne oldugunu sorar oda hırsızlık ya ali der Hz.Ali peki neden çaldın diye sorar hırsıza oda benim 3 altınım olsaydı çalmazdım der ve bunun üzerine Hz.Ali 3 altın çıkartıp o adama verir ve şöyle buyurur ben bu adamın elini ayagını hırsızlıktan kesdim der işte o allahın aslanının adaleti buydu onun şeriat uygulaması buydu.Saygılar

kaskus
05.06.2007, 21:46
Hazreti Ali(L.İ.İ.H) Efendimizin savaşlarda öldürdüğü insanları tek bir kılıç darbesiyle mübarek Zülfikarla tam ortadan ikiye ayırdığını biliyormuydunuz?Ne kadar ibret verici bişey değilmi...Sağda solda ömerin adaleti ömerin kuvveti diye film yapanlar gerçek adalet ve gücü görsünler...

kaskus
05.06.2007, 22:49
cevatus bunu nerden buldun kardeşim ?

cevatus
06.06.2007, 13:37
cevatus bunu nerden buldun kardeşim ?

hangisini?