erkan durmus
11.01.2007, 12:54
HÜ canlar herkese sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Burası Isparta ili Senirkent ilçesine bağlı ULUĞBEY KASABASI kasabanın tamamı Alevi -Bektaşi inancına sahib insanlardan oluşmaktadır. Kasabamızda bulununan İKİ CİHAN HAZİNADARI VELİ BABA SULTAN DERGAHI bütün kasaba halkı ve cevresindeki alevi inancına sahib canlar için toplayıcı ve birleştirici bir özellik taşımaktadır. Kasabamızda yol erkan özüyle yürütülmektedir. 1974 yılından bu tarafa Her yıl Ağustos ayının ilk cumartesi günü VELİBABA SULTAN AŞIKLAR GECESİ VE PİLAV FESTİVALİ de yapılmaktadır. Fakir Dergaha bağlı rehberlerden (dede) biri olarak daha ayrıntılı bilgileri istendigi takdirde sunacağımı bildirir tüm canlara sevgi ve saygılarımı iletirim.
sayın erkan bey ıspartada başka alevi-bektaşi kasabalar varmı?
hacı bektaş derneginin faliyetleri oluyormu ısparta merkezde ....
bende ıspartada okudum ünv.... o dönemler dernegin etkinlikleri oluyordu şimdi ıspartada durum ne? bilgilendirirsen sevinirim hoşçakal..
erkan durmus
11.01.2007, 18:58
Merhabalar arkadaşım ıspartada tamamı alevi -bektaşi inancını yaşayan iki köy var biri kasaba olan ULUĞBEY digeride BALADIZ (GÜMÜŞGÜN), bunların dışında SENİRKENT ilçesi de 30-40 hane, ISPARTA MERKEZE bağlı yakaören (ilavus) köyünde 30-40 hane, ALİKÖYÜN de 100 hane kadar, cünür mahallesinde 'eskiden ayrı köydü yeni mahalle oldu) 80 hane kadar, YALVAÇ İLÇESİ KÖRKÜLER KASABASINDA yarısına yakını. GÖNEN İLÇESİNDE 25-30 hane kadar insanımız inancımızı ve kültürümüzü yaşatmaktadırlar. tabi bu rakamlar yaklaşık rakamlar. Ispartada ki etkinliklerimize gelince maalesef sosyal etkinlikler cok azaldı ve durma noktasına geldi. Fakat daha yeni (15 gün önce) kurmuş oldugumuz Ispartada yaşayan ULUĞBEYLİLER SOSYAL DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ yukarıda adı gecen köylerimizdeki insanlarıda icine alarak ve Ispartada bulunan HACI BEKTAŞ-I VELİ derneginide icine alarak yeni bir yapılanma sosyalitemizi kalkındırma amacını taşımaktadır. umarım yardımcı olmuşumdur sevgiler
mehmet_onal
11.01.2007, 18:59
ben halen ıspartada okumaktayım bende Yunus Emrenin Diyarında yani gönende kalıyıyorum.okul nedeniyle ve burda da bir tane cemevi mevcut halkın yarısı bektaşi merkezdeise dersimli canların yoğunlukta olduğu gülistan mahallesi var dernekleri var ve faaliyetleri var . her sene hacı bektaşı veli gecesi düzenlenir.
TolgaZengin
16.01.2007, 23:05
Merhaba Uluğbey'in Güzel İnsanları.
erkan durmus
18.01.2007, 14:59
teşekkürler toga bey sizlerede merhaba ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLMEZ ÖZÜ BİR OLAN AYRI GEZMEZ Aşkı Muhabbete ac yürekler birbirini nerde olsa bulur
dionysos
23.01.2007, 23:44
Merhaba Canlar;
Uzun zamandır Alevi Foruma yazamamaktaydım, fakat bundan sonra forumu sık sık ziyaret edeceğim. Özel bir sebepten dolayı Isparta/Uluborlu'da yaşamaya başladım ve buraya geldiğim ilk günlerde Uluğbey'i duydum güzel bir alevi kasabası olduğunu söylediler ve Veli Baba'dan bahsettiler en kısa zamanda Uluğbey'e gitmek niyetindeyim fakat kimseyi tanımıyorum bunun dışında Isparta'daki örgütlülükleride merak ediyorum hangi dernekler var büroları nerede nasıl görüşebilirim vs bu konularda da yardımcı olursanız sevinirim...
En kısa zamanda Uluğbey'de görüşmek üzere...
mustafa kacar
23.03.2007, 08:08
Saygilar canlar.Yukarida fikir beyan etmis,ve iki cihan haznedari Veli Baba Sultani cok kisa bir sekilde tanitmaya calismis olan Erkan durmus,ayni zamanda ben fakirinde Dedesidir.Dedeme,ve siz sevgili canlara sevgi ve saygilarimi sunarim.
UluĞbey Kasabasi GerÇekten İnsanida CoĞrafİ Yapisida Çok GÜzel Olan Bİr Yer.
2006 Yilinda Bİr Yer Aldim Ve Şu Anda Ev Yaptirmaktayim Canlarla Bİr Olmaktan Mutluyum.
BÜtÜn Canlara Selam
erkan durmus
25.06.2007, 18:00
Velibaba Sultan Dergahı ( Anadoludaki ilk ocaklardan)
Seyit Ali Sultan (Kızıl Deli, Seyit Ali Gazi, Uzun Er?, 1290?-1365?): Seyit Ali Sultan hakkındaki bilgilerimiz hemen tamamen menakıblarla sınırlıdır. Bir görüşe göre Seyit Ali Sultan (Timur Taş), Hacı Bektaş’ın oğludur. Rivayete göre Kadıncık Ana’dan burun kanıyla doğmuştur. Hacı Bektaş’ın bel oğlu (öz-oğlu) olduğunu söyleyenler olduğu gibi, sadece ‘yol oğludur’ diyenler de var. Kaynaklarda bazen Kızıl Deli (Seyit Ali Sultan) diye referans verilen aynı kişi olmalıdır. Bazı kaynaklarda Bektaşi postnişini olarak görünür. Bir geleneğe göre ocağı ve mezarı Tekke’de bulunan Abdal Musa, Kızıl Deli (Seyit Ali Sultan) ile Aydınoğlu Umur Paşa (1334-1348)‘yı yoldaş etmiş, Kızıl Deli (Seyit Ali Sultan)‘nin beline kılıç bağlamıştır (Akt. N. Birdoğan).
Bu geleneğe göre Abdal Musa, Kızıl Deli ve Umur Paşa üçlüsünün kabaca çağdaş (14. Yüzyılın ilk yarısı) olmaları gerek.
Veli Baba Menakıbnamesi’nde Rumeli dahil Bizans topraklarına yapılan Osmanlı seferleri ve Seyit Ali hakkında hayli ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Seyit Ali’nin Zeyd ve Battal Gazi soyundan geldiğini öne süren bu kaynakta enteresan bir rivayete yer verilmektedir (Okuyucuya önerim aşağıdaki rivayeti Zeyd adı yerine Yezdileri, Battal Gazi adı yerine de destanlarda onunla özdeşleştirilmiş olan Danişmend Ahmet Gazi’yi koyarak alternatif bir değerlendirme yapmasıdır) :
Buna göre Malatya’nın Arap valisi Omar zamanında Zeyd soyundan Ali Medeni (Aliyyül Medeni, Medineli Ali) diye biri Medine’den gelip Malatya’ya yerleşir. Onun torunlarından El Hasan es-Şair (lakabı: Uzun Hasan) babası ile birlikte Malatya’dan Bayındır’a göçeder. Miladi 1141‘de geri Malatya’ya geldiğinde Abbasi halifesi Muktazibi-errillah tarafından Bağdat’a çağrılıp asker-başı yapılır. Bir süre sonra Erzurum ve Kayser-i Rum üzerine seferlerle görevlendirilir. Bu Uzun Hasan’ın El Hasan El Gazi (Seyit Hasan Gazi) adındaki bir torununa da Bağdat halifesi tarafından Bizans topraklarına sefer görevi verilir. Ulubor, Kiçibor, Uluköy (Uluborlu, Keciborlu, Uluğbey) vd gibi yerler onun tarafından fethedilir. 1196‘da bu bölgede Yunanlılarla yaptığı savaşlarda öldüğünde Uluköy’de (Isparta-Senirkent-Uluğbey) gömülür. 1227‘de bu köydeki mezarı üzerinde bir dergâh yapılır. Onun torunu Zeyd-eş-Şehid/Sadis zamanında ailesi Malatya’dan gelip dergahın bulunduğu yöreye yerleşir. Zeyd es-Şehid, Selçuklular zamanında Ulubor (Uluborlu) kasabasında bir Bizans pususunda ölür. (1293). Onun Seyyid Cafer (Pir Seyid Cafer, ölm. 1282) adında bir oğlu ve Seyyid Cafer’in de Seyyid Ali Gazi (Ali El-Gazi, lakabı: Uzun Er, 1290-1365) ve Karaca Ahmet Veli adlarında iki oğlu vardır.
Menakıbda anlatılanlar bu Alevi ailenin ve diğer Aleviler’in daha Osman zamanından itibaren Osmanlılar’ın Bizans’a karşı gaza savaşlarına katıldıklarını göstermesi bakımından oldukça önemlidirler. Hacı Bektaş Vilayetnamesi dahil başka menakıblarda da benzer bilgilere rastlarız.
Veli Baba Menakıbnamesi’ne göre az evvel adını andığımız Seyyid Cafer, ilk Osmanlı Sultanı Osman’ın talebi üzerine yanına oğlu Pir Uzun Er (asıl adı: Ali El-Gazi), torunu Gül Battal Gazi (Uzun Er’in oğludur) ve başka bazı Ehlibeyt mensuplarını da alarak Osman Gazi ile birlikte Bursa (İnegöl tarafları) üzerine seferlere katılır. Bu sırada onun fethettiği yerlerden biri Kara Hisar (Karaca Hisar), bir diğeri de Bilecik kalesidir.
Seyyid Cafer, Bilecik Kalesi’nin fethedildiği bu seferde şehit düşer (1282).
Sözünü ettiğimiz menakıbın yazarı olan ve Uluköy’de (Uluğbey) bir zaviyesi/dergahı bulunan Seyit Veli Baba, Seyyid Cafer’in oğlu Uzun Er’i kendi ceddi olarak tanımlamakta ve onun da bir menakıbı olduğunu söylemektedir.
Veli Baba’nın (ölm. 1647, Uluköy) kendi menakıbında verdiği bilgilere göre, Uzun Er, Hz. Pir Hacı Bektaş Veli’ye intisap etmiştir (Veli Baba, Hacı Bektaş’ın 1248-1338 arasında yaşadığını yazıyor). Onun söylemiyle sürdürürsek, Nişabur Sadat-ı Kazımiye‘sinden İbrahim Sani evladından Hacı Bektaş Veli, Uluköy’e gelerek Uzun Er ile görüşmüş, onu kırk gün çilehaneye sokup zikr ettirmiş ve kendisinin çocuğu olmadığı için ona hilafet verip (onu kendi halifesi olarak seçip) Kırşehir’deki halifelik makamına (postuna) oturmaya göndermiştir. Böylece Kırşehir’deki Hacı Bektaş tekkesi postuna ilkin Uzun Er, ondan hemen sonra da Balım Sultan oturmuştur (Bk. Veli Baba Menakıbnamesi, s. 171, Şeyh Şehabeddin’den naklen).
Veli Baba Menakıbnamesi’nin çevirisi oldukça kötü. Ayrıca tamda önemli bilgilerin olabileceği pekçok pragrafının ‘okunamadı’ vs türünden özürlerle atlanmış olması ister istemez çevirinin güvenirliliği konusunda kuşku yaratmaktadır. Bazı önemli bilgilerde netlik de yoktur. Örneğin bir yerde az önceki açıklamalarla çelişen şu satırlara rastlıyoruz:
“Hünkar Hacı Bektaş Veli hazretlerini Pir-i irşad eden Pir Seyyid Uzun Er“dir.
Bu menakıbda Rumeli fethi aşağıdaki gibi anlatılmaktadır:
Sultan Orhan’ın oğlu şehzade Süleyman Paşa Rumeli’ne geçip burayı fethetmeye karar verdiğinde (kaynaklar Gelibolu fethi için Miladi 1352, bazen de 1356 tarihini verirler. SC), onun çağrısı üzerine Pir Uzun Er, kendi oğlu Gül Battal Gazi (Cafer) ve torunu Seyit Hüseyin Gazi (Cafer’in oğludur) ile Evlad-ı Ali’den ne kadar savaşçı varsa alıp bu sefere katılmak üzere Kütahya’dan Bursa’ya gitti. Süleyman’la buluşup Rum Eli yakasına geçtiler.
Bu geçişte Süleyman’ın yanında şu isimler vardı:
Uzun Er, oğlu Gül Battal ve torunu Hüseyin Gazi, ayrıca Ece Bey, Fazıl Bey, Evranus Bey ve Hacı İl Bey.
Ece Bey ile Evranus Bey, Karasi denen Balıkesir’in bahadırları idiler. Hepsi kendi askerleriyle birlikte gelmişlerdi. Bursa’dan hareketle Aydıncık’a gittiler. Belkis için yapıldığı rivayet edilen Kasr-ı Süleymani’ye çıktılar. Sal’ı yapan Ece Bey ile Fazıl Bey, Uzun Er’e dönüp “Ey Pir! Seyyidimiz sen de bizimle gel!“ dediler ve Uzun Er de bindi sala. Sallardan birinde Şehzade Süleyman, Uzun Er, onun oğlu ve torunu, diğerinde de Ece Bey, Fazıl Bey, Hacı İl Bey ve Evrenos varlardı. Hep birlikte Gelibolu civarında karaya çıktılar ve “Destur Ya Pir!“ diyerek karanlık bir gecede Rumeli’ne geçtiler. Gelibolu’yu Ece Bey, Uzun Er, Gül Battal ve Hüseyin Gazi fethettiler. Gül Battal ve oğlu Hüseyin Gazi, Gelibolu fethinde şehit düştüler. Uzun Er onları orada defnedip sonra da Gelibolu’yu fethetti ve ardından Bandırma’ya çıktı.
Böylece Veli Baba’ya göre Gelibolu Fatihi Uzun Er (Seyyid Ali Gazi, Ali El-Gazi)‘dir.
Veli Baba’da anlatılan Seyit Ali (Uzun Er), benim düşünceme göre Kızıl Deli (Seyit Ali Sultan) olarak bilinen kişiyle aynı olmalıdır.
Nejat Birdoğan’ın kendi kitabında yerverdiği Osmanlı belgelerine göre Kızıl Deli, Rumeli fethinden sonra Yıldırım Bayezid döneminde Rumeli’de mülk edinmiş ve bu mülkü oğullarına geçirmiş. Kayıtlarda bundan Kızıl Deli Oğulları Vakfı diye sözediliyor. Vergilerden muaf tutulan bu vakıf 19. Yüzyılda da devam ediyor. Kızıl Sultan (nam-ı diğer: Seyyid Ali)’ın Dimetoka kazasında gömülü olduğuna işaret ediliyor. Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait bir diğer belgede Sultan Bayezid zamanında yaşayan Kızıl Deli Oğulları arasında Gülşehri (ve Gülşehri’nin oğulları Ahi Ören Baba ile Bahşayiş Baba), İlyas, Celal, İshak ve Sinan’ın adları geçiyor.
Veli Baba’nın verdiği secerede Uzun Er’in Hızır, Hasan ve Cafer (Gül Battal) adında üç oğlu sayılır. Gülşehri ve Gülbattal aynı olabilir belki. Kırşehri’nin bir adı da Gülşehri’dir.
Bu bilgiler doğru varsayılırsa Hacı Bektaş’ın ilk halefi (Bektaşi tekkesi postnişini) olduğu söylenen Seyit Ali Sultan (1310-1402)‘ın Zeyd soyundan ve Veli Baba’nın atalarından Seyyid Ali (Uzun Er) olması gerekir. Seyit Ali (Uzun Er)’den sonra ise Bektaşi postuna Balım Sultan oturmuştur. Ama Balım Sultan’ın Uzun Er’le ilişkisi nedir söylenmiyor. Uzun Er’in çocukları arasında Balım Sultan diye bir ad geçmiyor.
C. Ulusoy’un aktardığı bilgilere göre Bektaşi postnişini Seyit Ali Sultan, Hacı Bektaş-Fatma Nuriye (Kadıncık Ana) çiftinin oğlu olup asıl adı İbrahim’dir. 1356‘da Sultan Orhan’ın oğlu Süleyman’la birlikte Rumeli’ne geçenlerden biridir. Rumeli’nde Kızıl Deli adıyla bilinmiş. Dimetoka’daki Seyit Ali Sultan Tekkesi’ni kuran odur.
Bu bilgi de benim Seyit Ali Sultan = Kızıl Deli = Uzun Er arasında kurduğum özdeşliği doğrulamaktadır. Böylece bu halka da kesinleşmiş sayılabilir. Bu halkadan geriye ve ileriye doğru yürünerek Hacı Bektaş’ın ve Bektaşi Tekkesi postnişinlerinin tarihi kimlikleri konusunda söylediklerimiz test edilebilir.
Değerli canlar bu kutsal ocakta 1971 yılından bu tarafa her yıl agustos ayının ilk cumartesi günü VELİBABA SULTAN AŞIKLAR GECESİ VE PİLAV FESTİVALİ yapılmaktadır. Bu yılda festivalimiz 4.08.2007 cumartesi günü yapılacaktır. Bizler ULUĞBEYLİLER olarak bütün gönül dostlarını aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtir. Bu yola gönül vermiş bütün dostları festivalimize bekleriz. saygılarımızla.