Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu Kadar Sevebilirmisiniz?
alialtin 06.12.2005, 06:49 Yine Bir sitede Okurken Çok beğendim ve Paylaşıyorum
:107: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?:106:
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....
Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.
Gençtiler, çok genç...
Birbirileriyle konuşacak Cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında aldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca,
"bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur"
diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
"senin için ölürüm"
derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam
"hayır, ben senin için ölürüm"
diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın,
"bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....
kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,
"mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul
Etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev
Gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan.
"ne dersin, bu evi alalım mı?"
dedi adama.
"bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..."
"sen istersin de ben hiç Hayır diyebilir miyim?"
diye yanıt verdi adam.
"Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi... Kaç para olursa olsun! ,burası bizimdir artık...."
sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar
Mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu Neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı
Ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı:
"canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."
Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama,
"senin için Ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat"
diye dil Döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
Birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken,
"artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"
diye sözünü kesti arkadaşı.
"o, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
"sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları"
diye bağırdı kadın.
Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla Suçladı....
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı...
Kocasının eskiden aynı Hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...
Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı Gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu
Alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken,
"son bir kez kucaklamak isterim seni"
diyecek oldu ama kadın,
"defol"
dedi nefretle...
İlk celsede boşandılar...
Modern bir aşk hikâyesinin Böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin Alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.
Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.
"sen, buraya ne yüzle geliyorsun"
diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
"lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor."
dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:
"hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir Saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre Sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs! Durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...
gözlerinden akan yaşları Durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu
Kutuda. İlk kâğıtta,
"lütfen bütün notları Sırayla oku bir tanem"
diyordu...
Sırayla okudu;
"seni çok sevdim",
"seni sevmekten hiç vazgeçmedim",
"senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim."
"fakat benim için ölmeni istemedim"
"şimdi bana söz vermeni istiyorum."
"benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?"
son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kâğıtta şunlar yazılıydı:
"sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."
:34:
UMARIM BEĞENMİŞTİRSİNİZ
thunderstorm 11.12.2005, 20:19 Bunu dün bir mailde okumustum, ve diyebilirimki duygulandim... Sevgileri o kadar büyük ki, ölüm bile ayiramiyor.
genclik_atesi 13.12.2005, 11:27 gercekten cok guzelmis, bende duygulanmadim desem yalan olur.....
Yine Bir sitede Okurken Çok beğendim ve Paylaşıyorum
:107: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?:106:
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....
Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.
Gençtiler, çok genç...
Birbirileriyle konuşacak Cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında aldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca,
"bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur"
diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
"senin için ölürüm"
derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam
"hayır, ben senin için ölürüm"
diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın,
"bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....
kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,
"mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul
Etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev
Gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan.
"ne dersin, bu evi alalım mı?"
dedi adama.
"bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..."
"sen istersin de ben hiç Hayır diyebilir miyim?"
diye yanıt verdi adam.
"Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi... Kaç para olursa olsun! ,burası bizimdir artık...."
sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar
Mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu Neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı
Ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı:
"canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."
Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama,
"senin için Ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat"
diye dil Döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
Birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken,
"artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"
diye sözünü kesti arkadaşı.
"o, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
"sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları"
diye bağırdı kadın.
Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla Suçladı....
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı...
Kocasının eskiden aynı Hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...
Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı Gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu
Alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken,
"son bir kez kucaklamak isterim seni"
diyecek oldu ama kadın,
"defol"
dedi nefretle...
İlk celsede boşandılar...
Modern bir aşk hikâyesinin Böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin Alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.
Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.
"sen, buraya ne yüzle geliyorsun"
diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
"lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor."
dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:
"hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir Saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre Sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs! Durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...
gözlerinden akan yaşları Durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu
Kutuda. İlk kâğıtta,
"lütfen bütün notları Sırayla oku bir tanem"
diyordu...
Sırayla okudu;
"seni çok sevdim",
"seni sevmekten hiç vazgeçmedim",
"senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim."
"fakat benim için ölmeni istemedim"
"şimdi bana söz vermeni istiyorum."
"benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?"
son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kâğıtta şunlar yazılıydı:
"sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."
:34:
UMARIM BEĞENMİŞTİRSİNİZ
gerçekten çok beğendim.Bizlerle paylaştığın için saol...
Harbiden güzelmiş yavvv....
Soruya gelirsek sevgi karşılıklı birşeydir aynı bu hikayede oldugu gibi... Ben böe sevebilirim dersem yalan olurrr.
:3D_NG (6) aaaaaaaa:(( arkadaşlar mendili olan varmııı :3D_NG (24
Ya bu kadar acikli seyler yazmayin allah askina..:3D_NG (23 duygusalim zaten ,bir tuhaf oldum yaa..:3D_NG (23
izmirksk 13.12.2005, 22:36 bu kadar sevebilir misin?
cevap veriyorum-hayır
çünkü daha fazlası var bende:36_3_18:
Yakapınarlı 14.12.2005, 01:44 harika yaaa bu hikayeyi kaç gündür okuyacaktımda üşendim çok uzun geldi uygun bir fırsatta okurum diye düşünmüştüm.süperdi.ağlamamak için zor tuttum kendimi türk filmlerindeki gibi.paylaşımın için çok sağol.
Evet okumaya başlamadan önce bende türk filmi gibi diye düşünmüştüm ama okudukdan sonra bunun bir türk filmi olmadgını anladım.. Çünki mutlu br son yoktu bunda... Bu arada arkadaşlar bu iki güzel insan yıllarca mutlu yaşamışlar iyi güzelde neden bu mutluluklarını bir çocukla taclandırmamışlar onu çözemedim.Eger öle yapsalardıbir birleri için ölmeleri gerekmezdi... Kendilerini hayata bağlayan bir sebebleri olurdu.....
Yakapınarlı 14.12.2005, 01:50 çocukları olmamış tedavi görmüler olmayınca vazgeçmişler
cok güzel bir hikayeydi ya tesekkürler paylasim icin
çocukları olmamış tedavi görmüler olmayınca vazgeçmişler
Beni keklemiyon dimi.. Ben bunu okudum ama öle bişey hatırlamıyorum... :)))
Yakapınarlı 14.12.2005, 12:14 Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca,
"bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur"
diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
ben buranın yalancısıyım:)))
çok etkileyici bir yazı. yani okudukça daha da güzelleşiyor.herhalde falan arkadaşlarıma göstermek için 5-6 kere okumuşumdur...
Bende iki kere okumuştum ama okurken ne düşünüyorsambazı yerleri kaçırmışım :))))
Saol fatma kardeş
TheGodfather 15.12.2005, 13:25 çok etkileyici bir yazı. yani okudukça daha da güzelleşiyor.herhalde falan arkadaşlarıma göstermek için 5-6 kere okumuşumdur...
5-6 kez okumak mı?
Bir defa okudum nerdeyse gözyaşlarım sel olucaktı..? şaka şaka...:))
Aa abarttık biz ama çok duygusal bir hikaye..Umarım gerçekten yaşanmamıştır..:bitmisbu:
evet 5-6 kere okudum. böyle bir sevgiyi kim istemez ki; ama finali iyi bitecekse tabi :)))) neyse gerçekten güzel bir hikaye
Vala finalinin iyi bitmesi için bunun bir türk flmi olarak çekilmesi gerekir...
Düşünsenize adam bir kaç yıl ortalıkda görünmez sonra birgün çıka gelir.. Hastalıgından kurtulmuştur.. Bakar ki kadın onun gidişinden sonra üzüntüden verem olmuş.. Bir azimle sevdiğine kavuşmanın sevinciyle oda onun yener... Mutlu bir şekilde filim biter....
Düşünsenize adam bir kaç yıl ortalıkda görünmez sonra birgün çıka gelir.. Hastalıgından kurtulmuştur.. Bakar ki kadın onun gidişinden sonra üzüntüden verem olmuş.. Bir azimle sevdiğine kavuşmanın sevinciyle oda onun yener... Mutlu bir şekilde filim biter....
heheh vayy lamekan sendemi benim gibi mantık ötesi açıklamalar yapmaya başladın :3D_NG (9) aynen katılıyom mutlu bitsinnn sonu :(
Ne yaparsın hayatında herşey mutlu sonla bitmiyorsa insan kendine kendi mutlu sonunu yazası geliyor işte...
bir şeyler karalamaya başla o zaman ama sonu mutlu bitsin... yaklaşımın güzell
Ya karalama yapıyorum ama sonra okuyunca beğenmiyorum.Ölede kalıyor işte..
bizimle paylaşmak ister misin peki?
çok saf ve temiz bir hikaye.buradaki kişiler önce ben değil;önce sen diyebilmişler. ne mutlu böyle düşünebilenlere...işte gerçek aşk budur.
bu kadar sevebilirmisiniz sorusuna gelince;beni benden daha fazla düşünecek ve benim onu sevmemden çok daha fazla sevecek birini bulursam....
aktas533 29.12.2005, 07:09 bu aralar okuduğum en iyi hikaye gerçekten birbirini böyle seven insanlar kaldımı ?
üç-dört yıl önce okumuştum bu hikayeyi ve beni çoook etkilemişti..
yıllar sonra sayende aynı heyecanla yeniden okudum..
teşekkürler
PARLEMENT 28.01.2006, 14:45 gerçekten haraaaika, bizlerle paaylaştığın için çok teşekkür ederim
adamın yaptıgı tamamen sacmalık eminim kadın eşinin hastalıgını ogrense aldatıldıgını ogrendigi kadar sarsılıp üzülmezdi :uhhm:
ama dogru erkek herzaman en iyisini bilir ya! mutlaka kadının bu şekilde daha az acı cekecegini düsünmüstür :yaw2
kadına yıllardır yasattıgı mutlulugu, gene kadına aldatılma duygusunu yasatarak burnundan getirtmis :sarkazm
sonuç şu ==> erkeklere asla güven olmaz oyle ya da boyle hep terkederler :yamukgul:
umut_121 13.04.2006, 12:42 adamın yaptıgı tamamen sacmalık eminim kadın eşinin hastalıgını ogrense aldatıldıgını ogrendigi kadar sarsılıp üzülmezdi :uhhm:
ama dogru erkek herzaman en iyisini bilir ya! mutlaka kadının bu şekilde daha az acı cekecegini düsünmüstür :yaw2
kadına yıllardır yasattıgı mutlulugu, gene kadına aldatılma duygusunu yasatarak burnundan getirtmis :sarkazm
sonuç şu ==> erkeklere asla güven olmaz oyle ya da boyle hep terkederler :yamukgul:
Ahh ahh nyapsak yaranamıyoruz işte
Ben o insanın durumunda olsam sanırım bende aynı şeyleri yapardım o kadar sevdiğin birisinin hergün yanı başında senin için üzülmesine katlanılmaz
Ahh ahh nyapsak yaranamıyoruz işte
Ben o insanın durumunda olsam sanırım bende aynı şeyleri yapardım o kadar sevdiğin birisinin hergün yanı başında senin için üzülmesine katlanılmaz
iyide kardes sen onu aldatmıs olunca o gene senin için uzulmeyecek mi ? hadi hastalık Allahtandır der sineye ceker ama canından cok sevdigi kocasının aldattıgını sanınca ne yapsın insan cok sevince kin de besleyemez nefret de edemez işte bu daha kötü bıraksaydı da son günlerine kadar karısıyla gene mesut olsaydı ama dogru işin içinde bencillik var kadının üzüldügünü gormesinde varsın karısı aldatıldıgını sansın tek basına kahrolsun dursun adamın boyle bisey yapmaya ne hakkı var kadına son darbeyi vurup aylarca yalnız bırakmıs tek basına o kadının uzuntuden verem olmaması buyuk şans !!!!!!!!!:olmadi :olmadi :olmadi
neyse ya ben susayım feminist yanım cıkmasın ortaya
sonuç olarak===>>erkekler bencil hep bencil :yapmabe :uzgunsok: :yapmabe
iyide kardes sen onu aldatmıs olunca o gene senin için uzulmeyecek mi ? hadi hastalık Allahtandır der sineye ceker ama canından cok sevdigi kocasının aldattıgını sanınca ne yapsın insan cok sevince kin de besleyemez nefret de edemez işte bu daha kötü bıraksaydı da son günlerine kadar karısıyla gene mesut olsaydı ama dogru işin içinde bencillik var kadının üzüldügünü gormesinde varsın karısı aldatıldıgını sansın tek basına kahrolsun dursun adamın boyle bisey yapmaya ne hakkı var kadına son darbeyi vurup aylarca yalnız bırakmıs tek basına o kadının uzuntuden verem olmaması buyuk şans !!!!!!!!!:olmadi :olmadi :olmadi
neyse ya ben susayım feminist yanım cıkmasın ortaya
sonuç olarak===>>erkekler bencil hep bencil :yapmabe :uzgunsok: :yapmabe
Tamamen sana katılıyorum adamın onu bu şekilde nefret ettirerek soğutması gerekmezdi.Ama gerçek değil sanırım hikaye...Güzel bir konu sonuçta sevgi ve aşk var.Saolsun sevgili arkadaşımız teşekkürler
Tamamen sana katılıyorum adamın onu bu şekilde nefret ettirerek soğutması gerekmezdi.Ama gerçek değil sanırım hikaye...Güzel bir konu sonuçta sevgi ve aşk var.Saolsun sevgili arkadaşımız teşekkürler
destekledigin için sagol berfin genelde bu tür cumleler sarfedince cevremden tepki alıyorum bir hemcinsim tarafından desteklenmek hoşuma gitti dogrusu
:) :)
harika gerçekten..saol paylaşımın için arkadaşım.
yorumları okdum..umut sana katılıyorum..dostum..ne yaparsan yap..ne kdar değer verisen ver bayanlara o kadar acı çekersin...yıllarca sevmiş adam..bir değiini iki etmemiş..planında bi güzel yapmış ..ordaki inceliğini anlamak yeter..
topraksu 14.04.2006, 01:07 Güzel ve duru paylaşımın için teşekkürler:)
cok güzeldi tesekkürler ,.... bence var böyle sevgiler de ama hep ayri hayatlarda devam ediyor,yasama tasinamiyor,ayri mekanlar,ama ayni duygular hissedilmeye devam ediyor,........ cünkü o güzellik insanin icinde hep filizlenmekte,... paylasimin icin sagol,...
elanehir 09.08.2006, 09:19 Süpermiş gerçekten.
kalender28 09.08.2006, 10:30 aşk-ı ilahi dedikleri bu işte!!!canını canına,özünü özüne katmak...
gerçekten çok duygusal ve çok hoş bir hikayeydi...paylaşımın için teşekkürler...
Kesİnlİkle Sevebİlİrİm AŞk İÇİn Ölmelİ AŞk O Zaman AŞk
candost_20 09.08.2006, 12:38 Çok güzeldi eline saglık.Bu imkansız sevgi çok denedik böyle sevgi yaşamayı ama hiç bir şekilde gerçekleşmedi.sonu güzel olacak diye bekledigim ilişkide geçen hafta son buldu.olmuyo yani bi yerlerde mutlaka bi kopukluk çıkıyo.ama nedense bu hep karşı taraftan kaynaklanıyo :(
harika bir hikaye, sevince böyle sevmeli herkes hakkediği sevgiye sahiptir
ali dostum teşekkürler çook güzeldi .Gözlerim doldu wallahi.
izmirden 24.08.2006, 13:40 birgün bir delikanlı motorsiklette 180 le giderken arkasındakı sevgilisine beni seviyor musun diyor kız şaşırıyor tekrar soruyor kız evet diyor adam o zaman bana sıkıca sarıl diyor kız sarılıyor şimdide kaskımı al kendıne tak diyor... kız anlam veremıyor ama cocugun kaskını alıyor kendıne takıyor. ertesi gun gazetelerde bir haber 180 km/h la giden motorsiklet kazasında sürücü öldü kız aradası ağır yaralı kurtarıldı... ve sonradan durum anlaşılıyorki çocuk frenlerin patladıgını anlamıs ve son kez kız arkadasının ona seni seviyorum demesini son kez sarılmasını istemiş ve kendı canı pahasına kaskını ona vererek onun hayatını kurtarabilmke için kendını feda etmiş...
:(
ZülfüKakul 24.08.2006, 13:58 Soru:Bu kadar sevebilirmisiniz?
Cevap: Evet hatta daha fazla :)
teşekkürler ali bizimle böyle güzel bir hikayeyi gerçekten çok güzlemiş acaba gerçekten böyle bir sevgi var mı? sanırım ben böyle sevebilirim miyim sanmıyorum ama o karşımdaki insana bağlı sanırım herşey karşılıklıdır sonuçta beni böyle seven biri olsa bende böyle severim.
aleyna08 24.08.2006, 14:52 SEVGİ
SEVGİ ONU SAHİPLENME, ONUNLA BİR ŞEYLER PAYLAŞMA DUYGUSUDUR...
SEVGİ ONA KARŞI YÜREĞİNDE BESLEDİĞİN TOMURCUĞUN ÇİÇEK AÇMIŞ HALİDİR...
SEVGİ YÜREĞİNDEKİ O GEVEZE KUŞUN HİÇ USANMADAN "SENİ SEVİYORUM" DİYE HAYKIRMASIDIR...
SEVGİ CANIN SIKKIN OLDUĞUNDA, İYİ ANINDA YA DA KÖTÜ ANINDA YANINDA OLMASINI İSTEDİĞİN KİŞİYE; O AN BU DUYGULARI PAYLAŞMAK İÇİN SIKI SIKI SARILIP, ÖPÜP KOKLADIĞIN KİŞİYE BESLEDİĞİN DUYGUDUR...
GERÇEK SEVGİ HİSSEDEMEYENİN ANLAYAMAYACAĞI KADAR BÜYÜK BİR ŞEYDİR; ONUN BOYUTUNU NE TEOREMLER NE DE FORMÜLLER HESAPLAYABİLİR...
SEVGİ SENİ SEN YAPAN ŞEYDİR...
Sevmek inanmaktır. Sevmek yasamaktır. Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır. Sevmek sevdiği olmaktır. Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur. Sevmek paylaşmaktır. Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan Onun adına istersin. Onu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mi bunu sevgilinin isteği belirler. Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. Sevmek; sevmek istemektir.
Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne Ondan anlaşılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
Sevmek, gücenmemektir. Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir. Sevgilinin olum hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vurusuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek. Sevmek ölmektir.
Sevmek, ölmesini bilmektir. Sevgili için yasamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir!
Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden. Sevmek sevgilinin gel deyisine hayır demektir. Sevgilinin askıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir. Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yasama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır.
Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere. Sevmek yürümektir gönüllerde.
Sevmek güvenmektir. Sevmek onaylanmaktır. Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yasamak ve yakın olmaktır sevgiliye.
Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek. Yalansızlık, içtenlilik, olumsuzluluktur sevmek. İlk insanin, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek. Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek. Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir. Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek. Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
Sevmek bir olmaktır. Sevmek yasamaktır. Ve sevmek inanmaktır. Sevmek bir başkasının hayatını yasamaktır.
Sevmek sevmesini hakketmektir. Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır. Sevmek sevgilisiz gecen gecelerin sabahına varmaktır. Sevmek saz benizli sabahlarda yasamaktır sevgiliyi.
Sevmek sevmesini bilmektir. Sevmek ölmesini bilmektir. Sevmek SEVMEK olmaktır. AŞK olmaktır.
Aşk bir kere sevmektir. Sevmek askın kendisi olmaktır.
Bu nekadar duygu yüklü bir hikaye, ben dayanamam ağlarım böyle hikayeler duyunca...
Paylaşımın için sağol....
off ya insanın gözleri doluyo valla boyle bitmese olmazmıydı sanki..
böyle sevenlerde var mı ? way be güzelmiş cidden
boranjudge 29.08.2006, 10:44 teşekkürler ağladım.sorunun cevabı sevdiğimin yanındayken yemek bile yiyemiyorum lokmalarla bile aldatmak istemiyorum sadece onu hissetmek onu yaşamak çok güzel onu çok seviyorum şuan platonik dahi olsa belkide ben öyle sanıyorumdur yakında açılmayı düşünüyorum hayırlısı. belki bu özelliği bırakmalıyım yoksa açkalıp ölücem.
saygılar.
Dersim-62 21.09.2006, 00:50 cooook güzel inan duygulanmamak ekde degil yani kimse duygulanmadim demesin :sweatdrop
zeynel_can 21.09.2006, 10:57 cok guzel paylasım elerıne saglık
tanocan_ 21.09.2006, 12:10 çok güzel gerçekten paylaşımın için sağ olll.......
bu adamdan bitane daha varmıymış
gözdecst 21.09.2006, 20:56 böyle biri ve böyle bi aşk ancak hikayelerde olur zaten ...;)
erdemcan 21.09.2006, 21:17 paylaşımın için sağol böyle sevgiler gerçek hayata var mıdır ?
güzel bir hikaye gerçekten. Daha öncede okudum şimdide okudum yine aynı duyguları hissedebildim. İnsan duyunca böyle aşkları böyle sevgiyi bazen bende yaşamalıyım diyor ama bazende onun büyüklüğünden korkabiliyo. Ben açıkçası bu kadar sevebilirmiydim tam bilemiyorum. :Şu an kadar olmadı bu kadar ama sadece sevginin büyüklüğünü yaşamak isterim sonu böyle olmasını istemem:)
Guzel Hikaye. Hepimize ayni sevgiyi diliyorum.
Ask Ile
gerçekten şahane bir yazı.bu kadar fedakar bir insan bulmak gerçekten de zor.ben buldum bulamayan düşünsün.......eline sağlık
harika bi hikayeydi emeğine sağlık
çok güzel bir hikaye emeğine sağlık
çok güzel bir hikaye gerçekten ikinci okumamda gözlerim doludoluydu bukadar büyük bir sevgi allah herkese vermez ben hep dua ederim bana öyle bir sevgi verki rabbim sevgimize muhammed(s.a.v)sevinsin işte bu da böyle bir sevgiydi.
zohre-35 17.10.2006, 18:49 çok güzel bir yazı eline sağlık.
pazarcıklı 24.10.2006, 02:45 çok güzel bir hikayeydi eline sağlık bu arada sanırım gözüme toz kaçtı:36_1_44:
sevgi karsilikli degildir bence...bi insani hic nedensiz,karsilik beklemeden de sevebilirsin...hatta bu sevgi o dereceye gelir ki kendini unutursun...sevgi seni mahveder..
Lazoşa_62 31.10.2006, 20:06 sevgi karsilikli degildir bence...bi insani hic nedensiz,karsilik beklemeden de sevebilirsin...hatta bu sevgi o dereceye gelir ki kendini unutursun...sevgi seni mahveder..
Akgüney Sevgi de yerine göre karşılık beklemeden sevebilirsin,ama yerine görede karşılıklı severek yüceltirsin ve büyütürsün.Tek taraflı sevgi bittimi sevende tükenir ve sonunda yok olur...
ya bu hikayayeyi bende ilk okudugum da cok romantik bulmuştum ama gercek böyle sevgi varmır kiiiii....kim bu kadar sevdi ya da kim bu kadar sevildi
Akgüney Sevgi de yerine göre karşılık beklemeden sevebilirsin,ama yerine görede karşılıklı severek yüceltirsin ve büyütürsün.Tek taraflı sevgi bittimi sevende tükenir ve sonunda yok olur...
evet ayni konuya parmak basiyoruz,benim söyledigimde buydu iste tek tarafli sevebilirsin ama sonu bi yok olustan baska bisey degildir...tabi insan ister ki karsilikli olsun...hepimizin:thumbup1:
doktor62 31.10.2006, 22:13 bu anının bir kısmını yaşadığım içn duygulanmamak elde değil,eline sağlık arkadaş...
acareftelya 09.11.2006, 11:43 çok güzel olmuş...fedakarlık böyle birşey işte ve sevgi gerçekten böyle asil br duygu
çok güzeL ya ..insanın içini acıtan bir sevgi bu..bu devirde böyLe seven varmı derseniz bence yok.hatta bu devirde böyLe sevgi abartlı biLe geLir insana..zaman işte herşey hikayelerde ki gibi olmuyor :(
bu kadarından fazlası yapılır hıcbırzaman sevgıyı askı bırseye ornek vererek karsılastıramayız ask sevgı kavramları gorecelıdır bnden cok sevemez lafları yalandır aşk ateşi yaktı mı söndurmeye bahar yagmurları yetmez ucarsın cosarsın ağlarsın
berximin 25.11.2006, 03:21 hikaye çok güzel ama sonu nıye öyle bitmiş ya :(
yusufçukgecegez 25.11.2006, 13:22 hikayede değişik bir sevgi anlatımı var.bende biraz coşmak istedim bu yüzden.eski bir sevgi ifadesini yeniden yorumlamak.henüz küçük bir çocukken sorarlardı bize,anneni ne kadar seviyorsun.cevap verirdik iki kolumuzu mümkün olduğunca çok açıp,işte bu kadar diye.ne kadar sevebilirim.?..ilk önce bana bir gerekli.sonra kainattaki bötün yıldızlar.sonra o birin arkasına o yıldızları dizerim.çıkan rakam ne olursa işte ben o kadar sevebilirim.ve o kadar sevebilmeli insan.cimrilik yapmaya hiç gerek yok.kalbimiz bir sevgi fabrikası ve sonsuz sayıda sevgi üretebiliyor.çünkü yaradıcının bize üflediği ruh,bu fabrikanın yakıtı.
|
|