Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz. Ali'yi sevmekle alevi olunur mu?


kahraman38
11.01.2007, 22:24
Son günlerde moda oldu Ali yi sevmek alevlikse bizde aleviyiz deniliyor benim bildiğim alevilik böyle olmaz alevi doğulur sonradan alevi olunumaz.
Tabiki doğuşta insanlar nasıl doğacakları hangi dine mensup olacaklarını belirleyemezler, ancak doğdukları toplumun örf , adet ve bağlı bulundukları dinin öğretileri doğrultusunda eğitildiklerinde bu toplumun bir ferdi olurlar. Bende bunu sebeple alevi olunmaz doğulur tezini açarak bu konuya ışık tutmak istedim. Bende ali yi seviyorum o zaman alevim diyenlere gönderme yapmak istedim. Bakıyorum çeşitli görüşler doğrultusunda genel görüş tabiki allevi toplumun içerisinde doğan o toplumun gelenek ve görenekleriyle yetişen ve alevi felsefesine inanlar tabiki alevidir.
Saygılarımla.

odtülü aslan
12.01.2007, 00:25
Ali'yi sevmeyen insan olamaz.

çeşm-i naz
12.01.2007, 00:28
alevi olmak sadece hz.ali efendimizi sevmekle de olmaz...
sadece onun ilminden onun yolunda yürümeklede olmaz....
aleviyim demeklede alevi olunmazz.....

sebep
12.01.2007, 09:29
Yapmayın arkadaşlar Hz. Ali'yi sevmekle alevi olunmaz diyorsunuz da ama nasıl alevi olunur söylemiyorsunuz sır galiba :) Ayrıca temelinde hoşgörü, insan sevgisi olan bir şeyin ( dinmi, felsefemi ne olduğunu tam belli olmadığından şey diyorum ) insanlara açık olmamasına anlam veremiyorum bana yahudiliği hatırlatıyor kahraman38'in sözü yahudi olunmaz doğur derler. Hadi onlar üstün ırk olduklarını düşünüyorlar o yüzden öyle diyorlar ama ben şimdiye kadar aleviğin ırkçılık yaptığını görmedim. Galiba belli olmayan alevilik çizgisi belli olmadıkça kendini has alevi olarak tanıtan kişiler aleviliğin gerçek çizgilerini belirlemedikçe böyle herkes ben aleviyim der. Hoş benim için doğuştan alevi olmayan insanların aleviyim demesi hiç zoruma gitmiyor. Zoruna gidene sormak lazım sizin neden zorunuza gidiyor ?

deli gönül
12.01.2007, 09:37
alevi olmak sadece hz.ali efendimizi sevmekle de olmaz...
sadece onun ilminden onun yolunda yürümeklede olmaz....
aleviyim demeklede alevi olunmazz.....

Peki nasıl alevi olunur?:confused1

kavakli
12.01.2007, 09:47
Elbetteki sadece Hz. Ali efendimizi sevmekle alevi olunmuyor. Bunlar sadece iyi niyetle soylenmis latifelerdir . Elbetteki kim Aliyi sevmez. Medyada yansiyan bu soylemler tamamen iyi duygularla soylenmis kelimelerdir tabikide bunu soyleyince alevi olunmadiginin soyleyenler tarafindan bilindigi bellidir. O yuzden bu tur soylemlerin altinda illaki biseyler aramamiz gerekmez . Aliyi sevmeyen bikere insan veya musluman bile olamaz bu bir gercektir.

Mesut Gündüz
12.01.2007, 10:00
alevi olmak sadece hz.ali efendimizi sevmekle de olmaz...
sadece onun ilminden onun yolunda yürümeklede olmaz....
aleviyim demeklede alevi olunmazz.....

Peki nasıl alevi olunur?:confused1

Aynı soruyu bende soruyorum.

Berucavan
12.01.2007, 10:29
hz. Ali arkadaşlar (ali) sanki arkadaşınızdan bahsediyosunuz. hz. Ali yi sevmemek mümkünmü? ama alevi olmak için hz. Ali yi sevmek yetmez onun gibi olmak gerekir. onun yolundan gitmek gerekir.yanılıyosam.........
aydınlatın beni

çeşm-i naz
12.01.2007, 10:44
kusura bakmayın cevap biraz geç oldu,
şöle ki arkadaşlar hz. ali efendimiz'i seversiniz ama ona bağlılığını onun düşüncelerini yani alevilik hakkında hiçbişey bilmezseniz aleviliğn temellerini ayıranlar vaar onun sözünden çıkanlar var yani hz.ali'yi severim aleviyim demek yanlış bence.


-peki bende size soruyorum hz.ali seveniyim böylece aleviyim bu düşünce doğrumu sizce???

Zahir
12.01.2007, 10:58
alevi doğulur sonradan alevi olunumaz.

Sayın kahraman38;

Bu görüşünüze katıldığımı söyleyemeyeceğim. Tam aksine hiç bir birey alevi olarak doğmaz. Ancak sonradan alevi olur. Bu düşünceye bakış açımız bilimsel, felsefi vs şeklinde de olabilir ancak en doğru analiz inanç litaretüründen yapılabilir.

Kimine göre alevilik bir felsefi akım kimine göre örf ve adetlerin bütünü kimine göre bir mezhep yada inanç sistemi vs...

Hangi pencereden hangi katagoriden Aleviliği tanımlarsanız tanımlayın bu katagoride olan bireylere sahip olduğu düşünce doğuştan verilmez. Doğuştan verilir düşüncesi hem bilme, hem felsefeye hem inanca aykırı olur. Sizde gayet iyi bilirsiniz ki bu evreni algılayan bireyin düşünceleri, davranışları, inançları içerisinde yaşadığı önce aile kurumundan sonra toplumdan sonra ülkesinden kaynaklanır. Birey dışardan kendisine verilen bilgi birikimi ile düşüncelerini, inançlarını davranışlarını şekillendirir. Belli bir olgunluğa ayırt etme gücüne sahip olunca dışardan gelen bilgi birikimini kabül ederek kendine verilen bu bilgiler ışığında belli bir kimlikle kendini tanımlar. Yada belli bir olgunlukta ayırt etme gücünde olan birey bu bilgileri red ederek yeni verilerle değişik bir kimliğe sahip olabilir.

Dolayısla hiç bir birey doğuştan inanç niteliği taşıyan bir kimliğe sahip olamaz. Ancak sonradan kazanır.


Selamlar
(Zahir)

azel24
12.01.2007, 11:01
Ali yi sevmekle yolundan gitmek inancını benimsemek ve onun ibadetlerini esas almakla insan zaten alevi olduğu için elbette semek gerekir diye düşünüyorum kaldı ki hz.Ali sevilmiyecek bir kişilik mi sorarım size???

sevgiyle...

aleveylem
12.01.2007, 11:05
Hz. Ali yi seven zaten onun yolundadır...
Neden tartışılıyorki...Ayrıca ALİ sevilmezmi heyy dostt delimisin sen diye bir türkü bile vardır ;)

Kartopu86
12.01.2007, 11:14
Ali'yi sevmek; düşüncesiyle yaşam tarzıyla tüm herşeyiyle, adaletini, ilmini yolunu vs seviyorsa...yani demek istediğim onu hangi şekilde sevdiğine bağlı eğer bahsettiğim gibi bu şekilde seviyorsa; alevilik yaşam tarzı bir felsefe diyoruz ya oda artık Ali'nin yolundan giderek aleviliği kendine yaşam tarzı şeçmiş ise o zaman Alevi olunur belki diyorum....Ali'yi sevmek onu bir bütün olarak sevmekle olur ancak...

hevalim
12.01.2007, 11:17
bence ALİ yi sevmekle alevi olunmaz önemli olan onun yolundan gitmektir

rockçı turna
12.01.2007, 12:42
arkadaslar bilirsiniz sünniler için de aleviler içinde bütün peygamberler haktır...dolayısıyla isayı da severiz musayı da. ali yi seviyorum bende aleviyim diyerek laf cambazlıgı yapanlara(mesela abdüllatif şener) sorarsanız onlarda isa yı musa yı severler. peki abdüllatif şener şimdi isa yı seviyor diye isevi(hristiyan) mi?:turned: tabii ki degil. peki musa yı sevdigi için musevi mi? hayır degil. cünkü bu dinlerin kendine has ritüelleri,inançları vardır...dolayısıyla ali yi seven herkes te alevi olamaz, yolun kuralları vardır,v.s:wink:

bAmBu
12.01.2007, 13:04
ya Hz.Aliyi sevip onun yolundan gidip onun doğrularını yapmaksa herkes alevi oluyor o zaman.bana tam olarak aleviliğin farkını açıklar mısınız?

naki
12.01.2007, 15:37
bence ALİ yi sevmekle alevi olunmaz önemli olan onun yolundan gitmektir

Sizce "Alevilik" diye adlandırılan inanç çerçevesini benimseyen kişilere mi Alevi denir, yoksa Hz. Ali'yi sevenlere mi?

Adına Alevilik denen inanç sistemini benimseyen ve ona göre yaşayan kişiler (yani Aleviler), Ali'nin yolunda mı gidiyorlar? (Örneğin Ali, ceme katılan, semah dönen, dem alan, Tanrı'nın insanda olduğuna inanan biri miydi?)

Sizce Ali'nin yolu nedir, nasıl bir yoldur, şartları nelerdir?

Sizce Necef ve Kum'daki mollaların, ayetullahların öğrettiği din mi (Şia), yoksa dedeler kanalıyla günümüze kadar gelen Baba İshak-Hacı Bektaş menşeli inanç mı Ali'nin yolu, hangisi?

Aleviler Ali'nin yolundan gittikleri için mi bu adı almışlar?

Alevilik yolu ile Ali'nin yolu aynı mı?

Bu sorulara lütfen kulak dolgusu bilgilerle yanıt vermeyin. Bunların yanıtını temel kaynaklardan araştırıp, öğrenin, sonra bana ister yanıt verin ister vermeyin, ama siz mutlaka öğrenin.

cevatus
12.01.2007, 16:27
Bir yandan hz.Ali seviyorum diyeceksiniz diğer bir yandan ona ve evlatlarına zulmedenlere övgüler yağdıracaksınız.Vallahi ben böyle iki yüzlülük görmedim.

Sevgi Erkan
12.01.2007, 16:44
Ali yi sevmek sadece duygusal bağlamda olursa tabi ki yetersiz kalır.
Ali yi sevmek demek onun yolundan gitmek ve onun gibi açık yürekli, dürüst biri olmak demektir.Ali ye sevgi gösterme biçimimiz duygusallıktan çıkmalı diye düşünüyorum.
Sevgiler..

azel24
12.01.2007, 17:04
ya Hz.Aliyi sevip onun yolundan gidip onun doğrularını yapmaksa herkes alevi oluyor o zaman.bana tam olarak aleviliğin farkını açıklar mısınız?

bak güzel arkadaşım madem ki merak ediyorsun sana anlatayım hz.Aliyi seviyorum diyen bi çok insandan farkımızı.
anti-alevilerle dolu yaşadığım bu yerde her önüne gelen o kadar "hz.Ali yi seviyoruz yada hz.Ali sevilmez mi yaa" diyor ki ama bunu söylerken konu dönüp dolaşıp aleviliğe gelince de "yaa bırak bu insanlardan konuşmaya değmez onlar ne din bilir ne kuran bilir ne allah bilir bir alay bilmem ne" şeklinde o kadar iğrençliklerin altına sözleriyle imza atıyorlar ki şimdi sen bana bu insanlardan farkımızı istiyordun dimi,,,

1. bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; onun kutsal ehlibeyt soyundan(ki içinde hz.Alinin Hasan ve Hüseyinin de yer aldığı kutsal bir soydur)asla alevileri soyutlamıyoruz

2.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; hz.Alinin inanç adına esas aldığı ibadetlerden ötürü alevileri inançsız ve dinsiz diye yargılamıyoruz

3.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; 12 imamlarda tutulan orucu kesinlikle kaileye almamazlık yapmıyoruz

4.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; asla sizin inancınızın hiçbir elle tutulan kaynağı yoktur deyip onları inançlarıyla beraber yok saymıyoruz

5.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip ;cem ibadetine "bunların orda kadınlı erkekli ne iş yaptıkları belli değil" şeklinde alevilere iğrenç iftiralar atmıyoruz

6. bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; aleviler hiçbir dine mensup olmayan kendi kendilerine çizdikleri yolda yürüyüp aliyi de bu yola alet eden insanlar şeklinde şuursuzca konuşmuyoruz vs vs vs

bunların ardı arkası kesilmez güzel arkadaşım yaz yaz bitmez hz.Aliyi sevmeden aleviliğin felsefesini anlaman gerektiği gibi anlamadan hz.Alinin esas aldıklarını sende esas almadan ve hz.Ali gibi içinde insan sevgisini taşımadan (ki aleviliğin felsefelerinden en önemlisidir insan sevgisi;;; bizim kabemiz insandır sözü bunu birebir doğrular)alevi olmanın ötesinde insan olunmaz bence. umarım anlamışsındır yada ben senin anlayacağın anlamda umarım anlatabilmişimdir

sevgiyle...

bAmBu
12.01.2007, 17:25
2.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; hz.Alinin inanç adına esas aldığı ibadetlerden ötürü alevileri inançsız ve dinsiz diye yargılamıyoruz

hmm bu inançlar ve ibadetler nedir tam olarak acaba?eğer hz. Ali yapıyorsa dinsiz ve inançsız olarak adlandırılamaz...!:confused1

azel24
12.01.2007, 17:30
2.bizler hz.Aliyi seviyoruz deyip; hz.Alinin inanç adına esas aldığı ibadetlerden ötürü alevileri inançsız ve dinsiz diye yargılamıyoruz

hmm bu inançlar ve ibadetler nedir tam olarak acaba?eğer hz. Ali yapıyorsa dinsiz ve inançsız olarak adlandırılamaz...!:confused1

aslında seni kastederek o örnekleri vermemiştim arkadaşım ama sende en az benim kadar biliyorsun ki ülkemizde hz.Ali yi seviyoruz deyip bu tür iğrenç söylemlerde bulunan insanlar var bizim hz.Ali yi seviyoruz diyen biçok insandan farkımıza binayendi yazdıklarım eğer sen bizim farkımız olan o insanlar arasında yer almıyorsan hiç takma kafanı o zaman bu arada merak mı ettin alevilerin inançsız diye nitelendirildikleri o ibadetleri;;; mesela kadın-erkek bir arada bulunarak yapılan cem ibadeti,mesela,hızır orucu30 gün olmadığı için ,mesela cemlerde kılınan halka namazları gibi vs vs s
merak mı ettin inancını;;;felsefemizin es geçilmez bi parçası kadın-erkek ayrımı yapmaksızın insan sevgisidir...

sevgiyle...

mutlumusuncan
12.01.2007, 17:42
Elbetteki sadece Hz. Ali efendimizi sevmekle alevi olunmuyor. Bunlar sadece iyi niyetle soylenmis latifelerdir . Elbetteki kim Aliyi sevmez. Medyada yansiyan bu soylemler tamamen iyi duygularla soylenmis kelimelerdir tabikide bunu soyleyince alevi olunmadiginin soyleyenler tarafindan bilindigi bellidir. O yuzden bu tur soylemlerin altinda illaki biseyler aramamiz gerekmez . Aliyi sevmeyen bikere insan veya musluman bile olamaz bu bir gercektir.
Bunu söyleyenler de biliyor Ali'yi sevmekle alevi olunmadığını; ancak bence iyi niyetle söylenmemiştir. Alevileri yok saymak için sünnilerin ağzında klasikleşmiş bir söylem.

bAmBu
12.01.2007, 17:44
aslında seni kastederek o örnekleri vermemiştim arkadaşım ama sende en az benim kadar biliyorsun ki ülkemizde hz.Ali yi seviyoruz deyip bu tür iğrenç söylemlerde bulunan insanlar var bizim hz.Ali yi seviyoruz diyen biçok insandan farkımıza binayendi yazdıklarım eğer sen bizim farkımız olan o insanlar arasında yer almıyorsan hiç takma kafanı o zaman bu arada merak mı ettin alevilerin inançsız diye nitelendirildikleri o ibadetleri;;; mesela kadın-erkek bir arada bulunarak yapılan cem ibadeti,mesela,hızır orucu30 gün olmadığı için ,mesela cemlerde kılınan halka namazları gibi vs vs s
merak mı ettin inancını;;;felsefemizin es geçilmez bi parçası kadın-erkek ayrımı yapmaksızın insan sevgisidir...

sevgiyle...

anlıyorum hz.Ali'nin yaptığı her şey kabulumuzdur zaten peygamberimizin yolunda giden biridir.yaptığı diğer ibadetlerde mutlakaki doğrudur çok geniş bir bilgim yok bu konuda.mesela Hızır orucu halka namazları gibi...bunları onun yaptığını bilmiyordum.bilgin için teşekkürler...

aykudgöksun
12.01.2007, 18:37
mum söndü gibi iğrenç bi iftirayı atanlarla 'biz de hz.ali'yi seviyoruz biz de aleviyiz diyenler' genelde aynı kişilerdir yada aynı soydan gelmektedir.hem onların hz.ali'ye sevgisi de hz.muhammed ölene kadar ki bölümü.

doctorctf
12.01.2007, 18:43
Alevi kelimesinin anlamı Ali yi sevmektir.ama ben Ali yi seviyorum demekle alevi olunmaz.alevilik bir felsefedir,bir yaşam tarzıdır,haksızlıklara başkaldırıdır,doğruyu görmek ve uygulamaktır,haksızın karşısında durmaktır,iyiliğin mücadelesidir...eğer kim ben bunları uyguluyorum diyorsa gerçek alevi odur.

usLanmaz62
12.01.2007, 18:52
Alevi kelimesinin anlamı Ali yi sevmektir.ama ben Ali yi seviyorum demekle alevi olunmaz.alevilik bir felsefedir,bir yaşam tarzıdır,haksızlıklara başkaldırıdır,doğruyu görmek ve uygulamaktır,haksızın karşısında durmaktır,iyiliğin mücadelesidir...eğer kim ben bunları uyguluyorum diyorsa gerçek alevi odur.

Maalesef bunlarda yeterli değildir.Bunları yaparsan komünist olabilirsin.Ancak tam olarak alevi olamazsın.
Elbette bunlarda olacak.
Ame aleviliğin yolu vardır yordamı vardır.
Dört kapısı kırk makamı vardır.
Bunları bilmiyen alevi olamaz...

doctorctf
12.01.2007, 19:03
Maalesef bunlarda yeterli değildir.Bunları yaparsan komünist olabilirsin.Ancak tam olarak alevi olamazsın.
Elbette bunlarda olacak.
Ame aleviliğin yolu vardır yordamı vardır.
Dört kapısı kırk makamı vardır.
Bunları bilmiyen alevi olamaz...

herkesin bakış açısı farklıdır kimse senin düşündüğün gibi düşünmek zorunda değil.ayrıca her yazdığım mesaja bi şekilde olumsuz yanıt vermene bir anlam veremiyorum

AleviKürt
12.01.2007, 19:08
Sizce "Alevilik" diye adlandırılan inanç çerçevesini benimseyen kişilere mi Alevi denir, yoksa Hz. Ali'yi sevenlere mi?

Adına Alevilik denen inanç sistemini benimseyen ve ona göre yaşayan kişiler (yani Aleviler), Ali'nin yolunda mı gidiyorlar? (Örneğin Ali, ceme katılan, semah dönen, dem alan, Tanrı'nın insanda olduğuna inanan biri miydi?)

Sizce Ali'nin yolu nedir, nasıl bir yoldur, şartları nelerdir?

Sizce Necef ve Kum'daki mollaların, ayetullahların öğrettiği din mi (Şia), yoksa dedeler kanalıyla günümüze kadar gelen Baba İshak-Hacı Bektaş menşeli inanç mı Ali'nin yolu, hangisi?

Aleviler Ali'nin yolundan gittikleri için mi bu adı almışlar?

Alevilik yolu ile Ali'nin yolu aynı mı?

Bu sorulara lütfen kulak dolgusu bilgilerle yanıt vermeyin. Bunların yanıtını temel kaynaklardan araştırıp, öğrenin, sonra bana ister yanıt verin ister vermeyin, ama siz mutlaka öğrenin.

Naki efendi. Sizin anlattiginiz inancin Alevilik ile ilgisi yoktur.. Cünkü, Alevilik isimi 1800'lü yillarinda Kizilbas (yani kendini Hak-Muhammed-Ali yolundan gittigine inanan) topluma verilmistir.. Sizin bahsettiginiz inanc sistemi (gercek ise bile) Alevilik öncesi bir inanctir.. Ayrica bir celiskiye düstünüz, Cünkü Haci Bektas-i Veli de kendisini Hak, Muhammed, ali yolunda gittigine inaniyordu.. Her eserinden belli zaten.. Necef falan kastediyorsunuz.. Virani Baba da Necef'e gitmedi mi?

Ve EVET.. ALEVILIGE göre, Hz. Ali cem'e katilmistir.. Alevilige inanmazsaniz, o ayri bir konu.. Ama gelip Alevilik adina bu Alevilik öncesi öne sürmeleri kullanamazsiniz..

Zaten, Aleviler'in Hz. Ali ile bagi olmasaydi, Kizilbas/Bektasi toplumu ALEVI adini almazdi, baska bir isim alirdi..

hasret_eylul
12.01.2007, 19:23
Son günlerde moda oldu Ali yi sevmek alevlikse bizde aleviyiz deniliyor benim bildiğim alevilik böyle olmaz alevi doğulur sonradan alevi olunumaz.

Hz Ali'yi sevmek ile Alevi olunmaz.. Bugün Şii mezhebinde olan insanlarda Ali'yi sever ama Alevi değil Şiilerdir...

İnsan doğuştan hiçbir inanç sistemine bağlı olarak doğmaz.. Bunu daha sonraları yaşadığı çevre, yada en önemlisi aile ile kazanmaya çalışır..

Şoreş
12.01.2007, 19:31
Sadece Aliyi sevmekle Alevi olunuyorsa, o zaman Aliyi sıradan bir sahabe olarak görüp öyle sevenlerde mi Alevi oluyor ? Tabikide hayır.. Alevilik kıldan insan, kılıçtan keskin bir yoldur.. Bu yola eğriler giremez, herkes Bacı-Kardeş bir tutamaz, herkes 72 Millete tek Nazarla bakamaz, herkes Mantığını almayan şeyleri reddedemez... Ama Alevilik Sevgi Barış Paylaşımın olduğu yerdedir. İşte Ali yoluda Paylaşım Eşitliktir...

hero
12.01.2007, 21:17
ben sunniyim. fakat nasıl bi alevi sunni olmak isteyip sunni olursa bir sunni de alevi olmak istediği zaman bence olur. birde tabi bizde Hz. Ali Efendimizi sewiyoruz fakat sizin gibi sewemeyiz yani sizin gibi Hz. Ali Efendimze bağlı olsak onun yolunda gitsek bize sunni demzlerdi. ama aleviliği ben bu sitede tanıdım ve sizleri gerçekten çok sewiyorum. gerçekten bizim sunni diye nitelendirdiğim insanlardan daha sağlam bir dini inancınız war.

odtülü aslan
12.01.2007, 21:23
ben sunniyim. fakat nasıl bi alevi sunni olmak isteyip sunni olursa bir sunni de alevi olmak istediği zaman bence olur. birde tabi bizde Hz. Ali Efendimizi sewiyoruz fakat sizin gibi sewemeyiz yani sizin gibi Hz. Ali Efendimze bağlı olsak onun yolunda gitsek bize sunni demzlerdi. ama aleviliği ben bu sitede tanıdım ve sizleri gerçekten çok sewiyorum. gerçekten bizim sunni diye nitelendirdiğim insanlardan daha sağlam bir dini inancınız war.

Düşüncelerin hoş ama şu w leri v yapsan daha iyi olurdu.:biggrin:

bAmBu
12.01.2007, 21:23
ben sunniyim. fakat nasıl bi alevi sunni olmak isteyip sunni olursa bir sunni de alevi olmak istediği zaman bence olur. birde tabi bizde Hz. Ali Efendimizi sewiyoruz fakat sizin gibi sewemeyiz yani sizin gibi Hz. Ali Efendimze bağlı olsak onun yolunda gitsek bize sunni demzlerdi. ama aleviliği ben bu sitede tanıdım ve sizleri gerçekten çok sewiyorum. gerçekten bizim sunni diye nitelendirdiğim insanlardan daha sağlam bir dini inancınız war.

hmm hz.Aliyi seven ve yolundan giden sunni hiç yok mu şimdi??

Muhtar44
12.01.2007, 21:33
:olmadi :olmadi :olmadi ALİ sevilmez mi hey dost delimisin sen!!!!

yagmur_ozgur33
12.01.2007, 21:41
kahraman:arkadaşım diyemiyecem sana nedenini öğrenmek istersen hemen söyleyeyim. bu ülkeyi şu anda yöneten başbakan bile ''ALİ'yi sevmek alevilikse en büyük alevi benim...'' demiştir.benim demek istediğim alevi olup olmamak sorun değil önemli olan ALİ yi sevmektir ve onu benimsemektir... Ben ALİ'yi sevmek ugruna alevi kimliğimi bırakmaya razıyım,ki sevenlerinin herseyi yapacagı alalen ortadadır tartısmaya luzum yok!!! ALEVİLİK ALİ'nin yolunda gitmek demektir bence!!!

naki
12.01.2007, 22:46
Naki efendi. Sizin anlattiginiz inancin Alevilik ile ilgisi yoktur.. Cünkü, Alevilik isimi 1800'lü yillarinda Kizilbas (yani kendini Hak-Muhammed-Ali yolundan gittigine inanan) topluma verilmistir.. Sizin bahsettiginiz inanc sistemi (gercek ise bile) Alevilik öncesi bir inanctir.. Ayrica bir celiskiye düstünüz, Cünkü Haci Bektas-i Veli de kendisini Hak, Muhammed, ali yolunda gittigine inaniyordu.. Her eserinden belli zaten.. Necef falan kastediyorsunuz.. Virani Baba da Necef'e gitmedi mi?

Ve EVET.. ALEVILIGE göre, Hz. Ali cem'e katilmistir.. Alevilige inanmazsaniz, o ayri bir konu.. Ama gelip Alevilik adina bu Alevilik öncesi öne sürmeleri kullanamazsiniz..

Zaten, Aleviler'in Hz. Ali ile bagi olmasaydi, Kizilbas/Bektasi toplumu ALEVI adini almazdi, baska bir isim alirdi..


Alevikürt efendi!

Her ne kadar benim hep anlattığım inanç Aleviliğin (bugün adı bu olan inanç sisteminin) ta kendisiyse de, ben bu yazıda Alevilik falan da anlatmadım, sadece sorular sordum.

Ama bu sorular senin gibi çelişkiler içindeki arkadaşlarımızı rahatsız ediyor.

Verebiliyorsan, bu sonutlara mantıklı yanıtlar ver...

Ama asıl sizin anlattığınız Alevilik falan değil. Açıkça "Şii'yiz" deyin de biz de kurtulalım siz de...

Virani Baba Necef'e gittiyse, ne oldu? O bir Hurufiydi öncelikle bunu bil. Ayrıca o bir Aliillahi idi. Necefe'e gidip molla ya da ayetullah olmadı.

Hacı Bektaş Veli'nin başka neler dediğini de öğrensen iyi olur.

Hz. Ali'nin ceme katıldığı iddiana, kargalar bile güler. Nasıl bu kadar akıl, mantık, bilim dışı konuşabiliyorsunuz, nasıl bu kadar tarihi çarpıtabiliyorsunuz? Bu yazdığına en çok da Şii-Caferiler kızar. Bunu İran'da ya da Irak'ın Şii bölgesinde söylesen, Ali'nin mezhebindeki bu insanlar -Tanrı korusun- seni linç ederler.

200 yıl önce, 500 yıl önce Alevilere hangi ad veriliyordu biliyor musun? Bu inanç mensupları bin yıl önce de aynı şeylere inanıyorlardı, beşyüz yıl önce de... Ama her devirde adları farklı olabilir. Bir kere sen bir Kürt Alevi isen bunu çok daha iyi bilmen lazım. "Alevilik" terimine aldanıp, bu yolu Ali ile başlatma yanılgısına düşmeyiniz. Bu inanca Dımili Kürtler "Toliv ray", yani talip yolu diyorlar. Kaç bin yıldır var bu inanç önce bunu öğren. Son bin yıllık dönemde İslami motifler almış olması, neyi değiştirir. Özellikle 16. yüzyılda da talip toplumu, Safevi propagandasıyla aşırı Alici olmuş, ama Ali veya diğer Ehli Beyt soyundan gelenlerin yaptığı gibi namaz, oruç, hac vb. hiçbir İslami vecibeyi yerine getirmemiş. Yüzyıllardır olduğu gibi, yani başka başka adlarla adlandırıldıkları dönemlerde olduğu gibi yine cemlerini yürütmüş, semahını dönmüş, demini almış...İslama rağmen...

Kendilerine Işıklar diyorlardı. Osmanlı onlara Rafizi, Mülhid vb. adlar takmıştı. Son 500 yıldır Kızılbaş deniyor bu halka. Çünkü bu Safevilerin adıydı, Erdebil'e bağlandıkları tarihten itibaren Anadolu'daki bu halka da Kızılbaş dendi. Ama Alevilik adı son 200 yılda bunun yerine geçti, senin de dediğin gibi. Çünkü Osmanlı propagandasıyla Kızılbaşlığa iftira yüklü, pejoratif anlamlar yüklendi. Çünkü artık biri "Ben Kızılbaşım" dese, cahil Sünni halk kafasına işlendiği gibi onu "mum söndüren"lerden biri olarak görüyordu. 18. yüzyıldan itibaren kendilerine Alevi demeye başladılar. Oysaki Arapça'da bunun anlamı Ali soyundan demek. Böylece oluşturulan İslami referansla varlıkları daha bir meşruluk kazandı, daha bir İslami görüntü verdi. Önceki tarihlere ait bir tane Alevi adı geçen belge gösteremezsin. Mesela Hacı Bektaş kendisine Alevi falan demez, çünkü o devirde bu terim bilinmiyordu. Peki o zaman bugün Alevilik denen inanç sadece 200 yıllık bir inanç sistemi mi? Bu inanca mensup kişiler başka adlarla anıldıkları önceki dönemlerde de aynı şeylere inanmıyorlar mıydı? Eğer bu inanç sistemi Ali'den geliyorsa, Ali 200 yıl önce mi yaşadı ya da Ali ile bağ 1200 yıllık bir aradan sonra son 200 yılda mı oluştu?

Şimdi bu gerçekleri yok mu sayacağız. Bunları ben mi uyduruyorum. Bugün Alevilerin inanç ve ritüellerini oluşturan unsurların hangisi Muhammed ya da Ali'de vardı? Bana kaynak gösterebilir misin.Oturduğun yerden ahkam kesmekle olmuyor. Kanıt istiyorum....kanıt. Lütfen biraz zahmet edin de gerçek Muhammed'i, Ali'yi, Cafer-i Sadık'ı bir okuyun, öğrenin. Okumadan, araştırmadan, kaynağa dayanmadan, kafanızda oluşturduğunuz sanal Ali ve Ehli Beyt'e kendi inanç çerçevenizi dayandırmayınız lütfen. Çünkü onların, bugün Alevilik diye adlandırılan inanç sistemiyle uzaktan yakından ilgisi yok. O halde bir Alevinin de bunlara duyduğu sevgi dışında, inançsal bazda, bu kişiliklerle bir bağlantısı yok.

Evet kardeşim, bu soru ve görüşlere, deyim yerindeyse "kafadan" karşı çıkmanın hiç bir yararı yok, eğer benim görüşlerimi çürütecek belgeler sunabiliyorsan, o zaman amenna, öpüp başımıza koruz. Lütfen benim tezlerimi çürütecek belge ve kanıtlar sun....

Bu arada altını çizerek yazmak istiyorum ki ben inançlı bir Aleviyim. Bilimsel gözle objektif değerlendirme ve araştırmalar sonucunda oluşturduğum bu görüşlerimi de kendi Alevi kimliğimle onaylıyorum. Aleviliğin Ali'nin dinsel ekolüyle aynı olmadığını söylemek de Aleviliğe inanmamak ya da onun değerini azaltmak değildir. (Lütfen buraya kadar okuduklarını, başa dönüp yeniden ve dikkatlice okur musun?)

hero
12.01.2007, 22:48
bende zaten Alevilik Hz. Ali nin yolunda gitmektir diyorum ya.

tarsus78
12.01.2007, 23:09
Öncelikle Hz.Ali icin ölürüm, ve bana soracak olursaniz Hz.Aliyi sevmekle Alevi olunmaz. Hz.Isayida seviyoruz ama simdi Hiristiyanmi oluyoruz HAYIR. Hz.Aliyi sevmek baska,Alevi olmak baska birsey bence.

tarsus78
12.01.2007, 23:12
Birsey eklemek istiyorum Alevi olmak Hz.Alinin bize gösterdigi yolda gittmek demektir.:thumbup:

Serkan_Devrim
12.01.2007, 23:15
Ali yi sevemekle alevi olunurmu? yok daha neler? :yamukgul:

naki
12.01.2007, 23:15
Birsey eklemek istiyorum Alevi olmak Hz.Alinin bize gösterdigi yolda gittmek demektir.:thumbup:

Sevgili kardeş,

"Hz. Ali'nin bize gösterdiği yol"u temel unsurlarıyla bir tarif eder misin?

Serkan_Devrim
12.01.2007, 23:17
Sevgili kardeş,

"Hz. Ali'nin bize gösterdiği yol"u temel unsurlarıyla bir tarif eder misin? umarım abi sonu sünni namazı, ramazan orucu, şeriat vs çıkmaz. :D

naki
12.01.2007, 23:32
umarım abi sonu sünni namazı, ramazan orucu, şeriat vs çıkmaz. :D

Herkes bunu diyor: "Alevilik Ali'nin yolunda gitmek" vs.

Peki Ali'nin yolu ne?

Bunu kim nasıl biliyor, nasıl tarif ediyor?

Ya da Ali'nin yolunun nasıl olduğunu anlamak bu kadar zor mu, yeterince belge kaynak yok mu ki herkes farklı farklı biliyor o yolu?

Bizim bu Alevi gençliği neden, okumaz, araştırmaz, bilgiyi aramaz...

Neden henüz bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya kalkar?

Artık babaları, dedeleri gibi dağ köylerinde, komlarda, mezralarda yaşamıyorlar.

Artık internet çağında yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak çok kolay ve ucuz.

Gerçeği araştırıp ortaya çıkarmaya çalışmak yerine, kendi çizdikleri çerçeve içine hapsolmak, "ben böyle kabul ediyorum" deyip kestirip atmak ve farklı görüşlere aşırı tepki göstermek de bir çeşit yobazlık ya da devekuşu politikası değil mi?


"Düşüncelerini değiştirmeyenler sadece deliler ve ölülerdir"

tarsus78
12.01.2007, 23:33
Sevgili kardeş,

"Hz. Ali'nin bize gösterdiği yol"u temel unsurlarıyla bir tarif eder misin?

Abi Senin kadar bilgili olmaya bilirim ben bu siteye alevilik hakkinda herseyi ögrenmeye geldim zaten. Ama bunu:no: biliyorum Hz.Aliyi sevmekle Alevi olunmaz.

Serkan_Devrim
12.01.2007, 23:37
haklısın abicim. :) aslında biraz araştırma sonucunda;
naacal tabletleri, Mu ve Atlantis uygarlıkları ve bu uygarlıkların da bütün dinlerin kökeni olduğunu, ezoterizmi ve dinlerin ezoterik kısmını ve daha çok şeyi öğrenmek kolay. eskisi gibi kitaplar okumakta gerekli değil.(aslında kitap okunmasını tavsiye ederim.) hala Aleviliği İslam ile sınırlandırmaya; onun içindeki şamanist, zerdüşt, sabii, helenistik vb bir çok din ve kültürün tesirlerini göremiyorlar. sadece İslam ile sınırlandırılmaya çalışılıyor.
Aleviliğin İslam'dan önce varolduğu, kalu beladan beri, yaratııştan beri varolduğu bilinmiyor.
Aleviliğin kökeni Ali'dir ama alevi inancında Ali'nin kökeni de İslam sonrası doğan beden değil, yaratılıştan beri varolan ve her peygamber ile gelen Ali'dir.

naki
12.01.2007, 23:38
Abi Senin kadar bilgili olmaya bilirim ben bu siteye alevilik hakkinda herseyi ögrenmeye geldim zaten. Ama bunu:no: biliyorum Hz.Aliyi sevmekle Alevi olunmaz.

Yok güzel kardeşim,

Sakın yanlış anlama...

Ben sadece senin Ali'nin yolu olarak neyi bildiğini merak ettim.

Kafandaki çerçeveyi öğrenmek istedim.

Eleştirilerim genele idi.

Ayrıca yeterli bilgiye sahip olmamak ayıp ya da suç değil.

Ama bilgiyi aramamamak ayıp bence.

Ben çok bilgili olduğumu da düşünmüyorum, sadece elimden geldiğince bilginin, gerçeğin peşinden koşuyorum.

Şimdi de,Tarsuslu bir genç kardeşimiz olarak senin Ali ve Alevilik tarifini merak ediyorum.

Bir sakıncası yoksa birkaç tümce ile anlatırsan sevinirim.


Sevgiyle...

odtülü aslan
12.01.2007, 23:44
Yok güzel kardeşim,

Sakın yanlış anlama...

Ben sadece senin Ali'nin yolu olarak neyi bildiğini merak ettim.

Kafandaki çerçeveyi öğrenmek istedim.

Eleştirilerim genele idi.

Ayrıca yeterli bilgiye sahip olmamak ayıp ya da suç değil.

Ama bilgiyi aramamamak ayıp bence.

Ben çok bilgili olduğumu da düşünmüyorum, sadece elimden geldiğince bilginin, gerçeğin peşinden koşuyorum.

Şimdi de,Tarsuslu bir genç kardeşimiz olarak senin Ali ve Alevilik tarifini merak ediyorum.

Bir sakıncası yoksa birkaç tümce ile anlatırsan sevinirim.


Sevgiyle...

Aleviliğin bir kaç cümleye sığacak bir tanımla geçiştirilebileceğine inanmıyorum.Bu konu hakkında yaşanmış bir örnekte var.Bizim okulda alevilik üzerine araştırma yapan bir hocaya aleviliği tek cümle ile tanımlaması isteniyor.Hoca ise 30 yıldır alevilik üzerine çalıştığını fakat buna açık bir tanım bulamadığını söylüyor.Bence bu tip yargıları gerek din olsun gerekse bir inanç sistemi böyle dar kalıplara sokmak imkansızdır.

naki
12.01.2007, 23:48
"Hepimiz Aleviyiz"?........

Önce Tayyip Erdoğan söyledi: "Hz.Ali'yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim". Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan bu kişinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu o dönemde Alevilerin cemevini yıktırmak için dozerlerini gönderdiği belleklerde.

Şimdi de Bakan Abdüllatif Şener, Hatay'da “Benim dinim ve mezhebim, Hz. Ali'nin dini ve mezhebidir. Açıkçası hepimiz Aleviyiz” diyor. Daha önce de Diyarbakır’da kullandığı “ez du pır hez dıkım” ifadesini anımsadığımız Sayın Şener, temsil ettiği dünya görüşüne karşı da olsam, görece sempatik ve insancıl bulduğum bir AKP’li.

Şener bu ifadeyi, dünya Şii’leriyle birlikte hareket eden ve Anadolu Alevilerini Şiileştirme politikası güttüğü öne sürülen Ehl-i Beyt Vakfı'nın düzenlediği bir etkinlikteki konuşmasında kullanıyor.

Sayın Şener’in tıpkı Hz. Ali gibi samimi bir Müslüman; inanç ve ibadetlerinin de tamamen İslam’a uygun olduğunu bildiğimiz için, Şener’in sözündeki “Benim dinim ve mezhebim, Hz. Ali'nin dini ve mezhebidir” tümcesinin teknik olarak doğruluğunu da teslim edelim.

Ancak devamındaki şu ifade için aynı şeyi söylemek olası değil: "Hepimiz Aleviyiz"….

Şener’in bu ifadeyi hangi niyetle kullandığını bilemiyorum, bunun ardında bir art niyet de aramıyorum. Ancak şu bir gerçek ki Aleviler’e kendi oluşturdukları bir inanç çerçevesini aşılamak isteyen kesimlerin etkili bir araç olarak kullandığı bu söylem, Alevilerin asimilasyonu projesine hizmet ediyor. Bu söylem, Aleviliğin Ali bin Ebu Talib’in din anlayışını benimsemek olduğu tezine dayanıyor ve Aleviler’e yönelik, O’nun din anlayışına uygun biçimde “camiye gidin, Ramazan’da oruç tutun, tesettüre girin…”, kısacası “bizim gibi olun” şeklinde bir telkini içeriyor.

Aslında bu söylem, “Alevi yoktur” şeklindeki bir zımni anlamı da bünyesinde barındırıyor. Bu söz, “Hepimiz Müslümanız (öyle olmalıyız)” ya da “Siz de bizim gibi Müslüman olun” ifadesinin farklı bir söyleniş biçimini oluşturuyor.

Doğru; eğer Alevilik, camide namaz kılarken öldürülmüş Ali’nin dini ve mezhebi ise Sayın Erdoğan da Sayın Şener de Alevidir. Ancak Aleviler, kesinlikle bu değerli zatların din ve mezhebinden değildir.

Aleviliğin, İslam’ın bir mezhebi olmadığı, Ali sevgisinin yüksek boyutlarda yaşanmasına, bazı İslami motiflerin alınmasına karşın, İslam'la sınırlandırılamayacak, binlerce yıl önceye giden kadim bir inanç sistemi olduğunun bu kişilere anlatılması gerekiyor. Bu kişilerin de Alevilikte, yoğun bir sevgi duyulan Ehl-i Beyt'in uyguladığı İslam şeriatının geçerli olmadığını öğrenmeleri, kabul etmeleri gerekiyor.

Bu değerli zatlar Hz. Ali ile aynı din ve mezhepten olabilir. Ancak, Aleviler için bunu söylemek güç. Birçok Alevi bu görüşe karşı çıkabilir, kızabilir. Ancak bunu yüreklilikle söylemek gerekiyor. Ulu bir nehir gibi yüzlerce yıldır akıp gelen, yol boyunca başka su kaynaklarını bünyesine katarak güçlenen, son beşyüz yılda ise etkilendiği Şii İslami motifleri söyleminde ön plana çıkaran bu inanç yolu, gerçekte kendisinden çok sonra tesis edilmiş İslam’dan doğmuş olamaz. Daha çok son ikiyüz yıldır Alevilik adı verilen Batıni temelli bu inanç yolunun, inanç esasları itibariyle İslam’la taban tabana zıt yönleri ağırlıktadır.

Alevilik İslam’ın bir kolu, mezhebi, yorumu değildir. Ali, Ortodoks bir Müslüman’dır. Ancak Alevilik, Ali’nin (Muhammed ve diğer halifelerle aynı olan) İslam ekolünden değildir. Eğer öyle olsaydı, Aleviler yüzyıllardır süren baskılara rağmen, cami yerine cemevine mi giderdi? “Benim Kabe’m insandır” diyen, tıpkı evren gibi semah dönen, “Ademden gayri Hak talep edersen marifetullahtan bihabersin” diyen, “Enel Hak” idrakindeki bu inanç mensupları “Hepimiz Aleviyiz” diyen bu kişilerle aynı din ve mezhepten olabilir mi? Öyle olsaydı, şimdi Alevilik diye bir olgu ve kendini farklı tanımlayan 20-25 milyonluk bir Alevi kitle olabilir miydi?

Tıpkı Alevi olmayıp da “Hepimiz Aleviyiz” diyenler gibi, “Biz İslam’ın özüyüz” diyen Aleviler de aslında bilerek ya da bilmeyerek Alevilerin asimilasyonuna hizmet ediyor.

Bu değerli zatlardan beklenen, önce Aleviliğin gerçekte ne olduğunu öğrenmeleri, eğer biliyorlarsa da farklılıkları kabul etmeleri… Farklı olanı “tehlike” olarak görmekten vazgeçmeleri gerekiyor. Ülkede demokrasi kültürünün yerleşmesi için bunu yapmaları önem taşıyor. Üstelik, bunu “farklı” olan tüm kesimler için yapmaları gerekiyor. Ancak demokrasi, farklı olanları barış içinde bir arada yaşatabilir. Demokrasi kültürüne sahip kişi, farklılıkları zenginlik sayar. Farklılıkları yok etmeyelim, koruyalım. Bahçede bir değil, onlarca çeşit çiçek olsun.

naki
12.01.2007, 23:50
Aleviliğin bir kaç cümleye sığacak bir tanımla geçiştirilebileceğine inanmıyorum.Bu konu hakkında yaşanmış bir örnekte var.Bizim okulda alevilik üzerine araştırma yapan bir hocaya aleviliği tek cümle ile tanımlaması isteniyor.Hoca ise 30 yıldır alevilik üzerine çalıştığını fakat buna açık bir tanım bulamadığını söylüyor.Bence bu tip yargıları gerek din olsun gerekse bir inanç sistemi böyle dar kalıplara sokmak imkansızdır.

Dar kalıplara sokan yok ki.

Israrla "Ali'nin yolu" diyen birine, bu yolu nasıl bildiğini sordum sadece.

Birkaç cümle değil, keşke sayfalarca yazsanız da okusak.

Zaten bu forumun işlevi bu değil mi?

Okumak, araştırmak, öğrenmek, yazmak, paylaşmak...

s.bayar
12.01.2007, 23:50
sadece hz.aliyi sevmekle alevi olunmuyor.alevilerin yaşamını,ibadetlerinide benimsemek lazım.örnegin şiiler azerilerde hz.ali yiseverler fakat alevi degiller.

tarsus78
12.01.2007, 23:52
Hz.Ali , Hz. Muhammed s.a.v.ve esi Haticeden sonra islam dinine giren ilk müslümandir. Hz.Peygmmber efendimizin amcasinin oglu ayni zamanda dagmadi idi. birkac bilgilerimi de burda ulu ortada aciklamasam beni anlayisla karsilicagini sanirim.

naki
12.01.2007, 23:59
Hz.Ali , Hz. Muhammed s.a.v.ve esi Haticeden sonra islam dinine giren ilk müslümandir. Hz.Peygmmber efendimizin amcasinin oglu ayni zamanda dagmadi idi. birkac bilgilerimi de burda ulu ortada aciklamasam beni anlayisla karsilicagini sanirim.

Sevgili kardeş,
Teşekkür ederim, bu bilgiler için.

Ama sen Hz. Ali'nin akrabalık bağlarını anlatmışsın daha çok.

"Ali yolu" diyebileceğimiz yol nedir, onu sormuştum. Ayrıca sadece sana değil herkesin bu terimden ne anladığını soruyorum.

Yani biz şimdi Ali, Muhammed'in damadı olduğu için mi onun yolundan gidiyoruz sence?

Osman, peygamberin iki ayrı kızı ile evlenmişti. O yüzden kendisine "zinnureyn" (iki nur sahibi) unvanı verilmişti. Ali ile de bacanaktılar. O halde niye O'nun yolundan gitmiyoruz.

Tarsuslu olduğuna göre sanırım Nusayrisin. O halde Ali'nin yolu nedir, Alevilik nedir, ne değildir konularında, amcalarından, şeyhlerinden edinebileceğin bilgileri burada bizimle paylaşabilirsin.

Sana araştırma sürecinde başarılar diliyorum

Sevgiyle...

odtülü aslan
13.01.2007, 00:04
Dar kalıplara sokan yok ki.

Israrla "Ali'nin yolu" diyen birine, bu yolu nasıl bildiğini sordum sadece.

Birkaç cümle değil, keşke sayfalarca yazsanız da okusak.

Zaten bu forumun işlevi bu değil mi?

Okumak, araştırmak, öğrenmek, yazmak, paylaşmak...

Size bir sorum olacak.

Günümüzde aleviliği özellikle solcu-devrimci kesim olarak sosyalist düşüncelerle bağdaştırırız.Dört Halife devrinde ve özellikle Emevi-Abbasi Halifelikleri döneminde açıkça bir yayılmacı bir imparatorluk haline getirilmeye çalışılan
yönetim anlayışına karşı çıkan Ehlibeyt yanlısı ayaklanmaları bir şekilde bu anlamda inceleyebiliriz.

Fakat size olan sorum bugünkü alevilik bu tür siyasi düşüncelerle hangi açıdan bağdaşmaktadır?

AleviKürt
13.01.2007, 11:30
Herkes bunu diyor: "Alevilik Ali'nin yolunda gitmek" vs.

Peki Ali'nin yolu ne?

Bunu kim nasıl biliyor, nasıl tarif ediyor?

Ya da Ali'nin yolunun nasıl olduğunu anlamak bu kadar zor mu, yeterince belge kaynak yok mu ki herkes farklı farklı biliyor o yolu?

Bizim bu Alevi gençliği neden, okumaz, araştırmaz, bilgiyi aramaz...

Neden henüz bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya kalkar?

Artık babaları, dedeleri gibi dağ köylerinde, komlarda, mezralarda yaşamıyorlar.

Artık internet çağında yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak çok kolay ve ucuz.

Gerçeği araştırıp ortaya çıkarmaya çalışmak yerine, kendi çizdikleri çerçeve içine hapsolmak, "ben böyle kabul ediyorum" deyip kestirip atmak ve farklı görüşlere aşırı tepki göstermek de bir çeşit yobazlık ya da devekuşu politikası değil mi?


"Düşüncelerini değiştirmeyenler sadece deliler ve ölülerdir"

Ali'yi anlamak okadar kolay olsa yüzlerce firka olmazdi bugün.. Nasil anlamaliyiz sence? Sünni / Sii kaynaklarina dayanarak mi? Öyleyse ben de sana sorayim, neden Dürzi kaynaklarina bakmiyorsun da bunlarin kaynaklarini kullanirsin? Azinlikta olduklari icin mi? Cogunluga bakarak yola cikmak nekadar dogrudur?

"Ben böyle kabul ediyorum" demek, bir inanc sahibinin en dogal hakkidir. Siiligi kabul edenler, Aleviligi kabul edenler, Sünniligi kabul edenler var. Neyi kabul ediyorsanda, o yoldan yürümelisin. Degistirmek istiyorsan, kabul etmemelisin.

Alevilik önce de dedigim gibi kendini Hak, Muhammed, Ali yolundan gittigine inanan bir topluma verilmistir 200 sene önce. Bunlarin Ali ile bagi olmasaydi, ALEVI adini almazlardir.. O yüzden Alevilik adina baska seylerin propagandasini yapmak yanlistir. Cünkü Alevilik 200 senelik bir kelimedir.

mutlumusuncan
13.01.2007, 17:48
Alevilik önce de dedigim gibi kendini Hak, Muhammed, Ali yolundan gittigine inanan bir topluma verilmistir 200 sene önce.

Bir düzeltme yapmak istiyorum. 200 değil 1400 öncesine dayanıyor.

Bunlarin Ali ile bagi olmasaydi, ALEVI adini almazlardir.. O yüzden Alevilik adina baska seylerin propagandasini yapmak yanlistir.

Sonuna kadar katılıyorum...

Cünkü Alevilik 200 senelik bir kelimedir.

Temeli kırklar meclisine dayanıyor. Eğer 200 sene dersek kendimizle çelişmez miyiz? Yoksa Pir Sultanın alevi olmadığını söylemiş olmuyor musunuz?

AleviKürt
13.01.2007, 18:04
Bir düzeltme yapmak istiyorum. 200 değil 1400 öncesine dayanıyor.

Sonuna kadar katılıyorum...


Temeli kırklar meclisine dayanıyor. Eğer 200 sene dersek kendimizle çelişmez miyiz? Yoksa Pir Sultanın alevi olmadığını söylemiş olmuyor musunuz?

Dostum tamamen katiliyorum sana.. Ama Arabistan'da Türkce bir kelime olan Aleviligi kullandiklarini sanmiyorum.. Tabiki Pir Sultan bir Alevi idi.. Ama o zamanlar kendini Kizilbas ( Alevi ) olarak tanimlardi. Ben bunu demek istiyorum..

Bir sürü insan gelip, Alevilik adini kullanarak Alevilik kelimesi öncesini konusuyorlar.. Bize ne onlardan? Zaten biz o insanlar gibi olsaydik bugün, bize ALEVI denmez idi..

naki
13.01.2007, 20:58
Size bir sorum olacak.

Günümüzde aleviliği özellikle solcu-devrimci kesim olarak sosyalist düşüncelerle bağdaştırırız. Dört Halife devrinde ve özellikle Emevi-Abbasi Halifelikleri döneminde açıkça bir yayılmacı bir imparatorluk haline getirilmeye çalışılan
yönetim anlayışına karşı çıkan Ehlibeyt yanlısı ayaklanmaları bir şekilde bu anlamda inceleyebiliriz.

Fakat size olan sorum bugünkü alevilik bu tür siyasi düşüncelerle hangi açıdan bağdaşmaktadır?

Aleviliğin, toplumcu görüşlerle bağdaşan yanı, doğrudan teolojik boyutu değil.

Ama yine teolojik çerçevesiyle dolaylı da olsa ilişkili.

Alevi inancında, Tanrı-evren-insan özdeşliği vardır. (Vahdet-i mevcudat) Görünen herşey Tanrı'nın görüntüsü sıfatlarıdır. Aslında Tanrı'dan başka bir şey de yoktur. (La mevcuda illallah) Her şey bir bütünün parçalarıdır. Bu temel inanış, güçlü bir hümanizmi ve aynı zamanda canlı cansız, doğa ve evrene sevgiyi beraberinde getirmiştir. Bu inanışın da etkisiyle, mülkiyet fetişizmi gelişmemiş, bunun yerine paylaşımcılık, eşitlik, kardeşlik, 72 millete bir nazarla bakma anlayışı kök salmıştır.

Anadolu Alevileri özellikle 1960'larda tanıştığı sol, toplumcu görüşlere bu nedenle sempati duymuştur.

Aslında bu tarihinde de vardır. Tarihteki proto-Aleviler diye tanımlayabileceğimiz Hurremi, Babaki, Karmati toplulukları, bu toplumcu ve paylaşımcı anlayışa sahiptiler. Tüm üretim araçları ve tüketim mallarını paylayan, kişisel mülkiyet yerine toplumculuğu esas alan bu topluluklar, Ortodoks İslami kesimlerce, ağır iftiralara uğradı. Her şeyde ortakçılığı savunan bu insanlara, eşleri için de aynı şeyi yaptıkları şeklinde alçakça iftiralar atıldı.

15. yüzyılın başında Şeyh Bedrettin önderliğinde ayaklanan Anadolu'nun batıni toplulukları da Nazım'ın deyimiyle "yarin yanağından gayri her şeyde" ortak bir düzen kurmak istiyorlardı.

Ancak, Alevi geleneğinde diktatörlüklere prim verilmez. Aleviler'in önderi konumundaki Dedeler bile taliplerin onayını almadan posta oturamaz, onların rızası olmadan cem yürütemez. Bu yönüyle de Aleviler demokrasiye tarihsel olarak yatkın bir toplumdur. Kadın erkek eşitliğiyle de bu yöndeki farklılıklarını ortaya koymuşlardır.

Ancak burada senin görüşüne bir itiraz olarak, İslam devletinin sadece Emevi-Abbasi dönemlerinde yayılmacı politika izlemediğini, kuruluşdan beri böyle olduğunu söylemem gerekiyor. İslam'da "cihat" kavramı dinin esaslarındandır.

Emeviler döneminde kendisini dayatan İslam devleti yayılmacılığına karşı direnen topluluklar, Emevilerin zulüm uyguladığı Ehli Beyt soyu ile aralarında yakınlık buldu. Zorla Emevi egemenliğine giren halklar, onların baskı ve zulümlerine karşı koyarken, Ehli Beyt soyu ile dayanışma içinde oldu. Horasanlı Eba Müslim önderliğinde mücadele eden topluluklar, Emevi saltanatını yıkarak, Peygamberin akrabası olduğu için Abbasileri tahta çıkardı. Ancak onlar da baskı ve zulümde Emevileri aratmadı.

İran'da 12 imamcı Şiiliği resmi mezhep yapan Safeviler de benzer baskı ve zulümleri Sünnilere uyguladı.

naki
13.01.2007, 21:11
Ali'yi anlamak okadar kolay olsa yüzlerce firka olmazdi bugün.. Nasil anlamaliyiz sence? Sünni / Sii kaynaklarina dayanarak mi? Öyleyse ben de sana sorayim, neden Dürzi kaynaklarina bakmiyorsun da bunlarin kaynaklarini kullanirsin? Azinlikta olduklari icin mi? Cogunluga bakarak yola cikmak nekadar dogrudur?

"Ben böyle kabul ediyorum" demek, bir inanc sahibinin en dogal hakkidir. Siiligi kabul edenler, Aleviligi kabul edenler, Sünniligi kabul edenler var. Neyi kabul ediyorsanda, o yoldan yürümelisin. Degistirmek istiyorsan, kabul etmemelisin.

Alevilik önce de dedigim gibi kendini Hak, Muhammed, Ali yolundan gittigine inanan bir topluma verilmistir 200 sene önce. Bunlarin Ali ile bagi olmasaydi, ALEVI adini almazlardir.. O yüzden Alevilik adina baska seylerin propagandasini yapmak yanlistir. Cünkü Alevilik 200 senelik bir kelimedir.


Sünni ve Şii kaynaklarda yer alan Muhammed, Ali ve Ehli Beyt tarifinin gerçeği yansıtmadığını iddia ediyorsan, senin bunların karşısına "doğru" kaynaklarla çıkman gerekir. Ancak bunların "kaynak" olması lazım, mitolojik öyküler değil. Eğer Dürzilerin bu konuda sağlam kaynakları varsa -ki sen bunları öne sürdüğüne göre demek ki biliyorsun- o halde bunları aktar da biz de öğrenelim.


12 bin yıl öncesine kadar var olduğunu tespit ettiğimiz, tarihte farklı coğrafyalarda farklı adlar alan, Anadolu'da 16 yüzyıla kadar Işık inancı denen, daha sonra mensupları Safevileri desteklediği için Kızılbaşlık adı verilen, son 200 yıldır da Alevilik adını alan; vahdeti vücut anlayışı, devriye, hulul, ruh göçü gibi inançları, dört kapı kırk makama dayalı, semahlı, müzikli, demli cem ayininin temel ritüel olduğu bu inanç sistemi, Muhammed Peygamber'in bildirdiği, Ali bin Ebu Talib'in sürdürdüğü İslam dininden çıkma değildir. İnanç unsurları ve ritüelleri çoğunlukla İslam'la çelişir.

Bu konularda daha önce uzun uzun yazdığım için yeniden yazmıyorum. Merak ediyorsan topiklerde arayıp bulursun. Arama yaparak benim daha önce yazdığım yazıları bulup okuyabilirsin. Tabii istiyorsan...

AleviKürt
13.01.2007, 22:07
Sünni ve Şii kaynaklarda yer alan Muhammed, Ali ve Ehli Beyt tarifinin gerçeği yansıtmadığını iddia ediyorsan, senin bunların karşısına "doğru" kaynaklarla çıkman gerekir. Ancak bunların "kaynak" olması lazım, mitolojik öyküler değil. Eğer Dürzilerin bu konuda sağlam kaynakları varsa -ki sen bunları öne sürdüğüne göre demek ki biliyorsun- o halde bunları aktar da biz de öğrenelim.
Dogru ve yanlis kaynagin ne oldugunu hic bir zaman ögrenemezsin. Ama elestirisini yapabilirsin. Zaten senin kullandigin kaynaklar, eski dönemlerde Sünni ve Sii ulema tarafindan degerlendirilip, bir bölümü ONLARA göre güvenilir kabul edilmistir! Yani bir sürü kaynak, güvenilir kabul edilmedigi icin kenara atilmistir ve yok edilmistir. Bu bilginin önemi senin icin hic önemi yokmu?


12 bin yıl öncesine kadar var olduğunu tespit ettiğimiz, tarihte farklı coğrafyalarda farklı adlar alan, Anadolu'da 16 yüzyıla kadar Işık inancı denen,
Sen bir ISIK olabilirsin. Ama ben degilim.. 16inci yüzyila kadar Isik inanci adli birsey olabilir. Onlarin arasinda da sen de olabilirsin. Ama Selcuklu döneminde bile varolan Heterodoks Sufi gruplari, onlardan da önce (örnegin Ebul Vefa gibi) heterodoks Siiler, ondan da önce olan, örnegin Batini Ismaililere dayanarak bir Aleviyim.

daha sonra mensupları Safevileri desteklediği için Kızılbaşlık adı verilen, son 200 yıldır da Alevilik adını alan;
Burda hata yapiyorsun.. Alevilik adi, ALI baglantisi yüzünden verilen bir addir.. Senin inancina göre, bunlar HALA isik inancina bagli olsalardi, ALEVI degil baska bir isim verirlerdi..
Ve yazilarindan anladigima göre, Aleviligin (Kizilbasligin) uydurma bir inanc olduguna inaniyorsun. O yüzden de gelip ISIK inancini ALEVILIK adini kullanarak bizlere yaymamalisin. Aleviligin ana kaynaklarina inanmayip, bir de Aleviyim demek ne kadar dogru? Ve Aleviligi (senin görüsünde) ALEVILIK ÖNCESI ile karistirmak nekadar dogru? Zaten senin gibi düsünenler, Erdogan Cinar'in görüslerine sahiptir. O görüse göre, Alevilik bu isik inancli insanlara bir takiyye olmustur. Yani o görüse sahip olanlar, Aleviligin uydurma ve takma bir inanc olduguna inanirlar. Peki hal böyleyken, neden Erdogan Cinar'in ALEVI kelimesini kullandigi aciktir?

vahdeti vücut anlayışı, devriye, hulul, ruh göçü gibi inançları, dört kapı kırk makama dayalı, semahlı, müzikli, demli cem ayininin temel ritüel olduğu bu inanç sistemi,
Isik inancina sonsuz saygilarim var.. Ama peygamberlerimiz, Hz. Ali, Ehlibeyt ve 12 imamlarin yolunda gittiklerine inanan, 4 kapi 40 makam, cem, musahiplik vs.'ye inanan bir ALEVI toplumuda var. Senin icin yalan, bizim icin gercek.


Muhammed Peygamber'in bildirdiği, Ali bin Ebu Talib'in sürdürdüğü İslam dininden çıkma değildir. İnanç unsurları ve ritüelleri çoğunlukla İslam'la çelişir.
Hangi islam'la celisir? Sünniye sorsam Sünnilik der. Sii'ye sorsam Siilik der. Hariciye sorsam Haricilik der.. Yüzlerce islam var. Isikligin islam'la zaten iliskisi olmadigini biliyoruz, ki bunlar bir kere kendini müslüman görmezler herhalde.. Ama Aleviler, tarihte kendini Müslüman görmüsler. Bu zaten kuskusuz.

Bu konularda daha önce uzun uzun yazdığım için yeniden yazmıyorum. Merak ediyorsan topiklerde arayıp bulursun. Arama yaparak benim daha önce yazdığım yazıları bulup okuyabilirsin. Tabii istiyorsan...

Emek verdigin icin tesekkür ve saygi gösteririm. Herkesin kendi görüsü vardir.
Fakat benim tek tersime giden, ALEVI kelimesi altinda ISIK inancini anlatmandir..

Bu benim mantigimda EHLIBEYTCILERI animsiyor..
Onlara göre de "Asil Alevilik Caferiliktir.." Ama yinede Caferi kelimesini degil, Aleviligi kullanmak istiyorlar..
"Alevilik uydurma bir din olmustur. Kirklar Cemi bir masaldir, vs. vs. vs. Alevilik Hak-Muhammed-Ali yolu ise, Caferi olalim.."
Ama yine de Alevi kelimesi.. Onlar Caferi, sizler de Isik kelimesini kullansaniz, HEPIMIZ rahatlariz..

Selamlar ve saygilar

naki
13.01.2007, 22:39
Dogru ve yanlis kaynagin ne oldugunu hic bir zaman ögrenemezsin. Ama elestirisini yapabilirsin. Zaten senin kullandigin kaynaklar, eski dönemlerde Sünni ve Sii ulema tarafindan degerlendirilip, bir bölümü ONLARA göre güvenilir kabul edilmistir! Yani bir sürü kaynak, güvenilir kabul edilmedigi icin kenara atilmistir ve yok edilmistir. Bu bilginin önemi senin icin hic önemi yokmu?

Sen bir ISIK olabilirsin. Ama ben degilim.. 16inci yüzyila kadar Isik inanci adli birsey olabilir. Onlarin arasinda da sen de olabilirsin. Ama Selcuklu döneminde bile varolan Heterodoks Sufi gruplari, onlardan da önce (örnegin Ebul Vefa gibi) heterodoks Siiler, ondan da önce olan, örnegin Batini Ismaililere dayanarak bir Aleviyim.

Burda hata yapiyorsun.. Alevilik adi, ALI baglantisi yüzünden verilen bir addir.. Senin inancina göre, bunlar HALA isik inancina bagli olsalardi, ALEVI degil baska bir isim verirlerdi..
Ve yazilarindan anladigima göre, Aleviligin (Kizilbasligin) uydurma bir inanc olduguna inaniyorsun. O yüzden de gelip ISIK inancini ALEVILIK adini kullanarak bizlere yaymamalisin. Aleviligin ana kaynaklarina inanmayip, bir de Aleviyim demek ne kadar dogru? Ve Aleviligi (senin görüsünde) ALEVILIK ÖNCESI ile karistirmak nekadar dogru? Zaten senin gibi düsünenler, Erdogan Cinar'in görüslerine sahiptir. O görüse göre, Alevilik bu isik inancli insanlara bir takiyye olmustur. Yani o görüse sahip olanlar, Aleviligin uydurma ve takma bir inanc olduguna inanirlar. Peki hal böyleyken, neden Erdogan Cinar'in ALEVI kelimesini kullandigi aciktir?

Isik inancina sonsuz saygilarim var.. Ama peygamberlerimiz, Hz. Ali, Ehlibeyt ve 12 imamlarin yolunda gittiklerine inanan, 4 kapi 40 makam, cem, musahiplik vs.'ye inanan bir ALEVI toplumuda var. Senin icin yalan, bizim icin gercek.

Hangi islam'la celisir? Sünniye sorsam Sünnilik der. Sii'ye sorsam Siilik der. Hariciye sorsam Haricilik der.. Yüzlerce islam var. Isikligin islam'la zaten iliskisi olmadigini biliyoruz, ki bunlar bir kere kendini müslüman görmezler herhalde.. Ama Aleviler, tarihte kendini Müslüman görmüsler. Bu zaten kuskusuz.

Emek verdigin icin tesekkür ve saygi gösteririm. Herkesin kendi görüsü vardir.
Fakat benim tek tersime giden, ALEVI kelimesi altinda ISIK inancini anlatmandir..

Bu benim mantigimda EHLIBEYTCILERI animsiyor..
Onlara göre de Asil Alevilik Caferiliktir.. Ama yinede Caferi kelimesini degil, Aleviligi kullanmak istiyorlar.. Alevilik uydurma bir din olmustur. Kirklar Cemi bir masaldir, vs. vs. vs. Alevilik Hak-Muhammed-Ali yolu ise, Caferi olalim.. Ama yine de Alevi kelimesi.. Onlar Caferi, sizler de Isik kelimesini kullansaniz, HEPIMIZ rahatardik..

Selamlar ve saygilar

Sevgili Alevi Kürt,

Öncelikle kimseye bir şey aşılama, dayatma gibi bir düşüncem yoktur, olamaz.

Yazdıklarına sıralı biçimde yanıt vermeye çalışacağım.

Bir şeyin "kaynak" mı, yoksa uydurma, masal mı olduğunu ayırt edebilirsin.

Bir inancın tarihte aldığı isimler değil, o inancın gerçekte ne olduğu bizim için önemli olmalı.

Ebul Vefa, Sihabettin Suhreverdi, Hallac-ı Mansur, Hasan Sabbah, Hace Bektaş, Yunus Emre ya da diğerleri...bunların hiç biri Alevi adını kullanmadı. Çünkü Alevi demek Ali soyundan gelen kişi demek. O devirde bu topluluğa bu ad henüz verilmemişti.

Geçmişte Babailer, Işıklar, Işık taifesi, Rafıziler, Mülhidler, Kızılbaşlar ve günümüzde Aleviler, Bektaşiler, Tahtacılar, Çepniler, Nalcılar, Amucalar, Abdallar, Talipler, Ehli Haklar, Görenler, Goranlar vb. adlarla adlandırılanlar aynı inanca mensup kişilerdir.

"Aleviliğin (Kızılbaşlığın) uydurma bir inanç olduğuna" inandığım şeklindeki ifadeni gördükten sonra, içimden bir his, "Acaba nafile mi uğraşıyorum, bütün bu yazıları boşuna mı yazıyorum" dedi. Benim yazdıklarımdan nasıl böyle bir yargıya varabildin, şaşıyorum.

Benim ve senin mensup olduğumuz inanç sistemine günümüzde "Alevilik" dendiği için ben "Aleviyim" diyorum. Bu terimi kullanırken kastettiğimiz inanç sistemi aynı. Buna Işık inancı da desek, Babailik de desek, Rafızilik ya da Bektaşilik de desek değişmez, aynı şeyi kastediyoruz. Aslında bu inancın hiç değişmeyen bir adı var: Batınilik.

Dört kapı-kırk makam, cem, müsahiplik, semah, dem, pir, post, talip, "Hak Ademde", "Enel Hak", insana secde, "Benim Kabem insandır" gibi kavramlar, bu bahsettiğimiz inanç sisteminin unsurlarıdır ve İslam'da bunlar kesinlikle yoktur.

Aynı şekilde İslam'ın namaz, oruç, hac, ahirete iman, çok eşlilik, iki kadının tanıklığının bir erkeğe eşit olması vb. unsurlar bizim inançta yoktur.
O halde bu inancın İslam ya da İslami olduğunu, İslam kaynaklı olduğunu nasıl savunuyorsun?

"Ademden gayri Hak talep edersen, marifetullahtan bihabersin" diyen bir inancın mensupları, Muhammed'in, Ali'nin yolunda gidiyor olabilir mi?

"Hode esto ko esto Hızırik nebiye deyo" diyen bir halka Müslim diyebilir miyiz?

Zamanında Sünni ve Şii ulemanın işine gelmeyen kaynakları yok ettiğini öne sürüyorsun. Peki İslamın temeli olan ve yukarıda saydığım unsurları emreden Kuran'ı da gerçek bir kaynak saymıyor musun? Kuran'da namaz (salat) çok sayıda ayette geçer, Ramazan ayında oruç tutulacağı açıkça yazar, Aleviler Muhammed'in yolundaysa bunları niye yapmıyorlar? (Yapsınlar demiyorum)


Bu konuları;

"Kadim Batınilik ve Alevilik formatının oluşumu",

"Alevilik üzerindeki Safevi ipoteği"

"Naacal tabletleri"

"Batıni doktrinler"

gibi topiklerde ayrıntılı olarak yazdım, lütfedip okursan sevinirim.

baris1976
14.01.2007, 02:38
Hz. Ali’yi tanımak
Hz. Ali’ye bağlılığımız, sevgimiz tartışma götürmez. Peki bu kadar sevdiğimiz Ali’yi niçin seviyoruz? Ne yapmıştı bu Ali, nasıl bir hayat yaşamıştı, düşünceleri, eylemleri nelerdi, nedir aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen hâlâ onu çekici kılan?
Gözlemlediğimiz kadarıyla Hz. Ali’yi tanımıyoruz. Tanıyanlarımız ise yeteri kadar tanımıyorlar. Hz. Ali’yi yeteri kadar olmasa da asgari düzeyde tanıyan aydın zümreler ise onu topluma tanıtmıyorlar. Doğrusu genel anlamda toplumun da Ali’yi tanımak için çaba gösterdiği yok. Seviyoruz, bağlıyız ama tanımıyoruz. Hz. Ali’ye bilinçli bir şekilde bağlı olmalıyız. Basit manada Hz. Ali’yi sevmek, onun taraftarı bir ALEVİ yapmıyor bizi. Eğer basit anlamda sevmek yeterli olsaydı, bütün İslam alemi hatta İslam olmayan ama Ali’yi seven yığınla insan da Alevi olurdu. Hz. Ali’yi sevmek tanımaktan geçer. Tanıdıkça sevgimiz sarsılmaz bir bağlılığa dönüşür. Bağlılığımız ise Hz. Ali’nin ideallerini yaşama geçirmek demektir. Hz. Ali’nin ideallerini, eylemlerini, düşüncelerini bilmek gerekiyor. Hz. Ali’yi bir şiirle, iki güzel sözle yad etmek Hz. Ali taraftarlığı, Alevilik değildir. Eğer böyle olsaydı bunca baskıya, yığınla katliama karşın Alevilik yaşamazdı. Oysa Alevilik bütün zıtlıklara rağmen yaşıyor. Nedir Aleviliği yaşatan? Aleviliği yaşatan Hz. Ali’nin düşüncesi, eylemidir. Yani Ali’nin idealleridir. Bu idealleri bilmek gerekiyor. Bu idealler bilinmeden Hz. Ali gerçekliği anlaşılmaz.
Hz. Ali peygamber değildi. Buna rağmen Hz Ali, günümüzde en popüler şahsiyetlerden biridir. Bizce geçmişte olduğu gibi gelecekte de insanlığın gündeminde sürekli olarak popüler kalacak. Neden? İşte can alıcı nokta burası. Neden Hz. Ali peygamber olmadığı halde bu kadar sevildi, kendisine bu kadar bağlanıldı, uğruna nice cefalar çekildi?
Tarih boyunca binlerce komutan, devlet yöneticisi, imparator, padişah yaşamıştır. Bunların ölümüyle -bilemediniz kısa bir dönem sonra- unutulmaları bir oldu. Peki Ali neden unutulmadı. Aksine gittikçe artan ve artacak olan bir şekilde gündemleşti. Unutulmak şurda kalsın, bilakis onun vefatından sonra daha çok aranır oldu. Tarih boyunca ve günümüzde milyonlarca kişi “Medet ya Ali” diyor. Bunun bilimsel, duygusal, mantıksal, sosyolojik, felsefi, tarihi, antropolojik açıklaması nedir?
Gelişmiş batılı devletlerde 1900’lerden itibaren yığınla aydın Hz. Ali gerçekliğine ilgi duyup araştırmalar yapmıştır. Bunun sonucunda onlarcası Ali takipçisi Aleviler olmuşlardır. Demek ki; Hz. Ali taraftarı bir Alevi olmak için onu tanımamız gerekiyor. Ali’yi diğer önemli tarihsel önderlerden ayıran özellikleri bilmemiz gerekiyor. Bu özellikler, mükemmel insanın özellikleridir. Bunları öğrenip, yaşamsal kılmamız gerekiyor. Çünkü Alevi olmanın gereği budur. Yoksa Aleviliğimiz laf düzeyinde kalır. Bununsa hiç bir önemi yoktur. Önemli olan, İslam toplumunun kaderini değiştiren düşünceleri, eylemleri yaşam biçimiyle, bütün insanlığa daima önderlik eden Ali gerçekliğini kavramak ve pratikte uygulamaktır. Hz. Ali’nin hayatını kaba bir anlamda öğrensek, bu dahi binlerce ders ile doludur. Çünkü Ali’nin hayatını sadece Ali yaşamıştır. Benzeri yoktur. Bizlerin belki yığınla hayattaşımız (yani hemen hemen bizlerle aynı ruh hâline ve yaşam koşullarına sahip insanlar) vardır. Oysa Ali, gerek ruh hâliyle olsun gerek düşüncesi ile olsun ve gerekse de dostları ve düşmanları ile olsun tektir. Düşünün ki; Hz. Ali’nin kardeşi Akil, Ali’yi bırakıp baş düşmanı olan Muaviye’ye sığınıyor. Neden? Çünkü Ali, doğruluğu ve hakkaniyeti temsil edip, bunu eylemleri ve yaşamıyla da uyguluyor. Oysa Muaviye bir hilebaz, sahtekâr. Kardeşi Akil Hz. Ali’den devlet kasasından (Beytülmal) para istiyor. Ali bunu reddediyor. Kardeşi dahi olsa doğrusu ne ise onu yapıyor. Buna karşın Muaviye ise etrafındaki dalkavuklara para saçıyor. Muaviye halkın parasını çarçur ederken, Ali halkın parasını halka eşit bir şekilde, ne eksik ne fazla dağıtıyor. Fark burada. Ali’yi ayıran özelliklerden biri budur. Aynı durum Talha ve Zübeyir için de geçerli. Bunlar kendilerini Hz. Ali taraftarları olarak görüyorlar. Bunlar çok saygın sahabelerdir. Hz. Ali’nin hükümet olması için çok çalışıyorlar. Hz. Ali hükümet olunca bunlar valilik istiyor. Çünkü daha dün onların kölesi olan biri ile kendilerinin aldığı maaş aynı. Bunlar bu durumu kabûllenmiyorlar. İşte Ali’nin eşitlik anlayışı. Neticede kendilerini Hz. Ali’nin dostu olarak gören bu iki şahıs valilik alamayınca düşman oluyorlar. Bu düşmanlık Cemel savaşı diye bilinen savaşla doruğa çıkıyor, bu ikisi ve daha onlar gibi niceleri o savaşta yeniliyorlar. Nasıl oluyor bütün bunlar? Nasıl olurda dünün saygın sahabeleri birden düşman olarak karşısına çıkıyorlar Ali’nin. Bunların ki insanın karmaşık yapısı, hırsı ve daha benzer olumsuzluklar yüzünden yaşanan bir düşmanlıktır. Yoksa kesinlikle dini bir ayrılık değildir. İşte Ali budur. Yıllarca beraber aynı safta mücadele ettiği dostlarını dahi doğruluğu temsil ettiği için kaybediyor. Aslında böyle yığınla örnek ele alınabilir. Hz. Ali gerçekliği, böyle bir gerçekliktir. Yoksa Hz. Ali onları vali yapardı ve böylece düşmanlığı engellerdi. Ama ne pahasına olursa olsun kesinlikle doğru olanı yapıyor. İşte ebedi önderlik burada. Hz. Ali bunu yapmasaydı, bunca acı yaşamayacaktı. Evlatları acı yaşamayacaktı. Ama çekilen acılara rağmen, doğru bildiklerini yaptı. Bizler madem ki Ali taraftarıyız, şimdi doğruluk adına kardeşimizi, dostumuzu düşman yapar mıyız, yoksa oportünist mi oluruz? Ali’nin önderliği ve yol göstericiliği budur. Asırlar geçmiş, teknoloji, iletişim gelişmiş ama Ali’nin tutumu eskisinden daha güçlü bir şekilde karşımızda duruyor. Ali’nin bize değil, bizlerin Ali’ye ihtiyacı var!

AleviKürt
14.01.2007, 12:42
Selam naki abi.




Sevgili Alevi Kürt,

Öncelikle kimseye bir şey aşılama, dayatma gibi bir düşüncem yoktur, olamaz.

Yazdıklarına sıralı biçimde yanıt vermeye çalışacağım.

Bir şeyin "kaynak" mı, yoksa uydurma, masal mı olduğunu ayırt edebilirsin.


Diyorsunki:
Bir inancın tarihte aldığı isimler değil, o inancın gerçekte ne olduğu bizim için önemli olmalı.

Bunu ögrenmek senin inandigin kadar kolay degildir bence. Cünkü, okadar kolay olsaydi, dünyada bir sürü heterodoks, bir sürü "kafir" ilan edilen gruplar da kendi inancini kenara atip, cogunluga kaynasirdi. Mesela Pakistan'da ki Ahmediyye'ler. Bunlar hep kendi inanclarin gercek ve dogru yol olduguna inanmislardir. Ama senin yöntemini kullansak, Kuranin zahiri yazilarina bakarsak, bunlar gercek bir Müslüman olamaz. Ama bunlar da eminim ki senin bu anlayisina karsi, kendilerini savunmak icin bir sürü ayet ve sure gösterebilir.
Sen nekadar Islam'in acik ve belli olduguna inanirsan, onlar da Ahmediyyeligin gercek islam olduguna inanirlar. Arada olan fark tek, senin cogunluga bakip Islam'i degerlendirmen, onlar da kendi inanclarini inandirici bulduklari.


Ebul Vefa, Sihabettin Suhreverdi, Hallac-ı Mansur, Hasan Sabbah, Hace Bektaş, Yunus Emre ya da diğerleri...bunların hiç biri Alevi adını kullanmadı. Çünkü Alevi demek Ali soyundan gelen kişi demek. O devirde bu topluluğa bu ad henüz verilmemişti.
Alevi kelimesinin anlami bile net degildir bence. Cünkü dedelerimizden ve genel Alevi toplumundan degisik aciklamalar duydum. Fakat Ali ile baglantili olmasi kesindir. Ben zaten bu kisilerine kendilerine Alevi dediklerini öne sürmüyorum. Fakat, anladigim kadariyle, ISIK inanci toplumu kendini Müslüman görmemislerdir? Ve Alevilik/Kizilbaslik/Bektasilik (yani kendini Hak-Muhammed-Ali yolunda gören bir inanc) bir takiyye olmustur diyorsun. Bunu ben genel Alevilere gecerli oldugunu sanmiyorum.
Ama, kendini öz-islam görüp, batini/heterodoks bir Siilige inanan bir cok grup vardi. Ebul Vefa'yi örnek verdigim sebep ise, bu kisi Kuzey Irak'ta 1000'li yillarinda yasamis bir kisidir ve kendini öz-islam yolunda görmüs. Yani bize cok yakin olan BATINI SIILIK kastettigin isik toplumundan daha eskidir. Imam Ali'nin zamaninda bile, onu insan üstü bir varlik gören insanlar vardi.


Geçmişte Babailer, Işıklar, Işık taifesi, Rafıziler, Mülhidler, Kızılbaşlar ve günümüzde Aleviler, Bektaşiler, Tahtacılar, Çepniler, Nalcılar, Amucalar, Abdallar, Talipler, Ehli Haklar, Görenler, Goranlar vb. adlarla adlandırılanlar aynı inanca mensup kişilerdir.
Aleviligin Isik taifesine bir takiyye oldugunu öne sürmek, ve ikisinin ayni sey oldugunu söylemek yanlistir. Ayni sey olsaydi, bu bahsetmis oldugun takiyye'ye gerek kalmazdi.

"Aleviliğin (Kızılbaşlığın) uydurma bir inanç olduğuna" inandığım şeklindeki ifadeni gördükten sonra, içimden bir his, "Acaba nafile mi uğraşıyorum, bütün bu yazıları boşuna mı yazıyorum" dedi. Benim yazdıklarımdan nasıl böyle bir yargıya varabildin, şaşıyorum.
Bu sonuca böyle variyorum: Sence nasil Islam belli ise, namazli kuranin zahiri yazilariyla islam oluyorsa, Alevilik de bellidir. Alevilik, Makalat, Buyruk gibi kaynaklara dayanan bir inanctir. Peki, Buyruk'un Bisati tarafindan yazildigi (ki Bisati bunu yazmamis, bunu orjinalinden kopya yapmis ve dagitima hazirlamistir [R.M. Savory - Iran Under The Safavids]).

Benim ve senin mensup olduğumuz inanç sistemine günümüzde "Alevilik" dendiği için ben "Aleviyim" diyorum.
Ama aramizda oldukca fark var. Sen kendini islam disi görüyorsun, Muhammed ve Ali'nin takiyye ile (yani Kizilbaslik/Alevilik ile girdigine) inaniyorsun. Bunu demek, "ben Alevi/Kizilbas inancindan degilim, fakat bugün Alevi denen bir topluma mensup bir kisiyim" demektir. Böylece de Aleviligi (inanc olarak) reddetmis oluyorsun. Diyorsunki, biz bugünkü Alevi denen toplumun asil inanci, ALEVILIK öncesine dayaniyor. Ama ben ALEVILIK öncesi degil, Aleviligin kendisine inaniyorum.

Bu terimi kullanırken kastettiğimiz inanç sistemi aynı. Buna Işık inancı da desek, Babailik de desek, Rafızilik ya da Bektaşilik de desek değişmez, aynı şeyi kastediyoruz. Aslında bu inancın hiç değişmeyen bir adı var: Batınilik.
Batini kelimesi de arapca bir kelimedir, ve esoterizm'in islam'da görülmesi Batiniliktir. Hasani Sabbah'in mensup oldugu Nizari Ismaililigi de kendini bugün öz-islam görüyor. Ve batini islam cok eski bir olaydir.

Dört kapı-kırk makam, cem, müsahiplik, semah, dem, pir, post, talip, "Hak Ademde", "Enel Hak", insana secde, "Benim Kabem insandır" gibi kavramlar, bu bahsettiğimiz inanç sisteminin unsurlarıdır ve İslam'da bunlar kesinlikle yoktur.
Islam, büyük bir catidir. Altinda, ta Ahmediyyelerden tut, en ortodoks ve fanatik wahabilere kadar uzanan bir catidir. Ama gercek islam nedir, tam bu olayin yüzünden bugün yüzlerce firka var. Ve olaya cogunluga bakarak degerlendirmek dogru degildir. Cünkü bütün müslümanlarin bildigi gibi "islam 72 - 73 firkaya bölünecek, ve tek biri dogru olacak". Yani islam'da bukadar fark oldugunu hemen hemen bütün müslümanlar kabul eder. Ama bazi fanatik gruplar kabul etmez.

Aynı şekilde İslam'ın namaz, oruç, hac, ahirete iman, çok eşlilik, iki kadının tanıklığının bir erkeğe eşit olması vb. unsurlar bizim inançta yoktur.
O halde bu inancın İslam ya da İslami olduğunu, İslam kaynaklı olduğunu nasıl savunuyorsun?
Cünkü Alevilik hic bir zaman Kurani reddetmemis. Zahiri yazilarina uymadigimiz nedeniyle bizi islam disi tutmak dogru degildir. Alevilik hic bir zaman da, Hz. Ali'nin ve oniki imamlarin namaz KILMADIGINA inanmamistir. Elbette bunun farkinda idiler. Ve her dede eskiden "biz neden namaz kilmiyoruz" sorusuna bir cevap verebiliyordu. Ayrica Haci Bektas'in 4 kapisinin Seriat kapisinda bile ORUC, NAMAZ ve HAC vardir. Tarikat kapisinin ibadeti de CEM'dir. Biz Cem'e gidip Musahip tutuyorsak, bu bizim su an Tarikat kapisinda bulundugumuzu aciklar. Bu nasil ve neden olmustur, bunlara da bir sürü cevap bulunur. Fakat Alevilik son zamanlar büyük bir darbeye ugradi. Dedeler eski dedeler gibi degil. Olay degisti. Genclerimiz CEMlerle büyümedi.

"Ademden gayri Hak talep edersen, marifetullahtan bihabersin" diyen bir inancın mensupları, Muhammed'in, Ali'nin yolunda gidiyor olabilir mi?
Alevilige göre evet. Sünnilige göre hayir.

"Hode esto ko esto Hızırik nebiye deyo" diyen bir halka Müslim diyebilir miyiz?
Ortodoks Müslümanlar bile bizi Müslüman kabul ediyorsa (ve bu gercek, ortadoguda bir sürü büyük kisiler bizi nekadar dogru yolda görmezlerse yine Müslüman kabul ediyor) biz kendimizi daha da DOGRU müslüman kabul etmeliyiz.

Zamanında Sünni ve Şii ulemanın işine gelmeyen kaynakları yok ettiğini öne sürüyorsun. Peki İslamın temeli olan ve yukarıda saydığım unsurları emreden Kuran'ı da gerçek bir kaynak saymıyor musun? Kuran'da namaz (salat) çok sayıda ayette geçer, Ramazan ayında oruç tutulacağı açıkça yazar, Aleviler Muhammed'in yolundaysa bunları niye yapmıyorlar? (Yapsınlar demiyorum)
Kurani BATINI anlayan Alevilikte, zahiri yazilarinin pek önemi olmamali. Heterodoks Sii gruplarinin cogu, Kuranin gercek anlaminin tek 12 imamlar ve Mürsidi Kamillerden görülebildigine inanirlar.
Alevilige göre, bu Hak-Muhammed-Ali yolu bize SIR olarak gelmistir. SIR olarak gelen bir inanci ortodoks Müslümanlarin kaynaklarinda aramak dogru mudur?
Ayrica cok önemli bir konu daha var. Cogunluga bugün bakmayi dogru buluyorsan, neden 500 sene, 1000 sene önceye bakmiyorsun? Vladimir Minorsky'nin dedigi gibi, "500 sene önce SIILIK denildiginde, herkesin aklina Sufilik/Hetorodoksluk gelirdi". Asil Siilik nedir peki?
Ve Ismaili Sii olan Karmatiler, 930 yilinda Kabe'deki tasi bile yerinden alip calmis. Burdaki islam toplumuna bak. Bu olay bugün mümkün olurmuydu hic? Yani islam'da günümüze kadar cok büyük degisiklikler olmustur. Ayrica bugün, ve gecmiste Hz. Muhammed ve Hz. Ali'yi temsil eden kac resim yapilmistir? Gecmiste bunun sayisi cok daha fazladir. Bu da islam toplumun cok daha tolerant oldugunu gösterir.

Müslümanlarin COGU baska bir yola döndü diye, biz de bunlara benzemedigimiz icin yolumuzdan cekilmeyelim.

Selamlar

naki
14.01.2007, 22:51
Selam naki abi.

Bunu ögrenmek senin inandigin kadar kolay degildir bence. Cünkü, okadar kolay olsaydi, dünyada bir sürü heterodoks, bir sürü "kafir" ilan edilen gruplar da kendi inancini kenara atip, cogunluga kaynasirdi. Mesela Pakistan'da ki Ahmediyye'ler. Bunlar hep kendi inanclarin gercek ve dogru yol olduguna inanmislardir. Ama senin yöntemini kullansak, Kuranin zahiri yazilarina bakarsak, bunlar gercek bir Müslüman olamaz. Ama bunlar da eminim ki senin bu anlayisina karsi, kendilerini savunmak icin bir sürü ayet ve sure gösterebilir.
Sen nekadar Islam'in acik ve belli olduguna inanirsan, onlar da Ahmediyyeligin gercek islam olduguna inanirlar. Arada olan fark tek, senin cogunluga bakip Islam'i degerlendirmen, onlar da kendi inanclarini inandirici bulduklari.

Alevi kelimesinin anlami bile net degildir bence. Cünkü dedelerimizden ve genel Alevi toplumundan degisik aciklamalar duydum. Fakat Ali ile baglantili olmasi kesindir. Ben zaten bu kisilerine kendilerine Alevi dediklerini öne sürmüyorum. Fakat, anladigim kadariyle, ISIK inanci toplumu kendini Müslüman görmemislerdir? Ve Alevilik/Kizilbaslik/Bektasilik (yani kendini Hak-Muhammed-Ali yolunda gören bir inanc) bir takiyye olmustur diyorsun. Bunu ben genel Alevilere gecerli oldugunu sanmiyorum.
Ama, kendini öz-islam görüp, batini/heterodoks bir Siilige inanan bir cok grup vardi. Ebul Vefa'yi örnek verdigim sebep ise, bu kisi Kuzey Irak'ta 1000'li yillarinda yasamis bir kisidir ve kendini öz-islam yolunda görmüs. Yani bize cok yakin olan BATINI SIILIK kastettigin isik toplumundan daha eskidir. Imam Ali'nin zamaninda bile, onu insan üstü bir varlik gören insanlar vardi.
Aleviligin Isik taifesine bir takiyye oldugunu öne sürmek, ve ikisinin ayni sey oldugunu söylemek yanlistir. Ayni sey olsaydi, bu bahsetmis oldugun takiyye'ye gerek kalmazdi.
Bu sonuca böyle variyorum: Sence nasil Islam belli ise, namazli kuranin zahiri yazilariyla islam oluyorsa, Alevilik de bellidir. Alevilik, Makalat, Buyruk gibi kaynaklara dayanan bir inanctir. Peki, Buyruk'un Bisati tarafindan yazildigi (ki Bisati bunu yazmamis, bunu orjinalinden kopya yapmis ve dagitima hazirlamistir [R.M. Savory - Iran Under The Safavids]).

Ama aramizda oldukca fark var. Sen kendini islam disi görüyorsun, Muhammed ve Ali'nin takiyye ile (yani Kizilbaslik/Alevilik ile girdigine) inaniyorsun. Bunu demek, "ben Alevi/Kizilbas inancindan degilim, fakat bugün Alevi denen bir topluma mensup bir kisiyim" demektir. Böylece de Aleviligi (inanc olarak) reddetmis oluyorsun. Diyorsunki, biz bugünkü Alevi denen toplumun asil inanci, ALEVILIK öncesine dayaniyor. Ama ben ALEVILIK öncesi degil, Aleviligin kendisine inaniyorum.

Batini kelimesi de arapca bir kelimedir, ve esoterizm'in islam'da görülmesi Batiniliktir. Hasani Sabbah'in mensup oldugu Nizari Ismaililigi de kendini bugün öz-islam görüyor. Ve batini islam cok eski bir olaydir.

Islam, büyük bir catidir. Altinda, ta Ahmediyyelerden tut, en ortodoks ve fanatik wahabilere kadar uzanan bir catidir. Ama gercek islam nedir, tam bu olayin yüzünden bugün yüzlerce firka var. Ve olaya cogunluga bakarak degerlendirmek dogru degildir. Cünkü bütün müslümanlarin bildigi gibi "islam 72 - 73 firkaya bölünecek, ve tek biri dogru olacak". Yani islam'da bukadar fark oldugunu hemen hemen bütün müslümanlar kabul eder. Ama bazi fanatik gruplar kabul etmez.

Cünkü Alevilik hic bir zaman Kurani reddetmemis. Zahiri yazilarina uymadigimiz nedeniyle bizi islam disi tutmak dogru degildir. Alevilik hic bir zaman da, Hz. Ali'nin ve oniki imamlarin namaz KILMADIGINA inanmamistir. Elbette bunun farkinda idiler. Ve her dede eskiden "biz neden namaz kilmiyoruz" sorusuna bir cevap verebiliyordu. Ayrica Haci Bektas'in 4 kapisinin Seriat kapisinda bile ORUC, NAMAZ ve HAC vardir. Tarikat kapisinin ibadeti de CEM'dir. Biz Cem'e gidip Musahip tutuyorsak, bu bizim su an Tarikat kapisinda bulundugumuzu aciklar. Bu nasil ve neden olmustur, bunlara da bir sürü cevap bulunur. Fakat Alevilik son zamanlar büyük bir darbeye ugradi. Dedeler eski dedeler gibi degil. Olay degisti. Genclerimiz CEMlerle büyümedi.

Alevilige göre evet. Sünnilige göre hayir.

Ortodoks Müslümanlar bile bizi Müslüman kabul ediyorsa (ve bu gercek, ortadoguda bir sürü büyük kisiler bizi nekadar dogru yolda görmezlerse yine Müslüman kabul ediyor) biz kendimizi daha da DOGRU müslüman kabul etmeliyiz.

Kurani BATINI anlayan Alevilikte, zahiri yazilarinin pek önemi olmamali. Heterodoks Sii gruplarinin cogu, Kuranin gercek anlaminin tek 12 imamlar ve Mürsidi Kamillerden görülebildigine inanirlar.
Alevilige göre, bu Hak-Muhammed-Ali yolu bize SIR olarak gelmistir. SIR olarak gelen bir inanci ortodoks Müslümanlarin kaynaklarinda aramak dogru mudur?
Ayrica cok önemli bir konu daha var. Cogunluga bugün bakmayi dogru buluyorsan, neden 500 sene, 1000 sene önceye bakmiyorsun? Vladimir Minorsky'nin dedigi gibi, "500 sene önce SIILIK denildiginde, herkesin aklina Sufilik/Hetorodoksluk gelirdi". Asil Siilik nedir peki?
Ve Ismaili Sii olan Karmatiler, 930 yilinda Kabe'deki tasi bile yerinden alip calmis. Burdaki islam toplumuna bak. Bu olay bugün mümkün olurmuydu hic? Yani islam'da günümüze kadar cok büyük degisiklikler olmustur. Ayrica bugün, ve gecmiste Hz. Muhammed ve Hz. Ali'yi temsil eden kac resim yapilmistir? Gecmiste bunun sayisi cok daha fazladir. Bu da islam toplumun cok daha tolerant oldugunu gösterir.

Müslümanlarin COGU baska bir yola döndü diye, biz de bunlara benzemedigimiz icin yolumuzdan cekilmeyelim.

Selamlar


Sevgili Alevikürt,

Yukarıdaki yazdıklarına ilişkin olarak sadece şunu söyleyeceğim:

Müslümanların çoğu başka bir yere dönmedi, 1.5 milyar Müslüman o dinin aslına uygun biçimde yaşıyor. Dönen varsa bizimkiler. Ama İslam'dan değil, İslam'a dönen, yakınlaşan. Senin gibi değerli arkadaşlarımızı da bu safta görüyorum..Ama bin yıldır dönmeyenler daha çoğunlukta.

Bu tartışma yöntemimizden pek net sonuçlar çıkmayacak gibi.

Bence şöyle yapalım:

Hani aynı inanca mensup olmadığımızı düşündüğünü söylüyorsun ya, bence sen tabi olduğun ve gerçek ve öz İslam olduğunu iddia ettiğin inanç sistemi, din, mezhep artık her neyse bunun temel unsurlarını bir sıralar mısın. Ama bunu yaparken, "Hak Muhammed Ali yolu" gibi genel geçer ifadelerle değil. Örneğin, Tanrı (Allah, Rab, Hak; hangi adı veriyorsan) kavramını nasıl tarif edersin. Tanrı-insan ilişkisini nasıl tarif edersin. Evren, madde, fizikötesi gibi kavramları nasıl açıklarsın.

Temel inanç esaslarının yanı sıra ibadet şekilleri nelerdir. Bunları Aleviliğin kendi geleneğinden örneklerle desteklemen lazım. Bu inanç sisteminin uluları kimse onların ağzından, bugünkü Alevi inanç ve ibadetlerinin şeklini tarif edebilir misin? (Eğer yolun kurucusunun Ali olduğunu iddia ediyorsan, o halde ondan alıntılarla bugün yaptığımız cem, dört kapı kırk makam, müsahiplik, semah, dem gibi kavramların anlamını açıklar mısın)

Madem bu inancın İslam kaynaklı olduğunu söylüyorsun, o halde bunun için de Kuran'dan, hadislerden, Ali'nin hutbelerinden, imamların söylevlerinden vb. kaynaklar göstererek, Alevilikteki inanç ve ibadetlerin İslam'dan çıkma olduğunu, bunun yerine namaz, oruç, hac gibi şeriat kurallarına uyan 1.5 milyar Müslümanın ne şekilde döndüğünü anlatabilir misin?

Örneğin kadın-erkek birlikte cem yapmak, dem almak, insana secde etmek gibi uygulamaların İslam'daki yeri nedir?

Not:Heterodoks sözcüğü, "aslından sapmış, değişmiş, orjinaline uymayan, bozulmuş" gibi anlamlar ifade eder. Heterodoks İslam adı, Alevilere başkalarının verdiği bir ad. 8.-10. yüzyıllarda Anadolu'da yaşayan ve Heterodoks Hıristiyan denilen halk da (Paflikyanlar) günümüz Alevilerininkine çok benzeyen inanç ve ibadet şekilleri vardı. Bu halklar için yapılan Heterodoks İslam ya da heterodoks Hıristiyan tanımları bence yanlış. Ancak burada şu noktanın üzerinde durmak lazım; bir şey için aslından farklılaştığı, bozulduğu yargısında bulunurken, bir yanda "asıl"ın varlığını sürdürmesi lazım. Demek ki asıl belli ki aslından farklı tanımlaması yapılabiliyor. Oysa burada aslından uzaklaşma değil, sonradan ona yakınlaşma durumu söz konusu.

müttaki
15.01.2007, 09:30
eğer şekilden suretten ve sınırlamalardan çıkıpda İslamı yada Aleviliği düşünürseniz... Aliyi sevmekle Alevi olunur mu anlarız..

Ali kimdir.. evren yaratılmadan evvel bir Nurun yarısı Alidir her peygamberle gizli olarak gönderilen Muhammed ile apaçık gönderilen Ali kimdir..

Hazreti Ali'dir.. Ali birsürü... hiçbiri bizim için bir mana ifade ediyor mu... ismin Ali olması önemli değil.. Halin Ali olacak.. ki Ali Allahın Halidir.. o yüzden hazrettir

zahit bizi tan eyleme
hak ismin okur dilimiz,
sakın efsane söyleme
hazrete varır yolumuz

sayılmayız parmak ile,
tükenmeyiz kırmak ile.
taşramızdan sormak ile,
kimse bilmez ahvalimiz.

erenlerin çoktur yolu,
cümlesine dedik beli.
gören bizi sanır deli,
usludan yeğdir delimiz.

muhy-i sana ola himmet,
aşık ise cana minnet.
cümle alemlere rahmet,
saçar şu yoksul elimiz.

kimse de Aliyi anlatamaz.. Ali Mevcut olandır.. görünen mevcut değildir fakat her görünen mevcuttandır.. Peynir Süttendir ama Peynir Süt değildir.. gibi

Mevcut olan hiçbirşeye benzemez.. hiçbirşeye benzemeyen birşeyde anlatılmaz anlatılamaz.... ancak denir ki Mevlana gibi.. Ali ile birleşilen o noktada Aliden başka birşey bulunmaz.. ayrıca mevcut olan doğmaz.. ölmez.. değişmez.. O neyse O'dur... hiçbirşeye muhtaç değildir.. birşey hiçbirşeye benzemiyorsa anlatılamıyorsa kaynağı olamaz.. olmaz.. bunu her kişi kendi ferdiyetinde HAL edecek.. anlayacak.. ve anlatamayacak...

Aliyi sevmekle Alevi olunur mu.. hangi Aliyi.. bundan bindörtyüz evvel yaşayan Ali mi.. doğup ölmeyen Hazreti Ali mi.. Allahın Halini mi..

evet kişi sevdiğidir.. eğer şekillerden suretlerden kurtulabilirsek.. Aliyi severek Alinin Hali olabiliriz.. ama ilk önce bir Ali bulmak gerek.. :)

Ademden gayri Hak talep eden marifetullahdan bihaberdir sözünün makamı çok yüksekdir. bunu anlayabilmekde anlatabilmekde zor gerçekten... Marifetullah Muhammeddir.. 5 peygamberi azam Nuh davut ibrahim musa isa istifa edildi temizlendi Lakin Muhammed Mustafadır.. "M"istifa.. yani Marifetle istifa edilmiştir.. zaten isminde iki "M" yanyana olan tek peygamber MuhaMMed'dir.. mim de marifettir.. Marifetli A'dem Muhammeddir.. A'dem Safiyullahdır..

pervane derviş
15.01.2007, 18:44
Alevi olmak için sadece Hz Ali yi sevmek yetmez kardeşler.Şiilerde Hz Ali yi seviyorlar fakat biz aleviyiz diyorlarmı.Elbette ki Hz Ali yi sevmek aleviligin bir parçası ama tek koşulu degil

AleviKürt
16.01.2007, 22:32
Sevgili Alevikürt,

Yukarıdaki yazdıklarına ilişkin olarak sadece şunu söyleyeceğim:

Müslümanların çoğu başka bir yere dönmedi, 1.5 milyar Müslüman o dinin aslına uygun biçimde yaşıyor. Dönen varsa bizimkiler. Ama İslam'dan değil, İslam'a dönen, yakınlaşan. Senin gibi değerli arkadaşlarımızı da bu safta görüyorum..Ama bin yıldır dönmeyenler daha çoğunlukta.
Bu senin görüsün. Ama tarih baska seyler gösteriyor. Bin yildir dönmeyenler kim peki? 40 sene önceye kadar, kac tane islam-disiligi savunan Alevi vardi? Nerdeyse HIC yoktu diyebilirim. Bu foruma bile bak, yüzde 80'e yakin Aleviligin ya islamin özü ya da icindedir diyor.

Bu tartışma yöntemimizden pek net sonuçlar çıkmayacak gibi.

Bence şöyle yapalım:

Hani aynı inanca mensup olmadığımızı düşündüğünü söylüyorsun ya, bence sen tabi olduğun ve gerçek ve öz İslam olduğunu iddia ettiğin inanç sistemi, din, mezhep artık her neyse bunun temel unsurlarını bir sıralar mısın. Ama bunu yaparken, "Hak Muhammed Ali yolu" gibi genel geçer ifadelerle değil. Örneğin, Tanrı (Allah, Rab, Hak; hangi adı veriyorsan) kavramını nasıl tarif edersin. Tanrı-insan ilişkisini nasıl tarif edersin. Evren, madde, fizikötesi gibi kavramları nasıl açıklarsın.

Temel inanç esaslarının yanı sıra ibadet şekilleri nelerdir. Bunları Aleviliğin kendi geleneğinden örneklerle desteklemen lazım. Bu inanç sisteminin uluları kimse onların ağzından, bugünkü Alevi inanç ve ibadetlerinin şeklini tarif edebilir misin? (Eğer yolun kurucusunun Ali olduğunu iddia ediyorsan, o halde ondan alıntılarla bugün yaptığımız cem, dört kapı kırk makam, müsahiplik, semah, dem gibi kavramların anlamını açıklar mısın)
Bunlarin hepsini, Makalat, Buyruklar, menakibnamelerden vs ögrenebilirsin. Yani Aleviligin Alevilerce kabul edilen yazili kaynaklarindan.

Madem bu inancın İslam kaynaklı olduğunu söylüyorsun, o halde bunun için de Kuran'dan, hadislerden, Ali'nin hutbelerinden, imamların söylevlerinden vb. kaynaklar göstererek, Alevilikteki inanç ve ibadetlerin İslam'dan çıkma olduğunu, bunun yerine namaz, oruç, hac gibi şeriat kurallarına uyan 1.5 milyar Müslümanın ne şekilde döndüğünü anlatabilir misin?
Bu sorulari eskiden dedelerimiz cevapliyordu. Ve bunlarin degisik cevaplari vardi. Bazilari "emevilerin cevirmesi" cevabini veriyorlardi. Ayrica namaz, oruc, hac vs. hic bir zaman Alevilikte reddelimemistir. Seriat kapisinda bulunuyor bunlar. Makalat ve Buyruklar bunlari acik acik yaziyor. Fakat, biz Cem yürütüyoruz, musahip tutuyoruz, su ile abdest degil, gönül temizlikle abdestimizi aliyoruz --> demek oluyorki biz seriati gectik. Bunu nasil gectik? O da cevabi aranacak güzel bir soru. Ögrenebildigim bir sey ise, Hz. Ali'nin sehadeti ile gelen Tarikattir. Zaten kaynaklarimizda, "Seriat Muhammed'den" , "Tarikat Hz. Ali'den kalmadir" diye yazar.

Örneğin kadın-erkek birlikte cem yapmak, dem almak, insana secde etmek gibi uygulamaların İslam'daki yeri nedir?
Alevilige göre islam'in özüdür. insana secde etmek, enelhak felsefesindedir. Bunu anlayabilenlerin arasinda Hallaci Mansur vardir. Buyruklarimizda ademe/insana secde etmenin nedeni de vardir.

Not:Heterodoks sözcüğü, "aslından sapmış, değişmiş, orjinaline uymayan, bozulmuş" gibi anlamlar ifade eder.
Türk sözlükleri böyle yazabilir, ama ingilizce öyle degil. "kabul edilmis standartlara karsi" olmak gibi. onun yerine Batini islam da diyebiliriz.

Heterodoks İslam adı, Alevilere başkalarının verdiği bir ad. 8.-10. yüzyıllarda Anadolu'da yaşayan ve Heterodoks Hıristiyan denilen halk da (Paflikyanlar) günümüz Alevilerininkine çok benzeyen inanç ve ibadet şekilleri vardı. Bu halklar için yapılan Heterodoks İslam ya da heterodoks Hıristiyan tanımları bence yanlış. Ancak burada şu noktanın üzerinde durmak lazım; bir şey için aslından farklılaştığı, bozulduğu yargısında bulunurken, bir yanda "asıl"ın varlığını sürdürmesi lazım. Demek ki asıl belli ki aslından farklı tanımlaması yapılabiliyor. Oysa burada aslından uzaklaşma değil, sonradan ona yakınlaşma durumu söz konusu.
Bence "aslindan farklilastigi" demen biraz yanlis naki abi. Genel kabul edilenden farkli, ya da cogunluga karsi gibi daha dogru buluyorum.

Selamlar

maymay
26.01.2007, 21:54
Benim bildiyim, sünnilerde Hz.Ali sever, normalde.
Sadece Ali'yi sevmekle Alevi olunmaz.

jixy
26.01.2007, 22:05
Benim bildiyim, sünnilerde Hz.Ali sever, normalde.
Sadece Ali'yi sevmekle Alevi olunmaz.
Evet sünniler de efendimizi severler ama sevmeyinleri nasıl sevmiyor ben anlamıyorum . çünkü Hz.Ali EFENDİMİZ peygamberimizin damadı . ve peygamberimizde oğlu gibi severmiş efendimizi yani peygamberimizle el-murtaza yı birbirinden ayıramayız ama sünniler ayırabiliyor bazıları tabi .

ibo(arguvan)
26.01.2007, 23:53
alevilik kanla gelir kesinlikle aliyi sevenlerin ve imam ı caferi sadığın buruğuna uymakla sonrada ben aliyi seviyorum diyen alevi olamaz aliyi sevip yola girmek istiyorsa erkan aşkına bektaşi olur ama yine alevi olamaz ikisinin farkı yoktur gözde ama belirleyici bir özelliktir

Hinoralı
29.01.2007, 10:40
Ali'yi sevmek insanlıktır.

dogangün
30.01.2007, 20:02
sadece hz.ALİyi sevmek ben aleviyim demek için yeterli degil bence.bu kültürü tam anlamıyla ve özünden ayırmadan yasayabilmektir.alevilik evrenseldir ve sonradan olunmaz diye bişey yok.hem alevilik eşitlik ve kardeslik üzerine degilmi.....ben alevi olmadıgım halde bu kültürü ögrenmeye calısıyorum.kulaktan dolma seylerle degil tabi.......

seher.yeli
30.01.2007, 20:22
Hz Aliyi Ilk MÚslÚmanligi Kabul Edenlerdense Ve O Yolda Savas Mis Ise Demek Oluyorki Gercekte H.z Ali Hz Muhammetin Yardimcisi Yani Kurani Kerimin Okuyucusu Ise Yolu Belli Degilmi .
Aliyi Sevmekle Alevi Olunmaz Eskidende Belliki Aliyi Butun Muhammeti Kabul Eden Muslumanlar Seviyormus Ve Ozaman Alevi Sunni Ayrimciligi Yokmus Biz Insanlar Herseyi Ayirmayi Ne Kadarda Seviyoruz Degilmi Canlar
Alimi Severim Muhammet Askina Alimi Severim Allah Askina

yenibirgün
30.01.2007, 21:08
Lafla peynir gemisi yürümez Ali'yi sevmek zaten onun yolundan yürümek, onun yaptıklarını örnek almaktir.Aleviliğin özü de ayrım yapmadan insanları sevmekten geçer.Bu konuda ne kadar cümle kursam yetmez.Bilen bilir.

Ceno
03.02.2007, 17:17
alevilik kanla gelir kesinlikle aliyi sevenlerin ve imam ı caferi sadığın buruğuna uymakla sonrada ben aliyi seviyorum diyen alevi olamaz aliyi sevip yola girmek istiyorsa erkan aşkına bektaşi olur ama yine alevi olamaz ikisinin farkı yoktur gözde ama belirleyici bir özelliktir

KARDEŞ SANA RIZA ZELYUT UN ÖZ KAYNAKLARINA GÖRE ALEVİLİK KİTABINI OKUMANI TAVSİYE EDERİM.

ben bir aleviyim.

kitapta diyorki kardeş sen alevi kökenli biriysen ama içinde ehlibeyt sevgisini bulundurmuyorsan, cemlerde dede karşısında dara durmamışsan, muharrem ayında kerbela şehitleri için yas tutmamışsan bu kültürün gereklerini özünde benimseyip idrak edememişsen; sana sadece alevi kökenli denir. ama bunları yapan bir sünni kökenli bir kişi alevilik yoluna girer ve alevi olur. aradan 7 göbek geçince de tam bir alevidir artık onun soyu.

ben de diyorumki bu yolu içinde özümseyip hayatının felsefesi olarak belirlemiş bir kişi artık bizdendir o bir alevidir.

aykudgöksun
04.02.2007, 17:29
peki bu 7 göbek geçmesini kim söylemiştir.(eleştirmek değil amacım bilmiorum ondan)

can_ali
05.02.2007, 16:07
ali yi sev,ekle alevi olunmuyor... ben aleviyim demekle olmuyor alevilik... ilk once kökün alevi olacak ... o terbiyeyi alacaksiniz ki alevice dogup büyüyeceksinizki aleviyim diyebilesiniz ...

musa canpolat
05.02.2007, 16:31
değerli dostum bu zülümü ve bu vahşti bilmeyenler zaten alevi olamazlar lafla alevi olunmuyor son derece haklısın yazdığın yazınla
Bir tek acıyı gömemedi Anadolu insanı evrenin derinliklerine…
Tam binüçyüzyirmiyedi yıl oldu Peygamberin sevgili tornunu,gözbebeği Şahım Şah Hüseyin i ve bana şah damarımdan daha yakın dediği Ehl-i Beyt ve yoldaşlarının Kerbela çöllerinde katledilmesi.
Tam binüçyüzyiriyedi yıl oldu Emevilerin zalim hükümdarları Muaviye ve
Yezid in vaşheti
Tam binüçyüzyirmiyedi yıl oldu İmam Zeynel Abidin’in kurtuluş sevinci
Bu vahşet binüçyüzyirmiyedi yıldır çıkmadı Anadolu insanının yüreğinde
Her muharrem Ayı geldiğinde diğer acıları evrenını derinliklerine gömüp
Şahım Şah Hüseyin in acıyısıla yanan Anadolu insanı. yürekden yanmişdır


Hz. Hüseyin’in Kerbela'daki mücadelesi ve 12 İmamların izledikleri yol; Hallac-ı Mansur’un, Nesimi’nin, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Pir Sultan Abdal’ın ve diğer Alevi önderlerimizin vermiş oldukları onurlu mücadele, bugünde bizlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor. her aleviyim diyen bunu bilmelidir yaşamalıdır musa canpolat

ilyacan
05.02.2007, 16:38
Hz.Ali islamı en iyi anlayan, peygamberimizi en iyi anlayandır. Ben ilmin şehriyim Ali kapısıdır demiştir peygamberimiz. Hz.Ali'yi anlamadan Hz.Ali.'yi bulmadan O' na ulaşamayız... O gerçek Hakka ulaşmış, Hakkı anlamıştır.
Ali sevilmezmi hey dost delimisin sen...

kuafor27
17.02.2007, 20:37
Son günlerde moda oldu Ali yi sevmek alevlikse bizde aleviyiz deniliyor benim bildiğim alevilik böyle olmaz alevi doğulur sonradan alevi olunumaz.
Tabiki doğuşta insanlar nasıl doğacakları hangi dine mensup olacaklarını belirleyemezler, ancak doğdukları toplumun örf , adet ve bağlı bulundukları dinin öğretileri doğrultusunda eğitildiklerinde bu toplumun bir ferdi olurlar. Bende bunu sebeple alevi olunmaz doğulur tezini açarak bu konuya ışık tutmak istedim. Bende ali yi seviyorum o zaman alevim diyenlere gönderme yapmak istedim. Bakıyorum çeşitli görüşler doğrultusunda genel görüş tabiki allevi toplumun içerisinde doğan o toplumun gelenek ve görenekleriyle yetişen ve alevi felsefesine inanlar tabiki alevidir.
Saygılarımla.

ya tabiki alevilik sonradan olmaz dogulur herkes aliyi sever sunnler bile sever ama onlar alevi olmaz aleviligi benimseye bilirler ama olmazlar

Serkan_Devrim
17.02.2007, 20:42
alevilik kanla gelir ne kanı? alevilik tek bir ırk değildir ki. aleviliğin içinde bir çok etnik köken bulunmaktadır.

ali_beg
18.02.2007, 13:39
Aleviliği diğer inançlardan ayıran özelliklerin başında her yaşanan olayın, olgunun salt dışsal (zahiri) yönüyle görülemeyeceğidir. Bu olguların birde görülmeyen bir çok içsel (Batıni) anlamı vardır. Buna bir "yöntem" de denile bilinir. Bu içsel anlamı, gizi anlamaya çalışma bu doğrultuda soru sorma ve nedenleri araştırma Aleviliği diğer inançlardan ayırıyor. Bu yöntem insan yaşamını kolaylaştıran bir yöntemdir. Bu noktada Alevi inanç sisteminin şekillenme dönemine bakıldığında bu yaşamı kolaylaştırma ve daha çok anlamlandırma yönteminin nasıl ortaya çıktığı görüle bilinir.

Bugün hangi açıdan bakarsak bakalım insanlığın ezici çoğunluğu sorunlarla, çelişkilerle boğuşmaktadır. İnsanlık yaşamın anlamını çözmeye çalışıyor. Çözmeye çalışırken de inançlara başvuruyor. Tabii inançları bir iktidar aracı olarak kullananların yaşama anlam verebildikleri görülmemiştir. Bu anlamda yaşamı anlamlandırması gerekenler yaşamı anlamsızlaştırıyorlar. Bu anlamsızlaştırmanın sonucu güven ve itibar kaybediyorlar. Bu da iktidar hırsının doğal bir sonucu olsa gerek.

İnsanoğlunun sorunlarına iki açıdan bakmak gerekir. Bunlardan birisi yaşamsal sorunlar, - ki bunlar yeteri kadar beslenme, eğitim, sağlık hizmeti, konut vs.- ikincisi ise düşünsel sorunlardır. Bunlarda ben kimim, yaşam nedir, neden buradayım vs... Alevi inancı bütün sorunlara kaynaklık eden bu iki soruna çözüm getirmiştir.

Birinci soruna getirdiği çözüm: Alevi inancı hiç bir zaman iktidar hırsını savunmamıştır. Bunun tersine bütün tarihi boyunca daima eşitliği, paylaşmacılığı, kardeşliği ilke edinmiştir. Eşit bölüşümü, 72 millete bir gözle bakmayı, eline beline diline sahip olmayı, kadın eşitliğini, doğaya saygıyı, insanın kendisi ile barışık olmasını ilke edinmiştir. Ortaya koyduğu hukuk sistemi ile (ki bu halk mahkemesi şeklinde uygulanmıştır) çağın çok ilerisinde olduğunu kanıtlamıştır. Alevilik bundan asırlar önce ‘yarin al yanağından gayrı her şey de ortaklık’ şiarı ile adaletli bir paylaşımı insanlığa önermiştir. Önermekle kalmamış adil bir paylaşım için mücadele vermiştir. Tabii bu onurlu tarih egemenler tarafından yok sayılmak istendiği için gün yüzüne çıkamadı. Ama işin özü böyledir.

Birinci soruyu özetlersek; Alevilik bugün değil, bundan asırlar önce eşit bir paylaşımı ilke edinmiştir. Herkese ihtiyacı olduğu kadar verme, kolektif bir şekilde sorunların üstesinden gelme, herkesin eşit olduğu bir ortamda ibadet etme, hiç kimseyi eksiğinden ötürü hor görmeme ama yanlışlarını düzeltmesi için yol gösterme, ön yargılardan uzak insanı insan olduğu için sevme bütün bunlar ve daha belirtemediğimiz bir çok özellik Aleviliği bütün insanlığa bir değer olarak ulaşmasını sağlıyor. Ve Alevilik insanlığın sorunlarına çözüm olma yolunda iddiasını bu ilkelerle güçlendiriyor. Yukarıda da izah etmeye çalıştığımız gibi Alevilik salt insanın yaşamsal sorunlarını değil, düşünsel sorunlarını da çözmeye aday. Bugün insanlık kendisini salt dini dogmalarla veya bir takım ideolojilerle sınırlı tutmuyor. İnsanoğlu yapısı gereği olsa gerek daha fazlasını talep ediyor. Ne dini dogmalar ne de yaşam gerçeğini yansıtmaktan uzak bir takım ideolojiler insanlığa yetmiyor. ‘Ben kimim, neden buradayım, nasıl oluştum, biyolojik ve ruh nasıl bütünleşti?’ gibi akla gelecek ve gelmeyecek olan sorulara mevcut felsefeler, egemen ideolojiler, rantçı anlayışlar cevap bulamıyor. Bulduğu cevaplara kendisi bile inanmıyor. Alevilik yaşamsal ve düşünsel soru(n)lara özgün çözümler getirmiştir. Alevilik ne pahasına olursa olsun zalime boyun eğmemeyi, biat etmemeyi ilke edinmiştir. Hiçbir ırkı başka bir ırktan üstün görmemeyi, 72 millete aynı değerde bakmayı

ilke edinmiştir. Kendisine yapılınca hoş olmayacak bir davranışı başkasına yapmamayı ilke edinmiştir. Ortaçağ karanlığında insanlar ‘Allah’ adına ‘din’ adına kan akıtırken Alevilik ‘Allah’ın kanunlarını sorgulamıştır. Resmin, müziğin, şiirin kısacası sanatın günah diye kabul edildiği dönemlerde Alevilik sanatı geliştirmiştir. Bütün bunlar birer varsayım değil, gerçeklerdir. İsteyen Alevi öğretisinin burada belirtilenlerin bin kat fazlasını tarafsız tarihçelerden öğrenebilir.

Bütün inançların temelinde insanlığa hizmet vardır. İnsan yaşamını anlamlaştırma, ona belirli kurallar getirerek, disipline ederek bir ileriki toplumsallaşmayı sağlama vardır. Diyebiliriz ki tek tanrılı dinlerin temeli budur. Anlam verme isteğine göre değişse de bütün inançlar kendi dönemlerinde bir üst aşamayı gerçekleştirmişlerdir. Bu üst aşamanın daha yetkince gelişememesi ve giderek gericileşmesi inançların, imparatorlukların resmi dini olarak kabul edilmesinden sonra başlıyor. Üç büyük din olan; İslamiyet, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta bu durum açık ve net olarak görülmektedir. Burada bariz iki örnek verebiliriz. Bunlardan ilki Hıristiyanlıktır. Hıristiyanlık, Hz. İsa’dan sonraki 400 senelik dönemde saflığını ve ilerleticiliğini sürdürmüştür. Daha sonraki süreçte ise Roma imparatorluğunun resmi devlet dini olarak çok kötü bir mecraya itilmiştir. Burada sorun Hıristiyan inancının ilkeleri değil, sorun inancı manupüle eden egemen güçlerdir. Aynı durum İslamiyet için de geçerli.Bir tarafta Ehlibeyt ve taraftarları, diğer tarafta ise eskinin büyük putperest bezirganları. Aleviliğin doğuş dönemi diyebileceğimiz bu dönemde iktidar hırsı o kadar vahşileşti ki, İslam peygamberinin sevgili torunu İmam Hüseyin ve ailesi Kerbela çölünde acımasız ve haksız bir şekilde katledildiler. Emevi devletinin başı yezit İslam peygamberinin torununu ve ailesini İslamiyet adına katlediyordu. Tabii ki burada yezit ve diğer iktidar sahiplerinin derdi İslamiyet değildi. Onların derdi iktidardı.

İktidar hırsının sebep olduğu haksızlıklar vardı. İslam peygamberinin sevgili torunu Hüseyin, dedesinden ve babasından aldığı miras gereği haksızlıkların karşısına çıktı. En ufak bir tereddüt dahi göstermeden şahadeti ile insanlığa onurlu bir miras bıraktı.

‘Alevice yaşam çelişkilere sondur’ derken zalimin zulmüne direnen ve şerefli bir tarihi direniş gösteren bu yüce insanları temele alıyoruz. Yoksa yeni bir inanç keşfetmedik. Alevi tarihi binlerce böyle örnekle doludur. Nerede bir sorun varsa , Alevilik orada kendiliğinden oluşmuştur. Dini dogmalara, haksızlıklara, baskılara karşı çıkanlar kendiliğinden Alevi olmuşlardır. Bizim amacımız birilerini zorla Alevi yapmak değil. Biz bir mesaja vurgu yapıyoruz. İnsani istemlerde bulunuyor, ne adına olursa olsun yapılan baskıların ortadan kalkmasını istiyoruz.

Bütün bu belirttiklerimizi özetlemeye çalışırsak; Alevilik, insanın damla misali derya ile buluşmasını, kirden-pastan arınmasını, bencil egoist davranışların insanı içten içe kemirdiğini, iktidar hırsının insanlığa acı trajediler yaşattığını, insanın Allah’tan korkması yerine sevmesini, evrenin bir parçası olarak insanın kendisiyle barışık olup pozitif düşünmesini, insanların din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan önyargısızca birbirlerine yaklaşmasıdır. Al