Emrah_dersim
20.01.2007, 17:09
Kızılbaşlara ibadet parayla
Yurt dışındaki iş adamları Haydar Aygören ve Sinan Samat’ın Hacı Bektaş Dergâhı’na girişte alınan ücretin kaldırılması için açtığı dava reddedildi. Dergâh’ın Kızılbaşlar ve Aleviler için bir ibadet yeri olduğunu, müze olmadığını söyleyen davacılar, mahkemenin verdiği kararı temyiz etti. Davacılar ibadet için para alınmaması gerektiğini dile getirdi
ANKARA- Müze statüsünde olan Hace Bektaş Veli Dergâhı’na giriş ücretinin kaldırılması istemi ile açılan dava Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Davacılar ‘din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması’ anlamına geldiğini belirttikleri kararı temyiz etti.
1964 yılında müze statüsü ile ziyarete açılan dergâh, Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü tarafından belirlenen 3 YTL’lik giriş ücreti karşılığında ziyaret edilebiliyor.
Alevi örgütlerinin rahatsız oldukları için kamuoyu gündemine birçok kez taşıdıkları uygulama son olarak işadamı tarafından yargıya taşındı.
Dergâha giriş ücretlerinin kaldırılmasını isteyen işadamları Sinan Samat ve Haydar Aygören, giriş için ödedikleri biletler ile birlikte Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde dava açtılar.
Mahkemeye başvuru dilekçesinde dergâhın Alevi ve Kızılbaş inancına sahip vatandaşların inanç merkezi konumunda olduğunu hatırlatan davacılar, giriş ücretinin Alevilerin ibadet etme özgürlüğüne engel teşkil ettiğini ifade ettiler.
Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Demokratik özgürlükler yalnızca amaca uygun sınırlandırılabilir. Din ve vicdan özgürlüğünün ‘gelir’ temin etme amacı ile ve özellikle farklı dini inançta olan bir kesim için sınırlandırılamayacağı açıktır. Ülkede tüm camilere giriş ücretsizken, müvekkillerin tek ibadet yerine ücretle girilmesi eşitlik ilkesinin, temel hak ve hürriyetlerin ihlalidir.”
Başvuruyu değerlendiren Ankara 4. İdare Mahkemesi, Hace Bektaş Veli Dergâhı’nın Türkiye’nin kültürel ve tarihsel mirası arasında yer aldığını ve müze olarak kullanılması konusunda tartışmaların yersiz olduğu tespitinde bulundu. Heyet, müze statüsünde bulunan her yerden giriş ücreti alınabileceği, bu durumun hukuka aykırı olmadığı gibi, kişilerin din ve inanç hürriyetine engel olunamayacağı hükmüne vardı.
Mahkemenin meseleyi tümüyle müze kavramı içinde değerlendirdiğini belirten Sinan Samat, konunun din ve vicdan özgürlüğü bağlamında ele alınması gerektiğini söyledi. Samat, ‘Kültür Bakanlığı’nın ibadetini yerine getirmek üzere Alevi Mürşidi olan Hace Bektaş-ı Veli’nin Dergâhını ziyarete gelmiş olan Alevi-Kızılbaş inancına sahip kişilerden her ne sebep ve adla olursa olsun ücret almaya, talep etmeye hakkı yoktur. Bu husus, dava dilekçemizde de arz olunduğu üzere Anayasamızca ve uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınmış ‘din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması, ihlali’ anlamına gelir” dedi.
Davayı temyiz ettiklerini söyleyen Haydar Aygören de, iç hukuk yollarının tükenmesi halinde davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını bildirdi.
Hace Bektaş-ı Veli Dergâhı’nın müze haline getirilerek, giriş çıkışlarının bakanlık görevlilerince belirlenmesinin Alevilik inancının gelişmesi önündeki en önemli engel olduğunu dile getiren Aygören; “Dergâha girişte ücret alınmasa dahi dergahın resmi görevliler eliyle işletilmesi yalnız başına yasa ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Din ve vidan kişilerin manevi dünyalarında yeşerir, resmi makamların ellerinde değil” dedi.
İdare Mahkemesi tarafından verilen karar davacılar tarafından temyiz edildi. Temyiz dilekçesinde davalı idare ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yapılan kira sözleşmeleri ile idarenin kullanımına tahsis edilen Dergâh’ın “Aleviler açısından müze olmadığı, ibadet yeri olduğu, her yıl binlerce Alevinin burada toplanarak ibadetlerini yaptıkları açıktır” denildi. Dilekçede Hace Bektaş Dergahı’nın Kültür Bakanlığınca Alevi-Kızılbaş inancında olanların rızasına bakılmaksızın Bektaşilikle ilgili eserlerin sergilendiği müze haline getirildiği de vurgulanırken “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ibadet yapmak isteyen Alevi-Kızılbaş inancına sahip kişilerden her ne sebep ve adla olursa olsun ücret almaya hakkı yoktur.” denildi. (Dersim’de İklim) (http://dersimdeiklim.com)
Yurt dışındaki iş adamları Haydar Aygören ve Sinan Samat’ın Hacı Bektaş Dergâhı’na girişte alınan ücretin kaldırılması için açtığı dava reddedildi. Dergâh’ın Kızılbaşlar ve Aleviler için bir ibadet yeri olduğunu, müze olmadığını söyleyen davacılar, mahkemenin verdiği kararı temyiz etti. Davacılar ibadet için para alınmaması gerektiğini dile getirdi
ANKARA- Müze statüsünde olan Hace Bektaş Veli Dergâhı’na giriş ücretinin kaldırılması istemi ile açılan dava Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Davacılar ‘din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması’ anlamına geldiğini belirttikleri kararı temyiz etti.
1964 yılında müze statüsü ile ziyarete açılan dergâh, Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü tarafından belirlenen 3 YTL’lik giriş ücreti karşılığında ziyaret edilebiliyor.
Alevi örgütlerinin rahatsız oldukları için kamuoyu gündemine birçok kez taşıdıkları uygulama son olarak işadamı tarafından yargıya taşındı.
Dergâha giriş ücretlerinin kaldırılmasını isteyen işadamları Sinan Samat ve Haydar Aygören, giriş için ödedikleri biletler ile birlikte Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde dava açtılar.
Mahkemeye başvuru dilekçesinde dergâhın Alevi ve Kızılbaş inancına sahip vatandaşların inanç merkezi konumunda olduğunu hatırlatan davacılar, giriş ücretinin Alevilerin ibadet etme özgürlüğüne engel teşkil ettiğini ifade ettiler.
Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Demokratik özgürlükler yalnızca amaca uygun sınırlandırılabilir. Din ve vicdan özgürlüğünün ‘gelir’ temin etme amacı ile ve özellikle farklı dini inançta olan bir kesim için sınırlandırılamayacağı açıktır. Ülkede tüm camilere giriş ücretsizken, müvekkillerin tek ibadet yerine ücretle girilmesi eşitlik ilkesinin, temel hak ve hürriyetlerin ihlalidir.”
Başvuruyu değerlendiren Ankara 4. İdare Mahkemesi, Hace Bektaş Veli Dergâhı’nın Türkiye’nin kültürel ve tarihsel mirası arasında yer aldığını ve müze olarak kullanılması konusunda tartışmaların yersiz olduğu tespitinde bulundu. Heyet, müze statüsünde bulunan her yerden giriş ücreti alınabileceği, bu durumun hukuka aykırı olmadığı gibi, kişilerin din ve inanç hürriyetine engel olunamayacağı hükmüne vardı.
Mahkemenin meseleyi tümüyle müze kavramı içinde değerlendirdiğini belirten Sinan Samat, konunun din ve vicdan özgürlüğü bağlamında ele alınması gerektiğini söyledi. Samat, ‘Kültür Bakanlığı’nın ibadetini yerine getirmek üzere Alevi Mürşidi olan Hace Bektaş-ı Veli’nin Dergâhını ziyarete gelmiş olan Alevi-Kızılbaş inancına sahip kişilerden her ne sebep ve adla olursa olsun ücret almaya, talep etmeye hakkı yoktur. Bu husus, dava dilekçemizde de arz olunduğu üzere Anayasamızca ve uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınmış ‘din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması, ihlali’ anlamına gelir” dedi.
Davayı temyiz ettiklerini söyleyen Haydar Aygören de, iç hukuk yollarının tükenmesi halinde davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını bildirdi.
Hace Bektaş-ı Veli Dergâhı’nın müze haline getirilerek, giriş çıkışlarının bakanlık görevlilerince belirlenmesinin Alevilik inancının gelişmesi önündeki en önemli engel olduğunu dile getiren Aygören; “Dergâha girişte ücret alınmasa dahi dergahın resmi görevliler eliyle işletilmesi yalnız başına yasa ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Din ve vidan kişilerin manevi dünyalarında yeşerir, resmi makamların ellerinde değil” dedi.
İdare Mahkemesi tarafından verilen karar davacılar tarafından temyiz edildi. Temyiz dilekçesinde davalı idare ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yapılan kira sözleşmeleri ile idarenin kullanımına tahsis edilen Dergâh’ın “Aleviler açısından müze olmadığı, ibadet yeri olduğu, her yıl binlerce Alevinin burada toplanarak ibadetlerini yaptıkları açıktır” denildi. Dilekçede Hace Bektaş Dergahı’nın Kültür Bakanlığınca Alevi-Kızılbaş inancında olanların rızasına bakılmaksızın Bektaşilikle ilgili eserlerin sergilendiği müze haline getirildiği de vurgulanırken “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ibadet yapmak isteyen Alevi-Kızılbaş inancına sahip kişilerden her ne sebep ve adla olursa olsun ücret almaya hakkı yoktur.” denildi. (Dersim’de İklim) (http://dersimdeiklim.com)