Orijinalini görmek için tıklayınız : Biz Alxaslılar


mawzer
27.01.2007, 14:35
1- Sayın ALHASLI “Alhas İsminin Kökeni” bölümünde şöyle demektedir: Alhas Aşiretine ismine veren kişinin konuşmada zorluk çektiği ve biraz peltek olduğu için Kürtçedeki gibi “Axraz” denildiği söylenmektedir. Bu doğru bir söylem değildir. Çünkü Kürtçe de “axraz” kelimesinin anlamı peltek veya konuşmada zorluk çeken anlamına gelmiyor. Axraz kelimesinin anlamı konuşamayan, sağır, dilsizdir. Axraz: lal, ker û lal. Sanıyorum Alxas’(Alhas)ın Axraz’(Ahraz)dan geldiği şeklindeki bir görüş sadece kişisel bir tahmindir.

2- Yine “ALHASLILARIN COĞRAFİK KONUMU ve NÜFUS – YERLEŞİM ALANLARI” bölümün de şöyle denilmektedir: Alhaslılara aşiret derken diğer aşiretlerle karıştırılmaması gerektiğini belirtmek gerekir. Alhaslılar post-modern bir aşiret kimliğiyle geçmişten günümüze gelmekte, varlıklı ailelerin kendini belirgin olarak göstermesine rağmen güneydoğudaki gibi Ağalık sisteminin olmadığı ve katı baskıcı bir durumun görülmediği ön plana çıkmıştır. Ben bu bölümü aynen şöyle anlıyorum.

Evet, biz Alhaslılar bir aşiretiz, ama o Güneydoğudaki aşiretler gibi gerici değiliz. Biz ilerici, hatta geçmişten günümüze kadar post-modern(!) bir aşiretiz. Şimdi sorulması gereken soru şu. Ne zamandan beri post-moderniz? Veya şu post-modernlik hangi anlamda kullanılmıştır? Eğer kast edilen aşiret içi aile çatışmaları, zorla ve baskı ile evlilikler, tarladaki sınır için kavga ve benzeri şeyler ise, daha bir kaç yıl öncesine kadar bunlar bizde de vardı. Bunların olmadığını söyleyecek birileri varsa, ona yaşı elliyi geçmiş bir akrabası ile bu konuda sohbet etmesini öneriyorum.



Daha da önemlisi sayın ALHASLI, karşılaştırma yaptığı bu aşiretlerle ilgili bir araştırma yapmış mıdır? Ne kadar bilgiye sahiptir? Örneğin neden o bölgedeki aşiretler arasında hala ağalık sistemi vardır? Bu ağalar kimin desteği ile hala ağalıklarını sürdürebiliyorlar? Veya o bölgedeki ağalık kurumu hala kendisinin tarif ettiği gibi midir? Örneğin o aşiretlerde ağalık şeyhlik vb. kurumların varlıklarını sürdürmüş olmalarının devletin Kürtlere yönelik politikası ile ilgili değil midir? Kaldı ki Alxas aşiretinin bir bölümü de zaten şu bize benzemeyen(!) Güneydoğulu aşiretlerle yan yana Urfa’nın Siverek ilçesinde, kendi ağaları ile birlikte yaşamıyorlarmı?


3- ALHAS AŞİRETİ’NİN TARİHSEL GELİŞİMİ bölümünde şöyle deniyor: Alhas Aşireti’nin şimdiki yerleşim alanı olan K.Maraş ili Elbistan ilçesine Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nin Baraz Aşireti’nden kopup geldiği ve bu kopmanın bir anlaşmazlık sonucu olduğu kesin olmamakla birlikte yaygın olarak bilinmektedir. Bu kopmanın Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemine denk geldiği ve ayrıca Osmanlıdaki iskan politikası (kavga eden aşiretlerden birini başka yere göç ettirmesi) sonucu ayrıca Baraz Aşireti içerisindeki iç hesaplaşmalar sonucu göç ettiği bilinmektedir. Osmanlıdaki iskan (yerleştirme) politikası “kavga eden aşiretlerden birini başka yere göç ettirmek “ değil.

Böyle açıklamakta doğru değil. Çünkü Osmanlı, yönetimine muhalif olan, itiraz eden, haklar ve özgürlükler talep eden ulusları, inançları ve toplulukları zayıflatmak-parçalamak amacı ile bu iskan politikasını gerçekleştiriyordu. Zaten bu politika da Osmanlının son yıllarında yürütüldü. Örneğin Ermenilerin de iskan edildikleri iddia edilir. Maalesef Kürt Alevilerde, Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili yanlış kanılardan biri de, Osmanlıların Suni ve Şafi Kürtlere şefkatli davrandığı kanısıdır. Oysa öyle olmadığı (Özellikle Yavuz döneminde) Osmanlı belgelerinden anlaşılıyor. Kürt Alevilerde var olan Yavuz Alevileri katletti görüşü doğrudur. Ancak Suni ve Şafi Kürtlere karşı şefkatli idi görüşü hiç doğru değildir. Sayın Alhaslı bizim ulusal olarak kardeşimiz olan başka aşiretleri bizden ayırsa da, biz onlara benzemiyoruz dese de, Yavuz Sultan Selim Kürdü Kürtten hiç ayırmıyor. Bakın Yavuz Sultan Selim yaptırdığı çeşmelere yazdığı bir şiirinde ne diyor:



Kürde fırsat verme yarâb, dehre sultan olmasın

Ayağını çarık sıksın, asla iflah olmasın

Vur sopayı, al ekmeği, karnı bile doymasın

Ol çeşmeden gavur içsin, Kürd’e nasip olmasın


4- Sayın Mehmet ALHASLI'nın “ALHAS AŞİRETİ’NİN IRKSAL KİMLİĞİ” bölümünde dile getirdiği görüşleri ise çok önemli yanlışlar içermektedir. Şöyle diyor: Alhas Aşireti tarih boyunca Kürt kimliği taşımıştır ve halen de disimile (yıkım –soykırım) veya asimile (değişim) yaşamamış, direnmiş ve taviz vermemiştir. Şunu da not etmek gereği duyuyorum. Alhaslılar Türkiye’de devletten yana olmuştur ve Kürt kimliğinden çok Alevi kimliğini ön plana çıkarmıştır. Gerek Osmanlı dönemi olsun gerekse Cumhuriyet dönemi olsun devlette bir çatışması bir anlaşmamazlığı olmamıştır. Alhaslılar tarih boyunca Kürt kimliği taşıdıklarına göre onların herhangi bir disimile (yıkım –soykırım)a uğrayıp uğramadıklarını anlamak için Kürtlerin tarihine bakıp, Kürtlerin disimile (yıkım –soykırım)a uğrayıp uğramadıklarına bakmak gerekiyor. Yani Alhaslıların da ait olduğu Kürt ulusunun tarihine bakmak lazım. O tarihte bize bu görüşlerin yanlış olduğunu zaten açıkça anlatıyor.

Dikkatli okursanız, sayın ALHASLI asimile yazmış sonra şöyle açıklamış ...asimile (değişim)... Asimile ne zamandan beri değişim oluyor? Herkesin bildiği asimile başka bir şey değilmi? Bir toplumun asimilasyonundan söz ediyoruz. O da şudur: Elinde iktidarı bulunduran bir toplumun, başka bir toplumu yok sayması, o toplumun kültürünü, dilini, inancını kısaca o toplumun tüm özelliklerini ortadan kaldırması, kedisine benzetmeye çalışması,gerekirse ortadan kaldırmak için baskı ve şiddetle beslenen politikalar yürütmesidir. Hele Alhaslılar asimileyi yaşamamışlardır demek kadar yanlış bir görüş olamaz. Alhaslılar hem de katmerli bir asimileyi yaşadılar. Alhaslılar hem Kürt oldukları için, hem de Alevi oldukları için asimileyi yaşadılar. Alevilik niye bu güne kadar yasaklı idi? Çünkü onun İslamiyet içinde eriyip yok olmasını isteyenler vardı. Bu yasaktan dolayı tüm Aleviler gibi Alhaslılar da Aleviliklerini özgürce yaşayamadılar, Cemlerini özgürce yapamadılar.

Yine Alhaslılar Kürt oldukları için de asimileyi yaşadılar, yaşıyorlar. Bundan daha yirmi otuz yıl öncesine kadar Alhaslıların hepsi anadilleri olan Kürtçeyi günlük hayatlarında kullanıyorlardı. Günümüzde ise bundan söz etmek pek olanaklı değildir. Örneğin alxas.net’te kaç kişi Kürtçeyi biliyor, yazıp okuyor? Asimile olup olmadıklarını anlamak için Alhaslıların eski ad ve isimlerini yenileriyle karşılaştırmak yeterli olur. Yalnızca insanların adları değil, köylerin, dağların, ovaların, yaylaların isimleri de Alhaslıların asimilasyona uğradıklarını açık seçik ortaya koyuyor. Daha iyi anlaşılması için yazıda yer verilmiş olan köy, mezra ve kabilele isimlerinin karşısına gerçek adlarını yazmak yeterli olur sanırım. Tabii bunlar günümüze ulaşabilmiş olanlardır. Bilinmeyenler ise asimilasyon kurbanı oldular.



ALHASLILARIN KÖYLERİ: MEZRALARI:



Sevdilli / Sêvdıli Karakuyu / Qerequyu

Yalıntaş / Axtîl Gölpınar / Golpınar

Yoğunsöğüt / Yongûsod Kalanzöran / Dengan

Yalak / Yalax Pasolar / Pesan

Toprakhisar / Toprefsar Kamolar / Qeman

Beştepe / Bêştepe Kocapınar / ???

Büyükköy /Dîgır Tahtalı / Textelî

Dere Topallı / Topaliyê Hûg Serçekuyusu / Serçequsî

Yazı Topallı / Topaliyê Deştê Şerefli / Şereflî

Kösolar / Kosan Maltoplar / ???

Yapılıpınar / Bîragenî Han / Xan



ALHASLILARIN KABİLELERİ:



Hacımamadlar / Hecîmamedan Kıraçlar / Qıracan

İsmailler / Ismayîlan Kandanlar / Qendan

Kıcanlar / Qıcan Sevyanlar / Sêwîyan

Kamberliler / Qemberan Hacalılar / ???

Çevxiyanlılar / Çêwxwîyan Lordinliler / Lordînan

Hasanbekliler / Hesenbêgıyan Haydarlilar / Hayderan


Alhaslıların her zaman devletten yana oldukları, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi de dahil devletle hiç bir anlaşmazlık ve çatışmasının olmadığını söyleme gereği niye duyuluyor? Sayın Mehmet Alhaslı buna niye gerek duymuştur acaba? Kuşkusuz bu konularda kesin bir şey söylemek için derin araştırmalar yapmak gerekiyor. Bilinen ve kesin olanlardan iki örnek verelim. Osmanlının son dönemin de gerçekleşen Kasımoğlu Memedali (Memadaliyê Axikê) İsyanına Alhaslılar katılmışlardır, hatta Memedali’nin eşi Hûrî de Alxaslı dır. Yine 1984 ten sonra Kürtlerle devlet güçleri arasında yaşanan savaşta Alxaslı Kürtler de Kürt tarafına destek vermiş, gencleri bu savaşa katılmışlardır. Demek ki hem Osmanlı ile, hem de Cumhuriyet ile bu toplumun anlaşmazlık ve çatışmaları olmuştur.



Alhaslıların Kürt kimliğinden çok alevi kimliğini öne çıkardığı şeklindeki görüşün sahibi şunu da bilmesi gerekiyor. Alhaslıların kimliklerinin çoğu yasak ve baskı altındadır. Alevilik ve Kürtlük bunlardan ikisidir. Eğer böyle bir durum varsa, bu bize sahiplenemediği kimliğin ne kadar baskı altında olduğunu gösterir. Yine sayın Alhaslı’nın asimile yaşamamışlar görüşünün de yanlışlığını ortaya koyuyor; kendisi ile çelişiyor.



Her şeye rağmen sayın Mehmet Alhaslı’nın yazıya döktüğü şeyleri önemsemek gerek diye düşünüyorum. Ancak, sayın ALHASLI yazıya geçtiği şeyleri, okuyucu da okuduğunu bu toplumun gerçek olguları ile karşılaştırmalı. Umarım bundan sonra okurlarımız, Alhaslılar ve dostları bu konuları daha çok önemser, aralarında tartışır ve daha doğru sonuçlara varır.

mawzer
27.01.2007, 14:36
ALHAS AŞİRETİ’NİN TARİHSEL GELİŞİMİ
Alxas(Alhas) Aşiretimizle İlgili Yayınlanan Araştırmamızın 2.Bölümünü Sizlerle Paylaşmaktan Gurur Duyuyoruz...
Alhas Aşireti’nin şimdiki yerleşim alanı olan K.Maraş ili Elbistan ilçesine Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nin Baraz Aşireti’nden kopup geldiği ve bu kopmanın bir anlaşmazlık sonucu olduğu kesin olmamakla birlikte yaygın olarak bilinmektedir. Bu kopmanın Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemine denk geldiği ve ayrıca Osmanlıdaki iskan politikası (kavga eden aşiretlerden birini başka yere göç ettirmesi) sonucu ayrıca Baraz Aşireti içerisindeki iç hesaplaşmalar sonucu göç ettiği bilinmektedir.
Alhaslılar Türkiye’de Sivas ili Zara ilçesi Cimitli Köyü’nde, Adıyaman Gölbaşı, Sivas ilin İmranlı ilçesi Aydoğan Köyü (Örenik), Manisa, Denizli, Aydın, Muğla ve Dersim’de oldukları köylerle ve aileler bazında fark edilmektedir.Alhaslıların Elbistan’da ilk yerleşim yerinin Büyük Köy denilen yani Kürtçe Digır diye isimlendirilen yerin olduğu burada da kalıntıların bunu desteklediği anlaşılmıştır. Alhaslıların önceden göçebe bir aşiret olduğu biliniyor. Bugünkü yerleşim alanlarını bir kurnazlıkla Küreciklilerden ve Gaziantep’in Araban çölüne göç eden bir Türk-Sunni olan Kızık aşiretinden aldığı bilinmektedir.

Alhaslıların nereden geldiği konusu üzerine birçok küçük araştırma olmasına rağmen; bu yazılarda Urfalılara göre Siverekten, Muşlulara göre Hormek (Xormek) Aşiretinin bir parçası, Nuri Dersimi’ye göre Dersim kökenli olduğu yazılmaktadır. (U,Erdoğan, 2004)

Alhaslılar ile Horasanlılar-Zend Aşireti – Luristan İlişkisi

Farklı bir araştırmaya göre Alhas Aşireti’nin yaşlılarının söylediklerine göre aşiretimizin İran’da bulunan Horasan’dan geldiği (Xortistan) söylenmektedir. Horasandan göç edişlerinin nedeni ise bir Kürt devleti olan Zend Ülkesi’nin yıkılmasından sonra bir kısım Kürt aşiretinin oradan göç edip Muş’a geldikleri söylenmektedir. Muş’a gelen bu Kürt aşiretinin Hormek (Xormek) Aşireti olduğu ve bu aşiretin İran’ın Horasan’daki Büyük Zend Aşireti’nin bir kolu olduğu varsayılmaktadır.

Zend Aşireti’nin ise yine İran’ın bugünkü Luristan Eyaletinde yaşamakta olan Küçük Lur Aşireti’nin bir kolu olduğu ve bu Küçük Lur Aşireti’nin tarihte Kassit Kavimi ve Kur’an-ı Kerim’de Kuş Kavmi olarak adlandırılan Kürt milletinin büyük bir boyundan geldiği yapılan araştırmalar sonucu bilinmektedir.

Alhaslılar ile Akçadağ-Kürecik ile İlişkisi

Rivayete göre Akçadağ’a ilk yerleşenler iki kardeş bir yeğen olduğu söylenir.. Kardeşlerden birinin ismi İbrahim diğerinin ismi Gani. Yeğenin ismi bilinmiyor. İbrahim’in soyundan gelenlere İbrahim uşağı, Gani’nin soyundan gelenlere Gani uşağı, yeğenin soyundan gelenlere yeğen uşağı denmiştir.İbrahim Soyundan gelenler içinde Koşarlar, Alhas Ağalar-şimdiki İbişler, İnce Ömerler, Karamemmetler, Tilki Osmanlar (İnciler) Köseomarlar, Hacasanlar, Zemzemler (Topallar), Esef Ağalar, Haydolar, Germıstafalar (Ali Ağalar), Süleymenler (Hacı mullalar), Gücük Bekirler (Oğuzlar-Tarrolar) bulunmaktadır.

Alhaslılar ile Kaşanlılar-Atmi Aşireti – Dersimle İlişkisi

Başka bir tezde "Kaşanlıların, Atmi (Atmalı) Aşireti’nden gelme büyük bir kabile oldukları ve Atmilerin ise Alhas (Elhas) ve Sinemilliler ile ayni kökenden geldikleri asil ana yurtlarının ise "Dersim’in güneybatısı olduğudur. Örneğin "Nuri Dersimi" de bu görüştedir.

Alhaslılar ile Sivas-İmranlı-Örenik-Aydoğan Köyü ile İlişkisi

Alhaslıların Aydoğan Köyü ile bağlantısı olduğu tahmin edilmektedir. Çünkü kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu konusunda kesin bilgiler bulunmayan Örenik'te yaşamakta olan aileler arasında Alhasgil sülalesi de bulunmaktadır. Aydoğan Köyü'nün Web Sitesinde yer almakta olan tarihi bilgilere göre; Anadolu'nun Örenik, çeşitli yörelerden göç almıştır. Örneğin; Veli Ağagil ve Aziz Ağagil sülalelerinin dedelerinin 15 veya 16. Yüzyıllarda Sivas eyaleti Hafik Sancağı Celallı Bucağı'na bağlı Yalıncak köyünden, ayrıca Cümükgilin Giresundan, Sadıkgilin Malatyadan, Alhasgil sülalesinin de Malatya-Tunceli kırsalından Öreniğe göç ederek yerleştiği tahmin edilmektedir. Bu nedenle Alhaslılar'ın bir kolunun da Öreniğe kadar uzanmış olduğunu söyleyebiliriz.

mawzer
27.01.2007, 14:36
ALHAS AŞİRETİ’NİN DİNSEL - İNANÇ GELİŞİMİ



Alhaslıların ve diğer tabi oldukları aşiretlerin yerleştikleri coğrafyada yaşayan diğer Kürt aşiretlerinin mezhep, din, inanç, felsefe, yaşam tarzlarından etkilendikleri görülmektedir. Ta ki Talas Savaşı ile birlikte Türklerin Müslümanlaşmasıyla birlikte Kürtlerde etkilenmiştir.



Zerdüştlük (ateşi kutsal sayma), Manaizm, Müslümanlık ve Alevilik olarak dinsel süreçlerden geçmiştir. En son olarak Alhaslılar şu an Alevi-Bektaşi Yaşam Tarzı ve Felsefesi’ni benimsemiştir. Aleviliği bir din olarak değil yaşam tarzı olarak öngörmüş, “Eline, diline, beline sahip ol” felsefesini benimsemiştirler. Zaten dede soyundan gelen Sinemilli Aşireti dedeleri sürekli Alhaslılara gelerek bu felsefeyi yaymıştırlar. Alhaslılar için Hz.Muhammed peygamberdir, Hz.Ali pirdir. Hz.Muhammed veda hutbesinde Hz.Ali’nin elini tutarak “benden sonra Ali’yi bilin, bana gösterdiğiniz saygıyı Ali’^ye de gösterin” demiştir ve Alhaslılar Alevi olarak buna inanmıştırlar. Alhaslılar katı kuralcılığa, kapalılığa, körü körü inanmaya karşıdırlar. Alhaslılar geçmişte ve günümüzde ibadetlerini Cem olarak gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca Alhas Aşireti’nden Aktil Köyü’nden Alevilik ve Müslümanlık üzerine araştırmacı-yazar Halil Öztoprak bizzat kutsal topraklara giderek araştırma yaparak “Kur’an’da Hikmet, İncil’de Hakikat” kitabını yazmıştır.





ALHAS AŞİRETİ’NİN IRKSAL KİMLİĞİ



Alhas Aşireti tarih boyunca Kürt kimliği taşımıştır ve halen de disimile (yıkım –soykırım) veya asimile (değişim) yaşamamış, direnmiş ve taviz vermemiştir. Şunu da not etmek gereği duyuyorum. Alhaslılar Türkiye’de devletten yana olmuştur ve Kürt kimliğinden çok Alevi kimliğini ön plana çıkarmıştır. Gerek Osmanlı dönemi olsun gerekse Cumhuriyet dönemi olsun devlette bir çatışması bir anlaşmamazlığı olmamıştır. Uyumlu birer yurttaş olmuş son dönemde öğrenime dikkat çekmiş, doktorlar, öğretmenler, mühendisler, milletvekili, bürokrat, subay, vb.. birçok kişiyi topluma kazandırmıştır.





ALHAS AŞİRETİ’NİN SİYASİ KİMLİĞİ



Alhas Aşireti Cumhuriyet Dönemi’yle birlikte genellikle sol tarafta durmakla birlikte sadece 1950’li yıllarda Adnan Menderes’i desteklemiştir. Sonraki dönemlerde hep CHP’ye (Cumhuriyet Halk Partisi) oy vermişler, Bülent Ecevit’in CHP’den ayrılması ile birlikte Kıbıs çıkartması sonrası Karaoğlan’ı desteklemişlerdir. Daha sonra ise Erdal İnönü başkanlığında SHP’nin (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) yanında olmuşturlar. Günümüze gelindiğinde ise halen CHP’yi ağırlıklı olarak destekledikleri biliniyor. Ayrıca son yıllarda sol partiler olan CHP, SHP, TKP, ÖDP, DEHAP gibi birçok sol partiye oy vermişlerdir. Yalnız bu farlılık hep devletten isteklerine cevap bulamadıkları için gelişmiştir.

zerdest1986
18.02.2007, 19:59
arkadasımız alxasların siverekten herhangi bir nedenden dolayı göctugune belirtmektedir. bende alxaslı bir gencim bu teze hiç ihtimal vermiyorum.benim birkac siverikli alxaslı arkadaslarım var. bunların aileleriyle büyükleriylede konustum dediklerine göre kendilerinin atalarının maras civarından göç ettigini belirtmekteler. zamanında alxasın eşkiya kesminin bir kısmı devlet korkusu yüzünden siverekte bucaklara sıgınmışlar. Bucakların bugunku konumuda göz önune alınırsa gercekcilik payı baya var. Daha sonra peki biz alxaslar siverekten göctuksek bugun siverekin yasam olsun adet olsun inanç kültüründen tamamen nasıl uzaklaştık böyle kısa bir zamanda hiçmi etkisi kalmadı toplumumuzun üstünde hepimiz bilirizki bir toplumun kültür yapısını yıkmak cok zordur. diger diyecegimse bizler bilirizki alevi milletinin belli bir genetik kimliği vardır yani fiziki görünüm olarak belli bir kimliğimiz hepimiz bunu biliriz(örnegin karakaşlı kara saclı falan) . insanların fiziki görünümünü bçimlendiren yasadıgı mekandır o mekanın iklimi cografi şekli falan insana fiziki bir görünüm kazandırır. tabi uzun yıllar sonra bu genetiklesir artık insanlarda yanı kalıtsallaşır.Bugün alevi kimliginin görünümünü karsılayan mekan dersimin iklim ve cografi konumudur.urfanın fiziki kimligini hepimiz biliriz. bizler sırf aleviyiz diye alevi kimliğinin görünümüne bürünemeyiz . yani bence hatta alevi insanlarımızım hepsi dersimden göcmedir.biz alxaslarda aynen bence dersimden göcmeyiz. ama şöyle bir seyde söz konusu olabilir dersimden urfaya göcmüş ordanda elbistana göçmüşüz olabilir diyecem ama o ihtimalede yer vermiyorum. alevi kesmi devletin uyguladıgı politika sonucu her zaman sıglara dag kesmine kacmıştır.urfaya o dönemlerde gecişi düşünemiyorum devlet hariç hatta o dönem halkında bu kesmin yerleşmesine orda barınmasına inanamıyorum. yazımı cok acele yazdıgım için baya eksikliği var.düzen olarakta baya kusurlu o yuzden kusuruma bakmayın.

Şoreş
18.02.2007, 20:10
Alxas Aşiretine Maraş'ın en büyük Aşireti sanırım..

koçgiri23
25.02.2007, 23:06
Alxas'ların da Koçgiri aşiretlerine dahil olduğunu okumuştum, yani kızıl elma'ya ikrar
verenlerden... Malatya kökenli oldukları'nı ve aslen "Atma" aşiretinden koptuklarını elbistan'ın belirli bölegelerinde köyleri'nin olduğunu biliyorum... Yakın bir arkadaşım da alxas'lı dır, o da kurmanci konuşuyor, ve dersim kürtçesine çok benzer...

Şoreş
25.02.2007, 23:08
Xormekli Aşiretinin bir Parçası oldukları söyleniyor.. Genellikle dilleri Kurmanca, Dersim Kökenliler.. Maraş diyince aklıma Alxas ve Göksün İlçesindeki Alevi Köyleri geliyor.

halitseyfi
28.02.2007, 18:26
Alhaslar malatyada atma aşiretiyle iç içe uzun yıllardır yaşamını sürdürmekte, atmalı olarak anılmaktadır. Maraştaki alhaslarla amcazade ilişkileri vardır. Yani Maraştaki alhaslarla yakın akrabadır.

mawzer
24.03.2007, 16:55
arkadasımız alxasların siverekten herhangi bir nedenden dolayı göctugune belirtmektedir. bende alxaslı bir gencim bu teze hiç ihtimal vermiyorum.benim birkac siverikli alxaslı arkadaslarım var. bunların aileleriyle büyükleriylede konustum dediklerine göre kendilerinin atalarının maras civarından göç ettigini belirtmekteler. zamanında alxasın eşkiya kesminin bir kısmı devlet korkusu yüzünden siverekte bucaklara sıgınmışlar. Bucakların bugunku konumuda göz önune alınırsa gercekcilik payı baya var. Daha sonra peki biz alxaslar siverekten göctuksek bugun siverekin yasam olsun adet olsun inanç kültüründen tamamen nasıl uzaklaştık böyle kısa bir zamanda hiçmi etkisi kalmadı toplumumuzun üstünde hepimiz bilirizki bir toplumun kültür yapısını yıkmak cok zordur. diger diyecegimse bizler bilirizki alevi milletinin belli bir genetik kimliği vardır yani fiziki görünüm olarak belli bir kimliğimiz hepimiz bunu biliriz(örnegin karakaşlı kara saclı falan) . insanların fiziki görünümünü bçimlendiren yasadıgı mekandır o mekanın iklimi cografi şekli falan insana fiziki bir görünüm kazandırır. tabi uzun yıllar sonra bu genetiklesir artık insanlarda yanı kalıtsallaşır.Bugün alevi kimliginin görünümünü karsılayan mekan dersimin iklim ve cografi konumudur.urfanın fiziki kimligini hepimiz biliriz. bizler sırf aleviyiz diye alevi kimliğinin görünümüne bürünemeyiz . yani bence hatta alevi insanlarımızım hepsi dersimden göcmedir.biz alxaslarda aynen bence dersimden göcmeyiz. ama şöyle bir seyde söz konusu olabilir dersimden urfaya göcmüş ordanda elbistana göçmüşüz olabilir diyecem ama o ihtimalede yer vermiyorum. alevi kesmi devletin uyguladıgı politika sonucu her zaman sıglara dag kesmine kacmıştır.urfaya o dönemlerde gecişi düşünemiyorum devlet hariç hatta o dönem halkında bu kesmin yerleşmesine orda barınmasına inanamıyorum. yazımı cok acele yazdıgım için baya eksikliği var.düzen olarakta baya kusurlu o yuzden kusuruma bakmayın.


kardeş bir kaç arkadaşına soracağına derinlemesine bi araştırma yapsaydın urfa ve siverek çıkardı karşına ..

saygılar..

zerdest1986
06.04.2007, 12:13
kardeş bir kaç arkadaşına soracağına derinlemesine bi araştırma yapsaydın urfa ve siverek çıkardı karşına ..

saygılar..

Sadece birkac arkadasla yetinmedim mawzer arkadas arastırdım önüme urfadan cok dersim muş varto cıktı. Bence sen iyice bir arastırmalarına odaklan. Biz alevi milleti olarak belirli bir kimlik[fiziki yani genetik kültürel vs] yapısına sahip degilmiyız.Buda bizlerin belli bir toplum ve bölgeden koptugumuzun göstergesidir. Bence bizlerin merkezide dersim ve cevresi olduguna göre hepimizin dersim göcmeni oldugumuzu gösterir.

mawzer
15.04.2007, 18:18
Sadece birkac arkadasla yetinmedim mawzer arkadas arastırdım önüme urfadan cok dersim muş varto cıktı. Bence sen iyice bir arastırmalarına odaklan. Biz alevi milleti olarak belirli bir kimlik[fiziki yani genetik kültürel vs] yapısına sahip degilmiyız.Buda bizlerin belli bir toplum ve bölgeden koptugumuzun göstergesidir. Bence bizlerin merkezide dersim ve cevresi olduguna göre hepimizin dersim göcmeni oldugumuzu gösterir.

neyse cano ..uzamasın bu tartışma,anlammı yok zira..

herkesin bildii kendine olsun.

saygılar...

Acıya Gülmek
13.08.2007, 22:35
merhabalar bende bir alxaslıyım..sevdilli köyündenim..ve mavzer arkadaşımın tezine katılıyorum..büyüklerimden dinleidğim kadarıyla urfa siverekte ki alxas aşiretinden gelme olduğumuz..bu konu hakkında alxaslılar ile ilgili web sitesinde geniş bilgide verilmektedir kaynaklarla beraber...

saygılar...